2 Mayıs 2019 Perşembe

Güney Kore Efsanesi Sona Mı Eriyor

 Geçtiğimiz günlerde Güney Kore'nin 2019 birinci çeyrek büyüme verisi açıklandı, açıklama öncesi büyüme beklentisi %2.5 iken gerçekleşme %1.8 oldu. Bir önceki çeyrek Güney Kore %3.1 büyümüştü. Güney Kore ekonomisi 2008 krizinin etkileri sona erdiğinden beri ilk defe çeyreklik olarak %2'nin altında performans gösterdi.

  Güney Kore ekonomisi kalkınma  konusunda dünyadaki en başarılı örneklerden biri ki bence en iyisidir; 75 yıl önce üçüncü dünya ülkesi olan Güney Kore'nin sadece iki jenerasyon sonra gelişmiş ülke seviyesine çıkması çok efsanevi bir başarı fakat bu efsane ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmış durumda; Güney Kore'nin büyük başarısının ciddi defoları da mevcuttu ve bu defolara rağmen ilerlemek Güney Kore açısından çok daha güç bir hal aldı. 

 Güney Kore Ekonomisinin sorunlarına gelecek olursak;




1. Demografi Krizi



 Daha önce başka bir paylaşımda gelecekte dünyadaki en önemli doğal kaynağın ''eğitimli insan'' olacağını iddia etmiştim -Link-; günümüzde gelişmiş ülkelerin tamamı demografik sorunlar yaşıyor fakat Güney Kore'de olay çok ileri boyutlara ulaşmıştır. Bir toplumun mevcut nüfusunu koruyabilmesi için doğurganlık oranının 2.11 olması gerekir; Güney Kore'de bu oran 1.3 'e kadar düşmüştür, istatistiklere göre doğurganlık oranı 1.3'ün altına düşerse nüfusun kendini yenilemesi imkansız olur. Dünyada demografik sorunlar ile özdeşleşmiş Çin-Link- ve Japonya -Link- bile doğurganlık oranı konusunda Güney Kore'den çok daha iyi durumdalar.(Doğurganlık oranları:Çin 1.6, Japonya 1.5, Güney Kore 1.3) 

 Yirmi yıl içinde Güney Kore'de iş gücünün yaklaşım 1/5'i yok olması bekleniyor.(%18.7) Önümüzdeki 20 yılda yaş gruplarının bugüne oranla değişimi alttaki grafik gibi olması bekleniyor.


Güney Kore ekonomisi 2019
Güney Kore demografik yapı





  Diğer Asya ülkeleri gibi Güney Koreliler de kültürel olarak çok çalışkan insanlardır fakat bunun yan etkisi ise aile kurmak istememe, çocuk sahibi olmama vs. Güney Kore hükumeti bu sorunu çözmek için haftalık 68 saat olan maksimum çalışabilme süresini 52 saate indirdi. Birçok Güney Koreli üst limitte çalıştığı için doğal olarak çalışma saatlerinin azalması sonucu üretim ve tüketim azaldı.(Maaşlar da düştü.)


2. Büyük Holdingler


 Güney Kore'nin muhteşem kalkınması devletin doğrudan katkısı ile holdingler üzerinden gerçekleşti. Bugün dünyaca ünlü Güney Kore markaları(Hyundai, LG, Samsung vs.) bu holdinglerin markalarıdır ve bu büyük holdingler Güney Kore ekonomisinin %45'ini oluşturuyorlar. 

 Çok uzun yıllar boyunca Güney Kore'nin kalkınmasının ana motoru olan büyük holdingler bugün ise Güney Kore ekonomisinin ilerlemesi önünde bir engel haline gelmiş durumdalar. Bu konuyu burada anladığım kadarıyla açıklamak çok çok zor çünkü sadece büyük holdinglerin Güney Kore ekonomisinin önünün nasıl tıkadığını açıklamak ayrı bir makale olabilir o yüzden sorunun sebebine çok ayrıntıya girmeden basitçe ifade etmek gerekirse bahsettiğim büyük holdingler bütün sektörlerde kartel haline gelmiş durumdalar ve bu kartelleri engelleyecek yasal altyapı Güney Kore'de mevcut değil. Küçük ve orta ölçekli işletmeler ya kartellerin isteklerine boyun eğmek ya da piyasada silinmek zorundalar. Rekabetin zayıf olduğu bir ekonomide de potansiyelin altında kalmak kaçınılmaz.

 Bugün Güney Kore'de bir çocuk daha lise çağında reel sektör ile işbirliği halinde eğitim alıyor ve lise çağında büyük holdinglerde çalışmak çocukların en büyük hedefi haline geliyor.(Dünyadaki en zorlu üniversiteye giriş sınavlarından biri Güney Kore'de, sınav yüzünden ciddi şekilde intihar sorunu mevcut.) Başarılı bir gencin önünde iki şık oluyor ya baş edemeyeceği bir kartele karşı yarı gelirle çalışacak( Küçük ve orta ölçekli şirketlerin ortalama maaşları büyük holdinglerin yarısı kadar ve fark hızla açılıyor.) ya da  Gangnam Style şarkısında işlenen hayata ulaşmaya çalışacak.


güney kore ekonomisi 2019
Güney Kore Ekonomisi


 Gangnam:Seul'ün en zengin bölgesi, Büyük holdinglerin yöneticilerine ev sahipliği yapıyor.

  Kısacası büyük holdingler Güney Kore'de rekabeti, girişimciliği, inovasyonu öldürüyorlar, Güney Kore'nin şu anki Başbakanı Moon Jae-İn bu sorunu çözmek iddiası ile liderliğe ulaşmıştı, kendisi Güney Kore'nin ekonomik modelini tamamen değiştireceğini iddia etmişti, ekonomiyi demokratikleştirme adını verdiği planı şu şekildeydi.

-Küçük ve orta gelir grubunu desteklemeyi hedefleyen kamu  harcamaları ve memur alımı
- Asgari ücreti artırma
-Kurumlar vergisini artırma

 2019'da Güney Kore'de kamu harcamaları %10 arttı, son iki senede asgari ücret toplamda %30'dan daha fazla arttı, 850.000 yeni memur işe alındı, kurumlar vergisi ise %22'den %25'e çıkarıldı. Sonuç ise son derece ilginç !

 Güney Kore ekonomisi yavaşladı, işsizlik arttı, alt gelir grubunun gelirleri ise artmadı aksine azaldı. Kartel durumundaki büyük holdingler artan maliyetlerini müşterilerine yönelttiler veya işçi çıkardılar ama küçük ve orta gelir grubu ise bu baskının altında kaldı.

  Mevcut yönetim büyük holdingleri haklı olarak zayıflatmak istiyorken bir diğer önemli sorun ise büyük holdinglerin de sıkıntıları artıyor.


3. İhracatta Güç Kaybı


Güney Kore ekonomisi benzeri ekonomiler ile karşılaştırılamayacak seviyede ihracata bağlıdır ve bu ihracatı da büyük holdingler sağlıyor. Alttaki grafikte görüldüğü gibi dünyanın en büyük ihracat ülkelerinden Çin, Abd, Japonya gibi ülkelerin ihracatının toplam ekonomi üzerindeki payı Güney Kore'ye göre son derece zayıf Güney Kore'yi ancak çok farklı bir ekonomik yapı olan Almanya ile kıyaslayabiliyoruz (Almanya'nın GSYİH'sının %47'si ihracat kaynaklı) ve bu sebepten  dolayı Güney Kore'nin ihracat pazarlarında zayıflaması ciddi bir sorun.



güney kore ekonomisi 2019
Güney Kore GSYİH'da ihracatın payı


 Son yıllarda Çin'in ihraç ettiği ürünlerin kalitesini artırması sebebiyle Güney Kore hem bölgesel hem de Global pazarda en fazla sorun yaşayan ülkelerden biri oldu çünkü rekabetsiz iç pazar  ve orta büyüklükteki işletmelerin azlığı Güney Kore firmalarını nispeten daha az inovasyon yapmasına(kalite nispeten az artar) sebep oluyor ve bu durum da Güney Kore'yi Çin'e karşı günden güne zayıflatır iken ihracatın nispeten daha az şirket kanalıyla yapılıyor oluşu ekonomiyi daha kırılgan hale getiriyor. Örneğin Güney Kore otomotiv  pazarının %70'ini kontrol eden  Hyundai rekabet gücünü artırmak için 2016'da Meksika ve Hindistan'a üretim kaydırmak zorunda kaldı o günden beri Güney Kore'de üretilen araç sayısı düşüyor, Örnekler çoğaltılabilir.

 Çin'in geçmiş yıllarda olduğu gibi sadece ucuzluğu ön plana çıkaran ihracat modeli hem kendisi için hem de ticaret ortakları için artık sürdürülemez -Link ve Link'in içindeki linkler- o yüzden ilerleyen yıllarda Çin'in Güney Kore ihracat pazarındaki baskısının artacağını tahmin etmek güç değil.


 Özetleyecek olursak;

-Güney Kore ekonomisi için ihracat hayati önemde.

-Büyük Holdingler zayıflarsa ihracatın zarar görmesi beklenir fakat büyük holdingler zayıflamazsa ihracatın önünde yapısal bir sorun var ve günden güne sorun güçleniyor.

- Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin ekonomik yapı içinde gücü çok zayıf ve yapısal sorunların çözümü küçük ve orta sınıfın güçlenmesinden geçiyor fakat son iki sene de görüldü ki bu olay hiç de kolay olmayacak ve başarılı olunursa bu durum da Güney Kore'yi bir üst satırdaki soruna sürükleyebilir, kısacası Güney Kore'nin sorunları paradoksal bir halde ve çözüm büyük bir ustalık gerektiriyor.

Ekleme: Güney Kore gelişmeye nasıl başardı? Türkiye için çıkarılabilecek dersler-Link-

Twitter: Yusuf Yüksel

Facebook: Yusuf Yüksel

2 yorum:

  1. Holdinglerin etkisi ile ilgili ayrı bir makale yazarsınız umarım. Bence Türkiye'de de büyük holdinglerin iş yapış şekilleri küçük firmaların ve start-up'ların (doalyısıyla ekonominin) önünü tıkıyor. Mesela savunma sanayiinde G.Kore'deki durumun çok benzeri olduğunu düşünüyorum. Koç, Sabancı gibi büyük holdingler de, öncelikle yurt dışı ortaklıkla know-how getirip, yurt içi piyasayı kapatma odaklı bakıyorlar gibi geliyor.

    Bir de, yazıda da belirttiğiniz gibi (Başka bir yazınız da vardı bu konuda galiba), demografi bütün gelişmiş ülkelerin sorunu. Tek çare otomasyon veya göçmenlik gibi duruyor. Sanki bir elli yıl sonra ulus devlet, vatandaşlık gibi kavramlar da değişecek.

    Paylaşımlarınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Sadece Güney Kore holdingleri hakkında bir makale muhtemelen fazla okunası olmaz o yüzden konuyu da kapsayan başka bir makale yazmayı planlıyorum.

      Sil

Yusuf yuksel