9 Eylül 2018 Pazar

MERKEZ BANKASI HEDEFLEDİĞİ ENFLASYONA NASIL ULAŞABİLİR

 13 Eylül günü merkez bankası faiz konusunda yine zor bir karar verecek ne yazık ki merkezin atacağı her adımın ciddi maliyeti var yani tercihler kötü ile daha kötü arasında.

  Öncelikle şu (Türkiye'nin enflasyon sorunu) paylaşımda uzunca anlatmıştım, Türkiye'nin enflasyon problemi yapısal bir problemdir ve çözümü (Türkiye'nin enflasyon sorunu nasıl çözülür) yapısal reformlarla olur. Bu paylaşımda anlattığım şey para politikasıyla hedef enflasyona nasıl ulaşılır.

  Türkiye'de şu an enflasyon %18 civarında, enflasyon problemini çözmek için ilk yapılması gereken şey hedef enflasyon belirlenmesidir, amaçlanan enflasyon ne kadar zorsa bu amaca ulaşmanın maliyeti o kadar artar.


  Türkiye'nin benzer göstergelere sahip olması beklenen gelişmekte olan ülkelerde enflasyon oranları şu an %3-5 gibi rakamlar, Türkiye de bu oranı hedefleyebilir fakat bunun maliyeti çok yüksek.


  Türkiye, daha makul bir hedef olarak tek haneli enflasyon da belirleyebilir.

  Normalde-normal şartlarda değiliz- enflasyon ile mücadele için dünyada birçok ülkede kullanılan yöntem mevcut enflasyon ile hedef enflasyon arasındaki fark kadar reel faiz vaat etmektir. Rakamlarla ifade edersek;

  Hedeflenen enflasyon %5 ise; Mevcut enflasyon(%18)+ (Mevcut enflasyon(%18)- Hedeflenen enflasyon (%5)) Merkez bankası faiz oranını %30'lara yükseltmelidir.

 Hedeflenen enflasyon tek hane ise(%9.99); Mevcut enflasyon(%18)+ (Mevcut enflasyon(%18)-Hedeflenen enflasyon(%9.99)) Merkez bankası faiz oranlarını %26 civarına yükseltmelidir.

  Bu yöntemde enflasyon düştükçe faizlerde yavaşça düşürülür.- 18-24 ay içinde hedefe ulaşılır. Yani bir nevi ameliyatla acı çekilir ama ameliyatın sonunda daha sağlıklı olarak devam etmek mümkün olur. 

  Peki bu şok faiz müdahalesi her zaman işe yarar mı? Örneklerde genelde başarılı olmuş fakat şöyle bir sorun var; bahsettiğim 18-24 ay içinde bu programı yoldan çıkaracak büyüklükte bir şok da yaşanmamalıdır, Peki Türkiye'nin gelecek 18-24 ayında şok etkisi yapabilecek olaylar var mı? Çok fazla sayıda var. Ticaret savaşları , Gelişmekte olan ülkelerdeki problemler , varlık alım programlarının kontrolden çıkması , Abd'nin İran yaptırımları ve muhtemel bir Petrol Krizi vb. onlarca sebep saymak mümkün bunların her birinin çeşitli sonuçları ile yapılan fedakarlıklar sonuçsuz kalabilir. Basitçe ifade edersek bu yöntem bize net bir fayda vaat etmiyor. Ameliyata girecek hastanın ''doktor bey sonuç alır mıyım?'' sorusuna dokturun ''açıp bakmam lazım'' demesi gibi bir durumdayız.

  Kişisel görüşüm Türkiye için Eylül-Aralık dönemi dünyada bir problem ortaya çıkmasa bile  zor geçecek.- bununla ilgili bir paylaşım yapmayı planlıyorum-

   Bu durumun şöyle bir açmazı da var, daha önce başka bir platformda Türkiye'de enflasyon problemini çözmek için gerekli senaryoyu yazmıştım.(Nisan ayı) O zaman yukarıda verdiğim senaryonun maliyeti %18 faizdi, haziranda ise %20. (%5 enflasyona ulaşabilmek için) Şu an %30 ! Yani beklemek de problemin maliyetini artırıyor. 

  Bunun dışında merkez bankasının enflasyonu çözmek kadar Türk Lirasında dalgalanmayı durdurmak için de adım atması lazım ve bunun yolu  faiz oranlarını artırmaktan geçiyor.

  Türkiye'nin önümüzdeki 12 ayda 230 milyar dolar-bugünkü kurla 1.5 trilyon Türk Lirası civarında bir rakam- döviz borcu var.(180 milyar borç ödemesi+ 50 milyar dolar cari açık)Toplam yabancı para borç stoğu ise 450 milyar dolar civarında-bugünkü kurla yaklaşık 3 trilyon Lira- Borçluların bu rakamın %70-80'i için tekrar borçlanmaya ihtiyaç duyması makul bir senaryo o yüzden Türk lirasının değer kaybetmesi bu borcun ödenmesini zorlaştırıyor

 Diğer tarafta ise 2.5 trilyon civarında da Türk lirası kredi stoğu var bu borcunda büyük kısmı tekrar borçlanma ile ödenecek yani faiz artırılmazsa dış borç ödemesi zorlaşıyor, faiz artırılırsa  iç borç yükü artırıyor.

  Faizler artırılmazsa reel sektör döviz kuru sebebiyle zora giriyor.(Türkiye'de hane halkının ekonomi hakkındaki görüşü Dolar kurundan çok kuvvetli şekilde etkileniyor, Tüketici Güveni ile Dolar kuru çok çok güçlü korelasyon içinde) Faizler artırılırsa da bu defa krediye ulaşım imkansızlaşıyor.

  Sonuç olarak Türkiye'de merkez bankasının mevcut sorunları çözebilme kapasitesi son derece sınırlı, çözümü başka mercilerin bulması gerekir.

 Olumlu ve olumsuz yönleriyle merkez bankası faiz kararı