17 Eylül 2018 Pazartesi

EKİM AYINDA TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN ÖNEMLİ GELİŞMELER

 Eylül ayının sonlarına yaklaşıyoruz, önümüzdeki ay Türkiye için son derece önemli bir ay çünkü önümüzde birçok önemli gelişme var. Geçtiğimiz mayıs ayı Türkiye'de olumsuz algının çok ciddi şekilde kuvvetlendiği ay idi, önümüzdeki ay da hem içeride hem de dışarıda gerçekleşecek gelişmelerle mayıs ayına son derece benziyor.

  
  Geçen mayıs ayı Türk varlıklarının olumsuz fiyatlanmasının birçok sebebi vardı; Erdoğan'ın Londra mülakatı, seçimin öne çekilmesi vs. ama ay başındaki kötü fiyatlamanın sebebi iki tane idi.

 Yurt dışı kaynaklı ana sebep Arjantin'de krizin başlamasıydı. Gelişmekte olan ülkeler hakkında 2018 beklentileri çok iyi iken Arjantin'de krizin başlaması bütün gelişmekte olan ülkeler hakkındaki algıyı bozdu, biz ise çok olumsuz şekilde ayrıştık.

   Gelişmekte olan ülkelerde algının nasıl çok hızlı şekilde bozulduğuna dair  daha önce yazdığım şu paylaşımı okumanızı tavsiye ederim.


 Mayıs ayının başında Türk Lirasının beklenmedik şekilde değer kaybetmesinin diğer önemli sebebi ise yurt içi kaynaklıydı,  mayıs ayında diğer aylara oranla yüksek olan dış borç ödemesi Türk lirasında olumsuz fiyatlamanın diğer sebebiydi. Bu iki sebebin etkisiyle mayıs ayına kötü giren Türk Lirası diğer faktörlerin de etkisiyle bu senenin en kötü aylarından birini yaşamıştı, daha sonra da bu olumsuz etki hiç atlatılamadı.

  Önümüzdeki aya gelince gelecek ay da mayıs ayı gibi 11 milyar dolar civarında dış borç ödememiz var, üstelik bu borç mayısa oranla çok daha yüksek bir kur ile ödenecek.

  Gelecek ay Avrupa Merkez Bankası aylık  varlık alımını 30 milyar avrodan 15 milyar avroya düşürecek iken Fed ise aylık bilanço küçültme hızını 40 milyar Dolardan 50 milyar dolara çıkaracak yani bu iki bankanın ürettiği küresel likidite aylık +30 milyar dolar azalacak

  2018'de yaşadığımız olumsuzlukların ana sebebi geçtiğimiz yıllarda yıllık likidite artışı 1 trilyon dolar civarında iken geçen sene sadece 500 milyar dolar likidite artışı olması ! Likidite artış hızının  yavaşlamasının krizlere sebep olduğu dünyada likidite azalmasının neye sebep olacağını hep beraber göreceğiz.

 Varlık alım programlarının sonlandırılmasının ne kadar zor bir işlem olacağını şu paylaşımda çok uzunca anlatmıştım.


 Konuyu o paylaşıma havale ediyorum ama  özetle şunu ifade edebilirim;  önümüzdeki yılları etkileyecek en önemli faktör varlık alım programlarının sonlandırılmasıdır.

 Bu iki ana faktörü mayıs ayı ile kıyaslayınca ekim ayında en az mayıs kadar zor gelişmelerin etkisine maruz kalacağız.

  Bunun dışında ekim ayını zorlaştıracak başka faktörler de var. Ekim ayında açıklanacak olan Eylül Enflasyonu ile ilgili beklentiler kötü, bunun dışında ekim ayının başında  Fed faiz artışının(26 Eylül), sonunda ise Abd'nin iran yaptırımlarının  olumsuz etkisini göreceğiz.( Abd'nin İran yaptırımları ) Hiçbir olumsuzluk olmasa bile  her sene Eylül-Aralık dönemi Türkiye için zor geçer.

  Bütün bu faktörler bize  ekim ayının zor geçebileceğini gösteriyor. Ekonomi yönetimi bu zorluklara karşı önlem alıyor mu?

- Geçen hafta 625 puan faiz artırımı yapıldı, şu an %6 kadar reel faiz vaat ederek gelecek ay için beklenen  muhtemel kötü enflasyon için önden önleme yapıldı.

- Perşembe günü OVP açıklanacak ve OVP'de dış borçlar ile ilgili önemli adımlar atılacağı bilgisi var.(Net değil) Bu bilgide dış borç sebebiyle riskleri  bir miktar minimize eder.  

- Özel sektörün mayıstan ders almış olup döviz borcu için önceden önlem aldığını düşünüyorum/umuyorum.

  Sonuç olarak zor bir ay bizi bekliyor.

 Varlık alım programları geçtiğimiz on yılı etkileyen ve önümüzdeki yılları etkileyecek en önemli ekonomik olaydır o yüzden bu paylaşımdan sonra varlık alım programlarını anlattığım şu paylaşımı da okumanız tavsiye ederim.


Ekleme: Varlık Alım Programları