30 Ekim 2018 Salı

ÇİN BORÇ KRİZİ

 Çin'in borcu bugün dünya ekonomisini tehdit eden en büyük risklerden biridir; Çin'in borcunun küresel anlamda büyük bir soruna sebep olmaması çok mümkün olmamak ile beraber bu sorunun ne zaman ciddi bir soruna sebep olacağını tahmin etmek çok zor ama kesin olan zaman geçtikçe sorun ağırlaşıyor ve ağırlaşacak.

 Çin'in borcu ile Ticaret savaşları vb. birçok başka sorun birlikte anılsa da Çin'in borcunun küresel bir sorun üretmek için herhangi bir tetikleyici faktöre ihtiyacı yok.

 Çin ekonomisi Mao dönemi boyunca(80 öncesi) modern ekonomiden çok uzaktı; Mao öldükten 2000'li yıllara kadar pek çok reformcu yönetiminin birçok önemli adımı olsa da Çin'in küresel ekonomiye adapte olması 2001 yılında Çin'in Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olması ile başladı.

2001 sonrası Çin her sene çok büyük büyüme rakamlarına ulaştı.
Çin büyüme rakamları
Çin Büyüme Rakamları-2001-2017
 Grafikte de görüldüğü 2001-2008 arası Çin ekonomisi her sene kuvvetlenen bir ivme ile büyürken 2008 sonrası resim tersine döndü; Aynı dönemde Çin Merkez Bankası faiz oranlarını %11.0'den %4.3'e düşürdü, sadece 2008'den beri(Çin ekonomisinin ivme kaybettiği) Çin Merkez Bankasının bastığı yuan 3 trilyon dolar değerinde buna rağmen kötü gidiş önlenemiyor.

 Çin milli hasılası şu an 12 trilyon dolar değerinde iken Çin'in toplam borcu 30 trilyon dolar civarında; 2008'de Çin'in borcunun milli hasılaya oranı %166 idi, on senede bu oran %266'a yükseldi;  özetle Çin ekonomi yönetimi çok büyük destekler ile ekonominin yavaşlama ivmesini durduramaz iken diğer yandan Çin'in borcu ise çok hızlı şekilde artıyor ki bu durumun eninde sonunda bir krize yol açması kaçınılmaz gibi duruyor.


Çin bu kadar büyük borcu nasıl biriktirdi? 


 Çin 2000 yılında 378 milyar dolar ihracat yaptı; bu rakam 2005'te  926 milyar dolara, 2010'da 1.75 trilyon dolara, 2015'te 2.37 trilyon dolara ulaştı; cari fazla ise 2000 yılında 21 milyar iken 2005'te 133 milyar dolara, 2010'da 238 milyar dolara, 2015'te 305 milyar dolara ulaştı yani 2000 sonrası Çin ekonomisi her sene katlanarak ihracatını artırır iken cari fazlasını da her sene çok ciddi şekilde artırdı, bahsi geçen dönemde Çin'in cari fazlasının milli hasılaya oranı çift hanelere bile ulaştı fakat aynı dönemde garip şekilde yuan değerlenemedi hatta son 10 sene de değerlenmek bir yana yuan değer kaybetti.

 Çin için cari fazla veren ülke tabiri kullanacak isek Abd'i de anmak lazım çünkü Çin dünyanın en büyük ihracat ülkesi olsa da ticaret fazlasının Çin ekonomisinde bu kadar ciddi yer tutmasının ana sebebi Abd ile Çin ticaret ilişkisidir. Çin'in yakın zamana kadar Abd dışındaki dünyaya karşı ticaret fazlası yoktu, yakın tarihte Çin'in ticaret fazlasında Abd'nin payı %80-120 arasında değişti yani Çin'in cari fazlasının ya tamamı ya da çok büyük kısmı hep Abd ile olan ticareti sebebiyle gerçekleşmiştir o yüzden Ben Çin'in borçluluğunu Abd ile olan ikili ticareti üzerinden anlatacağım; dünyanın geriye kalan kısmı ile Çin'in ticaret ilişkisinde bazı farklılıklar olsa da temelde benzer durumlar mevcut.

 Bir ekonomi devamlı olarak cari fazla veriyorsa doğal olarak bu ekonominin para birimi değerlenmelidir -satılan mal değer kaybeder, alınan mal değer kazanır- Çin dünyanın en büyük cari fazla veren ülkesi iken yuan değerlenmiyor hatta değer kaybediyor bunun sebebi Çin Merkez Bankasının yuanı devamlı devalüe etmesidir, İşlem şöyle gerçekleşiyor;

 Çin, Abd'e karşı cari fazla verdiğine göre normalde Çin piyasasında yuanın azalması ve doların artması gerekirdi; az olan mal değerleneceği için Çin'in Abd'e karşı cari fazlası sürdüğü müddetçe dolar değer kaybedip yuan değerlenmeliydi; böyle bir ilişkide Abd, ucuz mala ulaşarak Çin ise daha fazla para kazanarak refahını artıracaktı; Çin'in para birimi zamanla değerleneceği için de bir noktada bu iki ülkenin ticareti dengelenecek ya da ticaret dengesizliği makul kabul edilebilecek bir seviyeye gerileyecekti.

Peki gerçekleşme ne oldu? Bahsettiğim gibi Çin piyasasında dolar arttı, yuan ise azaldı ama bu noktada Çin merkez Bankası devreye girerek piyasaya yuan sürdü(sürekli olarak) ve piyasadan da dolar çekerek piyasadaki yuan-dolar dengesini sağlayıp yuanın değer kazanmasını engelledi. Bu durumda ne olur/ ne oldu?
1.Yuan değer kazanmadığı için Çin'in ihracat konusunda rekabetçiliği devam etti.
2. Abd, Çin'den ucuz mal almaya devam etti.(Refah)
3. Abd'nin cari açığı süreklilik arz etti.(Abd'nin borç alması anlamına gelir.)
4. Çin merkez Bankasının elinde döviz rezervi arttı.
5. Çin piyasasında dolaşan likidite arttı.
6. Çin halkı sömürüldü.

 Peki sonra ne olur/ ne oldu?

 Görüldüğü bir bir tarafta dünyanın en büyük ekonomisi devamlı olarak cari açık(borç) verirken dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ise devamlı olarak elinde döviz biriktirdi(sermaye) ve doğal olarak da bu devasa sermaye, devasa borç ihtiyacı olan ülkenin tahvillerine aktı özetle Abd'nin borçlanması ile borcunu finanse ettiği ana faktör aynı... Abd'nin Çin'e çok borçlu olduğu, Çin'in Abd'i tahviller ile tehdit ettiği/edebileceği  iddiası abartılı olsa da bugün Abd'nin en büyük finansörü Çin'dir; diğer tarafta Çin'de ise devamlı olarak likiditenin artması doğal olarak Çin'de kredi imkanlarını kolaylaştırdı, üstelik bahsettiğim Çin-Abd çarpık ilişkisi sebebiyle Çin, Abd ve dünyanın üretim üssü oldu ki bunun için devasa bir finansman ihtiyacı mevcuttu, çarpık ilişki bunu da sağlamış oldu. Çok uzun yıllardır Çin dünyaya ucuz iş gücü ile üretilmiş ürünler satarken(refah) karşılığında sermaye biriktirdi; geriye kalan dünya ise Çin'den ucuz ürün alır iken(refah) ciddi şekilde borçlandı; bu denklemde en fazla alın teri olan Çin halkının rolü ise sadece fakirlikti.

 Günümüzde ise dünyanın ve Çin devletinin, Çin halkını sömürülmesi üzerine kurduğu bu sistem artık devam edemez hale geldi; Bir tarafta Abd'nin kırk yıldır borcu borç ile çevirme politikası sürdürülemez noktaya ulaştı.  -Linkte anlattım, dolaylı olarak dünya için de geçerli-(Link) Çin ise Abd ile çarpık ilişkisini sürdürmeye eskisinden çok daha fazla muhtaç.( Link) İki linki beraber okursanız Abd'nin ya da Çin'in bir resesyona/krize belki de büyük bir krize sürüklenmediği bir senaryonun olmadığı net, bu çelişki eninde sonunda Abd ya da Çin üzerinden dünyaya acı yaşatacak ama tarihi tahmin etmek zor.

 Özetle haksızlık kötü bir şeydir ve eninde sonunda adalet yerini bulur.

Twitter adresim: Yusuf Yuksel