22 Mart 2019 Cuma

Dünya Ekonomisi

 Fed Neden Korkuyor

 Geçtiğimiz Çarşamba Fed'in Nisan toplantısı gerçekleşti, toplantı öncesi piyasa Fed'ten son derece güvercin açıklamalar bekliyordu ama Fed beklentilerden de çok daha fazla güvercin açıklamalar yaptı.

 Öncelikle şunu belirtmekte fayda var, bu yazı en olumsuz senaryo hakkında değil; daha önce yıllardır devam eden abartılı mali teşvik politikalarının ileride ciddi sorunlara sebep olabileceğine dair birkaç yazı yazmıştım, 2008 Krizi sonrası ileride normalleşme vaadiyle büyük merkez bankaları çok güçlü gevşeme politikaları izlemişti, dün Fed'in de normalleşme politikasını rafa kaldırması sonrası ilerleyen yıllardan Dünya ekonomisi çok ciddi sorunlarla karşılaşabilir.




 Konumuza dönersek 2018 Aralık ayında Fed, 2019 yılı için 3-4 faiz artırımı vaat etmiş ve daha önce ilan edilmiş yıllık 600 milyar dolar tutarında bilanço normalleşmesi politikasını sürdüreceğini belirtmişti, sadece üç ay içinde 2019'da Fed faiz artırmaktan vazgeçti, önümüzdeki ay itibariyle bilanço normalleşmesi(basılan paraların geri toplanması) yeni bir planla azalmaya başlayacak ve önümüzdeki Eylül ayında ise bilanço normalleşmesi sona erecek. Fed'in çok kısa bir zamanda aşırı şahinden aşırı güvercine dönüşen politikaları makul gerekçelerle açıklamak zor.



Küresel Ekonomi
Dünya Ekonomisi


 Fed'in hızla değişen politikasında Abd Başkanı Donald Trump'ın Fed'e yaptığı atamaların da etkisi mevcut, (Fed'e atama yapılacak çok sayıda pozisyon var.)  Fed politikalarındaki değişikliğe gösterilen en temel gerekçe ise resesyon korkusu... Fed'in hızla politika değiştirmesini gerektiren şartlar net olarak oluşmamışken hızla politika değiştirmesi resesyon korkuları besler daha önemlisi mevcut şartlarda bir resesyona karşı atılacak en makul adım parasal gevşeme değildir.

 Abd'de başlayan ve daha sonra dünyaya yayılan son üç krize bakınca üç krizde de faiz oranları çok farklı seviyede olsa da borçluluğun ekonomi üzerindeki baskısı neredeyse aynı seviyedeydi yani biraz daha basit ifade edersek her üç krizde de borç oranı ile dönemin faiz oranları çarpınca aşağı yukarı aynı rakamlara ulaşılıyor, bunun anlamı yakın zamanda krizlerin/resesyonların sebepleri farklı farklı olsa da krizleri genelde borçluluk tetiklemiş ve borç maliyeti kadar borç oranı da ekonomiler açısından sorunlara sebep oluyor.

  Gevşek para politikaları ekonomi üzerindeki borç çevirme maliyetini aşağı çeker ama diğer yandan gevşek para politikaları borçluluğu teşvik ettiği için ekonominin üzerindeki borç yükünü artırır; ekonomi yönetimleri açısından borç maliyetini düşürmek kolay iken(Faiz kararı) borçluluk oranı sorununu çözmek çok daha karmaşık ve zorludur. Abd'de resesyon riski kuvvetlendi ise Fed'in ekonomik hareketlilik makul seviyenin çok üstünde iken mali teşvik verme çabası hem istenen ölçü de fayda sağlamaz.(İhtiyaç sınırlıdır) hem de muhtemel resesyona ekonominin daha dirençsiz girmesini sağlar.( Resesyona girmeden önce ekonomi ne kadar sıkılaşmış ise o kadar gevşeme/ekonomik hareketliliği hızla düzeltme marjı olur.) Yani Fed'in politika değişikliğini resesyon korkusuna bağlamak zor.

 Saygın ekonomistler Fed'in çok marjinal değişimini deflasyon korkusuna bağlıyor. ''Deflasyon'' piyasadaki mal ve hizmetlerinin fiyatlarının düşmesine denir, enflasyonun büyümeyi teşvik etmesi gibi deflasyon da ekonomik daralma beklentilerini kuvvetlenir.

 Daha önce birçok makalede Abd'de ekonomik durumun şu an çok iyi olduğunu, istihdam rakamlarının daha da iyileşme vaat ettiğini açıklamaya çalışmıştım fakat abd ekonomisinde bu kadar iyimser görünüme rağmen yine de enflasyon da kötüleşme mevcut, diğer majör ekonomilere bakınca enflasyon görünümü Abd'den de kötü. Yakından takip etmeyenler için hatırlatmak da fayda var, 2008 Krizi sonrası bir çok aşırı mali teşviklere rağmen(Varlık Alım Programları) bir türlü sonlanmayan deflasyon riski sebebiyle majör ekonomiler neredeyse 7-8 senelik bir durgunluk sürecine girdi ki bu kadar uzun devam eden bir durgunluk dönemi neredeyse kriz kadar ekonomiler açısından olumsuz bir durum, Fed bunun tekrarlanması riskine karşı çok güçlü önlem almaya çalışıyor ki daha önce birçok makalede değinmeye çalıştığım Fed'in çelişkileri bu bakış açısıyla mantıklı şekilde açıklanabilir.

 Bu paylaşım daha çok dünya ekonomisi hakkında oldu, Fed kararlarından sonra Türk varlıkları neden gelişmekte olan ülke varlıkları rallisine katılmadı, gelişmekte olan ülke varlıkları neden beklentiler seviyesinde prim yapmadı ve Türk Lirasındaki değer kaybı hakkında anladığım kadarıyla ayrı bir makale yazacağım.

Twitter: Yusuf Yüksel

Facebook: Yusuf Yüksel


4 yorum:

  1. Hocam tekrar yazılarınızı görmek mutluluk verici.
    FED bildiğim kadarıyla, enflasyonu takip ediyorum, henüz kayda değer artış yok, olması durumunda faiz artışını hızlandırabilirim demişti.
    Hocam anlamakta zorluk çektiğimiz konu, büyük bir parasal genişleme olmuş, ABD'de ticari faaliyet canlı, ve sürekli ötelenen bir faiz düşürme programı var.
    ABD doları çakılacak diyen bazı ekonomistler, FED faiz arttırırsa ekonomik faaliyet çok yavaşlar, ekonominin ve borç stoğunun artan faizi kaldıracak mecali yok sözleri aklıma geliyor.
    Siz bunlara itibar etmiyorsunuz anladığım kadarıyla, zaten bunları diyenlerden Peter Schiff aynı zamanda altın fonu yöneticisi, yani tarafsız olmadığı muhakkak.
    Ancak adamın, ABD ekonomisi 2008 dönemi kadar borçlu ve insanlar 2008 öncesi kadar varlık sahibi değil (mesela ev sahipliği oranı) diyordu.
    Bir diğer konu, sizin çok güzel bahsettiğiniz, büyük yatırım fonlarının temsil ettikleri muazzam mevduatları çok uzun vadede enflasyona karşı erezyondan korumak için gerçekçi faiz oranlarına ihtiyaç duyuyorlar (yanlış anlamadıysam) yani FED'in faizleri arttırmaması aslında bireysel emeklilik fonlarının reel anlamda değer kaybına uğramasına da neden olmuyor mu?
    Özellikle şüpheci bazı ekonomistlerin, ABD'de bile enflasyon rakamlarının aşağı yönlü makyajlandığı iddialarında az da olsa gerçeklik varsa.
    Son olarak, çok güzel bir diğer yazınızda, olası bir global krizde, zaten düşük olan faiz oranları nedeniyle ekonomiye can verecek aşağı yönlü faiz hareket alanı olmaması nedeniyle de dünyanın çok kırılgan olduğu anlamını çıkarmıştım.
    Özetlemek gerekirse, yazılarınızdan şu anlamı çıkartabilir miyim;
    "Dünyada işler uzun vadeli bir bakış açısı ile pek parlak değil, trendler sürdürülebilir değil ama Dünya çok büyük bir Sistem olduğu için bir anda felaket olmaması, yani sistemin kötü sinyallere rağmen krizsiz belki birkaç yıl bile devam etmesi mümkün"
    Yazılarınızda ABD ve Dünya için felaket senaryoları yazan ekonomistlere mesafeli yaklaştığınızı görüyorum, yanılıyor muyum hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Haklısınız, gidişatın sürdürülemez olduğundan ve bir faturanın önümüze geleceğinden eminim diyebilirim ama fatura ne kadar ağır olacak çok net değil diye düşünüyorum.

      Sil
  2. Çok uzun zamandır yazmıyordunuz geri dönmenize çok sevindim ilgiyle takip ediyorum.

    YanıtlaSil

Yusuf yuksel