10 Kasım 2020 Salı

2020 Ekonomik krizi

Giriş notu: Bu paylaşımda 2020 ekonomik kriz senaryolar ile doğrudan veya dolaylı olan makaleler bulunmaktadır ve makaleler genelde küresel ekonomi ile alakalıdır. 

2020 Ekonomik Krizi sona mı eriyor


  Dün Pfizer çok önemli bir aşı açıklaması yaptı. Şirketin açıklamasına göre geliştirdikleri bir Covid-19 aşısı 2020 yılı sona ermeden hazır olacak ve otoriteler onaylarsa yıl sona ermeden şirket aşıyı dağıtmaya başlayacak.


 Covid-19 aşısı için son aşamaya gelen birçok şirketten aslında yakın zamanda benzer haberler bekleniyor fakat Pfizer'in aşısının piyasaları ekstra memnun etmesinin sebebi şirketin geliştirdikleri aşının %90 etkinliğe sahip olduğunu ifade etmesi oldu. Şu an devam ediyor olan Covid-19 aşılarının kabaca %60-70 etkinliğe sahip olması bekleniyordu ve aşı haberlerinde ısrarla bu önemli ayrıntı atlanıyor olsa da aslında %60-70 etkinliğe sahip aşılarla küresel salgının gelecek sene bile kontrol altına alınması çok da kolay olmayacaktı fakat %90 etkinlikte bir aşı ile bu senaryo değişebilir.


 Son zamanlarda küresel salgının boyutu 2020 yılının başında ülkeleri karantinaya zorlayan seviyelerin çok üzerinde; 2020 ekonomik krizi hali hazırda dünya ekonomisine büyük zarar vermiş durumda ve dünya ekonomisinin kriz önceki seviyesine dönmesi 2022'de ancak olacak, Çin dışındaki dünyada ise muhtemelen 2023 yılına yakın kriz önceki seviyemize döneceğiz; salgının yeniden dünya ekonomilerine durdurması durumunda bahsettiğim ağır fatura çok daha fazla büyüyecek ve ülkelerin yeniden karantina baskısı altında kaldığı şu dönemde bir aşı hikayesinin ortaya çıkması son derece olumlu oldu.


Pfizer'in aşısı salgını sona erdirebilir mi


 Pfizer'in aşısı gerçekten %90 etkinliğe sahipse Covid-19 sorunu hayatımızdan çıkabilir, şu an dünyada çözülmüş olduğunu kabul ettiğimiz birçok hastalığın aşılarının da etkinliği %90'lar civarında ama bulunan aşının küresel salgını 2021'de tamamen ortadan kaldırıp kaldıramayacağı tartışmaya açık. Öncelikle şirketin kapasitesi gelecek sene sadece 1 milyar dozun biraz üzerinde üretim yapmaya yeterli ve bu sınırlı kaynaktan bütün dünya ülkeleri yararlanamayacak; sadece Pfizer'in aşısı değil, diğer önemli çalışmaların da başarılı olması durumunda bu aşılara öncelikle gelişmiş ülkeler ulaşacak. (Aslında hali hazırda ulaştı da diyebiliriz. Yakın zamanda hazır olabilecek aşıların yarısını dünya nüfusunun %10-15'ine sahip gelişmiş ülkeler sipariş etti bile...) Bu durum dünyada planlı bir dağıtımla daha fazla risk altında olan insanları aşılayarak günlük hayattaki kısıtlamaların daha hızlı azaltılması imkanını ortadan kaldırıyor. Bu arada ekleme yapayım Pfizer'in aşısının 3 hafta arayla 2 doz yapılması gerekiyor yani önemli bir kapasite artışı gerçekleşmezse Pfizer'in aşısı en etkin şartlarda bile sadece 500 milyon civarındaki insana bir seneliğine koruma vaat ediyor.


 Aşıya ulaşabilen ülkelerde bile aşının çok etkin bir koruma sağlaması çok kolay olmayacak çünkü son bir yılda sağlık sorunu ile ekonomik sorun paradoksu içinde kalan otoritelerin tercihlerinde sürekli olarak ekonomik sorunları öncelemesi, ekonomik sebeplerle hızlandırılan çalışmalar, yine ekonomik sebeplerle sürekli olarak servis edilen manipülatif haberler sebebiyle insanların Covid-19 aşıları için bir aşı geliştirme sürecinin doğal bütün aşamaların yerine getirilip getirilmediği konusunda şüpheleri var. Gördüğüm birçok ülkede aşıyı gönül rahatlığı ile yapmayı kabul edecek insan sayısı kararsız ve reddedenleri altında; bu durum kamu baskısı olmadan aşılamanın kolay olmayacağını gösteriyor. Bu sebeple de birçok ülkede sınırlı olan aşıların en etkin şekilde dağıtılması kolay olmayacak.


  Pfizer'in aşısının etkin dağıtımı önündeki bir diğer sorun ise lojistik sorunu olacak. Pfizer'in aşısı şu an en başarılı aşı olmakla beraber en fazla lojistik sorunu vaat eden aşı ve sadece Pfizer'in değil, bütün diğer aşılarında benzer sorunları olacak.


Pfizer'in aşısının -70 derecede muhafaza edilmesi gerekiyor;sıfırın biraz altında soğuklukta ise aşının ömrü sadece beş gün... Bu sınırlılık üretilen aşının hemen insanlara ulaştırılmasını engelliyor; bu aşının insanlara ulaştırılması için zorlu bir organizasyon ve önemli yatırımlar gerekiyor ki Pfizer, aşı çalışmalarıyla beraber bunun muhafazası, lojistiğe ile ilgili çalışmalar yapıyor, yatırımlar gerçekleştiriyor. Dikkatinize çekiyorsa şu an dünyada soğutma alanında çalışan bütün şirketlere yatırımcıların ilgisi artmakta bunun sebebi bahsettiğim durum. ( Konuyla alakası olmayan saçma sapan şirketlerin bile hisseleri sadece soğutma ile alakalı bir alanda iş yaptıkları için değerleniyor.)


 Yazıyı gereksiz şekilde uzatmak istemiyorum ama ben sadece ilaçları muhafaza etme ile ilgili lojistik sorununa değindim fakat şırıngadan aşı tüpüne kadar birçok önemli ürüne olan talep dünyadaki üretim kapasitesinin üzerinde veya kapasiteyi zorlayacak seviyelerde bu durum Covid-19 aşıları bulunsa bile insanların bu aşılara ulaşması konusunda sıkıntılar yaşamasına sebebiyet verecek.


 2020 yılında birçok sağlık şirketi makul gerekçeleri olup olmadığı tartışılabilecek olmasına rağmen küresel salgın sebebiyle yatırımcıların ekstra ilgisine muhatap olmuştu; 2021'de aşıların insanlara ulaşması sürecinde üretimin, lojistiğin bir yerlerinde olan birçok şirket, iş alanı benzer bir hikaye ile karşılaşabilir.


 Sonuç olarak Covid-19 belasından tamamen kurtulma ihtimalimiz ciddi şekilde artmış olsa da bunun yakın zamanda olacağını ifade etmek halen kolay değil.


Not: Bulunan aşı Pfizer ve Biontech'in ortak çalışması fakat ben her defasında bilgiyi tekrarlamak istemediğim için haberlerde ön plana çıkan Pfizer'in ismini kullandım.


Ekleme: Ekonomik krizler








Twitter: Yusuf Yüksel


(09.08.20)

2020 Ekonomik krizi ve Gelişmekte olan ülkeler


 Dikkatlerin Türk varlıklarındaki değer kaybına odaklandığı şu dönemde önemli bir sorun da dikkatlerden kaçıyor. Geçtiğimiz hafta Türk varlıkları için sorunlu bir hafta oldu ama bu Türk varlıklarına özel bir durum da değildi; dolar endeksinin gerilediği bir haftada (-%0,6) Türk Lirası ve emsal para birimleri dikkate değer bir seviyede dolara karşı geriledi.

2020 ekonomik krizi

 Bu hareket neden rahatsız edici sorusuna cevap vermek gerekirse dolar endeksi haftalardır zayıflıyor;yazın başından beri dolar endeksi %5'e yakın değer kaybetmişken gelişmekte olan ülke para birimlerinin çoğuna bu iyileşme yansımadı. 2020 ekonomik krizi ile güvenli liman olarak görülen dolar (Dolar endeksi 100'ün üzerini görmüştü.) yaz başından beri geriliyor. Dolardaki gerileme birkaç hafta önceye kadar daha çok risk iştahındaki iyileşmeye dayandırılıyordu ama son zamanlarda Abd seçimleri, Abd'nin küresel salgında belirgin şekilde olumsuz ayrışması, artan Çin-Abd gerilimi gibi sebepler doların değer kaybetmesinde rol oynuyor yani dolar kendine has sorunlar sebebiyle değer kaybediyor ki görünüm 2008'i de andırmaya başladı. 2008 yılında dolar 90'lı seviyelerin altına düştükten sonra 80'lerin altına kadar aşama aşama gerilemişti ve doların tekrardan güçlenmesi (Dolar endeksinin 90'nın üzerine geri dönmesi) seneler sonra parasal gevşemenin sona ermesi ile gerçekleşmişti. Dolarda çok güçlü bir gerileme senaryosu yeniden gündeme gelmeye başladı. 

 Dolardaki gerilemenin nasıl seyredeceği tartışmaya açık ama doların gerilemesi ve bahsettiğim gibi dolar için çok olumsuz senaryoların gündeme geliyor olmasına rağmen gelişmekte olan piyasalara olan yatırım eğiliminin artmaması rahatsız edici bir durum.Finansal kriz sonrası doların büyük çöküş yaşadığı dönem gelişmekte olan ülkeler için tam anlamıyla altın dönemdi, bu dönemde (2011-2018) gelişmekte olan piyasalara kelimenin tam anlamıyla para yağmıştı. 



 2020 ekonomik krizi ile 2008'deki krizi karşılaştırmak hatalı olabilir ama 2008 sonrası gelişmekte olan piyasalara para yağmasının en temel sebebi reel hatta nominal getiri bulmanın çok zor hale gelmiş olmasıydı ve bugün de reel/nominal getiri bulmak zor hatta 2008'e göre çok daha zor ve reel getiri vaat edebilen gelişmekte olan ülke varlıkları bugün de gözde olmayacak ise ne zaman olacak sorusu önemli bir soruya dönüşüyor.







2020 Ekonomik Krizi ve Gelişmekte olan ülkelerdeki kriz döngüsü



 2020 ekonomik krizi tarihte en ağır krizlerden biri olarak yerini alacak ama bu kriz biz ve benzerimiz ekonomiler için ne kadar kötüdür/kötüydü tartışılması gerekiyor. Geçmişe gidersek 2008 sonrası dünyada aşırı artan likidite gelişmekte olan piyasalara akmıştı bu ivme 2018'de sona erince veya küresel finansal şartlar sıkılaşmaya başlayınca yıllardır çok rahat şartlar altında borçlanan gelişmekte olan ülkeler (Kişi, Kurum, Kamu) ciddi bir dar boğaza düşmüştü. Bir önceki sene 100 yıllık tahvilleri kapışılan Arjantin gibi ülkelerde kriz başlarken yatırımcılar ''Nasıl olsa ödüyor'' gibi bir gerekçe ile Venezuela gibi ülkelere neden yatırım yapmamaları gerektiği öğreniyorlardı. 

 2018'de gelişmekte olan ülkelerde makro ekonomik göstergeler git gide kötüleşiyordu oysa ki dünyada görünüm ise tam tersiydi, dünya ekonomisinin büyüme ivmesinin artması bekleniyordu ve normal şartlarda bu durumun gelişmiş ekonomilerden çok gelişmekte olan ekonomileri pozitif etkilemesi beklenirdi.

 2019 yılı beklentiler ile gerçekleşmelerin ayrıştığı bir yıl olmuştu; dünya ekonomisinin büyüme hikayesini devam ettireceği bir sene olacağını umduğumuz 2019 yılının ortalarında 2020 ekonomik krizi beklenmeye başlamıştı, benim kişisel fikrim Covid-19 salgını ortaya çıkmamış olsaydı da şu an veya yakın gelecekte şu an yüzleşmiş olduğumuz kriz ile yine de karşılaşacaktık. Geçmişte kalan normalde kriz senaryolarının büyüme hikayeleri ile ön plana çıkan gelişmekte olan ülkeleri, gelişmiş ülkelere göre daha olumsuz etkilemesi beklenirdi ama zayıflayan küresel ekonomiye paralel artan teşvikler/destekler sebebiyle bu durumu piyasalarda yaşamadık fakat burada da şöyle bir durum oluştu; dünya ekonomisindeki zayıflama sebebiyle gelişmekte olan ülkelerde reel ekonomiler zayıfladı ama bu zayıflamanın finansal piyasalara nispeten az yansıdığını gördük. (Geçmişteki gibi bir kaçış olmadı.)

 Toparlamak gerekirse küresel ekonominin iyi olduğu dönemler finansal şartların kötüleşmesi, kötü olduğu dönemler ise reel ekonomilerin zayıflaması sebebiyle gelişmekte olan ekonomiler sorun yaşıyor ve üçüncü şık olan kriz de gelişmekte olan ülkeler için istenen olumlu şartları şu an için sunmadı.


  Bir sene önceye kadar sürekli olarak tekrarlanan hikaye hepimizin hatırladığı gibi şuydu: Kriz çıkacak ve ardından gelişmekte olan ülkelere para akacak... Yine hikayeyi geriye sararsak 2008'de krizle karşılaşmıştık ama gelişmekte olan ülkelerin altın dönemi krizin yaralarının sarıldığı 2011'de başlamıştı o yüzden bahsettiğim hikayenin henüz yaşanmaması bu açıdan makul karşılanabilir fakat piyasalara genel bir çerçeveden bakarsak yukarıda bahsettiğim 2008-2011 süreci fırsat kaçırdığını düşünen yatırımcılar (FOMO) sebebiyle çok daha hızlı yaşandığını görüyoruz ama gelişmekte olan ülkeler için ise henüz değil... O zaman da önümüzdeki önemli soru şu oluyor: Gelişmekte olan ülkelerin için pozitif küresel ekonomik iklim nedir?


(17.07.20)


2020 Ekonomik krizi ve küresel borçluluk



 Geçenlerde 2020 ekonomik krizi için alınan önlemlerin uzun vadede neden büyük sorunlara yol açabileceğini açıklamaya çalışmıştım.(Link yazının sonunda)  Linkini verdiğim yazı çok uzun olmaması için rakamlara mümkün oldukça az yer vermiştim, bu yazıda da durumu rakamlarla açıklamaya çalıştım. IMF'e göre küresel kriz için alınan önlemlerin büyüklüğü şimdiden 9 trilyon dolara ulaştı ki bu rakam küresel ekonominin %12'sine denk geliyor. Bahsettiğim destekler genelde kamu aracılığıyla sağlanıyor ve 2020'de küresel kamu borcu küresel ekonominin %105'ine ulaşması bekleniyor. IIF'e göre Küresel toplam borçluluk şimdiden 10 trilyon dolar artarak 255 trilyon dolara yükseldi ve bu rakam küresel ekonominin %322'sine denk geliyor.


 Dünyada devasa bir borçlanma yaşanırken bunun kaynağı ise merkez bankaları. Avrupa Merkez Bankası'nın bilançosu (Bastığı para diyebiliriz.) Avrupa ekonomisinin %52'sine ulaşmış durumda; Bu rakam ABD'de %32 (Karşılaştırma için ifade etmek gerekirse  2008 öncesi 800 milyar dolar olan bilançonun yıl sonunda 8-9 trilyon dolar olması bekleniyor.) İngiltere'de %32 iken Japonya'da ise bu rakam %117.

 Merkez Bankalarının bu kadar açılmasının sonucu ne olur diye fikir yürütmek gerekirse bu imkanları en çok zorlayan ülke gelişmiş ülkeler arasında Japonya'dır. Japonya'nın sadece kamu borcunun milli hasılaya oranı 2020'de %250'e ulaşmış olabilir. (Sene tamamlanmadığı için veriler net değil.) Aynı yolu geriden takip eden diğer ülkelerin farklı bir sonuca ulaşması sürpriz olur.

 Şirketlere odaklanırsak örneğin ABD'de finansal şartların gevşemesi ile bu sene şimdiden 750 milyar dolarlık tahvil ihracı gerçekleşmiş. FED, küçük ve orta büyüklükteki şirketlere 600 milyar dolar büyüklüğünde kredi sağlamış/sağlayacak. ABD'de finansal kesim dışı firmaların borcu ilk çeyrekte (Kriz öncesi/başı) %19 artarak son 40 yıldaki en büyük artışı gerçekleştirmiş. Rakam olarak ifade etmek gerekirse ilk çeyrekte ABD'de firmalar 3 trilyon dolar borçlarını artırmışlar, bir önceki sene bu rakam sadece 300 milyar dolardı.

 Borç yiğidin kamçısıdır diyeceğiz ama olayı bu şekilde yorumlamak çok da mümkün görünmüyor. Normalde borç ödeyebilme kapasitesi ile borçlanma arasında doğru orantı olması beklenir ama tam tersi bir durum ile karşı karşıyayız. Alttaki grafik ABD'de S&P'nin not indirimlerini gösteriyor.




 Grafiği aldığım link şurası: (Link) Linkte de görebileceğiniz gibi bir taraftan şirketlerin kredi notları/borç ödeyebilme kapasiteleri görülmedik şekilde düşerken diğer taraftan şirketlerin borçları da görülmedik şekilde artıyor. Yakın zamanın değil ama ileride bu çelişkinin sonuçlarıyla yüzleşeceğiz.(Covid-19 sonrası ne olacak)

52 yorum:

  1. Bu güzel yazınız için teşekkürler. Bir sonraki yazınızı bekliyorum.

    YanıtlayınSil
  2. Kriz anında altın gümüş süper pirim yapar die düşünüyorum sayın hocam

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok sayıda belirsizlik var ama her kriz hem de sonrasında altın çok ciddi şekilde getiri sağlayabilir; finansal krizde altın fiyatları 700 dolardan 1900 dolar civarına yükseldi.

      Sil
  3. Bir sorum olacak hocam, küresel bir krizde altını fiziki bulundurmak mı yoksa banka hesaplarında bulundurmak mı bizleri daha sağlam bir ortamda bulunmamızı sağlar. Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Altını fiziki olarak bulundurma gereksinimi klasik bir krizden fazlasını gerektirir.

      Sil
  4. Klasik bir kriz den fazlasını ben görüyorum ve sizin de değerli yorumlarınızı merak ediyorum.Klasik bir kriz mi çıkar yoksa büyük bir kriz mi çıkar.Çünkü Kur savaşları bana çok daha inandırıcı geliyor. Bu konu hakkında objektif bir makaleniz daha doyurucu olur. iyi geceler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gelecek kriz şu an belirsiz ama çok zorlu olabileceğini gösteren işaretler var fakat buna rağmen işlerin insanların varlıklarını fiziksel olarak bulundurmasını gerektirecek kadar kötüleşeceğini tahmin etmiyorum.

      Sil
    2. Ağzınıza sağlık, inşallah o durumlara düşmeyiz.

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. Çok iyi bir çalışma tebrik ediyorum.
      Dünya tarihindeki krizleri makro düzeyde bir suni güncelleme, silkelenme, zincirden kotu halka veya halkalarin atılması olarak görüyorum. Korkutucu yani bu işi yönetecek gücün veya güçlerin hep aynı grup olmasıdır.

      Sil
  6. Bütün senaryoları yazabilir misiniz:
    1)Fed faiz indirdi,TCMB indirdi;
    2)Fed indirmedi TCMB indirdi;
    ^)TCMB agresif faiz indirimi yaptı,FED yapmadı...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fed'in muhtemel hamlelerinin Türkiye'ye etkileriyle alakalı bir yazı ile bu paylaşımı güncelleyeceğim.

      Sil
  7. Yusuf Bey kalitwli bir yazı olmuş.
    Bitmesini istemedim doğrusu.samimi olarak söylüyorum.
    Daha önce bahsetmiştiniz.krizler gwnelde on yıllık periyotlar şeklinde oluyor.bunu neyle açıklayabiliriz.
    Benim aklıma borca dayalı kalkınma geliyor.siz ne diyorsunuz.sizin pencerenizde bakarak ne görüyorsunuz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Sistem döngüler halinde kriz üretiyor.

      Sil
  8. Teşekkürler emeğinize sağlık

    YanıtlayınSil
  9. Merhaba. Öncelikle emek harcayıp hazırladığınız, üniversitede işletme iktisat bölümü öğrencileri için ders mahiyetindeki değerli çalışmalarınız için kendi adıma çok teşekkür ederim. Ben İktisadi ve İdari Bilimler, İşletme mezunuyum. Sonra kamu yönetimi ve hukuk ve en son kamu yönetiminde y.lisans yapmak kısmet oldu. Sizin düşüncenizi merak ettiğim bir konu var. Belki daha önce bahsetmiş olabilirsiniz. Aynı konuda vaktinizi alıyorsam kusuruma bakmayın. Yukarıda değindiğiniz konular ışığında ve diğer değişkenlerin sabit kaldığını varsayarak(ceteris paribus), mevcut durumda varsayım olarak piyasada 1 trilyon dolar basılı kağıt para var iken 1 ons altın bin dolar ise ve QE tekrarlanır ve 1 trilyon dolar daha basılır ise yeni durumda bir ons altının iki bin dolar olabileceğini (benzer şekilde, en azından kısa dönemde piyasadaki miktarının artırılması zor veya mümkün olamayan emtialar için ani ve yüksek fiyat artışları) düşünmek, beklemek uygun yaklaşım olur mu? Bu şekilde, 2020 küresel kriz ve altını olanlar için fırsat düşüncesinde olanların yaklaşımı (bazıları altında 5-10 kat fiyat artışları olabileceğini iddia ediyor) sizce ne derece gerçekci bir yaklaşım. Değerli zamanınız ve paylaştığınız bilgiler çok teşekkür ederim... Aydın C.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar Aydın Bey,

      Aslında konu hakkında bir yazım var yeni Qe de varlık fiyatlarının abartılı artması(Özellikle altın ve ikinci dalgada borsalar) benim için sürpriz olmaz.

      Sil
  10. Yani aslında yapılması gereken piyasaları biraz soğutmak, yavaşlatmak. Şu anda freni patlamış gibi gidiyor dünya. Bu da sanırım, insanlar aldıkları borcu ödemeyi reddetmek suretiyle bir şeylerden kısmayı göze almıyorlar. Yani bu borçların ödenebilmesinin tek yolu var, gelir belli gider belli ise, giderin bir kısmını azaltıp, azar azar borç kapamaya dönmesi gerekiyor ki, borçlar azalsın. Mesela az arabaya binerek, az sıklıkla telefon değiştirerek, az yiyerek lakin bu kısır döngüye girmiş durumda. Bunu kırmak da faizi yükseltip biraz harcamaları kısmakla olması gerekiyor. İlaç alıp hastalığı gidermek ve biraz yorgun düşmek yerine, ilaç almayı istemeyip yorgun düşmek istemeyip ölümü istiyoruz o zaman...

    YanıtlayınSil
  11. Yusuf hocam bı bakabilirmsnz yorumunuz nedir ??

    https://www.bloomberght.com/fed-faiz-kontrolunu-yine-kaybediyor-2237896

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haberi okudum da şu an bir sorun olduğuna emin değilim. Aralık'ta Fed erken müdahale etmezse ikinci dalga bekleniyor.

      Sil
  12. Hocam yine müthiş bir yazı .. aslında tüm dünyada olup biteni (büyüyememeyi daralmayi küçülmeyi ) en iyi anlatan kısım

    Abd'de toplam servetin yaklaşık %65'ine sahip %10'luk kesimin toplam borçlulukta payı %28 iken toplam servetin %35'ine sahip %90'lık kesimin toplam borçlulukta payı %72'dir.(2016 verisi ama günümüzde kötüleşme yoksa iyileşme olduğunu sanmıyorum.)

    Daralmayi küçülmeyi engelliyecek büyümeyi ivmelendircek olan kesim borca batmış adam tüketemiyoo geliri gelirleri yetmiyor hadi harciyayim dicsk buda kredi-borç yaratiyor ve istenilen etki küresel olarak gerçekleşmiyor ..

    Dünya da bol para dönemi bitti ucuz para dönemi bitti tüm insanlığın artq iktisat yapma zamanı geldi ..
    Asıl fragman 2020 de
    Büyük gosterjm ABD seçimleri bittikten sonra ki 2021 ocağa çok ilginç şeyler yaşayacağız .. bundan eminim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mantık bedeli ne olursa olsun sorunlara gerçek çözümler üretmeyi gerektirir ama bol para döneminin bittiğine emin değilim. Son on yılda basılan 20 trilyon dolar sa fragman olabilir.

      Sil
  13. Sistemin resetlenmesi gerekir tekrar Qe pek mantıklı sonuçlar doğurmaz .. kısır döngü sikisikliginda dewam eder ..
    Onlarda bunun farkında ama bizler hanehalkı karteller şirketler zombi şirketler bı beklenti içinde olduğumuz için böyle düşünüyoruz ..
    İstediğimizi verseler beklenti yi karsisalar napcaklar 100trilyon mu bascaklar iyi bassinlar bu sefer basar basmaz bu devran başlar başlamaz biter .. çünkü basacaklari miktar ne olursa olsun dünya borcluluk oranının altında kalıcak 260tr$ ..
    Eeee yine gemi yürümucek hocam değil mi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Söylediğiniz tabii ki doğru ama bedeli yüksek olsa da ötelenebilecek sorunlar hep öteleniyor

      Sil
  14. Sonuç ep eksi faiz olur herhalde :)
    Bir yandan basarken diğer taraftan eksi. Faizle parayi yicekler . Bastıkları ni hooop ordan toplucaklar durum yine kendi kendisini yiyen yılana döner demi Yusuf bey
    Kendi kendini yiyen yılana

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok net anlamadım ama Merkez Bankaları negatif faizleri bankaları kredi vermeye zorlamak için kullanıyorlar, sonra da kötü kredilerin artmasına hayret ediyorlar.

      Sil
  15. Düşüncelerinizi ilk defa okudum. Takibe fazlasıyla değer diye düşünüyorum. Sıkışmış kapitalist sistemde 8-10 senelik peryodlarla ortaya çıkan resesyon / ekonomik kriz döngüsünün büyük kapital sahiplerinin menfaatine daha ne kadar sürdürülebileceğini merak ediyorum. Akabinde yaşanacak global buhran sırasında hangi varlıklarda durmamızı önerirsiniz ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kriz/resesyon dönemlerinin başında ne oldiğunu anlayıp altına yönelmek geçmişte hep çok karlı oldu fakat ana belirleyici faktör büyük merkez bankalarının atacağı adımlar olacaktır. İlk makalenin sonundaki linkte soruya biraz daha ayrıntılı cevap vermeye çalışmıştım.

      Sil
  16. siz de video çekseniz okumak zor ouyor

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Video çekmek beceri istiyor, tatilde bile altından kalkamadım fakat bu işten anlayan bir yardımcı bulursam içerik desteği sağlayabilirim.

      Sil
  17. ABD Repo hadisesini durdurmak için

    Sadece 1 ayda 500 milyar $ basacak!

    2008 Krizine kadar 200 yılda 900 milyar $ basmıştı 🤷‍♂️

    Buna rağmen $/TL’nin düşmesini de beklemiyorum

    Ayrıntılar YouTube’da Dünyanın haberi 36. Bölümde

    Bu linkte izleyebilirsiniz👇
    https://youtu.be/xpvvj7iABTA

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Para basma işleminin repo ya da tahvil üzerinden gerçekleşmesinin sonuçları arasında ciddi farklılıklar var.

      Sil
  18. Yusuf bey selamlar altın için kısa orta ve uzun vadede ne düşünüyorsunuz

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şu an hem kısa hem de uzun vadede altına karşı olumluyum.

      Sil
  19. Hocam konuşuyorduk margin debt yazınızda bakın Fed bekle gör veri felan beklemedi .. yaz ayını değil bahar ayini bile beklemedi :))


    Pat diye indirdi hemde 50baz .. indirmeyecegi faiziin sinyalini vermezdi cuma akşamı

    Parasal genişleme geliyorrrr bağıra bağıra sessiz çığlık ..

    Aksiyon alın alınız aldiriniz .. yoksa milletimiz yine artan şişen fiyatlar altında ezilecekkk ..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Parasal genişleme pek enflasyonist olmaz muhtemelen ! Deflasyon önleme amaçlı olur. Henüz Powell ne dedi dinlemedim ama biz konuştuğumuzdan beri mevzu bayağı farklılaştı. Powell'ın piyasaya karşı koyabilecek iradesi olduğunu sanmıyorum ki şu an tamamen hatalı da degil diye düşünüyorum.

      Sil
  20. 10gun önce aldığım arabanin sıfırı 130bin di..
    Bugün güncelleme oldu 149bin .. sizinnd dedignz deflasyon bir kaç ülkede biz Almanya'da yada Amerika'da yaşamıyoruz Türkiye de yaşıyoruz burda vsrlik fiyatları nsiser buda enflasyonist bir ortam yaratır.. ilk basta yaratmaz eed ama bunun sebebi herkesin faiz indirimleri ile paraya erisebilmeleri .. örnek 2018 kur şokumuz

    Neyse bakalım izleyelim daha faiz indirimleri bitmedi Mart ortasi Fed birdsha indirecek ..

    Ve varlık balonları ni ozaman birdsha konusruz..

    Altını takipte kalın
    Asıl fırtına gümüş artmaya başladığında altın fırtınası baslicak ..

    Neyse

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nispi olarak yorumlanır. Bahsettiğiniz gibi birçok coğrafyada %3 enflasyon yatırımcıları şok eder biz de %15 bile büyük etki uyandırmaz. Şu an yaşanıyor olan sınırlı kriz tedarik kaynaklı bir enflasyonist sorun veya kur kaynaklı anormal bir maliyet enflasyonu ortaya çıkarmaz ise dinyada olduğu gibi bizde de nispi olarak enflasyon konusunda olumlu sonuçlar doğurur.

      Sil
  21. Herşeyin anlamı özeti yazının bu kısmında ..

    (( Kararın alınma süreci ise tam anlamıyla garabet... Bir haftadır piyasaları desteklemek için G-7 merkez bankaları başkanları görüşmesi hikayesi gündemdeydi ve çok önemli kararlar alınması bekleniyordu, toplantı gerçekleşti ve sonra gelen faiz indirimi furyasından belli ki toplantıda açıklanmasa da bu yönde kararlar alınmış ama sorun burada başlıyor.))

    Ekonomik olarak en güçlü 7 ülke toplanmis ve karar almışlar yok yaa bizde yedik asıl alinan ilerde olacak kararlar ne yapılacağı orda 7 ülke merkez bankaları na söylendi ..

    Ortak bir bildiri şeklinde açıklama çok komik oluyor milleti keriz yerine koyuyorlar..

    Parasal genişleme geliyor hemde büyük merkez bankaları eliyle o kadar belliki

    Hiçbir iktidar hiçbir MB baskani küresel çöküşü kendi dönemlerinde yaşamak yaşatmak istemez elinden geldiğince ötelemek ister ..

    Bu toplantı olsun bu Trump olsun lagarde boj olsun hepsi birlikte çökmüş. Sistemi yüzdürmek için sorunları krizleri cokusleri para basıp. Oteleyeceklrr benden sonraki ne yapıyorsa yapsın. ..

    Yusuf hocam veri felan bekle gör yalan sistematik. Kriz döngüsü içerisindeyiz parasal genişleme ile otelencek ..

    Sonra parasal sistem kökten degisirmi dolar yerine molar mı olur onu oturur tüm devlet başkanlari Birlesmis milletler gbi bir oturumda günlerce oturum yapıp konuşurlar sonra dünyaya açıklarlar ..

    Ama önce ilkin bas bas paraları Leyla'ya bidaha mi gelicez dünyaya yasiyacaz ..

    O yüzden kovayı dolduralim hepimiz etkilencez ..

    Sağlıcakla

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. QE'nin bir daha aynı verimlilikle sorunları öteleyeceği konusunda şüphelerim var.

      Sil
  22. Covid 19 pandemik salgınının başlamasından önce piyasaların durumu ile temmuz 2020 de piyasaların durumu
    Yaşanmakta olan küresel krizin bir yada iki yıl sonra piyasaların durumunu görmek açısından çok iyi bir veri oldu
    Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği başta olmak üzere gelişmiş ekonomilerin başı büyük dertte çöküşten önceki son çırpınışları görüyoruz bu ekonomik düzen birçok kriz üretti ama bu son ürettiği kriz sistemi kökünden cokertecek gibi görünüyor dünya Yeni bir ekonomik sisteme geçiyor Yeni Dünya düzeninde 2020 öncesi gelişmiş ekonomilerin Amerika Avrupa başta olmak üzere 2020 sonrasında güçlerini kaybedecek Asya Pasifik eksenli Yeni Dünya düzenine hazır olalım

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler ama ben 2020'nin büyük ekonomiler arasında en fazla Çin-japonya ikilisine zayıflatacağını sanıyorum. Aklı selim galip gelirse Avrupanın rolünün güçleneceğini sanıyorum.

      Sil