14 Eylül 2018 Cuma

OLUMLU VE OLUMSUZ YÖNLERİYLE MERKEZ BANKASININ FAİZ KARARI

  Merkez bankası dün piyasanın çok da beklemediği(+700 puan beklenti ifade eden kurumlar bile vardı.) bir kararla 625 puan faiz artırım kararı aldı, bununla beraber acil durumlarda kullanılmaya başlayan Geç Likidite Penceresini(GLP) de 625 puan yukarı çekerek faiz oranları %24'e, GLP faizini ise %27'e çekti.



Bu Adımın Olumlu  Yanları:

1. Enflasyona karşı bir tavır ortaya kondu, çok uzun zamandan beri çok zayıf adımlarla hem enflasyonun artış ivmesi azaltılamadı hem de faizlerin artışı önlenemedi yani bedel ödediğimiz adımların bir faydasını göremedik; bu şok faiz artışı gelmeseydi de muhtemelen faizler yine %24'e gidecekti ama biz bunun faydasını çok daha az görecektik.

2. Piyasada ciddi şekilde fiyatlama davranışları bozulmuş durumda, %10'u aşan enflasyon bütün dünyadaki örnekleri de bizdeki gibidir; Çift haneye gelen enflasyon daha hızlı artmaya başlar, %20'leri aşan enflasyon ise çoğu yerde kontrolden çıkmıştır.(Halkın fiyatlamalarda enflasyon yerine döviz kurlarını baz alması) bu aşamada kuvvetli adım atılması önemliydi.

3. 2018 Türkiye için kesinlikle iyi bir sene değil ama yılın kalan bölümü hatta 2019'un çok daha zor olması muhtemel. Önümüzdeki aylarda kesinlikle karşılaşacağımız problemleri şu paylaşımlarda anlatmaya başladım devamı da gelecek;
-Küresel likiditenin hızla azalması
-Abd'nin İran yaptırımları
-Merkez bankalarının kararları

Bu gelişmelerin hepsi Türkiye'yi olumsuz etkileyecek ki bu sene  yaşadığımız problemlere göre çok daha kuvvetli sorunlar bunlar, Bunların yanında dünya ekonomisinde ciddi problemlere sebep olabilecek birçok Kara Kuğu da mevcut. ( 2019 ekonomik Krizi 

4. Enflasyona rağmen büyüme performansı yılın kalan bölümünde kötü olması bekleniyor, düşük büyüme-yüksek enflasyon Türkiye'yi stagflasyon'a sürükleyebilir ki çözümü çok daha zor bir durum, bu riskin azaldığını düşünüyorum.

5. Bu faizlerle 4. çeyrek büyümesinin de kötü gelme ihtimali çok yükseldi ama olumlu yönden bakınca enflasyonda da bir düzelme söz konusu olacak.

6. Bu adımın kısa vadeli borcu olan şirketleri çok zora sokacağı kesin ama diğer yandan söylediğim gibi bu rakamlar ile her koşulda karşılaşma ihtimalimiz zaten yüksekti;böyle bir adımla en azından uzun vadeli borcu olan şirketlerin nispeten iyi şartlar altında borçlanması sağlandı.(Getiri eğrisi düzelecektir.)

7. Döviz borcu olan kişi ve şirketlerin nefes alması sağlandı.

8. Döviz kurunda gevşeme sağlandı, Döviz kuru mu yoksa faiz oranları mı Türk ekonomisini daha çok zarar verir sorusunun cevabı son zamanlarda kesinlikle Döviz kurudur.

Faiz kararının olumsuz Yönleri:

1. Dış borç sorununda borçlulara destek olundu ama diğer yandan yük iç piyasaya  çevrildi. Türkiye'nin 450 milyar dolar dış borcu olabilir ama diğer yandan 2.5 trilyon lira da tl cinsi kredi yurt içinde çevriliyor.

2. 2018 Dördüncü çeyrek büyümesi hakkında beklentiler olumlu değil, bu karar ile beklentilerin çok daha olumsuz olmasının önü açıldı. Bir önceki seneden gelen çok kuvvetli baz etkisiyle çok çok büyük ihtimal 2018 üçüncü çeyrek ekonomimiz daralacak ama dördüncü çeyrek çok küçük bir daralma gelse bile Türkiye teorik olarak resesyona girecek ve bu durum Türkiye hakkındaki olumsuz algıya katkıda bulunacak.

3. Bu adım atılacaksa neden bir hafta önceden bilgi verilmedi? Bu adım net olarak piyasa ile paylaşılsaydı 1-2 hafta boyunca Türk lirası daha değerli olacaktı !

4. Son zamanlarda gelişmekte olan ülkelerdeki olumsuz algı sebebiyle rasyonel adımlar bile sonuç vermiyor, bunun örneğini Arjantin'de gördük, benzer bir süreç yaşarsak yapılan fedakarlık ne yazık ki sadece alım fırsatına dönüşecek. 2019 Gelişmekte Olan Ülkeler Krizi


Dolar neden yeterince değer kaybetmedi?

1. Faiz kararı Dolar/Tl 6.7 seviyelerindeyken fiyatlanmaya başlamıştı, 6.4 seviyesinden hesap yapmak çok doğru değil. Şu an Türk Lirası, merkez bankasının kararıyla %10 civarında ciddi bir değer kazandı.

2. Faiz kararı ile sorunlar çözülebilecek olsaydı sorun bu noktalara gelmezdi, Faiz kararını güçlendirecek adımlar atılmalı.

3. Bu karar ile gelecek ay çok olumsuz geleceği beklentileri dile getirilen enflasyon için şimdiden önlem alındı, gelecek ayın enflasyonu için %4'ten bahseden ekonomistler var ! Daha iyimser ya da kötümser senaryolarla gelecek ay enflasyon sonrası Türkiye'nin vaat ettiği reel faiz %3-4 ile benzerimiz ekonomilerin vaat ettiği seviyelerde olacak ve olası bir şok önlenmiş oldu ama tabii bu olumsuz beklenti Türk lirasındaki değerlenmeyi sınırlıyor.

Reel Faiz nedir?

  Reel faiz bir para biriminin enflasyondan arındırılmış olarak vaat ettiği faizdir. Yerli ya da yabancı her yatırımcı, yatırım kararı alırken bu faiz oranları üzerinden ülke ekonomisi hakkında öngörüde bulunurlar.

  Merkez bankaları da politikalarında bu faizi göz önünde bulundururlar, Bir yabancı için Türkiye'nin faiz oranı bir anlam ifade etmez , önemli olan reel faizdir.

  Normalde reel faiz hesabı belirli bir süre  sonunda beklenen enflasyona göre hesaplanır,  mesela bugünün hesabıyla 12 ay sonra enflasyon %16-18 civarında olacağı beklentisi var yani Türkiye'nin reel faiz %6-8 ama Türkiye'nin şu an yaşadığı gibi beklentiler, fiyat hareketleri bozulunca reel faiz mevcut faiz hatta ileride beklenen en olumsuz enflasyona göre hesaplanır.

  Faiz adımı Türk lirasına istikrar getirir mi?

Türk lirasının çok istikrarsız olmasını birçok faktöre bağlayabiliriz ama ana sebep Abd ile yaşadığımız gerginliklerdir.

  Abd ile yaşadığımız problemlerin bizi bu kadar ciddi şekilde etkilemesinin sebebi ise makro ekonomik göstergelerimizdeki problemlerdir, Ana sorunumuz ise enflasyon. Bu faiz adımını enflasyon ile mücadele olarak yorumlayabiliriz ama bu adımın enflasyon problemimize çözmeye tam olarak yetmez. Enflasyonu ne öldürür ne güldürür bir seviyeye düşürebilir.-bugünün şartları altında- MERKEZ BANKASI HEDEFLEDİĞİ ENFLASYONA NASIL ULAŞABİLİR


  Bu sene özelinde Türkiye ekonomisinin hızla olumsuzluklarla karşılaşmasının ana sebebi ise Türkiye'nin kısa vadeli dış borcudur, bu konuda da adımlar atılırsa(OVP) Türk lirasındaki oynaklık makul seviyelere dönebilir. 

Merkez bankası güven vermeye başladı mı?

 Şu an tahminim hayır ama bu konunun net cevabı şudur? İleride merkez bankasının atacağı muhtemel adımlar hakkında piyasanın beklentisi ne kadar makul ise merkez bankamıza güven o seviyededir. Mesela son faiz adımı öncesi merkezden beklenen adım 0-1000 baz puan arasındaydı ! bu rakamlar ne kadar aklı selim bir banda düşerse merkez bankamız o kadar güvenilir, öngörülebilir demektir.

  Bu adım Türkiye'nin kronik enflasyon problemini çözer mi?

 Türkiye'nin enflasyon problemi yapısaldır, merkez bankası kararlarıyla sadece mevcut soruna bir süreliğine çare bulunur ama orta-uzun vadede enflasyon Türkiye'ye yine problem olacaktır. 1.Türkiye'nin enflasyon sorunu
2.Türkiye'nin enflasyon sorunu nasıl çözülür?


 Yapılan faiz artırımının başarılı olması için ovp'den de katkı gelmesi şart.

 Yeni ovp başarılı olabilecek mi?