15 Temmuz 2019 Pazartesi

Caatsa Yaptırımları Nedir

 Caatsa; Abd'nin düşmanlarıyla yaptırımlar yoluyla mücadele etme yasasının kısaltılmış adıdır. Ağustos 2017'de mevcut başkan Donald Trump döneminde yürürlüğe girmiştir. Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemini satın alıp Türkiye'ye getirmesi sonrası Abd'nin Caatsa yasası kapsamında Türkiye'ye yaptırım uygulama ihtimali ortaya çıkmıştır. Caatsa yasası 231. madde, Rusya savunma silahı alan kişi veya kurumlara yaptırım uygulamayı öngörüyor.

Donald Trump Caatsa Yaptırımlarını önleyebilir mi



Türkiye-Abd gerginliğinde Abd kongresi(Temsilciler meclisi ve Senato) ile Abd Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yaptırımlar konusunda görüş ayrılığının mevcut olduğuna dair iddialar var; bu ayrı bir tartışma konusu olmak ile beraber Donald Trump'ın isterse bile Türkiye'ye yaptırımları engelleyemeyeceği iddiası da bazı medya organlarında dile getirilmektedir, bu bilgi tamamen hatalıdır; Donald Trump kendi başına Türkiye'ye yaptırım uygulamayı engelleyebilir.

Merkez Bankası Net Döviz Rezervi Temmuz 2019



 Merkez bankasının net döviz rezervleri hakkında internet ortamında net bir veri bulmak zor çünkü her haber kaynağı farklı bir bakış açısıyla haberi sunduğu için Merkez Bankasının net döviz rezervi hakkında bilgi bulmak zorlaşıyor. Bir önceki hafta Merkez Bankası net döviz rezervi 29.1 milyar dolardı.(28  Haziran) Bugün açıklanan son veriye göre Merkez Bankası Net Döviz Rezervi 30.1 milyar dolara yükselmiş.(5 Temmuz itibariyle Merkez Bankası net döviz rezervi)

12 Temmuz 2019 Cuma

Türkiye'nin kredi notu ne demektir

 Bu gece Fitch Türkiye'nin kredi notunu BB'den BB-'e düşürdü. Son durumda S&P'nin notu Moody's'in notuyla aynı seviyede iken Fitch'in notu diğer iki kuruluşun bir  kademe üstündedir.


 Kredi derecelendirme kuruluşları nedir? Ne Yaparlar?


 Kredi derecelendirme kuruluşları ülkelerin, şirketlerin, kurumların yükümlülüklerini zamanında ve tam olarak yerine getirip getiremeyeceğini değerlendiren kuruluşlardır; dünyada onlarca kredi derecelendirme kuruluşu vardır ama bunlardan Fitch, S&P ve Moody's ise diğerlerine göre daha fazla itibar görürler. Her kurum değerlendirmesini kendi hesabına göre yapar. Kredi derecelendirme kuruluşları gerçekleştirdikleri değerlendirmeler sebebiyle piyasaya çok güçlü şekilde etki edebiliyor olsalar da bir denetlenme mekanizmasına bağlı değillerdir.

10 Temmuz 2019 Çarşamba

2020 Ekonomik kriz yılı mı

 Geçtiğimiz hafta G-20 Osaka toplantısı sonrası ''Ticaret Savaşları'' korkularının yatışması sebebiyle 2020 yılına dair beklentilerde iyileşme yaşandı/ yaşanıyor. Daha önce 2020 ekonomik krizi senaryoları ile Donald Trump'ın seçim kampanyası arasında bağ kurmuştum, kategorik olarak her türlü komplo teorisine karşı olsam da Donald Trump'ın kendi kişisel siyasi kariyeri için Abd-Çin ticaret müzakereleri vb. birçok faktörü kullanarak Fed'i reel ekonominin gereği olarak yorumlanamayacak adımlar atmaya zorladığını ifade etmiştim. -Bu makalenin altında konu hakkında makale mevcut, ayrıntılar için o yazıyı okumanızı tavsiye ederim.- 

Abd-Çin liderlerinin tekrardan ticaret müzakerelerine dönmesi 2020 yılına dair beklentileri olumlu şekilde etkilemesi bekleniyor, 2020'e dair olumsuz beklentilerin tek sebebi muhtemel bir Abd-Çin Ticaret Savaşı olmasa da en önemli etmen iki ülke arasındaki ticaret gerginliğidir. Kategorik olarak komplo teorilerine karşıyım fakat 2020 yılına dair kriz/resesyon senaryolarında Donald Trump'a pay biçmemek çok zor. 2019 yılı başında dünya ekonomisine dair beklentiler olumlu iken Abd-Çin ticaret müzakereleri bütün beklentilerin aksine anlaşma sağlanamadan sonlandı ki daha önce ifade ettiğim gibi ''2020 ekonomik krizi'' senaryolarının ortaya çıkmasına sebep olan en önemli sebep bu olaydır. Abd-Çin ticaret görüşmelerinde iki ülkeyi de memnun edebilecek bir çerçeve bulmak imkansız (Şurada uzunca anlatmaya çalıştım-Ticaret Savaşları-) ama çok uzun süre devam eden müzakereler sonucunda iki ülke makul bir çerçevede anlaştılar; bu makul çerçeve benim değil birçok Abd'li  yetkilinin ifadesiydi ama tam anlaşma imzalanacak iken müzakere masası Trump tarafından devrildi; Peki şu an tekrar müzakere edilebilecek/koparılabilecek ne tür bir taviz olabilir? Bir değişiklik olmayacak ise neden dünyayı krize sokabilecek bir sürece  gerek duyuldu? Abd tarafı müzakerelerden istediğini alamadıysa neden daha önce görüşmeler için son derece olumlu ifadeler kullandı? Sorularının cevabı yok. Trump, yaklaşan 2020 seçimlerine çok daha iyi bir ekonomik ortamda girmek istiyor fakat istediği desteği Fed'ten alması zor.

7 Temmuz 2019 Pazar

Japonya Ekonomisi Neden Resesyondan Çıkamıyor?

Japanification


 Japonlaşma anlamına gelen bir kelime olan ''Japanification'' ekonomi litaratüründe ise deflasyon tuzağına düşme anlamına gelir. 1980'li yıllarda Japon ekonomisi dünyanın parlayan yıldızı idi, bütün veriler doksanlı yıllarda Japonya'nın dünyanın en büyük ekonomisi olacağını gösteriyordu, Japonya'nın yeni milenyumda dünyanın yeni süper gücü olması bekleniyordu. Doksanlı yıllarda ekonomi ile ilgili yayınlarda en popüler konulardan biri Japonya'nın muhteşem ekonomik yükselişi ve bu durumun muhtemel siyasi, diplomatik, kültürel vb. sonuçlarıydı. 

 1990'lı yıllarda günümüze benzer (Ticaret savaşlar) bir küresel konjonktür mevcuttu; doksanlı yıllarda Fed günümüze göre son derece muhafazakar bir merkez bankası idi; diğer tarafta devrin diğer büyük merkez bankaları ise(Fransa, İngiltere, Japonya, Batı Almanya) Fed'i muhafazakar yapısını suistimal ediyorlardı çok basitçe ifade edersek 1980-85 arası Abd ekonomisi hem ciddi şekilde cari açık veriyordu hem de ekonominin genel görünümü zayıftı, buna rağmen Abd doları endeksi(DXY) bu süreçte %50 civarında değer kazanmıştı. Abd'li şirketler bu durum sebebiyle devamlı olarak rekabet gücü kaybediyorlardı ve duruma hükumetin müdahalesi için kampanya başlattılar, kampanyalar sebebiyle Abd'de korumacılık kanunları çıkarıldı. Abd'deki korumacı tavır sonrası devrin büyük merkez bankaları bir nevi fair-play anlaşması olarak yorumlayabileceğimiz Plaza Anlaşmasını imzaladılar.

Yusuf yuksel