8 Ağustos 2019 Perşembe

TÜRK LİRASI NEDEN DEĞERLENİYOR

 Dün dolar/Türk Lirası kuru 5.5'in altına düştü ve bugün de bu seviye gelişmekte olan ülke para birimlerinin zor bir gün yaşıyor olmasına rağmen korunuyor. Şu an gelişmekte olan ülke para birimleri arasında Çin'in dolar/yuan kurunu 7.0'ın üzerinde sabitlemesinden olumsuz etkilenmeyen tek gelişmekte olan ülke para birimi Türk Lirasıdır. Son günlerde Türk Lirası neden değerleniyor sorusu sık sık sorulmaya başladı.Maddeler halinde yazmak istedim.

-Konu Dışı-

 Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum ne yazık ki ülkemizde insanlar siyasi görüşünden bağımsız her şeyi kendi içinde tutarsız komplo teorileri ile açıklamaya son derece yatkın... Dolar yükseliyorsa bunu dış güçler yapıyor ama bir süre sonra bize saldırmaktan niye vazgeçiyorlar bilemiyoruz, dolar düşünce de bu defa bunu hükumet yapıyor ama bu güne kadar bunu neden yapmamış onu da bilemiyoruz, kişisel tavsiyem sizin politik düşüncelerinize hitap edip ekonomik olarak hatalı yönlendiren isimlere karşı dikkatli olmanızdır.


-Konu Dışı-




Türk Lirası neden değerleniyor


1. Abd ile gerilen ilişkiler bir kriz doğurmadı.


  Abd ile birçok konuda sorun yaşıyoruz, S-400 gerginliği ikili ilişkiye çok ciddi şekilde zarar verme potansiyeli taşıyordu bu yüzden uzun süredir küresel gelişmelere(bizim açımızdan olumlu olanlar) varlıklarımız yeterli seviyede olumlu tepki vermiyordu fakat Abd Başkanı Trump'ın konuya doğrudan müdahalesi ile bizim için çok olumsuz senaryolar gerçekleşmedi. Daha önce şu paylaşımda Caatsa yaptırımlarını açıklamaya çalışmıştım -Link- Türkiye ile anılan Caatsa yaptırımları son derece yüksek riskti ve Trump'ın müdahalesi sonrası bu risk çok zayıflamış durumda; Abd Başkanı bireysel insiyatif alarak bir ülkenin yaptırımlara uğramasını engelleyebilir veya yaptırımları yok denecek kadar zayıflatabilir.(Ayrıntısı linkte mevcut.) Trump'ın tavrı değişmediği müddetçe bu risk artık piyasa açısından güçlü değil. Abd ile yeni bir diplomatik/ekonomik kriz Türk varlıkları üzerindeki en büyük riskti.


2.Cari fazla veriyoruz


 Bir para biriminin değerini doğrudan etkileyen en temel iki faktörden biri cari dengedir; Türkiye öteden beri cari açık sorunu olan bir ülkedir, ana akım medyada ''Cari açık fazla verdi.'' ifadesi ile karşılaşılabilecek kadar cari açığı kanıksamış durumdayız fakat şu an itibariyle cari dengemiz fazla vermekte, 12 aylık cari açığımız ise neredeyse sıfırlanmak üzeredir.(Son rakam + 3 milyar dolar civarında) Sene başında cari açık hedefi 25 milyar dolar civarındaydı fakat son rakamlar bize 10-15 milyar dolar civarında bir açık ile seneyi kapatacağımızı gösteriyor. Şu an için piyasada döviz ihtiyacının zayıf olması Türk Lirası üzerindeki baskıyı azaltıyor.


3.Cari Açık finansman kaynağı değişikliğe uğradı



 Bir ülkede cari açığın finansmanının kalitesi yerel para biriminin değerini doğrudan etkiler. Konu dışı olduğu için çok basitçe ifade edersek cari açık doğrudan yatırım, portföy yatırımları(sıcak para), borç kalemlerinden finanse edilmeye çalışılır eğer bu kalemler yeterli olmaz ise Merkez Bankası döviz rezervi ile doğrudan ihtiyacı karşılar. Cari açığın finansmanı için en kaliteli yöntem doğrudan yatırımlardır bu tür yatırımlar üretimi destekleyip yapısal olarak cari açığı azaltır, ülkeye taşınan döviz cari açık finansmanını olumlu etkiler yine bu türlü yatırımların ülkeden hızla çıkma ihtimali olmadığı için spekülatif fiyatlamalara sebep olmazlar.(Büyüme, işsizlik vb. olumlu etkiler) Son yıllarda Türkiye'ye doğrudan yatırımlar ciddi şekilde azalmış durumdadır.

 Bir diğer önemli cari açık finansman kaynağı portföy yatırımları(Hisse,tahvil vs.) yani sıcak paradır. Sıcak para yapısı itibariyle piyasaya hızla girip çıkabilmektedir; portföyler ya prim yapıp piyasadan çıkar ve yerel varlıkların değerlenmesine katkı sağlar ya da zarar eder ve bir miktar döviz bırakarak ülkeyi terk eder. Bunun dışındaki yöntem dış borçtur ki teorik olarak dış borç her koşulda sağladığı katkıdan fazlasını alarak ülkeyi terk eder.

  Konumuza dönersek Türk piyasasındaki sıcak para özellikle Londra Swap olayları sonrası ciddi şekilde azaldı, bu uzun vadede çok olumlu bir gelişme değil (Küresel konjonktür bu sorunu çözebilir.) ama bunun faydası ise spekülatif fiyatlamaların son derece zayıflamasıdır.

4.Dış borç azalıyor


 Türkiye'nin dış borcu 185-190 milyar dolar seviyesine geriledi.(12 aylık)(Geçen sene artma eğiliminde ve 220-225 milyar dolar civarındaydı.) Bunun iyi bir gelişme olup olmadığı hakkında şu an yorum yapmak zor çünkü dış borcun miktar olarak azalması tek başına bir anlam ifade etmez, önemli olan ekonomiye oransal olarak azalmasıdır. Örneğin Yunanistan'ın borcu 2011 krizinden beri neredeyse yarı yarıya düşmüştür ama borç yükünün ekonomi üzerindeki baskısında bir değişiklik yoktur. Türkiye'de borç miktarı düşerken bireysel+şirketlerin döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı artmaktadır. Normal şartlar altında bu olumlu bir gelişme tabii ki değildir ama Türkiye koşullarında tartışmaya açıktır.

 Döviz tevdiat hesaplarındaki dövizin artması hane halkındaki dolarizasyonun devam ettiğini işaret eder fakat Türkiye gibi döviz borçluluğunun yüksek olduğu bir ülkede kur şoku yaşanmıyorsa döviz tevdiat hesaplarında biriken para ekonomi için bir tampon oluşturur. Türkiye yakın geçmişte bu olgudan son derece olumlu faydalanmıştır.-Link-

5. Büyüme ve enflasyon


 Sene sonu büyüme beklenenden daha olumsuz, enflasyon ile daha olumlu gerçekleşecek gibi duruyor. Bu iki faktör de Türk Lirasını olumlu etkiler. Özellikle önümüzdeki aylarda(Kasım ayına kadar) baz etkisi sebebiyle gerçek enflasyondan da daha olumlu rakamlar göreceğiz.

6.Küresel Ekonomik iklim


 Küresel konjonktür Türkiye açısında son derece destekleyici durumda, bunu kısaca açıklamak son derece zor o yüzden başka makalelere havale ediyorum. bunun dışında küresel ekonominin dışında Avrupa artık yeni bir Japonya olmak yolunda hızla ilerliyor, bu uzun vadede çok olumsuz bir gelişme ama bizim gibi küresel döviz likiditesinden etkilenmeye meyilli bir ekonomi için pragmatist açıdan olumlu bir gelişmedir.-Link-

7.Mevsimsel etki


 Zayıf Türk Lirasının en önemli katkısı olan Turizm döneminin ortasındayız, ihracat halen güçlü bunun dışında bayram öncesindeyiz. Bayram öncesi artan harcama ve likidite ihtiyacı artar aynı dönemde bankalar da kapalı olacağı için Türk Lirasına olan talep artar.


Twitter: Yusuf Yüksel 




Facebook: Yusuf Yüksel 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yusuf yuksel