10 Ağustos 2020 Pazartesi

İhtiyat Akçesi Nedir

Merkez Bankası İhtiyat Akçesi nedir



  Bu paylaşımı uzun zaman önce ihtiyat akçesi nedir sorusu cevap olması için yazmıştım ama gelinen noktada ihtiyat akçesi nedir sorusun kadar ne değildir sorusu da önemli bir soru haline geldi. Merkez Bankası ihtiyat akçesinin hazineye aktarılması sonrası ihtiyat akçesi sosyal medyada yeni bir efsaneye dönüşmek üzere... Sosyal medyada şu türlü yorumlar görüyoruz; Türkiye'nin döviz açığı şöyle, rezervleri şu durumda (Önemli sorunlar) ülkenin kefen parası (İhtiyat akçesi) harcandı ! Merkez Bankası ihtiyat akçesinin böyle bir cümlede kendine yer bulabiliyor olması son derece tuhaf ve bahsettiğim ihtiyat akçesinin efsaneleşmesi ile alakalı bir durumdur. Şunu net olarak ifade etmek gerekiyor; ihtiyat akçesi yorumlarda yer bulduğu kadar önemli bir kavram değildir, Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesinin hazineye aktarılmasına atfedilen önem abartılmıştır ve en önemlisi bu adımın piyasalara olan etkisindeki önemli ayrıntılar tamamen unutulmuştur.

Konu Dışı: Son zamanlarda Merkez Bankası'nın para arzını önemli miktarda artırması, kamu bütçe açığındaki artış ivmesi gibi konular önemli mevzular ama bu konuda buna değinmedim ve İhtiyat akçesinin bu sorunlara etkisi çok az.


İhtiyat Akçesi, ülkenin kefen parası mıdır





 İhtiyat akçesinin efsaneleşmesi sürecinde en fazla işlenen temalardan biri bu... ''İhtiyat akçesi, ülkenin kefen parasıdır.'' Bu cümle uzak geçmişte belki doğruydu, bugün ise yanlış... 2019 yılında Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesi hazineye aktarıldı, bu konuya ayrıca döneceğim ama öncelikle Merkez Bankası için Türk Lirası cinsinden paranın ne ifade ettiğini yeniden hatırlamak gerekiyor. Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesini hazineye aktarması bir nevi para basma işlemidir ve bu işlem ile Merkez Bankası, hazineye +40 milyar TL para aktarmıştı. Alttaki resimde Merkez Bankası'nın haftalık para arzı verileri mevcut, son zamanlarda görülmemiş bir para arzı artışına şahit oluyoruz bu ayrı bir konu ama alttaki rakamlarla (İstediğiniz para arzını baz alın) kabaca 40 milyar TL'i bir teraziye koyunca alttaki işlemi gerçekleştiren kurum için kabaca 40 milyar TL'nin büyük öneme haiz olduğunu ifade etmek çok mantıklı değil.


ihtiyat akçesi nedir

 

O zaman da soru şu oluyor; bu kefen parası muhabbetinin kaynağı ne ? Üstte verdiğim resim 2008 öncesi görseydik bu olayın muhtemelen etkileri çok çok daha net hissedilirdi. 2000 öncesi böyle bir resim gördüğümüzde yıllar boyu sürecek bir sorunun başlangıcından söz ediyor olabilirdik. Üstteki rakamlar bugün için de dikkat çekici rakamlar olsa da dünyada alelade ifadesiyle para basma kavramı geçmişe göre çok daha az önem verilen bir kavrama dönüştü. Bundan 20 yıl önce bir merkez bankası para basmaya başladıysa geri dönülmez sürecin başladığı ( Sürekli olarak artan para arzı, değer kaybeden para döngüsü)  kabul edilirdi ama günümüzde para basma kavramı 20 yıl öncesi gibi değerlendirilmiyor. (Ayrıntılı bir konu, şurada anlatmaya çalışmıştım. Para arzı nedir)

 Bundan 20-25 yıl önce para basma kavramı piyasalar için bir nevi lanetli bir kavramdı, günümüzde bunu yapmayan yok. 20-25 yıl önce para basmak çok rahatsız edici bir kavramken bunun şart olduğu durumlar da ortaya çıkabilirdi (Savaş, felaket, deprem vs.) bu sebeple de bu kavramın olumsuz etkilerinden korunmak için böyle bir yöntem ortaya konmuştu. Acil durumlarda kullanılacak para: İhtiyat akçesi.

  Basitçe açıklamak gerekirse Merkez Bankası'nın kasasında 100/1.000/10.000/100.0000... milyar TL olsun bunun piyasalar için hiçbir önemi yoktur çünkü bu para pasif bir paradır ne zaman ki bu para piyasalara sürülürse para basmanın olumsuz sonuçları o zaman ortaya çıkar/çıkardı. Merkez Bankası geçmişte ihtiyat akçesi ile para basma kavramını kullanmadan ve sınırı belli olan bir para arzını piyasayı ürkütmeden kullanmak için böyle bir yönteme gerek duymuş ve bu parayı zor günlerde kullanmak üzere biriktirmiş. Günümüzde ise yatırımcıların para basmaya bakışı son derece değişmiş durumda ve para basma kavramı geçmişe göre görülmemiş değişikliklere uğradı. Toparlamak gerekirse sınırsız para basma yetkisi olan bir kurumun 40 milyar TL tutarında kefen parasından söz etmek tuhaf olur.

Merkez Bankası ihtiyat akçesini hazineye aktararak para mı bastı


 2019'daki olaya odaklanırsak ben yazıda ısrarla 40 milyar TL'lik bir rakamın hak ettiğinden çok daha fazla önem atfedildiğine işaret ettim ama sonuçta ciddi bir meblağdan bahsediyoruz. Bunun yanında bu sene bundan çok daha büyük rakamlardan söz edebiliyoruz ama küresel iklim buna nispeten elverişli yani geçen sene basılan 40 milyar TL ile bu sene basılan 40 milyar TL'i aynı kefeye koymak çok doğru olduğunu sanmıyorum ama şurada da şu nüans farkına dikkat etmek gerekir.

 2019 yılında ihtiyat akçesinin hazineye aktarılması söz konusu olduğu dönem yüksek finansman maliyeti sebebiyle ekonomi yönetimi ne döviz ne de TL borçlanmaya sıcak bakmıyordu ve bu süreçte para basılıyor algısı ile yüksek maliyetli borçlanma arasında ilki seçilmişti. Bununla beraber Merkez Bankasının ihtiyat akçesinin hazineye aktarılması ne kadar para basmadır tartışılır çünkü ihtiyat akçesi hazineye aktarılırken Merkez Bankası piyasaya farklı kanallardan verdiği likiditeyi de azalmıştı ve para arzında ihtiyat akçesinin etkisini net şekilde görmekte zorlanmıştık yani Merkez Bankası bir cebinden çıkardığı parayı diğer cebine koymuştu.


 Toparlamak gerekirse ihtiyat akçesi mevzusu gerçeklikten kopan bir kavrama dönüşmektedir.

Ekleme: Karşılıksız para basmak






Twitter: Yusuf Yüksel


(27.06.19)


İhtiyat Akçesi ne demek


 Bugün Reuters'te TCMB'nin ihtiyat akçesi olarak ayırdığı parayı yasal bir düzenleme yaparak hazineye aktarılacağına dair bir haber çıktı; öncelikle haber şu an sadece iddia seviyesinde bir teyit veya yalanlama gelmedi.


İhtiyat Akçesi nedir


 İhtiyat Akçesi, TCMB'nın saf karının %20 kadarını zor zamanlarda kullanmak üzere ayırmasıdır;(Ben konu ile bağlantılı yazdım ama genel anlamda şirketler için kullanılabilen bir kavramdır.) TCMB'nin ihtiyat akçesinde +40 milyar TL para birikmiş durumdadır.

 TCMB daha geçen hafta para politikası araçlarıyla 10 milyar TL civarında likiditeyi piyasadan çekerken tek kalemde 40 milyar TL likiditeyi piyasaya enjekte etmesi kendi içinde çelişkili olsa da aksi senaryoda da olumsuzluklar yaşanacaktı.

 Öncelikle bahsedilen senaryo gerçekleşirse bu hamlenin enflasyonist olacağı ve Türk Lirasına değer kaybettirme ihtimalinin kuvvetli olacağını belirtelim.



TCMB ihtiyat akçesi neden hazineye aktarılıyor


 2019 yılı bütçe açığı hedefi 80 milyar lira iken yılın ilk 4 ayında bütçe açığı çok güçlü tek defalık gelirlere rağmen(vergi affı, imar affı vs.) 52 milyar TL'e ulaştı; son zamanlarda ısrarla TCMB temettüsünün öne çekilmesine de hesapta dikkat çekiliyor olsa da normal şartlar altında zaten TCMB temettüsü Nisan ayında hazineye aktarılacağı için  geçmiş aylarda olduğu ayrı bir hesaba gerek olmadığını düşünüyorum.

  Merkezi bütçe yıl sonu hedefinden ciddi şekilde uzaklaşmışken bir diğer önemli nokta ise borçlanma kanallarıdır. Hazine her sene belli bir plan dahilinde iç ve dış borçlanmaya gider ve bu tercihlerin her ikisinin de farklı sonuçları vardır; hazine şimdiye kadar tercihini sıklıkla dış borçlanmadan yana kullandı bunun doğal sonucu olarak iç piyasadan borçlanma ihtiyacı birikti; kamunun iç piyasadan ne kadar fazla borçlanırsa faizlerin o kadar fazla artacağını hesaba katınca senenin kalan bölümünde çok ciddi şekilde iç borçlanma ihtiyacı mevcut bu durumun da diğer makro ekonomik göstergelerin dışında faiz seviyesi üzerinde baskıyı artırması bekleniyor.(Paraya olan ihtiyaç artıkça maliyet de artar.)

 Merkezi bütçenin hem piyasadan daha fazla para talep etmesi sebebiyle faizlerin artması beklenirken(faizler ile büyüme ters orantılıdır) yine ekonomik hareketliliğin(büyüme) çok önemli destekçisi olan kamunun yılın ikinci döneminde yavaşlaması gerekiyordu bu da büyüme senaryolarını daha da kötüleştirebilir. Bu senaryolarla beraber kamunun 2019 hedefinde çok ciddi şekilde sapması da beklentiler arasındaydı.

 Kişisel fikrim haber doğruysa Merkez Bankası ihtiyat akçesi hazineye aktarılarak ekonomik hareketliliğin daha da zayıflamaması(ekonomik daralmanın genişlememesi) hedeflenecek; bu hamlenin tabii ki enflasyonist etkisi ise kaçınılmaz.

 Veriler güncelliğini kaybetmiş olsa da(geçen ayın verileri) ihtiyat akçesine neden ihtiyaç duyulduğunu anlamak için şu makaleyi de okumanızı kuvvetle tavsiye ederim. -Türkiye iflasa mı gidiyor?-

8 yorum:

  1. YAZILARINIZ KAYNAK GÖSTEREREK PAYLAŞABİLİRMİYİM FACEBOOK PROFİLİMDE?

    YanıtlayınSil
  2. yazınızın dışında bir konu ile kapınızı çalıyorum Yusuf Hocam. aklımda bir takım sorular var. izniniz ile soruyorum.
    1. ticaret savaşları yani Çin ile U.S.A. arasında olun bu para kuru savaşları yumuşarsa FED faiz indirimine gider mi?
    2. 2008 yılından yaşanan krizden çıkmak için para basmaya başladılar ve bu şekilde ONS altın tarihi zirveyi gördü. Faiz indirimi olursa Ons altın veya gümüş ralli yapmaya başlar mı?
    3. U.S.A. deki PMI verileri 2008 yılı ilk çeyreğindeki rakamlar ile aynı geliyor ve Çin de Yıllık büyümesi 6.0 altına düştü düşecek Görüşleriniz ve farklı bakış açınız nelerdir.
    SAYGILAR. Cevaplarınızı bekliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar.

      1. Bu soruyu basitçe -anladığım kadarıyla- cevaplamak zor ama ben Fed'ten bu türde bir adım beklemiyorum.

      2. 2008 şartları tekrarlanırsa altının çok çok olumlu etkilenmesini beklerim.

      3. 2020 ekonomik kriz yılı mı makalesinde bu konuyu anladığım kadarıyla cevaplamaya çalışıyorum; bugün zaman bulursam güncelleyeceğim.

      Sil
  3. Teşekkür ederim cevabınız için. güncellenecek makalenizi bekliyorum.

    YanıtlayınSil
  4. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  5. Hocam merhaba, size yazılarımda zaman zaman youtube'dan takip ettiğim, aslen oldukça popülist ve sürekli aynı şeyleri söylediği için acaba sığ mı dediğim Peter Schiff, FED faiz arttıramaz, ekonomi artan faiz yükünü kaldıramaz, boş yapıyor, zaman kazanıyor söylemi son 1 senedir haklılık kazanıyor gibi, ancak kendisin de dediği gibi, bu sonsuza kadar sürdürülemez, örnek olarak Sosyal Güvenlik birikimlerini temsil eden devasa yatırım fonlarındaki paralar aslen bu suni düşük faiz ortamında günbegün eriyor (mu?)
    Geçen gün dillendirilen ABD doları devalüe edilmesi konusunda da kendisinin çokça söylemleri oldu.
    Schiff'ten peygamber çıkartmaya çalışmıyorum, altın fonu yöneticisi olduğu için anti para söylemleri bir yere kadar objektif olabilir ama FED'in arttırdım, arttırabilirim, az kaldı, ha şu tepenin arkasında haline gelen topu taca atmaları, ekonominin faiz artışını kaldıramayacağı ve yaklaşmakta olan daha zor zamanlarda faizi düşürerek ekonomiye can suyu verecek kadar bile payının kalmadığı ile birleşince "felaket ekonomistleri" daha sık aklıma geliyor, siz ne düşünüyorsunuz?
    Mesela doların devalüe edilmesi, doların altın karşılığın kaldırılması gibi, önce şok sonra kabul ile karşılanabilir mi sizce?
    Değerli yazılarınız için sonsuz teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ülkelerin borçluluk oranı sebebiyle faiz artırımlarının ekonomilere ciddi yük olduğu bence de doğru fakat artmayan faizler de borçlanmayı teşvik ettiği için borçluluğu dolaylı olarak da borç yükünü artırıyor bu sebeple sadece yüksek borçluluk sebebiyle faiz artmaz bakış açısını anlamak biraz zor.

      Önümüzde bir kriz var mı belirsiz, bu krizin olup olmadığı kadar ne kadar ağır olabileceği de belirsiz o yüzden felaket geliyor demek için erken ama diğer taraftan dünya ekonomisindeki zayıflık sebebiyle ağır bir krizde cok agır senaryolar bence de söz konusu olabilir.

      Sil