6 Eylül 2018 Perşembe

2019 GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN KRİZ SENESİ Mİ OLACAK

 Son zamanlarda uluslararası ekonomi kanallarında en fazla tartışılan konu ''Gelişmekte Olan Ülkeler krize mi girecek ?'' öncelikle konuya girmeden şuna cevap vermeye çalışalım; buraya nasıl geldik?

  2011-2018 yılları arasında hem dünya hem de gelişmekte olan ülkeler tarihte görülmemiş bir rahatlık dönemi yaşadı. (Varlık alım programları paylaşımında bu rahatlık dönemini uzunca anlattım;eğer okumadıysanız okumanızı kuvvetle tavsiye ederim. link )

 Trilyonlarca dolar gelişmekte olan ülkelere çok çok düşük maliyetlerle aktı ama bu durumun çok ciddi yan etkileri oldu.

1. Abd ilk parasal genişlemeyi 2008'de gerçekleştirdi ve 2010 civarında normalleşecekti, basılan para 800 milyar dolar civarındaydı.

  Parasal genişleme(4. Parasal genişleme) 2014'ün sonlarına doğru bitti ve basılmış para 3.5 trilyon dolar civarındaydı !

  İlk bakışta facia olarak yorumlanabilecek bu parasal genişleme dört büyük merkez bankası(Fed, Ecb, Boj, Boe) tarafından gerçekleştirilen hem miktar(Temsil edilen ekonomiye oranla) hem de süre açısından en başarılı parasal genişleme, diğerlerinin ne kadar az başarılı olduğunu anlatmaya bile gerek yok.

  Bu durum devletlerin,bankalar özellikle de özel şirketlerin  öngörüsüz ve lüzumsuzca aşırı borçlanmasına sebep oldu çünkü borçlanmak çok ucuzdu ve olumsuz/temkinli bakış açısı ısrarla haksız çıkıyordu.

2. 2008 Krizi'nin ne kadar ağır bir kriz olduğu krizden belli bir süre sonra netleşmeye başladı, önlemler ise gerçekten çok büyük hamlelerdi. Ekonominin her şeyin faydası ve zararı vardır, 2008 Krizi için alınan önlem ise devasa bir para basımı oldu.(10 trilyon $ değerinde para) Normalde bu kadar devasa paraya piyasaların vermeleri beklenen tepkiler görülmedi, klasik modeller işlemedi, en temel iktisat teorileri hatalı sonuçlar verdi. Ekonomistler de bu duruma yeni bir isim buldular. ''Yeni Normal''

  Yeni normal nedir?

  2011-2018 arasında yaşanan anormal döneme verilen ad. Bankaya borç veriyorsunuz, banka buna karşılık sizden para istiyor.( Avrupa ve Japonya'da negatif faiz devam ediyor.) Enflasyon insanlığı terk etti ve bir daha geri dönmeyecek, canınız istediği kadar para basın... ( ama çok da şey etmeyin. ) O güzel büyüme oranları, o güzel atlarına binip gittiler... Büyümenin küçüğüne , enflasyonun azına kaldık...

  Ciddi bir şeyler de yazmak isterdim ama mantıki bir alt yapısı olmayan anormalliği açıklamak, açıklamaya çalışmak yerine bunun normal olduğunu iddia eden bir yaklaşım.

  Tabii çok da ciddi destek buldu, uyuşturucu müptelasına (ucuz ve düşük kredi) uyuşturucunun faydalarını anlatan bir sahtekar nasıl itibar görecekse mevcut durumun normal olduğunu iddia eden bu ekonomistlerin fikirleri de ciddiye alındı.

  Peki ardından ne oldu, yatırımcıların cebi para doldu(Basılan tirlyonlarca para)... Borsalar şişti de şişti, emtialar da öyle... Emlak fiyatları da... Piyasa baktı ki şişecek bir şey pek kalmadı, şişirebileceği varlıklar üretti, ( kripto paralar )  onları da şişirdi çok güzel bir dönemdi çünkü herhangi bir şey zarar edemezdi, genelde zarar en karlı yatırımı bulamamaktı.

  Bugün fikirlerini okuduğumuz, televizyonlarda denk geldiğimiz yatırım danışmanları, fon yöneticileri çoğu her şeyin fiyatının artmadığı herhangi bir dönem görmüş değiller.( 35 yaşından genç olanlar 2008 krizinden sonra işe başladılar. )

  Özellikle kamu da ya da bankalarda bu deliliği görecek ve biraz daha geride bekleyecek bir kesim vardı ama özel şirketlerdi durum çok tuhaf noktalara gitti.

  Aklı başında ekonomistler bu dönemi ''Everything Bubble (Her şeyin Balonu)'' olarak isimlendirdi, iktisat da Bambu Ağacı(7 sene toprak altında bekler ve 8. sene onlarca metre boy atar.) gibi toprağın altında kin biriktirdi.Şimdi normal ekonomi teorilerine döndük ama ekonomiler asıl normale adapte olmaya zorlanıyor.

  Üstelik miyop bakış sadece şirketlerde de değildi, sene başı bütün saygın kurumlara göre bu sene gelişmekte olan ülkelerin zirve senesi olacaktı.(Yaz sonuna kadar) Sıkıntıların başladığı mayıs ayından bir aya öncesi bile birçok ülkeden faiz indirimi bekleniyordu. Gelinen durum şu;

-Faizler normalleşecek.
-Basılan para geri toplanacak.
-balonlar sönecek.
- Borçlanmalar(hem gop'ta hem de küresel) normalleşecek.

Peki bunu bir süreç olarak düşünsek sürecin daha neresindeyiz %5 en fazla %10..

Bunların her biri ciddi şekilde gelişmekte olan ülkeleri tehdit ediyor, bunların yanın da bir de her gün yeni bir problem başlatan Trump sorunu var. (ticaret savaşları, İran yaptırımları, Türkiye ile gerginlik , Avrupa ile ticaret gerginliği, Meksika, Kanada vs. vs.)

 Bu durumda önümüzdeki seneler boyunca küresel normalleşmenin çok da kolay olmayacağını gösteriyor.

  Gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı sorun basitçe bu, bu durumu bir de somut şekilde anlatmaya çalışacağım başka bir paylaşım olacak, onu da buraya ekleyeceğim.

Ekleme: 2019 Gelişmekte Olan Ülkeler Krizi