19 Şubat 2020 Çarşamba

2020'de Türkiye Ekonomisi Nasıl Olacak

 2020 Türkiye ekonomisi

19 Şubat 2020 PPK Kararı


 Merkez Bankası'nın yarın Şubat ayı PPK toplantısı gerçekleşecek. Piyasa Merkez Bankası'ndan küçük bir faiz indirimi bekliyor. Merkez Bankası'nın pas geçmesini bekleyen birçok kurum var iken en fazla faiz indirimi bekleyen kurumlar da 75-100 baz puan indirim bekliyorlar. 

türkiye ekonomisi 2020'de nasıl olacak


 Piyasanın Faiz indirimine ihtiyacı var mı sorusuna gelince;

1. Büyüme:

 Faiz indirimlerinin en temel sebebi ekonomiyi hareketlendirmektir ve bunun sonucu olarak ekonominin büyüme ivmesi kuvvetlenir. Büyüme verilerini en az 3-4 ay geriden takip edebildiğimiz için şu an ekonominin ne kadar büyüdüğünü ancak büyüme verisi ile korelasyon içinde olan verilerden takip edebiliyoruz ve bu verilerden ilk akla geleni ise sanayi üretimi verisidir.

 Son açıklanan Ocak ayı verisine göre sanayi üretimi artışı 21 ayın zirvesine ulaşarak %1.9 oldu. Aynı veriye göre sanayi üretimi yıllık olarak %8.6 arttı. (Beklenti %7 idi.)

türkiye ekonomisi 2020

 Uzun süre daralmadan sonra gelen sanayi üretimi artışından kuvvetle muhtemel ertelenen harcamaların da etkisi var ama sanayi üretimindeki iyileşme ile Türkiye ekonomisi 2020'e girerken %5 civarı bir büyüme performansı göstereceği tahmin ediliyor yani  ekonomik aktivite şu an istenen seviyede ekstra bir teşviğe ihtiyaç duymayabilir. 

2. Krediler:

 Faiz indirimlerinin amacı finansal şartları iyileştirip insanların krediye ulaşmasını kolaylaştırmaktır. Faiz kararlarının ekonomiye etki etmeleri zaman aldığı için kredi gelişmeleri genelde kabaca üç aylık periyotlardaki (13 Hafta) hareketleri takip edilir. Kur etkisinden arındırılmış 13 haftalık kredi artışı %30'lara ulaştı; bu artış son zamanlardaki en güçlü artış ve bundan daha yüksek bir artış yakın zamanda sadece KGF ile görülmüştü.( Büyümeye 3-4 puan ekstra katkı.)

2020 türkiye ekonomisi


 Ticari kredilerde artış yaklaşık %25 civarında iken Tüketici kredilerinde artış %50'lere yaklaşmış durumda. Ticari kredilerde artış makul seviyede, bireysel kredilerdeki artış istenenden fazla bile olabilir. Reuters'ta geçenlerde ekonomi yönetiminin tüketici kredilerinin artışına karşı tedbir alma çalışması içinde olduğuna dair haber çıktı yani haber doğruysa bireysel kredilerde artış istenenden bile yüksek olabilir.

 Tüketici kredileri ile ithalat arasında çok güçlü korelasyon mevcut yani tüketici kredileri doğrudan veya dolaylı olarak Türk Lirasının değerini olumsuz etkileyebilir.



 Özellikle taşıt kredilerinin iki katından daha fazla artmış olması son derece ilgi çekici.

türkiye ekonomisi 2020

 Kısacası güçlü kredi talebi finansal şartlar konusunda teşvik beklentisi olmadığı sonucu çıkarılabilir. Şu resimde tek ve en önemli eksik yatırımlar... Finansal şartların gevşetilmesine rağmen yatırımlarda ciddi bir canlanma olmaması can sıkıcı ama yatırımların gerçekleşmiyor olmasının altındaki sebep bence finansman maliyeti değil.

3.Mevduat:

 Faiz indirimlerinin faydası kadar yan etkileri de var ve bunun yansımasını en başta TL'e olan talepte görüyoruz. 7 Şubat itibariyle aylık ortalama mevduat faizi %9.2 idi,bundan %15 olan stopajı da çıkarınca mevduatın aylık getirisi YEP'teki enflasyon beklentisi kadar bile değil .(~%8.5) Aylık faiz enflasyon kadar bile getiri sağlamaz iken ancak üç aylık mevduat yaklaşık enflasyon beklentisi kadar getiri vaat ediyor yani TL tutmanın cazibesi zaten güçlü değil ve faiz indirimleri bunu daha da zayıflatır.

 Finansal şartların gevşetilmesi piyasayı net şekilde destekliyor olsa da Tüketici güveninde belirgin bir iyileşme yok ( Finansal şartlar Eylül'den beri ciddi şekilde iyileşti.) çünkü faiz indirimleri dolar kurunu da sınırlı da olsa pozitif etkiledi ve dolar kuru ile tüketici güveni arasında güçlü şekilde bağ var.


türkiye ekonomisi beklentileri 2020

 Döviz tevdiat hesapları ile ekonomiye güven/tüketici güveni arasında ters orantılı bir ilişki var. Döviz Tevdiat hesapları halen rekor seviyelere yakın.

türkiye ekonomisi beklentileri 2020


 Türkiye'de yatırımcılarda getiri beklentisi son derece yüksek. 2018'de dövize yatırım yapanlar %50 civarında getiri elde ettiler; bundan yararlanmayanlar da sonuçta bunu fırsat maliyeti olarak değerlendirdiler yine 2019'da TL getiri %25 civarındaydı; makul bir yerden dövizden dönüş sağlanmışsa yine bu getiri çok daha yukarılara çıkmış oldu yani Türk yatırımcısı yüksek getiriye alıştı. Fakat şu an dediğim gibi mevduat çok ciddi bir getiri sunmuyor yine dolar kuru şu an bahsedilen kabaca 6.4-6.5 civarlarında seneyi tamamlarsa kabaca döviz de TL kadar getiri sağlamış olacak ama Türk yatırımcısı bu kadar getiriden memnun olacak mı tartışılır. Dikkat ederseniz son zamanlarda borsada çok ciddi yabancı çıkışı olduğu halde yerliler borsayı rekora taşıdılar ya da ikinci el otomobil piyasasındaki anormal fiyatlamalar ertelenmiş taleple açıklanabilecek seviyenin çok üstünde. Yüksek getiriye alışmış olan yatırımcı alternatifler arıyor ve döviz kuru kontrolü zayıflarsa bu arayış güçlü şekilde dövize yöneliş ile sonuçlanabilir.

 TL'nin 2019'daki gibi bir performans göstermesi 2020'de aynı şekilde kolay olmayacak. 2019'da TL'deki değer kaybı enflasyon kadardı fakat kabaca 15 milyar dolar cari açık beklentisi ile girdiğimiz seneyi yaklaşık 2 milyar dolar fazla ile tamamladık yani TL üzerindeki baskı nispeten zayıftı. Normal zamanda Türkiye yıllık 30 milyar dolar civarında cari açık veren bir ülkeydi.



 Faizlerde ciddi indirim yaşanan Eylül ayından beri cari fazla yaklaşık dört milyar dolar azaldı.

 Son olarak da faiz oranları sadece bizi değil bize olan fon akımlarını da doğal olarak etkiliyor. Türkiye'ye emsal ülkelerin çoğuna göre anlık olarak daha az reel faiz vaat ediyor.

Türkiye ekonomisi 2020

 Emsal ülkelerde ortalama reel faiz %1,5'lere gerilemiş durumda.

 Daha önce defalarca ifade ettim tekrarlayayım; Reel faiz ile ülke algısı arasında uyum olmalıdır Türkiye'nin reel faizini şu anki negatif seviye olarak değil de yıl sonu beklentisine göre hesaplarsak bile reel faiz emsal ülkelerin şimdiki ortalamasına yaklaşıyor ama emsal ülkelerin risk algısı bize göre daha olumlu.

türkiye ekonomisi 2020

 Bunlara ilave küresel şartlar da şu an için ciddi bir belirsizlik içeriyor. Çin'deki salgın sebebiyle reel sektör önünü göremiyor. Dolar/euro 1.8'lerde; dolar/yuan +7'li seviyelerde. Altın prim yapıyor.(Riskli varlıklardan kaçış)


 Özetle Merkez Bankası'nın bugün faiz kararını pas geçmesinin daha olumlu olacağını düşünüyorum. Zaten Merkez Bankası'nın toplantı sayısının 12'e yükselmesi sebebiyle MB'nin aceleci davranmasının gerektiren bir durum yok.


(04.02.20)

Wuhan Virüsü Ve Türkiye Ekonomisi

Wuhan virüsü, Çin için sorun oluşturmaya devam ediyor; salgın sebebiyle saygın kurumlar Çin'in 2020 yılı büyüme tahminini yaklaşık %0,5 puan düşürürken 2020 ilk çeyrek beklentileri %1,5'tan daha fazla aşağı çekilmiş durumda. Dünya sağlık örgütünden gelen ''Wuhan virüsü pandemi değil.'' açıklaması ve hastalığın artış hızındaki azalma finansal piyasaları memnun etmiş durumda ama salgın güçlenerek artmaya devam ediyor.

 Son verilere göre dünyada Wuhan virüsü vaka sayısı 20.630'a yükseldi; bu vakaların 20.471'i Çin'de. Bugün 3.235 vaka onaylanırken Ölümle sonuçlanan vaka sayısı 425'e yükseldi.(Çin'de bugün Wuhan virüsü sebebiyle ölen insan sayısı 64 oldu.)

 Çin dışında 23 ülkede var olan vaka sayısı 6 artarak 159 oldu.(1 ölümlü vaka)

 Wuhan virüsü salgını şu an küresel ekonomi için sınırlı seviyede olumsuzluğa sebep oldu ve ING'e göre dünyada mevcut durumdan pozitif etkilenen tek saygın ekonomi Türkiye ekonomisi olacak.


Çİn ekonomisi 2020

 Şu an sınırlı seviyede yaşanıyor olan tedarik sıkıntısı Türkiye'yi özellikle Avrupa için cazip hale getirecek. Çin'deki salgının Türkiye'ye pozitif etkileri sadece bazı pazarlarda cazibenin artması ile sınırlı değil. Salgının Çin'e muhtemel etkileri sebebiyle endüstriyel emtialar çok ciddi değer kaybına uğradı.

17 Şubat 2020 Pazartesi

Çin Ekonomisi

Çin Ekonomisi Toparlanabilecek mi


Çin ekonomisi coronavirüs salgınının etkilerini üzerinden atmaya başladı. Bugün Çin hisseleri 23 Ocak günündeki (Salgının fiyatlanmaya başladığı gün) seviyesine geri dönerek salgının kayıplarını sildi. Çin hisselerinin toparlanmasının asıl sebebi Çin Devlet Başkanı Xi'nin '' Çin ekonomisi 2020 hedeflerine ulaşacak.'' açıklamasıdır. Çin'in 2020 hedeflerine ulaşması ancak çok güçlü destekler ile mümkün ve başkan bunun işaretini vermiş oldu.

 Son veriye göre dünyada 71.429 kişi Wuhan Virüsüne yakalandı. Salgına yakalananların 70.635'i Çin'de iken 794'ü Çin dışında 25 ülkede bulunuyor. Yine bugüne kadar hastalık sebebiyle 1.666 kişi ölürken Çin dışında Wuhan sebebiyle ölen kişi sayısı 3.

Çİn ekonomisi 2020


 Saygın kurumların iyimser senaryosuna göre Çin'deki salgın Şubat ayında zirveye ulaşacak iken kötümser senaryoda ise bunun Nisan ayına kadar sürebileceği ifade ediliyordu. Çin'den gelen veriler salgının artış hızının yavaşladığını ve salgının içinde bulunduğumuz Şubat ayında zirveye ulaşmış olabileceğini gösteriyor ama Dünya Sağlık Örgütü'nün son verisinde gördüğümüz gibi Çin'in verilerine güvenmek halen zor. Çin geçtiğimiz günlerde bir defada kabaca açıklanan vakanın %50'si kadar hatalı veri olduğunu açıklamıştı ve bugün Dünya Sağlık Örgütünün raporunda bu rakamlar işlendi.


Çin ekonomisi


 Çin'deki salgına dair iyimserlik mevcut olsa da verilere olan güvensizlik ise devam  ediyor. Çinli diplomatların haddini aşacak seviyede yüksek seviyede itirazlarına rağmen dünyada Çin'e veya Çin kaynaklı ürünlere kısıtlamalar devam ediyor. Sadece dış dünyada değil Çin'de de rejime karşı yükselmiş tepki mevcut. Çin'de salgının ciddiye alınmasında iki hafta önce Çinli doktor Li Wenliang sorunu tespit edip meslektaşlarını bilgilendirmeye çalışmıştı fakat rejim tespitleri incelemek yerine doktoru ciddi şekilde cezalandırma yoluna gitmişti; Doktor Li'nin tespitleri ciddiye alınmış olsaydı Wuhan Virüsünün bir salgına yol açmadan önlenmesi mümkün olurdu. Doktor Li geçtiğimiz hafta Wuhan Virüsü sebebiyle öldü.

 Çin verilerine güvensizlik sadece rejimin tavırlarıyla da alakalı değil, rejim istemese bile Çin'de veri manipülasyonu çok yaygın bir sorun.Alttaki video Çin ekonomisi büyüme verilerinin sağlıklı olup olmadığı ile alakalı ama Çin'deki yapısal veri sağlığı problemini de basitçe ve sade bir şekilde ifade etmiş.




 Çin'deki problemin küresel ekonomiye çok büyük bir zarar verebilmesi senaryosu şu an ciddi şekilde zayıflamış olsa da Çin ekonomisi için önemli sorunlar oluşturması çok güçlü bir ihtimal. Birçok kurum Çin ekonomisi 2020 büyüme tahminlerini %0.5-1 arasında düşürdü ve bu sorunun daha da derinleşmesi mümkün. Wuhan Virüsü sebebiyle bu sene Çin ekonomisi büyüme rakamlarının %5'lere düşmesi söz konusu olunca Çin'deki artan borç, düşen büyüme ivmesinin (Bir alttaki makalede ayrıntılar mevcut.) daha ciddi sorunlara sebep olması ihtimali daha da ciddi şekilde dile getirilmeye başladı. Geçen sene Çin yönetiminin bankalara yaptığı stres testinde Çin ekonomisi büyüme hızının %4'lerin biraz üzerine düşmesi senaryosunda (Şu an birinci çeyrek için yaklaşık olarak beklenen senaryo) test yapılan 4.000 bankanın  daha çok küçükler olsa da %10'nundan fazlasının sorunlu banka hüviyetine gireceği sonucu ortaya çıkmıştı. Yine bu senaryoda Çin'de sorunlu kredilerin 5 kat artacağı ifade ediliyordu. Çin hükumeti mevcut sorunların daha da derinleşmemesi için piyasayı likiditeye boğması bekleniyor. Bu yöntem ile Çin'deki sorunların kısa süreçte iyileşmesi bekleniyor ama diğer yandan bu çözümle orta-uzun vadede Çin'deki düşük büyüme, artan borç ivmesi muhtemel borç krizi sorunu derinleşecek.


 Çin'de ciddi bir veri manipülasyonu varsa şu an piyasadaki güçlü ''Paket'' beklentisinin istenen sonucu verip veremeyeceği ise ayrıca bir sorun.

 Çin'de Wuhan Virüsü sebebiyle yaşanan sorunlar gündemi tamamen meşgul ediyor diğer yandan Domuz humması problemi de devam ediyor. Çin'de geçenlerde açıklanan veriye göre Enflasyon 9 yılın zirvesine yükselerek%5,4'e yükseldi. (Beklenti %4.9 idi.) Enflasyondaki artışın ana sebebi yine Domuz Humması sebebiyle gıda fiyatlarındaki artış oldu. Gıda fiyatlarındaki artış %20,6'ları aşar iken Çin toplumunun fakir kesiminin en önemli protein kaynağı olan domuz eti fiyatlarındaki artış %97'den %116'lara yükseldi.

 Dünyadaki domuz popülasyonunun yarısı Çin'de ve son bir yılda bu popülasyonun yaklaşık %40'ı Domuz Humması ile telef oldu veya itlaf edildi. Son bir yılda dünyadaki domuz popülasyonunun çeyreği yok oldu bu sebeple de domuz eti fiyatları dünyada ve Çin'de ciddi şekilde yükseliyor; domuz eti fiyatlarının yükselmesi doğal olarak alternatif gıdalara da yansıyor. Çin 1-2 ay önce gıda fiyatları dışındaki ürünlerde deflasyon riski yaşarken Wuhan Virüsünün de ortaya çıkmasıyla görünüp 180 derece değişti.

 Çin hükumeti önümüzdeki baharda Çin'deki Domuz Humması sorununun zirveye ulaşacağını ifade etmişti ve yine Çin verilerine göre coronavirüs salgını bu ay zirveye ulaşacak. Bu iki konuda bir veri manipülasyonu varsa Çin hükumeti yüksek enflasyon ortamında son derece enflasyonist kararlar alarak Çin ekonomisi görünümünü çok sorunlu bir hale getirecek.

-Güncelleme Sona erdi.-

Çin'in artan borcu, Zayıflayan büyüme ivmesi


 Çin, seksenli yıllara doğru liderleri Mao ölene kadar küresel ekonomi ile etkileşimi en düşük seviyede tuttu. Mao öldükten sonra yerine geçen liderler bazen doğru bazen eleştiriye son derece açık yöntemler ile Çin ekonomisini küresel ekonomiye entegre etmeye çalıştılar ve bu çalışmaların sonucu 2001 yılında Çin, Dünya Ticaret örgütüne katıldı. Çin'in yüksek potansiyeli ve başarılı kalkınma projeleri sebebiyle Çin ekonomisi 1980'den 2008'e kadar çift haneli büyüme ortalaması yakaladı ve dünya ekonomisinin yükselen yıldızı oldu.


çin ekonomisi 2020
Çin ekonomisinin yıllara göre büyüme oranı

Ekonomik Krizde Neye Yatırım Yapılır

2020'de neye yatırım yapmalı



Giriş Notu: Bu paylaşımı aslında geçen aylarda 2020'e dair küresel resesyon beklentilerinin güçlendiği dönem ''Ekonomik krizde neye yatırım yapılır'' sorusunun çok sık sorulmaya başlaması sebebiyle  yazmıştım; geçmiş krizlerdeki yatırımcı davranışları ve uygun zamanlama ile doğru yatırımların krizleri nasıl fırsata çevirdiğini örneklemeye çalışmıştım. Konu hakkındaki makale bu başlığın sonundadır. Sitemin istatistiklerini inceleyince görüyorum ki bu paylaşım sadece krizde neye yatırım yapılır sorusunun cevabını araştıranlara değil ''2020'de neye yatırım yapmalı'' sorusuna cevap arayanlara da ulaşıyor, bu sebeple bu sorunun cevabını arayanların da dikkat etmesi gereken gelişmeler ile yazıyı ara sıra güncelliyorum.

(17.02.20)

Çin'deki salgına dair korkular zayıflıyor

 Yeni bir haftaya başlıyoruz ve halen piyasalar için en önemli hikaye Çin'deki coronavirüs salgını. Geçen hafta Çin'den gelen veriler salgının zirveye ulaşmış olabileceğini gösteriyordu ki daha sonra gelen güçlü güncelleme ile bir günde hastalık sebebiyle ölenlerin sayısı %20 artmasıyla piyasalar olayı tekrardan olumsuz fiyatlamayı tercih etti  yine de gelen veriler bize Çin'de salgının zirveye ulaşmış olabileceğini gösteriyor.

 Wuhan Virüsü  ile ilgili iki ana senaryo vardı olumlu senaryoda salgın içinde bulunduğumuz ay, olumsuz senaryoda ise Nisan ayı gibi zirve yapıp gerilemeye başlayacaktı. Şu an olumlu senaryo gerçekleşiyor gibi bir görünüm var olsa da söz konusu olan Çin verileri olduğu için salgının gerçekten zirveye ulaşıp ulaşmadığından emin olunamıyor ama yine de iyimserlik görülmeye başladı.

 Çin'de salgının piyasaları olumsuz etkilemesinin en önemli sebebi salgın sebebiyle şirketlerin üretimlerini durduracakları veya aksatacakları beklentisiydi; bu türlü bir senaryoda Çin'deki üretimin başka bir coğrafyalara hızla kaydırılması mümkün olmadığı için doğal olarak bu durumun şu an sınırlı olarak yaşanan küresel tedarik sorunun derinleşmesine sebep olması ve bu durumun küresel bir krize bile tetikleyebilmesi ihtimalinden korkuluyordu. Küresel tedarik zincirinde bir kopma olmamış olsa da Çin'deki üretim halen normalleşemiyor ve bu soruna bir de maske sorunu eklendi. Çin'de şirketlerin tekrardan faaliyete geçebilmesi için bütün çalışanlarına maske sağlaması şart ve salgının başından beri Çin'de maske üretimi kabaca 9, dünyada ise 5 kat arttığı halde talebi karşılayamıyor.

 Çin'de salgın gittikçe zayıflar iken Çin Başkanı Xİ'nin Çin'in 2020 yılı için daha önce belirlemiş olduğu hedeflerin halen geçerli olduğunu açıklaması piyasalarda yeni bir güçlü paket beklentisinin ortaya çıkmasını sağladı ve bu durum da doğal olarak sadece Çin'i değil bütün ekonomileri pozitif etkileyecek yine önümüzdeki günlerde açıklanacak olan (20 Şubat Perşembe) minimum faiz oranları piyasa açısından önemli.

Merkez Bankası Net Döviz Rezervi Şubat 2020

Merkez Bankası Net Döviz Rezervi Şubat 2020


  Bir önceki hafta Merkez Bankası net döviz rezervi 36.8 milyar dolardı.(31 Ocak ) Bu hafta açıklanan son veriye göre Merkez Bankası Net Döviz Rezervi 35.9 milyar dolara düşmüş.(7 Şubat 2020 tarihi  itibariyle Merkez Bankası net döviz rezervi)


 Merkez Bankasının döviz rezervleri ile beraber swap stoku da artık sık sık sorulmaya başladı. İki verinin açıklanma tarihleri uyuşmuyor fakat fikir vermesi açısından Aralık 2019'da merkez bankasının bankalarla dövize karşılık Türk Lirası swap stoku+ Altına karşı Türk Lirası Swap Stoku 18.4 milyar dolardı. 




Merkez Bankası net döviz rezervi(Aylara Göre)




Merkez bankasının net döviz rezervlerinin değişimi ise şu şekilde olmuş;


Döviz Tevdiat Hesapları

  Döviz tevdiat hesaplarındaki para miktarı bu hafta 196.1 milyar dolara yükselmiş. ( 7 Şubat ) Geçtiğimiz hafta (31 Ocak) döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı 194.6 milyar dolar seviyesindeydi. Geçen sene (Şubat 2019)  döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı 170 milyar dolardı.


Döviz Tevdiat Hesapları(Aylara Göre)

7 Şubat 2020- 196.1 milyar dolar

Ocak 2020- 194.6 milyar dolar
Aralık 2019- 194 milyar dolar
Kasım 2019- 195 milyar dolar
Ekim 2019-194 milyar dolar
Eylül 2019-193 milyar dolar
Ağustos 2019-189 milyar dolar
Temmuz 2019-187 milyar dolar
Haziran 2019- 186 milyar dolar
Mayıs 2019-183 milyar dolar
Nisan 2019-180 milyar dolar
Mart 2019-182 milyar dolar
Şubat 2019-170 milyar dolar
Ocak 2019-166 milyar dolar
Aralık 2018-161 milyar dolar
Kasım 2018-158 milyar dolar
Ekim 2018-154 milyar dolar
Eylül 2018-154 milyar dolar



döviz tevdiat hesapları ocak 2020
Döviz tevdiat hesapları Ocak 2020

9 Şubat 2020 Pazar

BDKK Yabancılara Türk Lirası Likiditesini Kısıtlaması

Ekleme: BDDK bugün (09.02.20) Bankaların döviz swap limitini %25'ten %10'a düşürdü. 

Türk Lirasının üzerinde yüksek dış borçluluk, zayıf döviz rezervi kaynaklı baskı mevcuttur fakat bu doğal baskının dışında geçen sene Türk Lirasının çok fazla değer kaybetmesinde spekülatörlerin de önemli katkısı vardı ve geçen yazdan başlamak üzere alınan önlemlerle bu faktör bazı olumsuz etkilere de yol açması pahasına zayıflatıldı.


 Bizim kur olarak takip ettiğimiz rakamlar aslında piyasadaki Türk Lirası-Döviz arz talep dengesini ifade eder ve Merkez Bankası'nın görevlerinden biri bu dengeyi yönetmektir. Piyasada dövize olan talep artınca doğal olarak Türk Lirası değer kaybeder ve piyasanın ihtiyaç duyduğu dövizi sağlayacak son merci Merkez Bankası'dır. Merkez Bankası bir taraftan piyasanın döviz talebini karşılar iken diğer yandan Merkez Bankası'nın döviz rezervindeki değişiklikler de kendi başına piyasadaki döviz talebini etkileyen önemli bir faktördür daha açık ifadeyle Merkez Bankası piyasanın döviz talebini karşılar iken rezervlerini ciddi şekilde zayıflatırsa bu durumun dövize talebi daha da artırması ve bir kısır döngü oluşturması beklenir yani Merkez Bankası  piyasanın döviz talebini karşılarken  döviz rezervini de çok fazla zayıflatmamalıdır.

CDS nedir

CDS Nedir


  Cds(Kredi Temerrüt takası) bir satıcının yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda alıcının hakkını tazmin eden bir varlık türüdür; daha basit ifadeyle cds bir sigorta sözleşmesidir. Türkiye'de fazla önemsenmiyor ve yeterince yakından takip edilmiyor olsa da aslında günümüzde bir ülke varlıklarının fiyatlamasında en etkili göstergelerden biri haline gelmiştir.

   Cds primi, bir tahvilin sigortalanır iken hangi maliyet ile sigortalandığını gösterir; son günlerde haberlere konu olan CDS priminin kabaca 250 olması (5 yıllık) Türk tahvillerinin(5 yıllık) sigortalanma maliyetinin %2,5'e olduğu anlamına gelir. Yaygın olarak hayatımızda bir ürünün sigorta maliyeti alıcı üzerinde iken finansal piyasalarda tam aksine yük satıcıya yüklenir. Bir ülkenin Cds primi ne kadar yüksek ise yatırımcıların gözünde ülke algısı o kadar olumsuzdur, Cds primi her vade için farklı değerde olsa da yaygın olarak bir ülke hakkında fikir edinebilmek için beş yıllık Cds primi takip edilir.

8 Şubat 2020 Cumartesi

Satın Alma Gücü Paritesi

 Satın alma gücü paritesi (SGP) milli gelir hesaplamalarında nominal hesaplama yöntemine alternatif bir hesaplama yöntemidir. Satın alma gücü paritesi ile ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılaşması ortadan kaldırılır ve mal, hizmetlere ulaşabilme kapasitesi bu parite ile ifade edilir. Satın alma gücü paritesine göre gayri safi yurt içi hasıla hesaplamalarında ABD ve dolar baz alınır bu sebeple ABD'nin gayri safi yurt içi hasılası ile satın alma gücü paritesine göre GSYİH'sı aynıdır.

 SGP'e göre kişi başı gelir nasıl hesaplanır sorusuna gelince basit bir örnekle açıklamak gerekirse;

 2018'de ABD'de kişi başı gelir 55.000 dolar civarındaydı, Türkiye'de ise kişi başı gelir +9.300 dolar civarındaydı. Bizim kişi başı milli gelirimizi bugünün kuru ile çarparsak ( milli gelir hesaplaması böyle yapılmaz ama konuyu gereksiz ayrıntılara boğmak istemiyorum.) kişi başı milli gelirimizi kabaca 55.000 TL buluruz.

  Satın alma paritesi hesaplamasında kullanılan mal ve hizmet sepetinin ABD'deki maliyetini 55.000 dolar olsun ve biz de aynı sepeti Türkiye'de 55.000 TL'e (+9.300 dolar) alabilelim, bunun anlamı şu olurdu; Türkiye'de kişi başı gelir +9.300 dolar iken bir Türkün ortalama geliriyle alabilecekleri bir Amerikalının ortalama gelirle alabileceklerine eşit olduğu için Türkiye'nin satın alma paritesine göre kişi başı geliri 55.000 dolar olurdu.