22 Nisan 2019 Pazartesi

Küresel Durgunluk

 2019'un başında küresel ekonomi hakkındaki kötümserlik  dağılmaya başladı, Abd'de 2019 birinci çeyrek büyüme tahmini Atlanta Fed tarafından yukarı yönlü revize edildi.(Atlanta Fed'in tahminleri son derece başarılıdır ve bütün saygın kurumlar tarafından ciddiye alınır.) Geçen hafta Çin'in büyüme verisi açıklandı; beklentiler %6.3 civarında iken ve uzun süreden beri Çin'in büyüme verileri beklentileri bile karşılayamaz iken veri beklenenden de yüksek %6.4 olarak açıklandı. Almanya için yıl sonu büyüme beklentisi %1'den %0.5'e düşürülmüş olsa da Avrupa'da da en kötünün aşılmış olabileceği şeklinde yorumlanabilecek veriler gelmeye başladı. Küresel piyasalarda iyimserlik daha önceden başlamıştı; genelde olumlu küresel büyüme beklentilerine paralel prim yapan borsalar, petrol ve diğer emtialar, tahviller, gelişmekte olan ülke varlıkları-biz henüz çok sınırlı seviyede iyimserlikten faydalandık- bir süredir prim yapar iken beklentilerin bozulması ile güvenli liman ihtiyacına cevap veren altın bir süredir zayıflıyor. 

-Konu Dışı-

 Geçen hafta küresel piyasalarda iyimserliğin yayılmasının en önemli sebeplerinden biri Çin'den iyi veriler gelmesi oldu ama ayrıntılara bakınca gelen verileri olumlu karşılamak çok zor; Çin'in birinci çeyrek büyüme verisi beklenenden bir tık iyi geldi fakat bu veriye ulaşmak için Çin yönetimi olağanüstü önlemlere başvurdu, Çin'de kredi genişlemesi sadece bir çeyrekte 900 milyar dolar civarında bir rakama ulaştı, bununla beraber bir çok farklı teşvike de başvuruldu. Çin'deki iyileşmenin sınırlılığına örnek için Türkiye'yi baz alırsak 2017'nin başında KGF ile Türkiye'deki kredi genişlemesi(Türkiye'de de KGF ile beraber farklı teşvikler de uygulandı.) ekonomik büyüklükleri baz alınca Çin'in geçen çeyrek gerçekleştirdiği kredi genişlemesiyle aşağı yukarı aynı seviyedeydi; KGF öncesi Türkiye'nin 2017 büyüme tahmini %3'ler civarında iken KGF dopingi ile %8'lere yakın bir büyüme sağlandı.(Türkiye'nin ideal büyümesi %4-5) Çin'deki abartılı kredi büyümesine rağmen sağlanan iyileşme son derece zayıf.

-Konu Dışı-




 Sene başında Fed'in politikalarındaki abartılı değişim, borsalarda düzeltme ve birkaç kötü veri sebebiyle 2019 ekonomik kriz yılı mı olacak sorusu sorulmaya başlamışken şu an beklentilerin normalleştiği bir süreci yaşıyoruz fakat güçlü bir kriz/resesyon beklentisi olmasa da küresel ekonomi bir kriz/ resesyon kadar ciddi bir sorunla tekrardan yüzleşme riski ile karşı karşıya diyebiliriz; 2008 Krizi sonrası 2017'e kadar süren küresel durgunluk 1-1,5 senelik aradan sonra tekrardan ortaya çıkabilir.

 Türkiye'de yaşanan sorunların en temel sebebinin yüksek enflasyon olduğu ile ilgili daha önce birçok yazı yazmıştım; dünyada ise çok ciddi şekilde düşük enflasyon sorunu yaşanıyor. Fed başkanı Jerome Powell; düşük enflasyon oranları için zamanımızın en büyük problemlerinden biri tabirini kullandı.

 Aşırı likidite, sıfır faiz vb. birçok faktöre rağmen dünyadaki majör ekonomik bölgelerde bir türlü enflasyon üretilemiyor örneğin aşağıdaki grafikte de görüldüğü gibi Fed 2012'den beri bir türlü enflasyon hedefini tutturamıyor ve hedef ile gerçeklik arasındaki fark her geçen yıl artıyor.



küresel durgunluk riski
Fed Enflasyon hedefi/ Abd enflasyonu grafiği



 Gelişmiş ülkelerde bir türlü ortaya çıkmayan enflasyon bir dönem verimlilik artışı efsanesine bağlanmıştı ama bu gerçek olsaydı finansal şartların normalleşmesi durumunda bile nispeten güçlü ekonomik hareketlilik yaşanması gerekirdi; son bir yılda bunun gerçek olmadığını net şekilde gördük.

 2008 Krizi sonrası yaşanan çöküntüyle aşırı likidite, düşük faiz ortamında enflasyonun ortaya çıkmamasının bir anlamı vardı ama Abd özelinde düşünürsek 2018 yılında yine aşırı likidite ve düşük faiz( halen tarihi normale göre faizler aşırı düşük) ortamında Abd ekonomisi kapasitesinin iki katı büyüdü; bu ortamda işsizlik verilerine bakınca teknik olarak işsiz olanlar(iş piyasasında yeterli talep görmeyen 16-18 yaş grubu, istihdama yeni katılanlar, iş değiştirenler/ yeni iş kuranlar, istihdama müsait olmayanlar(sürekli alkolik vs.)) dışında Abd'de neredeyse hiç işsiz kalmamış olmasına rağmen enflasyon ortaya çıkmadı. Normalde en temel enflasyon teorileri bir noktadan sonra iş gücüne olan talebin iş gücü arzının üstüne çıkması sebebiyle maaşların artmasıyla enflasyonun ortaya çıkacağını iddia eder ve geçmişte bu teoriler hep çalışmıştır; 2018 senesi Abd'sinde neredeyse bütün şartlar sağlandığı halde ortaya çıkmayan enflasyon nispeten zayıflayacak şartlar altında ortaya çıkacak mı ya da Abd'de neden 2018'de çok ciddi şekilde enflasyon ortaya çıkmadı sorgulanmalıdır.

  Son yıllarda yaşanan ve ileride de yaşanmasından korkulan durgunluk riskini tek bir sebebe bağlamak çok zor ama demografik yapının değişmesi sebebiyle maaş talebi konusundaki anomali önemli bir sebep olarak karşımıza çıkıyor; bir üst paragrafta sebeplerini açıkladığım şartlar altında Abd örneğinde çalışanların çok daha fazla zam talebi ortaya çıkması gerekirdi bu da Abd ekonomisini son derece olumlu etkileyecekti. (Zam>Enflasyon>büyüme) yine son yıllarda(2011 sonrası) son derece gevşeyen finansal şartların etkisiyle şirketlerin çok daha rahat koşullarda iş yapıyor olmaları sebebiyle çalışanlarına daha fazla maaş ödemeleri gerekirdi ama Abd örneğine incelersek 1970-2010 arası Abd'de milli gelirinde çalışanların gelirinin payı %68-71 iken 2018 yılında bu oran %66,4' düşmüş; %2 gibi bir enflasyon hedefi olan bir ekonomide sadece bu çelişkinin ortadan kalması durumunda bile hedeflenen enflasyonun çok rahat şekilde sağlanması beklenir. 2018 yılı Abd'si gibi çok olumlu bir ekonomik ortamın üstüne aşırı sıkı bir istihdam piyasasında çalışanların gelirlerinin ekonomideki payı tarihi ortalamalar seviyesinde bile olmaması demografi ile açıklanabilir. Yaşlanan insanlar düzenlerini bozmak istemezler, yaşlıların girişimcilik duygusu nispeten zayıftır; bunlar ve benzeri sebepler etkisiyle de yaşlı insanlar, hak ettiklerinden daha düşük maaşlarla çalışmaya daha meyillidirler; toplum yaşlanınca ise fedakarlık kişisel değil toplumsal bir tercihe ya da Abd örneğinde olduğu gibi soruna dönüşüyor. Abd, diğer gelişmiş ülkelere göre nispeten daha iyi bir demografik yapıya sahip olduğu için enflasyon sorunu Abd'de nispeten zayıf Avrupa-Japonya'da sorun çok daha ağır durumda ki yaşlanan nüfus zaten enflasyon için konum dışında başlı başına bir sorundur. 

 Bir diğer ilginç nokta ise gelişmiş ülkelerde yaşlanan nüfusun ''fedakarlıklarıyla'' katkıda bulundukları durgunluk öncelikle yine aynı kesimin bir ömür boyu yaptıkları fedakarlıkları ciddi şekilde tehdit ediyor.-Link-

Twitter: Yusuf Yüksel 




Facebook: Yusuf Yüksel 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder