3 Kasım 2018 Cumartesi

ABD'NİN iRAN YAPTIRIMLARI ÜÇÜNCÜ PETROL KRİZİNİ TETİKLER Mİ?

(Tamamen güncellendi.)

Abd'nin İran yaptırımları geçen ay başlamıştı- Şu linkten Abd'nin İran yaptırımlarının ilk aşamasında neler var bilgi bulabilirsiniz: (Link)-yaptırımların ikinci aşaması ise yarın başlayacak. Abd'nin ilk tur yaptırımları İran'ı bankacılık sisteminden dışlamayı, havacılık, otomobil vb. sektörleri çalışmaz hale getirmeyi amaçlıyordu, bu yaptırımların tam olarak gerçekleşmesi için ise Abd, Kasım ayına kadar süre vermişti ve ikinci yaptırım paketi ile beraber ilk tur yaptırımlar da tam olarak gerçekleşmeye başlayacak. Abd'nin İkinci Tur yaptırımlari ise İran'ın can damarı olan Petrol ve doğal gaz ticaretini hedef alıyor.



 Abd dost ülkelerden İran yaptırımlarına katılmasını istedi hatta çok üst düzey ağızlardan İran yaptırımlarına katılmayan ülkelerin dost görülmeyeceği belirtildi yine Abd tarafından yaptırıma katılmayacak ülke ve şirketlere karşı birçok tehdit de açıkça ifade edilmiş durumda; Abd'nin İran'a yaptırımları şimdiden çok ciddi seviyede amacına ulaşmış diyebiliriz, İran normalde günlük 2-2.5 milyon varil petrol üretirken yaptırımlar sebebiyle alıcı ülkelerin stok artırmasıyla günlük 3 milyon varil petrol üretim seviyelerine bile bu sene çıktı ama şu an yaptırımlar başlamadan rakam 1.5 milyon seviyesine düştü ve rakam yaptırımlardan sonra bir miktar daha düşebilir; Abd'nin pazartesi açıklayacağı istisnalara göre bu rakamın 300-700 bin seviyesine düşmesi bile söz konusu durumdadır. 

 İran'ın daha önce maruz kaldığı Birleşmiş milletler yaptırımları İran'ın nakit paraya ve nükleer silahlar için gerekli malzemelere ulaşmasını engellemeye yönelik iken Abd'nin yeni yaptırımları daha önceki yaptırımlara göre çok daha ağır ve İran'ı Abd isteklerini kabul etmeye zorlamayı amaçlayacak türden yaptırımlar diyebiliriz.

Abd, İran yaptırımlarında başarılı olabilecek mi?

 
Abd, ne kadar büyük baskı kurmayı amaçlayacak şu an net olarak belli olmasa da yaptırımlar şimdiye kadar yüksek seviyede amacına ulaştı ve nihai hedefine de yüksek seviyede ulaşabileceğini tahmin ediyorum, Çünkü;

1. Avrupa Birliği, İran'ı sözlü olarak desteklese de Abd ile İran için ciddi sorun yaşamaya yanaşmayacaktır üstelik Avrupa, Abd'nin karşısında olsa da İran ile de ciddi sorunlar yaşaması sebebiyle desteğini çok kuvvetli şekilde sunmuyor. 

 İran ile Avrupa ekonomik ilişkileri ise daha çok şirketler üzerinden yürüyor; Avrupa Birliği, Avrupalı şirketlerin İran pazarında yaşayabileceği her türlü zararın kefili olmasına rağmen Avrupalı büyük şirketler 300 milyarlık İran pazarı için 20 trilyonluk(Sermaye olarak karşılaştırınca daha büyük fark var) Abd pazarında sorun yaşamayı göze almıyorlar.

2. İran'ın büyük pazarları olan Asya ülkelerinin çoğu Abd ile çok güçlü ilişkiler içinde o yüzden İran'ın pazarlarından da alabildiği destek sınırlı.

3. İran'ı destekleyebilecek ülkelere bakınca;

a- Rusya: Sözlü olarak İran'ı destekliyor ve destekleyecektir ama diğer taraftan yaptırımlardan en fazla fayda görebilecek ülkelerden biri olduğu için durumdan rahatsız değil,(ekonomik rakip) Rusya'nın devlet etkisinde olan şirketi Lukoil de yaptırımlara katıldı, Rusya'nın İran'a verebileceği somut bir destek de mevcut değil ne Rusya ne de etki edebildiği devletlerin çoğunluğu enerji ithalatçısı değiller.

b- Çin: İran'a destek vermesi beklenebilecek en önemli ülke ama onlar da Abd ile sorun yaşamak istemeyeceklerdir ki Abd, İran konusunda Çin'e bir miktar istisna sağlayacak, Abd açıkça ''Ticaret Savaşları'' ile İran yaptırımlarının bir birleriyle çok bağlı konular olduğunu belirtmişti, zor durumda olan Çin ekonomisi (Link) İran için Abd ile ne kadar çatışır bilinmez ama ben pek ihtimal vermiyorum, diğer yandan Abd'nin dün Çin ile ticaret savaşları konusunda yumuşama sinyali vermesini de İran yaptırımlarından bağımsız düşünmemek gerekir.

c- Türkiye: Yakın zamanda İran yaptırımlarına katılmayacağımızı belirtmiştik ama İran'dan petrol alan şirketimiz Tüpraş zaten İran'dan aldığı petrolü azalttı, Abd ile sorunlarımız azaldı, Doğal gaz konusunda büyük ihtimal istisnadan faydalanacak ülkeler arasında olacağız çünkü doğudaki birçok şehrin doğal gazı doğrudan İran'a bağlı ve alternatifi yok, Bugün Abd'nin Türk bakanları üzerinden gerçekleştirdiği hamlenin de İran yaptırımlarından bağımsız olmadığını tahmin ediyorum.

İran yaptırımlara karşı ne yapabilir?


 İran'ın yaptırımlara karşı yapabileceği çok fazla bir şey yok ama İran'ın yaptırımlara karşı çok ciddi bir tehdidi var; ''Biz petrol satamazsak kimse satamaz.'' yani İran dünyayı Hürmüz Boğazı'nı kapatmak ile tehdit etti, İran daha önceki birleşmiş milletler yaptırımlarında da benzer tehditte bulunmuştu ama bahsettiğim gibi Abd'nin yaptırımları, Birleşmiş Milletlerin yaptırımlarına göre çok  daha ağır.

Hürmüz Boğazının Önemi nedir?


Dünya petrolünün %20'si(Orta doğu petrollerinin %40'ı), dünya Sıvılaştırılmış Gaz'ının(LNG) %70'i Hürmüz Boğazı'ndan geçer; İran,  Hürmüz Boğazı'nı kendi karasuyu kabul etmektedir ama dünyanın önemli bir kısmı da bunu tanımaz.(Uluslar arası hukuk açısından her iki görüşün de temelleri var.)

İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatabilir mi?


rmüz Boğazı'nın kapatılmasından daha önemli olan İran, Basra Körfezi'ni taciz edebilir mi? Bu sorunun cevabı kesinlikle evet bu yüzden de Basra Körfezi'nin tehdit edilmesiyle Hürmüz Boğazı'nın kapatılması arasında bir fark yok. İran, Basra Körfezi'ni tehdit etmesiyle bu yolu kullanan gemilerin sigorta vb. masraflarını aşırı derecede artırarak amacına ulaşacaktır yani Hürmüz Boğazı tehdit edilirse kapatılabilmesi ya da kapatılamaması petrol fiyatlarının rekor kırması için fark oluşturmayacaktır.

Bununla beraber İran, Hürmüz Tehdidi sonrası etki edebildiği gruplarla yakın zamanda bir süre Kızıldeniz'den geçen petrol gemilerini de taciz etti yani İran, sadece Hürmüz Boğazını değil, Kızıldeniz'i de taciz edebileceğini gösterdi.

 İran'ın ciddi şekilde Hürmüz Boğazını tehdit etmesi durumunda ciddi şekilde savaş ya da Üçüncü Petrol Krizi senaryoları söz konusu olabilir; şu an bu senaryolar zayıf olsa da ihtimaller dahilindedir.

İran yaptırımları Türkiye'yi nasıl etkiler?


 İran yaptırımları, Türkiye-Abd gerginliğinin azalması sonrası yakın zamana göre nispeten daha zayıf bir faktör olsa da Türkiye açısından olumsuz bir durumdur.

  Kaşıkçı Cinayeti sonrası -cinayetin netliği ile sonucu arasındaki ilişki insanın aklına birçok komplo teorisi getiriyor- Suudi Arabistan'ın İran yaptırımları sebebiyle azalacak arzın tamamını karşılama sözü sebebiyle enflasyon konusunda olumsuz senaryolar zayıfladı ki yakın zamanda konuşulmaya başlanan petrol varilinin 100 dolar seviyesine çıkması senaryosu Türkiye'de ekonomik sorunlar için son aylarda alınan bütün önlemleri sağladığı faydayı neredeyse tamamen etkisiz hale getirebilecek kadar ciddi bir faturaydı  (Link) ama halen azalan petrol arz kapasitesi sebebiyle petrol fiyatları üzerinden bizim için olumsuz bir durum mevcut. İran, Türkiye'nin büyük bir ihraç pazarı, bu pazarın çok ciddi zarar görmesi kaçınılmaz. 

 Özetle İran yaptırımları yakın zamana oranla bizim için daha zayıf bir risk olmak ile beraber halen hem Türkiye hem de dünya ekonomisi için ciddi bir sorun ve çok daha büyük sorunlara da yol açabilecek bir risktir.

 İran yaptırımlarını Kasım ayındaki diğer riskler ile beraber değerlendirmekte fayda var.


Bana twitter'dan ulaşabilirsiniz. Yusuf Yüksel