29 Kasım 2018 Perşembe

Türkiye Ekonomisi Ne Durumda

 Türk Lirası, Ağustos ayından beri durmaksızın değer kazanıyor, Türk Lirası şu an dolara karşı 5.15 seviyesinde;  Türk lirası değer kazanırken Türkiye ekonomisi ne durumda? Veriler bize nasıl bir 2019 Türkiye ekonomisi çiziyor?


 Daha önce birkaç paylaşımda da ifade etmiştim; Döviz kuru ülke ekonomisinin durumunu bire bir yansıtmaz ama buna rağmen Türkiye'de dolar kuru(döviz değil) her zaman önemlidir çünkü ülkemizde tarih boyu dolar kuru ile ekonomik sıkıntılar arasında çok güçlü korelasyon olduğu için Türk halkı dolar kuruna son derece hassastır ve Türk halkının harcama eğilimleri ile dolar kuru arasında çok güçlü bağ vardır.

 Tüik'in yayınladığı ekonomik güven endeksine göre Kasım ayında ekonomiye olan güven artmış. Ekonomi güven endeksi halen bir önceki senenin ve ideal seviye olan en az 100'ün altında ama nispeten iyimserlik hakim.

Not: Ekonomik güven endeksinin 100'ün altında olması kötümserliği, 100'ün üstünde olması ise iyimserliği ifade eder.


Türkiye Ekonomisi ne durumda
Türkiye ekonomisi ne durumda

Ekonomik güven endeksinin artması insanların daha iyimser olduğu anlamına gelir, bunun da sonucu insanlar harcamaya nispeten daha meyilli olur.

Türkiye Ekonomisinde son durumu takip edebileceğimiz diğer veriler ise  Merkez Bankası'nın yayınladığı kapasite kullanım oranı ve Reel kesim Güven Endeksi raporları.

Reel kesimde de nispeten iyimserlik mevcut; reel kesim güven endeksi kuvvetli bir artış ile neredeyse nötr seviye(ne iyimser ne de kötümser) 100'e yaklaşmış.(96.8) ama bu iyimserlik ile beraber ihracat dışında işler çok da iyi gitmiyor.


Türkiye ekonomisi ne durumda
2019 Türkiye Ekonomisi

 Görüldüğü gibi son üç ay da hem üretim hem de siparişler azalmış. Peki yakın zaman üretim artacak mı?

Türkiye ekonomisi hakkında yorumlar
Türkiye ekonomisi son durum

 Ne yatırım harcaması ne de istihdam planı var, İmalat sanayiinde kapasite kullanım oranı 5-6 puan düşerken yatırım mallarının imalatı 10 puan düşmüş.  ara malı üretimi de 2010'dan beri en düşük seviyeye inmiş; Özetle üretim artmıyor aksine azalıyor ve yakın zamanda da bunun tersi bir senaryo planlanmıyor. 

  Reel sektörden bahsetmişken şunu da eklemek gerekir, şu an Türk Lirası çok hızlı şekilde değerlenmesi reel sektör için çok olumlu değil çünkü bilinenin aksine reel sektör Türk Lirası değer kaybederken zam yapma konusunda çok ağırdan alıyorken Türk Lirası değer kazanınca ise reel sektör hızla fiyatları indiriyor.(Rekabet) Grafik altta.

Türk ekonomisi ne durumda
Türk ekonomisi son durum

 Türk lirası hızla değer kazandığında da reel sektör karından kısmak zorunda kalıyor ama en baştaki grafikte de görüldüğü gibi diğer yandan dolar değer kaybettikçe tüketim eğilimi de arttığı için üreticilerin karı azalırken piyasada daha fazla tüketim talebi ortaya çıkıyor; bu iki durum genelde bir birini dengeliyor fakat Türk Lirasında hızlı bir değerlenme sürecinde bu durum aynı şekilde yaşanamıyor o yüzden reel sektör için Türk lirasının değer kaybetmesi sorun olduğu gibi hızla değer kazanması da çok olumlu değildir.

 Bunun dışında şöyle bir açmaz da var; Türk Lirası değerlenmesi tüketim eğilimini iyice kuvvetlendirirse doğal olarak üretimdeki kötü görünüm tersine dönecek ama bizi bunu ister miyiz? Hayır. Enflasyon düzelmeden talep tekrardan kuvvetlenirse enflasyon>cari açık>Türk Lirası değer kaybı> enflasyon döngüsünü geri döner o yüzden öncelikle enflasyon sorununun çözülmesi gerekir.

  Merkez Bankası'nın rezervleri son zamanlarda artsa da halen 2017 seviyesinde değil o yüzden Merkez Bankası bu dönemde rezerv artırarak Türk Lirası'nın değerlenmesini yavaşlatması da bir yöntem ama o seçeneğinde önünde dolarizasyon sorunu var, yerlilerde döviz talebi halen çok kuvvetli ve Türk Lirası değer kaybetmeye başlarsa hatta istikrar bulursa bile bu durum çok hızlı şekilde kuvvetlenecektir tahmini hatalı olmaz, son haftalarda döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı hızla artmaya başladı. 

 Dolarizasyon aslında Türkiye gibi döviz açığı olan bir ülkede sorun değildir, halkın döviz alması Türk Lirasına zarar vermiyor, halkın yükselince dövizi satmıyor oluşu ekonomiye zarar veriyor/verdi yoksa geçen seneye kadar dolarizasyonun bize verdiği zarar sınırlıydı hatta faydasından bile söz edilebilirdi.-Link-

 Sonuç olarak yaza göre beklentiler çok daha iyi olsa da ekonomik hareketlilik halen kötü.

Twitter adresim Yusuf Yüksel 

Facebook Adresim Yusuf Yüksel

  (Güncelleme sona erdi.)

Reel Sektör Fırsatçı Mı?


 Reel sektör güven endeksinin Ekim sonuçları açıklandı;Reel sektör güven endeksi 0,7 puan artarak 91.1 e yükseldi. Daha önce birçok paylaşımda Türkiye'de yaygın şekilde fırsatçılığın olmadığını ifade etmiştim, reel sektör güven endeksi de bu durumu onaylıyor; bunun dışında önemli olduğunu düşündüğüm birçok önemli veri de ankette mevcut. 

 
 Paylaşımın bütünlüğünü bozacak olsa da öncelikle Türkiye'de fırsatçılığın yaygın olmadığını Merkez Bankası verileri ile açıklayayım; Bu paylaşımın güncelleme öncesi kısmında reel sektörün maliyet artışlarını gecikmeli olarak fiyatlara yansıttığını ya da hiç yansıtmadığını açıklamaya çalışmıştım bu ay ise maliyetlerdeki düşüşün ise hemen fiyatlara yansıdığını görüyoruz. 
Reel sektör güven endeksi Ekim 2018
Reel sektör eğilim anketi Ekim 2018


Türkiye'de rekabet ortamı çok sert olduğu için çok sınırlı firmalar dışında fırsatçılık imkanı kısıtlıdır.

Not: Ülkemizde fırsatçılık yoktur iddiasında değilim, yakın zamanda üstümde nakit yokken pos cihazı olmadığını iddia eden iş yeri paketlettiğim ürüne nakit çekip gelene kadar zam yapmaya çalıştı.

 Reel sektör eğilim anketine özetle incelediğimizde bir önceki aya göre bir iyileşme olduğunu ve bu durumun fiyatlara yansıtıldığını ama genel bir iyileşmeden bahsedilemeyeceğini görüyoruz.

firmalar fırsatçı mı
Reel sektör fırsatçı mı

 Ankette en önemli nokta üretim ile siparişler(tüketim) arasındaki uyumsuzluk olduğunu düşünüyorum.

ekim 2018 reel sektör güven endeksi
Reel sektör güven endeksi Ekim 2018

 Siparişlerde yani tüketimdeki azalmanın çok daha az üretime sebep olması gerekirdi ama böyle bir gerçekleşme yok, bunu stoklardaki artışlara bağlayabiliriz; bundan çıkan sonuçlar:

- Döviz kurunun daha fazla düşmesinin artık şirketlere zarar ya da kar düşüşü olarak yansıyabilir ama siparişler(tüketim) ise görüldüğü gibi döviz kuruyla güçlü bir korelasyon içinde yani döviz kurunda istikrar için hedeflenebilir bir noktadayız.
- Tüketimdeki olumsuzluk henüz tam olarak üretime yansımadı.(İşsizlikte daha olumsuz senaryolar muhtemel)
- Üretimin Ekim ayı maliyetleri ile gerçekleşmesi enflasyon açısından yakın vadeye göre olumlu; orta-uzun vadeye göre ise olumsuz bir durum.

 Ankete göre siparişlerdeki düşüş stokların artmasına sebep olmuş bu da geçen ayki anormal durumun sona erdiğini reel sektörde yaşanan şok  ardından normalleşmenin başladığı anlamına gelir.

 İşsizlik konusunda olumsuz senaryoları ankette onaylıyor.
ekim 2018 Reel sektör eğilim anketi
Reel sektör eğilim anketi ekim 2018

 Ankete katılan temsilcilerin %55'i üretimi kısıtlayan faktörlerin var olduğunu ifade etmiş. 

Firmalar neden üretimi artıramıyorlar 2018
Firmalar neden üretimi artıramıyorlar

 Daha önce birçok paylaşımda ısrarla ifade ettiğim Türk lirasının değer kaybetmesinin ihracatçı açısından olumlu olmadığına dair bir başka veri de ankette mevcut. Türk lirasında yıllık %50'e yaklaşan değer kaybı bile ihracatçıyı rekabet konusunda çok da desteklememiş.

doların artması ihracat açısından iyi mi
Türk Lirasının değer kaybı ihracatçıyı destekliyor mu
 Özetle reel sektör bir önceki aya göre daha iyimser olsa da sorunlar devam ediyor.

(Güncelleme sona erdi)


DÖVİZ DALGALANMALARI NEDEN ENFLASYONA TAM OLARAK YANSIMIYOR

 Son zamanlarda en sık sorulan sorulardan biri ''Türk Lirası çok ciddi değer kaybederken neden enflasyon yeterince yükselmedi ? '' Öncelikle belirtmek lazım;Türk Lirasının değer kaybı enflasyona doğrudan Türk Lirasının değer kaybı kadar yansımaz genelde Türk Lirası, dolara karşı her %10 değer kaybettiğinde bunun yansıması %1.5 civarında enflasyon olur. Bir diğer önemli sebep ise bugünün kuru,faiz oranları vb. etmenlerin enflasyona yansıması genelde 3-6 ay sürer, bu etmenlerin maliyetlere doğrudan etkisi için Tüfe'ye değil Üfe oranlarına bakılmalıdır; Türkiye'de şu an üfe %32 ve Eylül ayında çok daha yüksek rakam görme ihtimalimiz de ne yazık ki çok yüksek.

 Şu da akla gelebilir, üstteki sebeplere rağmen yine de '' Enflasyon, döviz dalgalanmalarını yansıtmıyor.'' Bu da doğru olabilir ama onun sebebini de komplo teorilerinde değil de Reel Kesim Güven Endeksi raporunda bulabiliyoruz.


   Öncelikle reel kesim güven endeksi çok güçlü bir zayıflama ile 89.6 seviyesine düşmüş, 100 ün altı reel kesimin beklentilerinin kötümser olduğu anlamına gelir; 2008 Krizi'nden beri reel kesim güveni en düşük seviyeye geriledi. Rapor özetle diyor ki reel kesimin geçtiğimiz üç ay üretim hacmi ve toplam siparişleri düşmüş, içinde bulunduğumuz ayda da düşüyor ve önümüzdeki üç ay da düşmesi bekleniyor. Üretilen ürünlerin birim maliyeti ise aynı süreçte hep artmış bu sebeple hem işçi çıkarma planları yapılıyor hem de ürünlere zam yapılacak. Grafik aşağıda;



 Raporda verilen süreç içinde bu ayki kadar ciddi bir seviyede sipariş düşmesi hiç görülmemiş.

 Bilmeyenler için açıklayayım güven endekslerinde -30, %30 daralma anlamına gelmez, bunun anlamı siparişim azaldı diyenler ile siparişim arttı diyenler arasında %30 fark var yani kabaca ankete katılan şirketlerin %65'inin siparişleri azalmış.

 Enflasyon neden yeterince artmıyor sorusunun cevabı ise şurada;



 Şirketler aylardır maliyetlerini satış fiyatlarına tam yansıtmamışlar, gelecek aylarda da bunu korumaya çalışacaklar ama sağ grafikte görüldüğü gibi artık birçok şirket zam planları yapıyor, zam planı yapmayan şirketler ise ankete göre fazla iyimser olabilir. Ankete göre stolarda durum şöyle;



 Şirketler bu sene buyunca bayağı stoktan ürün tüketmişler, bu yolla maliyetlerden bir miktar kaçınabilmişler fakat stoklardaki ürün bayağı azaldı o yüzden ilerideki aylar, geçen aylardaki gibi maliyetlerin fiyatlara yansıması nispeten zayıf olmayabilir.

 Yine çok sık tekrar eden hatalı bir bilgi var, TL değer kaybederse ihracatçı firmalar fayda görür ! Daha önceki aya göre daha iyimser olduğunu belirten şirket sayısı ankete katılanların sadece %3.4'ü.

  Özetle iktisadi yönelim raporu bize reel sektörün uzun süredir karından, sermayesinden fedakarlıkla zam yapmadığını/yapamadığını söylüyor ama bunun da limitlerine gelinmiş gibi bir durum var o yüzden ekonomi yönetimi yeni kur şokları yaşatmayacak adımlar atmalı. Son zamanlarda ekonomi yönetiminin nispeten olumlu karşılanan faiz ve yeni ekonomi planı(ovp) adımlarını da bu rapora bağlayabiliriz. Önümüzdeki aylardaki asgari ücret tartışmalarında reel sektörün bu durumu göz önünde bulundurulmalıdır.

 Tüik'in enflasyon verilerinin tamamen yalan olduğunu da düşünebilirsiniz ama alttaki paylaşımda böyle bir şeyin çok zor ve yararsız olduğunu anlatmaya çalışmıştım.

Tüik enflasyon verilerini manipüle mi ediyor?

Twitter adresim Link