21 Mayıs 2019 Salı

Ticaret Savaşları

  Giriş Notu: Son iki gündür bu makalede Ticaret savaşlarının sebepleri hakkında yazıyorum; takipçilere kolaylık olsun diye son güncellemeyi paylaşımın başına ekledim. Eski yazıları okumadıysanız yazıyı alttaki güncelleme yapılmamış kısımdan okumaya başlamanızı tavsiye ederim.


Abd'nin Çin'e yaptırımları başarılı olabilir mi


 Son iki gündür yaptığım paylaşımlarda Abd-Çin ticaret ilişkilerinin nasıl çıkmaza sürüklendiğini anladığım kadarıyla açıklamaya çalışmıştım ve yazılarımdan da anlaşılabileceği gibi iki ülke arasındaki çıkar çatışmasında Abd tarafının daha haklı taraf olduğuna inanıyorum fakat sorun şu ki ''Ticaret Savaşları'' olarak adlandırılan sorunları çözüme yönelik adımların çoğu asıl sorunları çözmeye yönelik değil hatta Trump faktörünün de etkisiyle Abd'nin Çin'e yönelik adımlarının ticari kaygılardan çok politik adımlar olduğunu söylemek zor değil.

 Abd'nin Çin'e karşı ticaret savaşlarını kazanıp kazanamamasından önce şunu ifade etmekte fayda var; Çin'in mevcut ekonomik modeli  Abd özelinde Çin'in ticaret ortaklarını ekonomik olarak sağlıksız hale getiriyor diyebiliriz fakat şu da gözden kaçmamalıdır ki mevcut model Çin için de sürdürülemez ve son derece sağlıksız bir sistem o yüzden ticaret savaşları hikayesinden önce zaten Çin mevcut modeli düzeltmeye çalışıyordu.


20 Mayıs 2019 Pazartesi

Dolar Ne Olur

 Bu gece finansal piyasalar için önemli bir gece olacak; Gece Türkiye saati ile 02:00'de Fed Başkanı Jerome Powell, Atlanta Fed'in düzenlediği bir konferansa konuşmacı olarak katılacak. Piyasa beklentileri ile Fed açıklamaları arasında açılan fark sebebiyle Fed'ten gelebilecek açıklamalar önem kazanıyor.

  Küresel ekonomi hakkındaki beklentiler kötümserleşiyor bu yüzden piyasa Fed'ten ılımlı mesajlar bekliyor; bu beklentiler  sebebiyle Türk Lirası ve benzeri para birimlerini olumlu şekilde fiyatlanıyor. Bugün MSCİ gelişmekte olan ülke para birimleri endeksi %0.5 prim yaparken Türk Lirası %0.6 artarak pozitif ayrıştı.

17 Mayıs 2019 Cuma

İllere Göre Konut Fiyat Endeksi Mart 2019

 Merkez Bankası Mart ayı konut fiyat endeksini açıkladı; Mart ayında konut fiyat endeksi Bir önceki aya göre %0.4, önceki yılın aynı ayına göre ise %3.45 arttı, reel olarak ise konutlar %13.58 değer kaybetti.

 Nominal değer değişimi bizim günlük hayatta muhatap olduğumuz fiyatlardaki değişimlerdir, reel değer değişimi ise nominal değerlerin enflasyon etkisinden arındırılmış halidir. Konut fiyatlarında son aylarda nominal olarak da görülen duraklama devam ediyor.

16 Mayıs 2019 Perşembe

Merkez Bankası Net Döviz Rezervi Mayıs 2019



 Merkez bankasının net döviz rezervleri hakkında internet ortamında net bir veri bulmak zor çünkü her haber kaynağı farklı bir bakış açısıyla haberi sunduğu için Merkez Bankasının net döviz rezervi hakkında bilgi bulmak zorlaşıyor. Bir önceki hafta Merkez Bankası net döviz rezervi 25.8 milyar dolardı.(3 Mayıs) Bugün açıklanan son veriye göre Merkez Bankası Net Döviz Rezervi 27.1 milyar dolara yükselmiş.(10 Mayıs itibariyle Merkez Bankası net döviz rezervi)

13 Mayıs 2019 Pazartesi

İhtiyat Akçesi Nedir

 Bugün Reuters'te TCMB'nin ihtiyat akçesi olarak ayırdığı parayı yasal bir düzenleme yaparak hazineye aktarılacağına dair bir haber çıktı; öncelikle haber şu an sadece iddia seviyesinde bir teyit veya yalanlama gelmedi.


İhtiyat Akçesi nedir


 İhtiyat Akçesi, TCMB'nın saf karının %20 kadarını zor zamanlarda kullanmak üzere ayırmasıdır;(Ben konu ile bağlantılı yazdım ama genel anlamda şirketler için kullanılabilen bir kavramdır.) TCMB'nin ihtiyat akçesinde +40 milyar TL para birikmiş durumdadır.

 TCMB daha geçen hafta para politikası araçlarıyla 10 milyar TL civarında likiditeyi piyasadan çekerken tek kalemde 40 milyar TL likiditeyi piyasaya enjekte etmesi kendi içinde çelişkili olsa da aksi senaryoda da olumsuzluklar yaşanacaktı.

 Öncelikle bahsedilen senaryo gerçekleşirse bu hamlenin enflasyonist olacağı ve Türk Lirasına değer kaybettirme ihtimalinin kuvvetli olacağını belirtelim.


Doğu Akdeniz Sorunu

 Türkiye seçim gündemine kilitlenmişken geçtiğimiz günlerde Türkiye-Abd arasındaki anlaşmazlıklara Doğu Akdeniz sorunu da eklendi; Abd ve birçok ülke geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz araması çalışmalarından rahatsız oldu.


Doğu Akdeniz Sorununun Kaynağı


 Geçtiğimiz aylarda Türkiye, Lübnan ve Suriye dışında Doğu Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler Kahire'de bir araya gelip Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nu kurdular; forumu Abd ve Ab çok güçlü şekilde destekliyorlar; Suriye'nin artık hamisi haline gelmiş olan Rusya da Doğu Akdeniz'de kendi çıkarlarını korumaya çalışması sebebiyle forumun Suriye'yi de tamamen dışladığını iddia etmek zor yine Lübnan sadece İsrail ile küçük ama değerli olma ihtimali yüksek sınırlı bir bölgede anlaşmazlık yaşıyor, geriye sadece Türkiye forumun dışında kalıyor. Forumdaki ülkeler Doğu Akdeniz'i aşağıdaki haritada görüldüğü gibi paylaşmış durumdalar.


doğu akdeniz doğalgaz haritası
Doğu Akdeniz Gaz Forumu paylaşım haritası


  
 Türkiye üstteki paylaşım haritasından memnun olmadığı ve Doğu Akdeniz'de kıyısı olan bütün ülkeler ile sorun yaşadığı için kendi münhasır alanını ilan etti. Uluslararası büyük şirketler Türkiye'nin tezlerini desteklemediği için Türkiye kendi sismik gemisi Fatih ile uzun süredir petrol/doğalgaz araması yapıyordu, yakın zamanda Yavuz sondaj gemisi ile sondaj çalışmalarına başlayacağımızı ilan etmemiz gerginliğe sebep oldu.

Türkiye özellikle haritadaki Calypso(İtalyan Eni şirketi bölgede 220 milyar metreküp doğalgaz buldu) ve Aphrodite(Abd'li Noble Energy'nin bölgede bulduğu doğalgaz'ın 200 milyar metreküp, petrolün ise 3.7 milyar varil olduğu tahmin ediliyor.) bölgelerinde hak iddiaları var.


9 Mayıs 2019 Perşembe

Rezerv Opsiyon Mekanizması Nedir

  Rezerv opsiyon mekanizmasını(Rom) anlamak için öncelikle zorunlu karşılık kavramının anlaşılması gerekir; mevduat toplama hakkı olan bankalar topladıkları mevduatın bir kısmını merkez bankalarında bulundurmak zorundadırlar. Haberlerde sık sık duyduğumuz Merkez Bankası döviz rezervi(brüt) ifadesindeki rezervin çok önemli bir kısmı bankaların merkez bankalarının kullanımına sunmak zorunda oldukları zorunlu karşılıklardır.

 Merkez Bankaları zorunlu karşılık oranlarını kendileri belirler basitçe ifade edersek zorunlu karşılık oranı artırıldıkça piyasadaki likidite azalacağı için doğal olarak enflasyonun düşmesi, yerel para biriminin değer kazanması, ekonomik hareketliliğin yavaşlaması, ekonomik büyümenin yavaşlaması vb. etkiler beklenir yani bir nevi faiz artırma etkisi ortaya çıkar , zorunlu karşılık oranlarında indirim ise piyasada faiz indirimine denk etki oluşturur.Kısacası zorunlu karşılıklar oranlarını değiştirme bir nevi faiz oranlarını değiştirmeden faiz kararı etkisi ortaya çıkarır.Etkili bir para politikası aracıdır.

8 Mayıs 2019 Çarşamba

Gıda Enflasyonu


 Geçtiğimiz Nisan ayında enflasyon %19.5 olarak açıklanırken gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık fiyat artışı %32 civarında gerçekleşti. Son zamanlarda enflasyon verilerinin eleştirilmesinin en temek sebeplerinden biri de bu durumdur; enflasyon verisine ulaşmak için kullanılan sepet ile herhangi bir vatandaşın enflasyonu arasında doğal olarak fark bulunur, bu sebeple her vatandaşın enflasyonu kendisine hastır fakat gıda enflasyonu ise neredeyse her vatandaşın gözünün önündedir ki Tüik'in de enflasyon sepetinin neredeyse çeyreğini oluşturur; toplumun en fazla muhatap olduğu enflasyon ile manşet enflasyon arasındaki uçurum doğal olarak enflasyon verisine güven tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Enflasyon verisine karşı olan güven sorunu sadece gıda enflasyonu ile manşet enflasyon arasındaki fark ile açıklanamaz olsa da önemli bir gerekçe bu durum.

  Gıda enflasyonu Tüik'in enflasyon sepetinde %23 civarında bir ağırlığa sahip iken günümüzde alt gelir grubu için çok daha yüksek bir ağırlığa sahip olduğunu tahmin etmek güç değil bu durum da alt-üst gelir gruplarının maruz kaldıkları enflasyonun ciddi şekilde farklılaşması anlamına geliyor; düşük gelirli vatandaşların enflasyona ezdirilmesi ekonomi için yapısal bir sorundur daha önce bu konuda şu makaleyi yazmıştım o yüzden ayrıntıya girip bu makaleyi uzatmak istemiyorum. -Link- fakat çok kısaca toplumun bir kısmının(Türkiye'de resmi olarak asgari ücret alanların oranı maaşlı kesimin neredeyse yarısı !) enflasyona karşı ezilmesi durumunda ekonominin potansiyelinin çok altında performans göstermesi beklenir.

  Gıda enflasyonu sadece vatandaşın bütçesini en fazla aşındıran kalem olmakla da kalmaz; vatandaş doğal olarak bütçesindeki  aşınmayı telafi etmek için ya tüketimini kısar(ekonomi küçülür) ya da maruz kaldığı maliyeti kendi gelirlerini artırarak(zam) ile karşılama çabasına girer böylece gıda enflasyonu diğer alt kalemlerin üzerinde de yukarı yönlü baskıya sebep olur.

2 Mayıs 2019 Perşembe

Güney Kore Efsanesi Sona Mı Eriyor

 Geçtiğimiz günlerde Güney Kore'nin 2019 birinci çeyrek büyüme verisi açıklandı, açıklama öncesi büyüme beklentisi %2.5 iken gerçekleşme %1.8 oldu. Bir önceki çeyrek Güney Kore %3.1 büyümüştü. Güney Kore ekonomisi 2008 krizinin etkileri sona erdiğinden beri ilk defe çeyreklik olarak %2'nin altında performans gösterdi.

  Güney Kore ekonomisi kalkınma  konusunda dünyadaki en başarılı örneklerden biri ki bence en iyisidir; 75 yıl önce üçüncü dünya ülkesi olan Güney Kore'nin sadece iki jenerasyon sonra gelişmiş ülke seviyesine çıkması çok efsanevi bir başarı fakat bu efsane ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmış durumda; Güney Kore'nin büyük başarısının ciddi defoları da mevcuttu ve bu defolara rağmen ilerlemek Güney Kore açısından çok daha güç bir hal aldı. 

 Güney Kore Ekonomisinin sorunlarına gelecek olursak;

30 Nisan 2019 Salı

Dünya Ekonomisi

  Dünya ekonomisi hakkındaki beklentilerin çok hızlı şekilde iyileştiği bir süreç başlamış olabilir; 2018'de biz ve gelişmekte olan ülkeler için kötü ama dünya için son derece iyimser bir dönem yaşanır iken (finansal piyasalar hariç)  Fed'in anlamsızca piyasaya korku pompalaması sebebiyle 2019 yılının ilk yarısı resesyon korkusuyla geçti ama son veriler piyasalardaki kötümserliğin ortadan kalktığını gösteriyor.


S&P 500 yine rekor kırdı


 Geçen hafta Abd'nin 2019'un birinci çeyrek büyüme verisi açıklanmıştı, beklenti %2.3 büyüme iken gerçekleşme ise %3.2 gibi uçuk bir seviyeydi. Abd'de geleneksel olarak yılın ilk çeyreği nispeten diğer çeyreklere göre zayıf olur o yüzden Abd'de yılın ilk çeyreğinin güçlü olması Abd ve dolaylı olarak dünya ekonomisi hakkındaki olumlu beklentileri kuvvetlendirdi. Geçen hafta Abd verisi çok güçlü iken büyüme verisi ile açıklanan farklı veriler iyi görünümü ciddi şekilde bozuyordu ki sonuç olarak %2.3 beklentinin gerçekleşmesi %3.2 olmasına rağmen veri sonrası DXY(dolar endeksi) güçlenmek yerine zayıfladı fakat bugün açıklanan veriler ise geçen haftaki büyümeyi destekler mahiyette bu durum da S&P 500'ü rekora sürükledi. S&P 500 bütün dünya borsaları için gösterge mahiyetinde olması sebebiyle rekor kırması bütün dünya borsalarını olumlu etkiler.

 Dünya ekonomisi hakkındaki beklentilerin iyileştiğini gösteren bir diğer veri ise korku endeksinin(VIX) aşırı derecede satılıyor oluşu(tarihi rekor kırdı) bunun anlamı piyasa oyuncuları piyasaların istikrarlı olacağını tahmin etmesidir ve doğal olarak bu durum biz ve bizim gibi risk iştahından olumlu etkilenen piyasaları olumlu etkilemesi beklenir.

Not: Mayıs'tan hemen önce borsaların rekor kırması ayrıca temkinli olma sebebidir.(Sell in May and go away)


29 Nisan 2019 Pazartesi

Mississippi Balonu ve John Law

 Tarihteki en önemli manipülasyonlar biri olan Mississippi balonu dolaylı olarak sebep olduğu siyasi sonuçlar sebebiyle tarihin akışına yön vermiş bir olaydır. Mississippi balonunu anlamak için öncelikle John Law hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.



John Law Kimdir


John Law tarihteki en ilginç ekonomistlerden biridir, kumar düşkünlüğü ile ünlüdür, Mississippi balonu sürecinde Fransa'nın finans bakanıydı. Fransa ve dünya ekonomisine birçok konuda katkı sağlamış olsa da adı Mississippi balonu ile özdeşleşmiştir.

 Zengin bir banker çocuğu olan John Law, çocukluğunda ekonomi eğitimi almıştı ve matematik konusunda çok başarılıydı; babası vefat ettikten sonra kendisine büyük bir miras kalmıştı fakat John  Law bu serveti kumar düşkünlüğü sebebiyle kaybetti, genç yaşında bir kız için cinayete karıştı ve idam cezası ile cezalandırıldı ama cezası müebbet hapse çevrildi daha sonra ise annesinin desteğiyle hapishaneden kaçtı ve Holanda'ya yerleşip bir bankada çalışmaya başladı. İngiltere ve Hollanda tecrübesi sayesinde Law sistemini geliştirdi.

26 Nisan 2019 Cuma

Arjantin'de Neler Oluyor

 Arjantin'deki ekonomik kriz derinleşiyor; Arjantin bize çok uzak bir coğrafya olması ve ekonomik ilişkilerimizin çok sınırlı olmasına rağmen yaşadığı problemler ile bizi de olumsuz etkiliyor. Türkiye'de ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan ekonomik sıkıntılar Mayıs-2018'de başlamıştı; doların Türk Lirasına karşı çift haneli değer kazandığı Mayıs ayında( Dolar 4 lira direncini aştığı gibi duraksamadan 4.5 seviyelerine ulaşmıştı) yaşananlara sebep olarak birçok olay sayılabilir ama sıkıntıların ilk tetikleyicisi Arjantin'de krizin başlamasıydı. 

  Gelişmekte olan ülkeler uzun yıllardan beri özellikle tahviller konusunda yatırımcıların gözdesiydi  ama istisnalar dışında bütün gelişmekte olan ülkeler krediye bağımlı verimsiz büyüme, yüksek dış borç vb. kötü göstergelere sahipler; yatırımcılar senelerdir bu eksiklikleri görmezden gelmekteydiler ama Arjantin'de krizin başlaması yatırımcıların gözünde gelişmekte olan ülkelere karşı bakış açısını ciddi şekilde değiştirdi, Arjantin şimdi de çok güçlü desteklerle bile iflah olmayacak bir ekonomi profili çiziyor.

25 Nisan 2019 Perşembe

25 Nisan 2019 PPK Toplantısı

 Bugün Merkez Bankası olağan para piyasası kurulu toplantısı gerçekleşecek; uzun zamandan beri Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine başlaması için Nisan ayı işaret ediliyordu ama son zamanlarda yaşanan gelişmeler neticesinde bu beklenti ortadan kalktı diyebiliriz; piyasa tereddütsüz diyebileceğimiz netlikte bugün Merkez Bankası'ndan faizlerin değiştirmemesini bekliyor.

 Nisan ayı Türk Lirası için çok iyi geçiyor diyemeyiz, Türkiye-Abd arasındaki Rahip Brunson Krizi(Temmuz-Ağustos 2018) ve Arjantin'in krize girmesiyle gelişmekte olan ülkelerde sorunların başladığı Mayıs-2018'den sonra Türk Lirasının en fazla değer kaybettiği ay içinde bulunduğumuz Nisan ayı oldu. Abd'nin İran yaptırımları konusunda hiçbir ülkeye muafiyet tanımaması petrol fiyatları açısından olumlu bir gelişme(bizim için olumsuz) ve petrol fiyatlarından dünyada etkilenmeye en açık ekonomilerden biriyiz ki sorun İran'dan kaynaklanınca bizim açımızdan ekstra olumsuz bir durum ortaya çıktı. Önümüzdeki ay Ramazan ayı olduğu için gıda fiyatlarında ve dolaylı olarak enflasyonda yukarı yönlü baskı beklenebilir yine önümüzdeki ay son ayların en yüksek dış borç ödemesi gerçekleşecek.

23 Nisan 2019 Salı

ABD'NİN iRAN YAPTIRIMLARI

 Abd'nin İran yaptırımları konusunda belli ülkelere sağladığı muafiyet önümüzdeki Mayıs ayında sona erecek, beklentiler Abd'nin daha önce muafiyet sağladığı ülkelere tekrar yaptırımlar konusunda muafiyet sağlamasıydı ama beklentilerin aksine Abd çok net bir şekilde hiç bir ülkeye petrol konusunda muafiyet sağlamayacağını açıkladı; açıklama ardından petrol fiyatları %3'e yakın prim yaptı.

İran Yaptırımlarının Geçmişi


 Abd'nin İran yaptırımlarının geçmişine dönersek İran'ın nükleer silah elde etme çabası sonrası Eski Abd Başkanı Obama döneminde BM öncülüğünde İran'a nükleer reaktör programını sonlandırması için ambargo uygulanmaya başladı; İran, ilerleyen yıllarda dünyanın isteklerini kabul etti ve ambargonun sonlandırılmasına karşılık nükleer santral programını askıya aldı, BM denetimini kabul etti. Abd Başkanı Trump seçim döneminde İran ile yapılan anlaşmayı hatalı bulduğunu ifade etti ve başkan olursa anlaşmayı iptal edeceğini açıkladı, başkan olunca da Avrupa-Rusya-Çin'in güçlü itirazlarına rağmen İran ile yapılan anlaşmayı sona erdirdi.

22 Nisan 2019 Pazartesi

Küresel Durgunluk

 2019'un başında küresel ekonomi hakkındaki kötümserlik  dağılmaya başladı, Abd'de 2019 birinci çeyrek büyüme tahmini Atlanta Fed tarafından yukarı yönlü revize edildi.(Atlanta Fed'in tahminleri son derece başarılıdır ve bütün saygın kurumlar tarafından ciddiye alınır.) Geçen hafta Çin'in büyüme verisi açıklandı; beklentiler %6.3 civarında iken ve uzun süreden beri Çin'in büyüme verileri beklentileri bile karşılayamaz iken veri beklenenden de yüksek %6.4 olarak açıklandı. Almanya için yıl sonu büyüme beklentisi %1'den %0.5'e düşürülmüş olsa da Avrupa'da da en kötünün aşılmış olabileceği şeklinde yorumlanabilecek veriler gelmeye başladı. Küresel piyasalarda iyimserlik daha önceden başlamıştı; genelde olumlu küresel büyüme beklentilerine paralel prim yapan borsalar, petrol ve diğer emtialar, tahviller, gelişmekte olan ülke varlıkları-biz henüz çok sınırlı seviyede iyimserlikten faydalandık- bir süredir prim yapar iken beklentilerin bozulması ile güvenli liman ihtiyacına cevap veren altın bir süredir zayıflıyor. 

-Konu Dışı-

 Geçen hafta küresel piyasalarda iyimserliğin yayılmasının en önemli sebeplerinden biri Çin'den iyi veriler gelmesi oldu ama ayrıntılara bakınca gelen verileri olumlu karşılamak çok zor; Çin'in birinci çeyrek büyüme verisi beklenenden bir tık iyi geldi fakat bu veriye ulaşmak için Çin yönetimi olağanüstü önlemlere başvurdu, Çin'de kredi genişlemesi sadece bir çeyrekte 900 milyar dolar civarında bir rakama ulaştı, bununla beraber bir çok farklı teşvike de başvuruldu. Çin'deki iyileşmenin sınırlılığına örnek için Türkiye'yi baz alırsak 2017'nin başında KGF ile Türkiye'deki kredi genişlemesi(Türkiye'de de KGF ile beraber farklı teşvikler de uygulandı.) ekonomik büyüklükleri baz alınca Çin'in geçen çeyrek gerçekleştirdiği kredi genişlemesiyle aşağı yukarı aynı seviyedeydi; KGF öncesi Türkiye'nin 2017 büyüme tahmini %3'ler civarında iken KGF dopingi ile %8'lere yakın bir büyüme sağlandı.(Türkiye'nin ideal büyümesi %4-5) Çin'deki abartılı kredi büyümesine rağmen sağlanan iyileşme son derece zayıf.

-Konu Dışı-


17 Nisan 2019 Çarşamba

2019 EURO İÇİN ZOR BİR YIL OLACAK

 Avrupa'dan nispeten iyi veriler gelmeye başlasa da 2019 yılı Avrupa için ekonomik açıdan iyi geçmiyor. 2019'un başından beri Avrupa'da resesyon senaryolarının dile getirilmesine yol açan bir çok veriye şahit olduk, çoğu saygın kurum Avrupa'nın resesyona girmeyeceğini dile getiriyor olsa da bu sene ve önümüzdeki senelerde Avrupa'da tekrar durgunluk bekleniyor.(Olumsuz Brexit senaryolarında durum ciddi şekilde değişebilir !)

 2008 Krizi ve ardından 2011'de Yunanistan'dan başlayıp Avrupa'ya yayınlan sorunlar nedeniyle Avrupa Ekonomisi simgesel negatif faiz ve çok aşırı likidite artışına rağmen(para basma) bir türlü kalıcı şekilde durgunluktan çıkamadı.(Avrupa'daki likidite artışı ekonomik büyüklük ile kıyaslanınca Abd'nin iki katı) Mevcut şartlarda zaten faiz oranları ile ekonomiye sağlanabilecek ek bir teşvik marjı yok, merkez bankasının likidite artırıcı önlemlerinin(para basma) ise Avrupa için en doğru karar olup olmadığı tartışmaya açıktır; ECB(Avrupa Merkez Bankası) çok uzun zamandan beri varlık alım programları ile likiditeyi artırıyor ki bu tür operasyonların çok ciddi yan etkileri de mevcuttur buna rağmen bir türlü beklenen ekonomik toparlanma gerçekleşemiyor, likidite artışının sebep olduğu sorunlar ise birikmeye devam ediyor.

 Avrupa'nın şu an başında olduğu süreci Japonya farklı bir bir konsepte olsa da doksanlı yılların başından beri yaşıyor fakat Japonya örneği bize gösteriyor ki sadece para basarak sorun çözmek mümkün değil ve bu tür politikalarda ısrar bir noktadan sonra normalleşmeyi daha da zorlu hale getiriyor; son 30 yılda Japonya kıyaslanabileceği ekonomilere göre ultra gevşek finansal şartları ekonomisine sağladığı halde kalıcı olarak durgunluktan çıkamadı fakat diğer yandan normalleşme çabaları ise ciddi sorunları tetikliyor basitçe ifade edersek günümüzde Japonya Merkez Bankası'nın para basması Japon ekonomisine çok sınırlı hatta yok denecek kadar fayda sağlar iken para basmanın durması ciddi sorunları tetikliyor. Avrupa'nın da böyle bir kısır döngüye sürüklenme riski mevcut.

15 Nisan 2019 Pazartesi

Sürdürülebilir Kalkınma

 Sürdürülebilir kalkınma; gelecek kuşaklara bedel ödetmeden  günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilen kalkınma modeline verilen isimdir. Günümüzde dünyada büyüme çabası yarın yokmuş gibi doğaya, topluma, ekolojik dengeye zarar vermek pahasına gerçekleşmektedir. Geçtiğimiz yıl insanoğlu yıllık kendi payı olan  kaynakları yılın 212. günü tüketti ki bu kayıt tutulmaya başlanan günden beri görülen en vahşi tüketim oldu;(Ekolojik ayak izi) Türkiye ise bu konuda dünya ortalamasının bile üstünde yer aldı. Çevreyi, ekolojik dengeyi korumadan, kaynakları hunharca kullanarak kalkınmanın mümkün olmadığı günümüzde artık kabul görmüş bir gerçek yine borç döngülerine, tüketime, verimsiz sektörler sayesinde elde edilmiş büyümenin de sürdürülebilir  kalkınma sağlaması mümkün değildir.

 2018'de Nobel ekonomi ödülü sürdürülebilir kalkınma üzerine çalışmaları sebebiyle Paul Romer , William Nordhaus ikilisi takdim edildi; bu makale Paul Romer'in Endojen(İçsel) Büyüme Teorisi hakkında; Paul Romer'in Teorisi Türkiye gerçeğinde fırsatları işaret ediyor.

12 Nisan 2019 Cuma

Bir Kuşak Bir Yol Projesi

 Çin'in 2013 yılında duyurduğu Bir Kuşak Bir Yol Projesi( One Belt One Road) 21. yüzyılın en büyük projelerinden biri olmaya aday, projenin 4-8 trilyon dolar civarında bir maliyete ulaşması bekleniyor. Proje 68 ülkeyi, dünya nüfusunun %65'ini, günümüz dünya ekonomisinin ise %40'ını doğrudan bir birine bağlamayı amaçlıyor.


Bir Kuşak Bir Yol Projesi nedir?


 Bir Kuşak Bir Yol projesi; Çin'in tarihi İpek Yolu'nu canlandırma iddiasıdır, Proje Çin'in ekonomik, askeri, diplomatik hedeflerini bir bütün haline gelmiş halidir.

  Çin'in mevcut devlet başkanı Xi Jinping 2013'te devletin başına geçtiğinde Çin'in ekonomik çıkmazlarını çözme iddiasını dile getirmişti. Çin'de iç içe geçmiş Kredi-Emlak Balonu, Çin ekonomisini hatta Çin'in uzun yıllardan beri sağladığı kazanımları çok ciddi şekilde tehdit ediyor ki kişisel görüşüm Çin'in bu sorunu bir bedel ödemeden çözmesi artık mümkün değil, mesele bedelin büyüklüğünün ne olacağıdır. Çin'in ekonomik sorunlarını anlamak için Çin'deki kredi-emlak balonunu anlamak önemli o yüzden daha önce okumadıysanız şu iki makaleyi okumanızı çok kuvvetle tavsiye ederim.

1. Çin Kredi Balonu-Link-

2.Çin Emlak Balonu-Link-


 Linklerdeki makaleleri okumuş olduğunuzu varsayıyorum. Linklerde uzunca anlattım Çin ekonomisi ciddi şekilde inşaat ve kredilere bağlı ve bu sorun ciddi bir çıkmaza dönüşmüş halde Xi Jimping 2013'te bu sorunun daha az hasarla atlatılması için Çin'de tamamen verimsiz bir hale gelen inşaat ekonomisini yurt dışına taşımaya karar verdi böylece kredi-emlak balonunun daha makul bir normalleşme sürecine girmesi planlandı fakat bu süreç Abd'nin başına D. Trump geçmesive ardından gelen Ticaret savaşları tartışmalarıyla sekteye uğradı; ticaret savaşlarının Çin ekonomisine verdiği zarar sebebiyle Xi Jimping de geçmişten beri süre gelen verimsiz ekonomik yapıyı devam ettiriyor ama diğer yandan Bir Kuşak Bir Yol projesi ise faaliyete geçmiş durumda.


9 Nisan 2019 Salı

2019 EKONOMİK KRİZ SENESİ Mİ

 Bu paylaşımda 2019 ekonomik krizi senaryoları, 2019'da ekonomik kriz çıkma ihtimali ve 2019'da dünya ekonomisi nasıl olacağına dair paylaşımlar yapıyorum, paylaşımın güncellenmemiş halinde belirtmiştim; elimizdeki veriler halen bize 2019'da ekonomik kriz ihtimalinin düşük olduğunu 2020 ya da 2021'de küresel ekonomik kriz ya da resesyon beklenebileceğini gösteriyor fakat 2019'da ekonomi nasıl olur sorusunun cevabı son zamanlarda beklentilere göre daha negatif.


2019 Ekonomik Kriz Senesi Mi


 Daha önce 2019 yılının başından beri Gelişmekte olan piyasalara çok ciddi para akışı olduğundan, son zamanlarda gelişmekte olan piyasalara karşı bu iyimserliğin zayıfladığından ve rüzgarın artık gelişmekte olan ülkeler için karşıdan esmeye başlayabileceğinden bahsetmiştim. Dün Bloomberg'te yayınlanan ve çok  sayıda büyük fon yöneticisinin katıldığı bir ankete göre Gelişmekte olan ülke piyasalarındaki (Hisse ve Para birimleri) rallinin sona erdiğini düşünen yöneticilerin oranı neredeyse yarı yarıya gelmiş durumda.(Türk varlıkları bu ralliden yeterince yararlanamadı ama geçmiş örnekler bize bir varlığın kendi türünden varlıkların olumlu fiyatlamasına katılmaması durumunda bile olumsuz fiyatlamalardan güçlü şekilde etkilendiğini gösteriyor.) Bugünlerde birçok varlıkta da benzer bir durum ile karşı karşıyayız, bir birine çok zıt  fiyatlamaları birlikte yaşıyoruz.


2019'da Ekonomi Nasıl Olacak(güncellendi)

 Daha önce bu paylaşımda ''2019'da ekonomi nasıl olacak'' sorusuna cevap vermeye çalışmıştım, bir süredir önümüzdeki senelerde dünya ekonomisi hakkındaki beklentilerde ciddi değişiklikler oluyor; şu linkte (2019 Ekonomi yorumları-Link-) dünya ekonomisi ile ilgili gelişmeleri sık sık güncelleyerek yazıyorum. Bu paylaşım ise daha çok yurt içi gelişmeler ile alakalı.(açıkçası ayırmak son derece zor.)2019 Ekonomi yorumları bize 2019'un Türkiye için zor geçeceğini ve dünya içinde şimdilik bir kriz ya da resesyon yılı olmadığını ama sıkıntıların arttığı bir yıl olduğunu gösteriyor.Bu paylaşımdaki makaleler Türkiye'de 2019'da ekonomi nasıl olur? Sorusuyla alakalı.


Enflasyon Tek Haneye Düşebilir mi?


 Seçim öncesi ve sonrası ekonomi bakanı Berat Albayrak defalarca Sonbahar'da tek haneli enflasyon görüleceğine dair açıklamalarda bulundu; Türkiye'nin en temel problemi olan enflasyonun en azından tekrardan tek haneli rakamlara dönmesi ekonomi üzerindeki olumsuz algının hızla düzelmesine sebep olabilirdi ama bunun gerçekleşme ihtimali yeterince güçlü değil.

 2019 yılında şu an aylık ortalama %0.7 gibi yıllık %10'nun altını işaret eden bir enflasyon yaşadık ama bu rakamların sağlanması için akaryakıtta eşel mobil uygulaması, enflasyon ile topyekün mücadele, kdv indirimleri, ötv indirimleri vb. birçok önleme başvuruldu benzer adımların bütün seneye yayılması hem ekonomi açısından sağlıklı olmaz hem de kamu maliyesi ve şirket ciroları açısından mümkün değildir. Şu an Merkez Bankası beklenti anketi vb. birçok kurumun beklentilerinde 2019 enflasyonunun %15'in biraz altında veya üstünde olması bekleniyor fakat bu senaryoda da enflasyon aylara göre düzenli bir yayılım gösterirse kıl payı da olsa 2019'da enflasyonu tek hanede görebiliriz.(Kasım ayına kadar geçen seneden gelen baz etkisi sebebiyle)



2019 ekonomi yorumları
2019 Aylık Enflasyon


  Enflasyonda tek haneli rakamların görülmesi simgesel olarak önem taşıyor olsa da sürdürülebilir bir başarı için önümüzdeki yedi ayın baz etkisi önemli olacak.


3 Nisan 2019 Çarşamba

Türkiye Imf İle Anlaşacak Mı

 Dün bu paylaşımda IMF'nin kriz çözme konusunda eskisi kadar başarılı olamadığını ve IMF yöntemlerinin günümüzde problemleri çözmekten daha çok sorunlara yol açabildiğine değinmiştim. Bu paylaşım ise IMF ile anlaşmanın avantajları ile alakalı.

 Öncelikle şuna değinmenin önemli olduğunu düşünüyorum, toplumda çok güçlü şekilde IMF= Acı reçete kabulü mevcut fakat gerçekte ise mevcut sorunların çözülmesi için IMF ile veya IMF 'siz  belli fedakarlıklar yapmak şart... Bazı fedakarlıkların kaçınılmaz olduğu ortamda IMF ile anlaşmak ciddi avantajlar sağlayabiliyor.

 IMF' nin bize sağlayacağı en büyük avantaj çok uygun maliyetle finansman sağlamasıdır; şu an kamu %7, özel sektör ise %8 civarında bir maliyetle dış borca ulaşabiliyor(+ kurumun riski) bu rakamlara enflasyon kadar Türk Lirasında muhtemel bir değer kaybını da ekleyince yakın zamanda %20 civarında faizlerin süreceğini tahmin edebiliriz. Türkiye'nin mevcut sorunlarını çözmek için ihtiyaç duyduğu döviz miktarı için 50-100 milyar dolar civarında rakamlar konuşuluyor, Türkiye'nin mevcut borcunu 50-100 milyar dolar civarında artırması senaryosunda %7-8'ten çok daha yüksek bir maliyet ve Türk Lirasında önemli miktardan değer kaybı beklenebilir böyle bir senaryoda da ülkemizde çok daha yüksek faizler söz konusu olur. Muhtemel bir anlaşmada IMF bize bu finansmanı dövizin enflasyona karşı erimemesi seviyesinde maliyetle sağlar ki o da şu an %2-3 gibi bizim için son derece uygun rakamlardır. IMF anlaşması sonrası dövizdeki muhtemel iyileşme vb. etkilerle finansal şartların hızla iyileşmesi beklenir.


27 Mart 2019 Çarşamba

Londra Swap Piyasasında Neler Oluyor

Ön not: Gelen sorular sonrası yaşanan olayın sonuçları ne olabileceği hakkında makaleye ekleme yaptım. Prensip olarak eklemeleri makalelerin üstüne yapardım ama bu makalede eklemeyi alta yapmak daha uygun oldu.

 Dünden beri Londra Swap piyasasında Dolar/Türk Lirası faizi çok ciddi şekilde artış gösteriyor. Nispeten karmaşık bir konu olduğu için anladığım kadarıyla açıklamaya çalışacağım öncelikle basitçe ifade edersek bizim açımızdan iyi bir gelişme yaşanmıyor ama anlatıldığı gibi de %300'lerin üstünde faizle kimseden para falan almıyoruz.

  Örnekle açıklamanın daha kolay olacağını düşünüyorum: Öncelikle swap basitçe takas demektir mesela Merkez Bankası devamlı olarak makul bir rezerve sahip olmak zorundadır eğer belli kıstaslara göre makul bir rezerv bulundurmazsa Türk Lirası ve ekonomisi hakkında olumsuz beklentiler kuvvetlenir; bununla beraber Merkez Bankası piyasanın zaman zaman artan döviz ihtiyacını da karşılamak zorunda olduğu için hem elindeki dövizi satmamak hem de piyasanın ihtiyacını karşılamak zorunda kalır o zaman da Swap/takas ile dışardan döviz getirip piyasaya sürer. Ben Merkez Bankası örneğini verdim siz aynı durumu kar etmek isteyen yatırımcı, şirket, bankalara uyarlayabilirsiniz.

26 Mart 2019 Salı

Nato-Rusya Silah Ekonomisi Mücadelesi

 Son günlerde Türkiye'nin S-400 alma isteği sık sık haberlere konu oluyor; bu konuda ileride makaleler yazmayı planlıyorum. S-400 sorunu konusunda haberlerde daha çok F-35 ile S-400 ya da Abd ile Rusya arasında tercih yapılacağı işleniyor fakat gerçek şu ki aslında mücadele Abd ile Rusya arasında değil Batı/Nato ile Rusya arasında ve konu sadece S-400'ler değil; Nato  önderliğinde batı ülkeleri Rusya'nın silah teknolojisi/ekonomisine büyük darbe vurma amacı güdüyor.

 Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Abd ve Batı ülkeleri Rusya'yı ekonomik yaptırımlarla cezalandırma yoluna gitti ki başarılı da oldular, Rusya ekonomisi Ukrayna işgali sonrası çok büyük darbe yedi fakat bu yaptırımlar Rusya'nın politik tercihlerine sirayet edebildi sorusunun cevabı ise kesinlikle hayırdır. 

 Abd yakın zamanda Rusya'ya karşı olan yaptırımları kendi seçimlerine müdahale ettiği için genişletti, Abd tarafı inkar ediyor olsa da net olarak görünen resim Donald Trump'ı Abd başkanı yapan Rusya...(Donald Trump'ın bu konuda bilgi sahibi olup olmadığı araştırılıyor.) Yine İngiltere, Rusya'ya karşı olan yaptırımları kendi ülkesinde iki eski Rus ajanına karşı yapılan saldırı sebebiyle genişletti özetle Batı/Nato'nun Rusya yaptırımları her ne kadar Rus ekonomisine zarar veriyor olsa da Rusya'nın faaliyetlerini engelleyemiyor.

20 Mart 2019 Çarşamba

Fed Kararı Türkiye'yi Nasıl Etkileyecek

 Bu akşam Türkiye saait ile 21:00'da Fed'in Nisan ayı toplantısı sona erecek. Piyasa beklentisi Fed'in kağıt üzerinde iki olan 2019 faiz artışı tahminini bire düşürmesi, bu durum gerçekleşirse Türkiye açısından olumlu olur fakat piyasanın beklentisi zaten 2019 ve 2020 yılında Fed'in hiçbir faiz artışına gitmemesi o yüzden Fed'in faiz konusunda muhtemel yumuşaması zaten fiyatlara bir miktar girmiş durumda. Fed'in asıl merakla beklenen kararı bilanço normalleşmesi(Piyasaya senelerdir sürülen paraların geri çekilmesi) konusunda Fed'ten bir yumuşama gelip gelmeyeceği konusu, Fed'ten bu konuda bir yumuşama sinyali gelmesi durumunda Türk ekonomisi bu olaydan çok olumlu şekilde etkilenebilir.

19 Mart 2019 Salı

Fed Ne Yapacak

 Yarın akşam saat 21:00'da Fed'in aralık Mart ayı toplantısı gerçekleşecek, beklenti faizler ile ilgili her hangi bir adım atılmaması ve kısa vadede bilanço normalleşmesi(Fed'in bastığı paraları piyasadan geri çekmesi) konularında herhangi bir adım atılmayacağı yönünde fakat yine de yapılacak açıklamalar piyasa açısından son derece önemli.

 Öncelikle piyasa için önemli kararlar şunlar:


 Faiz kararı:

 Fed'in 2019 yılı boyunca  faiz artırmayacağı konusu şu an ortak görüş haline gelmiş durumda fakat kağıt üzerinde Fed'in 2019 senesi için iki faiz artırımı hedefi mevcut bunun bire düşürülmesi beklenebilir ve bu durum doların değeri açısından olumsuz bir gelişme ortaya çıkaracaktır.


11 Ocak 2019 Cuma

Vizyonun önemi: Yahoo'nun Google'ı bir milyon dolara satın almaması

  Günümüzde yatırım, vizyon kelimeleri ile teknoloji ve internet kelimeleri neredeyse eş anlamlı olarak kullanılmaktadır ama ironik şekilde tarihin en vizyonsuz şirketlerin biri belki de en vizyonsuz olanı internetin ilk hakimi olan şirketlerden biri olan Yahoo'dur. Günümüzde ve görülen o ki yakın ve orta gelecekte de uzun vadeli yatırım yapan yatırımcılar internet üzerinde hakimiyet kurmuş olan sitelere yönelecekler mesela bir ankete göre milenyum nesli(18-25 yaş) yatırımlarının %50'sini teknoloji şirketlerine yapıyorlar ama Yahoo örneği bize vizyonun şirketlerin başarısını uzun vadede ekonomik güç, pazar payı vb. birçok faktörden daha fazla etkilediğini gösteriyor.

 1990'larda internet yaygın şekilde kullanılmaya başlamıştı, bu yeni alanın para kazanmak için büyük bir potansiyel taşıdığı tahmin ediliyordu ama doksanların ortalarına kadar bu konuda ciddi başarı sağlamış bir şirket yoktu. Doksanlarda internet siteleri arasındaki mücadele ana sayfa olma, ilk girilen site olma üzerinden gerçekleşiyordu ve Yahoo rakipleri Altavista ve Excite'a fark atmıştı. Bugüne göre çok daha başarısız olsa da ilk yaygın kullanılan arama moturu da Yahoo'nun arama motoruydu; Yahoo, arama motorunun ne kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu kavrayamadığı için bunu daha çok kullanıcıların neye ihtiyacı olduğunu kavrama ve Yahoo'ya bu konuda içerik yükleme amacıyla kullanıyorlardı, sitenin kurucuları David Fild ve Jerry Yang internetin ne kadar geniş bir alan olacağı konusunda vizyonları zayıftı ve bu yüzden aranan her şeyin bulanabileceği bir site kurmayı amaçlıyordu. Yahoo'nun çabası başta çok büyük başarı sağladı ve internette ciddi şekilde ilk reklam geliri elde eden site Yahoo oldu. 

8 Ocak 2019 Salı

Türkiye Ekonomisi Nasıl Gelişir

Türkiye Ekonomisi Nasıl Gelişir


(28.11.2018)

 2018 yılı Türkiye açısından zorlu bir yıl oldu, ekonomik sorunlar son zamanlarda şu türde soruları popülerleştirdi ''Türkiye ekonomisi nasıl gelişir'' ya da ''Türkiye ekonomisi neden bu halde'' bu sorulardan önce şu sorunun cevabını bulmak gerekir; Türkiye'de ekonomik problemlerin kaynağı ne?

 Bu soruya çok çok uzun cevaplar verilebilir ama çok basitçe Türkiye ekonomisinin sorunu üretmemek ve üretememektir şeklinde cevap verirsek kesinlikle hata olmaz.



türkiye ekonomisi neden bu halde
Türkiye ekonomisi nasıl gelişir?

 Türkiye'de ekonomik sorunların en temel sebebi enflasyondur, şu paylaşımda daha önce Türk ekonomisinin neden enflasyon ürettiğini ve üretmek zorunda olduğunu açıklamaya çalışmıştım.-Link- Özetle Türkiye ekonomisinin enflasyon üretmesi kaçınılmazdır


7 Ocak 2019 Pazartesi

Dünya Borsaları

 2018 yılı finansal piyasalar açısından çok olumsuz bir sene idi, gelişmekte olan ülkeler dışında ciddi sorunlar yaşanmamış olduğu halde tarihteki en büyük krizlerde bile görülmemiş şekilde 2018'de finansal varlıklar değer kaybetti.


dünya borsaları 2019
2018'de Varlık çeşitlerinin %93'ü değer kaybetti.

 Ne 2011-2018 arasında aşırı olumlu süreci ne de 2018 yılında finansal piyasalardaki anormalliğin reel ekonomi ile açıklanamaz; her iki ilginç sürecin açıklaması büyük merkez bankalarının varlık alım programlarıdır.(para basma) (Bakış açımı kanıtlamak için veri sunmayacağım çünkü bu bloğu devamlı takip edenler için sunacağım kanıtlar tekrar olacağı için muhtemelen sıkıcı olacaktır ama bu konuda şüpheniz varsa bu paylaşımdaki eski makalelerde ve makalelerdeki linklerden çok sayıda veri bulabilirsiniz.)

 2018 finansal varlıklar için zorlu bir seneydi ama dünya borsalarında sorunlar 2018'in yazından beri başlamış olduğu halde Abd borsalarında olumsuzluk 2018'in sonuna doğru başladı. 

2 Ocak 2019 Çarşamba

Büyük Buhran

 Büyük Buhran; modern tarihin en büyük ekonomik krizidir,1929'da başlayan kriz İkinci Dünya Savaşı'na kadar devam etmiş ve İkinci Dünya Savaşı'nın da en önemli ekonomik sebebi olmuştur.

Büyük Buhran'ın Nedenleri


1. Abd'nin alacaklarını altın olarak tahsil etme ısrarı


Birinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra geriye Avrupa'da büyük bir yıkım bırakmıştı, savaştan nispeten az zarar görerek çıkan Abd, dünya üzerinde geriye kalan son sağlam büyük ekonomi idi. Birinci Dünya Savaşı sonrası Abd büyük yara alan Avrupa ve dünya ekonomisinin kreditörü haline geldi, Abd alacaklarını altın olarak tahsil etmek istiyordu fakat dünyada bu ticareti gerçekleştirebilecek altın veya altın üretimi mevcut değildi; bu durum ileride Abd'nin alacaklarını tahsil edememesine yol açacaktı.

 Abd'nin altın ısrarı yüzünden Altın devamlı olarak değer kazanıyordu ve doğal olarak Abd'nin alacaklı olduğu ülkelerin paraları değer kaybeder iken dünyadaki altın kaynaklarını kontrol eden Birleşik Krallık'ın para birimi sterlin aşırı değer kazanıyordu bu durum yıllar içinde Avrupa ekonomilerinin rekabet gücünü eritti ve Avrupa ekonomilerinin yıldan yıla daha sıkıntılı hale gelmesine yol açtı, bunun da doğal sonucu olarak dünyadaki bütün yatırımcılar(altınları ile beraber) Abd'e yatırım yapmaya başladılar.

büyük buhran
Enflasyona göre düzeltilmiş altın fiyatları


Özetle Abd alacaklılarının tavuklarını kesip onlardan yumurta bekliyordu.

* Son yıllarda dünya ekonomisine damga vuran varlık alım programlarının en önemli sebebi dönemin Fed Başkanı B. Bernanke'nin 1929 Bunalımı'nda yapılan hataların tekrarlanmamasını istemesiydi; Büyük Buhran'da üretim vardı, tüketim vardı ama ticaret için para yoktu, B. Bernanke ne olursa olsun dünyanın bu çelişkiye düşmemesi için ne gerekirse yaptı.-Link-

2. Abd Başkanı Hoover


 Abd Başkanı Hoover sorunun ciddiyetini anlamaktan uzaktı ve kriz dönülmez seviyeye yükselinceye kadar kamunun soruna müdahale etmemesi konusunda ısrarcı oldu oysa ki İskandinav ülkelerinde sosyal demokrasiler krizin ilk yıllarında kamu desteği ile krizi atlatmayı başarmışlardı, Abd'de de kamunun ekonomiye müdahale etmeme tabusu olmasaydı 1929 Buhranı o kadar da ağır olmayabilirdi.


 büyük buhran sonuçları
Herbert C. Hoover

 3. Bankacılık veya borsa regülasyonlarının oluşmuş olmaması

 
 Bugün dünya ekonomilerinin sağlığı için bankalara, borsalara getirilmiş olan kuralların neredeyse tamamı Büyük Bunalım tecrübesinden alınan derslerdir, Büyük Bunalım öncesi bu kuralların olmaması çok büyük sorunlara yol açmıştı, Abd'de kriz sonrası binlerce banka iflas etmişti, borsalarda inanılmaz hatalar yapılmıştı.

4. Abd ekonomisinin çok sınırlı sayıda şirketin kontrolünde olması


 Kriz dönemi Abd ekonomisinin yarısı yaklaşık 200 şirketin kontrolündeydi, doğal olarak bu şirketlerde ortaya çıkan sorunlar ülke ekonomisini doğrudan etkilemişti.

1929 bunalımı
Büyük Buhran


Büyük Buhran nasıl başladı


 1920'de Abd dışındaki dünya ekonomilerindeki sorunlar sebebiyle dünyadaki bütün sermaye Abd'e akmaya başlamıştı, Abd'de büyük bir refah yaşanıyordu ve bir noktadan sonra tasarruflar borsalara akmaya başlamıştı, bu durum kendi kendini besleyen bir balona döndü. 1920'lerde 68 puan seviyesinde olan The Dow 1929'da 380 puanlara ulaşmıştı;(%500-600) devamlı olarak yukarı giden bu borsa sayesinde Abd'de herkes parasıyla veya ulaşabildiği kredilerle hisse alıyordu. İnsanlar hiçbir araştırma yapmadan sadece hisse alıyorlardı ve hissenin değerlenmesini bekliyorlardı.


büyük buhran nedenleri
The Dow 1920-1929

 
Ekim 1929'da The Dow'un (Bugünkü Dow Jones) şişebilecek kapasitesi kalmamıştı ve hisselerde değer  kayıpları başladı, 24 Ekim günü Kara Perşembe yaşandı, yaklaşık bir hafta içinde The dow 328 puanda 230 puana düştü, dört bin civarında banka iflas etti, binlerce yatırımcının serveti yok oldu.

  Abd'deki kriz çok kısa sürede dünyaya yayıldı ve bütün dünyada ciddi bir işsizlik furyası baş gösterdi. Büyük Buhran döneminde dünyada üretim %40, ticaret hacmi ise %65 düştü.

 Abd'de Büyük Bunalım'ın faturası başkan Hoover'a kesildi, ardında gelen Roosevelt büyük bir iddia taşısa da Büyük Buhran'a getirdiği çözümlerin gerçekten etkili olup olmadığı bugün de tartışma konusudur ama 1930'ların sonunda Almanya'da yaşanan ekonomik bunalım nazileri iktidara taşıdı ve devrin Alman yöneticileri krizin ana sebebinin likidite sorunu olduğunu anlamışlardı; Almanlar takas ekonomisine dönerek(devletler arasında !) krizden çıkan ilk büyük ekonomi olmuştu. Almanya, İkinci Dünya Savaşı'nı başlatınca savaş ekonomisi sebebiyle bütün dünyada üretim normale dönmüştü ve kriz ortadan kayboldu.

  Günümüzde karşılıksız olarak ifade edebileceğimiz şekilde para basılmasının en önemli sebeplerinden biri altın karşılığı para basmanın 1800'lerin sonlarından başlamak üzere 1970'li yıllara kadar yol açtığı sorunlardır ama bunların en dikkat çekici olanı Büyük Buhran'dır.

 Otoritelerin karşılıksız para basabilmesi günümüz dünyasında bir gereklilik olarak ortaya çıkmış olsa da artık günümüzde bu gereklilik çok rahat şekilde suistimal edilmektedir, ekonomi yönetimleri çok yetersiz gerekçelerle sadece mevcut sorunları ötelemek için umarsızca para basabilmektedir ve eninde sonunda  ötelenen sorunlar ile yüzleşilecek olması kaçınılmaz bir gerçektir.

Karşılıksız para basma-Link-

Twitter adresim Yusuf Yüksel

Facebook Adresim Yusuf Yüksel 

Tüik Enflasyon Oranlarını Çarpıtabilir Mi

 Ülkemizde her ay Enflasyon oranlarının açıklanması sonrası ''Türkiye'de Gerçek enflasyon  oranı kaç?'' sorusu sorulmaya başlıyor.

  Tüik'in enflasyon hesaplama yöntemi, sık sık enflasyon sepeti ile ilgili düzenlemeleri eleştiriye açık olabilir ama anladığım kadarıyla Tüik'in neden enflasyonda manipülasyon yapmadığını, yapamayacağını ve Tüik böyle bir adım atarsa bir fayda sağlamayacağını  bu sebeple böyle bir adım atmayacağını anlatmaya çalışacağım.

  Öncelikle şunu ifade etmekte fayda var, Tüik'e en fazla gelen eleştirilerin başında şu var: '' Her şeye zam gelirken enflasyon nasıl düşüyor?'' Enflasyonun %25 küsurdan %20 küsura düşmesi piyasadaki ürünlerin ucuzladığı anlamına gelmez bunun anlamı piyasadaki ürünlerin fiyatının daha az arttığıdır, bir sene önceye göre ürünlerin ucuzlaması demek enflasyonun 0'ın altında gelmesidir.

Yusuf yuksel