10 Eylül 2020 Perşembe

2008 EKONOMİK KRİZİ

 Bu makaleyi uzun zaman önce yazmıştım ama eski yazıyı tekrar okuyunca hissettiğim eksiklikler sebebiyle yazıyı güncellemek istedim. 2008 ekonomik krizi dünya için çok önemli bir eşik; bugün bile yaşadığımız birçok sorun aslında 2008 kaynaklı ve bu kriz gerçek anlamda hiç bitmedi dersek hatalı olmaz. 2020 Krizi, çıtayı çok yukarıya taşımış olsa da yakın zamana kadar finansal kriz gözümüzde tarihin gördüğü en büyük krizlerden biriydi ve ancak Büyük Buhran ile kıyaslanabilirdi.

 2008 Krizi ile sadece ABD'de 10 trilyon dolar değerinde servet yok olmuştu ve 10 milyona yakın insan işini kaybetmişti; 2020 perspektifinde bu rakamlar çok büyük görülmüyor olsa da o dönem görülmemiş bir ekonomik yıkımdı.

2008 ekonomik Krizi neden yaşandı



 Bu yazı yazıldığında FED'in bilançosu 7 trilyon doları aşmıştı ve dünyadaki negatif getiri vaat eden tahvil stoku 16 trilyon dolar civarındaydı yani özetle dünya inanılmaz bir likidite bolluğunda bulunuyor. 2008 yılı da yine benzer bir likidite bolluğuna sebebiyet vermişti. 2008 öncesi FED'in bilançosu sadece 800 milyar dolar iken ilerleyen yıllarda krizin etkilerinden kaçınmak için bu rakam 4,5 trilyon dolara kadar çıkmıştı.

2008 ekonomik krizi


Not: FED dünya merkez bankalarının liderliğini yapar. dersek hatalı olmaz; bu sebeple FED'in bilançosu dünyadaki destek/teşvikler hakkında fikir verir.

 2008 ve 2020'deki akıl almaz likidite bolluğunu geçmişle kıyaslamak mümkün değil ama bu iki çok istisnai dönemi saymazsak 2000 sonrası da dünyada likidite bolluğunun görüldüğü bir dönem yani Büyük merkez bankaları neredeyse 20 yıldır daha ne yapabilir ki diye düşünen piyasalara şapkadan yeni tavşanlar çıkarıyor. O yüzden 2008 konjonktürünü anlayabilmek için son yıllardaki tuhaflıkları unutmak gerekiyor. 2008 öncesi dünyada ekonomiler sadece faiz kararlarıyla bile yönlendirilebiliyordu.


Alan Greenspan



 Alan Greenspan, 2008 krizi öncesi görevi Ben Bernanke'ye bırakmıştı kendisi seksenli yıllardan beri FED'in başındaydı ve görevi bırakınca tarihin gördüğü en muhteşem FED başkanlarından biri olarak anılıyordu ama Bernanke'nin kucağına bıraktığı bombanın büyüklüğü sebebiyle ilerleyen yıllarda ise ABD ve dünya ekonomi gemisini şelalenin akımına bırakan kişi olarak anıldı ki benim de kişisel fikrim kendisi Paul Volcker'ın miras yedisidir.

finansal kriz

 Yazının başında da ifade ettiğim gibi 2008 yılı bir milattır sonrasının öncesi ile kıyaslanması çok mümkün değil ama bu milattan bir önceki milatta herhalde 1980'lerde Volcker'ın  FED'in başına geçmesidir. Volcker'ın enflasyonla mücadelesi sonrası dünyada çok uzun yıllar enflasyon sorunu zayıflamıştır. (Doksanlı yıllardaki dijitalleşmeyle gelen verimlilik artışı da etkili) ve bu konjonktür Greenspan'e finansal şartları gerekenin çok altında tutabilme şansı tanımıştır. Süreci şurada basitçe açıklamaya çalışmıştım. (Her şeyin Balonu)

 ABD yeni bin yıla Dot.com balonunun patlaması ile girmişti; bunun etkileri henüz sarılmamıştı ki 11 Eylül saldırıları Abd ekonomisine bir darbe daha vurmuştu. Bu şartlar sebebiyle ABD'de FED faizleri ilk defa %1'lere kadar indirdi. FED'in güçlü faiz indirimi sebebiyle finansal piyasalarda getiri bulmak son derece zorlaşmıştı. Finansal piyasalarda reel nominal getiri elde etmek son derece zorlaşmış iken bahsettiğim döneme göre çok ciddi seviyede düşen faizlerin en fazla fayda sağladığı sektör doğal olarak finansman maliyetleri ile en güçlü bağı olan sektör olan gayrimenkul sektörüydü. ABD'de mevduat faizleri, tahvil getirileri  yok denecek seviyelerde iken kredi derecelendirme kuruluşlarının AAA notu verebildiği CDO'lar ise %7 civarında getiri sağlayabiliyordu ve sürekli olarak bir CDO arzı çılgınlığı yaşanıyordu. 

2008 Ekonomik Krizi ve CDO'lar



 İfade ettiğim gibi 2000-2001 krizleri emlak sektörünü ilerleyen yıllarda son derece olumlu etkilemişti. Bankalar büyük miktarlarda konut kredileri dağıtıyorlardı bu da gayrimenkule olan talebi artırıp fiyatları yukarı çekiyordu. İhtiyaç dolayısıyla konut almak kolaylaşmış iken konut fiyatlarının yukarı tırmanması yatırım amaçlı konut almanın cazibesini artırıyordu; bunun doğal sonucu ise bu döngünün her iki tarafında olan MBS ve CDO'lara olan talebin artmasıydı.

MBS ve CDO nedir


 A Bankası'nın konut kredileri için 100 birim kredisi olsun, bu kredilerden de 10 birim kar etmeyi amaçlasın. A bankası, 100 birim krediyi dağıttıktan sonra halen kredi talebi ile karşılaşıyorsa elindeki kredileri varlığa dayalı menkul kıymete(VDMK/MBS) çevirip satar örneğin bizim A Bankamız 10 birim kar etmeyi beklendiği 100 birim krediyi 107 birime satsın bu durumda kredi riskinden kurtulup karını cebine indirir üstelik daha fazla kredi verebilmek için elinde sermaye olur. 2008 ekonomik krizine giden yol bu şekilde başlamıştır; bankalar artan kredi talebi sebebiyle konut kredilerini varlığa dayalı menkul kıymet haline getirip satmıştır ama bunu yaparken yatırımcıya daha fazla getiri sunabilmek için farklı bir yöntem geliştirmiştir böylece de CDO'ların cazibesini artırmışlardır.

 MBS'ler ifade ettiğim gibi daha fazla kar etmek isteyen bankaların kredileri satabileceği ürünlerdir fakat bu ürünlerden maksimum kar elde edilemezdi/edilemez basit bir örnekle ifade etmek gerekirse 10 birim gelire sahip bir insana sağlanan bir birim kredi ile 1 birim gelire sahip bir insana sağlanan 1 birim kredi aynı fiyata satılamaz. Bir varlıkta risk arttıkça buna paralel getiri talebi de artar. CDO'lar ise bu risk/getiri ilişkisini maksimize etmeyi amaçlayan türev ürünlerdi. CDO'ların kabaca yapısı şuydu.

%33 Kredi notu yüksek müşteriye sağlanan krediler (Kabaca %4 getiri)
%33 Kredi notu ortalama müşteriye sağlanan krediler (Kabaca %7 getiri)
%33 Kredi notu düşük müşteriye sağlanan krediler (Kabaca %10 getiri)

 Bir paket haline getirilirdi ve ortalama %7 civarında bir getiri sağlardı. Bu dizaynda risk paylaşımı sebebiyle beklenen getirinin sağlanması ihtimali güçlüydü ve her koşulda bir getiri vaat ediyordu. Yükümlüler ödemelerini gerçekleştirmezse ipotekli evler satışa çıkıyordu ki genelde evlerden elde edilen getiri satın alınmış kredilerden yüksekti. (Emlak piyasası uçuştaydı.)



2008 ekonomik Krizine giden yol



 CDO'lar yatırımcılara döneme göre çok makul bir getiri sunuyordu ve barındırdığı riske göre son derece cazip ürünlerdi örneğin ABD tahvilleri ile CDO'lar aynı risk seviyesinde görünüyordu ama CDO'lar kat kat fazla getiri sağlıyordu, bu durumun doğal sonucu yatırımcıların CDO'lara hücum etmesi oldu fakat bir noktadan sonra ise piyasada konuta olan talep azaldı bankalar ise bu noktada riskleri artırdılar ve 2008 krizi yoluna girilmiş oldu.

 CDO'lara büyük talep vardı ama piyasadaki kredi talebi zayıflamıştı, bankalarda kredi verme şartlarını gevşettiler ve daha riskli müşterilere kredi verdiler çünkü aslında bu kredilerdeki risk bankaların değil CDO'u alacak olan yatırımcınındı. Bankalar bir nevi komisyoncu konumundaydılar.

 CDO'lara hücum eden yatırımcılar bu ürünleri kendi araştırmalarıyla inceleyebilecek konumda değillerdi çünkü bir CDO rakam önemli olmadığı için yeniden kontrol etmedim ama yüzlerce, binlerce krediyi barındırıyordu ve bu kredilerin durumu veri olarak takip etmek basit olmasa da mümkündü ama sıradan bir yatırımcı için bunu yorumlamak çok da mümkün değildi. Kredi riskini değerlendirmekle sorumlu olan kredi derecelendirme kuruluşları ise rekabet sebebiyle bu kredileri adil değerlendirmiyordu. A kuruluşunun vermediği notu B kuruluşu verecekti, veriyordu ve A kuruluşu gelirden oluyordu. ABD bu dönemde olaya çok çok çok çok uzaktı. Bahsettiğim sistem üzerinde neredeyse hiçbir regülasyon yoktu. Sistemin bağlı olduğu bankacılık sistemindeki regülasyonlar ise senelerdir sistemin lehine gevşetiliyordu. 

 Toparlamak gerekirse kredi almaması gereken insanlar çok daha riskli koşullarda hak ettiği değerden uzaklaşmış gayrimenkulleri alıyorlardı. Bu risk yatırımcılara satılıyordu ve bu yatırımcıların aldıkları riskten haberleri olmuyordu. Finansal piyasalarda emlak sektöründen tamamen kopmuş ama realitede ise emlak sektörünün üzerine bina edilmiş devasa bir ponzi oluşuyordu.

2008 ekonomik krizinin başlaması


 2008 Krizi öncesi bankalar sürekli olarak kredi verme koşullarını gevşetiyorlardı çünkü bu riski başkalarına satacaklardı. Yükümlü kredisini ödeyemeyince ise sürekli olarak artan konut fiyatları krediyi satın almış olan yatırımcıyı mağdur etmiyordu. 

 Bahsettiğim sorunlu müşterilerin hızlı artışı ve bu müşterilerin yükümlülüklerini yerine getirememesi sebebiyle hızla artan emlak arzı(Bankalar ipotekli evleri satışa koyması sebebiyle) bir noktadan sonra fiyatları aşağıya çekti. Bahsettiğim iflas ve temerrütlerin büyüklüğü ABD'de ekonomiyi bile yavaşlattı ki bu da ortalama risk grubunun da hızla yükümlülüklerini yerine getirememesine yol açtı.(Gelirler düşüyor, işsizlik artıyor.) Abartılı şekilde artan emlak arzı sebebiyle düşen konut fiyatları sebebiyle borcunu ödeyebilecek yükümlüler için ise borç ödemenin cazibesi düşüyordu. Basitçe ifade etmek gerekirse ABD'de konut kredisi çekmiş bir şahıs yaptığı ödemenin önemli bir kısmını krediden vazgeçtikten sonra bankadan geri talep edebiliyordu ve düşüşe geçen emlak piyasasında birçok insan için borcunu ödememek daha cazip hale gelebiliyordu çünkü bankadan geri çekilecek miktarla borç ödenen konuta denk bir konut alınabiliyordu. Bu 2008 emlak kriziydi.



2008 Finansal Kriz



 2008'e kadar CDO'lar bankalar için altın yumurtlayan tavuktu ama bir noktadan sonra yatırımcılar bu CDO'ları almadılar ve bankaların yatırımcılara fırlattığı bumerang kendilerine dönmüştü. ABD bankalarının elindeki CDO'lar artık talep görmüyordu veya fahiş iskontalar ile ancak talep ediliyordu, bankalar ise CDO'larda bir indirim yapmıyorlardı/yapamıyorlardı çünkü CDO'ların muhtemel değerinden satılmasının anlamı bankaların iflas etmiş olmasıydı bu sebeple de bankalar CDO'ları realitede olmayan bir fiyattan bilançolarında gösteriyordu ki FED bankaların batmamasına karar verene kadar bu süreç devam etti. (Ayrıntısı için Toksik varlık nedir)




 2008 ekonomik krizi ardından başlayan varlık alım programları ile yeni bir dönem başladı ki dünya ekonomisi bir daha asla 2008 öncesi gibi olmadı. 2008 krizi sonuçları ile ilgili daha önce başka bir yazı yazmıştım. Onu link bırakıyorum. (Varlık alım programları)






Twitter: Yusuf Yüksel

6 yorum:

  1. Mükemmel soluksuz okudum ..
    O dönemi bizzatihi yaşamış gbi yazmışsınız Bravo Yusuf bey ..

    Aynen tıpkı yazdığınız gbi oldu herşey harika

    YanıtlayınSil
  2. Üst gelir grubunun ödemesinin cazip gale gelmemesini biraz daha açabilir misiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 100 birimlik borcunuz var ve üstelik geçmişten de ödemeler yapmışsınız ama evin ederi artık 70 birim ! Özetle evinizin kredisini ödemeyip geri aldığınız sermaye ile karşı daireyi peşin alabileceğiniz piyasa koşulları 2008'de görülmüştü.

      Sil
  3. Hiç ekonomiden anlamayan birisinin bile anlayabileceği seviyede yazdığınız için hem teşekkür hem de tebrik ederim.

    YanıtlayınSil