16 Kasım 2018 Cuma

Felaket Senaryoları Kuvvetleniyor

 Bugün bloomberg'te şöyle bir haber çıktı: ''Avrupa Merkez Bankası(ECB) geleneksel olmayan para politikalarının uygulanabilirliğini inceliyor.'' Yine aynı haberde Polonya Merkez Bankası'nın benzer bir planı olduğunu ifade edildi; daha önce küresel çapta bütün ekonomi yönetimlerinin elini kolunu bağlayabilecek felaket senaryolarından bahsetmiştim; dünyada işlerin kontrolden çıkması için atılması gereken adım tam olarak geleneksel olmayan para politikalarının yaygınlaşmasıdır diye düşünüyorum, Ecb'nin böyle bir eylemi gerçekleştirmesi durumunda çok büyük bir sorun ortaya çıkmazsa bile bu hata yakın gelecekte Avrupa'yı 1980'lerde Japonya'nın yaptığı hatalar gibi geri dönülmez bir noktaya sürükleyebileceğini tahmin ediyorum.

Almanya Ekonomisi Nasıl Gelişti

 Almanya her iki dünya savaşının da merkezinde olmuş ve her ikisinden de çok büyük yıkımlarla çıkmış bir ülkedir; İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ülke bölünmüş, şehirler yerle bir olmuş ve ülke ciddi borçlarla karşılaşmıştır bu kadar ciddi sorunlu geçmişe rağmen Almanya bugün dünyanın en müreffeh ülkelerinden biri iken aynı zamanda dünyadaki büyük ekonomiler arasında en verimli ekonomiler arasındadır. Peki Almanya ekonomisi nasıl gelişti?

15 Kasım 2018 Perşembe

MERKEZ BANKASININ NET DÖVİZ REZERVİ KASIM 2018

 Merkez bankasının net döviz rezervleri hakkında internet ortamında net bir veri bulmak zor çünkü her haber kaynağı farklı bir bakış açısıyla haberi sunduğu için merkez bankasının net döviz rezervi hakkında bilgi bulmak zorlaşıyor. 8 Kasım'da açıklanan veriye göre merkez bankası net döviz rezervi 28.0 milyar dolardı;Bugün açıklanan veriye göre ise merkez bankası net rezervi 27.0 milyar dolar düşmüş. Bu rakama altın rezervi dahildir; bugün açıklanan rakam 9 Kasım tarihindeki Merkez Bankası net döviz rezervidir.

14 Kasım 2018 Çarşamba

GİNİ KATSAYISI VE SOSYAL ADALETİN EKONOMİ İÇİN ÖNEMİ

 Bir toplumun ekonomik gelişimine etki eden en önemli faktörlerden biri sosyal adalet, adil gelir dağılımıdır; adil gelir dağılımını ölçmek için birçok veri vardır, bunların içinde en fazla kullanılan veri ise Gini Katsayısıdır.

 Gini katsayısı nasıl hesaplanır?


 Gini katsayısı hesaplanırken toplum %20'lik dilimlere ayrılır ve her dilimin milli gelirden ne kadar pay aldığı işaretlenir; bu işaretler birleştirilerek Lorenz Eğrisi oluşturulur; Lorenz eğrisi, mutlak eşitlik eksenine ne kadar uzak ise toplumda gelir adaleti o kadar az demektir.

DOLAR NE OLUR

 14 Kasım 2018

 Bu haftanın veri akışı açısından en yoğun günündeyiz.


-Konu Dışı-

Bu blogtaki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Blog, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu blogtaki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.


-Konu Dışı-

1. İngiltere'de kabinenin Brexit görüşmesi olacak, olumlu haber beklendiği ifade ediliyor bu da euro ve paundu olumlu etkileyebilir.

2. İtalya'nın yeni bütçe tasarısı ile ilgili bugün Avrupa komisyonu karar verecek tabii İtalya'nın reaksiyonu da önemli beklentiler çok olumlu değil. Komisyonun teorik olarak İtalya'ya büyük bir ceza verme hakkı bile var. (Avrupa-İtalya Bütçe Krizi Link

 Özetle gündüz Euro için hareketli bir gün olabilir. 

2019 EKONOMİK KRİZ SENESİ Mİ

 Bu paylaşımda daha önce 2019 Ekonomik Krizi senaryolarını, ekonomik kriz ihtimalini yazmıştım; bu güncelleme ise 2019 yılı ya da daha ileride neden büyük bir kriz beklentisi olduğununa dair.

 Not:Bu yazıyı daha önce ekşi sözlük'te yazmıştım, bloguma taşıdım.

 Son zamanlarda küresel çapta büyük bir krizden sık sık söz ediliyor, bu krize birçok gerekçe sunulsa da en temel sebep 2008 krizi sonrası küresel çapta anormal şekilde artan borçluluktur. Son 10 yılda dünyadaki borçluluk oranı %50 arttı, borçluluğun doğası gereği borcun pozitif etkisi (verimliliğe etkisi dışında !) kadar borcun negatif etkisi olmalıdır (kişi, şirket, ülke fark etmez.) bu yüzden son 10 yılda küresel çapta kullanılan devasa borç nasıl anormal idi ise aynı şekilde devasa bir zorluk dönemi bizi bekliyor diyebiliriz. biraz daha açayım.

13 Kasım 2018 Salı

AVRUPA'DA KRİZ KAPIDA

 Daha önce bu başlıkta Avrupa Para Birliği'nin dağılması ihtimaline dair bir paylaşım yapmıştım; Şu an  durum somut veriler ile daha netleştiği için paylaşımı güncelledim.

  Avrupa Birliği ve Avrupa Para birliği yakın-orta vadede çok büyük sorunlar ile karşılaşabilir, Avrupa'da verimli ekonomiler ile verimsiz ekonomiler arasında ya da kabaca kuzeydeki ülkeler ile güneydeki ülkeler arasındaki ekonomik çelişki derinleşiyor; Avrupa ekonomisi bir süredir İtalya Bütçe Krizi ile haberlere konu oluyor , Almanya'dan gelen enflasyon verisi ise Avrupa hakkında soru işaretlerini kuvvetlendirdi.

12 Kasım 2018 Pazartesi

KÜRESEL BORSALARA DİKKAT

   Küresel borsalarda önemli bir dönemden geçiyor olabiliriz;  Goldman Sachs geçenlerde S&P 500 ile ilgili(dolaylı olarak Abd ve dünya borsaları hakkında) önemli bir bilgi paylaştı. Goldman Sachs'ın Boğa/ Ayı piyasası Risk İndikatörüne kabaca %75 seviyesine ulaştı; %70'in üstü ciddi risk demektir, bu rakam 1960'dan beri en yüksek rakam.

11 Kasım 2018 Pazar

TÜRKİYE DIŞ BORCUNU ÖDEMEZSE NE OLUR

Daha önce bu paylaşımda Türkiye dış borcunu ödemezse ne olur sorusuna cevap vermeye çalışmıştım; paylaşımın güncellenmemiş kısmında özel sektörün ciddi bir sorun yaşaması(şu an problem çok ciddi sorun seviyesine ulaşmadı.) durumunda devletin bu borcu üstleneceğini yazmıştım, bir sorun yaşanması durumunda neden özel sektörün borçlarının devlet tarafından üstleneceğini biraz daha açmak istedim.

TÜRKİYE DIŞ BORCUNU NASIL ÖDÜYOR

   Şu paylaşımda (Link) Türkiye'nin dış borcunun son zamanlarda neden çok arttığını sebepleriyle yazmıştım özetle Türkiye'nin dış borcunun çok ciddi şekilde artmasının 3 sebebi var;

9 Kasım 2018 Cuma

TÜRKİYE'NİN DIŞ BORCU NE KADAR 2018

Ön not: Bu paylaşımın bazı kısımlarına daha önce başka paylaşımlarda değinmiştim ama yazmayı planladığım birkaç makalede tekrara düşmemek için türkiye'nin dış borcu ile alakalı bir paylaşım yapmaya ihtiyaç duydum.

 Türkiye'nin dış borcu son verinin yayınlandığı 2018 ikinci çeyrekte 456,6 milyar dolardı yani kabaca 450 milyar dolardır; Türkiye'nin dış borcu ifadesi bazen devletin(kamu) bazen ise bütün ülkenin borcu olarak algılandığı ya da net olarak ifade edilmediği için kafa karışıklığına sebep olabilmektedir, devletin(kamunun) dış borcu 140 milyar dolar civarındadır; kalan borcun çok küçük bir kısmı(0,5 milyar dolar) Merkez Bankası aitken geriye kalan 310-320 milyar dolarlık kısım özel sektörün borcudur. 


8 Kasım 2018 Perşembe

TÜRK LİRASI İÇİN 2019 NASIL GEÇER

 2018 yılının sonuna yaklaştık, 2019 yılı hakkında tahminler ortaya çıkmaya başladı; ekonomistlerin açıklamaları, açıklanan veriler ve benzeri birçok veri bize 2019 yılının zor geçeceğini gösteriyor ama bu durum Türk Lirası için nispeten iyi bir sene yaşanmasına sebep olabilir.

7 Kasım 2018 Çarşamba

TÜRKİYE'DE PETROL VAR MI TORYUM GERÇEKTEN DEĞERLİ Mİ

 Dün ülkemizde Bor madeniyle ilgili şehir efsanelerini ve Bor rezervinin asıl değer hakkında bir paylaşım yapmıştım, bugün de yine efsanelere konu olmuş diğer iki maddeyi yazmak istedim.

TÜRKİYE'NİN BOR REZERVİ NE KADAR DEĞERLİ

 Türkiye'de özellikle ekonomik anlamda sıkıntı yaşadığımız dönemlerde belli madenler ile ilgili şehir efsaneleri hızla yayılıyor; Bor, Toryum ve Petrol ise bu hikayelerde en fazla yer bulan madenler... Bu paylaşımda Bor madeni rezervleri hakkındaki efsanelerinin kaynağını, sebebini ve gerçeklik payını açıklamaya çalıştım.

6 Kasım 2018 Salı

BATIK MALİYET YANILGISI

 Batık maliyet yanılgısı; Kişilerin geçmişte harcadığı para ya da  emek sebebiyle yanlış yatırımı veya davranışı sürdürmesine verilen addır, Normalde bir yatırıma karar verilirken gelecekte edilecek muhtemel fayda, kar göz önüne alınması gerekir iken birçok yatırımcının aslında tam aksine geçmişteki harcamalarını göz önüne alarak hareket ettiği görülmüştür ki bu durum yatırımcıların zararını artırmasına, fırsatları kaçırmasına sebep olur.

5 Kasım 2018 Pazartesi

TÜRK EKONOMİSİNİ BEKLEYEN BÜYÜK RİSK

 2018 yılı kötü bir yıldı ve ekonomi yönetimimiz sorunları çözmek için kapsamlı bir plan hazırladı, bu plana göre çok basitçe 2019 yılı iyi geçmeyecek ve ekonomide dengelenme yaşanacak, 2020'de toparlanma gerçekleşecek, 2021'de ise Türkiye çok daha sağlam adımlarla ilerlemeye başlayacak; bu planı değerlendirmeyeceğim fakat sıkıntı şu ki bu plan ile küresel beklentiler arasında bir uyumsuzluk var ki bu da ilerideki yılları Türkiye için çok daha zorlu hale getirebilir.

4 Kasım 2018 Pazar

ENFLASYON BEKLENTİLERİ EKİM 2018

 Ekim enflasyonu yarın saat 10:00'da açıklanacak; bütün kurumlar beklentilerini açıklamış durumdalar  o yüzden muhtemel enflasyon senaryolarını yazmak istedim.

3 Kasım 2018 Cumartesi

ABD'NİN iRAN YAPTIRIMLARI ÜÇÜNCÜ PETROL KRİZİNİ TETİKLER Mİ?

(Tamamen güncellendi.)

Abd'nin İran yaptırımları geçen ay başlamıştı- Şu linkten Abd'nin İran yaptırımlarının ilk aşamasında neler var bilgi bulabilirsiniz: (Link)-yaptırımların ikinci aşaması ise yarın başlayacak. Abd'nin ilk tur yaptırımları İran'ı bankacılık sisteminden dışlamayı, havacılık, otomobil vb. sektörleri çalışmaz hale getirmeyi amaçlıyordu, bu yaptırımların tam olarak gerçekleşmesi için ise Abd, Kasım ayına kadar süre vermişti ve ikinci yaptırım paketi ile beraber ilk tur yaptırımlar da tam olarak gerçekleşmeye başlayacak. Abd'nin İkinci Tur yaptırımlari ise İran'ın can damarı olan Petrol ve doğal gaz ticaretini hedef alıyor.

1 Kasım 2018 Perşembe

KASIM AYINDA TÜRKİYE'Yİ ETKİLEYECEK ÖNEMLİ EKONOMİK GELİŞMELER

 Türk varlıkları açısından çok zor geçmesi beklenen Ekim ayı, beklentilerin aksine çok olumlu geçti; Kasım ayı, Ekim kadar büyük zorluklar ile karşılaşacağımız bir ay olmasa da yine de birçok önemli ekonomik gelişme bizi bekliyor.

31 Ekim 2018 Çarşamba

BORSALAR FED'E GERİ ADIM ATTIRABİLİR Mİ

 Abd ve borsalarında ciddi şekilde olumsuz fiyatlamaların görüldüğü bir ayı geride bıraktık; S&P 500 son yirmi iki iş gününün on altısında değer kaybetti; aylık değer kaybı %10'a yaklaştı. Fed başkanı Powell geçen ayki toplantısında finansal piyasalarda bir sorun çıkması durumunda Fed'in bu duruma müdahale edeceğini belirtmişti o yüzden Fed'in muhtemel müdahale senaryoları son zamanlarda ciddi şekilde fiyatlanmaya ve tartışılmaya başladı.

30 Ekim 2018 Salı

TÜRK LİRASINDAKİ SPEKÜLASYON NASIL DURDURULDU

 Son günlerde Türk lirasındaki olumlu fiyatlama arkasından birçok komplo teorisi de dillendirilmeye başladı o yüzden Türk Lirası üzerindeki spekülasyon nasıl durduruldu ve spekülasyon durdurulur iken ortaya çıkan yan etkileri yazmak istedim.

ÇİN BORÇ KRİZİ

 Çin'in borcu bugün dünya ekonomisini tehdit eden en büyük risklerden biridir; Çin'in borcunun küresel anlamda büyük bir soruna sebep olmaması çok mümkün olmamak ile beraber bu sorunun ne zaman ciddi bir soruna sebep olacağını tahmin etmek çok zor ama kesin olan zaman geçtikçe sorun ağırlaşıyor ve ağırlaşacak.

29 Ekim 2018 Pazartesi

REEL SEKTÖR FIRSATÇI MI

 Reel sektör güven endeksinin Ekim sonuçları açıklandı;Reel sektör güven endeksi 0,7 puan artarak 91.1 e yükseldi. Daha önce birçok paylaşımda Türkiye'de yaygın şekilde fırsatçılığın olmadığını ifade etmiştim, reel sektör güven endeksi de bu durumu onaylıyor; bunun dışında önemli olduğunu düşündüğüm birçok önemli veri de ankette mevcut. 

28 Ekim 2018 Pazar

ABD SEÇİMLERİNİN TÜRKİYE'YE ETKİSİ

 Abd seçimlerine on günden kısa süre kaldı, 6 kasım 2018 günü Abd'de Temsilciler meclisi ve Senato seçimleri gerçekleşecek; Anketlere göre çok büyük ihtimal ile Temsilciler meclisi demokratların kontrolüne geçecek iken senato ise cumhuriyetçilerde kalacak, bu durum Abd yönetiminde Trump'ın ağırlığının azalacağı anlamına geliyor ve kuvvetle gerçekleşecek bu durum Türkiye ve daha geniş çerçevede gelişmekte olan ülkeler açısından çok olumsuz bir gelişme olarak yorumlanabilir.

25 Ekim 2018 Perşembe

GÜNEY KORE GELİŞMEYİ NASIL BAŞARDI

Not:  Bu makaleyi başka bir formatta Ekşi Sözlük'te yazmaya başlamıştım.(yarıda kalmıştı) İleride ihtiyaç duyacağımı düşündüğümden paylaşımı buraya taşıyıp tamamladım.

24 Ekim 2018 Çarşamba

KÜRESEL BORSALARDA KRİTİK CUMA

 Dünya borsalarında ciddi satışların görüldüğü bir dönemdeyiz. 
MSCİ Asya-Pasifik endeksi ayı piyasasına girmek üzere;

Msci Asya Pasifik endeksi
MSCİ Asya-Pasifik
 Dün(23 ekim 2018) endeksin zirveden kaybı %19.7 idi, bir endeksin zirvesinden %20 değer kaybetmesi ayı piyasasına girdiği anlamına gelir.

25 EKİM MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI SENARYOLARI

 25 Ekim Perşembe günü Merkez Bankasının olağan Para Politikası Kurulu toplantısı gerçekleşecek, piyasanın beklentisi Merkez Bankası'nın faiz oranlarını sabit tutacağı yönünde, önümüzdeki toplantı son zamanların en az stres ile beklenen toplantısı olsa da  önümüzde birçok senaryo var diyebiliriz.

23 Ekim 2018 Salı

TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ EKİM 2018

 Tüketici Güven Endeksi; Tüketicilerin harcama eğilimlerini ve ülke ekonomisi hakkında düşüncelerini rakamlara döken bir ankettir. Anket 0-200 arasında değer alabilir; 100 seviyesi dengedir, 100'ün üstü iyimserliği ve iyimserlik seviyesini; 100'ün altı ise kötümserliği ve kötümserlik seviyesini gösterir. Ekim 2018'de Tüketici Güven Endeksi 57.3 olmuştur; bundan toplumun ekonomi hakkındaki beklentilerinin çok olumsuz olduğu sonucu çıkar.

21 Ekim 2018 Pazar

2019 EURO İÇİN ZOR BİR YIL OLACAK

 2019 Yılının Avrupa ekonomi açısından zor bir yıl olacağını gösteren işaret son zamanlarda artıyor; İtalya ile Avrupa arasından gerginlik yükseliyor, Anlaşmasız Brexit ihtimali kuvvetlendi, Avrupa'nın lokomotifi Almanya'da erken seçim ihtimali var ve Fed'in son adımlarından Avrupa Merkez Bankası'nın(ECB) da bilanço küçültme gerekliliği kuvvetlendi. Sorunları madde madde incelersek;

20 Ekim 2018 Cumartesi

CEMAL KAŞIKÇI OLAYI VE ABD- SUUDİ ARABİSTAN İLİŞKİLERİ

Suudi arabistan ile Abd'nin gerginlik yaşadığı bir dönemdeyiz; Suudi Arabistan, Cemal Kaşıkçı'nın cinayete kurban gittiğine kabul etti, bu durum Abd ile Suudi Arabistan arasında gerginliğin görünürdeki sebebi olsa da asıl sorunlar ise petrol politikaları ile alakalı tespiti hatalı olmaz.

Ön not: Bir insanın hayatından bir meta gibi bahsetmek çirkin olsa da rahmetli hakkında bizim hitap şeklimizin ne yazık ki realiteye bir faydası yok.

TÜRKİYE VENEZUELA OLUR MU

(Daha önce başka bir platformda yazdığım bu yazıyı Güncelleyerek buraya taşıdım.)

''Türkiye, Venezuela olur mu?'' sorusu son zamanlarda çok sık karşımıza çıkan bir soru, öncelikle soruya cevap vereyim; Türkiye'nin yaşadığı problemler ile Venezuela'yı şu anki duruma sürükleyen sebepler arasında benzerlik yok o yüzden ''Türkiye, Venezuela olur.'' ifadesini temellendirmek çok zor ve kişisel görüşüm son derece yanlıştır, Venezuela olmaktan kastedilen şey Türkiye'de Venezuela gibi hiper enflasyonun ortaya çıkabilmesi ihtimali ise o da pek mümkün değildir , dünya'da 2000'lerin başından beri çok aşırı kötü yönetilen(kötü değil, aşırı kötü !) ülkeler dışında hiçbir ülkede hiper enflasyon ortaya çıkmamıştır fakat küresel şartlar ilginç şekilde hiper enflasyonun insanlığın başına bela olduğu 1970'li yıllara benzerlik gösteriyor yani Venezuela'nın yaşadığı sorunlar dünyada eskiden olduğu gibi çok daha fazla ülkede görülebilir.

18 Ekim 2018 Perşembe

DÜNYA EKONOMİSİ DÖNGÜNÜN HANGİ AŞAMASINDA

Bank of America Merrill Lynch'in her ay dünyanın her yerinden fon yöneticilerine yaptığı küresel görünüm anketinin Ekim sonuçları açıklandı. Ankete katılan fon yöneticilerinin global ekonomi hakkındaki beklentileri 2008'den beri en olumsuz seviyede, ankete katılan fon yöneticileri 600 milyar dolar değerinde varlığı yönetiyorlar.

17 Ekim 2018 Çarşamba

TÜRK LİRASI NEDEN DEĞERLENİYOR

 Son günlerde Türk varlıklarının çok olumlu şekilde fiyatlandıklarını görüyoruz, Eylül ayında dünyada en iyi getiri sağlayan finansal varlık Türk lirası olmuştu, Ekim ayında da şimdilik en yüksek getiri sağlayan varlık Türk Lirası; TL, son iki ayda %15 civarında  değer kazandı. Borsa İstanbul geçen haftaki küresel satış dalgasından pozitif ayrışabilen tek büyük borsa oldu, yine Türk tahvillerinde çok uzun zamandan beri görmediğimiz rakamları görüyoruz; 10 yıllık tahvilimiz faizi %23'lerden %18.5'lere, yabancı para cinsinden 10 yıllık tahvillerimizin faizi ise %9'lardan %7.5'lere düştü ki Fed'in faiz artışını hesaba katınca bu yükseliş daha da anlamlı bir hal alıyor. Türk varlıkları neden değerleniyor?

16 Ekim 2018 Salı

YABANCI YATIRIMLAR TÜRK EKONOMİSİNDEKİ SORUNLARI ÇÖZEBİLİR Mİ

 Son zamanlarda birçok ülkeden yatırımcıların Türkiye'ye yatırım yapacağı hakkında haberler medyada dolaşıyor, haberler genelde temelsiz olsa da bize önemli bir konuyu hatırlatıyor. Türkiye'deki sorunlar yapısal olsa da ülkemiz sadece geçmiş senelerdeki gibi doğrudan yatırım çekilebilirse sorunlarımızda ciddi anlamda düzelme yaşanabilir.

15 Ekim 2018 Pazartesi

ENFLASYONDA ZİRVE GÖRÜLDÜ MÜ

 Geçen hafta ülke çapındaki yüzde on indirim kampanyası ile beraber enflasyonda en kötünün görüldüğüne dair birçok yorum görüyoruz ama merkez bankasının yayınladığı Eylül ayı fiyat gelişmeleri raporuna göre daha atılması gereken birçok adım var, raporda zirveyi gördüğümüze dair bir görüntü yok.

14 Ekim 2018 Pazar

HİPER ENFLASYON GEÇMİŞTE Mİ KALDI

 Hiper enflasyon; yıllık enflasyonun %200'ü aşmasına verilen isimdir, günümüz dünyasında Venezuela gibi çok aşırı derecede kötü yönetilen ülkeler dışında pek karşımıza çıkan bir durum değil iken yakın tarihe(90'lar) kadar çok yaygın şekilde görülen bir ekonomik olgu idi. Hiper enflasyon deyince akla 1970-2000 arası Latin Amerika gelir, günümüzdeki gelişmeler ise çok ilginç şekilde 1970'lerin Latin Amerika'sına güçlü şekilde benzemektedir. Hiper enflasyon neden ortaya çıkar sorusuna birkaç temel gerekçe ile cevap verebiliriz.

11 Ekim 2018 Perşembe

RAHİP BRUNSON DAVASININ PİYASAYA MUHTEMEL ETKİSİ

 11 Ekim Cuma günü Abd'li Rahip Brunson'ın dava duruşması gerçekleşecek, Türkiye-Abd ilişkileri ile Rahip Brunson Davası kuvvetli şekilde ilişkilendirilmiş olduğu için dava ekonomik olarak da önem arz ediyor, son zamanlarda yurt içi ve yurt dışı birçok saygın haber kaynağı Rahip Brunson'ın serbest kalacağını ima eden yayınlar yaptı yine Abd Dışişleri Bakanı Pompeo da rahip Brunson'ın serbest kalabileceğine dair beyanatta bulunması sebebiyle piyasada Rahip Brunson'ın serbest kalacağı, Türkiye-Abd ilişkilerinin düzeleceğine dair bir beklenti oluşmuş durumda fakat Türkiye tarafında resmi bir ağızdan ise bu durumun gerçekleşmesi konusunda herhangi bir imaya henüz rastlamış değiliz o yüzden Cuma günü Türkiye piyasaları için önemli bir gün haline geldi, piyasanın dalgalı bir gün yaşayacağı tahmin etmek zor değil. Bu makalede Rahip Brunson Davasının muhtemel sonuçların piyasaya olası etkilerini açıklamaya çalıştım.

10 Ekim 2018 Çarşamba

EKONOMİK KRİZ NASIL ANLAŞILIR

 Türkiye'nin yaşadığı zor dönem sayesinde çok popüler olan bir konu: '' Yaşadığımız ekonomik kriz mi?'' değil ise ''Ekonomik kriz kapıda mı?'' ''Ekonomik kriz ne zaman sona erer?'' Bu tür soruların cevabını insanların ekonomi hakkındaki duygularından bulabiliriz, birçok yatırımcı finansal varlıklarının risk altında olup olmadığını merak eder, bu makalede  sizin ve toplumunuzun finansal varlıklar hakkındaki duygu durumuna göre yatırımlarınızın ne kadar risk altında olduğunu anlatmaya çalıştım.

9 Ekim 2018 Salı

ALTIN FİYATLARINA DİKKAT(Güncellendi)

 Daha önce bu paylaşımda altın fiyatlarının çok ilginç rakamlarda olduğuna işaret etmiştim, Bugün S&P 500/ Altın grafiği yakın tarihin dip seviyesine dokununca başlığı güncellemek istedim.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ÇİN TEHDİDİ

 2018 yılı gelişmekte olan ülkeler(gop) için bayağı zor geçti ama sene bitmeden Çin sebebiyle yeni bir şok dalgası ihtimali ortaya çıkmış durumda; Çin Merkez Bankası zorunlu karşılık oranlarında bu sene dördüncü kez indirime gitti, bu hamle ile Dolar/Yuan kuru 6.94 civarına yaklaştı ve sene başından beri yuanın dolara karşı değer kaybı %6,5'e ulaştı; dolar/yuan 2018 dip seviyeye göre ise %10 değer kazandı. 

 Çin en son büyük devalüasyonunu Ağustos 2015'te yapmıştı ve gelişmekte olan piyasalarda kısa süreli bir krize sebep olmuştu, Türk Lirası ağustos 2015'te  %6, Bist ise %8 civarında değer kaybetmişti, 2018 yılı gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye için çok zor bir sene olduğu için bu rakamlar nispeten katlanılabilir gibi ama  2015 senesinin küresel konjonktüründe bu rakamlar çok ağırdı; bu sene yeni bir Çin Devalüasyonunun etkisi de bu sene için ağır denebilecek rakamlara yol açabilir.

8 Ekim 2018 Pazartesi

YUNANİSTAN EKONOMİK KRİZİ GERİ Mİ GELİYOR

 Son zamanlarda Yunanistan ekonomisi olumlu haberlere konu oluyor; Yunanistan'daki sermaye kontrolleri gevşetildi, gelecek sene ise tamamen sonlandırılması planlanıyor, yine ekonomik göstergelerde en kötü görülmüş olabilir izlenimi var. Diğer taraftan sorunlar ise tam olarak giderilmiş değil özellikle bankacılık sistemi halen çok ciddi şekilde sorunlu ve bu konuda Yunan ekonomi yönetiminin yapması gereken şeyler var. Sene başından beri Yunan banka hisseleri %40 değer kaybetti.

7 Ekim 2018 Pazar

DOLARİZASYONUN OLUMSUZ ETKİLERİ

 Dolarizasyon(Para İkamesi) bir ülke vatandaşlarının yerel para yerine yabancı para kullanmayı tercih etmesini ifade eder,dolarizasyon(para İkamesi) çeşitli sebepler ile ortaya çıkar; Türkiye'de dolarizasyon vatandaşın Türk Lirasının değer kaybından korunma isteği sebebiyle ortaya çıkmıştır ve son zamanlarda kuvvetlenmiştir. Dolarizasyon için tam olarak iyi ya da kötü tanımlaması yapmak zor yakın zamana kadar ekonomimize fayda bile sağlayan bir olgu iken son zamanlarda ise dolarizasyonun olumsuz etkilerini ciddi şekilde hissediyoruz.

5 Ekim 2018 Cuma

BORSALARDA DÜZELTME Mİ GELİYOR?

 Daha önce dünya borsaları için gelinen noktada rakamların çok çarpıcı olduğuna dair yazılar yazmıştım.(4 tane) bu yazı ise daha önce yazdığım dört adet yazının devamı, dünya borsalarını açıklamak için S&P 500'ü kullanıyorum neden S&P 500 sorusuna ise daha önceki paylaşımlarda cevap verdim, her yeni paylaşımda tekrara düşmemek için cevabı diğer paylaşımlara havale ediyorum.

 En son yazımda ayı piyasasını bekleyen yatırımcı sayısının toplam yatırımcı içinde %35 olduğunu belirtmiştim, diğer yandan yakın zamanda yapılan hedge miktarının ise 65 milyar dolar ile tarihi rekora ulaştığını yazmıştım yani piyasanın kafası karışık.

3 Ekim 2018 Çarşamba

EYLÜL 2018 ENFLASYON RAKAMLARI VE MUHTEMEL ETKİLERİ

 Eylül ayın enflasyonu verileri açıklandı, son 15 yılın en yüksek enflasyonu ile karşılaştık, bu rakamları en son Haziran 2003 yılında görmüştük. Eylül ayı Tüfe %6.3, Üfe ise %10.88 olarak gerçekleşti; Yılık tüfe  % 24.52'e, Yıllık üfe ise % 46.15'e olarak yükseldi..

2 Ekim 2018 Salı

TÜRKİYE - ABD KRİZİ SONA ERDİ Mİ

 Türkiye ile Abd arasında Rahip Brunson'ın tutukluluğu sebebiyle ortaya çıkan Yaptırım Krizi'nin sona erdiği yorumları yapılıyor, sürecin gelişimine bakınca kişisel görüşüm Türkiye-Abd krizi bitti demek için henüz erken.

30 Eylül 2018 Pazar

EYLÜL 2018 ENFLASYON ORANLARI

 Önnot: Bu paylaşım 2 ekim tarihinde Eylül ayı enflasyon senaryoları üzerine  yazılmıştır, Eylül 2018 Enflasyonu ve Muhtemel etkileri için şu paylaşımı okuyabilirsiniz.Eylül 2018 Enflasyon Rakamları ve Muhtemel Etkileri 

2018 Eylül ayı enflasyonu önümüzdeki çarşamba günü açıklanacak. ( 3 Ekim 2018) Geçtiğimiz Ağustos ayındaki kur şokunun etkisini Eylül ayı itibariyle görmeye başlayacağımız için Eylül ayı enflasyon beklentileri son derece olumsuz, son zamanlarda gördüğümüz en yüksek enflasyon ile Eylül ayında karşılaşacağımız tahmin ediliyor. İnvesting'e göre eylül ayı enflasyon beklenti(Tüfe) %3.6, bir önceki sene Eylül enflasyonu %0.65 olduğu için yıllık enflasyonumuzun %21 olması bekleniyor, ben de bu beklenti üzerine yorum yaptım.

29 Eylül 2018 Cumartesi

İTALYA'DA NELER OLUYOR

 Dün İtalya hükumetinin gelecek yıl için %2.4 bütçe açığı planı üzerine İtalya'da ve Avrupa'da sert satışlar yaşandı, İtalyan hükumeti ile Avrupa arasında gerginlik ihtimali fiyatlanmaya başladı, sürtüşmenin temelinde İtalya'nın yeni hükumetinin daha önce verilmiş olan sözleri tutmaması yatıyor.

28 Eylül 2018 Cuma

BORSALARDA YAKIN ZAMANDA DÜZELTME GELECEK Mİ?

 Daha önce dünya borsalarının ne durumda olduğu ile ilgili birkaç paylaşımda bulunmuştum, paylaşımların ana teması fiyatlamaların ne kadar uç noktalarda olduğunu göstermek içindi, bu paylaşım daha önceki üç paylaşımın devamıdır. Bir borsa krizine yakın mıyız?

27 Eylül 2018 Perşembe

FED'İN 2019 BEKLENTİLERİ

 Dün gece Fed'in merakla beklenen Eylül-2018 toplantısı sona erdi, Fed çok uzun zamandan beri sürpriz yapmadığı için merakla beklenen nokta alınacak karar değil, yapılacak olan açıklamalardı. Fed başkanı Powell basın toplantısında dengeli bir dil kullanmaya çalıştı. Daha önce de yazmıştım; dünya üzerindeki en büyük beş merkez bankasından İngiltere Merkez Bankası nispeten küçük bir ekonomiyi temsil ediyor, Japonya Merkez Bankası Japonya'nın sorunları çözmede yetersiz, Çin Merkez Bankası ise küresel bir aktör olmak konusunda zayıf merkez bankalarıdır; geriye sadece Avrupa ve Amerika merkez bankaları kalıyor, Avrupa Merkez Bankası birçok ülkenin ortak çıkarını koruduğu için Abd'e göre nispeten pasif kalıyor ve sonuç olarak da Abd'nin merkez bankası küresel ekonomiyi kuvvetli şekilde yönlendiriyor o yüzden Fed'in kararları sadece Abd'i değil bütün dünyayı bir miktarda etkiliyor.

25 Eylül 2018 Salı

ASGARİ ÜCRET 2019'DA NE OLACAK

 2019 Yılı asgari ücret ne kadar olacak tartışmaları başladı, bir tarafta reel sektörün sıkıntıları diğer tarafta ise asgari ücretin belirleneceği zamanın seçim dönemi olması sebebiyle 2019 yılı asgari ücret tahminleri hakkında birçok senaryo var. Asgari ücret,  25-31 Aralık arasında net olarak belirlenecek.

24 Eylül 2018 Pazartesi

FED'İN EYLÜL TOPLANTISI NEDEN ÇOK ÖNEMLİ

 Son zamanların en önemli Fed toplantısı yarın başlayacak.(Toplantı 26 Eylül'de sona eriyor.) Yarın başlayacak Fed toplantısı önemli kılan sebep alınacak kararlar değil, Fed yöneticileri aylar öncesinden alacakları kararları piyasa ile paylaşırlar ve piyasa da Fed'in atacağı adımı öncesinden net olarak tahmin eder o yüzden Fed'in çarşamba günü 25 baz puan (%0,25) faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyor.

22 Eylül 2018 Cumartesi

EN AZ ÜÇ ÇOCUK SÖYLEMİ HATALI MI

 Ülkemizde son yıllarda ara ara en az üç çocuk söylemi tartışma konusu oluyor, özellikle toplumda çok uzun yıllardan beri işsizlik problemi varken bu söylem daha da tepki çekiyor. Peki gerçekten üç çocuk hatalı bir proje mi? Prensip gereği politikaya değinmek istemediğim için soruyu biraz daha doğru sorayım; Türkiye gerçekten de demografik sorunlara mı sürükleniyor?

21 Eylül 2018 Cuma

TÜRK EKONOMİSİ EN KÖTÜYÜ GÖRDÜ MÜ

Son günlerde Türk Lirası ve Borsa İstanbul'da iyimser fiyatlamalar söz konusu, Türk Lirası en azından normal para birimleri kadar oynak bir görünüme döndü, yakın zamanda günlük ortalama oynaklık %3 civarlarına yükselmişti, yine Türk Lirası bir miktar değerlendi; Borsa İstanbul 97 bin seviyesini kırdı ve 100 bin tekrardan söz konusu oldu.


Bu durumun gerçekleşmesini eylül ayı faiz artırımı ve yeni ekonomi planına bağlayanlar var, etkisi inkar edilemezse de bu durumu bu iki gerekçeye bağlamak hatalı olur çünkü sadece Türkiye'de değil bütün gelişmekte olan ülkelerde benzer bir durum var. Cevabını bulmamız gereken soru şu Türkiye ve daha geniş perspektifte gelişmekte olan ülkeler en kötüyü gördü mü? Yoksa bu ölü kedi sıçraması mı?

MERKEZ BANKASI DÖVİZ REZERVLERİ EYLÜL 2018

 Her perşembe günü açıklanan merkez bankası döviz rezervi(brüt) bu hafta 68 milyar dolar seviyesine gerilemiş, altın rezervi ise 19 milyar dolar seviyelerine yaklaşmış.(her iki rakamı da yuvarladım) Toplam merkez bankası döviz+altın rezervi ise 88 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş.

 Geçen sene eylül ayında toplam rezerv 112 milyar dolar seviyesindeydi ciddi şekilde azalma var.

20 Eylül 2018 Perşembe

OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİYLE YENİ EKONOMİ PROGRAMI

 Piyasanın çok uzun zamandan beri beklediği yeni orta vadeli program(ovp) bugün açıklandı, açıklamadan hemen önce ovp yerine programa ''Yeni Ekonomi Programı'' ismi konuldu.

 Program açıklanmadan önce piyasada çok kuvvetli olumlu beklenti oluşmuştu, program piyasayı tam olarak tatmin etmedi ama tepki çekecek kadar olumsuz bir program da açıklandı diyemeyiz. Programı inceleyince;

19 Eylül 2018 Çarşamba

2020 YILINDA KÜRESEL KRİZ Mİ ÇIKACAK

 Kriz kahini olarak ünlenmiş ekonomist Nouriel Roubini gelecek finansal krizin 2020 yılında gerçekleşeceğini ifade etti, kendisi genelde olumsuz bakış açısı ile ünlü bir ekonomist olsa da 2008 Krizi'ndeki başarılı tahminleriyle küresel ün kazandı.

 N. Roubini 10 madde sayıp bunlar gerekçesiyle 2020'de finansal kriz beklediğini açıkladı, maddeleri incelersek;

TİCARET SAVAŞLARINDA SON DURUM

 Dün ticaret savaşlarında yeni bir aşama kaydedildi. Abd, Çin'den ithal edilen 200 milyar dolar değerinde ürüne ek vergi getirdi, vergi oranı şu an %10 ileride ise %25'e yükseltilecek. Bu duruma Çin de mütekabiliyet esasınca 60 milyar dolar değerinde Abd'den ithal edilen ürünün ek vergi getirerek cevap verdi.

 Abd ya da daha doğrusu Trump; Çin'i vergi adımına karşılık vermemesi için tehdit etmişti, aksi durumda 267 milyar dolar değerinde(Çin'in ek vergi tarifesine uğramamış geriye kalan bütün ithalatı) ürünü kapsayan yeni bir vergilendirme paketi daha hazırlayacaklarını belirtmişti. Çin'in 60 milyar dolar değerindeki ürüne uygulayacağı yeni vergi ile Trump'ın tehdidinin ciddiye alınmadığı sonucu da çıkar, tam aksine Çin'in yumuşak cevap verdiği anlamına da gelir.

  Bu adımlardan ne tür anlamlar çıkarabiliriz?

YENİ OVP BAŞARILI OLABİLECEK Mİ

 Son yılların en önemli orta vadeli programı(ovp) önümüzdeki Perşembe günü açıklanacak. Türkiye'de daha önce defalarca ovp açıklandı, ekonominin ne iyi gününde ne de kötü gününde hedefler konusunda çok başarılı olmuş bir ovp yok; bu durumun yatırımcılar, ekonomi yönetimi, ekonomistler için çok ciddi sorun olduğuna da pek şahit olmadık yani ülkece planlama konusunda zayıfız ve bu durumu sorun da etmiyoruz.

  Ovp'lerin hedef tutturmada başarısızlığı sebebiyle uzun yıllardan beri Türk varlıkları üzerinde çok önemli bir fiyatlama etkisi yoktu fakat önümüzdeki perşembe günü açıklanacak ovp daha önceki ovp'lerden farklı  olacak.

18 Eylül 2018 Salı

TCMB GERÇEKTEN 118 TON ALTIN SATTI MI

 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervindeki altının yakın zamanda 118 ton altın azalması hem Türkiye'de hem de dünyada ciddi şekilde ilgi çekti, haziranın ortasından bugüne merkez bankası 118 ton altın rezervi azalmış. Bu durumun bu kadar ciddi etki uyandırmasında ''118 ton'' ifadesinin sansasyonel büyüklüğü de ciddi şekilde etkili oldu, kur şoku yaşanan bir ülkede ''TCMB yakın zamanda 5 milyar dolar rezerv sattı.'' şeklinde bir haber bu kadar çok dikkat çekmezdi ki 118 ton altın, 5 milyar dolar değerinde bile değildir. 

  Bu satışın sebebi sadece döviz şoku da değildir, TCMB'i altın satmaya(118 ton satış yok.) iten sebep bir miktar teknik bir hata sonucu ve bu hatayı sadece TCMB değil, dünyadaki birçok merkez bankası da geçen sene yaptı.

17 Eylül 2018 Pazartesi

EKİM AYINDA TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN ÖNEMLİ GELİŞMELER

 Eylül ayının sonlarına yaklaşıyoruz, önümüzdeki ay Türkiye için son derece önemli bir ay çünkü önümüzde birçok önemli gelişme var. Geçtiğimiz mayıs ayı Türkiye'de olumsuz algının çok ciddi şekilde kuvvetlendiği ay idi, önümüzdeki ay da hem içeride hem de dışarıda gerçekleşecek gelişmelerle mayıs ayına son derece benziyor.

16 Eylül 2018 Pazar

ABD ÇİN'E EKONOMİK SEBEPLERLE Mİ TİCARET SAVAŞI AÇTI YOKSA POLİTİK Mİ

 Geçen hafta Abd Başkanı Trump'ın Çin'den ithal edilen 200 milyar dolar değerinde ürüne ek vergi getireceğine dair  açıklamaları olmuştu. Trump, Çin'den ithal edilen 200 milyar dolar değerindeki ürüne ek vergi getirileceğini ve Çin'in bu adıma karşı misillemesi olursa  Çin'den ithal edilen bütün ürünlere ek vergi getirileceğini belirtti. Bugün uluslararası saygın haber kaynaklarında çıkan habere göre; Trump, Çin'e getirilecek yeni 200 milyar dolar değerindeki ürünü kapsayan yaptırımı Pazartesi ya da Salı günü açıklayacak.

  Abd, Çin'e karşı ilk yaptırımı 50 milyar dolar değerinde ürünü kapsıyordu. Abd(Trump), Çin'i bu yaptırıma Karşılık vermemeleri konusunda tehdit etmişti ve eğer  misilleme olursa Çin'e 200 milyar dolar değerinde ürünü kapsayan ek vergi uygulayacaklarını ifade etmişti. Çin, Abd tehdidine rağmen mütekabiliyet esasına göre  Abd'den ithal edilen 50 milyar dolar değerinde ürüne ek vergi uygulamıştı, Abd ise bahsettiği 200 milyar dolar değerinde ürüne bugün ya da yarın ek vergi açıklanması bekleniyor.

  Daha önce başka paylaşımlarda Abd'nin Çin ile ikili ticaretinin sürdürülemez noktalara ulaştığını ve bunun için bir adım atması gerektiğini, Çin'in ise buna karşı çok haklı itirazları olduğunu yazmıştım ama Abd'nin attığı adımları sadece ekonomik  gerekçelere bağlamak zor hatta imkansız.

ÇİN SÖMÜRGECİ Mİ YOKSA YARDIMSEVER Mİ

Son zamanlarda Türkiye ile Çin'in politik yakınlaşmasını görüyoruz,bu yakınlaşmanın ana sebebi ise Türkiye'nin son zamanlarda yaşadığı sorunlara Çin'den ekonomik destek geleceği beklentisi ki Çinli yetkililerden de buna yönelik demeçler geliyor.

Türkiye ile Çin'in ortak para kullanacağından bile bahseden söylentilerin ( Türkiye ile Çin ortak para birimi kullanabilir mi? ) olduğu şu dönemde Türkiye'nin üzerinde durması gereken önemli bir nokta var; Çin çok yardımsever bir ülke mi yoksa sömürgeci mi?

Sömürgecilik deyince ilk akla Afrika geliyor.Çin- Afrika ilişkilerini inceleyelim.

2002'de Çin- Afrika ikili ticareti yıllık 10 milyar dolar civarında iken geçen sene bu rakam 170 milyar dolar oldu.

15 Eylül 2018 Cumartesi

BORSALARDA BALON VAR MI



 Şu iki paylaşımda ;
1.Borsalar bir çöküş yaşar mı?
2.Abd borsaları nereye gidiyor?

S&P 500'deki fiyatlamaların tuhaflaştığını ve bu duruma denk rakamları sadece krizlerde gördüğümüzü açıklamıştım. Bu durumun büyük bir kriz doğurabileceğini ya da birçok balon gibi bir kriz ile patlayabileceğini anlatmaya çalışmıştım.


Abd borsalarında balon varsa bu balon ne zaman patlar?

KARŞILIĞI OLAN PARA BİRİMİ

 Toplumumuzda çok yaygın olarak kabul görmüş hatalı bir inanış var. Bazı paraların ya da Türk lirasının karşılıklı/karşılıksız basılması... Merkez bankasının rezervinde para arzını karşılayacak kadar altın bulunursa paranın karşılıklı olduğu aksi durumda piyasadaki paranın karşılıksız olduğu gibi bir bilgi doğru olarak kabul edilir.

  Gerçek şudur ki Türkiye'de ve dünyadaki para arzının altın karşılığı yoktur. Bir para biriminin karşılığı üzerindeki merkez bankası başkanının imzasıdır, başkanın imzası ile merkez bankaları elinizdeki paranın karşılığı olan değeri size iade edebileceğini ifade eder, bunun inandırıcılığı da paranın değerini doğrudan etkiler. Merkez bankalarının altın karşılığı para basmayı sona erdirmesi hatalı mıdır? Bu sorunun cevabını bulmak için özetle insanlığın para serüvenine bakmak lazım.

14 Eylül 2018 Cuma

OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİYLE MERKEZ BANKASININ FAİZ KARARI

  Merkez bankası dün piyasanın çok da beklemediği(+700 puan beklenti ifade eden kurumlar bile vardı.) bir kararla 625 puan faiz artırım kararı aldı, bununla beraber acil durumlarda kullanılmaya başlayan Geç Likidite Penceresini(GLP) de 625 puan yukarı çekerek faiz oranları %24'e, GLP faizini ise %27'e çekti.

13 Eylül 2018 Perşembe

ABD BORSALARI NEREYE GİDİYOR?


   Abd, borsaları halen rekordan rekora koşuyor, şu paylaşımda (Borsalar büyük bir çöküş yaşar mı?) bu yükselişe karşı bazı noktalara dikkat çekmiştim, bu paylaşım linkin devamıdır.

12 Eylül 2018 Çarşamba

VARLIK ALIM PROGRAMLARININ SONLANDIRILMASI

Şu paylaşımda 2018 YILI EYLÜL-ARALIK DÖNEMİ TÜRKİYE'Yİ ETKİLEYECEK GELİŞMELER(MERKEZ BANKALARININ KARARLARI) Türkiye'yi yakın zamanda etkileyecek, planlanmış gelişmeleri yazmaya başlamıştım, bu paylaşım linkini verdiğim paylaşımın devamıdır.

2018'in kalan kısmına hatta önümüzdeki senelere damga vuracak en önemli olay varlık alım programlarının sonlandırılması olacak.

11 Eylül 2018 Salı

2018 YILI EYLÜL-ARALIK DÖNEMİ TÜRKİYE'Yİ ETKİLEYECEK GELİŞMELER(MERKEZ BANKALARININ KARARLARI)

 2018 yılının ilk yarısı sona erdi fakat  yılın kalan kısmında ise Türkiye'yi zorlaması muhtemel birçok gelişme var. Ticaret Savaşları , gelişmekte olan ülkelerde çıkabilecek muhtemel problemler ,borsalarda ortaya çıkabilecek muhtemel sorunlar ,varlık alım programlarının sonlandırılması sonucu ortaya çıkabilecek muhtemel sorunlar , Çin'in borcu vb. birçok küresel çapta büyük problemlere sebep olabilecek senaryo mevcut ama bu paylaşım ihtimaller üzerine değil kesinlikle yaşanması beklenen  gelişmeler hakkında.

  Türkiye'nin önümüzdeki aylarda yüzleşeceği sorunlar;

1. Fed ve Merkez bankalarının faiz artırım kararları: 

 Fed'in bu sene sonuna kadar iki defa faiz artırması bekleniyor, Fed'in bu kararından vazgeçmesi çok zor çünkü geçen sene faiz artırımı için yeterli veriler yokken bu sene ise  faiz artırımlarını hızlandırmayı gerektirecek şartlar altında bile Fed programından sapmadı, bunun sebebi eski Fed başkanı Bernanke'nin başlattığı ve son iki başkanın da sürdürdüğü fed iletişim politikasıdır. 

10 Eylül 2018 Pazartesi

REEL BÜYÜME VE NOMİNAL BÜYÜME NEDİR?

  Tüik, bugün 2018 ikinci çeyrek büyümesini açıkladı. Bu rakamların doğru olmadığına dair sık sık şüpheler dile getiriliyor.Öncelikle büyüme nedir, tanımlayalım. 

TÜRKİYE'NİN TARIM ve HAYVANCILIK PROBLEMİ

 Türkiye'de yakın zamanda tarım sektöründeki problemler geçmiş dönemlere göre bayağı arttı. Özellikle hayvancılık çok ciddi sorunlarla yüzleşiyor.

  Durumu rakamlarla ifade edersek;


 2002 yılında Türkiye'deki büyükbaş hayvan sayısı 10 milyon, küçükbaş hayvan sayısı ise 32 milyon civarındaymış.

9 Eylül 2018 Pazar

MERKEZ BANKASI HEDEFLEDİĞİ ENFLASYONA NASIL ULAŞABİLİR

 13 Eylül günü merkez bankası faiz konusunda yine zor bir karar verecek ne yazık ki merkezin atacağı her adımın ciddi maliyeti var yani tercihler kötü ile daha kötü arasında.

  Öncelikle şu (Türkiye'nin enflasyon sorunu) paylaşımda uzunca anlatmıştım, Türkiye'nin enflasyon problemi yapısal bir problemdir ve çözümü (Türkiye'nin enflasyon sorunu nasıl çözülür) yapısal reformlarla olur. Bu paylaşımda anlattığım şey para politikasıyla hedef enflasyona nasıl ulaşılır.

  Türkiye'de şu an enflasyon %18 civarında, enflasyon problemini çözmek için ilk yapılması gereken şey hedef enflasyon belirlenmesidir, amaçlanan enflasyon ne kadar zorsa bu amaca ulaşmanın maliyeti o kadar artar.

8 Eylül 2018 Cumartesi

TİCARET SAVAŞLARINDA ÇİN NEDEN FEDAKARLIK YAPAMAZ

Şu paylaşımda ( Abd, neden Çin'e ticari savaş açtı? ) Ticaret savaşlarının nedenleri ve Abd'nin neden böyle bir adım attığını/atmak zorunda kaldığını anlatmıştım. Bu paylaşım ise Çin'in neden mevcut düzeni devam ettirmek istediği ya da ettirmek zorunda olduğu ile alakalı.


Çin, ticaret savaşları olmasa bile zor bir dönem yaşıyor. Çin ekonomisi çok uzun yıllardan beri çift haneli rakamlarla büyüyordu, istisnai dönemlerde (krizler, resesyonlar) bu rakamları tutturamazsa krizin ardında farkı kapatan büyümeler gerçekleştiriyordu.


2008 Krizi sonrası Çin bu özelliğini kaybetti fakat çok uzun zamanlardan beri çok yüksek büyümeler gerçekleştirdiği için ülke, şirketler, halk buna göre borçlanmaya alışıktı ve geçmişten gelen yüksek borç yükü vardı. Nispeten zayıf büyümeler hem mevcut borçların ekonomi üzerindeki yükünü artırdı hem de dönem hatalı borçlanmaya çok uygundu.( Bolluk Dönemi/Varlık Alım Programları)

ABD NEDEN ÇİN'E TİCARET SAVAŞI AÇTI?

 Dün (7 Eylül 2018) Abd'den, Çin'den ithal edilen  200 milyar dolarlık ürüne ek vergi konulup konulmayacağı hakkında haber bekleniyordu. (Abd'nin Çin'den alınan 200 milyar dolarlık ürüne vergi planı )Açıklama Başkan Trump'tan geldi ;Trump, Abd'nin bu adımı atacağına yönelik bilgi verdi ve Çin'in bu adıma karşılık vermesi durumunda, 267 milyar dolarlık Çin'den ithal edilen ürünlere yönelik yeni bir paket hazırlığının da başladığını bildirdi.(Çin'den ithal edilen bütün ürünlere vergi getirilecek anlamına gelir.)

  Biraz daha geçmişe gidersek Abd, ilk adım olarak 50 milyar dolar değerinde Çin'den ithal edilen ürüne vergi getirmişti ve Çin'i hali hazırda Abd'nin  ikili ticarette dezavantajlı olması sebebiyle karşılık vermemesi için uyarmıştı. Çin'den misilleme gelmişti. (50 milyar dolarlık ürünü kapsayan bir paket)

  Abd daha doğrusu Trump, bu paket uygulanırsa Çin'e 200 milyar dolarlık bir paketle misilleme yapılacağını belirtmişti, Çin'den ise 60 milyar dolarlık bir paket tehdidi gelmişti.

  Abd ya da Trump, bugün 200 milyar konusunda ciddi olduğunu belirtti ve eğer Çin'den bir misilleme gelirse Çin'den alınan bütün ürünlere karşı vergi getirileceğini belirtti, Çin'in elinde ise böyle bir koz yok,alternatif adımlar atmak zorunda.

 Abd, neden Çin ile ticari sorunlar yaşıyor?

 Abd, çok uzun yıllardan beri Çin'e karşı ticari açık veriyor hatta denebilir ki Çin tarafından sömürülüyor.

Abd'nin Çin'e karşı son beş yıldaki Ticari Açığı;

2017 yılı 376 milyar dolar
2016 yılı 366 milyar dolar
2015 yılı 388 milyar dolar
2014 yılı 363 milyar dolar
2013 yılı 327 milyar dolar

  Bu beş senede Abd'nin Çin'e karşı ticaret açığı toplam ticaret açığında %40-50'lik bölümü temsil etti. Çin'in dünya ekonomisindeki büyüklüğünü göz önünde bulundurursak bu kabul edilebilir rakamın üç katı.

  Çin, açısından bakınca ise son senelerdeki ticari fazlasının %80-120'si gibi rakamlar görüyoruz yani toplumumuzda çok büyük üretim ülkesi olarak anılan Çin aslında Abd olmazsa o kadar da büyük bir üretim ülkesi değil, hatta yakın zamanda kadar(2013 öncesi) Abd, dışındaki dünyaya karşı ticari fazlası bile yoktu.

Abd, neden mevcut duruma itiraz ediyor?
 1. Abd, sadece Çin'e değil bütün dünya ile arasındaki haksız ticaret ilişkisine itiraz ediyor (Avrupa, Meksika, Kanada ile de benzer  sorunlar yaşıyor.) çünkü ideolojik sebeplerle(kapitalizm, küreselleşme vs.) çok uzun yıllar boyunca dünya ile arasındaki haksız rekabete karşı itiraz etmedi ve dünya bu normal üzerine bir statüko kurdu, dünyanın hiçbir ülkesi bu statükonun bozulmasına hazır değil fakat diğer taraftan Abd ekonomisi için de mevcut durumu sürdürebilir değil, Abd bugün mevcut durumu düzeltmese hem kendini hem de dünyayı çok ciddi zorluklara sürükleyecek. sorunun temelinde ise ''borçluluk'' var ve Abd'nin borçluluğunun ana sebebi dünyaya karşı verilen abartılı ticaret açıklarıdır.(Ticaret açığı pratikte borçlanma demektir.) Şurada   ( Abd ve dünya ekonomisindeki borçluluğun sürdürülemez seviyeye gelmesi ) Abd'nin  mevcut borçluluğunu neden sürdüremeyeceği uzunca anlattım. Abd'nin ticaret savaşları başlatmasında asıl sebep Trump meczubu değil, ekonomik durumunun borçluluğu sürdüremez hale gelmesidir. Kısacası Abd'nin dünya ile ciddi problemleri var ama Çin ile durum apayrı boyutlara ulaşmış.

  Diğer taraftan Abd'e şu eleştiri getirilebilir, bu sistemi kuran ve dünyaya yayan kendileridir itiraz etmeleri Mcdonald's'ta coco-cola içerken iphone'undan instangram'a selfie yükleyen Lenin gibi bir garabet.

2.  Çin, mevcut ticari avantajını dünyanın geri kalanı gibi elde etmedi, Mesela bir Almanya, Bir Japonya asla olmadı. Çin,  80'lerden beri  abartılı büyüme rakamlarına rağmen devamlı para biriminin değerini düşürerek rekabet gücünü korudu ve tabii geriye kalan dünyada da çok ciddi sorunlar yaşattı.

  bugün Çin halkı müreffeh bir halk değilse bunun tek sebebi yönetimin para politikasıdır, yine Çin halkının hak ettiği refahı yaşamaması da dünya için problemdir. Nasıl diye sorarsanız.

A ülkesi, B ülkesine ürün satıyorsa B ülkesi zenginleşir ve A ülkesinden daha fazla ürün almaya başlar ve A'dan gelen para A'ya geri döner. B, zenginleşir, A daha cazip ürüne ulaşır.

B, A'ya sadece ucuz olduğu ürün satıyorsa bir süre sonra bu avantajını kaybetmek zorundadır çünkü halkı zenginleşecektir.(işçilik maliyeti artacak) zaten zamanla A'dan alacağı ürün de artınca ekonomiler dengelenecektir.

Ama B, halkı için değil de devletinin gücü için çabalayan bir sistem tarafından yönetiliyorsa ve bu ucuz maliyet gücünü kaybetmemek için devamlı olarak parasını değersizleştiriyorsa  B'ye akan para geri dönmeyecektir, iki ülke arasında ticaret açığı varsa açık veren ülke pratikte borçlanıyordur ve bahsettiğimiz B'yi birileri durdurmasa sistem sürdürülemez seviyeye gelinceye kadar B dünyayı borçlu hale getirecektir. verdiğim linkte Abd'i ve dünyayı kim borçlandırıyor bir de bu açıdan bakmak lazım.

  B'yi yani Çin'i kim durduracak diyorsanız o ülke Abd değil, ucuz işçi avantajını ekonominin dışına çıkarmak için çalışmalar başlatmış ve bu konu da adımlar atmış olan Almanya'dır.(ironik olarak dünyada gerçek- ucuz mal üreterek değil- ticari fazla veren ülke olmalarına rağmen) buna da Endüstri 4.0 diyoruz.

3. Abd, için mevcut sistemin düzeltilmesi haklıdır, şarttır ama yapılan hamlelerde Trump'ın popülizm peşinde koşuyor olmasının da etkisi kesinlikle var.

  Bu paylaşım Abd'nin mevcut çıkar çatışmasında haklı olduğu yanları da  kapsadı, Çin neden haklı ya da neden mevcut statükodan vazgeçemez onu da başka bir paylaşımda anlatıp buraya ekleyeceğim.

 Düzeltme: ''A'' ve ''B'' ülkeleri örneği anladığım kadarıyla yeterince açık değil.

 Çin, Abd'e 80'lerden beri ciddi ticaret fazlası veriyor, bu durum Abd'nin aleyhinedir çünkü ticaret açığı olan ülke pratikte borçlanıyor demektir.

  Çin'in Abd'e ticaret fazlası vermesinin sonucu  ekonomik büyüme  ile beraber refahının da artması gerekirdi ve böylece Çin ekonomisi büyüyecek ve büyüdüğü oranda daha fazla tüketecekti.

  Çin'in refahı arttıkça tüketimi de artsaydı böylece hem Abd'e karşı fiyat rekabeti gücünü zamanla kaybedecekti hem de Abd'den ithalatı artacaktı.(daha fazla tüketim) Bir noktadan sonra illa ki ikili ilişkide daha karlı olan bir ülke olsa da durum bir tarafın diğer tarafı sömürmesi gibi bir durum olmayacaktı. Abd'nin verdiği ticaret açıkları ise ileride artan ticaret hacmi sebebiyle problem olmaktan çıkacaktı.

  Çin'in parasını manipüle etmesi ise bu doğal dengelenmeyi engelliyor. Abd'nin devamlı borçlanması ise sürdürülemez noktalara ulaştı. 2019 Ekonomik Krizi

Ekleme: Çin neden Abd'nin isteklerine olumlu cevap veremez.

7 Eylül 2018 Cuma

2019 EKONOMİK KRİZİ

 2019 yılının global bir kriz yılı olma ihtimali var ve önlem alınmazsa bu kriz tarihin en büyük krizi olabilir. Yakın tarihte yaşadığımız küresel ekonomik krizler şunlardı.

1974-  Birinci Petrol Krizi
1979-  İkinci Petrol Krizi
1987-  Kara Pazartesi
1997-  Asya Mali Krizi/ Dot Com Krizi
2008- Finansal Kriz
2018/2019- ....

  Görüldüğü gibi son 30 senede her krizin ardından yaklaşık 10. senede diğer kriz başlamış. 

Bütün krizler aşağı yukarı aynı şekilde ortaya çıktı.

- Kriz için yeterli süre geçti. (10 yıl)
- Dünyada işler çok iyi gitmeye başladı.
- Rekorlar kırıldı.
- Çok hızlı şekilde kötüye gidiş.
- Boom...

 Bugün de global ölçekte büyük riskler mevcut ve son küresel krizin 10. senesi dolmuş durumda, şu paylaşımda ( link ) nispeten küçük bir riski yazdım, daha büyük riskleri de yazacağım. Bu paylaşım bir ekonomik krizi çıkaracak sebeplerden çok bir kriz durumunda dünyanın ne yapacağı ya da yapamayacağı hakkında...

  Öncelikle bir krizde dünyanın ne yapacağına Fed'in muhtemel politikaları üzerinden cevap aramak gerekir; Dünya'da 5 adet çok güçlü merkez bankası var. Bunlar Abd, Avrupa, Çin, Japonya, İngiltere merkez bankalarıdır. Bu beş merkez bankasından Çin Merkez Bankasının etkisi politikaları yüzünden nispeten zayıf;  İngiltere Merkez Bankası nispeten küçük, Japon Merkez Bankası ise kendi ülkesinin problemlerini bile çözmekte yetersiz kalıyor;  geriye kalan İki büyük merkez bankası, Fed ve Ecb.

  Avrupa Merkez Bankası birçok ayrı ulusun çıkarlarını temsil ettiği için nispeten pasif kalmak zorunda kalıyor o yüzden küresel anlamda en güçlü ve küresel trend oluşturan merkez bankası çok uzun yıllardan beri Abd Merkez Bankası.(Fed)

Son 30 yılda Fed'in krizlerle nasıl baş ettiğine bakalım.


Şu paylaşımda (Varlık alım programlarıdaha kapsamlı anlatmıştım.Abd ve benzeri ekonomiler krizlerden para politikasını gevşeterek  çıkarlar.

1979 Opec Krizi ve farklı etkiler sebebiyle(Enflasyonun da etkisi büyük) Fed faiz oranını %20'e çekiyor, ardından %6'nın altına kadar gevşiyor. Enflasyon etkisinden dolayı bu dönem bize net bir bilgi veremiyor.

Opec Krizi sonrası piyasayı desteklemeye yeterli gelen Fed faiz oranı= %6

 %6 seviyesinden sonra Fed Sıkılaşıyor ve bir sonraki kriz ortamına(Kara Pazartesi) sebebiyet veren Fed faiz oranı = %10

Kara Pazartesi sonrası Fed gevşiyor ve bu defa piyasanın yeterli destek bulduğu faiz oranı=%3(bir önce krizde %6 yeterli olmuştu.)

Fed'in bir sonraki krizi(Dot Cot Krizi) tetiklediği faiz oranı=%6(Daha önceki kriz  %10 faiz oranında Çıkmıştı)

Dot Com Krizi sonrası Fed gevşiyor, Bu defa piyasanın yeterli destek bulduğu oran= %1(daha önce %3 yeterli olmuştu) 

Fed'in bir sonraki krizi tetiklediği (Finansal Kriz ) faiz oranı ise %5



 Finansal kriz, sonrası Fed faizleri %0'a kadar düşüyor ama aslında varlık alım programının etkisiyle efektif Fed faiz oranı -%3'e kadar düştü.(Gölge Faiz oranı nedir?-link

 Özetle 30 sene içinde Fed'in piyasayı desteklemek için faizleri düşürdüğü en düşük seviyeler her kriz sonrası düştü.(%6, %3, %1 ,-%3)

  Yine Krize  sebebiyet verebilecek faiz oranları da devamlı olarak düştü. ( %20, %10 , % 6 , %5)

  Basitçe ifade edersek Abd'de ekonomi çok uzun senelerdir daha fazla desteğe ihtiyaç duymuş, her krizden sonra daha fazla borçlanmış  ama borçlanma sonrası asla daha önceki borçluluk seviyelerine ise dönememiş.

 Üstelik Saydığım krizlerin hiçbiri ile 2008 krizi veya varlık alım programları çözümüyle kıyaslanamaz. Bunun anlamı şudur; Bir şeyler yapılmazsa gelecek büyük krizde Abd ekonomisin toparlanmak için ihtiyaç duyacağı Fed faiz oranı negatif %5-10 arası bir rakam ! ve muhtemel toparlanma fed faizlerinin %0'a ulaşmasından önce zirvesine ulaşacak. Bu rakamlar belki çok tuhaf ama 10-15 seneden bu güne bakınca bu günün rakamları da çok tuhaf.

Abd'de durum böyle iken dünyada durum nasıl?

Avrupa : Parasal genişleme devam ediyor, 2008 sonrası basılan Avro'nun değeri +3 trilyon dolar, en az birkaç sene sonra bu paralar geri çekilecek. Ecb faiz oranı negatif.

Japonya: Parasal genişleme devam ediyor, 2008 sonrası basılan Yen miktarı 3 trilyon dolardan fazla; Boj, faiz oranı negatif. 30 senedir gevşek para politikası izliyorlar, tahminim bir 30 sene daha böyle devam ederler.

İngiltere: Parasal genişleme devam ediyor, 2008 sonrası basılan paund miktarı 1 trilyon dolardan fazla, Boe faiz oranı %0,75 . Parasal sıkılaşma için henüz net bir tarih yok ama yakın görülmüyor.

 Abd, Bir krize hazır olmaya çok çok uzak, geriye kalan büyük ülkeler ise Abd'e bile en az 3-5 sene uzaklar.

  Sonuç olarak dünya muhtemel büyük bir ekonomik krize kesinlikle hazır değil, bu sebepten dolayı bir sonraki ekonomik kriz daha geç gelmeli ve Dünya ekonomisi ise merkez bankalarına en azından 2008'de olduğu kadar esneme payı sağlamalı. Aksi durumda bir sonraki kriz tarihin gördüğü en ağır kriz olma riski barındırıyor.(Dünya henüz 2008'in yaralarını tam sarmış değil)

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN KÜRESEL EKONOMİK KRİZ TETİKLEME İHTİMALİ

 Mayıs ayında Arjantin'den başlayıp Türkiye'yi etkisi altına alan ardından Güney Afrika Cumhuriyeti'ne de sirayet eden sorunların daha ne kadar ciddi sorunlara sebep olabileceği ciddi şekilde  tartışılıyor.

  Normalde bu üç ülkedeki sıkıntıların küresel ölçekte bir etki oluşturmaması gerekir, üç ülkeden ekonomik anlamdan en büyük ülke Türkiye'nin dış dünya ile ekonomik ilişkileri incelersek;

 Türkiye, Avrupa'ya entegre bir ekonomi ithalat, ihracat , dış yatırım , dış finansman konusunda tamamen Avrupa ile bütünleşmiş durumda; Türkiye'de bir kriz çıkarsa Avrupa şüphesiz ki zarar görecektir ama muhtemel bir Türkiye Krizi, Avrupa'da kriz çıkaracak kadar problem üretebilecek risk barındırmıyor. 

 Abd, Çin, Japonya ile büyük miktarda ticaret hacmimiz var ama bu üç ülkenin ekonomilerine oranla Türkiye ile ekonomik ilişkileri çok büyük rakamlar değil.

  Rusya ve İran , Türkiye'nin ana enerji tedarikçileri ama bu iki ülke hali hazırda zaten senelerdir krizde ve Türkiye'nin bu iki ülkedeki krizi derinleştirmesi dünya ekonomisi için ekstra bir risk oluşturmuyor.

  Diğer ekonomik partnerlerimiz ise genelde Orta Doğu ve Orta Asya ülkeleri bu ülkelerinde küresel bir problem üretecek kapasiteleri yok.

  Sorun yaşayan diğer gelişmekte olan ülkeler olan Arjantin ve Güney Afrika Cumhuriyeti' nin toplam ekonomik büyüklüğü Türkiye kadar bile değil, etkileri son derece kısıtlı.

  Bu realiteye rağmen mevcut durum devam ederse bu üç ülke küresel bir kriz doğurabilecek bir hal aldılar. Bahsettiğim üç ülke ile ekonomik ilişkileri son derece sınırlı olan Brezilya, Hindistan, Meksika, Endonezya( 7 trilyon dolarlık milli hasılayı temsil ediyorlar.) gibi ülkelerde ciddi problemler ortaya çıkmaya başladı, Rusya, Ukrayna İşgali sonrası zaten toparlanamamıştı ama ekonomisini dış etkilerden mümkün oldukça sınırlı etkilenecek bir durumu getirmişti; Abd kongresi 2016 Başkanlık Seçimi'ne müdahale etmesi sebebiyle Rusya'ya çok daha büyük yaptırımlar uygulamaya hazırlanıyor ki uygulanması halinde Rusya'nın senelerdir uyguladığı bütün önlemler anlamsız olacak.

   Brezilya, Hindistan, Meksika  vs. neden ekonomik olarak çok sınırlı bağ içinde olduğu Arjantin-Türkiye- G. Afrika üçlüsünden etkileniyor?

1. Gelişmekte olan ülkelerde istisnasız her ülke az ya da çok küresel bolluk döneminde ciddi hatalar yaptılar. (küresel Bolluk Dönemi/ Varlık Alım Programları ) o yüzden şu an tamamen farklı sebeplerden dolayı olumsuz fiyatlanıyor olsalar da yatırımcıların zihninde gelişmekte olan ülkeler hakkındaki algı ciddi şekilde bozuldu. 

(şu iki paylaşımda durumu uzunca anlattım.

2. Herhangi bir gelişmekte olan ülkeden çıkmak isteyen yatırımcı bunu fon yöneticisine bildirince fon yöneticisi bu parayı eğer yatırımcının yatırım yaptığı ülkeden çıkaramazsa( sığ piyasa, uygun olmayan fiyat vb. sebepler) bunu alternatif piyasalardan sağlar, ilk ihtimal benzer yapıdaki ekonomilerdir.

  Hindistan, Brezilya, Meksika, Endonezya nispeten büyük ekonomiler; Asıl büyük risk ise Çin ! Çin, Hiçbir etki olmadan bile küresel büyük bir kriz yaşatacak bir potansiyel barındırıyor.(Bu konuda bir makale yazmayı planlıyorum.) Çin'in borcu şu an dünyada büyük bir kriz çıkarabilecek en ciddi risklerden ve diğer risklerin hepsi de bir şekilde Çin'e temas ediyor. Bütün gelişmekte olan ülkeler ciddi sıkıntılar yaşarken bu durumundan Çin'in nasip almaması çok iyimser bir bakış açısı olur.

  Şu an gelişmekte olan ülkeler için oluşan olumsuz koşulların en önemli sebebi Fed politikaları, Fed üyeleri, gelişmekte olan ülkelerden yayılabilecek problemlerin Abd'i etkileme ihtimali üzerine yorumlar yapmaya başladı. (link

  Şu an gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisi üzerinde ciddi bir risk oluşturduğu  görüşünün savunucusu çok çok az, yine dünyanın birçok ülkesinin uğraştığı kendi problemleri var.; Mesela Abd'de enflasyon ciddi rakamlara ulaştı, Avrupa halen varlık alım programını sonlandıramadı vs.

  Gelişmiş dünyada, gelişmekte olan ülkelerin problemine bakış şu an çok sığ... Onların fırlattıkları bumerangın geçtiği her yeri yakıp (varlık alım programları ) sorunsuz şekilde onlara döneceği senaryosu fazlasıyla iyimser; aynen bu senenin gelişmekte olan ülkelerin altın senesi olacağı, son krizin üstünden on sene geçmesine rağmen parasal genişlemenin devam ediyor oluşunun sorun çıkarmayacağı, dünyada son on yılda toplam borcun %50 civarında artması ve bu rakamın dünya ekonomisinin neredeyse üç katı olmasına rağmen borçluluğun sorunsuz sürdürüleceği senaryoları gibi..

  Gelişmekte olan ülkelerdeki problem şu an küçük ve çözülmesi bütün insanlığın faydasınadır, sorunun büyümesi ve küresel bir krize sebep olması durumunda bu konuda yapılabilecek şeyler son derece kısıtlı. Küresel bir krize müdahale etmek neden çok zor olduğunu başka bir paylaşımda açıklamaya çalışıp buraya link bırakacağım.

Ekleme: 2019 Küresel Krizi 
       
                     2019 Ekonomik kriz senesi mi?