8 Mart 2020 Pazar

VARLIK ALIM PROGRAMLARI

Varlık Alım Programları


 Öncelikle neden varlık alım programları merkez bankalarının ana müdahale aracı haline geldi sorusu için şu paylaşımı okumanızı tavsiye ederim.-Her Şeyin balonu- 




 Küresel ekonomi 2008'de tarihin en büyük risklerinden biri ile karşılaştı(-2008 Krizi-) Kapitalist sistem  Büyük Buhran dahil en büyük tehdit ile karşı karşıya kalmıştı, bu süreçte ekonomik krizler konusunda dünyadaki en yetkin kişilerden biri olan Ben Bernanke'nin kaderin cilvesi olarak Fed Başkanı olması ise belki de bir ekonomik felaket yaşanmasını engelledi. Ben Bernanke'ye göre geçmişteki birçok krizin sebebi likiditenin eksikliğiydi yani üretim ve tüketim talebi var iken bunu sağlayacak likiditenin yetersiz kalmasıydı ve dünyanın bir daha böyle bir krize girmemesi için ''piyasanın ihtiyacı'' kadar likiditeyi sağlamaya kararlıydı; bu çözüm ile Fed öncülüğünde bütün dünyada varlık alım programları tarihte görülmemiş bir likidite bolluğuna sebep oldu.


 Daha önce birçok paylaşımda dile getirmiştim dünya ekonomisini değerlendirir iken  2000 öncesi ile sonrasını ve daha önemlisi 2008 öncesini ve sonrasını kıyaslamak hatalıdır. 2001 dünya ekonomisi için bir milattır, 2008 ise daha büyük bir milattır. 

 Ben Bernanke'nin teşhis ve çözümü doğruydu ama çözüm yolu ise tek kelime ile acınasıydı; Abd'de ilk varlık alım programı iki yıl sürecek 800 milyar dolar civarında bir parasal genişlemeyi(para basma) hedefliyordu ve bu mali desteğin ekonomiyi normalleştireceği umuluyordu; varlık alım programları altı yıl sürmüştü ve sadece Abd'deki parasal genişleme 3.5 trilyon dolar idi. (Varlık alım programları öncesi Fed'in bilançosu sadece +800 milyar dolar civarındaydı.) Aynı dönemde ECB 4 trilyon, BOJ 4 trilyon, BOE ise 650 milyar dolar civarında bilançosunu artırdı(karmaşık olmaması için bütün bilançoları dolar değeriyle ifade ettim.) ve sadece on senede küresel likidite yaklaşık 13 trilyon dolar arttı. Günümüzde Fed'in bilançosunun Abd ekonomisine oranla büyüklüğü %20 civarında iken bu oran Avrupa'da %40'ın üstünde Japonya'da ise %120'lere yaklaşmıştır.

 Bu kadar büyük bir genişlemenin riskleri de çok fazladır.

  1. Artan likidite birçok varlık fiyatında balon olarak yorumlanabilecek değerlenmelere yol açtı.(normalleşmesi birçok sorunu tetikliyor/tetikler.)
  2. 13 trilyon dolarlık likidite artışı+ sıfırlanan faizler bile gelişmiş ülkelerde istenilen enflasyonu ortaya çıkaramadı fakat enflasyon ortaya çıkarabilmek için gerçekleştirilen genişleme birçok olumsuzluğu beraberinde getirdi.
  3. Artan likidite sınırlı miktarda reel ekonomilere ulaşırken finansal piyasalarda realiteden uzak rakamlar ile karşı karşıyayız; daha önemlisi gelişmiş veya gelişmekte olan dünyada gevşeyen finansal ortam akıl almaz bir borçlanmayı tetiklediği için hep daha fazlasına ihtiyaç duyuyor ve bu borçlanma kısır döngü halinde artıyor. 2008'de küresel borçluluk 150 trilyon dolar civarında iken günümüzde 300 trilyon dolara ulaştı.


 Daha birçok sorundan bahsedilebilir.

 Varlık alım programları başladığında saydığım riskler de öngörülmüştü ve bu sorunların yaşanmaması için ileride bilanço normalleşmesi de vaat edilmişti ama günümüzde ise Japonya parasal genişlemeyi hiç durdurmadı.(2008 öncesi de Japonya benzer durumdaydı) İngiltere bilanço normalleşmesine hiç niyetlenmedi, Avrupa ise birkaç defa erteleyip başladı ve çok kısa bir süre sonra(1-2 ay) rafa kaldırdı. Bilanço normalleşmesi şimdiye kadar sadece Abd'de başladı ve iki  senede yaklaşık 200-300 milyar dolarlık bir normalleşme sonrası Abd'de de bilanço normalleşmesi rafa kalkmış durumda daha önemlisi makalenin başında belirttiğim gibi Abd'nin faizler ile bir resesyondan çıkabilme kapasitesi yok ve Fed'in de yakın zamanda bilanço büyütmesi ihtimali artık senaryolar içerisindedir.

 Varlık alım programlarının tekrardan başlaması senaryoları bizim ekonomimizi çok çok yakından ilgilendirebilecek bir konudur ve mevcut şartlarımızı köklü şekilde değiştirebilir; bunun dışında küresel ekonomi açısından uzun vadede çok büyük sorunların tetikleyicisi olabilir. 

 Ekonomi gündemi şu an varlık alım programlarının tekrardan başlamasına odaklanmış olsa da Avrupa ve Japonya'da bu zaten çok uzun zamandan beri yapılmaktadır yani çok uzak olmayan bir gelecekte varlık alım programları yerini yavaştan helikopter paraya bırakacaktır.

Ekleme: Helikopter para nedir -Helikopter para nedir-


Twitter: Yusuf Yüksel 

10 yorum:

  1. imdadımıza varlık alım programları yetişiyor gibi :) Bize teknik olarak bir zararı yok sanırım bu işin ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kısa vadede çok ciddi destek sağlar ama orta-uzun vadede hem biz hem de dünya için ciddi bir sorun.

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  3. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  4. Yazınız için Teşekkürler. misal, fed Temmuz ayında faiz indiriminde bulunacağını ima etti, küresel borç durumunun 300 trilyon dolar olduğunu söylüyorsun, o zaman bu Borç, para basma ile her halde 600-700 Trilyon dolar olacak. ki bu Doların dünya tarafından ucuza bulumasını ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin değerlenmesini sağlar, bu durumda ülkedeki insanların para birimlerini korumak için her halde altına yöneleceklerini düşünüyorum. Nouriel Roubini adlı yazarın Kriz Ekonomisi kitabını okuyorum, kafamda aslında deli sorular var. sıkışan piyasayı rahatlatmak için para basmaları bir takım farklı balonların yaratılmasını da sağlayacak gibi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim; ayrıntılar için henüz erken ama varlık alım programları tekrardan başlarsa küresel borçluluğun çok sıkıntılı noktalara gitmesi yüksek ihtimal ve sadece bu durumu değerlendirince altın için son derece pozitif bir gelişme olur.

      Sil
  5. Teşekkürler, ağzınıza sağlık

    YanıtlayınSil
  6. Hocam yazılarınız Mahfi Eğilmez gibi akıcı, okuması keyifli. Teşekkürler tüm paylaşımlarınız için, sevgiler

    YanıtlayınSil