10 Ekim 2018 Çarşamba

EKONOMİK KRİZ NASIL ANLAŞILIR

 Türkiye'nin yaşadığı zor dönem sayesinde çok popüler olan bir konu: '' Yaşadığımız ekonomik kriz mi?'' değil ise ''Ekonomik kriz kapıda mı?'' ''Ekonomik kriz ne zaman sona erer?'' Bu tür soruların cevabını insanların ekonomi hakkındaki duygularından bulabiliriz, birçok yatırımcı finansal varlıklarının risk altında olup olmadığını merak eder, bu makalede  sizin ve toplumunuzun finansal varlıklar hakkındaki duygu durumuna göre yatırımlarınızın ne kadar risk altında olduğunu anlatmaya çalıştım.


  Toplumun ekonomi hakkında eğilimlerini anlamak için Pmi, Tüketici güveni vb. birçok ankete başvurulur ve bu tür anketler ile  yakın-orta-uzun vadede  ekonominin ne durumda olacağına dair çok kuvvetli şekilde bilgi sahibi oluruz, Teknik Analiz dediğimiz ekonomik terim aslında insan davranışlarının Matematik ve İstatistik bilimleri yardımıyla rakamlara dökülmesidir yani insan davranışlarını ve duyguları üzerinden ekonominin geleceği hakkında güçlü tahminler yapılabilir/yapılmıştır.

  Finansal Risk ile insan duyguları arasında aşağıdaki gibi bir bağlantı vardır; siz bunu ekonomik krize, borsaya,dövize her türlü ekonomik olay ya da olguya  uyarlayabilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre insan duyguları ile finansal risk arasında aşağıdaki gibi bir döngü vardır. (Uygun Türkçe kelimeyi bulduğuma emin olamadığım için orijinal kelimeleri de yazdım.)
ekonomik kriz kapıda mı 2019
Ekonomik kriz Kapıda mı?
 Bu konuyu anlatmak için en kolay yöntem hisseler ve borsalardır o yüzden ben konuyu hisseler üzerinden yazacağım, ekonomiye,diğer varlıklara da bire bir uygulanabilir.

 Bir hisse hakkında iyimserseniz bu durumda finansal riskinizin en alt seviyededir, hisse hakkındaki iyimserlik topluma yayılırsa bu hisse değerlenecektir ve bu hisse heyecan uyandıracaktır; bu hissenin değerlenmesi hakkında  abartılı yorumlar yapılacağı seviyeye kadar devam eder. Borsa İstanbul'un 75-125 bin hareketini bu duruma iyi bir örnek olarak gösterebiliriz; 75 binden iyimserlik ile yükselmeye başlayan Bist hedefi 125 bin seviyesine ulaştı;  2018'de küresel konjonktür kötüleşecek iken halen yaygın olarak  yeni yüksek hedeflerden bahsediliyordu. İnsanların bir hisse,borsa ya da başka bir finansal varlık hakkında abartılı duygular yaşadığı seviyeler, çoğu zaman bahsi geçen varlığın zirve yaptığı seviyedir ve bu seviyeden sonra bahsi geçen varlığın fiyatı gerilemeye başlar.

 Her zaman olmasa da bazen bir finansal varlıklar aşırı fiyatlanma ile de açıklanamayacak seviyelere de ulaşabilir ki bunlara balon diyoruz. Geçen seneki Aselsan hisselerinin hareketini de buna örnek gösterebiliriz; 5-10 lira seviyesinden iyimserlik ile başlayan hisse değerlenmesi hissenin hedefi olan +30 lira hedefine ulaşmış iken insanlar büyük bir coşku ile (Mutluluktan uçma) hisseyi satın almaya devam ettiler, haberlerden okuduğumuza göre(Aynı dönemde borsa 100 bin civarında yeni yatırımcı katılmış !) hisseyi satın alanların çoğu küçük ve yeni yatırımcıydı; burada da ünlü hikaye devreye girer, sokaktaki insan size bir hisseyi tavsiye etmeye başlamış ise o hisseyi satmakta geç kalmak üzeresiniz demektir.

 Bir hisse ya da borsanın ayı piyasasına yöneldiği seviye insanların yatırımlarından çok mutlu olduğu çok heyecanlı, Mutluluktan  uçma olarak tanımlanabilecek duyguları yaşadıkları seviyede olur ki profesyoneller mahalle baskısı ile bunu ifade etmeye çekinirler o yüzden her defasında bu durum şok tesiriyle yaşanır. Bunu ekonomilere uyarlarsak aynı durum geçerlidir; 

''Bizim bir durgunluk tahmini yapabileceğimiz güvenilir bir dayanağımız yok.'' Aralık-2000 Fed Başkanı A.Greenspan (Dot Com Krizi Hemen öncesi)

''Fed, şu an bir resesyon ihtimali görmüyor.'' Fed Başkanı B. Bernanke Ocak-2008( Finansal Kriz'den birkaç ay önce)

Bu arada Geçenlerde Fed Başkanı J. Powell ''Önümüzdeki bir iki senede resesyon ihtimalini düşünmemizi gerektirecek bir sebep yok.'' dedi, ( Ekim-2018 )

 Konumuza dönersek mutluluktan uçan ya da çok heyecanlı insanlar hisse alıyorsa o hisseler genelde değer kaybetmeye başlar. Bu seviyeye de kaygı dönemi diyebiliriz; elinizdeki varlıklardan zarar varsa bile kaçılması gereken dönemdir ama çok yakın zamanda çok ciddi şekilde değerlenen bir hissenin yolun sonuna geldiğini anlamak insanlar için çoğu zaman zor olur.

  Kaygı duygusundan sonra İnkar seviyesi gelir ki zararlar artmıştır, insanlar bu dönemi ülkemizde sık sık dış güçler ile açıklarlar, hisselerde ise görünmez düşman büyük sermayedir, insanlar hata yaptıklarını inkar edip fiyatların eski noktalara geleceğine kendilerini inandırıp zararlarını artırırlar.

 İnkar seviyesinde artan zararlardan sonra insanlar korku seviyesine geçerler; yatırımcılar fiyatların asla eskisi gibi iyileşmeyeceğini kabul ederler ama en azından zarardan kurtulmak için hata yapmaya devam ederler ki bu da çırpındıkça batma olarak bahsettiğimiz durumdur, zararlar daha da artar.

 Korku seviyesinden sonra umutsuzluk seviyesine geçeriz, zararlar artmıştır; iki günde zengin olacağım hayalleri ile atılan adım çok büyük para kayıplarına dönmüştür, iki günde zengin olmak için yatırım yapan insanlar halen elindeki hisselerden ayrılamazlar, çoğu zaman yatırımcılar kendilerini uzun vadeci olarak teskin ederler, bu da genelde herhangi bir sebep ile gerçekleşen panik satışlarına kadar devam eder.

 Panik haliyle yatırımcıların kaçtığı hisseleri almaya kimsenin eli gitmez bu seviyeye de moral çöküşü diyebiliriz, moral çöküşü seviyesi hisselerin fiyatlarının dip yaptığı, kimsenin inanmak istemese de boğa piyasasının bağladığı seviyedir.

 Moral çöküşü sonrası dip yapan hisselerde kıpırdanma olur ama hisse halen yukarıya gidecek olarak düşünülmez, kötü tecrübeler sebebiyle hisseye talep halen düşüktür o yüzden moral çöküşü sonrası dip yapan hisselerin değerlenmesi yatırımcıları kendine çekmez, bu seviye de umutsuzluğun tekrarlanmasıdır.

 Umutsuzluğa rağmen kuvvetlenen hisse bir süre sonra yatırımcıya tekrardan umut vermeye başlar ve bunu inanç ve iyimserlik takip eder.

 Çok özetle anlattığım bu döngü bütün finansal varlıklarda bazı aşamalar atlanarak devamlı olarak yaşanır o yüzden kendi duygularınızı kontrol edip toplumun duygularını da doğru tespit ederseniz en ucuz seviyelerden(Reel varlıklar için de geçerli) yatırım yapıp en yüksek seviyeden varlıklarınızı elinizden çıkarabilirsiniz fakat amatör yatırımcının hedefi en ucuzdan alıp en pahalıdan satmak değil, iyimser olunabilecek yatırımları keşfedip kaygı seviyesini görmeden yatırımdan uzaklaşmak olmalıdır. 

 Türkiye'de insanlar ve ekonomi yorumcuları ekonomiyi siyasal görüşleri doğrultusunda yorumladıkları için insanların ekonomi hakkındaki görüşleri olması gereken göre çok iyimser ya da kötümser oluyor, doğru yatırım yapmak için ekonomik görüşlerini siyasal görüşlerinden ayırmış insanları takip etmenizde fayda var.

 Kaygı duymak için şu paylaşımı okuyabilirsiniz. Link

 Bana Twitter'dan ulaşabilirsiniz. Link