22 Ağustos 2019 Perşembe

Rezerv Opsiyon Mekanizması Nedir

Zorunlu Karşılıklara Kredi Büyümesi Kriteri 


 Daha önce bu paylaşımda zorunlu karşılık oranı ve rezerv opsiyon mekanizmasını anladığım kadarıyla basitçe açıklamaya çalışmıştım o yüzden bu paylaşımda zorunlu karşılık oranı veya rezerv opsiyon mekanizması nedir, ne işe yararlar konusuna değinmeyeceğim.(İlgi duyanlar yazının alttaki güncel olmayan kısmını öncelikle okumasını tavsiye ederim.) Geçtiğimiz gün Merkez Bankası zorunlu karşılık oranı ile ilgili yeni bir karar aldı; karara göre şu an %7 olan Türk Lirası zorunlu karşılık oranı, kredi hacmi büyemesi %10-20 aralığında olan bankalar için %2'e düşürüldü. Merkez Bankası'nın %5 olan Türk Lirası zorunlu karşılık faizi kredi hacmi büyümesi %10-20 aralığında olan bankalar için %15'e çıkarıldı. Her iki karar da bankaları kredi vermeye güçlü şekilde teşvik ediyor.


zorunlu karşılık oranı
Merkez Bankası Türk Lirası Zorunlu Karşılık Oranı


  Yeni ekonomi programında belirtilen 2019 yılı büyüme hedefi %2.3 idi; şu an Ağustos sonu itibariyle bu hedefe ulaşmak çok mümkün görülmüyor, beklentiler 2019 yılında Türkiye'nin daralacağı yönünde; Türkiye'nin 2019 hedefinin uzağında kalmasını bakış açısına göre olumlu ya da olumsuz yorumlayabiliriz. Bir ekonomi potansiyelinin çok altında büyüyorsa harcamalar erteleniyor demektir ki şartlar iyileşirse bu ertelenen harcamalar ekonomiyi çok güçlü şekilde destekler; olumsuz bakış açısıyla bakınca ekonomik büyümede ivme çok önemlidir ve geçmişten gelen olumsuz ivme yakın geleceği de etkiler.

  Yeni ekonomi programına göre Türkiye'nin 2020 yılı büyüme hedefi % 3.5'tur. Modern ekonomide banka kredilerinin büyüme hacmi ile ekonomik büyüme arasında çok çok güçlü korelasyon vardır bankalar kredi musluğunu açmadan Türkiye'nin %3.5 hedefine ulaşması zor. Şu an kamu bankalarının kredi büyüme hacmi %10'nun üzerinde iken yerli özel bankaların kredi daralması %10'a yaklaşmış durumda, yabancı özel bankaların kredi daralması ise %10-15 bandında yani bankaların kredi hacimleri ile ilgili bu resim ciddi şekilde değişmez ise Türkiye'nin 2020 hedefine ulaşması zor ve Merkez Bankası bankaları hedefe teşvik ediyor.

  Banka kredilerinin büyüme hacmi ile ekonomik büyüme arasında net bir orandan bahsedemeyiz ama geçmiş rakamlar biz bankaların kredi büyüme hacminin %10-20 olduğu dönemlerde Türk ekonomisi potansiyeli kadar(%4-5) büyüdüğünü gösteriyor. Gelecek sene için küresel kriz/resesyon beklentileri güçlü, bu senaryoların ötesinde(kriz/resesyon başlarsa bizim bütün hedeflerimizi yeni baştan belirlememiz gerekir.) küresel bir kriz/resesyon yaşamasak bile Türkiye'nin en büyük pazarı olan(Aynı zamanda yatırım, turist vs. kaynağı) Avrupa ekonomisindeki soğumadan etkileneceğiz. 2019'da Türk ekonomisini en fazla destekleyen faktörlerin başında artan ihracat geliyordu fakat Avrupa'daki kötüleşme bize de sirayet etmeye başladı. En büyük pazarımız Almanya'ya ihracatımız(güçlü kur desteğine rağmen) son bir yılda %17,8; sene başından beri %6,4 daraldı. İkinci büyük pazarımız İngiltere'ye ihracatımız son 12 ayda %22,4; sene başından beri %4.3 daraldı. Nispeten kötüleşen küresel ekonomik ortamda Türkiye'nin %3-4 gibi bir büyüme yakalaması için bankaların kredi hacmini artırmasına ihtiyaç var.


zorunlu karşılık kredi hacmi büyümesi
Türkiye'nin ihracat pazarları


  Bu kararın tabii ki olumsuz birçok yanı da mevcut. Öncelikle bankaların kredilerden para kazanırlar ve kredi vermek zaten bankaların amacıdır; bankaları kredi vermeye zorlamanın olumsuz yan etkileri de ortaya çıkabilir.(Kötü kredilerin artması) Alınan karar ile yerli özel bankalar avantajdan yararlanabilmek için 40-60 milyar TL civarında kredi vermek zorunda, yabancılar için rakam bulamadım ama toplamda kabaca 100 milyar TL kredi büyümesinden bahsediyoruz; öncelikle bu durum çok güçlü şekilde enflasyonist(Türk Lirası karar ile beraber değer kaybetti) daha önemlisi Türkiye'nin sorunlarını çözmek için yeterlidir demek zor. Yakın zamanda bu meblağın iki katı kadar para ekonomiyi desteklemek için kamu garantili olarak piyasaya dağıtıldı (KGF) fakat görüyoruz ki o rakam bile sorunu çözmeye yetmedi. Türkiye ekonomisinin sorunu krediye ulaşamama değil, özel sektör bilançolarıdır ve toptancı çözümlerin başarılı olması bence çok mümkün değildir.

Twitter: Yusuf Yüksel

Facebook: Yusuf Yüksel

(Güncelleme Sona erdi.)


Rezerv Opsiyon Mekanizması Nedir

  
Rezerv opsiyon mekanizmasını(Rom) anlamak için öncelikle zorunlu karşılık kavramının anlaşılması gerekir; mevduat toplama hakkı olan bankalar topladıkları mevduatın bir kısmını merkez bankalarında bulundurmak zorundadırlar. Haberlerde sık sık duyduğumuz Merkez Bankası döviz rezervi(brüt) ifadesindeki rezervin çok önemli bir kısmı bankaların merkez bankalarının kullanımına sunmak zorunda oldukları zorunlu karşılıklardır.

 Merkez Bankaları zorunlu karşılık oranlarını kendileri belirler basitçe ifade edersek zorunlu karşılık oranı artırıldıkça piyasadaki likidite azalacağı için doğal olarak enflasyonun düşmesi, yerel para biriminin değer kazanması, ekonomik hareketliliğin yavaşlaması, ekonomik büyümenin yavaşlaması vb. etkiler beklenir yani bir nevi faiz artırma etkisi ortaya çıkar , zorunlu karşılık oranlarında indirim ise piyasada faiz indirimine denk etki oluşturur.Kısacası zorunlu karşılıklar oranlarını değiştirme bir nevi faiz oranlarını değiştirmeden faiz kararı etkisi ortaya çıkarır.Etkili bir para politikası aracıdır.



Rezerv opsiyon Mekanizması ise basitçe bankaların merkez bankalarında bulundurmak zorunda oldukları zorunlu karşılıkların belli kıstaslarla döviz veya altın olarak bulundurma hakkıdır; Türk Lirası nispeten riskli bir varlık olduğu için bankalar genelde zorunlu karşılıkları döviz veya altın olarak Merkez Bankası'nda bulundurmak isterler, ROM sayesinde bankalar Türk Lirası risklerinden kaçınırken Merkez Bankası ise rezervlerini güçlendirir.


rezerv opsiyon mekanizması nedir
Rezerv opsiyon mekanizması nedir


  Merkez Bankası piyasada sıkıntı yaşanan günlerde rezerv opsiyon mekanizmasını kullanarak piyasayı yönlendirmeye çalışır; örneğin bu makalenin yazıldığı gün(09.05.2019) piyasada güçlü bir döviz atağı yaşanıyor, Merkez Bankası Rezerv satmak istemiyor çünkü hem rezervler çok güçlü değil hem de bu hamlenin negatif etkileri de mevcut.(Döviz satmanın sebep olacağı negatif algı) Merkez Bankası, Rezerv opsiyon mekanizmasında  değişikliğe giderek zorunlu karşılıkların döviz olarak Merkez Bankası'nda tutulma olanağını azalttı böylece bankalar döviz satmak zorunda kaldılar,(Türk Lirası desteklendi.) diğer yandan bankalar döviz satarken ellerindeki Türk Lirasının bir kısmını da zorunlu karşılık olarak Merkez Bankası'na verecekleri için piyasada Türk Lirası azalacak ve bu durum da Türk Lirası'nın değerine olumlu yansıyacaktır.

 Bu makale bugün gelen çok sayıda soru için hızla yazıldı; hızlıca yazınca konuyu yeterince açık ifade edip etmediğimden emin olamıyorum. Konunun açık olmayan bir yanı varsa yorumlardan sorarsanız ve ben de biliyorsam açıklarım.

12 yorum:

  1. Dolayısıyla bankalar TL rezervlerini arttırmak için bir miktar faiz arttırabilirler öyle değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normalde beklenir ama bankaların mevduat kararları ! zaten ayrıca ilginç.

      Sil
    2. Yanıtınız için teşekkür ederim...

      Sil
  2. yine etkili bilgilendirici bir yazı.Tşkler..

    YanıtlaSil
  3. Teşekkürler çok güzel

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkür ederşm emeğinize sağlık

    YanıtlaSil