6 Nisan 2020 Pazartesi

Petrol fiyatları ne olacak

Petrol fiyatları ne olacak


 Abd başkanı Trump, petrol fiyatları  konusunda Rusya ve Suudi Arabistan'ın teşvik ederek istediği sonucu alamayınca tehdit etmeye başladı. Başkan Trump dün yabancı ülkelerden gelen petrole çok büyük tarife uygulayabileceğini ifade ederek kendi piyasasını Rus ve Suudi Arabistan fiyat savaşından korumaya çalışabileceğini ifade etti.

 Abd'nin yabancı petrol ürünlerine vergi uygulaması petrol fiyatlarını Abd'nin istediği gibi yukarı çekebilecek iken Abd dışında petrol fiyatlarının çok daha ciddi şekilde baskı altında kalması ile sonuçlanabilir.

 Geçtiğimiz hafta petrol fiyatları 20 doların bile altını test ederken Abd Başkanı Trump yine doğruluğu tartışmalı bir tweet ile fiyatları yukarıya çekmişti. Trump, Rusya ve Suudi Arabistan arasında anlaşmanın yakın olduğunu ve iki ülkenin 15 milyon varil petrol arzını azaltabileceğini ifade etmişti. Günlük 15 milyon varil petrol Arabistan ve Rusya'nın neredeyse petrol üretiminin yarısına denk gelmektedir zaten açıklama sonrası her iki ülkeden açıklamayı teyit eden bir demeç gelmemiş olması sebebiyle petrol fiyatları %35'lik primden sonra hafif geriye çekilmişti.

 Trump'ın açıklaması sonrası Suudi Arabistan OPEC+ ülkelerini acil toplantıya çağırmıştı ama Rusya ile aradaki pürüzler giderilemeyince geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşmesi gereken toplantı 9 Nisan tarihine ertelenmişti.


Trump Petrol fiyatlarını neden yukarıya çekmek istiyor


 Trump geçmişte etik olmayan yöntemlerle petrol fiyatlarını düşürmeye tenezzül etmiş bir yöneticidir. Daha önce başka paylaşımlarda da ifade etmiştim tekrarlayayım; 2019'un başında İran yaptırımları sebebiyle yeni bir petrol krizi senaryosu ile karşılaşmamız için İran'dan boşalacak arzı karşılamak için Trump yakın olduğu Orta Doğu ülkelerini yaptırımlardan önce üretim artırmaya ikna etmişti ama aynı Trump en kilit petrol üreticisi ülkelere yaptırımlardan muafiyet sağlayıp petrol konusundaki kaos senaryolarını boşa çıkarmıştı.(İran yaptırımları sebebiyle petrol fiyatları 80 dolarlara hızla tırmanmıştı ve 100 dolar gibi rakamlar söz konusu olmuştu ama çok kısa bir sürede tam aksine petrol fiyatları hızla yakın dönem dip seviyelerine yönelmişti.) Bununla da yetinmeyen Trump Abd'de petrol üretimini tarihi zirvelere yükselterek (Günlük yaklaşık 13 milyon varil) petrol üreticilerine hangi akılla bana itimat ediyorsunuz mesajı göndermişti.

VİX endeksi nedir

Vix endeksi geçtiğimiz ay 85'i aşarak tarihi rekorunu kırdı yine endeks geçtiğimiz haftaya kadar 10 gün boyunca 60 değerinin üzerinde kalarak tarihi rekor kırmıştı. Endeksin bu kadar uzun süre yüksek değer göstermesi en son 8 gün ile 2008 Krizi dönemi görülmüştü. Vix endeksi yatırımcılar için bir nevi piyasadaki stresin seviyesini belirten bir indikatördür bu yüzden Vix endeksi, korku endeksi olarak da anılır.

 Vix endeksi/ korku endeksi nedir sorusunu araştıranlar genelde endeksin teknik kısmı ile ilgili değiller o yüzden ben de teknik kısmını açıklamaya çalışmayacağım ama vix endeksi nedir sorusuna cevap verebilmek için öncelikle opsiyon kavramını anlamak gerekir.

 Opsiyon sözleşmeleri net bir zamanda veya net bir zamana kadar belirli bir ürünü alma veya satma hakkını ifade eden sözleşmelerdir. Opsiyon sözleşmeleri yatırımcıların varlıklarını risklerden korumak için en fazla yararlandıkları enstrümanlardan biridir. Opsiyon sözleşmelerini bir ürünü almaya niyet ettiğimizde ödediğimiz kapora parasına benzetebiliriz, bu sözleşmeler belli bir maliyetle (arz-talebe göre maliyet değişir) alım hakkını sözleşme sahibine sunar veya benzer şekilde satma hakkı için de kullanılır.

2020'de Türkiye Ekonomisi Nasıl Olacak

 Geçtiğimiz Cuma günü Merkez Bankası tahvil ihalelerine hız verdiğine dair haberin ajanslara düşmesi sonrası Merkez Bankası'nın para basıp basmadığı yeniden değerlendirilmeye başladı. Haber sonrası Türk Lirasından değer kaybı güçlendi. Bir süredir ekonomi gündeminin en sıcak konusu Merkez Bankası para basacak mı veya basmalı mı konusu ve gelişmeler yerli, yabancı herkesi yakından ilgilendiriyor.Yazının fazla uzamaması için öncelikle basitçe para basmanın neden sorun oluşturduğuna dair şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. (Karşılıksız para basmak)

 Covid-19 salgını hem Türkiye hem de dünya ekonomisini ciddi şekilde zorluyor. Birçok kurum şu an yaşanan krizin tarihin en büyük krizi olabileceğini ifade ediyor. Amerika  şimdiden 2 trilyon dolar destek paketi, 4 trilyon dolar finansman açıkladı. Almanya 750 milyar avrodan büyük bir paket açıkladı, rakamlar ülkeden ülkeye artıyor ama gelişmiş ülke ekonomileri büyük bir durgunluğa girecek iken bu devasa paketleri hazine kaynakları ile karşılamayacaklar,(Modern para teorisi) yükü merkez bankalarının üzerine bırakacaklar. Mesela Fed'in bilançosu(bastığı para diyebiliriz.) şimdiden trilyonlarca dolar artmış durumda.


2020 Türkiye ekonomisi
Fed bilançosu

  Gelişmiş ülkelerin aldığı önlemlerin yeterliliği sorgulanırken gelişmekte olan ülkelerin mevcut krizle nasıl mücadele edeceği merak ediliyor. Gelişmiş ülkelerde yükümlülükler yerel para birimi cinsi o yüzden pratikte çok ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilecek olsa da teorik olarak borç sorununu çözülebilir (Hazine borçları üstlenir>merkez bankası hazineye borç verir> merkez bankası hazineye verdiği borcu siler.) fakat söz konusu gelişmekte olan ülkeler olursa bu sorun çok daha zorlu çünkü gelişmekte olan ülkelerin borçları yerel para cinsi değildir ve merkez bankaları piyasaya para pompaladıkça  yerel para birimi değer kaybedeceği için borcun miktarının azalmaması gibi bir durum ile karşılaşılabilir. 

 Yazının başında verdiğim linkte ayrıntılı ifade etmiştim, burada özetleyeyim; normal şartlar altında piyasadaki likidite  artmazsa yerel para birimi ne kadar değer kaybederse ekonomik faaliyetler yerel para birimi ile gerçekleştiği için döviz üzerinde baskı artar fakat likidite artırılırsa yerel para biriminde değer kaybı ivmesi kuvvetlenebilir; üstelik çok geniş kapsamlı sorunlar da( enflasyon vs.) artar. Bunun dışında para basmak bumerang gibi para basma ihtiyacını doğuran sebepleri besler yani para bir kere basılmaya başladı mı hep daha fazlası gerekir.


2020'de türkiye ekonomisi nasıl olacak

 Türkiye özelinde sorunu incelersek 2019 büyüme verileri henüz net şekilde bilinmediği için Türkiye ve emsal ülkelerin 2018 yılına ait dış borcun milli hasılaya oranı verisini üstte paylaştım. Türkiye bu konuda en sıkıntılı ülkelerden biri ama diğer gelişmekte olan ülkelerin durumu da çok farklı değil.

4 Nisan 2020 Cumartesi

KARŞILIKSIZ PARA BASMAK

Karşılıksız para basmak ne demek


 Merkez Bankası para basmalı mı sorusu son günlerde ekonomi gündeminin en önemli mevzusu haline geldi. Merkez Bankası para basması konusuna girmeden bazı konulara değinmek gerekiyor; öncelikle toplumda yaygın şekilde halen para basmanın altın karşılığı olması gerektiğine dair bir inanç var ya da sadece rezerv para birimi sahibi ülkelerin karşılıksız para basmak hakkına sahip olduğuna dair hatalı bir inanç var. Bunlar yanlıştır, bu makalenin hemen altında bu konu ile ilgili bir makale var okumaya oradan başlayabilirsiniz.

 Bunun dışında senenin belli dönemlerinde piyasaya yoğun miktarda yeni nakit para sürülmesi her sene Merkez Bankası gizliden para mı basıyor komplo teorilerini beraberinde getirir; gerçekte ise Merkez Bankası gizliden para basıyor olsa bunu gerçekleştireceği en son yol piyasaya nakit para sürmek olur ! Her sene genelde bayram önceleri insanların fiziksel banknotlara ihtiyacı arttığı için Merkez Bankası piyasanın talebini karşılar, Merkez Bankası'nın para arzı içinde bizim gündelik hayatta kullandığımız fiziksel banknotların ağırlı son derece azdır. Güncel duruma gelince alınan önlemler sebebiyle (ATM'lerin nakit verme limitinin artması, bankalardaki aktivitelerin yavaşlatılması vs.) fiziksel banknot ihtiyacının artmış olması son derece olasıdır, bu sebeple de normal zamanlara göre çok daha fazla temiz banknot görüyoruz.  Bu konuyu da benzer konularla beraber linke havale edeyim. (Merkez Bankası gizlice banknot basabilir mi

 Girişe son olarak şunu da ekleyeyim; Merkez Bankası'nın para arzı (Ben yazıyı gereksiz ayrıntılar ile uzatmamak için para arzı tanımlarına girmeyeceğim.) doğal bir ivme ile zaten sürekli olarak artmaktadır veya artması gerekir diyebiliriz. 

karşılıksız para basmak ne demek
M3 para arzı



Merkez Bankası'nın para arzı ekonomik büyümeye paralel bir artış sergilemezse bu durum ekonomik aktiviteyi olumsuz etkiler. Çok basit bir özetle açıklamak gerekirse yaygın olarak kullanılan karşılıksız para basmak aslında şudur; Türkiye'de 100 ekmek üretiliyorsa piyasada 100 lira olmalıdır diyelim, bir sonraki sene 105 ekmek üretiyorsak piyasadaki para da yaklaşık 5 artmalıdır ki dengelenme olsun. Bunun altında bir para arzı artışı ekonomik aktiviteyi sekteye uğratır.(Arz-Talep olur ama likidite problemi sebebiyle üretim istenen seviyede tüketiciye ulaşamaz.) Bu mantığın dışında para arzı artışı ise muhtemelen enflasyon üretir.

John Davison Rockefeller kimdir

 Abd başkanlık seçimlerinin yaklaşmasıyla seçimin muhtemel ekonomik etkileri hakkında da tahminler yapılmaya başladı. Demokratların güçlü aday adaylarından Elizabeth Warren'ın ekonomik vaatleri dikkat çekiyor, Warren'ın en dikkat çeken söylemi ise çağdaş kartelleri durdurma vaadi ve bu durum da 1950 öncesi Abd'de gerçekleşen dev davaları hatırlatıyor. Abd seçimleri ile ilgili daha sonra ayrı bir paylaşım yapmayı planlıyorum ama giriş olarak tarihin en zengin insanı olarak kabul edilen ve girişimcilik konusunda çok ayrı bir noktada olan John Davison Rockefeller ve tarihin en büyük kartel davası olan Standart oil davasını yazmak istedim.



John D. Rockefeller'in Serveti


 John Davison Rackefeller tarihte ilk defa milyar dolar(1916) sevete ulaşan insandır; Rockefeller'in serveti enflasyon hesabıyla günümüzde yaklaşık 20 milyar dolar ederken bu paranın gücü farklı hesaplamalara göre 350-400 milyar dolardır ki bu rakam onun modern tarihin en zengin insanı olarak kabul görmesini sağlamıştır. Sıradan bir aileden gelen insanın bu kadar ciddi bir servete ulaşması son derece ilgi çekicidir.  Rockefeller gençliğinde 100.000 dolar(günümüzde 2-3 milyon dolara denk) ve 100 yıl yaşamayı hedeflediğini ifade etmiş; birinci hedefine ulaşmış ! ikincisini ise kıl payı kaçırmıştır.(97 yıl)


 John D. Rockefeller Kimdir



  John D. Rockefeller 1839'da sıradan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Dünyada yahudi denince ilk akla gelen insanlardan biri olsa da (Türkiye'de bile Google'da ismi yazılınca ''John D. Rockefeller yahudimi'' araması öneriliyor.) aslında yahudi değildir; yahudilerde dinini saklama görülen/iddia edilen bir özellik olsa da John Davison Rockefeller için böyle bir şey iddia etmek biraz mantıksızdır çünkü zenginlik öncesi sıradan bir insandır ve konum dışı olsa da radikalliğe yakın seviyede bir hristiyandır, zenginlik sonrası da bu net görünümü değişmemiştir. J. D. Rockefeller'in babası etik olmayan işlerle uğraşan ve bu sebeple ailesini devamlı olarak seyahat etmesine sebep olan bir insan iken annesi dindar(Baptist) bir kadındır. Rockefeller annesinin etkisinde büyümüştür.


3 Nisan 2020 Cuma

Avrupa Birliği dağılabilir mi

 Dün İtalya ana muhalefet lideri Salvini, Avrupa Birliği'nden nefret ettiğini ve salgın sonrası birlikten ayrılabileceklerini ifade etti. İtalyan lider Avrupa için hakaret dolu ifadeler kullanarak eleştirdi.

 Covid-19 salgını sebebiyle en ağır darbe yiyen ülkelerin başında İtalya geliyor ve Avrupa Birliği şu ana kadar soruna yaklaşımı herkesin kendi başının çaresine bakması oldu ve tabii ki çok ciddi zarar gören/görüyor olan İtalyanlar bu birliği yeniden sorguluyorlar. 

 Salgın sebebiyle zor günler yaşayan başta İtalya olmak üzere Güney Avrupa ülkelerinin en azından ekonomik olarak rahatlaması için Corona tahvilleri çıkarılması önerilmişti. Corona tahvili, bütün Avrupa ülkelerinin ortak tahvili olacaktı ve başta 400 milyar avro olması bekleniyordu fakat şu an içinde olduğumuz zorlu şartlar bile Avrupa ülkelerini bir araya getiremedi ve başta Almanya olmaz üzere verimli kuzey ülkeleri bu öneriyi reddettiler.

İtalyanlar birliği haklı veya haksız rahatsızlıkları sebebiyle sorguluyor olsa da yakın zamanda devletler en azından mevcut şekliyle Euro Birliği'nin sürdürülemez olduğunu fark etmeye başlayacaklardır daha doğrusu bunu ifade etmeye başlayacaklardır.

Not: Avrupa Birliği ile Euro Birliği farklı kavramlardır; Avrupa Birliğine üye olan her ülke Euro kullanmak zorunda değildir. Avrupa Birliği zorlu bir sürece girdi diyebiliriz ama ben işin ekonomik kısmı ile ilgiliyim.


Euro Birliği Dağılabilir mi


 Avro Birliği, Covid-19 salgını öncesi bile çok sağlıklı bir yapıya sahip değildi; şu an yaşanan ağır şok yaşanmasa bile Avrupa'da tek para birimi mevcut yapısıyla sürdürülebilir değildi; şu an küresel ekonomi ciddi değişimlere gebe iken ''Euro'' Avrupa devletleri için çok daha ciddi ayak bağı olacak.

 Öncelikle şunu ifade etmek gerekiyor; İtalya hali hazırda salgın öncesi bile avronun en olumsuz etkilediği ülkelerden biriydi hatta muhtemelen avro tercihi konusunda en hatalı ülkeydi ve tabii ki hatadan dönmenin bedeli hatanın bedeline tercih edilebiliyordu ama bu dönem sona ermiş olabilir.

 Avrupa Birliği ilk yıllarında hızla birlik olma konusunda inançlı ve istekliydi ve bu projenin en önemli adımlarından biri yarım yamalak kalan Euro projesi idi; Avrupalılar tek para birimini tercih ettiler fakat tamamen birleşememiş( Amerika gibi) toplumlar için bu çok hatalı bir tercih olabilirdi ki olan bu oldu.

 Sık sık ifade ediyorum tekrarlıyayım bir ürünü ya kalitesiyle ya da fiyatı ile pazarlarız; bu kişi için de şirketler için de devletler için de aynıdır. Bir devlet diğer devlet kadar kaliteli ürün üretmezse(Verimlilik) fiyat ile rekabet eder bu dış pazarlardaki durumdur ve benzer durum için pazar için de geçerlidir. Bir ülkenin verimliliği zayıfsa doğal olarak alım gücü de zayıf olur bunun olumsuz yanı refah düşüklüğüdür ama bu durumda yerli ürünler(nispeten ucuz) yabancı ürünlerle rekabet eder ülkenin iç pazarı yabancı mal hücumuna uğramaz. Kısacası yerel para biriminin değer kazanması, kaybetmesi aslında kısa vadede ciddi sorunları tetiklese de orta-uzun vadede aslında ekonominin sağlığını koruyan bir olgudur ve bir ülke kendisinden daha verimli bir ülkenin para birimini kullanıyorsa başta refahını artırır orta-uzun vadede ise hem dış hem de iş pazarlarda güç kaybeder. Avrupa'da nispeten az verimli güney ülkeleri Euro ile daha hızlı refaha ulaştılar ama bu refahın onlara bedeli ise pazarlarda güç kaybı ve yapısal olarak kan kaybeden ekonomiler oldu.(İspanya, İtalya, Yunanistan, İtalya vs. vs.)

BDKK Yabancılara Türk Lirası Likiditesini Kısıtlaması

Giriş Notu: Bugün itibariyle(02.04.20) Londra'da TL likiditesi tekrardan kurudu diyebiliriz. Bu defa bizim ekonomi yönetimimizin bunu sağlamak için herhangi bir kararı yok ama geçmiş tecrübeler sebebiyle yatırımcılar pozisyonlarını kapattılar.(Bloomberg Kaynakları)

 Bugün Londra swap piyasasında TL'nin gecelik faizi %65'e yükselirken haftalık faizi %50'lere yükseldi. Geçen sene Mart'ta TL'nin gecelik faizleri %1.300'lere kadar yükselmişti.

 Londra'da TL likiditesi kuruyunca geçmişte olduğu gibi TL değerlendi ama CDS'imizi hedge olarak kullanan yatırımcılar sebebiyle CDS'imiz 600'leri aştı. Türkiye'nin yurt dışında TL likiditesini neden kısıtlanıyor, bunun bize etkileri nedir sorularına gelince; 


  Daha Önce Bankaların Swap limitini aşama aşama azaltan BDDK bugün (09.02.20) Bankaların döviz swap limitini %25'ten %10'a düşürdü.

 Türk Lirasının üzerinde yüksek dış borçluluk, zayıf döviz rezervi kaynaklı baskı mevcuttur fakat bu doğal baskının dışında geçmişte Türk Lirasının çok fazla değer kaybetmesinde spekülatörlerin de önemli katkısı vardı ve 2018 yazından başlamak üzere alınan önlemlerle bu faktör bazı olumsuz etkilere de yol açması pahasına zayıflatıldı.


 Bizim kur olarak takip ettiğimiz rakamlar aslında piyasadaki Türk Lirası-Döviz arz talep dengesini ifade eder ve Merkez Bankası'nın görevlerinden biri bu dengeyi yönetmektir. Piyasada dövize olan talep artınca doğal olarak Türk Lirası değer kaybeder ve piyasanın ihtiyaç duyduğu dövizi sağlayacak son merci Merkez Bankası'dır. Merkez Bankası bir taraftan piyasanın döviz talebini karşılar iken diğer yandan Merkez Bankası'nın döviz rezervindeki değişiklikler de kendi başına piyasadaki döviz talebini etkileyen önemli bir faktördür daha açık ifadeyle Merkez Bankası piyasanın döviz talebini karşılar iken rezervlerini ciddi şekilde zayıflatırsa bu durumun dövize talebi daha da artırması ve bir kısır döngü oluşturması beklenir yani Merkez Bankası  piyasanın döviz talebini karşılarken  döviz rezervini de çok fazla zayıflatmamalıdır.

CDS nedir

CDS Nedir


  Cds(Kredi Temerrüt takası) bir satıcının yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda alıcının hakkını tazmin eden bir varlık türüdür; daha basit ifadeyle cds bir sigorta sözleşmesidir. Türkiye'de fazla önemsenmiyor ve yeterince yakından takip edilmiyor olsa da aslında günümüzde bir ülke varlıklarının fiyatlamasında en etkili göstergelerden biri haline gelmiştir.

   Cds primi, bir tahvilin sigortalanır iken hangi maliyet ile sigortalandığını gösterir; Tükiye'nin Cds primi geçen ay 200'ün altına düşer mi diye tartışılırken dün 600'ün üstüne çıkarak 2008'den beri en yüksek seviyesine çıktı. Türkiye CDS priminin kabaca 600 olması (5 yıllık) Türk tahvillerinin(5 yıllık) sigortalanma maliyetinin %6 olduğu anlamına gelir. Yaygın olarak hayatımızda bir ürünün sigorta maliyeti alıcı üzerinde iken finansal piyasalarda tam aksine yük satıcıya yüklenir. Bir ülkenin Cds primi ne kadar yüksek ise yatırımcıların gözünde ülke algısı o kadar olumsuzdur, Cds primi her vade için farklı değerde olsa da yaygın olarak bir ülke hakkında fikir edinebilmek için beş yıllık Cds primi takip edilir.


cds nedir