11 Kasım 2018 Pazar

TÜRKİYE DIŞ BORCUNU NASIL ÖDÜYOR

   Şu paylaşımda (Link) Türkiye'nin dış borcunun son zamanlarda neden çok arttığını sebepleriyle yazmıştım özetle Türkiye'nin dış borcunun çok ciddi şekilde artmasının 3 sebebi var;


- 2004-2018 yılları arasında  büyüme konusunda dünyada en iyi ortamlardan biri Türkiye'de idi o yüzden kredili iş yapmak ülkemizde cazipti ve az riskliydi.
- Türk halkının ve reel sektörünün kredi ile iş yapma imkanı son yirmi yılda ortaya çıktığı için gereksiz ve yanlış borçlanma sık sık görüldü.(Borçlanma kültürümüz çok zayıf)
- Küresel şartlar tarihte olmadığı kadar kredi ile iş yapmayı kolaylaştırıyordu.

 Bu durumların hepsi bizim dış borç konusunda olumsuz bir durum ile karşılaşmamızda etkili oldu fakat bunun olumlu yanı da var; Türkiye ve bizim gibi ülkelerin tamamı halen çok rahat şekilde borcu borç ile sürdürebiliyorlar.(Sendikasyon)

 Bunun anlamını biraz açayım; 1990'lar ve öncesinde bir ülke, şirket ya da kişi ciddi bir borç alması sonrası bir kriz, resesyon ya da ekonomik dar boğaz ortaya çıktı mı borç çok başarılı bir yatırımın finansmanı için kullanılmış olsa bile bu borç kişi, ülke, şirketi(borç yükümlüsü) iflasa sürükleyebiliyordu çünkü sendikasyon dediğimiz borcu borçla çevirebilme imkanı yükümlü için birden bire sıfırlanabiliyordu (Link) günümüzde ise çok hatalı borçlar bile rahatlıkla borçla sürdürülebiliyor yani dünyada finansal ortam halen çok rahat.

 Daha önce birçok paylaşımımda Ekim ayının Türkiye için çok zor bir ay olabileceğini sebepleriyle anlatmaya çalışmıştım beklentimin aksine çok kolay bir ay oldu (İleride bunun sebeplerini de yazmayı planlıyorum.) fakat çok olumlu bir ay olarak geçti ifadesini kullanabileceğimden emin değilim.

 Geçen Ekim ayının Türkiye için zorlu geçeceği beklentisinin en temel sebeplerinden biri sendikasyonun %70-80'lere düşme ihtimaliydi yani 10 liralık borcumuzun 3 lirasını ödeyip 7-8 lirasını borçla çevirmek zorunda kalabilirdik-Bu yönde beklentiler vardı- günümüz dünyasında borcun %20-30'unu tekrar borçlanamamak ciddi bir problem olarak karşımıza çıkabiliyor gibi olumsuz bir yorumlamaya ya da en olumsuz beklentilerde bile borcun %80'ini rahatlıkla tekrar borçlanılabiliyor gibi olumlu bir yorumlamaya açık bir durum fakat temelde bir problem var; küresel ekonomide borçların bu kadar yükselmesi anormaldir ve 2019, 2029,2039 fark etmez ne kadar ötelenirse ötelensin bunun bir bedeli olacaktır ve bedel ne kadar ötelenirse o kadar artacaktır.

 İki sebeple borç almak istenir;

1. Karlı bir yatırım, harcamayı finanse etme yani ileride elde edilecek bir kazanımı yakına çekme
2. Var olan bir sıkıntıyı belli bir maliyet ile ileriye erteleme

 Geçen ay dış borç çevirmemizde yükümlülerin amacı sıkıntıyı ertelemeydi diyebiliriz; %7.5 döviz bazlı faiz+ %15-20 enflasyon+ banka karı(faizler artıkça sürümden kazanma azalır o yüzden eskiye oranla daha yüksek bir pay) düşünülünce bu faizle alınan borcun TL bazlı %30-40 maliyeti olur,  sadece %30-40 finansman maliyetiyle bir yatırım ya da harcamanın kar edebilmesi mümkün değildir.

 Dış borç alınıyorsa bunun mantıklı alanlara harcanması gerekir, mantıklı bir alana harcanan borç bile maliyetinden daha fazla bir katma değer oluşturulmalıdır , bugün ödemekte sorun yaşadığımız borcu ileriye ertelersek ödeme kabiliyetimizin daha da artması gerekir, dış borcumuzu ülke ekonomisi açısından değerlendirirsek ileride döviz kuru, finansman maliyeti daha da artacak iken önümüzdeki iki sene ekonomimizin daha yavaş büyümesi bekleniyor bu şartlar altında borç ertelemek bize faydadan çok zarar getirir.

 Şu da var geçen ay gibi yüksek borç ödemesinin olduğu bir ayda borç sorunu ile yüzleşmeyi planlamak ciddi problemlere sebep olabilir ama küresel şartların çok uzun yıllar geçtiğimiz yıllardaki gibi olmayacağını düşününce ileride çok daha büyük zorluklar karşılaşmamak için kendi göbeğimizi kendimiz kesmemiz bizim için faydalıdır ve bunun yolu da borçlanmayı her bireysel olarak hem de ülke çapında azaltmalıyız.

 Dış borç konusu açılınca bu konuyu takip eden bazı sorular var.
1. Bu kadar borç varsa alacaklı kim?
2. Devlet özel sektörün borçlarını neden üstlenmek zorunda?
3. Özel sektörün borçlarını neden biz(devlet) üstleniyoruz, bu borçların gerçekten bizimle alakası var mı?

 Bu soruların cevabını da içerdiğini düşündüğüm ve son yıllardaki borçlanmanın neden eninde sonunda çok büyük bir soruna sebep olacağını içeren başka bir paylaşımlarım da olacak, zaman darlığı ve konu bütünlüğü sebebiyle paylaşımları ayırıyorum.

Türkiye'nin dış borcu ne kadar? 

Twitter adresim Yusuf Yüksel