3 Ekim 2018 Çarşamba

EYLÜL 2018 ENFLASYON RAKAMLARI VE MUHTEMEL ETKİLERİ

 Eylül ayın enflasyonu verileri açıklandı, son 15 yılın en yüksek enflasyonu ile karşılaştık, bu rakamları en son Haziran 2003 yılında görmüştük. Eylül ayı Tüfe %6.3, Üfe ise %10.88 olarak gerçekleşti; Yılık tüfe  % 24.52'e, Yıllık üfe ise % 46.15'e olarak yükseldi..
 Ekonomi yönetiminin Eylül ayı için enflasyon beklentilerinin olumsuz olduğuna dair Yeni Ekonomi Programı(Yeni ovp) ve Eylül ayı faiz kararından işaretler almıştık hatta bu konuda bir ön alma çabası da mevcuttu diye düşünüyorum ama kişisel tahminim rakamlar karar vericileri de şok etti. 13 Eylül Merkez Bankası PPK toplantısında 625 puan faiz artırım kararı ile Eylül ayı enflasyon beklentisine rağmen Türk Lirasının diğer gelişmekte olan ülke para birimleri kadar reel faiz vaat etmesi planlanmıştı ama beklentinin  iki katına yakın gelen enflasyon ile Türk lirası şu an negatif reel faiz vaat ediyor (mevcut ay kıstas alınınca) daha önceki dönemlerde olduğu gibi Ekim ayı(25 Ekim) PPK toplantısına kadar GLP üzerinde fonlama ile buna geçici bir çare üretileceğini tahmin ediyorum. Şu an merkez bankası faiz oranı %24 iken Türkiye'nin enflasyon oranı %24.52 ; Türk Lirasının da diğer gelişmekte olan ülkeler gibi %2-3 civarında bir reel getiri vaat etmesi için 350-400 puan faiz artırımı istekleri piyasa tarafından yine dile getirilecektir diye tahmin ediyorum, Yine mevcut enflasyon oranlarının 2018 yılı sonu beklentilerini de kötüleştirdiğini, Yeni Ekonomi Programı tahminlerinde şimdiden sapmaya sebep olabileceğini tahmin ediyorum.

  Enflasyonda asıl dikkat çekmesi gereken nokta ise Üfe'nin %46.15 olması... Tüfe'nin çok olumsuz gelmesi manşeti kaplıyor ama Üfe ile Tüfe arasındaki fark bize üreticinin maliyet artışlarının çok önemli miktarını satış fiyatlarına yansıtmadığını ifade ediyor, daha önce bu konuda paylaşım yapmıştım ve kişisel görüşüm üreticinin maliyetlerini, satış fiyatlarına yansıtmama  kapasitesi ciddi şekilde aşındı; Şu paylaşımda bu fikrin sebebini açıklamıştım. Döviz dalgalanmaları neden enflasyona tam olarak yansımıyor?

 Üfe oranlarının geldiği noktalar sebebiyle gerçekçi bir bakış açısıyla enflasyonun 2019'un yılında zirve yapacağı fikri artık ciddi şekilde ihtimaller arasına girmiş durumda; Tüfe ile Üfe arasındaki fark makul bir seviyeye düşmelidir/düşer, bunun da önümüzdeki üç ayda gerçekleşmesini zor görüyorum çünkü arada %24 gibi çok büyük bir fark var ve Tüfe'nin başka olumsuzluklar olmazsa bile sadece Üfe etkisiyle bir süre baskı altında kalacağını tahmin ediyorum.

 Bunların dışında Üfe ile Tüfe arasındaki farkın anormalliğin sebep olduğu mağduriyetlerin de engellenmesi gereklidir, normalde Kira zamları Üfe üzerinden hesaplanır ama inşaat sektörünün durumu, vatandaşın alım gücünün zayıflaması gibi sebepler ile bu sene bu uygulamaya istisna getirilmesi gereği ortaya çıktığını düşünüyorum, bunun gibi birçok mağduriyet söz konusu; umarım ekonomi yönetimi önlem alır.
 Bütün bunların dışında Varlık alım programlarının sonlandırılması, İran yaptırımları,(Petrol fiyatları) gibi dışarıda da bizi zora sokacak sebepler mevcut iken eski kısır tartışmalara umarım dönmeyiz, Eylül ayında dünyada en fazla getiri vaat eden varlık Türk lirası idi yani Türkiye algısında bir toparlanma var bunu kaybetmemiz iyi olur.


Hızlı iletişim için bana Twitter'dan ulaşabilirsiniz. Yusuf Yüksel