14 Ekim 2018 Pazar

HİPER ENFLASYON GEÇMİŞTE Mİ KALDI

 Hiper enflasyon; yıllık enflasyonun %200'ü aşmasına verilen isimdir, günümüz dünyasında Venezuela gibi çok aşırı derecede kötü yönetilen ülkeler dışında pek karşımıza çıkan bir durum değil iken yakın tarihe(90'lar) kadar çok yaygın şekilde görülen bir ekonomik olgu idi. Hiper enflasyon deyince akla 1970-2000 arası Latin Amerika gelir, günümüzdeki gelişmeler ise çok ilginç şekilde 1970'lerin Latin Amerika'sına güçlü şekilde benzemektedir. Hiper enflasyon neden ortaya çıkar sorusuna birkaç temel gerekçe ile cevap verebiliriz.


- Bağımsız olmayan Merkez Bankası
- Politik istikrarsızlık: çok sık seçim yapılması sebebiyle devamlı olarak popülist adım atma gerekliliği geçmişte birçok ülkede hiper enflasyona neden olmuştur.
- Kötü niyetli politikacılar: Özellikle seksenli yıllarda politik istikrar olmayan ülkelerde mevcut yöneticiler halkın kendilerini cezalandıracağı korkusu ile kendisinden sonraki yönetimin de başarısız olması için bilinçli olarak ileride ülke ekonomisi açısından sorun çıkaracak kararlar almışlardır.

 Hiper Enflasyonu anlatmak için 1970'lerin Latin Amerikası çok iyi  örnek olabilir. 1970'lerin başında Latin Amerika devletleri gelişime son derece açıklardı ve ihtiyaç duydukları kredileri  onlara Abd sağlıyordu ki o devirde kreditörlük konusunda Abd dışında pek de alternatif yoktu. Herhangi bir devlet Abd'den kredi alıyor sonra Abd'den alınan başka kredilerle de eski krediler ödeniyordu. Birinci ve ikinci petrol krizleri süresince Fed'in faiz oranları %5'ten %20'e kadar çıktı, Abd'nin aynı dönemde çok ciddi enflasyon sorunu sebebiyle Fed likiditeyi de sıkılaştırmıştı yani paraya ulaşmak zordu,ulaşılması durumunda da maliyet çok yüksekti, bu sıkıntılara petrol krizlerinin ağır yükü de eklenince birçok Latin Amerika devleti borçlarını ödeyecek rezerv para bulamadılar ve geriye para basma şıkkı kaldı. Devletler para bastıkça yerel para birimlerinin değeri düştü, yerel para birimi değer kaybettikçe de devletler daha da para bastılar, mesela Bolivya'nın bu dönemde en fazla ithal ettiği üçüncü ürün rezerv para idi. Birçok ülkede %1000'ler ile ifade edilen enflasyon ortaya çıktı.Süreç şöyle işledi;

-Devletler borçlarını ödeyemediler ve rezerv paraya ulaşmak için para bastılar.
-Basılan paralar sebebiyle yerel para birimleri değer kaybetti, yerel para birimi değer kaybettikçe daha fazla para basma ihtiyacı doğdu.
-Yerel para birimleri serbest düşüşe geçince halk da rezerv paraya yöneldi ve bahsettiğim üstteki kısır döngü kuvvetlendi.
-İnsanlar ürünleri fiyatlarken maliyet ya da mevcut bir varlık fiyatını değil (dolar vs.) yerel para biriminin muhtemel hareketlerini baz almaya başladılar yani ülkemizi örnek verirsek dolar geçen sene ''3.9 idi, bu sene 6 oldu o zaman seneye 9 olur.'' üzerine fiyatlama yapılırsa dolar tabii ki 9 liraya gider ve bu beklentiler gerçekleştikçe kısır döngü daha da kuvvetlenir, insanlar enflasyondan mağdur oldukça enflasyonu daha da kuvvetlendirecek adımlar atarlar.(Zam, dolarizasyon vs.)

 1980'lerden sonra finansal ortam düzelse de Latin Amerika'da  uzun süreli enflasyon alışkanlığı sebebiyle fiyatlama davranışları düzelmedi, 70'lerde üretilen enflasyonun etkisinin tamamen ortadan kalkması 2000'li yılları buldu ! bizim de bu konuda belki de alacağımız en büyük ders budur, enflasyonun halkın fiyatlama davranışlarını bozmaya başlarsa alınacak en ağır önlemlerle bile sorunu çözmek çok zordur ve sorun çözülse bile problem devamlı olarak nüks eder.

  1980'den 2000'li yılların başına kadar gelişmekte olan ülkelerde çift haneli enflasyon sıradandı, üç ya da dört haneli enflasyon bile görünebiliyordu ama Fed ve diğer büyük merkez bankalarının para politikalarıyla(Artık en masumu Fed) küresel likidite o kadar aşırı arttı ki likiditeye ulaşamamak gibi bir durum dünyada hiçbir ülkenin başına gelmemektedir. 2010-2018 dönemi tarihte görülmemiş bol likidite dönemidir ki hiçbir dönemle kıyaslanamaz fakat başka bir dönemi ikinci sıraya koyacaksak o da Dot Com Balonu ile Finansal Kriz arasındaki dönemdir.(2000-2008) yani dünya çok abartılı likiditeden daha abartılı likidite dönemine geçmiştir. Bu durum sebebiyle eskiden bir ülkede yabancı para cinsi borçlanma %50'i geçince ülke üç-dört haneli enflasyona maruz kalırken şimdilerde çok daha fazla dış borç, çok çok daha küçük etkiler yapmaktadır.

 Peki dünyada bir daha hiper enflasyon görülemez mi?

  Yukarıda bahsettiğim merkez bankalarının devamlı likiditeyi artırma politikaları ile enflasyon neredeyse çeyrek yüzyıldır dünya gündeminden çıkmış durumda, zamanında %1000'ler ile ifade edilen enflasyona maruz kalan birçok ülke yakın zamanda deflasyon ile anılmıştır ! fakat şu linkte de anlattığım gibi küresel likiditenin artma kapasitesi neredeyse kalmamıştır (link) ve yakın zamanda birçok ülke için eskisi gibi borcu borçla ödeme imkanı ortadan kalkacaktır, yine çok yakın zamanda üçüncü bir petrol krizine sebep olabilecek bir gerginlik ile yüzleşeceğiz (link) o yüzden enflasyonun dünya ekonomisinde ciddi anlamlar ifade ettiği zamanlara çok da uzak olmayabiliriz. Abd yaptırımları çok ciddi bir soruna yol açmazsa bile yakın zamanda yabancı para cinsinden ciddi borcu olan ülkeler(gelişmekte olan piyasalar) borçlarını öderken likiditeye ulaşma, ulaşabilirse bile maliyeti konusunda ciddi sıkıntılar yaşama ihtimali kuvvetli o yüzden belki 3-4 haneli enflasyonlara çok yakın değiliz ama en azından çift haneli enflasyonun dünyada yaygınlaşabileceği bir döneme uzak değiliz.

Ekleme: Varlık alım programlarının sonlandırılması paylaşımını okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim.

Bana twitter'dan ulaşabilirisiniz.  Link