8 Eylül 2018 Cumartesi

ABD NEDEN ÇİN'E TİCARET SAVAŞI AÇTI?

 Dün (7 Eylül 2018) Abd'den, Çin'den ithal edilen  200 milyar dolarlık ürüne ek vergi konulup konulmayacağı hakkında haber bekleniyordu. (Abd'nin Çin'den alınan 200 milyar dolarlık ürüne vergi planı )Açıklama Başkan Trump'tan geldi ;Trump, Abd'nin bu adımı atacağına yönelik bilgi verdi ve Çin'in bu adıma karşılık vermesi durumunda, 267 milyar dolarlık Çin'den ithal edilen ürünlere yönelik yeni bir paket hazırlığının da başladığını bildirdi.(Çin'den ithal edilen bütün ürünlere vergi getirilecek anlamına gelir.)

  Biraz daha geçmişe gidersek Abd, ilk adım olarak 50 milyar dolar değerinde Çin'den ithal edilen ürüne vergi getirmişti ve Çin'i hali hazırda Abd'nin  ikili ticarette dezavantajlı olması sebebiyle karşılık vermemesi için uyarmıştı. Çin'den misilleme gelmişti. (50 milyar dolarlık ürünü kapsayan bir paket)

  Abd daha doğrusu Trump, bu paket uygulanırsa Çin'e 200 milyar dolarlık bir paketle misilleme yapılacağını belirtmişti, Çin'den ise 60 milyar dolarlık bir paket tehdidi gelmişti.

  Abd ya da Trump, bugün 200 milyar konusunda ciddi olduğunu belirtti ve eğer Çin'den bir misilleme gelirse Çin'den alınan bütün ürünlere karşı vergi getirileceğini belirtti, Çin'in elinde ise böyle bir koz yok,alternatif adımlar atmak zorunda.

 Abd, neden Çin ile ticari sorunlar yaşıyor?

 Abd, çok uzun yıllardan beri Çin'e karşı ticari açık veriyor hatta denebilir ki Çin tarafından sömürülüyor.

Abd'nin Çin'e karşı son beş yıldaki Ticari Açığı;

2017 yılı 376 milyar dolar
2016 yılı 366 milyar dolar
2015 yılı 388 milyar dolar
2014 yılı 363 milyar dolar
2013 yılı 327 milyar dolar

  Bu beş senede Abd'nin Çin'e karşı ticaret açığı toplam ticaret açığında %40-50'lik bölümü temsil etti. Çin'in dünya ekonomisindeki büyüklüğünü göz önünde bulundurursak bu kabul edilebilir rakamın üç katı.

  Çin, açısından bakınca ise son senelerdeki ticari fazlasının %80-120'si gibi rakamlar görüyoruz yani toplumumuzda çok büyük üretim ülkesi olarak anılan Çin aslında Abd olmazsa o kadar da büyük bir üretim ülkesi değil, hatta yakın zamanda kadar(2013 öncesi) Abd, dışındaki dünyaya karşı ticari fazlası bile yoktu.

Abd, neden mevcut duruma itiraz ediyor?
 1. Abd, sadece Çin'e değil bütün dünya ile arasındaki haksız ticaret ilişkisine itiraz ediyor (Avrupa, Meksika, Kanada ile de benzer  sorunlar yaşıyor.) çünkü ideolojik sebeplerle(kapitalizm, küreselleşme vs.) çok uzun yıllar boyunca dünya ile arasındaki haksız rekabete karşı itiraz etmedi ve dünya bu normal üzerine bir statüko kurdu, dünyanın hiçbir ülkesi bu statükonun bozulmasına hazır değil fakat diğer taraftan Abd ekonomisi için de mevcut durumu sürdürebilir değil, Abd bugün mevcut durumu düzeltmese hem kendini hem de dünyayı çok ciddi zorluklara sürükleyecek. sorunun temelinde ise ''borçluluk'' var ve Abd'nin borçluluğunun ana sebebi dünyaya karşı verilen abartılı ticaret açıklarıdır.(Ticaret açığı pratikte borçlanma demektir.) Şurada   ( Abd ve dünya ekonomisindeki borçluluğun sürdürülemez seviyeye gelmesi ) Abd'nin  mevcut borçluluğunu neden sürdüremeyeceği uzunca anlattım. Abd'nin ticaret savaşları başlatmasında asıl sebep Trump meczubu değil, ekonomik durumunun borçluluğu sürdüremez hale gelmesidir. Kısacası Abd'nin dünya ile ciddi problemleri var ama Çin ile durum apayrı boyutlara ulaşmış.

  Diğer taraftan Abd'e şu eleştiri getirilebilir, bu sistemi kuran ve dünyaya yayan kendileridir itiraz etmeleri Mcdonald's'ta coco-cola içerken iphone'undan instangram'a selfie yükleyen Lenin gibi bir garabet.

2.  Çin, mevcut ticari avantajını dünyanın geri kalanı gibi elde etmedi, Mesela bir Almanya, Bir Japonya asla olmadı. Çin,  80'lerden beri  abartılı büyüme rakamlarına rağmen devamlı para biriminin değerini düşürerek rekabet gücünü korudu ve tabii geriye kalan dünyada da çok ciddi sorunlar yaşattı.

  bugün Çin halkı müreffeh bir halk değilse bunun tek sebebi yönetimin para politikasıdır, yine Çin halkının hak ettiği refahı yaşamaması da dünya için problemdir. Nasıl diye sorarsanız.

A ülkesi, B ülkesine ürün satıyorsa B ülkesi zenginleşir ve A ülkesinden daha fazla ürün almaya başlar ve A'dan gelen para A'ya geri döner. B, zenginleşir, A daha cazip ürüne ulaşır.

B, A'ya sadece ucuz olduğu ürün satıyorsa bir süre sonra bu avantajını kaybetmek zorundadır çünkü halkı zenginleşecektir.(işçilik maliyeti artacak) zaten zamanla A'dan alacağı ürün de artınca ekonomiler dengelenecektir.

Ama B, halkı için değil de devletinin gücü için çabalayan bir sistem tarafından yönetiliyorsa ve bu ucuz maliyet gücünü kaybetmemek için devamlı olarak parasını değersizleştiriyorsa  B'ye akan para geri dönmeyecektir, iki ülke arasında ticaret açığı varsa açık veren ülke pratikte borçlanıyordur ve bahsettiğimiz B'yi birileri durdurmasa sistem sürdürülemez seviyeye gelinceye kadar B dünyayı borçlu hale getirecektir. verdiğim linkte Abd'i ve dünyayı kim borçlandırıyor bir de bu açıdan bakmak lazım.

  B'yi yani Çin'i kim durduracak diyorsanız o ülke Abd değil, ucuz işçi avantajını ekonominin dışına çıkarmak için çalışmalar başlatmış ve bu konu da adımlar atmış olan Almanya'dır.(ironik olarak dünyada gerçek- ucuz mal üreterek değil- ticari fazla veren ülke olmalarına rağmen) buna da Endüstri 4.0 diyoruz.

3. Abd, için mevcut sistemin düzeltilmesi haklıdır, şarttır ama yapılan hamlelerde Trump'ın popülizm peşinde koşuyor olmasının da etkisi kesinlikle var.

  Bu paylaşım Abd'nin mevcut çıkar çatışmasında haklı olduğu yanları da  kapsadı, Çin neden haklı ya da neden mevcut statükodan vazgeçemez onu da başka bir paylaşımda anlatıp buraya ekleyeceğim.

 Düzeltme: ''A'' ve ''B'' ülkeleri örneği anladığım kadarıyla yeterince açık değil.

 Çin, Abd'e 80'lerden beri ciddi ticaret fazlası veriyor, bu durum Abd'nin aleyhinedir çünkü ticaret açığı olan ülke pratikte borçlanıyor demektir.

  Çin'in Abd'e ticaret fazlası vermesinin sonucu  ekonomik büyüme  ile beraber refahının da artması gerekirdi ve böylece Çin ekonomisi büyüyecek ve büyüdüğü oranda daha fazla tüketecekti.

  Çin'in refahı arttıkça tüketimi de artsaydı böylece hem Abd'e karşı fiyat rekabeti gücünü zamanla kaybedecekti hem de Abd'den ithalatı artacaktı.(daha fazla tüketim) Bir noktadan sonra illa ki ikili ilişkide daha karlı olan bir ülke olsa da durum bir tarafın diğer tarafı sömürmesi gibi bir durum olmayacaktı. Abd'nin verdiği ticaret açıkları ise ileride artan ticaret hacmi sebebiyle problem olmaktan çıkacaktı.

  Çin'in parasını manipüle etmesi ise bu doğal dengelenmeyi engelliyor. Abd'nin devamlı borçlanması ise sürdürülemez noktalara ulaştı. 2019 Ekonomik Krizi

Ekleme: Çin neden Abd'nin isteklerine olumlu cevap veremez.