21 Eylül 2018 Cuma

TÜRK EKONOMİSİ EN KÖTÜYÜ GÖRDÜ MÜ

Son günlerde Türk Lirası ve Borsa İstanbul'da iyimser fiyatlamalar söz konusu, Türk Lirası en azından normal para birimleri kadar oynak bir görünüme döndü, yakın zamanda günlük ortalama oynaklık %3 civarlarına yükselmişti, yine Türk Lirası bir miktar değerlendi; Borsa İstanbul 97 bin seviyesini kırdı ve 100 bin tekrardan söz konusu oldu.


Bu durumun gerçekleşmesini eylül ayı faiz artırımı ve yeni ekonomi planına bağlayanlar var, etkisi inkar edilemezse de bu durumu bu iki gerekçeye bağlamak hatalı olur çünkü sadece Türkiye'de değil bütün gelişmekte olan ülkelerde benzer bir durum var. Cevabını bulmamız gereken soru şu Türkiye ve daha geniş perspektifte gelişmekte olan ülkeler en kötüyü gördü mü? Yoksa bu ölü kedi sıçraması mı?


-Konu Dışı-

Bu blogtaki yazılar ve yazara ait yorumlar yazarın görüşlerini yansıtmakta, kişi ya da kurumların yatırım kararlarını etkilemeyi ya da yönlendirmeyi amaçlamamaktadır. Blog, yatırım danışmanlığı niteliği ve amacı taşımamaktadır. Bu blogtaki yazı ve yorumları dikkate alarak yatırım kararı verenler tamamen kendi kararlarıyla risk almış sayılırlar.

-Konu Dışı-

Finansal bir terim olan ölü kedi sıçramasının anlamı; hiçbir değeri kalmamış bir finansal varlığın bile belli bir seviyeden sonra düzeltme yapacağıdır, Abd piyasalarından deyim olarak ortaya çıkıp dünyaya yayılmıştır, kastedilen fikir şudur ölü kediyi bile apartmandan aşağıya bırakırsanız sıçrar, ölü kedinin sıçraması gibi çok daha fazla değer kaybedecek varlıklar da belli seviyelerde düzeltme yaparlar. ''Ölü kedi sıçraması'' ne yazık ki sadece düzeltme olarak yaşanan bir durum değil, çoğu zaman büyük sermayenin küçük oyunculara tuzağı olarak karşımıza çıkan bir durumdur.


Son günlerde uluslararası ünlü şirketlerin art arda Türkiye hakkındaki olumlu tavsiyelerini duyuyoruz, sadece son iki günde karşılaştığımız haberler şunlar; Goldman Sachs, dolar cinsi Türk tahvillerini çok ucuz olduğu gerekçesiyle alıma geçti; Fitch dolar/tl'nin 6.2 seviyesinden istikrar kazanması beklediğini açıkladı ki bu rakam S&P'nin sene sonu beklentisine (dolar/tl 6.9) %10 daha düşük bir rakam. Türk aşığı, para kazanma düşmanı ünlü yatırımcı Mark Mobius (Bloomberg'te çıkan yaşlı, saçı olmayan amca) dün yine ''Türk varlıkları çok ucuz, alın.'' dedi ve tahminim yine kendisi almadı çünkü her birkaç ayda bir aynı şeyi yapıyor, örnekler artırılabilir.


Bu gelişme sadece Türkiye'de olsa dengelenme olarak yorumlanabilir ama gelişmekte olan ülke tahvillerine Haziran 2017'den beri en yüksek para girişi bu ay gerçekleşti, Türkiye ve Arjantin eurobondları şu an ralli yaşıyor,borsalara bakınca son iki haftada MSCİ Gelişmekte olan ülkeler endeksi yükselmiş. Ülke ülke bakarsak rakamlar genelde şöyle;


Bist 100                  %   4
Merval(arjantin)     % 16
Bovespa(Brezilya) %   3
Idx(Endonezya)     %   2
Shangai(Çin)          %   3


Görüldüğü gibi bütün gelişmekte olan ülke borsaları yükseliyor, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin çok büyük çoğunluğu bu hafta dolara karşı değer kazanmış; MSCİ Gelişmekte olan ülke para birimleri endeksi son iki haftada %0.5 dolara karşı değerlenmiş.



Gelişmekte olan ülkele varlıkları 2008 Krizi'nden beri en uzun süreli değer kaybı sürecini yaşıyorlar, bu süreç devlet tahvillerinde 250, borsalarda 222, para birimlerinde 155 gündür devam ediyor ve bu rekorların sona ermesine az kalmış olabilir.


Olumlu senaryoya göre bu durum bize gelişmekte olan ülkelerde sorunların artık sona erdiğini, varlıkların dip yaptığını söylüyor olabilir çünkü ekonomide çok temel bir fiyatlama vardır: ''Beklenti alınır, gerçekler satılır. '' Bu fiyatlamanın mantığı şudur; A varlığı hakkında olumsuz bir durum var, piyasa olumsuz durum gerçekleşene kadar A varlığını satar ve olumsuz durum gerçekleşince de burası dip diye A varlığını satın almaya başlar. Gelişmekte olan ülkelere bu mantığı uyarlayınca; Gelişmekte olan ülke varlıkları, sıkıntıların başlayacağı Ekim ayına yaklaşıncaya kadar satıldı ve sıkıntıların başlayacağı döneme yakın satın alınmaya başladı.


Daha önce gelişmekte olan ülkelerde sorunların nedenlerini, gelişimini ve muhtemel sonuçlarını şu iki paylaşımda uzunca yazmıştım, bu paylaşımı anlamak için alttaki iki paylaşımı da okumanızı tavsiye ederim.


1. 2019 Gelişmekte olan ülkeler için kriz senesi mi olacak?


2. 2019 Gelişmekte olan ülkeler krizi



Çok kısa özetle gelişmekte olan ülkelerdeki şartlar önümüzdeki ay (daha doğrusu önümüzdeki fed toplantısı ) ile birlikte zorlaşmaya başlayacak, bir senedir gelişmekte olan ülkelerde bunun fiyatlamasını yaşıyoruz fakat şimdiye kadar küresel şartları ciddi şekilde değiştirmiş çok fazla faktör yaşanmadı. Bu faktörleri özetlemek zor, paylaşım altta okumadıysanız okumanız gerekir.


Ekim ayı itibariyle Türkiye'yi etkilecek önemli gelişmeler


Varlık alım programlarının sonlandırılması


Bağlantıları okuduysanız resim çok net, Türkiye ve bütün gelişmekte olan ülkeler zor bir döneme giriyor, girecekleri bu zor dönem sebebiyle son bir yıldır çok kötü fiyatlanıyorlardı, bu kötü fiyatlama bahsettiğim zor geçmesi beklenen dönemden hemen önce birden bire olumluya döndü, bu durumu ''beklenti alınır, gerçekleşme satılır.'' ya da ''ölü kedi sıçraması'' olarak yorumlamak siz okurlara kalmış.


Paylaşımı değerlendirirseniz mutlu olurum.


Ekleme: Abd ve dünyadaki borsalarındaki son fiyatlamalar ile şu paylaşımı da beraber okumanızı tavsiye ederim.


Dünya borsaları büyük bir çöküş yaşar mı?