18 Mayıs 2020 Pazartesi

Türkiye sabit kura geçer mi




Türkiye sabit kura geçer mi



 '' Türkiye sabit kura geçer mi '' sorusu özellikle TL'nin değer kaybettiği dönemlerde gündeme gelen bir konudur.

Kambiyo rejimi nedir


 Kambiyo rejimi bir ülkenin döviz piyasasını yönetme biçimine verilen isimdir; uygulamadan uygulamaya ciddi farklılıklar içerse de iki ana sistem vardır; dalgalı kur ve sabit kur.(kambiyo kontrolü) Dalgalı kur rejiminde yerel para biriminin değerlenmesi arz-talep ilişkisine bağlı olarak piyasada gerçekleşir iken sabit kur rejiminde ise yerel para biriminin döviz birimlerine karşı değerine merkez bankası karar verir.


Türkiye Sabit kur rejimine geçer mi


 Sabit kur rejimi tartışmalarında sık sık bu rejimde Türk Lirasının yüksek bir değerde sabitleneceği ifade ediliyor ki bu hatalıdır basitçe ifade edersek bugün sabit kur rejimi uygulanıyor olsaydı Türk Lirası yine 7.0  seviyesinin yakınında(Yazı yazılırken yaklaşık kur değeri) bir yerde sabitlenecek idi. Merkez Bankası Türk Lirasını dolar/tl 1 liraya sabitleyemez mi? Tabii ki sabitleyebilir fakat Merkez Bankası Türk Lirasını 1 liraya sabitleyip o seviyede kalmasını sağlayabilecek kadar rezerve sahip olsa zaten dalgalı kur rejiminde de dolar/tl 1 lira civarında olurdu yani dalgalı kur rejimi de döviz kuru müdahalesine tamamen kapalı değildir. Dalgalı kur-sabit kur farklılığının temel etkisi yerel para biriminin değerine değil, oynaklığınadır. Türkiye'de reel ekonomi Türk Lirasının değerinin düşük olması kadar oynaklığı ile de sorun yaşamaktadır, yüksek oynaklık iş adamlarının üretim, satış, yatırım planlarını bozmaktadır basitçe ifade edersek devamlı olarak 6,5-7.0 seviyesinde hareket eden bir kurun ekonomiye zararı 7.0 seviyesinde sabit bir kur kadar olmayabilir.


  
 Sabit kur rejimi Türk Lirasının değerlenmesini sağlamaz aksine birçok örnek gösteriyor ki bu rejimde yerel para birimi gelişmelere nispeten yavaş tepki verdiği için nispeten daha fazla risk barındırır ve ekonomide risklerin maliyeti vardır bu sebeple muhtemel bir sabit kur rejiminde kur ekonomideki riskler nispetinde adil değerinin üstünde sabitlenir yine basitçe ifade edersek bugün bir kur sabitleme olsaydı kabaca dolar/TL kurunun şu anki değeri olan 6.9'un üstünde sabitlenmesi beklenirdi.

 Sabit kur rejiminin oynaklığı azaltmak vb. birkaç olumlu etkisi var iken dalgalı kur rejiminin ise piyasa işleyişi ve yönetim açısından çok daha başarılı bir yöntem olduğu genel kabuldür. Türk Lirasının yaşadığı sorunlarda spekülasyon belki manipülasyonların etkisinin olduğu doğrudur  ama süreç farklı olsa da sabit kur rejiminde de spekülasyon/manipülasyon yaşanır, bu tür olumsuzluklar ile kur rejimi arasında bir bağ bulunmaz.

 İran veya Çin gibi sabit kur rejimini kullanan ülkeler ile Türkiye'yi kıyaslamak hatalıdır; Örneğin İran'a bakınca İran'ın zaten yönetmeye çalıştığı güçlü bir döviz piyasası yoktur, İran'ın dış borcunun milli hasılasına oranı %1 bile değildir yine Çin'in sabit kur rejimi yuanın değerlenmesini değil aksine adil olmayan bir seviyede değersiz olmasını amaçlar ve Çin ekonomisini de bu kura göre ayarlamıştır. (Şu an yuandaki değer kaybını Çin'in tercihi ile açıklamak zor.) Abd başkanı Donald Trump'ın Çin'i hedef alan politikaları öncesi Çin'de de dalgalı kur rejimine geçme çalışmaları yapılıyordu.

 Sabit kur sistemi geçiş bahsettiğim gibi çok sınırlı şekilde fayda sağlayabilecek iken birçok dezavantajı beraberinde getirecektir fakat bu türde bir hamlenin yol açabileceği olumsuz algı ise muhtemel faydalar ile kıyaslanamayacak kadar çoktur ki ilk akla geleni sabit kur sisteminin ihtiyaç doğurması kuvvetle muhtemel sermaye kontrolleri ve piyasaların buna muhtemel tepkisidir. Bu paylaşımda konu bütünlüğü dağılmaması için sermaye kontrolleri veya sosyal medyada dile getirilen sabit kur sistemi benzeri senaryolara hiç değinmedim fakat bu paylaşımı ileride benzer konular ile güncelleyeceğim.

Sonuç olarak sabit kur sistemi senaryolarının Türkiye'ye sınırlı bir fayda sağlaması bile tartışmalı iken birçok zararı vardır; Türkiye en zor zamanlarda bile kambiyo rejimini tartışmaya açmamıştır.

Ekleme: - Bankalardaki dövizlerin karşılığı var mı -


Arjantin'deki tuhaf örnek


 Türkiye sabit kura geçer mi sorusuna daha önce cevap vermeye çalışmıştım ama soyut bir konudan bahsetmek çoğu zaman zorlu oluyor bu yüzden somut bir olayla konuyu güncellemek istedim. Türkiye'de dile getirilmesi yatırımcıları ürküten sabit kura geçiş senaryosu birçok ülkede olduğu gibi yerel para birimini makul değerinden değil de olduğundan aşağılarda bir yerlere sabitleme senaryosudur ve dünyada bunun da başarısız örnekleri vardır fakat bu yönde adımlar faydadan çok zarara sebep olmakta, sorunları daha da artırmaktadır.

 Somut bir olayla ifade etmek gerekirse Arjantin geçtiğimiz yıllarda yaşadığı kur krizini sermaye kontrolleri ile çözmeyi denedi ama sonuç olarak yerel para biriminin istikrarı sağlanamaz iken sistemden daha fazla para kaçışı, kuvvetlenen dolarizasyon ortaya çıktı.

 Şu an Arjantin'de resmi dolar/peso kuru yaklaşık 70 iken Covid-19 salgını sebebiyle kara borsada Arjantin Pesosu dolara karşı yaklaşık 140 seviyelerine gerilemiş durumda yani resmiyette pesoda sınırlı bir değer kaybı varken kontrol dışına çıkmış realitede devalüasyon %100'u ulaşmış durumda. Bir ekonomide bu kadar derin çelişki yaşanıyorken bunun saçma denebilecek sonuçlarının ortaya çıkması da kaçınılmazdır.


 Arjantin'de ithalat resmi kur ile yapılıyor ama ülkeye giren ürünler peso ile satılıyor, Arjantin'de dolarizasyonun yüksek olması sebebiyle halkta döviz bulunmakta ve resmi kur ile alınmış ithal ürünlerde şu an kabaca %50 iskontolu hale geldi ! Bu sebeple de krize rağmen halkın ithal mallara olan talebi abartılı şekilde arttı.(Araba gibi ürünler ayrıca servet koruma aracı olarak da görülüyor.) Yani basitçe özetlemek gerekirse sermaye kontrollerinin sebep olduğu çelişkiler sebebiyle Arjantin'de kağıt üzerinde alım gücü inanılmaz düşerken realitede ise insanların alım gücü artmış durumda ve aradaki farkı da bir nevi kamu gücü finanse etmeye başlamış; düşen alım gücü ve hali hazırda sorunlu olan makro ekonomik gerçekleşmelere rağmen Arjantin'de hükumet inanılmaz bir ithalat teşviki başlattı diyebiliriz !


 Arjantin'de dolarizasyon zaten yıllardır kendi kendini besleyen bir kısır döngüye dönmüş durumda; peso değer kaybettikçe insanlar dövize yöneliyor, insanlar dövize yöneldikçe peso değer kaybediyor bu sebeple de pesoya değer kaybettirerek bahsettiğim çelişkiyi ortadan kaldırmak zor, bu da ithalatı önleyici önlemleri şart koşuyor ki bu durumda yeni tuhaf çelişkileri, zorlukları beraberinde getirecek.

 Yazıyı daha da uzatabilirim ama özetlemek gerekirse kambiyo rejimi ne olursa olsun bir para birimin olmadığı bir değere ulaştırmak, orada tutmak mümkün değildir ve bu yönde atılmış iyi niyetli, kağıt üzerinde doğru adımların bile zararı faydasından çoktur. Dünyada başarılı olabilmiş tek bir sermaye kontrolü örneği yoktur, var olan bütün örnekler sorunları daha da karmaşık bir hale sürüklemiştir. 



Twitter: Yusuf Yüksel





14 yorum:

  1. Güzel bir yazı olmuş Teşekkürler, misal Türkiye Cumhuriyetini yöneten hükümet böyle bir gaflete düştü, dolar ilk tepkisi ne kadar çok değer kazanır Türk Lirası Karşısında.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Ali Bey.

      Açıkçası böyle bir şeye ihtimal vermediğim için bir rakamda aklıma gelmiyor fakat ''Döviz kurlarını düşürmek için sabit kur'' haberleri kötü niyetli değilse saçmadır diye düşünüyorum.

      Sil
  2. Hocam, dikkatimi çeken bir husus var. Sizin gibi, makro değerlendirmeler yapan, Uğur Civelek mesela 90 dakika yorum yapıyor, sorulan soru, DOLAR NE OLUR?
    Adam global sanayi üretiminde yaşanan düşüşü,parasal genişlemenin yanında devreye sokulan maliye politikalarını, ne bileyim Türev piyasalarının yarattığı birikmiş yıkıcı etkiyi anlatırken, dolar ne olur diyenlere şaşırıyorum.
    Evet, ben de dolar ne olur diyorum, ama TR'de değil, dünyada :)
    Hocam, bunun yanında, TÜREV piyasaların denetime tabii olmadığı, ya da çok sınırlı denetimle işlem gördüğü, çok yüksek kaldıraçlar nedeniyle global krizin ateşleyicisi olabilirler mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. girmeye çekindiğim bir konu çünkü normal piyasadaki risk zaten anormal seviyelerde türev piyasalarda bu risk minimum 10 katı. 70-80 trilyon dolarlık dünya ekonomisi ile ilgili 700-800 trilyonluk işlemler yapılıyor !

      Sil
  3. Hocam bu arada sabit kura geçiş sebebi, şu olabilir mi?
    Malum bankalarda kaydi para var, dolarizasyon bir hayli fazla, kamu bankalarının döviz kurlarını kontrol etmek üzere yaptığı enteresan uygulamalar her geçen gün daha fazla konuşuluyor.
    Bu kaydi para mevzusu ve uygulamalar nedeniyle bankalardaki olduğu iddia edilen dövizin yokluğu nedeniyle, dövizi TL'ye fiksleyerek, para basarak bu döviz eksikliğini, vatandaşın döviz birikimini "hiç" ederek aşmayı düşünmezler mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok net olmadı o yüzden anlayamadım.

      Sil
    2. Hocam dolarizasyon sonucu bankada biriken bankada doviz cinsi mevduatlarin karsiligi olmamasi senaryosunu ifade etmeye calistim.
      Bu tur bir yorum okumustum, bankadaki kismi karsilik sayesinde, var gibi gorunen dovizlerin karsiliginin olmamasi.
      Iste nihai tikanma noktasinda, "100.000 dolar mevduatinizi 700.000 TL olarak Turk Parasina cevirdik" denirse doviz karsiligi olmamasi sorunu ortadan kalkar.
      Tabii yerli para tuvalet kagidi seviyesine iner ama hosgeldin ucuz TL, ucuz isgucu, ve devlete doviz transferi.
      Cok mu distopik hocam?
      ABD altin icin benzerini yapmamis miydi?
      Belli bir miktarin uzerinde altin bulundurmak federal suc halini aldi.
      Fiks deger uzerinden insanlari altinlarini bozdurmaya zorladilar.
      Cil cil altin karsiligi kagit para.
      Bizde de dolar karsiligi kendi uretimi kagit maliyetli TL
      Yani dolar hesaplarini TL'ye cevirmenin devlete boyle zalimce bir faydasi olmaz mi?

      Sil
    3. En başta şunu ifade edeyim bankada dövizin karşılığı olmaması gibi bir durum yok ve 100 bin dolar 700 bin liraya çevirilirse bu olayın bir mantığı kalır mı? Bu işe hiç girilmeden 100 bin dolar 600 bin lira değil !

      Sil
    4. Hocam sağolun cevabınız için, belki ekonomi bilgim çok zayıf olduğu için saçmalıyorum, ama Türkiye açısından düşünecek olursak, TL emisyonunu arttırarak (bir nevi karşılıksız) bu operasyonu finanse edebiliriz varsayımıyla sordum. Doların TL karşılığının 6-7 ya da 8 ile fikslenmesinin bir anlamı kalmıyor bu durumda.
      Peki, gene anlamak için soruyorum, zorunlu karşılıklar % 12 diyelim, bu durumda bankadaki 100 Milyar doların 12 Milyar doları karşılığa sahip olmuyor mu?
      Hocam komplo teorilerini beslemek amacıyla sormuyorum, sadece bu yukarıda anlattığım şekilde, vatandaşınızın döviz birikimini, emisyonunu kendi kontrol ettiğiniz para birimine çevirmek, bedavaya kaynak transferi olmaz mı?
      Bunun pratikte imkansızlığı vardır belki, ama anlamak için soruyorum.

      Sil
    5. Hayır biraz kavram kargaşası oldu sanki... Yanlış anlamıyorsam devlet döviz mevduatının bir kısmını değil tamamını kullanmak istermez mi diye soruyorsunuz.(Fayda ve zararıyla) Bu bir ihtimal ama devletin bunun için sabit kur rejimine ihtiyacı yok. Devlet istiyorsa(Devlet değil de ekonomi yönetimi daha uygun ifade olabilir) zararını göğüslemek koşuluyla Tl basıp döviz alabilir.

      Sil
    6. Kisiler TL basimi yoluyla doviz alindigini kisa surede fark ederler, bu durumda dovizin daha da yukari gidecegi beklentisiyle doviz satmazlar bence, iste bunun yerine metazori yoluyla yerli ve milli para zorunlu hale getirilirse, tek seferde cozulmus olur.
      Venezuela'da resmi kura gore ornek veriyorum 1 dolar 6 yerel para birimi, ama sokakta 25 yerel para birimi degil miydi hocam.
      Zaten boyle bir metazori halk acisindan cok tatsiz tabii, temenni etmiyorum ama sizin "olmasi mantiksiz" aciklamaniz, bu senaryoyu ele almiyor gibi geldi.

      Sil
    7. Bunun için elde edilecek döviz miktarının ihtiyaç duyulacak döviz miktarı kadar olmadı gerekmez mi? Çünkü kaynağın akışı engellecek. Aslında bu şekilde elde edilebilecek miktar yeterli olabilecek olsa zaten mevcut sıkıntılar yaşanmaz.

      Sil