30 Ekim 2018 Salı

TÜRK LİRASINDAKİ SPEKÜLASYON NASIL DURDURULDU

 Son günlerde Türk lirasındaki olumlu fiyatlama arkasından birçok komplo teorisi de dillendirilmeye başladı o yüzden Türk Lirası üzerindeki spekülasyon nasıl durduruldu ve spekülasyon durdurulur iken ortaya çıkan yan etkileri yazmak istedim.

Öncelikle spekülasyon ile manipülasyon kavramlarını iyi bilmek gerekir; spekülasyon kanunidir, kar amaçlıdır ama etikliği tartışılır ki finansal piyasalarda etik kavramı son derece zayıftır; bunun ahlaki ve vicdani kısmına değinmiyorum sadece yapılan işlemlerin etik olmasa bile suç olmadığını en baştan ifade etmek istedim.

 Türk Lirasındaki değer kaybı için içeride ve dışarıda birçok sebep sayılabilir ama net bir cevap ararsak iki ana faktör vardır: Enflasyon ve Cari açık. Cari açık ve enflasyonun bir birlerini nasıl etkilediğini, Türk Lirasına nasıl değer kaybettirdiklerini daha önce şu paylaşımda anlatmıştım ve aynı şeyleri bire bir tekrarlamamak için sadece link veriyorum ve burada bahsettiğim paylaşımı okuduğunuzu varsayarak devam ediyorum. (Link) Yine daha önce şu paylaşımda cari açığın finansmanı konusuna değinmiştim o paylaşıma da göz gezdirmenizde fayda var.(Link)

 Verdiğim linklerin çok basit özeti şu; 2018'de cari açığımız arttı, cari açık finansmanı kalitesi düştü, bir zamanlar belli miktarda faydasını gördüğümüz dolarizasyon ise tamamen aleyhimize döndü; bu aşamadan sonra cari açığımızın finansmanı için yurt dışından likidite ihtiyacımız arttı, bu likiditeyi Merkez Bankası ve diğer Türk bankaları sağlamaya çalıştılar kullanılan kanallar genelde swap idi, swap dışındaki işlemlerinde aşağı yukarı benzer etkileri oluyordu.

Swap nedir? 
 Swap basitçe takas işlemidir; daha önce birçok paylaşımda belirtmiştim Merkez Bankasının döviz rezervi sınırlı ve cari açığı devamlı finanse edecek kapasitede değil o yüzden rezerv paralar değer kaybetmediği müddetçe Türk Lirasının değer kaybetmesi çok anormal değildir fakat bu değer kaybı makul bir çerçevede olmalıdır ki büyük şoklara sebep olmasın; burada da Merkez Bankasına bu süreci yönetme görevi düşüyor. Uzun zamandır Merkez Bankası önderliğinde Türk Bankaları cari açığın finansmanı için swap işlemleri kullanıyorlardı. Basitçe işlem şöyle;

Örneğin bu ay Türkiye piyasasında çok ekstra bir para çıkışı beklentisi olsun ve bunun için 1 birim kadar dolara ihtiyaç duyulsun; Türk Bankası yurt dışında bir kurumla swap anlaşması yapardı ve bir ay vade ile bahsettiğim kurum Türk Bankasına 1 birim dolar gönderirdi, Türk Bankası ise bahsi geçen kuruma 1 birim dolar karşılığı TL gönderirdi; ay sonunda karşılık tutulan paraların faizleri maliyeti ile paralar ilk yerlerine geri gönderilirdi böylece Türk bankası piyasanın ihtiyaç duyacağı 1 birim doları piyasaya daha uygun zamanda geri almak üzere sürerdi; uzun zamandır yararlandığımız bu işlem son zamanlarda ise tamamen Türk lirasının aleyhine işlemeye başlamıştı, o durumda şöyle gerçekleşti;

 İşlemde bir farklılık yok Türk bankası yine 1 birim doları alıp piyasaya sürüyordu ama spekülatörler yurt dışına çıkan TL'i de hemen dövize çeviriyorlardı ve piyasanın gevşemesini engelliyorlardı, bu durumda senaryo şöyle gerçekleşiyor.

- Türk Lirasının değer kaybı engellenemiyor ve swap ve benzeri işlemlerin maliyeti Türk Bankalarına artıyordu.
- Türk bankaları piyasadaki darlığı aşmak için ileride ödemek üzere piyasadan döviz almayı amaçlar iken işlem tam aksine ileride almak üzere piyasaya döviz verme işlevi görüyordu.
- Piyasada darlık var iken arz-talep dengesindeki anormalliğin maliyeti daha da yüksektir; basitçe bugün piyasanın 1 milyar dolara ihtiyacı olsun ve bunun etkisi ile TL 5 kuruş değer kaybetsin; piyasada ekstradan 1 milyar dolar daha talep ortaya çıkarsa bu durumda ekstra TL 5 kuruştan çok daha fazla değer kaybeder.

 Merkez Bankası ve BDDK swap ve benzeri(işlem farklı olsa da işlev aşağı yukarı aynı) işlemlerin Türk Lirasının aleyhine işlediğini görüp bunlara sınırlama getirdi ve başarılı da oldu; swap işlemleri gerçekleşmiyor olduğu için şu an Merkez Bankası döviz rezervinin azalma ivmesi kuvvetlendi ama aşağı yukarı 2 milyar dolar civarında bir rezerv erimesi ve başka faktörlerin de etkisiyle Türk Lirasına 1,5 lira kadar değer kazandı; diğer taraftan bu durum sürdürülebilir de değil çünkü Merkez Bankasının döviz rezervleri bu durumu çok uzun süre sürdüremez daha önemlisi swap ve benzeri işlemlerin asıl amacı yatırımcının kendini risklerden korumasıdır, Türk lirasındaki değerlenme şu an yabancı yatırımcıların da faydasına olduğu için mevcut durumdan rahatsızlık olarak yorumlanacak bir fiyatlama görmüyoruz fakat profsyonel kurumların hedge yapmadan veya yapamadan yatırım yapmaları pek mümkün değildir. 

 Türk ekonomisindeki dengelenme devam ederse cari açık da azalacağı için Türk Lirasının değerlenmesi de makul bir banda oturacaktır o zaman bahsettiğim işlemlerde de normalleşme gerçekleşir diye tahmin ediyorum ama geçen haftaki yerel seçim açıklamasında gördüğümüz gibi Türk Lirası halen kırılgan ve piyasa istikrara tam olarak inanmış değil.

 Özetle Türk Lirasındaki değerlenme komplo teorileri ile açıklanacak kadar karmaşık değildir, diğer tarafta sorunlar çözüldü demek için de henüz erken.

Ekleme-1: Merkez Bankası net döviz rezervi (Link)
Ekleme-2: Türk Lirasının değerlenmesinin arkasındaki sebepler(Link)

Twitter adresim: Yusuf Yuksel