2 Eylül 2018 Pazar

TÜRKİYE'NİN ENFLASYON SORUNU

Öncelikle Enflasyon nedir?-1 , Enflasyon nedir?-2


 Son zamanlarda ekonomik anlamda zor günler yaşıyoruz, mevcut durum daha çok Abd ile yaşanan politik sürtüşmeden kaynaklanıyor olsa da bizi bu sıkıntılı duruma açık hale getiren etmen daha önce de yaşadığımız her sıkıntının sebebi olan enflasyondur. Türkiye'nin yaşadığı her kriz ya enflasyon sebebiyle gerçekleşmiştir ya da enflasyon yaşanan krizde çok ciddi pay sahibi olmuştur.Türkiye, uzun yıllardan beri enflasyon problemi ile uğraşmaktadır,Yakın tarihte ulaşabildiğimiz en iyi enflasyon oranına 2012 yılında gerçekleşen %6 civarındaki orandır ki o sene bile dünyaya oranla enflasyonumuz ciddi şekilde yüksekti; yani Türkiye’de enflasyon her dönem az ya da çok sorun olmuştur.



-Konu Dışı-

 Türkiye’de enflasyon her dönem problem olduğu halde toplumda/ekonomi yönetiminde enflasyon antipatisi tuhaf şekilde oluşmamıştır. Mesela ikinci dünya savaşı dönemi yaşanan enflasyon şokuyla Almanya’da geçen altmış seneye rağmen halen çok ciddi şekilde enflasyon antipatisi vardır; dünyada Çin ile beraber büyük devletler arasında cari açığı(enflasyonun en büyük sebepleri arasında) olmayan tek devlet Almanya’dır ki diğer ülke Çin, bu durumu parasını manipüle ederek sağlar. Yine aynı dönemde ciddi sıkıtılar yaşamış olan Japon halkı ise aşırı derecede tutumludur; 90’lı yıllarda abd’den daha büyük bir ekonomi olma iddiası taşıyan Japonya, 30 senedir resesyondan çıkamıyor, bu resesyonun en büyük sebeplerinin başında Japonya halkının tasarruflu olması gelir, devletin aldığı bütün önlemler kültür haline gelmiş bu travmayı bertaraf edemiyor.
  
Türkiye’de ise travmaları yaşatan ana etmen enflasyon olduğu halde halkı korkutan etmen enflasyon değil, enflasyonun etkisi olan Türk Lira’sının değer kaybetmesidir.(Dolar kuru) Tl’de ciddi sıkıntı ortaya çıktı mı ekonomiye güven hızla kaybolur, Tüketici güven endeksi ile Dolar kuru Türkiye’de son derece kuvvetli korelasyon içindedir.

-Konu Dışı-

Türkiye’de neden kronik enflasyon problemi vardır?

  Türkiye’nin enflasyon probleminin bir türlü çözülememesinin sebebi sağlıklı büyümemesidir.



Sağlıklı büyüme nedir?
  
Her ülkenin  bir büyüme kapasitesi vardır; ülke kapasitesi oranında büyümesi durumunda enflasyon,cari açık, bütçe açığı gibi makro ekonomik göstergeleri ciddi problem oluşturmaz. Türkiye’nin ideal yıllık büyüme oranı merkez bankasına göre %5 civarındadır, bazı ekonomistler bu rakamı %3’e kadar indiriyor. Yakın zamanda %5’lik büyümeler de bile ekonomide ısınma(sağlıksız büyüme belirtileri) gördük yani merkez bankası iyimser olabilir. Tahminim Türkiye’nin ideal büyüme oranı %4’tür.



Türkiye’de yıllık büyümemiz %4 civarında olursa ne olur?

  Başta enflasyon olmak üzere makro ekonomik göstergelerimiz problem olmaktan çıkar. Belli aralıklarda kriz/dar boğaz yaşamaktan kurtuluruz.

Çok uzun yıllardan beri enflasyon bize sorun çıkardığı halde neden sağlıklı büyümeye çalışmıyoruz?


%4 civarı bir büyüme temposu bizi -küresel problemler yaşanmaması şartıyla- enflasyonun sebep olduğu krizlerden kurtarır ama bu rakam bizde farklı şokların kapısı açar.

Pragmatist bakınca bir yönetim işin sonu ciddi sıkıntılara varacağını bile bile neden ısrarla büyümek istesin ya da benim burada anlattığım kadar basit bir sorunu devlette fark eden tabii ki var.Sorun şu: %4 tempolu bir büyüme de Türkiye’de ciddi sosyal/ekonomik problemlere sebep olur, ekonomideki sorunu enflasyon sebepli olmasa da daha da ciddi şekilde büyütür.

Neden %4 tempolu büyüyemeyiz?

    Demografik Sorun: Türkiye’nin %10 civarında eritemediği işsiz nüfusu var;Genç toplum etkisiyle her sene ciddi sayıda genç istihdama katılıyor; Yani ciddi rakamlarda yeni istihdam olanakları sağlansa bile istihdam oranı yükselemiyor. Sadece İstihdama katılan gençler istihdama katılması için  ihtiyaç duyduğumuz yıllık büyüme %5 civarlarında, Yani Türkiye, %4 civarı bir büyüme hedeflerse her sene işsizlik oranını artırıp sosyal ve dolaylı olarak ekonomik krize sebep olur. Zaten işsizlik belli noktalara gelince yönetim destek/oy kaybedeceğinden bu politika uzun zaman sürdürülemez.


    Refah Problemi: Türkiye, kuvvetli şekilde Avrupa ile ilişki içindedir;Avrupa’da ideal büyüme oranları %1-1,5 fakat Avrupa’nın %1-%1,5 civarında büyüme artırdığı gelirin vatandaşlarına dolaylı olarak Avrupalı devletlere sağladığı gelir artışı bizim için çok abartılı rakamlardır.Diğer gelişmiş ülkelerde de durum çok farklı değil. Gelişmiş dünya ile aramızdaki fark açılırsa fiyatı küresel gelir ile belirlenen birçok ürüne ulaşmamız imkansızlaşır.(otomobil,uçak, cep telefonu vs.) Yani göreceli olarak fakirleşiriz.

Mesela bu sene Abd’nin %3 büyümesi bekleniyor.Kabaca 600 milyar dolara denk gelen bu rakam,bizim ekonomimizin %75’ine denk geliyor. Döviz kuruna göre bu büyümenin bize karşı büyüklüğü değişir ama şu an biz dolar cinsi (dolar cinsi büyüme ile milli hasıla artışı aynı şey değildir.) %20-25 (abd'nin nüfusu bizim 4 katımız) büyümeliyiz ki Abd ile aramızdaki gelir farkı sabit kalsın ! Abd, bu sene istisnai bir büyüme gerçekleştiriyor ama her sene dünyaya oranla az büyürsek ileride birçok ürüne halkımız ulaşamaz ve bu da halkı huzursuz eder. Bunu sağlamaya çalışan yönetim halk desteğini kaybeder,tarihimiz boyunca kaybetmiştir.

   Zaten %4 civarında bir büyüme ile her zaman küçük bir ekonomi kalmaya mahkum oluruz çünkü ekonomik gelişme için ihtiyaç duyulan harcamaların (eğitim,arge vs.) oranı değil miktarı önemlidir. Küçük ekonominin harcaması da küçük olur.

  Özetle ekonomimizi kapasitesi üzerinde büyütmek zorundayız ve bu durum bize problem üretiyor ve belli aralıklar içinde kriz yaşamamıza sebep oluyor. Ekonomimizi kapasitesi kadar büyütsek de kriz yaşama ihtimalimiz yüksek ve bu bizi uzun yıllar daha yeterli refah seviyesine ulaşamamış bir ülke olmamıza sebep olacak.

  Kapasitemizin üzerinde enflasyonsuz da büyüyebiliriz. Enflasyonu ortadan kaldırmak için ya piyasadaki şişkinlik alınır(para politikası) ya da enflasyon oranında üretim artırılır. Fakat üretim ile enflasyon mücadelesi ihtimali bizim için pratikte şu an neredeyse imkansızdır,normalde de çok mümkün değildir.

800 milyar dolar milli hasılası olan bir ekonomide %16’lık enflasyonu ideal rakam olan(şu an için) %5’lere çekmek için gereken rakam kabaca 100 milyar dolara denk gelecek bir üretimdir; bunun için de trilyon dolara denk gelebilecek bir yatırım gerekir!

-Yurt içinde böyle bir sermaye yok.
- Türkiye’ye gelen yabancı yatırım yıllık 15 milyar dolar civarında, şimdiye kadar yıllık olarak en iyi rakam ise 25 milyar dolardı.Yani dış yatırım ile de böyle bir üretim sağlanamaz.
- Türkiye’de  dış borç, milli hasılanın %50’sinin üzerine pek çıkamıyor(problem üretmeye başlıyor) şu an dış borcumu %55’i aşmış durumda yani kredi ile de böyle bir büyüme sağlayamayız.



  Bütün bunlardan çıkan sonuç Türkiye'de ekonomiyi yönetmek ciddi şekilde cambazlık gerektirir.

Şöyle bir durum da var; yarın 1 trilyon dolara denk bir hazine Türkiye’de bulunsa ve bu servet tamamen üretimin artırılmasına aktarılsa ‘’enflasyon problemi çözülür mü? ‘’ hayır. Enflasyon sorunu Orta ve uzun vadede yine çözülmez ya da soru şu: Türkiye'nin enflasyon probleminin çözümü yok mu? var. Teorik olarak çok kolay ama pratikte zor. Sebebini uzunca yazıp buraya link bırakacağım.


Ekleme:1. Türkiye'nin enflasyon problemi nasıl Çözülür?
                    2.  Merkez bankası hedeflediği enflasyona nasıl ulaşır?