18 Aralık 2018 Salı

Japonya Nasıl Gelişti

 Japonya, Avrupa'da olmayan veya Avrupa kökenli bir halka sahip olmayan ülkeler içinde en büyük ekonomik gelişimi sağlamış ülkedir yine Japonya, batılı olmayıp da gelişmiş ülke sınıfına girebilmiş ilk ülkedir. 1970-90 arası altın çağını yaşayan Japon ekonomisi günümüzde  eski gücünde ve etkinliğinde değil hatta önümüzdeki 15-20 yılda Japonya'nın ekonomik etkinliğini çok ciddi şekilde kaybedeceğini tahmin etmek güç değil, bu durumun ana sebebi ise Japonya'daki büyük demografi sorunu ve yabancı  karşıtlığıdır. Japonya'nın gelişim serüvenine bakınca ironik şekilde Japonya'nın gelişimini sağlayan ana faktör de yabancı karşıtlığıdır yani Japonya yüzlerce yıldır sürdürdüğü ve kültür haline getirdiği yabancı karşıtlığını sona erdirme veya refahını kaybetme arasında tercih yapacaktır. Japonya'nın gelişim serüvenine Meiji restorasyonu ve 2. Dünya savaşı sonrası şeklinde iki döneme ayırabiliriz.



Meiji Restorasyonu:


 Japonya 1950'lerden  önce feodalite ile yönetilen ve dış dünyaya kapalı bir ülke idi, feodal liderlerin en güçlüsü Japon ordusunun da başında olurdu ve ülkedeki asıl güç sahibi ordu komutanı idi, İmparatorlar ise o dönem çok etkin konumda değillerdi.


 17. Yüzyılda batılı devletler Japonya ile ilk teması gerçekleştirdiler, aynı dönemde batılı misyonerler Japonlar ile etkileşime ve Japonya'da Hristiyanlığı yaymaya başladılar; Japonların bu durumdan son derece rahatsız oldular ve yabancıların ülkeye girmesini  kısıtlayan kurallar uygulamaya kondu böylece Japonya'nın dış dünya ile bağı  ciddi şekilde azaldı ve Japon halkı  kendini dünyadan izole etmiş oldu.

meiji restorasyonu
 Japonya nasıl gelişti

  Pasifikte batılı ülkelerin koloni çalışmaları sonrası batılı ülkeler gözlerini Japonya'ya çevirdiler; Abd ve batılı ülkeler Japonya'yı limanlarını yabancılara açması için tehdit etti ve o güne göre çok zayıf olan Japonya'da bu tehditlere karşı boyun eğmek ile eğmemek arasında farklı görüşler ortaya çıktı. Japon feodal liderlerinden bazıları gelenekçiliği ve batılılara karşı koymayı savunurken öteki grup batılılar ile teknoloji farkı yüzünden Japonların batılı güçlerle karşı koyamayacağını Japonların da çağın silahlarını, teknolojisini, bilimini kullanması gerektiğini yani Japon modersleşmesini savundu.

 Batılılar ile anlaşma taraftarı feodal beyler ticari ilişkiler kurmaya başladılar ve bu durum ülkede tarafları imparator destekçileri ile modernleşmeyi savunan feodal beyler olan iç karışıklıkları çıkmasına sebep oldu. 

 1868'de İmparator olan Meiji de batılıların teknolojisini ülkeye taşınması taraftarıydı ve reformlara başladı, onun döneminde Japonya'da feodalite sona erdi, merkezi ordu kuruldu, ülkedeki bütün kurumlar batı standartlarına göre reforme edildi ve dünyanın her yerinden uzmanlar Japonya'ya getirildi.

 1900'lü yıllarda Japonya batılı ülkeler kadar güçlü ve zengin bir ülke haline gelmişti. 1905'te Japonya sorun yaşadığı Rusya'ya karşı savaş açıp savaşı kazanması bütün dünyayı şoka uğrattı, 1900'lerin başında güçlenen Japonya kısa süre içinde çevresindeki ülkeleri koloni haline getirmeye başladı; Hitler'in iğrençlikleri ne kadar büyük olsa da doğuda aynı iğrençlikler Japon halkı tarafından doğulu toplumlara karşı gerçekleştirilmiş ama ne yazık ki bu mağduriyetler dünyada çok ses getirmemiştir. Japonların saldırgan tutumu İkinci Dünya Savaşı'nı kaybetmelerine kadar sürmüştür.


Japonya, 2. dünya Savaşı'ndan sonra nasıl kalkındı


 İkinci Dünya savaşı, Japonya için çok büyük yıkımla sona erdi, Japonya'nın iki şehri atom bombaları ile yok edildi, milyonlarca Japon öldü ya da yaralandı, ülkenin altyapısı ve ekonomisi yerle bir oldu. Japonya'nın iş gücü devasa yara aldı.

  Japonya savaş sonrası teslim olup Abd kontrolüne girdi, Savaş sona erince Japon ordusu dağıtıldı, ordunun dağıtılması normalde olumsuz bir gelişme olsa da ilerleyen yıllarda Japonya askeri güce ihtiyaç duymamış olduğu için bu durum Japon ekonomisi açısından son derece olumlu oldu. Kore Savaşı süresince Japonya, bölgeye yakın olması sebebiyle durumdan son derece pozitif etkilendi ama Japon kalkınmasını bu basit gerekçelere bağlamak hatalı olur.


japonya nasıl teknoloji devi oldu
Japonya 2. dünya savaşından sonra nasıl kalkındı


 Japonya nasıl gelişti


1. Eğitim:


 Meiji Restorasyonu sebebiyle Japonya'nın sağlam eğitim altyapısı vardı, savaş sonrası Abd işgali döneminde ise ikinci eğitim seferberliği gerçekleşti ve Japonya'nın iyi olan eğitim altyapısı dünyanın en kalitelileri arasına girdi, 1960'larda bu eğitim hamlesinin meyveleri alınmaya başladı ve 60'lı yıllar boyunca Japonya yıllık ortalama %10 büyüdü.

2.Kültür:


Japonya dünyanın en zengin ülkeleri arasında olduğu halde dünyada en fazla çalışan insanların ülkesi, Japonya'da çalışmaktan ölen insanlar var.(Karoshi) 

 Japon halkı diğer Asyalı ülkeler gibi çok fazla tasarruf yapıyorlar, günümüzde bu özellik Japon ekonomisine ciddi şekilde zarar veriyor olsa da 1990'a kadar bu özellik Japon ekonomisinin gelişiminde son derece önemli rol oynadı.

Japon Kalkınma Modeli Türkiye'de uygulanabilir mi


 Gelişmiş ülkeler ya da sonradan gelişen ülkelere bakınca çok farklı hikayeler ile karşılaşmıyoruz, genelde hep çok ufak nüans farklılıkları olan aynı hikayeyi okuyormuşuz gibi bir hisse kapılıyoruz, Japonya'nın nüans farklılığı ise kalkınma modeli ve bu model aslında ülkemizde de düşünülebilecek bir alternatif olabilir.

 Öncelikle Japon modelini anlamak için dönemin şartlarını da anlamak önemli. Daha önce şu paylaşımda 2000 öncesi dünya şartları ile günümüz şartlarının kesinlikle farklı olduğunu açıklamaya çalışmıştım, Japon kalkınmasını anlamak için şu paylaşımı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. -Link-  Geçmişte dünyadaki likidite bugüne göre karşılaştırma yapamayacağımız kadar azdı, bununla beraber Japon halkının aşırı tasarruf yapması Japonya'yı dünyadan ayrıştırıyor idi fakat durum bu kadar basit değil, Japon devleti de doksanlara kadar çok sınırlı miktarda borçlanıyordu ve piyasadaki likiditeyi şirketlere bırakıyorlardı; doksanlara kadar Japonya'da kamunun net borcunun milli hasılaya oranı  %15'in bile altında idi.

 Kısacası dünyada likiditenin çok önem arz ettiği dönemde Japon şirketleri likiditeye ulaşma konusunda bütün dünyadan ayrışıyor idi.

 Japonya'nın gelişimini tabii ki ''Bırakın Yapsınlar (laissez faire)'' felsefesi ile de açıklayamayız çünkü gelişim süreci boyunca Japonya'da devlet belli holdinglere karşı net bir şekilde pozitif ayrımcılık yapmıştır.

 Türkiye de 2000 sonrası likiditeye ulaşma konusunda çok rahat koşullara kavuşmuş olsa da(geçmişe göre) günümüzde özel sektör için likidite ulaşmak ciddi sorun o yüzden Japon modeli Türkiye'de likidite sorununu çözmek için düşünülebilecek bir alternatif.

 Basitçe Japon gelişim modeli şudur; Devlet birçok harcamasını terk eder, borçlanmasını mümkün oldukça aşağılara çeker böylelikle piyasadaki en büyük oyuncu(Her ülkede kamu ekonomik olarak da piyasadaki en büyük oyuncudur) harcamalarını kısınca doğal olarak likidite artar, faizler düşer ve özel kesim çok daha rahat şartlar altında likiditeye ulaşabilir.

 Bu yöntemin dezavantajı ise şudur; kamunun harcama kısması ekonomik hareketliliği, büyümeyi ise son derece olumsuz etkiler.(Türkiye şartlarında) Kısacası soru şudur? Devlet elini harcamalar yönü ile ekonomiden çekerse özel kesime sağlanan avantaj devletin boşluğunu doldurabilir mi? 

 Böyle bir senaryoda birçok avantaj ve dezavantaj sayılabilir; Japonya modeli ise devletin nüfus edebildiği holdingler ile bahsettiğim dezavantajlardan sıyrılarak devletin piyasaya likidite bırakması idi.(Bu durumun da uzun vadede ayrı dezavantajları var o da başka bir paylaşım konusu...) 

 Kısacası ciddi bir planlama ile Japonya modeli Türkiye için iyi bir örnek olabilir.

japon ekonomisi nasıl gelişti
Japonya'nın Demografik Yapısı


 Japon Ekonomisinin geleceği


 Japon ekonomisinin gelişimindeki ana faktör kökeni yüzyıllar öncesine dayanan yabancı karşıtlığı fakat çok ironik bir şekilde Japonya gelecekte çok ciddi şekilde yabancılara muhtaç düşecek bir ülke-Link- ve ülkenin geleceğini halkın yabancılara karşı tutumu belirleyecek.

Twitter: Yusuf Yuksel

Facebook: Yusuf Yüksel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yusuf yuksel