15 Eylül 2018 Cumartesi

KARŞILIKSIZ PARA BASMAK

 Toplumumuzda çok yaygın olarak kabul görmüş hatalı bir inanış var. Bazı paraların ya da Türk lirasının karşılıklı/karşılıksız basılması... Merkez bankasının rezervinde para arzını karşılayacak kadar altın bulunursa paranın karşılıklı olduğu aksi durumda piyasadaki paranın karşılıksız olduğu gibi bir bilgi doğru olarak kabul edilir.

  Gerçek şudur ki Türkiye'de ve dünyadaki para arzının altın karşılığı yoktur. Bir para biriminin karşılığı üzerindeki merkez bankası başkanının imzasıdır, başkanın imzası ile merkez bankaları elinizdeki paranın karşılığı olan değeri size iade edebileceğini ifade eder, bunun inandırıcılığı da paranın değerini doğrudan etkiler. Merkez bankalarının altın karşılığı para basmayı sona erdirmesi hatalı mıdır? Bu sorunun cevabını bulmak için özetle insanlığın para serüvenine bakmak lazım.



  İnsanlar eski çağlarda takas ile ticaret yapıyorlardı ama bunun belli zorlukları vardı.(İnek satacak iseniz ineğinizi peşinize takıyordunuz vs.) Lidyalılar bunun sıkıntılı bir işlem olduğunu fark ettiler ve bugünün senedine karşılık gelen parayı kullanmaya başladılar. Neydi bu para? İneğinizi peşinize takmak yerine gidip bir otoriteye teslim edip para alıyordunuz, ineğiniz ile tavuk alacaksanız parayı tavuk sahibine veriyordunuz, para sahibi paranız ile gidip sizin ineğinizi alıyordu. İnsanlar kolaylığı sevdiği için zamanlar bu işlem daha da kısaldı ve insanlar doğrudan para ile mal değişimi yapmaya başladılar.

 İnsanoğlunun her güzelliği bir şekilde bozma huyu devreye girdi,Paranın bir otoritede mal karşılığı vardı ama otorite ya da başka faktörler ile para miktarı=mal miktarı dengesi bozuyordu, genelde de piyasaya fazla para sürülerek bu durum gerçekleşiyordu, piyasadaki para artınca sizin elinizdeki para ile alabileceğiniz değer, otoriteye bıraktığınız değerin altında kalıyordu.Biz buna enflasyon diyoruz, Şu linkten enflasyon paranın değerini nasıl düşürür okuyabilirsiniz. enflasyon nedir? Enflasyon ilk çağlardan beri vardı.

  İnsanlar enflasyondan korunabilmek için enflasyonu üretilemeyecek bir para arayışına girdiler, en uygun materyal ise altın idi. Doğada son derece sınırlı bulunduğu için altına ulaşmak zordu, piyasaya fazladan altın sürülemiyordu, yoksa para olarak altın kullanmak ile odun,elmas,yün kullanmanın bir farkı yoktur. Neden para altın karşılığı basılır sorusunun cevabı gelenektir.

  Altın bulunduktan sonra enflasyon sorunu çözüldü mü? Hayır, otoriteler altını fazladan bulup piyasaya süremiyorlardı ama var olan altına başka ürünler katıp(ayar düşürme) piyasada dolaşan altını artırıyorlardı fakat bu durumun bugünden farkı ise altının değerinin düşürüldüğü çok rahat olarak fark ediliyordu yani enflasyon bugün gibi sinsice değil aleni yükseltiliyordu. Osmanlı Devletinde altının ayarının düşürülmesi ile çıkan isyanları takip ederseniz, Osmanlı'daki enflasyon sorunu hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. 

   Daha sonra ise insanlar yine kolaylık olsun diye daha kullanışlı pamuktan ürettikleri kağıt paraları kullanamaya başladılar, bu paraların altın karşılıklarını ise merkez bankalarına koydular, altının  ayarını düşürmenin yerine ise para basma geldi.

  Bu durum ilk büyük sorunu 1920'lerin sonunda çıkardı.(Büyük Buhran) Birinci Dünya Savaşı sonrası o günün dünyasının en büyük üreticisi olan ülke Almanya, en büyük ticari gücü olan İngiltere ve tabii ki bütün Avrupa büyük borçlara girdiler, bu borcu verebilecek güç ise o devrin yükselen devleti Abd idi. 

  Abd, ısrarla alacağını altın ile tahsil etmek istedi, aslında borçlu devletlerin borçlarını ödeyebileceği kadar katma değer üretecek kapasiteleri vardı ama dünyada bu kadar büyük işlemleri gerçekleştirmeye yetecek kadar altın yoktu, devletler de  altına yönelince altın fiyatları uçuşa geçti yani devletler borcunu ödedikçe borçları artıyordu. Abd borçlu devletlerin makro ekonomik dengelerini alt üst ediyordu ki büyük buhrandan önce makro ekonomi diye bir ekonomi dalı bile vardı diyemeyiz ! Çok basitçe ifade edersek Abd, kendine yumurta borcu olan devletlerin tavuklarını alırsa yumurtayı tahsil edemeyeceğini anlamadı.

  Abd'de ise tam bir çılgınlık vardı,dünyanın altını(refahı) Abd'e akıyordu ki bu da Abd'de borsalarında büyük bir balona sebep oldu, bu kadar büyük balon o günden beri sadece dünyada iki defa daha yaşandı. 

1. dot com balonu ki bu balonu şişirenler zaten fiyatlamaların makul olmadığını biliyorlardı ama şişen hisselere güveniyorlardı, kriz işin mantıksız noktalara gitmesiyle patladı.

2. Günümüzdeki Abd borsaları da aynı seviyede değerli...(Abd borsaları nereye koşuyor?)

  Büyük buhranın en büyük sebeplerinden biri insanlar üretim yaptıkları halde bu üretimi ticarete dökecek paranın piyasada olmamasıydı ! Büyük buhran'dan Almanya parayı terk ederek çıktı(takasa döndü) ardından da İkinci Dünya Savaşını başlattı.

  Son on yılda yaşadığımız büyük bolluğun ise ana sebebi dönemin Fed başkanı Bernanke'nin 1929 Buhranını çok iyi şekilde analiz etmesidir, Bernanke dünyanın bir daha mal var, para yok çıkmazına girmemesi için gereken neyse yaptı. varlık alım programları

   Abd'nin merkez bankasında para karşılığında altın tutma ısrarı İkinci Dünya Savaşı sonrası da devam etti, IMF ve Dünya Bankası'nın asıl kuruluş amacı Abd'nin korumaya çalıştığı altın karşılığı para sistemini korumak istemesidir.

   Sistem Abd dolarının Altın karşılığı basılması dünya para birimlerinin ise Abd doları göre fiyatlanması üzerine kuruluydu.- Bugün doların bu kadar itibarlı olmasının en büyük sebeplerinden biri budur- bu sistemde 1971'e kadar zorlanarak da olsa devam ettirildi ama 1971'de Abd'de karşılıklı para basma ısrarından vazgeçti.

   Bugün dünyada parasının herhangi bir emtia karşılığı olan hiçbir devlet yoktur, paranızın karşılığı olan katma değeri devletler bir emtia ile değil temsil ettikleri devletlerin üretim gücüyle size ödemeyi vaat ederler. Güvenmek ya da güvenmemek  de paraya kullananlara kalmış.

   Dünya üzerindeki altın kapasitesi ise sadece dünyadaki ticaretin 1/5'ini karşılayacak seviyede yani Altın karşılığı para basmanın ticarette yol açacağı problem Büyük Buhran'ın bile çok çok ötesinde..

  Altının değerini 5 kat artırarak yine altın karşılığı para sistemi kurulabilir ama;

1.Sadece bir gelenekten dolayı bir emtiayı 5 kat değerlendirmek çok mantıklı değildir.

2. Altın karşılığı para sistemi bahsettiğim gibi altının beş kat değerlenmesi durumunda tekrar kurulabilir ama (altını olmayanın canı çıksın) ileride ki senelerde aynı problem tekrar ortaya çıkacaktır çünkü dünya ticaretinin büyüme hızı, altın üretimi ile karşılaştırılamayacak kadar hızlıdır. 

  Altın yerine ikame edilecek bir alternatifte yoktur çünkü;

- Bu hamle ile dünyada devasa bir servet çöküşü ortaya çıkar.(Altınlarımız demir olur) 

-Altın gibi ulaşımı zor alternatif ürünlerin hiçbirinin altın kadar bile üretimi yoktur.



  Sonuç olarak karşılıklı para diye bir  şey yoktur, böyle bir istemin kurulması da pek mümkün görülmemektedir.

Ekleme: Konuyu biraz daha iyi anlamak için Enflasyon nedir? paylaşımını da okumanızı tavsiye ederim.

8 yorum:

  1. Okuyunca mantıklı geldi güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Yüksel bey. Neredeyse tüm makalelerinizi özümseyerek ve zevkle okuyorum. Çok anlaşılır bir dilde yazdığınız için de teşekkürler. Açıkçası ben yazdıklarınızın % 99 unu anlıyorum. Bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Yazınızda "İnsanoğlunun her güzelliği bir şekilde bozma huyu devreye girdi,Paranın bir otoritede mal karşılığı vardı ama otorite ya da başka faktörler ile para miktarı=mal miktarı dengesi bozuyordu, genelde de piyasaya fazla para sürülerek bu durum gerçekleşiyordu, piyasadaki para artınca sizin elinizdeki para ile alabileceğiniz değer, otoriteye bıraktığınız değerin altında kalıyordu.Biz buna enflasyon diyoruz," şeklinde bir cümleniz var. Bu cümlenizden de anlaşılıyor ki para diye kabullendiğimiz her ne olursa olsun otoriteler bir şekilde bu parayı fazla basarak (altın olsaydı fazladan basamazlardı o yüzden altın hariç) enflasyona sebebiyet vermektedirler. Günümüz dünya düzeninde her ülkede otorite var. Dolayısyla bu yazıda da belirttiğiniz üzere yakın zamanda (2008 krizinde) para basılarak krizden çıkıldı ama bu paranın enflasyon üretme ihtimali daima potansiyelini koruyor.Dolayısıyla otorite oldukça paramız değer kaybetmeye mahkum. Bildiğimiz kadarıyla herhangi bir otoriteye bağlı olmayan merkeziyetsiz (otorite yok) kripto paraların (Bitcoin gibi) arzı sabit. Mesela bitcoinin (bundan sonra BTC diyeceğim) arzı sadece 21 milyon adet ve 2008 yılından üretilmeye (üretmek derken bunu herhangi bir otorite değil, gerekli bilgisayar ekipmanlarını [ki çok yüksek meblağlar] sağlayan ve BTC üretirken kullandığı elektrik masrafını karşılamaya razı olan herkes üretebilir.) başlandığından beri yaklaşık 17 milyon tane üretilebilmiş ve her geçen yıl gitgide daha az üretilecek ve yaklaşık 2140 yılında tüm BTC lerin üretimi tamamlanacakmış. Dolayısıyla her geçen yıl enflasyonu gitgide düşecek. (Mesela 10 milyon üretilmişken bir sonraki sene 1 milyon üretilecekse yaklaşık enflasyon % 9 iken 20 milyon üretime gelindiğinde bir sonraki seneye 100 bin üretilecekse % 0.5 enflasyon demek olacak). Sormak istediğim şu: BTC geleceğin parası olabilir mi? Benim en güvenilir bulduğum değer BTC. Çünkü belirli bir otorite tarafından üretilmiyor, taşıma problemi yok (ineği otoriteye götür senet al gibi bir iş yok), altından daha kullanışlı (altınını taşırken çalabilirler), ayrıca en önemlisi de altında bile var olan enflasyon BTC de ileride hiç olmayacak. Bu durumlar sizin para ile lgili anlattıklarınızla da oldukça örtüşüyor. Daha bir kaç sorum daha var. Ama burdan başlayalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Bu konu hakkında daha önce de soru sorulmuştu anladığım kadarıyla bir makale yazacağım.

      Sil
    2. Teşekkür ederim Yüksel bey. Sabırsızlıkla bekliyor olacağım.

      Sil
  3. Diğer sorum ise " Abd, ısrarla alacağını altın ile tahsil etmek istedi, aslında borçlu devletlerin borçlarını ödeyebileceği kadar katma değer üretecek kapasiteleri vardı ama dünyada bu kadar büyük işlemleri gerçekleştirmeye yetecek kadar altın yoktu, devletler de altına yönelince altın fiyatları uçuşa geçti yani devletler borcunu ödedikçe borçları artıyordu. Abd borçlu devletlerin makro ekonomik dengelerini alt üst ediyordu ki büyük buhrandan önce makro ekonomi diye bir ekonomi dalı bile vardı diyemeyiz ! Çok basitçe ifade edersek Abd, kendine yumurta borcu olan devletlerin tavuklarını alırsa yumurtayı tahsil edemeyeceğini anlamadı." cümleniz ile ilgili. Madem borçlu devletlerin borçlarını ödeyebileceği kadar katma değer üretecek kapasiteleri vardı o zaman o ürettikleri ürünleri başka pazarlara altın karşılığında satıp (Amerika'ya satamıyor çünkü illa altın istiyor Amerika [ki bu oldukça saçma] para verip alacağı malları altın karşılığı sayabilirdi ki Amerika'nın buradaki amacının diğer borçlu devletleri batırmak olduğunu anlıyoruz ki ben de sizin gibi altının tamamen geleneksel bir yatırım aracı olduğunu içsel bir değerinin olmadığını düşünenlerdenim.) Amerika'ya borcunu altın olarak ödeyebilirlerdi veya Almanya kendi ülkesindeki işgücünün bir kısmını altın arama için kullanabilirdi.Çünkü ha mal üretip başka pazarlara satıp karşılığında altın alıp borcunu Amerika'ya altın ile ödemişsin, ha bu malları üretecek işgücünü altın arama için kullanıp altın bulup borcunu altın olarak ödemişsin. Sonuçta aynı kapıya çıkmaz mı? Belki diyeceksiniz ki altın bulmak öyle kolay değildir ki veya Almanyanın altın arayabilecek teknolojik ekipmanı yoktu. Açıkçası buralar bende biraz eksik kaldı anlama noktasında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorun dünyadaki altın miktarının ticareti sürdürecek seviyede olmamasıydı yani alternatif pazarlar da sorun çözümü değildi. Almanya sistemdeki çarpıklığı fark edip takas sistemine benzer bir yöntem ile krizden çıkan ilk büyük ekonomi oldu.

      Abd'nin altın ısrarını bir plandan çok politika ile açıklamak daha mümkün, FED ya da Abd her dönem nispeten muhafazakar para politikası izlemiştir; Abd'nin sorunu sistemdeki tıkanıklığı/ biriken riski algılayamamasıydı.

      Sil

Yusuf yuksel