13 Aralık 2018 Perşembe

Amazon'un Başarı Hikayesi ve Büyük Veri

 Geçtiğimiz Eylül ayında Amazon'un piyasa değeri 1 trilyon dolara çıktı, son zamanlarda dünyanın birçok yerinde hisse senetlerinin çok ilginç fiyatlandığına şahit oluyoruz fakat Amazon'un büyük  değer artışını bu sebebe bağlamak çok zor. Amazon'un neden başarılı olduğunu karşılaştırma ile açıklamaya çalışayım; Yıllık cirosu 500 milyar dolar, brüt karı 125 milyar dolar civarında olan Wallmart'ın piyasa değeri 300 milyar doların altında iken yıllık cirosu 175 milyar dolar olan ve brüt karı 65 milyar dolar civarında olan Amazon'un piyasa değeri şu an 800 milyar dolar.

 Amazon'un piyasa değerinin 1 trilyon dolarlara ulaşmasının ötesinde 2012'de şirketin F/K oranı(kaç senelik kar ile şirket satın alınabilir) 3.700 yıllara ulaşmıştı, senelerce şirketin F/K oranı yüzlerce senede kalır iken şu an bu oran 92 ! Peki Amazon'un başarısının sırrı ne?

MERKEZ BANKASININ NET DÖVİZ REZERVİ ARALIK 2018

 Merkez bankasının net döviz rezervleri hakkında internet ortamında net bir veri bulmak zor çünkü her haber kaynağı farklı bir bakış açısıyla haberi sunduğu için Merkez Bankasının net döviz rezervi hakkında bilgi bulmak zorlaşıyor. 6 Aralık'ta açıklanan veriye göre Merkez Bankası net döviz rezervi 28.9 milyar dolardı;Bugün açıklanan veriye göre ise Merkez Bankası net rezervi 29.3 milyar dolara yükselmiş.  

12 Aralık 2018 Çarşamba

Çin Ekonomisinin Geleceği

Çin ekonomisi dünyanın en büyük ikinci ekonomisidir, bunun ana sebebi Çin'in devasa nüfusudur, Çin'in eski lideri Mao'nun politikaları sebebiyle Çin ekonomisi 1980'lerden önce dünya ekonomisinin önemli bir parçası değildi, Mao'dan sonra Çin ekonomisinin dünya ile entegrasyonu çalışmaları başladı ve 2001 yılında Çin'in Dünya Ticaret Örgütüne katılması sonrası Çin dünya ekonomisinin önemli bir parçası oldu ve aradan geçen 15-20 yılda Çin dünyanın üretim üssü haline geldi, bu muhteşem ekonomik başarı öyküsü sebebiyle Çin ekonomisinin geleceğinin çok daha parlak olduğu hatta  Çin'in gelecekte  çok daha büyük bir ekonomik süper güç olacağı beklentisinin günümüzde çok yaygın şekilde kabul gördüğüne şahit oluyoruz fakat gerçekte ise Çin'in gelecekte bugünkünden çok daha büyük bir ekonomik güç olması bir yana mevcut seviyesini bile koruyabilmesi için çözmesi gereken çok ciddi problemleri var.

  Şu paylaşımda-Link- Çin'in devasa borcunun eninde sonunda hem Çin hem de dünya için çok büyük bir sorun oluşturacağını açıklamaya çalışmıştım; yine linkin içinde Çin'in bu devasa borcu sebebiyle Ticaret savaşlarında fazla müsamahakar olamayacağını ama Abd'nin de mevcut statükoyu devam ettirmesinin imkansız olduğunu ve Çin ile olan anormal ticaret ilişkisini çok uzak olmayan bir gelecekte düzeltmek zorunda olduğunu açıklamaya çalışmıştım, ticaret savaşları %100 Çin lehine sona erse bile Çin'in devasa borcunun halen çok büyük bir sorun olduğu ve Çin'in yine çok uzak olmayan bir gelecekte çok çok daha büyük bir risk ile karşı karşıya olduğunu anlatmaya çalışmıştım.(Endüstri 4.0)

 Çin ve dünya için ciddi risk unsurları barındıran ve iç içe geçmiş bu büyük sorunlar yumağının dışında Çin ekonomisinin ilerideki bir numaralı sorunu ise bunlardan hiçbiri değildir; Çin ekonomisin orta vadede(15-20 yıl) karşılaşacağı en büyük sorun demografi sorunudur.

11 Aralık 2018 Salı

2008 Krizi ve Türev ürünler

 Dün şu paylaşımda-link-  VDMK'ların ne olduğu ve ekonomi için bir risk oluşturup oluşturmadığını açıklamaya çalışmıştım; VDMK'lar sık sık 2008 Krizi ve 2008 Krizi'nin ana sebeplerinden biri olan MBS ve CDO'lar ile birlikte anılıyor, daha önce Finansal Krizi şu paylaşımda-Link- nedenleri ile anlatmaya çalışmıştım; bu paylaşım sadece MBS'ler ve CDO'ların nasıl devasa bir soruna dönüştükleri ile alakalı.

Not: MBS ile VDMK aynı üründür.(Belki ufak farklılıklar vardır ama ürün tanımı aynı) CDO ise MBS'lerin daha riskli bir türevidir. (yazının başındaki linkte VDMK nedir sorusunun cevabını bulabilirsiniz.)

 Dot-Com balonu ve 11 Eylül saldırıları sebebiyle Abd ekonomisi zorlu bir döneme girmişti, dönemin Fed Başkanı A. Greenspan ekonomideki sorunları çözmek için o güne kadar görülmemiş seviyede aşırı güvercin politikalar izledi, Abd ekonomisinde düzelme sağlandıktan sonra da Fed güvercin politikalar izlemekten vazgeçmedi. A. Greenspan'in piyasa dostu politikaları görevi süresince bayağı takdir edildiyse de ilerideki senelerde 2008 Finansal Krizi'nin sorunluları arasında gösterildi.

 Fed'in aşırı güvercin politikaları doğal olarak;

- Varlıkların değerini yükseltti.(Talep desteklendi.)
- Finansman imkanları Abd'liler için bile aşırı iyileşti.(Finansman imkanlarında iyileşmenin en pozitif etkileyeceği sektör, inşaat sektörüdür.)
- Tahviller ve doların cazibesi düştü.(Alternatiflerin cazibesi düştü.)

 Özetle bütün şartlar gayrimenkul fiyatlarını destekler iken alternatif ürünlerin cazibesi düştü; Abd tahvilleri %1 civarında getiri vaat ederken aynı risk seviyesinde(!) değerlendirilen MBS'ler %7 civarında getiri sağlıyordu, doğal olarak da MBS'lere akıl almaz şekilde talep gelmeye başladı.

2019'da Ekonomi Nasıl Olacak(güncellendi)

Giriş Notu: Daha önce sanayi üretim verisi hakkında yazdığım makalenin çok ufak değişikliklere uğramış halidir.

Daha önce bu paylaşımda ''2019'da ekonomi nasıl olacak'' sorusuna cevap vermeye çalışmıştım, bir süredir önümüzdeki senelerde dünya ekonomisi hakkındaki beklentilerde ciddi değişiklikler oluyor; şu linkte-Link- ve linkin içinde verdiğim linklerde Abd'de resesyon ihtimalini yazmıştım, Abd'de henüz net bir resesyon ihtimalinden söz etmek zor yine bir resesyonda Fed'in atabileceği muhtemel adımlar hakkında önümüzde birçok senaryo var; bu güncelleme Fed yakın gelecekte yeni bir varlık alım çılgınlığı başlatırsa önümüzdeki yıllarda ve 2019'da ekonomi nasıl olur? Sorusuyla alakalı.


Abd'de Resesyon Türkiye'nin çıkarına Olabilir 


 Daha önce birkaç paylaşımda değinmiştim, Fed geçmişteki resesyonlarda ekonomiyi tekrardan hareketlendirmek için %5-8 arasında faiz indirimlerine gitmişti; yine geçmişteki her resesyonda Fed faiz oranlarını bir önceki resesyondan daha aşağıya çekmek zorunda kalmıştı; finansal krizde Fed faiz oranını sıfıra çekmiş olsa da varlık alım programları Fed'in faiz oranlarını -%3'e indirmesine denk para politikasında gevşeme sağladı.(Fed gölge faiz oranları)


2019'da ekonomi nasıl olacak
Gölge Faiz oranları

 Abd'de faiz oranları şu an %2.25 yani Fed'in uygulayabileceği en şahin Fed politikası ile bile Fed'in önümüzdeki resesyonda(Tarih Net değil) piyasayı harekete geçirebilecek gevşeme kapasitesi yok.

Avrupa ve Japonya merkez bankalarının faiz oranları negatif ve iki merkez bankası da 2008 Krizi'nden beri 4'er trilyon dolar değerinde bilançoları büyüttüler.(para bastılar) İngiltere Merkez Bankası'nın faiz oranı %0.75 ve BOE de 2008'den beri bilançosunu 650 milyar dolar değerinde artırdı; konuyu gereksiz ayrıntıya boğmamak için kısaca Avrupa-Japonya ve İngiltere ekonomilerinin Abd ekonomisine göre daha ciddi sorunları var diyebiliriz.

 Saygın kurumlar ve fiyatlamalar 2019 yılı için küresel kriz ihtimalini şu an zayıf görüyor ama 2020-2021 gibi  muhtemel bir krizde Fed'in faiz oranları piyasayı hareketlendirmek için yetersiz iken diğer merkez bankalarının faizleri zaten yok denecek kadar az olacak, Merkez bankaları çok uzun zamandan beri olduğu gibi  sorunları sadece erteleme yoluna gidebilirler; bunun da anlamı piyasaya tekrardan trilyonlarca dolar değerinde para basmak olur, 2008 Krizi'nde büyük merkez bankaları piyasaya 12-13 trilyon dolar değerinde para basmıştı ve bu meblağın sadece 300 milyar dolarlık kısmı Fed tarafından geri çekilmiş durumda, bir sonraki krizde bundan çok daha fazla para basılması söz konusu olabilir.

( Bu benim olumlu senaryom, yarın neden böyle kararlar alınmaz ve alınmaması gerektiği ile ilgili diğer senaryoyu yazacağım.)

 Böyle bir durum gerçekleşirse ne olur; 

Öncelikle Türkiye'nin planı ne?

-2019 zor bir yıl olacak.(Makro ekonomik göstergelerimiz düzelecek.)
-2020'de sorunlarımızı çözmüş olacağız.(Çok iyi bir sene olması beklenmiyor.)
-2021'de sorunlarımızı çözmüş olacağız.

 Bunun dışında önümüzdeki yıllarda illa ki dünyada bir kriz yaşanacak ve tabii ki bu durum bizi olumsuz etkileyecek yani bu senaryoya onu da eklemek gerekir.(Daha önce Türkiye'nin planları ile küresel krizin zamanlamasının Türkiye için çok ciddi sorunlara sebep olabileceği ile ilgili şu yazıyı yazmıştım. -Link- )

 2020'de Abd'nin resesyona girmesi senaryosunda önümüzdeki yılların bizim açımızdan çok daha zor bir sene olacağını tahmin etmek zor değil ama bunun bir kısmını biz zaten planladık, bir kısmı da(küresel kriz) eninde sonunda yaşanacak bir sıkıntı... Sıkıntılı dönemin ardından yeni bir varlık alım programına gidilmesi durumunda artan likidite sayesinde Türk Lirası ekonomi yönetiminin planladığı bir seviyede rahatlıkla dengelenebilir yine küresel çapta artan aşırı likidite en ufak bir nemaya saldıracağı için faiz oranları sorunumuz da çok rahat bir şekilde çözülecektir. Bundan önemlisi zorlu bir dönemden sonra 10 sene kadar küresel şartların iyi geçmesi beklenebilir ki bunun da anlamı kısa-orta vadeli bütün yapısal reformların hayata geçirilebilmesi için gerekli olan finansmanın ve zamanın kazanılmasıdır.

  Dünya ekonomisinin son kırk senesinin özeti çok daha büyük bedeller ödemek pahasına sorunları ertelemektir o yüzden(mantığım imkansız dese de) büyük merkez bankalarının orta vadede finansal şartları bir defa daha çılgınca cazip hale getirmesi ciddi bir ihtimal ve biz bundan büyük fayda görebiliriz, bahsettiğim senaryo orta vadede Türkiye için olabilecek en iyi senaryo demek hatalı olmaz ve bu senaryo Türkiye'ye bütün sorunlarını çözme fırsatı sunar, bu senaryonun yaşanması kadar büyük bir krizde Türkiye ve dünya için çok ciddi olumsuzlukların yaşanması da ciddi ihtimal, Yarın felaket senaryosunu ve büyük merkez bankalarının neden bir kere daha varlık alım programlarına başvurmak istemeyeceğini anlatmaya çalışacağım.


(Güncelleme sona erdi.)

Twitter adresim Yusuf Yüksel 


Facebook Adresim Yusuf Yüksel


Yeni bir Varlık Alım Furyasının çok ağır sonuçları Olabilir 


Dün bu paylaşımda şu an Abd'de yaşanan olumsuz fiyatlamanın Abd'de resesyon> küresel resesyon ya da kriz olup olamadığını ve bir sonraki büyük krizde merkez bankaların atacağı muhtemel adımların bize etkisini yazmaya başlamıştım.

 Türkiye'de ve dünya son on yılda yaşanan ekonomik rahatlığın en temel sebeplerinden biri 2008 Krizi sonrası büyük merkez bankalarının uyguladığı varlık alım programlarıdır; çok uzak olmayan bir gelecekte dünyada yine bir krize ya da resesyona gireceğini gösteren veriler artıyor ve bu soruna çözüm yeni bir varlık alım programı çılgınlığı olabilir.(Bunun nedenleri ve bize sağlayacağı faydaları bu paylaşımda paylaşmıştım.) Bu paylaşım ise yeni bir varlık alım çılgınlığının riskleri ve dünyayı sürükleyebileceği sorunlar hakkında.


1. Yeni Bir Varlık Alım Programının sonuç vermeyebilir


 Ekonomiyi anlamak isteyen insanlar ilk sorduğu sorulardan biri şudur; Neden para basıp borçlarımızı ödemiyoruz? Cevabı da şudur çünkü en basit şekilde piyasada 1 ürün ve 1 lira varsa 1 ürün 1 liradır, piyasaya 1 lira daha para sürülürse 2 ürün alınamaz, piyasadaki ürünler 2 lira olur; buna rağmen neden para arzı artırılır şurada açıklamaya çalışmıştım.-Link

 Normalde para basmanın sonucu enflasyon olması beklenir ama devamlı olarak düşük faiz, para basma yönteminin ekonomiyi hareketlendirme konusunda başarılı olacağının garantisi yok; Japonya 30 yıldır para basıyor ama halen enflasyon üretemedi, benzer hikayeyi Avrupa'da yaşıyor, bu iki ekonomik bölgenin başka sorunları sebebiyle böyle bir durumla karşı karşıya olduğunu düşünebiliriz ama Abd'de de varlık alım programları çok başarılı oldu diyemeyiz; Abd'de varlık alım programı diğer büyük ekonomilere göre daha başarılı olmuş olsa da program en başta 2 yıl ve 800 milyar dolarlık bir plan iken Abd ekonomiyi hareketlendirmek için 3.5 trilyon dolar para basıldı ve program beş sene sürdü.

 Diğer yandan Japonya ve Avrupa örnekleri bize varlık alım programları ekonomiyi hareketlendirme, enflasyon konusunda başarısız olamaz iken bu programları sonlandırmanın ciddi bir deflasyonist etkisi olduğunu gösteriyor yani basitçe para basmanın bir ekonomiye faydası şüpheli iken zararı çok yüksek ihtimal.

 Özetle yakın vadede büyük bir kriz yaşanması durumunda varlık alım programlarının başarılı olup olamayacağı şüpheli.

 2. Varlık Alım Programları Bir Çözüm Değil Sadece sorunu Ertelemeye Yarar:


 2008 Krizi sonrası dünyada 12-13 trilyon dolar değerinde para basıldı ve geçen on sene içinde 2008 Krizi'nin etkileri bile tam olarak giderilemedi, hiçbir büyük merkez bankası tekrardan gevşeyecek kadar parasal sıkılaşmaya gidememiş iken bu süreçte basılan paranın sadece 300 milyar dolarlık kısmı piyasadan geri çekilebildi.

 Bahsettiğim para basma sürecinde dünyadaki borç oranı %50 civarında arttı; bundan 10 sene önce bir ülkede borç oranı milli hasılanın %100'üne denk gelmesi ciddi sorun ifade eder iken şu an dünyada bu oranın altında borçlu ülke pek yok yani önümüzdeki krizde varlık alım programları başarılı olabilse bile 10 sene sonra(dünya yaklaşık her on senede bir büyük bir krize giriyor.) dünya ekonomisi daha büyük ve çözümsüz sorunlar ile karşılaşacak; trende göre önümüzdeki büyük kriz para basarak çözümlense bile sonraki krizde dünya ekonomisi tamamen çaresiz kalabilir.-Link-

  Yani para basma bir çözüm değil sadece daha büyük bedel ödeme pahasına sorun erteleme.



 3. Yeni bir varlık alım programı furyası insanlığa dünya ekonomik sistemini köklü şekilde sorgulatacaktır


   Büyük buhranın temel sebeplerinden biri Abd'nin altın karşılığı para basılması inadı idi, bu sistem 1970'lerde tamamen kullanılamaz hale geldi ve altının yerine dolar önderliğinde rezerv para birimleri geçti. -Link

 2008 Krizi sonrası büyük merkez bankalarının para basması bütün dünyanın işine geldiği için bir bu duruma kuvvetli bir itiraz görmedik ama büyük merkez bankalarının devamlı olarak sistemi suistimal etmesi diğer ülkelere bu sistemi sorgulatacaktır ve dünya ekonomisinde çok daha büyük sorunları tetikleyecektir.

 Daha birçok açıdan muhtemel bir varlık alım programının insanlık için iyi olmayacağını söyleyebiliriz.


(Güncelleme sona erdi.)



2019'da Ekonomi Nasıl Olacak



Bugün 2018 üçüncü çeyrek büyüme verisi açıklanacak, piyasa beklentisi büyüme rakamının %2 civarında gelmesi; sanayi üretimi, kapasite kullanım verileri, pmi verileri vb. veriler bize 2018 yılında beklentilerden daha olumsuz bir rakamlar ile karşılaşabileceğimizi gösteriyor; yine veriler ve küresel şartlar bize 2019 yılının da beklentilerden daha olumsuz olabileceğini gösteriyor.

Öncelikle durumun olumlu kısmı ile başlayayım; bu veri Türk Lirasını orta-uzun vadede destekliyor, son zamanlarda şu türde yorumlar arttı. ''Bütün veriler kötü geliyor, Türk Lirası nasıl değerleniyor?'' aslında sorunun cevabı içinde: '' Veriler kötü geliyor.'' Türkiye'de ekonomik sorunların kaynağı enflasyondur o yüzden ekonomik hareketlilik açısından kötü olan her veri enflasyon ve uzun vadeli ekonomi görünümü açısından olumludur, bu durum da Türk Lirasını olumlu etkiler, soruların temel mantığı şu; eskiden Türkiye'de ekonomide bir sorun ortaya çıkacaksa önce TL aşırı değer kaybederdi ardından sorun baş gösterirdi, sırf bu sebepten toplumumuzda döviz kuru hassasiyeti son derece yüksektir hatta tüketici güveni=dolar kuru demek çok hatalı olmaz ama Türk Lirası ile Türk ekonomisi arasındaki korelasyonun eskisi kadar kuvvetli değil.


Türkiye ve dünya çok ciddi şekilde değişti, günümüzde ekonomi ile çok yüzeysel olarak ilgilenenler bile 2011-2018 döneminin tarihte görülmemiş bir finansal rahatlık dönemi olduğunu bilirler.(Varlık alım programları) 2011-2018 dönemi tarihin başka dönemleri ile karşılaştırılamazsa da bir sıralama yaparsak finansal koşullar bakımından yakın tarihin en rahat ikinci dönemi de 2000-2007 dönemidir diyebiliriz yani kısacası son 19 yılda dünya ekonomisi çok köklü değişikliklere uğradı ve borçluluk sorunu artık ülkeler için(kamu, şirket, hanehalkı) eski zamanlar gibi çok ağır sorunlara sebep olmuyor.



2000'lerin başları ya da öncesinde bir ülkede ciddi bir borç sorunu riski ortaya çıktı mı o ülkenin krediye ulaşım imkanları bıçak gibi kesilirdi hatta bir ülke ya da şirkette borç ödeme konusunda hiçbir sorun olmazsa bile ciddi bir kriz anında krediye ulaşma imkanı birden bire kesildiği için çok basit borçlar bile ülkeleri, şirketleri iflasa sürükleyebilirdi; günümüze dönersek Ekim ayı öncesi Türkiye algısı özellikle yabancılarda çok kötüydü diyebiliriz, buna rağmen geçen Ekim ayı felaket senaryolarında bile en kötü beklentiler Türkiye'nin sendikasyon kredilerini(borcu borçla çevirme) %70-80 civarında bir oranla çevirmesiydi ! bunun anlamı finansal şartlar eskisi gibi aşırı rahat değil ama halen rahatlığın zirvesinden çok da uzakta değiliz, bundan 20 sene önce bugüne göre çok daha basit borçlar ülkelerin onlarca yılının heba olmasına sebebiyet verirdi. link

Türkiye, sendikasyon konusunda ciddi sorunlar yaşamadığı müddetçe ekonomik hareketliliğin yavaşladığını gösteren veriler Türk lirasını olumsuz etkilemez aksine destekler diyebiliriz.(seçim ekonomisi, eski kötü alışkanlıklara dönme vs. bu olumlu havayı bozabilir.) Konu ile tam alakası olmamak ile beraber sadece borç çevirebiliyoruz diye borçlanmak da hatalıdır.

Olumsuz durum ise şu veriler bize 2019'un hesaplanandan daha zor geçebileceğini gösteriyor, yarın açıklanacak büyüme verisi dışında yakın zamanda buna benzer birçok veri aynı duruma işaret ediyor,yurt içindeki verilen dışında yurt dışında da ekonomik görünüm bize desteklemeyebilir. dışarıdaki sorunları madde madde sayarsak;

1.Petrol fiyatları:



 Petrol fiyatlarında felaket senaryoları(100 $) artık pek mümkün görülmüyor ama petrol fiyatlarının düşmesini çok olumlu yorumlamak da zor.(orta-uzun vadede) Petrol fiyatları yakın zamanda talep düşecek ve dünya ekonomisi yavaşlayacak diye düşüyor ,bu da bizim için 2019'u daha zor bir yıl haline getirebilir.

2. Avrupa'da sorunlar artıyor:


En büyük pazarımız olan Avrupa'da sorunlar artıyor; Brexit, İtalya bütçe sorunu, varlık alım programlarının sonlandırılması ya da son erdirilmemesi (her iki senaryo da sorun link ) Avrupa ekonomisini olumsuz etkileyecek, Abd'de de beklentiler nispeten kötüleşmeye başladı .


 Euroyu zayıflatabilecek faktörler artıyor; Euro/dolar paritesi ne kadar zayıflarsa Türk lirasının değerinden bağımsız bu durum bizim ekonomimize zarar veriyor, ülkemizde çok sayıda ihracatçının maliyetleri dolar iken gelirleri euro cinsinden ve bu parite zayıfladıkça bizim ihracatçılarımızın karı azalıyor ya da ihracat yapamaz hale geliyorlar; 2001 Krizi'nin çok ağır olmasının bir sebebi bu durumdu, o dönem euro/dolar paritesi 0.8 seviyelerine düşmüştü !

3. Abd ekonomisindeki muhtemel yavaşlama ise hem olumlu hem de olumsuz yorumlanabilir:


Abd ekonomisinin yavaşlama eğilimine girdiğine dair veriler artıyor, son zamanlarda Fed yöneticilerinden son derece güvercin açıklamalar geliyor. Abd'de muhtemel bir yavaşlama Türk varlıkları ve bizim gibi ekonomiler üzerindeki Fed baskısını hafifletecektir ama Abd ve dolaylı olarak dünya ekonomisinin yavaşlaması ise bu faydayı sınırlandıracaktır.


Özetle 2019 senesi Türk Lirası için beklenenden daha iyi, genel anlamda ekonomimiz için beklenenden daha kötü geçebilir; 2019 beklentilerinde ciddi bir bozulmanın da aslında ekonomimiz için çok olumsuz olmadığını düşünüyorum, daha önce bizim gelecek projeksiyonlarımız ile dünyadaki beklentilerin çok uyumlu olmadığını ve bu uyumsuzluğun önümüzdeki yıllarda bize ciddi sorunlar yaşatabileceğini açıklamaya çalışmıştım, gelecek senenin bizim için daha zorlu ve dünya için de olumsuz geçmesi bahsettiğim riski azaltır.Link


Twitter adresim Yusuf Yüksel 

Facebook Adresim Yusuf Yüksel

(Güncelleme sona erdi.)

2019'da Dünya Ekonomi Nasıl Olacak



  Piyasalarda tam anlamıyla dejavu yaşanıyor, Geçen sene piyasalardaki kuvvetli beklentiler şunlardı;

1- Fed üç adet faiz artırımı yapamaz.
2- Gelişmekte olan ülke varlıkları yaza kadar rekorlar kıracak.
3- Euro/dolar sene sonuna kadar 1.4'ü görebilir.
4-Borsalar altın senesini yaşayacak.

 Gerçekleşmeler ne oldu?

1- Fed, 3 adet faiz artırımı yaptı büyük ihtimal dördüncüyü de yapacak.
2- Gelişmekte olan ülkeler hakkındaki olumlu beklenti sebebiyle Ocak ayında gelişmekte olan piyasalara para yağdı ama hemen ardından Şubat ayında sorunlar başladı ki Mayıs ayında gelişmekte olan piyasalar kan banyosu yaptı.
3- Euro/dolar 1.1'leri test etmeye çalışıyor ki euro açısından daha olumsuz senaryolar tamamen göz ardı edilmiyor.
4- Yaza girmeden bütün borsalar ciddi zarar yazdı, en fazla Abd borsaları dirense de şu an Abd borsaları da düzeltme yaptı ve 2018'deki bütün kazanımlarını kaybettiler, teknik göstergeler daha da olumsuz senaryoların mümkün olduğunu gösteriyor.

Peki bu akıllara zarar farkın sebebi ne?



Bu durumun açıklaması şudur 2018 senesinin başında yatırımcılar ve fon yöneticileri 2011-2018 arasındaki dönemin istisnai bir dönem olduğunu anlamamakta ısrar ediyorlardı, 2017 öncesi Fed, Ecb ve diğer merkez bankalarının normalleşmeyi sürekli olarak ertelemesi piyasanın bütün paydaşlarında  anormalliğin normalleştiği fikrini yaydı, o dönem buna ''Yeni Normal'' ismi verilmişti ki gelişmekte olan ülkeler için 2018'in berbat bir sene olmasının en temel gerekçelerinden biri bu fikrin yaygın olarak kabul görmesiydi. -Link- 2018'de temenniye bürünmüş beklentiler tam anlamıyla göçtü, 2019'a yaklaşırken ise bu filmin ikinci bölümü tekrarlanıyor. 

 Son zamanlarda Bloomberg HT'de defalardır aynı türde yorumlara rastlıyorum;

- Abd borsalarında sorun var o yüzden Fed daha güvercin politikalar izleyecek. -Mantıklı-

- Abd borsaları tekrardan ciddi prim yapabilir çünkü Fed daha güvercin politikalar izleyecek !

 Yani Abd'de ekonomi Fed'e geri adım attıracak kadar sorunlu ama bu sorunlar borsaları olumsuz etkilemeyecek ! Temenni ile beklenti bir birine karıştırılırsa böyle hatalı yorumlara sebebiyet verir. Son on yılda yatırımcılar yaptıkları bütün yatırımlardan kar ettiler, tek kayıp en karlı yatırımı bulamamaktı ama bu dönem bitti ve bitmesi dünya ekonomisi için daha sağlıklı bir durumdur. Piyasa dayak yiye yine normalleşecek diye umut etmek istiyorum ama ne yazık ki tek sorun yatırımcılarda değil, ekonomi yönetimleri de çeşitli baskılar sebebiyle gerçekleştirilmesi gereken doğrular yerine piyasanın, devlet yönetimlerinin isteklerine meylediyorlar.

 Fed'in daha güvercin politikalar izleyeceğine dair son zamanlarda birçok haber çıkıyor yine geçenlerde Avrupa Merkez Bankası'nın geleneksel olmayan para politikalarının Avrupa uygulanabilirliğini incelediğine dair geçen gün Bloomberg'te haber çıktı.

 Abd'nin yıllık ortalama büyümesi %1.5, 2019'da ise Abd'nin %2 veya üstünde bir büyüme gerçekleştirmesi bekleniyor, yakın zamana kadar Abd'nin nötr faiz oranı için %3'ler konuşuluyordu yani Abd'de Fed hali hazırda olması gerekenden fazla büyüyen ekonomiyi zaten destekliyor.

 Avrupa, büyüme konusunda çok iyi bir dönem yaşamıyor ama zaten Avrupa Merkez Bankası negatif faiz veriyor, üstelik ECB'nin bilançosu büyümeye devam ediyor.(Para basıyor.) Özetle dünyanın en büyük iki ekonomik bölgesi büyüme konusunda çok da ciddi sorunlar yaşamadığı halde ekonomiyi daha da desteklemek istediğine dair haberler yapılıyor; ECB Başkanı Draghi bu haberleri destekleyen açıklamalar yaptı, Fed'in etkili yöneticilerinden böyle bir açıklama gelmedi ama net bir yalanlama da yok. Peki neden böyle haberler çıkıyor? Çünkü 10 yıldır aralıksız para kazanan borsa yatırımcısı bu sene para kaybetti ! 

 Fed daha önceki büyük krizlerde %5'e yakın oranlarda faiz indirimlerine giderdi muhtemel büyük bir krizde Fed'in böyle bir kapasitesi yok, diğer merkez bankaları daha sıkıntılı durumda...Son 10 yılda piyasalara 13 trilyon dolar değerinde para enjekte edildi ve henüz bu paranın çok çok küçük bir kısmı geri çekilmiş durumda bütün bu riskler hiç yokmuş gibi davranılıyor, daha gevşek para politikalarının sorunu ötelemek dışında bir faydası da yok.

 Yanlış anlaşılma olmasın bir felaket geliyor demiyorum, bahsettiğim makul olmayan politikaları Japonya Merkez Bankası(Boj) 30 yıldır uyguluyor ve sorunlar daha da artmış olsa da Japonya bir felakete sürüklenmedi, Japonya'nın artan sorunlarının ana sebebi Boj'un politikaları da değil. Fed'in ya da Ecb'nin atması beklenen adımlar tamamen saçmalık değil ve bu adımlar hiçbir soruna sebep olmayabilir benim dikkat çekmeye çalıştığım nokta büyük merkez bankaları sadece sorun ertelemek için ciddi riskler alıyor oluşu...

 Kısacası ne kadar ertelenirse ertelensin ödenecek bir bedel için insanlık çok büyük riskler alıyor ki bu risklerin faydası son derece az iken düşük ihtimal olsa da devasa riskler barındırıyor-Link- yani insanlık belasını arıyor, umarım bulmaz...


Twitter adresim Yusuf Yüksel 

Facebook Adresim Yusuf Yüksel

Brexit'in Gerçekleşmeme İhtimali Güçleniyor

 Brexit'in gerçekleşmeme ihtimali güçleniyor; geçen hafta İngiltere Başbakanı T. May'in mevcut Brexit anlaşması taslağının onaylanmaması ihtimalini kuvvetli görmesi durumunda Brexit taslağının İngiltere Parlamentosunda oylanmasını durduracağı haberleri yapılıyordu ki bu durum dün gerçekleşti; Bugün avam kamarasında yapılması gereken Brexit oylaması iptal edildi.

 T. May, Brexit oylamasını durdurarak Avrupa Birliği ile Brexit'i yeniden  müzakere etmeyi ve Avrupa'dan bir miktar daha taviz koparmayı amaçlıyordu ama Avrupa Birliği tarafından yapılan açıklamalarda ortada bir anlaşma olduğu ve yeniden müzakerelerin olmayacağı belirtildi.

 Geçen haftada İngiltere Parlamentosu mevcut taslağın onaylanmaması durumunda kontrolün parlamentoda olması için kararlar almıştı, bu sebeple T. May'in anlaşmasız Brexit tehdidi /baskısı etkisini kaybetti. 

 İngiltere(T. May) Brexit'i yeniden müzakere edemiyor, mevcut taslağı parlamentoya onaylatamayacak, anlaşmasız şekilde İngiltere'nin Avrupa'dan ayrılma ihtimali çok ciddi şekilde zayıfladı o yüzden çok yakın zamanda yeni bir referandum ya da erken seçim ihtimali kuvvetlendi ve İngiltere'nin Avrupa'dan ayrılamaması ihtimali ise iyice kuvvetlendi.


Brexit'te neler olabilir?


 Öncelikle en büyük sorun Mart ayında İngiltere'nin otomatik olarak Avrupa Birliği'nden ayrılacak olması; Brexit'in sonucu her ne olursa olsun mevcut süre çok az o yüzden yakın zamanda bunun ertelenmesi için adımlar atılabilir.

 Avrupa Birliği, İngiltere'nin Avrupa'ya geri dönmesi için koşullar hazırlıyor; Avrupa Birliği, İngiltere'ye tek taraflı olarak Brexit'ten vazgeçebilme hakkı tanıyan bir yasayı onayladı.

(Güncelleme sona erdi.)

Brexit Türk Ekonomisini nasıl etkiler



 Brexit'in gerçekleşememesi belirsizlikleri artırdığı için kısa vadede bizi olumsuz etkiliyor ama orta-uzun vadede Brexit'in gerçekleşmesi bizim açımızdan çok olumsuz bir gelişme olacak o yüzden mevcut durum bizim açımızdan olumludur diyebiliriz.
 Brexit'in tamamlanması için takvim son derece daraldı, 11 Aralık 2018 günü İngiltere parlamentosu, geçtiğimiz hafta sonu Avrupa ve İngiltere liderlerinin anlaştığı Brexit taslağını onaylamayı görüşecek; beklenti taslağın onaylanmayacağı yönünde ve beklentiler doğrultusunda Brexit taslağı onaylanmazsa İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden anlaşma sağlayamadan ayrılması senaryosu kuvvetlenecek.

 Anlaşmasız Brexit'in Türk ekonomisine olası etkileri olumsuz olması bekleniyor, dün İngiltere Merkez Bankası'nın yayınladığı raporda anlaşmasız Brexit için şu beklentiler ifade edildi;

-Enflasyon %6.5'e çıkabilir.
-İngiltere ekonomisi %8 daralabilir.
-Sterlin'de değer kaybı %25'lere ulaşabilir.
-İngiltere'de konu fiyatları %30 civarında değer kaybedebilir.
- Bazı bankalarda sorunlar ortaya çıkabilir.

 Birleşik Krallık , Türkiye'nin en büyük ikinci pazarı olması sebebiyle İngiltere'de ortaya çıkabilecek sorunların Türkiye'yi de olumsuz etkilemesi kaçınılmaz.


 
brexit türk ekonomisini nasıl etkiler
Brexit Türk ekonomisini etkisi nasıl etkiler


 Brexit senaryoları şu şekilde;


Olumlu Senaryo:


 11 Aralık günü İngiltere parlamentosu Brexit taslağını onaylarsa en geç 21 ocak günü Avrupa Birliği liderleri Brexit anlaşmasını görüşecekler, Anlaşmanın onaylanması için üye devletlerin %55'i ve Avrupa Birliği nüfusunun %65'ini temsil eden ülkelerin anlaşmayı onaylaması gerekiyor; bu senaryoda İngiltere 2,5-3 yıl içinde Avrupa Birliği'nden ayrılacak.

Olumsuz Senaryo:


 Beklentiler doğrultusunda İngiltere parlamentosu Brexit'i onaylamazsa İngiltere'de hükumetin 28 gün içinde yeni bir taslak hazırlaması gerekiyor, yeniden takvimlendirme yapılmazsa yeni taslağın Avrupa Birliği liderleri tarafından onaylanması için yaklaşık 1 ay, İngiltere'nin her koşulda otomatik olarak Avrupa Birliği'nden ayrılması için ise 3 ay kadar bir süre var.(29 Mart 2018) Önümüzdeki günlerde İngiltere parlamentosunun Brexit taslağını onaylamaması durumunda bir seneden uzun sürede bulunamayan uzlaşı birkaç ay içinde bulunması gerekiyor, bu sebeple Anlaşmasız Brexit ihtimali de artık ciddi şekilde konuşuluyor.

 İngiltere, bir anlaşmaya varamadan Avrupa birliği'nden ayrılırsa İngiltere ile Avrupa Birliği arasında sadece Dünya Ticaret Örgütü'nün belirlediği ticaret kuralları geçerli olacak, bu aşırı derecede iç içe geçmiş İngiltere Ve Avrupa ekonomileri için ciddi şekilde sorun oluşturacak; Önümüzdeki tek senaryo Anlaşmasız Brexit değil.

-Yeniden müzakere(süre çok kısıtlı)
-Yeniden referandum
-İngiltere'de erken seçim

 Senaryoları da mevcut.

Brexit'in Türk ekonomisine etkisi ne olur?


 Olumlu ya da olumsuz senaryolar fark etmeksizin Brexit, Avrupa Ve Birleşik Krallık ekonomilerini olumsuz etkileyecek, bizim en büyük pazarımızı olumsuz etkileyecek her faktör dolaylı olarak bizi de olumsuz etkileyecek.

 Avrupa Birliği ve İngiltere ayrılmakta anlaşamazlarsa;

- Risk iştahı düşer.
- Euro ve Sterlin değer kaybedeceği için doğal olarak dolar değer kazanacak.(Avrupa Türkiye'nin en büyük pazarı olduğu için genelde euronun aleyhine olan her senaryo Türkiye'nin de aleyhinedir.)

 Bu iki ana olumsuzluk sebebiyle kısa vadede Brexit'in başarısız olacağı senaryolar bizi daha olumsuz etkileyecek  olsa da orta-uzun vadede bu ayrılıktan iki tarafta zarar görecekleri ve bu durumun bizi dolaylı olarak kalıcı şekilde olumsuz etkileyeceği için Brexit'te anlaşma sağlanamaması bizim açımızdan olumlu bir sonuç olma ihtimali de yüksek.

 İngiltere, Avrupa Birliği'nden ayrılsa bile orta-uzun vadede İngiltere'nin Avrupa Birliği'ne tekrardan üye olması da ciddi bir ihtimal; bunun dışında İngiltere, Avrupa Birliği içinde Türkiye'ye en olumlu yaklaşan ülkelerden biri o yüzden İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması bizim açımızdan politik olarak da olumsuz bir durum.

Twitter adresim Yusuf Yüksel

Facebook Adresim Yusuf Yüksel

Finansal Kriz ve VDMK'lar

 Son günlerde VDMK'lar hakkında sık sık çok yüksek riskli oldukları ve 2008 Krizi'nin Abd'deki VDMK'nın benzeri CDO'lar sebebiyle çıktığı ifade ediliyor.

  En başta şunu ifade etmek gerekir VDMK'lar ile CDO'lar aynı tür ürünler değildir, VDMK'ların karşılığı MBS'lerdir.(Mortgage Backed Securities)



 VDMK nedir?



 VDMK'nın açılımıVarlığa dayalı menkul kıymettirVDMK'lar Bankaların veya benzer kurumların likit olmayan aktiflerinin bir araya getirilip menkul kıymet haline getirildiği türev ürünlerdir, bu ürünler paketlenip türev ürün halinde ikincil piyasada satılır.(Yükümlülük yerine getirilmez ise varlığın alıkonulma hakkı dahil.)

TÜRKİYE'NİN ENFLASYON SORUNU

Öncelikle Enflasyon nedir?-1 , Enflasyon nedir?-2


 Son zamanlarda ekonomik anlamda zor günler yaşıyoruz, mevcut durum daha çok Abd ile yaşanan politik sürtüşmeden kaynaklanıyor olsa da bizi bu sıkıntılı duruma açık hale getiren etmen daha önce de yaşadığımız her sıkıntının sebebi olan enflasyondur. Türkiye'nin geçmişte yaşadığı her kriz ya enflasyon sebebiyle gerçekleşmiştir ya da enflasyon yaşanan krizde çok ciddi pay sahibi olmuştur.Türkiye, uzun yıllardan beri enflasyon problemi ile uğraşmaktadır,Yakın tarihte ulaşabildiğimiz en iyi enflasyon oranına 2012 yılında gerçekleşen %6 civarındaki orandır ki o sene bile dünyaya oranla enflasyonumuz ciddi şekilde yüksekti; yani Türkiye’de enflasyon her dönem az ya da çok sorun olmuştur.