30 Eylül 2018 Pazar

EYLÜL 2018 ENFLASYON ORANLARI

 Önnot: Bu paylaşım 2 ekim tarihinde Eylül ayı enflasyon senaryoları üzerine  yazılmıştır, Eylül 2018 Enflasyonu ve Muhtemel etkileri için şu paylaşımı okuyabilirsiniz.Eylül 2018 Enflasyon Rakamları ve Muhtemel Etkileri 

2018 Eylül ayı enflasyonu önümüzdeki çarşamba günü açıklanacak. ( 3 Ekim 2018) Geçtiğimiz Ağustos ayındaki kur şokunun etkisini Eylül ayı itibariyle görmeye başlayacağımız için Eylül ayı enflasyon beklentileri son derece olumsuz, son zamanlarda gördüğümüz en yüksek enflasyon ile Eylül ayında karşılaşacağımız tahmin ediliyor. İnvesting'e göre eylül ayı enflasyon beklenti(Tüfe) %3.6, bir önceki sene Eylül enflasyonu %0.65 olduğu için yıllık enflasyonumuzun %21 olması bekleniyor, ben de bu beklenti üzerine yorum yaptım.

 Ekonomi yönetiminin Eylül ayı boyunca attığı adımlardan çarşamba günü açıklanacak Eylül 2018 enflasyonuna hazırlık yaptığı sonucunu çıkarabiliriz. Eylül ayında alınan faiz kararı ve Yeni ekonomi Programı'nda(Ovp) bunun etkilerini gördük. Son zamanlarda Gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının %3 civarında reel faiz vaat ettiğini görüyoruz, bizim merkez bankamız da Eylül enflasyonu beklentiler doğrultusunda gelmesi durumunda bu seviyede reel faiz vaat etmek için 625 baz puan faiz artırım kararı almış olmalı, Eylül enflasyonu beklentiler doğrultusunda gelirse bizim de reel faizimiz diğer gelişmekte olan ülkeler seviyesinde olacak. Bazen reel faiz konusunda itiraz alıyorum, ona da hemen cevap vereyim; reel faiz vade sonundaki enflasyon beklentisine göre hesaplanır ama bizim yaşadığımız gibi enflasyon beklentileri bozulan ülkelerde ise mevcut enflasyon hatta yakın zamanda beklenen en olumsuz enflasyon üzerinden reel faiz hesaplanır. Türkiye, diğer gelişmekte olan ülkelere göre daha olumsuz fiyatlanıyor o yüzden diğer ülkeler kadar reel faiz vermek piyasayı memnun etmeyecektir ama bu durum yüksek enflasyon dışında piyasayı çok mutsuz etmeyecektir. 


Türkiye 2018 yılındaki en kötü enflasyonu Eylül ayında mı görecek?

 Öncü göstergeler, pmi verileri vs. bize 2018 yılının üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisinin bir önceki seneden alınan yüksek baz etkisinin de dışında iyi geçmediğini gösteriyor bu durumda enflasyonun önümüzdeki dönemde bundan olumlu etkilenmesi beklenir, Ekim 2017 enflasyonunun %2'nin üstünde olması sebebiyle 2018 yılının en kötü enflasyonunu Eylül ayı ile geride bırakmamız makul bir senaryodur, yeni ekonomi programındaki hedeflerin de böyle bir senaryoyu baz aldığı tahmin ediyorum.

 Olumsuz senaryo ise şudur; 2018 yılı ekim ayı hem biz, hem gelişmekte olan ülkeler hem de dünya için çok zor bir ay olacak.

Şu paylaşımda Türkiye için Ekim ayının neden çok zor geçeceğini,
Ekim ayında Türkiye'yi bekleyen önemli gelişmeler açıklamıştım kuvvetle okumanızı tavsiye ederim ama özetle şunu söyleyebilirim önümüzdeki Ekim ayı, Türkiye'de problemlerin başladığı Mayıs ayına son derece çok benziyor ve doğru adımlar atılmaz ise yine olumsuz durumlara maruz kalabiliriz.

  Bir diğer sorun ise Türkiye'de fiyatlama davranışları bozulmuş durumda, Türkiye'de ve dünyada örnekler incelenirse; bir ülkede enflasyon çift haneye ulaşırsa hızla %20'lere ulaşır, biz bunu yaşadık; Bir ülkede enflasyon %20'lere ulaştıktan sonra vatandaşlar zamlarda maliyetlerini değil, döviz kurunu baz alırlar biz bunu şu an yaşamıyoruz ama Arjantin önümüzde canlı örnek, enflasyon ile mücadelede zafiyet bizim için de çok daha olumsuz senaryoları söz konusu edebilir. 2018 yılı boyunca reel sektör maliyetlerini, fiyatlara yansıtmadı ama o konuda da reel sektörün kapasite kalmamış olabilir ve bu sebeple reel sektörün bir şok durumunda çok daha kuvvetli zamlarına maruz kalabiliriz, nedenlerini şu paylaşımda uzunca anlatmıştım. Döviz dalgalanmaları enflasyona neden yansımıyor? 

 Bir diğer sebep ise ekim ayında bizi olumsuz etkileyecek gelişmeler (link) sadece bizi değil, bütün gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkileyecek ve bu durum geçen ay olduğu gibi bir biri ile güçlü ekonomik ilişkisi olmayan ülkelerin bile bir birini olumsuz etkilemesine sebep olabilir o durumu da şu linkte anlatmıştım; ( Gelişmekte olan ülkeler küresel krize sebep olabilirler mi? ) Basitçe bizimle hiç alakası olmayan bir ülke yüzünden olumsuz fiyatlamaya maruz kalabiliriz.

 En olumsuz senaryo ise Abd'nin İran yaptırımları ile alakalı, Abd'nin İran yaptırımları sebebiyle Petrolde 100 dolar senaryosu konuşuluyor, 2018 senesinde yaşadığımız olumsuzlukların birçok sebebi var, bunların en önemlilerinden biri Türkiye'nin artan enerji faturası, 2018 senesinde enerji maliyetimiz %50 civarında artmış bu durum tabii ki bizim makro ekonomik göstergelerimizi çok olumsuz etkiledi, Abd'nin İran yaptırımları sebebiyle petrol fiyatları 100 dolar seviyesine yükselirse bizim enerji faturamız %25 daha artacak. Bu da kabaca 15 milyar dolara denk geliyor. İran yaptırımlarının ikinci aşaması Kasım ayında başlayacak. İran'ın vereceği cevaba göre sorun çok daha vahim noktalara da yükselebilir.

Abd'nin İran yaptırımları üçüncü bir petrol krizini tetikler mi?


Eylül 2018 Enflasyonu Ve Muhtemel Etkileri

Hızlı iletişim için bana twitterdan ulaşabilirisin. Yusuf Yüksel