29 Eylül 2020 Salı

Orta Gelir Tuzağı

 Orta gelir tuzağı; bir ülke ekonomisinin, temsil ettiği halkın orta gelir seviyesine ulaşması sonrası ilerleyememesine verilen isimdir. Dünya üzerindeki birçok ülke bu sorunu yaşamaktadır. Bir ülke nasıl kalkınır sorusuna verilen cevaplar teorik olarak son derece basittir fakat maden bulma, siyasi sebeplerle zenginliğe kavuşma (AB'e girme vs.) gibi doğal olmayan bir süreç sonrası zenginleşen ülkeleri ayırırsak realitede ise orta gelir tuzağından kurtulup gelişmiş ülke sayısı son yüzyılda bir elin parmaklarını geçmez.


 Ekonomilerin sorunlarını bahsederken bir çok olayı değerlendirmek analiz etmek zorunda kalırız ama en geniş çerçeveden bakınca aslında kalkınma olayı son derece basittir: Daha fazla değer üretme...


 Orta gelir tuzağı ne demektir


 Bir ürünü satarken etkili olan üç ana faktör vardır. Bunlar fiyat, kalite ve markadır. Ülkeleri de bir şirket gibi düşünürsek ülkenin ürettiği ürünlerde de yine bu üç faktör ön plana çıkar. Bir üründe kalite ve marka konusunda çıtayı yukarı çeken ülkeler fiyat konusunda çok daha geniş bir alana sahip olurlar fakat kaliteli veya katma değerli ürün üretemeyen ülkelerin ürünleri piyasada var olmak için doğal olarak fiyat rekabeti yapmak zorunda kalır.


 Ülkelerin üretim gerçekleştirirken amaçladıkları kazanım refahını artırmaktır fakat üretimi fiyat rekabetine dayanan ülkelerde ise refah ile pazar arasında bir paradoks oluşur yani ülkelerin refahı arttıkça üretim maliyeti de (İşçilik) aratacağı için bir noktadan sonra refah artışı, refah artışının kaynağı olan üretimi baltalamaya başlar; bu süreç Orta Gelir Tuzağı olarak adlandırılır yani bir ülkenin refahı artıkça rekabetçiliğini kaybetmesi bunun sonucu refahını kaybedip yeniden rekabetçi olması döngüsü olarak da isimlendirebiliriz.


Orta gelir Tuzağı
Türkiye'de kişi başı gelir ve Dünya bankası üst gelir grubu alt limiti


  Üstte gördüğünüz tabloda Dünya Bankası'na göre Türkiye'nin kişi başı geliri (Genelde IMF'in kişi başı gelir hesabı daha yaygın kullanılır.) ve Dünya Bankası'nın sınıflandırmasına göre Üst gelir grubu ülkeler alt limitini görüyorsunuz; tabloda da görüldüğü gibi Türkiye üst gelir grubu sınıfına yaklaştıktan sonra rekabetçilik sorunu yaşamaya başlamış.


 Dünyadaki ülkeleri de değerlendirirken rekabetçilik koşulları incelenmesi gereken bir dinamik olabilir örneğin Çin'in 20 yıllık efsane yükselişi birçok büyük beklentiyi de beraberinde getiriyor ama Çin'in bu süreçte kişi başı gelirindeki gelişim incelenince ise Çin hikayesi o kadar parlak kalmayı sürdürmüyor daha önemlisi Çin ilk defa orta gelir tuzağı ile sınanıyor ve bu sınavı verebilecek mi ciddi soru işareti yine Çin'in üst gelir grubuna yaklaşması ile ekonomisindeki sorunlar arması arasındaki ilişki de son derece dikkate değer.


orta gelir tuzağı



 Türkiye'de refah artacaksa katma değeri yüksek ürünlerle bu sağlanacaktır; benim bildiğime göre Türkiye'de şu an ihraç ürünlerinde yüksek teknoloji ürünlerinin payı %5'lere yaklaştı fakat Dünya Bankası verilerinde bu rakam halen 2018'deki %2. Yüksek gelirli ülkelerde bu rakam 2018'de %20 iken orta ve düşük gelirli ülkelerde %22 idi. Yüksek teknoloji ürünü ihraç etmek önemlidir ama günün sonunda sadece yüksek teknoloji ürünü satmanın da toplumlara refah sağlaması kesin değil; bir çok ülke yüksek teknoloji ürünlerine de yeterli katma değer katamamaktadır o yüzden ihraç ürünlerinin ne kadar değerli olduğu daha önemli bir kıstas olabilir.

  Türkiye'nin ihraç ürünlerinin kilo başı değeri  geçen sene 1.3-1.4 dolar civarındaydı bu rakam refaha ulaşmış ülkelerde çok çok daha yüksek. (Japonya ~4 dolar, Almanya ~3,7 dolar, ABD'de ~2,5 dolar/ 2019 rakamları) 


 Daha çok katma değer nasıl üretilir sorusunun cevabı da en başta daha kabiliyetli, daha fazla katma değer üretebilecek insanlar yetiştirmektir yani kalkınmanın temeli eğitimdir. Şunu da eklemek gerekir sadece eğitim kalitesini yükseltmek de kalkınma için yeterli olamamaktadır, yetiştirilen yetenekli insanlara uygun ortam veya refah sağlanmazsa günümüzde Hindistan'da olduğu gibi eğitime yapılan yatırım insanlığa hibeye dönüşebilir. Basitçe ifade etmek gerekirse bazen şu soru sorulur; Türkiye'de neden bir J. Bezos veya M. Zuckerberg çıkmasın.... Türkiye'den bu kabiliyette hatta daha fazlası tabii ki çıkar ama günün sonunda Türkiye'nin refah artışı da makul bir seviyeye gelmezse Facebook, İnstagram gibi bir ürün aynı çıkışı Türkiye'de yapamaz örnekten yola çıkmaz gerekirse Facebook alanındaki en yenilikçi ve ilk örnek değildi ama ABD gibi devasa bir reklam piyasası olan bir ülkede ön plana çıkıp dünyaya yayıldı; Zuckenberg Türkiye'de doğsaydı ABD'deki Zuckenberg'e karşı 100-0 yenik başlardı veya şu an Google'daki bütün yazılımcılardan çok daha kaliteli binlerce yazılımcımız olsun bu insanların Türkiye'de istihdam edilebileceği kaç şirket var? Bu yazılımcılar Google'ı Türkiye'de kurmaları için yine üstte bahsettiğim pazar dezavantajı ön plana çıkar ki bu dezavantajı kullanacak birilerinin ortaya çıkmaması sürpriz olur. Kalkınma planlı olmazsa Hindistan'da olduğu gibi çok kaliteli bireylerin yetiştirilir ama bu insanların ülkede istihdam edileceği alan olmaz veya bu alanlar bu insanlar getiri beklentisini karşılayamaz.

 Türkiye'nin sürdürülebilir refah hedeflemesi, gelişmiş ülkeler sınıfına çıkmayı hedeflemesi buna yönelik planlama yapması tabii ki gerekli olan bir şey fakat şunu da eklemek gerekiyor. Günümüzde üst gelir grubu ülkelerin alt limiti Dünya Bankası tanımlaması ile 13.000 dolar civarındayken Türkiye'de kişi başı gelir 9.000 dolar civarında yani Türkiye'nin bu yazıda ifade ettiğim gibi sürdürülebilirliği tartışmalı ve insanlara katabileceği refahın limitleri olan rekabetçi ürünlerle de daha kısa vadede alabileceği büyük bir mesafe var ama bu başka bir yazının konusu olacak.


Orta gelirli ülkeler arasındaki rekabet kızışabilir


  Dünya ekonomisi ile ilgili belki de son yıllardaki en olumlu gelişmelerden biri 2018'in sonlarında 2019'un başlarında orta gelirli insanların ilk defa sayı olarak yetersiz gelire sahip olan insanları geçmiş olması oldu daha önemlisi ise 2030'da dünya nüfusunun neredeyse %65'inin orta gelirli olması bekleniyor. Bunun anlamı şu an ekonomik olarak zayıf olan birçok ülke pazarının yakın gelecekte daha fazla anlam ifade edeceğidir, diğer taraftan dünyada bizim gibi ekonomilerin artması yatırım çekme, pazarlarda rekabeti de kızıştırabilecek bir gelişme olabilir.


orta gelir tuzağı




 Üstteki grafiği 2019'un başında hazırlamıştım geçen zamanda(Kriz) bir değişiklik olmuşsa bile ben tespit edemedim fakat fikir vermesi açısından şu an (En son veride) dünyada yaklaşık 3,4 milyar insan orta gelirli ve 2030'a kadar bu rakamın 5,3 milyara yükselmesi bekleniyor fakat aynı süreçte 200 milyon olan yüksek gelirli insan sayısının sadece 100 milyon artması bekleniyor. Orta gelir tuzağı aşmanın ne kadar zor olduğunu bu şekilde ifade edeyim.


Ekleme: Fiyatta rekabetçilik nasıl kazanılır/kazanılıyor: Ölçek ekonomisi






Twitter: Yusuf Yüksel 

4 yorum:

  1. Makale içi verilen ve bilmediğimizi düşündüğünüz bazı iktisadi kavramları, yine kendi makalelerinize yönlendirerek açığa kavuşturma şeklinizi çok sevdim yani bu aralara koyduğunuz linkler, bilgilerimizi tazelemek açısından da değerli. Emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim. Saygılar.

      Sil
    2. Arkadaşın söylediğine katılıyorum. Tek negatif yönü siteden çıkamıyorsunuz :) Teşekkürler hocam.

      Sil
    3. Ben teşekkür ederim.

      Sil