26 Nisan 2019 Cuma

Arjantin'de Neler Oluyor

 Arjantin'deki ekonomik kriz derinleşiyor; Arjantin bize çok uzak bir coğrafya olması ve ekonomik ilişkilerimizin çok sınırlı olmasına rağmen yaşadığı problemler ile bizi de olumsuz etkiliyor. Türkiye'de ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan ekonomik sıkıntılar Mayıs-2018'de başlamıştı; doların Türk Lirasına karşı çift haneli değer kazandığı Mayıs ayında( Dolar 4 lira direncini aştığı gibi duraksamadan 4.5 seviyelerine ulaşmıştı) yaşananlara sebep olarak birçok olay sayılabilir ama sıkıntıların ilk tetikleyicisi Arjantin'de krizin başlamasıydı. 

  Gelişmekte olan ülkeler uzun yıllardan beri özellikle tahviller konusunda yatırımcıların gözdesiydi  ama istisnalar dışında bütün gelişmekte olan ülkeler krediye bağımlı verimsiz büyüme, yüksek dış borç vb. kötü göstergelere sahipler; yatırımcılar senelerdir bu eksiklikleri görmezden gelmekteydiler ama Arjantin'de krizin başlaması yatırımcıların gözünde gelişmekte olan ülkelere karşı bakış açısını ciddi şekilde değiştirdi, Arjantin şimdi de çok güçlü desteklerle bile iflah olmayacak bir ekonomi profili çiziyor.




Arjantin'de neler oluyor


2018'de Arjantin pesosu dolara karşı %100'den fazla değer kaybetti; enflasyon ise %50'nin biraz altında kaldı. Bu durumdan kurtulmak için Arjantin IMF'e başvurdu ve IMF ile Arjantin Arasında tarihin en büyük IMF anlaşması imzalandı.(57 milyar dolar) 2019'da ise Arjantin'de ekonomik durum halen çok kötü. Enflasyon %60'lara ulaştı,Arjantin pesosu sene başından beri %20, son 12 ayda ise %125 civarında dolara karşı değer kaybetti. Arjantin 5 yıllık tahvillerinin risk primi(CDS) %13'lere  çıktı!(tahvillerin sadece sigorta maliyeti)


arjantin ekonomik kriz
Arjantin Yıllık Enflasyon


 Daha önce IMF ile ilgili paylaşımda uzunca değinmiştim son yıllarda küresel ekonomideki devrim niteliğindeki değişim sebebiyle IMF artık sorunlu ekonomilere başarılı çözümler sunamıyor; paylaşımın altında link verdim(Link-1) ama basitçe ifade etmek gerekirse geçmişten beri dünyanın her yerindeki krizler ana sebep her ne olursa olsun borçlar üzerinden çıkıyor. 2000 öncesi bir ekonomi IMF'nin bile çözüm üretemeyeceği seviyede borçlanamıyordu, doğru yatırımlara aktarılmış krediler bile bir ülkede iç veya dış kaynaklı bir sorunla krize dönüşebiliyordu. Borç konusunda sorun yaşayan ülkelere IMF bir daha aynı sorunların yaşanmamasını sağlayacak ağır şartlar dayayıp(genelde borçlanma oranı düşürülüyordu) çok uygun maliyetle borç veriyordu ve birçok örnekte bu durum sorunları çözüyordu. 

2000 sonrası küresel likidite abartılı şekilde arttı, 2011'de ise likidite bir defa daha akıl almaz şekilde arttı bu durum hem geçmişe göre çok daha hatalı borçlanmayı mümkün kıldı ki dolaylı olarak krizlere zamanında müdahale etme imkanını zayıflattı hem de ekonomilerin yapısını köklü şekilde değiştirdi. Günümüzde gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler fark etmeksizin her ülke geçmiş ile kıyaslanamayacak şekilde büyümek için krediye ihtiyaç duyuyor ve geçmişten farksız şekilde krizler yine borçluluk sebebiyle ortaya çıkıyor; klasik IMF çözümü ise fayda sağlayamıyor. Örnek ile basitçe ifade etmek gerekirse Yunanistan Borç Krizi'nde IMF ve Avrupa Birliği duruma müdahale ettiler ve Yunanistan'a ciddi şekilde destek sağladılar, bunun karşılığında ise Yunanistan'a borçlarını azaltmasını dayattılar; aradan geçen 7 sene içinde Yunanistan devasa miktarda borç ödedi ama bu süreçte ekonomisi de yarı yarıya küçüldü ! Günümüzde Yunanistan'ın borcunun Yunan ekonomisinin büyüklüğüne oranı 2011'deki seviyenin üstünde ! Yunanistan'ın diğer önemli göstergeleri de 2011'den daha kötü! Aksi senaryoda ise borçlanma teşvik edilip ülkeyi krize sokan sebepler desteklenecekti özetle günümüz ekonomilerinde büyüme-borç ilişkisi çok sorunlu bir paradoks haline gelmiş durumdadır.

 Son yıllardaki başarısız örneklerden ders alan ! IMF Arjantin'de toplumun da ihtiyaçlarını önemseyen bir programı hükumete tavsiye etti fakat sorun şu ki yeterince sert olmayan önlemler Arjantin ekonomisinin toparlanmasını öteledi ki bu da başka bir sorunu tetikledi; halk mevcut hükumete olan desteğini çekti ve gelecek ekim ayında seçimleri ülkeyi ekonomik krize sokan popülist ve yolsuzluklarla anılan eski devlet başkanının kazanması bekleniyor.(Cristina Fernandez De Kirchner)

 Seçimlere çok kısa bir süre kalmışken eski başkan ve gelecek seçimlerde kazanmaya en yakın adayı C.F.D. Kircher mevcut süreci sekteye uğratan vaatleri ve beğenilmeyen geçmişiyle yatırımcılar Arjantin'e olan güvenini kaybetmesine sebep oluyor, bu durum da sorun yaşayan Arjantin ekonomisinin daha da sıkıntılı bir hale gelmesine sebep oldu.

 Son günlerde Türkiye'de yaşanan sıkıntıların önemli bir dış sebebi Arjantin'den yayılan olumsuz beklentilerdir ve seçim sonucu beklentilerinde bir değişim olmazsa yaz sonlarına doğru Arjantin ile ilgili daha fazla habere muhatap olacağız.


Link: Olumlu ve olumsuz yanlarıyla IMF -Link-

Twitter: Yusuf Yüksel 




Facebook: Yusuf Yüksel 


8 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı, teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler hocam benim sizden bir yorum ricam olacak.Popülizm ve ahbap-çavuş kapitalizminin yarattığı krizler, o krizleri yaratan hükümetlerin değişmesi sonucunda her zaman kısa süreli de olsa krizin derinleşmesine neden olmakta mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun için net bir cevap olmadığını düşünüyorum çünkü durumun yaşandığı ülkeye göre bahsettiğiniz sonucun ortaya çıkması mümkün ama tam tersi örnekler de mevcut.

      Sil

Yusuf yuksel