9 Ekim 2018 Salı

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ÇİN TEHDİDİ

 2018 yılı gelişmekte olan ülkeler(gop) için bayağı zor geçti ama sene bitmeden Çin sebebiyle yeni bir şok dalgası ihtimali ortaya çıkmış durumda; Çin Merkez Bankası zorunlu karşılık oranlarında bu sene dördüncü kez indirime gitti, bu hamle ile Dolar/Yuan kuru 6.94 civarına yaklaştı ve sene başından beri yuanın dolara karşı değer kaybı %6,5'e ulaştı; dolar/yuan 2018 dip seviyeye göre ise %10 değer kazandı. 

 Çin en son büyük devalüasyonunu Ağustos 2015'te yapmıştı ve gelişmekte olan piyasalarda kısa süreli bir krize sebep olmuştu, Türk Lirası ağustos 2015'te  %6, Bist ise %8 civarında değer kaybetmişti, 2018 yılı gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye için çok zor bir sene olduğu için bu rakamlar nispeten katlanılabilir gibi ama  2015 senesinin küresel konjonktüründe bu rakamlar çok ağırdı; bu sene yeni bir Çin Devalüasyonunun etkisi de bu sene için ağır denebilecek rakamlara yol açabilir.


 Çin Devalüasyonu 2015'te yuanın değer kaybı %3 civarlarında idi, bu sene Çin'den henüz sert bir devalüasyon adımı gelmediği halde yuanda değer kaybı zirveden %10 civarlarında... Gelişmekte olan piyasalar bu sene o kadar fazla sorun yaşadı ki Çin devalüasyonu fiyatlamalara bile giremedi ama bu durum değişebilir.

 Çin neden parasını devamlı devalüe ediyor? 
Çin, ihracata dayalı bir ekonomidir o yüzden son zamanlarda özellikle Ticaret savaşları ile yaşanan olumsuzluklar sebebiyle Çin Merkez Bankası yuanın değer kaybetmesine müdahale etmiyor; yakın zamanda yuandaki değer kaybı tamamen Çin Merkez Bankasının etkisi ile gerçekleşmiyor olsa da yuanın her %1'lik değer kaybı Çin'e on milyarlarca dolarlık ihracat olarak dönüyor ve tabii ki biz ve benzerimiz ekonomiler ise bu durumdan pazar kaybı olarak etkileniyoruz.

 Devalüasyonun Çin için olumsuz yanı ise çok aşırı derecede borçlu ülkede yuan değer kaybettikçe on milyarlar ile ifade edilebilecek miktarlarda sermaye kaçışı oluyor ki bu borçlu Çin ekonomisini daha zor duruma sokuyor, Çin Merkez Bankası ihracat artışı ve sermaye kaçışı arasında maksimum faydayı sağlayacak seviyeyi yakalamaya çalışıyor; mesela bu sene yuan %10 değer kaybeder iken Şangay borsası Çin hükumetinin çok ciddi desteklemelerine rağmen %20'e yakın değer kaybetmiş durumda... Çin, yuanın uluslararası rezerv para olması için ciddi çaba gösteriyor, Çin ekonomisi ve Çin'in ticaret hacminin gereği olarak yuan çok hızlı şekilde uluslararası rezerv para olabilecek potansiyeli gösterirken Çin'in manipülatif para politikaları sebebiyle yuan uluslararası arena da hak ettiği değeri göremiyor.

 Çin para birimini değersizleştirir iken kredi şartlarını da kolaylaştırıyor yani borçlanmayı teşvik ediyor; Çin'in milli hasılası 12 trilyon dolar civarında borcu ise 30 trilyon dolar civarındadır, bu rakam dünyadaki en büyük borç, borcun büyüklüğünden çok asıl sorun Çin ekonomisi ivme kaybeder iken borcu artıyor, şu paylaşımda sorunu uzunca anlatmıştım.(Link) Özetle dünyada hiçbir sorun olmazsa bile Sadece Çin'in borcu ülke ekonomisini çok ciddi bir krize sürükleyebilecek boyutta fakat hem dünyada birçok sorun var, Çin'in sorunları ise dünyaya kıyasla(Endüstri 4.0, Ticaret Savaşları) daha fazladır, bu borç sadece Çin'i değil dünyayı da küresel krize sürükleyebilir iken Çin borcun daha da artmasını teşvik eden adımlara başvuruyor.

 Abd ile Çin arasındaki sorunların temelinde Çin'in haksız para politikası yatıyor,(link) Çin'in Abd'e karşı en güçlü kozu parasını devalüe edebilmesidir ve Çin'in yuanı değersizleştirmesi mevcut gerginliği yükseltme potansiyeli taşıyor, özellikle Trump'ın seçim döneminde oluşu bu ihtimali kuvvetlendiriyor, Abd'nin son zamanlardaki kararlarında ülke çıkarlarından çok Trump'ın kişisel politik propagandası kuvvetli şekilde etkili; Abd'de şu an Çin'in casusluk için bilgisayar donanımı kullandığına dair ciddi tartışmalar var iken Çin, Abd'e daha doğrusu Trump'a gerginliği haklı olarak artırabilecek koz sunuyor.

 Sonuç olarak Ticaret Savaşları nedeniyle gelişmekte olan ülkelerin olumsuz fiyatlanması sona ermiş iken sorunların tekrar alevlenmesine sebep olabilecek faktörler ortaya çıkmış durumda, gelişmekte olan ülkeler; Çin'in parasını devalüe etmesinden de Abd'nin Çin'e karşı attığı adımlar sebebiyle de(Risk iştahı düşer, Çin gelişmekte olan bir ülke olduğu için Çin'deki olumsuz fiyatlamalar diğer gelişmekte olan ülkelere de sıçrar.) zarar görme potansiyeli yüksek, üstelik Çin kaynaklı sorunlar sadece gelişmekte olan piyasaları değil dünya ekonomisini kuvvetli şekilde tehdit ediyor.

 Abd'nin haklı gerekçelere ve güçlü kozlara rağmen ticaret savaşlarını neden kazanamayacağını anlattığım şu paylaşımı da okumanızı tavsiye ederim.  Link 

Twitter adresim: Yusuf Yuksel