30 Ekim 2020 Cuma

Neye yatırım yapmalı

Ekonomik krizde neye yatırım yapılır


Giriş Notu: Bu yazıyı 2018'de ekonomik krizde neye yatırım yapılır , resesyondan neye yatırım yapılır gibi soruların sıklıkla sorulması üzerine 2008 özelinde geçmiş krizlerde yatırımcıların neye yatırım yaptığı, geçmişte kriz dönemlerinde piyasaları etkileyen dinamiklerin ne olduğu konuları hakkında yazmıştım. 2020'de krizin başlaması ile ekonomik krizde neye yatırım yapılır sorusu geçmişte kalan bir konudan çok güncel bir konuya dönüştü ve daha çok güncel olarak piyasalarda neler oluyor sorusuna cevap arayanların ulaştığı bir yazıya dönüştü. Ben de bu yazıda güncel olarak piyasada gerçekleşen gelişmeleri paylaşıyorum. 

Bu paylaşımda neler var:




  • Deflasyon senaryoları ve altın fiyatları
  • Türk Lirasında Ayrışma, Avrupa'da önemli karar
  • TCMB'den sürpriz karar
  • Merkez Bankası'nın önemli faiz kararı
  • Avrupa'da kısıtlamalar yeniden başladı
  • Türk Lirası neden değer kaybediyor

(30.10.20)


 Dünyada Covid-19 salgını güçlenmeye devam ediyor; dün (29 Ekim) dünyadaki vaka sayısı 545.945 ile neredeyse her hafta olduğu gibi yeni bir rekor kırdı. Dün ABD, Almanya, İtalya, İspanya gibi bir çok ülkede yeni vaka sayısı rekor kırdı; Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde ise yeni vaka sayısı birkaç gün önce rekor kırmıştı. Avrupa'nın beş büyük ülkesini baz alırsak (Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya) geçen sene karantinalar öncesi beş ülkenin toplam ortalama günlük vaka sayısından daha fazla rakamları şu an bu ülkelerin çoğunda günlük olarak görüyoruz. Bu şartlar altında yöneticiler ne kadar ısrarla kısıtlamaların geri gelmeyeceğini iddia etseler de piyasalar buna ikna olmakta zorlanıyor. ABD tarafında ise vakalar yaz aylarında Avrupa gibi gerilememişti ve  vakalar şimdiden yaz aylarını da geçip günlük +90 binli rakamlara ulaştı.


 Sonuç olarak piyasalar büyük ekonomilerde kısıtlamaların geri gelmesi ihtimalini daha fazla ciddiye almaya başladı ve bunun altın fiyatları üzerinde etkisini görmeye başladık.


Avrupa'da hali hazırda zaten deflasyon yaşanıyor ve karantinaların tekrar başlaması bu deflayonist baskıyı artıracak. Altının tarih boyunca en önemli misyonu insanları enflasyondan korumak olmuştur ve doğal olarak deflasyon beklentileri altını olumsuz etkiliyor.

neye yatırım yapmalı 2020


 ABD seçimlerindeki kutuplaşma sebebiyle her iki tarafında seçimi kaybetmeleri durumunda buna itiraz edebilme ihtimali mevcut. ( ABD'de çok sayıda insan hilesiz bir seçimde kendi destekledikleri adayın seçimi kaybetmesinin imkansız olduğuna inanıyor ve tuhaf şekilde bu inanca sahip insanlar her iki partiye de eşit miktarda dağılmış.) Muhtemel kaos ihtimali de altın fiyatlarını destekler. Bir kaos ortaya çıkmazsa bile beklendiği gibi seçimleri Biden kazanırsa Biden'ın vaatleri altını olumlu etkileyebilir diyebiliriz (Biden Başkan olursa altın fiyatları ne olur) fakat Biden'ın vaatlerini rahatlıkla gerçekleştirebilmesi için senatonun da demokratlara geçmesi gerekiyor ama anketler senatonun da demokratlara geçmesi ihtimalini Biden'ın başkanlığı kadar güçlü göstermiyor yani bu konuda bir belirsizlik var.


  Toparlamak gerekirse yatırımcılar dünyada deflasyonun güçlenmesi ihtimalini fiyatlamaya daha meyilli ve deflasyon senaryoları en önemli misyonu insanları enflasyondan korumak olan altını olumsuz etkiliyor.


 Altın fiyatlarını etkileyen bir diğer önemli gelişme ise merkez bankalarının 2010'dan beri ilk defa altın konusunda net satıcı konuma geçmeleri oldu. Dünya altın konseyinin verisine göre 2020 üçüncü çeyrekte merkez bankaları 12.1 ton altın satmışlar. Merkez Bankalarının altın alımları son iki senede rekor kırmıştı. Fiziksel altın talebi (Mücevherat) ve merkez bankalarının talebindeki zayıflama altın fiyatları üzerinde baskıya sebebiyet veriyor. Rusya, Türkiye gibi sürekli olarak altın rezervini artıran ülkelerde bile altın rezervleri uzun süre sonra ilk defa zayıflamış ama bunun nedeni merkez bankalarının altına dair beklentilerinin bozulması mı tartışılır; son yıllarda güçlü altın talebi ile ön plana çıkan birçok merkez bankası (Çin, Rusya, Türkiye vs.) 2020'nin sıkıntıları sebebiyle altın talebini sürdüremiyor veya rezervlerini azaltmak zorunda kalıyor. Merkez Bankalarının altına yaklaşımı için daha normal şartlarda tercihleri ne olacak sorusu önemli fakat sonuç olarak altın fiyatlarını etkileyen en önemli faktörlerden fiziksel altın talebi uzun zamandan beri altın fiyatlarını desteklemiyor; altın fiyatlarını sürükleyen ana dinamik ETF'ler (Kağıt altın) oluyor.




Twitter: Yusuf Yüksel 

(28.10.20)

TL'de ayrışma ve Avrupa'da önemli karar

 Türk varlıkları için zorlu bir dönemdeyiz. Türk Lirası bugün dolara karşı 8.2 değerini test etti. Son zamanlarda ABD'deki destek paketinin çıkamaması sebebiyle güçlenen dolar haberleri basında daha fazla yer buluyor olsa da dolar endeksi bir süredir zayıflıyordu ve emsal para birimlerinde bunun etkisini görüyoruz; haftalık veya aylık vadelerde Türk Lirası zayıflarken emsal para birimleri güçlenmiş.


neye yatırım yapmalı 2020




  Türk Lirasında gerçekleşen fiyatlama ile ABD seçimleri arasında bağ kuruluyor olsa da bu durum da tartışmaya açık olabilir. İyice yaklaşan ABD seçimlerinde Biden'ın yeni başkan seçilmesi ihtimali güçlü görünüyor ve Biden'ın seçilmesi Türk Lirası için olumsuz değerlendiriliyor ki Biden'ın kazanma ihtimali arttıkça TL'de zayıflama görüyoruz yine Biden'ın kazanması senaryosunda bu durumdan olumlu etkilenecek varlıklar arasında sayılan Meksika Pesosu da son bir ayda dolara karşı en fazla değer kazanan varlıklar arasında fakat ABD seçimleri ile arasında bağ kurulan Rus Rublesi veya ons gümüşte seçim etkisini göremiyoruz.

 Dolar tarafına geri dönersek ABD'de destek paketinin en az birkaç hafta ötelenmiş olması dolar için olumlu bir gelişme ama beklentiler doğrultusunda Biden başkan olup ABD'de diğer seçimlerden demokratlar güçlü çıkarsa son zamanlarda konuşulanlardan çok daha büyük bir destek paketi söz konusu olacak ki bu dolar için olumlu bir gelişme değil. ( Daha önce destek paketleri ile ilgili çok sayıda yazı yazdığım için yeni bir yazı yazmak istemedim, eski yazılarımı okumayanlar için daha önce yazdığım bir yazıyı yazının sonuna ekleme yaptım.)


   Doların değerini kısa vadede etkileyecek diğer önemli gelişme ise Avrupa ve Avronun durumudur, önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan Avrupa Merkez Bankası toplantısından avro ile ilgili çok önemli kararlar çıkabilir.


 DSÖ geçtiğimiz günlerde Avrupa'nın yeniden Covid-19'un küresel merkezi haline geldiğine dair demeç verdi. DSÖ'nün açıklamasına göre son zamanlarda dünyadaki vakaların %46'sı, ölümlerin ise üçte biri Avrupa'da görülüyor. Avrupalı yöneticiler uzun zamandır yeni kısıtlamalara taraftar olmadıklarına dair söylemleri tekrarlıyor olsalar da bu söylemlerin piyasalar üzerindeki etkisi zayıflıyor çünkü salgın yeniden Avrupa sağlık sisteminin sınırlarını zorluyor. Avrupa'nın birçok yerinde geceleri sokağa çıkmak yasaklandı, salgından en fazla zarar gören restoran, kafe gibi işletmeler için her gün yeni sınırlamalar ilan ediliyor. Alınan önlemlere rağmen salgının güçlenerek yayılması ve beklentilerin aksine Covid-19 aşısının henüz bulunmamış olması sebebiyle tam kapsamlı karantinaların yeniden başlaması ihtimal dahilinde değerlendiriliyor. 


 2021 yılı, 2020 yılının telafi yılı olması değerlendirilyor ama Çin dışındaki dünyada ancak 2023 yılında ekonomilerin 2019'daki seviyesini aşabilmesi bekleniyor. Avrupa'da yeniden kapsamlı ve uzun süreli karatinalar görülürse bahsettiğim toparlanma hikayesi de büyük yara olacak, bu sebeple gözler yeniden Avrupa Merkez Bankası'na döndü.


 Avrupa'nın daha önceki 1.35 trilyon avroluk yardım paketi henüz kullanılmamış olduğu halde yeni durum sebebiyle Avrupa Merkez Bankası'nın yeniden 500 milyar avroluk bir paket sunabileceğine dair haberler dile getiriliyor. Avrupa'da deflasyon ihtimali zaten mevcut ve ABD'deki destek paketleri doları zayıflatıyor ve doğal olarak da Avrupa'nın deflasyon sorununu güçlendiriyor fakat Avrupa tarafında karar almak ABD'de olduğu gibi kolay olmuyor.



  ECB'nin Perşembe günü toplantısı hakkındaki bir diğer iddia da şu; Avrupa Merkez Bankası'nın bankaların daha fazla kredi vermesi ile ilgili bir çaba içine gireceğine dair spekülasyonlar var.


 FED, ECB vs. bildiğiniz gibi senelerdir ekonomileri desteklemek için çok önemli kararlar alıyorlar ama bahsettiğim kurumlar gaz bastıkça bankalar da frene basıyor günün sonunda da alınan kararlar bir nevi dağın fare doğurması etkisi yapıyor. Daha önce bu konuda şu yazıyı yazmıştım, okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca konu hakkında ayrı bir yazı daha yazacağım. ( FED trilyonlarca dolar bastı, dolar neden düşmüyor )


 ABD tarafında FED'in bir süredir merkez bankası sınırlarının dışına taşacak şekilde bankaları devre dışı bırakarak piyasalara müdahalelerini zaten görüyorduk ve ECB'nin de bu türlü bir yola gireceğinin işaretlerini görüyoruz fakat Avrupa'nın parçalı yapısı sebebiyle aynı uygulamaların Avrupa'da da gerçekleşmesi son derece güç olacak ve mevcut koşullarda benzer adımların atılması son derece gerekli de... (Ayrıntısı için Modern para teorisi)

 

(Ekleme)

   Abd ekonomisinde artan riskler ve destek paketi

Finansal piyasalarda iyimserliğin yeniden güçlendiği bir haftadayız. Geçen Cuma günü ABD'de demokratların yeni bir destek paketi üzerinde çalışmaya başlaması yatırımcıları memnun etti ve teknik olarak düzeltme seviyelerine gelmiş olan Abd borsaları (%10 düşüş) haberle beraber yükseldi. ABD'deki destek paketinin piyasalar için ne kadar önemli olduğunu tekrarlamayacağım zaten birkaç gün önce konu hakkında yazı yazmıştım, yazının sonuna konuyla ilgili link bırakacağım. 


  Piyasalar şu ana demokratların yeni paketini mutlulukla karşılıyor olsa da bu paketin onaylanması bence çok kolay olmayacak; öncelikle bu yeni paket partiler üstü değil ve karşı partiden gelen makul bir teklifi bile ABD'de herhangi bir partinin onaylayacağını pek sanmıyorum. Piyasalar neden mutlu sorusuna cevap vermek gerekirse demokratların geri adımına cumhuriyetçilerden olumlu bir adım gelmesi ihtimali değerlendiriliyor. Hatırlatmak gerekirse ABD'de daha önce Cumhuriyetçiler 1 trilyon dolarlık bir paket hazırlamıştı ama demokratlar bunu kabul etmemişti; demokratların teklifi ise yaklaşık 3,5 trilyon dolar büyüklüğündeydi ve iki tarafta miktar konusunda diretiyordu, demokratlar şimdilik önemli bir geri adım atmış olsa da taraflar uzlaştı demek için erken. Bir de tarafların uzlaşamadıkları tek konu destek paketlerinin büyüklüğü değil, tarafların paranın nerelerde harcanacağına dair ciddi anlaşmazlıkları da var.


 Seçim öncesi cumhuriyetçiler ve demokratlar kendi parti çıkarlarını önceleyen kararlar alıyorlar fakat bu sürüncemenin 2020 kazanımlarını riske attığına dair analizler de başladı. Daha önce  Powell'ın göreve gelmesi ile FED'in Yellen ve Bernanke dönemlerine göre çok zayıf kaldığına dair birçok yazı yazmıştım ama 2020 krizi başladıktan sonra görünüm değişti. FED, krizin başında olayın kavramakta biraz zorlansa da durumu anladıktan sonra adım adım çok başarılı önlemleri uygulamaya koydu hatta çok büyük ihtimal bu planlar uzun zaman önce hazırlanmıştı. Krizin ilk anında ''Zoltan Pozsar'' ismi bayağı dikkat çekiyordu, eski FED çalışanı Pozsar'ın neredeyse söylediği her şeyi Fed uyguladı veya FED'in zaten hazır bir planı vardı eski çalışan bunları FED'ten önce ilan ediyor olabilirdi. FED'in hızlı müdahaleleri 2020 krizinin çok farklı bir kriz olmasını sağladı ama bu kazanımlar ABD'de yeni destek paketinin gelmemesi ile riske giriyor.


 Uzun süredir ABD'de her türlü veri genelde beklenenden iyi geliyordu ama geciken destek paketi sebebiyle halka/şirketlere transfer edilen gelirler zayıfladı bu da ABD ekonomisinde zayıflamayı beraberinde getiriyor. Yazının sonundaki linkte ayrıntılı olarak açıklamaya çalışmıştım, ABD'de kamu işsizlere o kadar güçlü destekler sağladı ki ikinci destek paketinin tartışma konuları arasında paketin ''İşsizliği teşvik etmemesi'' de yer aldı fakat destekler kesilince de işsizlik sorununun etkileri yeniden ortaya çıktı. Geçtiğimiz aylarda ABD'deki işsiz insan sayısı 23 milyonu gördü ve bu rakam şu an 13 milyonun biraz üstüne kadar geriledi bu olumlu olan veri fakat diğer taraftan 2008 yılında ABD'de işsizliğin gördüğü en yüksek rakam mevcut işsizlik seviyesine çok da uzak değildi  (Yaklaşık 15 milyon) yani 2020 krizinin etkisi geçmiş olan hali neredeyse 2008 kadar güçlü.


neye yatırım yapmalı 2020
ABD'de işsiz sayısı


  Hatta hesaba iş gücüne katılımı da katarsak muhtemelen ABD'de şu an sona ermiş muamelesi gören 2020 krizi 2008'den daha ağır olabilir.


neye yatırım yapmalıyım
ABD'de iş gücüne katılım


  ABD'de geciken destek paketi sebebiyle kötü durumda olan şirketlere destek vermek zorlaşıyor. BOFA'nın yüksek getirili veya çöp tahvillerin faizlerini takip ettiği verinin linkini bırakıyorum.(Link) Linkte de gördüğünüz gibi çöp tahvillerin faizleri yükseliyor çünkü son zamanlarda bu varlıklardan milyarlarca dolarlık çıkış oldu. Çöp tahvillere ''Yatırım yapılmaması'' tavsiyesi almış, sorunlu şirketlerin tahvilleridir ve bu şirketlerle sorunlu şirketler arasında bağ kuralabilir. Öncelikle yatırım yapılamaz tahviller literatürde çöp tahvillere olarak anılıyor olsa da günümüzde bu varlıklara bayağı yatırım yapılıyor hatta ABD özelinde son aylarda bu konuda hep rekorlar gördük. Çöp tahviller talep görüyor çünkü yatırım yapılabilir varlıklar reel olarak pek bir getiri sunmuyor. Çöp tahvillerden çıkışın sebebi ise kış mevsiminin yaklaşıyor olmasına rağmen ABD'de henüz bir destek paketi açıklanmamış olmasıdır bu da iflasların artması ihtimalini beraberinde getiriyor. Kış ayları mevsimsel olarak iflasların artabildiği bir dönemdir çünkü bir taraftan ekonomik aktivite zayıflar yani şirketlerin gelirleri düşer, diğer taraftan dünyada birçok şirket yeni yıl planlamalarını önümüzdeki aylarda yapar ve bu sebeple de  bütün dünyada Sonbahar sonu , Kış başı borçların daha yoğun şekilde döndürüldüğü dönemdir tabii ki iflas edenlerin de döndüremediği... Bu zorlayıcı dönemde Amerika'da  kamunun ekonominin arkasında olmaması 2020 kazanımlarını riske ediyor.


 Verdiğim linkte ABD'de destek paketinin önemini altın üzerinden açıklamıştım ama destek paketi bütün piyasalar için önemlidir. Okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim. (ABD'deki destek paketi piyasalar için neden önemli)

                     

     (Ekleme sona erdi.)



(23.10.20)

TCMB'den sürpriz karar

TCMB Para Politikası kurulu faiz kararını verdi. Bugün alınan kararda TCMB politika faizini piyasa beklentisinin aksine sabit tuttu; bir önceki PPK toplantısında piyasa TCMB'nin politika faizine müdahale etmeyip dolaylı kanallardan piyasaya müdahale etmesini bekliyordu ama TCMB beklentilerin aksine 200 baz puan faiz artırımı yapıp politika faizini o günlerde piyasayı fonladığı ağırlıklı ortalama fonlama maliyetine yükseltmişti. (Ağırlıklı ortalama fonlama faizinin ne olduğu ile ilgili daha önce yazı yazmıştım bu sebeple ayrıntıya girmeyeceğim: TCMB'nin ağırlıklı fonlama maliyeti ne demektir ) TCMB'nin bir önceki toplantıda politika faizini ağırlıklı ortalama fonlama maliyetine çekmesi bu toplantıda da benzer bir adım atacağı beklentisini doğurmuştu ve piyasada 200 baz puan civarında bir faiz artırımı beklentisi oluşmuştu, hatırlatmak gerekirse TCMB hali hazırda piyasayı kabaca %12,5 civarında bir maliyetle fonladığı için ( 21 Eylül TCMB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti) politika faizinin 200 baz puan civarında artması piyasa realitesinde büyük değişikliklere yol açmayacaktı.


  Dünyada Covid-19 vakalarının yeniden tırmanışa geçmesi, Avrupa'da çok daha yüksek sesle yeniden kısıtlamaların konuşulmaya başlaması sebebiyle TCMB'nin  durumu yeniden kritik etmeyi düşünüyor olması bugün alınan karara bir sebep olarak gösterilebilirdi fakat TCMB politika faizini sabit tutarken aslında farklı bir kanaldan politika faizinin artırılmasından çok daha güçlü bir sıkılaşma mesajı da verdi ! TCMB, geç likidite penceresi faizini (Geç likidite penceresi ne demektir) %13,25'ten %14,75'e yükseltti, TCMB'nin politika faizini beklentiler doğrultusunda %12-12,5 civarlarına yükseltmesi piyasayı olduğundan çok daha sıkı hale getirmeyecekti fakat son zamanlarda TCMB'nin daha sık başvurduğu geleneksel yöntemli aylık repo ihalelerinde (Geleneksel yöntemli ihale ne demektir) fonlama maliyeti genelde TCMB'nin geç likidite penceresi faizi civarında oluyor/oluyordu (TCMB ihale tutarı ile bunu yönlendirebilir.) bu sebeple de geç likidite penceresi faizini artırılmasından TCMB'nin piyasa şartlarını daha da sıkılaştıracağı anlamı çıkarılabilir fakat politika faizi kararı ile geç likidite penceresi kararından ortak bir anlam çıkarmak zor.


 Türkiye'de geç likidite penceresi 2017'den 2018'in ortasına kadar bir nevi politika faizi aracı olarak kullanıldı. Piyasanın fonlandığı kanalın piyasa şartlarına etkisi yok denecek kadar az fakat piyasanın fonlandığı maliyet ile politika faizi arasındaki makasın açılması yatırımcıların Türkiye algısına zarar veriyor üstelik yeni bir normalleşme dönemi başlatılmıştı ! Son bir ayda Merkez Bakası dahil çok sayıda kurum normalleşme olarak yorumlayabileceğimiz birçok adım attı, hesaplanamayan jeopolitik riskler, kuru baskılayan dönemsel faktörler ve benzeri dinamikler sebebiyle Türk Lirası ve Türk varlıkları bu normalleşme hikayesinden yeterli fayda görememiş olsa da henüz atılan sınırlı adımlar bile son zamanlarda gördüğümüz en büyük yabancı girişine sebebiyet vermişti ki 2020 yılı sıcak para konusunda iyi bir sene değil. Bugün alınan bu karar bu normalleşme beklentileriyle de uyumlu değil.



(19.10.20)

Merkez Bankası faiz kararı


Merkez Bankası 22 Ekim'de yine önemli bir faiz kararı verecek; Merkez Bankası'nın bir önceki toplantıda beklentilerin aksine politika faizini piyasa realitesine uygun şekilde açıklaması sonrası bu toplantıda da piyasa Merkez Bankası'ndan faiz artırımı bekleniyor. Piyasanın medyan beklentisi Merkez Bankası'nın 200 baz puan daha faiz artırımı yapması ile politika faizinin %12,25'e yükselmesi, sene sonu medyan politika faizi beklentisi ise %12,5.


 Öncelikle ifade etmek gerekirse Merkez Bankası beklentiler doğrultusunda politika faizini artırırsa piyasa realitesinde ekstra bir sıkılaşma olmayacak diyebiliriz, TCMB'nin piyasayı fonladığı maliyeti güncel olarak takip edebildiğimiz ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti 16 Ekim günü %12,26 idi. (Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti nedirTCMB beklentiler doğrultusunda faiz artırımı gerçekleştirir ise realiteyi tabelaya yansıtacak diyebiliriz zaten aksi senaryolar yatırımcıları son derece rahatsız ediyor. Bir önceki toplantıdaki faiz kararı öncesi ve sonrasında alınan normalleşme adımlarının bir parçası idi ve aynı döneme gelen mevsimsel, jeopolitik gelişmeler sebebiyle bu normalleşmenin piyasalara etkisini göremedik ama hatırlatma gerekiyor, bu normalleşme sürecini takip eden hafta son zamanlardaki en büyük yabancı girişlerinden birine şahit olmuştuk (+600 milyon dolar) ki 2020'de net girişin olduğu haftalar çok az sayıda.


 TCMB'nin politika faizini değerlendirirken karşılaştırma yapmamız gereken ilk veri enflasyondur. Dün TCMB beklenti anketi yayınlandı.


Not: Sürekli bir tekrar zarureti var; TCMB beklenti anketi, TCMB'nin kurumsal tahmini değildir ve TCMB'nin görüşünü yansıtmaz. Beklenti anketi TCMB'nin piyasanın nabzını yokladığı bir ankettir.


 Merkez Bankası beklenti anketine göre yıl sonu enflasyon beklentisi %11,46'dan %11,76'a yükseldi ve TCMB, beklentiler doğrultusunda 200 baz faiz artırımı gerçekleştirir ise TL, negatif faiz bölgesinden çıkmış olacak. Beklenti anketinde 12 ay sonrası enflasyon beklentisi geçen ay yeniden çift haneye yükselmişti ki bu ay biraz daha yükseliş gösterip %10,53'e yükselmiş, ankette tek haneli enflasyon ancak 24 ay sonra bekleniyor ki o da çok tatmin edici bir seviye değil. (%9,05)

 Son veriye göre (9 Ekim) Türkiye'de ortalama mevduat faizi 10.84 (Stopaj da var.) mevcut enflasyona göre mevduatlar halen reel faiz vaat etmiyor; beklenen enflasyona göre değerlendirmek gerekirse 12 ay sonra beklenen enflasyon %10,53 iken 1 yıl vadeli mevduatın ortalama faizi %11,05 idi. (9 Ekim verisi) Stopajı da hesaba katınca 1 yıllık mevduat ancak enflasyona yakın. Kredilere bakınca yine son veriye göre (9 Ekim) Konut ve ticari krediler %15'in biraz üzerine çıkmışken tüketici kredisi %18'in üzerine yükselmiş.


 Emsal ülkeler ile bizim enflasyonumuz kıyaslanınca iki yıl sonraki beklenti bile emsallerimize göre son derece yüksek ve bu durum tabii ki politika yapıcıların elini bağlıyor ve küresel şartların olumsuz etkilerine bizi daha savunmasız yaparken olumlu etkilerden de yeterince faydalanmamızı engelliyor.


neye yatırım yapmalıyım 2020



 Merkez Bankası beklentiler doğrultusunda faiz artırımı kararı alırsa Türkiye reel faiz açısından emsal ülkelere kıyasla ortalama bir noktaya yükselecek. (Mevcut enflasyona göre) Türkiye uzun zamandır emsal ülkelere göre en az reel faiz vaat eden ülke olarak kaldı.


neye yatırım yapmalı 2020


 Fakat Türkiye'ye dair risk algısı ile reel faizlere bakınca Türkiye kendinden daha az riskli olarak fiyatlanan(CDS'e göre) emsal ülkelere göre daha az reel faiz veriyor. 




(16.10.20)

Neye yatırım yapmalıyım:Avrupa'dan kısıtlama haberleri geliyor


 Yatırımcıların moralinin bozulduğu bir gündeyiz; borsalarda belirgin bir satış var,riskten kaçış altına değil de daha çok dolara yarıyor. Piyasaların moralini bozan gelişmelere değinmek gerekirse ABD'deki destek paketinin seçim öncesine yetişme ihtimalinin zayıflaması bir sebep ama asıl gerekçe piyasaların artık Covid-19 gelişmelerine tepkisiz kalamamasıdır diyebiliriz.


  Dün dünyada 334 binden fazla vaka tespit edildi ki bu bir rekor ama Covid-19 vakaları zaten uzun süredir rekor kırmaya devam ediyordu. Dünyadaki Covid -19 vakaları uzun süredir rekorlar kırdığı halde vakaların Avrupa ve Amerika'da yükselişe geçmesi ''ikinci Dalga'' olarak tanımlanıyor. Avrupa'daki büyük ülkelerin neredeyse tamamında son bir haftada yeniden günlük vaka rekorları görüldü. Amerika'da salgın yaz boyunca güçlü kalmaya devam etmişti ve Ağustos ortası gibi günlük vakalar 35 bin civarlarına gerilemişti; ABD'de vakalar şu an yeniden 60 binlere yaklaştı.


neye yatırım yapmalı 2020

 

 Covid-19 vakaları artarken aşı konusunda ise geçtiğimiz gün kötü haber geldi. Şu an dünyada onay aşamasına yaklaşan (FAZ-3) altı tane aşı çalışması var ve bunlardan biri olan Johnson & Johnson'ın çalışması bir denekte yan etki ortaya çıkması ile geçici olarak durduruldu.



 Geçtiğimiz İlkbahar tecrübesi sebebiyle hiçbir devlet geniş kapsamlı kısıtlamalara yeniden başlatmaya çok meyilli değil ama vaka sayıları yönetimleri sınırlı da olsa kısıtlamalara zorluyor.


  • Birleşik Krallık'ta bölgesel olarak sınırlı kısıtlamalar uygulanıyor; en az iki hafta süre ile günlük hayatın askıya alınması değerlendiriliyor.
  • Fransa'da olağanüstü hal ilan edildi; geceleri dışarı çıkmak yasaklandı.
  • İspanya'nın başkenti Madrid'te olağanüstü hal ilan edildi.
  • Almanya'da vaka sayılarına göre alınacak önlemlerin, kısıtlamaların yol haritası kamuoyu ile paylaşıldı.
  • İtalya'da yeni kısıtlamaları içeren bir kararname imzalanacak.

 İfade ettiğim gibi devlet yöneticileri geçen bahar aylarındaki olduğu gibi bütün ülkeyi karantina altına almaya pek yanaşmıyor fakat ekonomik açıdan bakınca hayatın durması için yöneticilerin karar almasının gerekliliği de tartışılır. Vakaların arttığı yerde insanlar kendi sağlığı için zaten evlerine kapanmaya başlıyorlar ki bunun ekonomik bedeli olduğu kesin.

 Ekonomik bedelden bahsetmişken ekleme yapayım; şu an saygın kurumlar 2021 yılı tahminlerini yayınlamaya başladılar ve 2021 yılı 2020 yılının telafi yılı olması bekleniyor. Örneğin IMF geçtiğimiz günlerde (Konu dışı ama Türkiye'nin büyüme beklentisini IMF'in niye güncellemediğini anlamak zor.) 2020 yılı küresel daralma tahminini %5,4'ten %4,4'e yükseltti ve 2021 yılı büyüme tahminini de %5,4 büyümeden %5,2'e düşürdü. IMF'in beklentilerine göre dünya ekonomisi 2022'de 2019'daki seviyeye geri dönecek ki bu büyümenin de çok büyük kısmı Çin kaynaklı. (Çin'in bu sene %1,9 gelecek sene ise %8'den fazla büyümesi bekleniyor.) IMF tahminine göre Çin dışındaki dünya ancak 2023'te 2019 seviyesine geri dönecek. Covid-19'un faturası şimdiden bu kadar ağır iken salgının dünyayı yeniden uzun süreli karantinalara zorlaması senaryosu çok ağır olur.

Türkiye açısından değerlendirirsek; Risk iştahı zayıflıyor ki bu Türk varlıklarının aleyhinedir. Sorunun odağının yeniden Avrupa'ya kayması avro üzerinde baskıya sebep oluyor; (Avro/dolar 1.17'leri test ediyor.) ihracatımızda avronun ithalatımızda doların payının daha fazla olması sebebiyle avro/dolar paritesinin zayıflaması bizim aleyhimizedir. 





(12.10.20)

Neye yatırım yapmalı: TL neden değer kaybediyor


Türk varlıkları için olumsuz bir dönemdeyiz. geçen haftaya 7,77 ile giren dolar/tl Amerika'da Trump'ın kongrede görüşülen destek paketi müzakerelerini sona erdirileceği açıklaması ile emsal para birimleri ile birlikte değer kaybetmeye başladı, daha sonra ise destek paketi iyimserliği geri döndü ve dolar geriledi fakat TL'de emsal paralar gibi bir geri dönüş yaşanmadı. Geçen hafta Türk Lirasını olumsuz etkileyen bir diğer gelişme ise Azerbaycan - Ermenistan arasında artan gerginlikti fakat bu olay sadece Türk Lirası için değil Rus rublesi için de olumsuz bir gelişme olarak yorumlanıyor ama rublede TL ile uyumlu bir fiyatlama yok o yüzden geçen haftaki fiyatlama Azerbaycan-Ermenistan gerginliği ile alakalı mı tartışılır. Bunun dışında iyice yaklaşan ABD seçimlerinde Biden/demokratların güçlenmesi Türkiye için olumsuz bir gelişme olarak değerlendiriliyor fakat bunun fiyatlanmaya başlayıp başlamadığı da tartışılabilir. ( Demokratların ABD seçimlerini kazanmasının olumsuz etkilemesi beklenen rublede olumsuz bir fiyatlama yok, Trump'ın kaybetmesinden olumlu etkilenmesi beklenen pesoda ise olumlu bir fiyatlama var.)


neye yatırım yapmalı


 Türk Lirasının mevsimsel olarak Eylül-Ocak dönemi olumsuz bir performans göstermesi aslında geçmişte de gördüğümüz bir olay, bahsettiğim dönemde TL'nin bütün dünyada en fazla getiri sağlayan varlık olduğu örnekler de var bununla birlikte alttaki tablodaki fiyatlamaları etkileyen çok daha baskın sebepler mevcut ama TL'nin genelde Eylül-Ocak döneminde baskı altında kaldığını iddia etmek hatalı bir genelleme olmayabilir.


neye yatırım yapmalıyım



Türk Lirası yıl sonuna doğru neden baskı altında kalabilmektedir sorusuna cevap vermek gerekirse;


  • Baz etkisi: :Türkiye önemli bir turizm ülkesi ve turistler ağırlıklı olarak yaz aylarında Türkiye'yi ziyaret eder. Yaz aylarında bütün dünyada ekonomilerin nispeten hareketlenmesi sebebiyle ihracat genelde artar buna ilaveten Türkiye'nin tarım ürünü ihracatı yaz aylarında artmaktadır. Yazın sona ermesi ile bir taraftan döviz gelirleri zayıflarken diğer taraftan yine önemli bir enerji ithalatçısı olan Türkiye'nin kışa doğru döviz giderleri artar. (Doğal gaz vs.) Döviz gelirlerindeki bu dalgalanma kur üzerinde de baskıya yol açabilmektedir.

  • Dış Borçların ödemeleri: Hem Türkiye'de hem de dünyada birçok ülke/şirket bahsettiğim Eylül-Ocak dönemini bir sonraki senenin planlama dönemi olarak kullanır. Şirketin borçlarını ödemesi veya var olan borcun çevrilmesi konusunda planlamalar yapılır. Son yıllarda Türkiye'de özel sektörün döviz cinsi borçlarını sürekli olarak azalttığını görüyoruz; 2018'in Şubat ayında özel sektörün net döviz açığı 220 milyar doların üzerinde iken şu an bu rakam 160 milyar dolara yaklaştı. Özel sektörün borcunu azaltması orta-uzun vadede olumlu bir gelişme ama kısa vadede ise özel sektörün borç ödeme eğilimi artınca da doğal olarak bu Türk Lirası üzerinde baskıya yol açabiliyor. Buna ilaveten Eylül- Ocak dönemi dış borç ödemelerinin de nispeten biraz daha fazla olduğu bir dönem. Şu an elimde bir veri olmadığı için bilgi sunamıyorum ama son günlerde özel sektörün döviz mevduatlarını artırdığına dair yorumlar okuyorum. (Veriyi gelecek hafta göreceğiz.) Türkiye'de bireysel yatırımcılar uzun zamandan beri döviz mevduatlarını artırmalarına şahitlik ediyoruz ama özel sektörün (kurumsal) bireyseller ile kıyaslayınca çok güçlü bir döviz talebi yok. Kurumsalların dövize eğiliminde dikkat çekici artış, borç ödeme isteği olarak yorumlanabilir ama tekrar ediyorum henüz yayınlanmış bir veri yok.
neye yatırım yapmalıyım

  • Kar Realizasyonu: Eylül-Aralık dönemi aracı kurumların kar realizasyonu dönemi olabilmesi sebebiyle( Realize edilmemiş karlar primlere yansımamaktadır.) sıcak paranın yurduna doğru hareket ettiği bir dönem olabilmektedir; Türkiye'de geçen hafta ciddi bir sıcak para çıkışı oldu mu gelecek hafta öğreneceğiz ama son veri haftasında sıcak para kaçışı olmamıştı hatta çok uzun zamandan beri Türk piyasalarına giren en yüksek meblağ iki hafta önce Türkiye'ye girmişti. ( Geçen haftadaki veri) 2020 yılında Türk varlıkları olumlu fiyatlanırken bile yabancı girişine pek şahitlik edemiyorduk fakat son açıklanan veride hisse senetlerine 131 milyon dolar, tahvil piyasasına ise 479 milyon dolarlık yabancı girişi olmuştu. Bunun muhtemel sebebi geçenlerde art arda gelen normalleşme adımlarıydı (MB faiz kararı, yabancıların TL borçlanmasını kolaylaştırma, Aktif rasyosu kararı vs.)

 Son olarak bu hafta Merkez Bankası'nın gelecek hafta gerçekleştireceği PPK toplantısı beklentilerini de duymaya başlayacağız. MB son toplantısında piyasa beklentilerinin aksine piyasa realitesini politika faizine yansıtmıştı; son durumda (9 Ekim) TCMB'nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %11,64 iken (Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti nedir) politika faizi şu an %10,25. Ağırlıklı ortalamayı aşağıya çeken kanalların (geçen hafta alınan swap kararı vs.) maliyeti yukarı çekiliyor. Bu hafta muhtemelen faiz beklentileri de fiyatlamalarda etkili olacak.

102 yorum:

  1. beklediğim bir yazı olmuş, teşekkürler. 2008 Krizinden nasıl çıktıksak bir sonraki krizden ben 2008 Krizi de olduğu gibi çıkamayacağımızı düşünüyorum. Buna hiç bir ülke izin vermez. Sömurülen Dünya Bence artık bu yükü kaldıramaz. Herkes Son model eşyalara sahip olmak için bir biriyle yarışıyor ve hava atıyor, insanlığını unuttu. 32 Yıldır Mahalle Bakkallığı yapmaktayım, Her krizde insanlar bizim gibi esnafların sırtından Krizi atlatırlardı. 6 ay para vermeden insanları idare ettiğimiz oldu. Toptancılar da bizden 6 ay para almasa da ayakta kalırdı, Artık hiç bir toptancı değil altı ay 1 hafta içinde para almazsa mal bırakmıyorlar, sebebi Türk Milletinin büyük Marketleri zengin etmesi ama Kıyıda köşede kalan esnafı bitirmesi olarak görüyorlar. Bende aynı şekil görüyorum. 2008 Krizini en iyi hisseden o dönem esnaflarıdır, Belki çoğunluğu Teğet Geçti ama bizleri hiç teğet geçmedi. Şimdi insanlar Bakkala gelip veresiye teklif ediyorlar Herkese veresiyeyi kapattığımızı söylüyoruz. işin Özeti Varlığına Ortak olmadığımız Milletin, Yokluğuna ortak olamayacağımızı geçte olsa anladık. Yazınız için tekrardan teşekkürler. Bu arada Bir sorum olacak. İstanbul Yaklaşımı Hakkında Bir makalenizi Bekliyoruz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bugünlerde yazacağım.

      Sil
    2. Sayın yusuf yüksel şuan altın gramı 350₺ peki şun bile altına girişimine girmek ne kadar mantıklı 🤔

      Sil
    3. Bu türlü sorulara cevap veremiyorum.

      Sil
  2. Güzel bir yazıya, güzel bir yorumla katkıda bulunmuşsunuz Ali Şahin bey.

    YanıtlayınSil
  3. Hocam elinize sağlık peki Küresel bir krizde gümüş altından daha çok fırlıyor ve özelikle JP Morgan gibi bankalar fiziksel gümüş depoluyor? fiziksel altın ve gümüş daha mı mantıklı olur ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sıradan küçük yatırımcının fiziksel değerli maden biriktirmesini gerektirecek bir kriz çok daha farklı sonuçlar doğurur.

      Sil
    2. Neden doğursun küresel krize kendini hazırlıyor bende dahil külçe altın ve gümüş stoğu yapıyorum bankaların %5 karşılığına %95 fazla göstermesi bence hiç normal değil yarın ver bakalım altını gümüsu desek banka vermiyecek bunu

      Sil
    3. Bu konuyu daha önce yazmıştım.(Fiziksel nakit para) Altın/gümüş için de durum farklı değil.

      Sil
  4. Aslinda her ekonomik kriz bir öze dönüştür. Belki de bu ekonomik kriz de bir şefkat tokatı misali iyi gelir. Gerçekten insanlar üretmeden tüketmeye alıştılar rahatlığa alıştılar. Ve cok sukursuz ve nankör olmaya alistilar. Tasarrufun ne olduğunu unuttular.israf bas almış gitmiş. Topraktan uzaklastilar. Çiftçilik ve hayvancilik zor durumda.

    YanıtlayınSil
  5. Güzel yazı,emeğinize sağlık,

    YanıtlayınSil
  6. Ticaret savaşında iyimserlik var eed bu doğru .. lakin büyük ABD şirketleri nakit sikisikligindan dolayı ellerindeki varlıkları satmak zorunda kalıyor ve bunlardan 1taneside altın ..
    Saticakki adam borcunu nakit ihtiyacı ni karsilasin .. böyle degilmi hocam 1haftalik altın düşüşünün sebebi sizcede ??

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fed piyasanın likidite ihtiyacını fazlasıyla karşılamıyorsa eksik bırakmıyor. Bilanço artışı 250 milyar dolar oldu.

      Sil
  7. 2020 tam bir saatli bomba .. siz Fed aldığı aksiyonları n daha olumlu tarafı yansımadı diyosunuz .. zaten yansimixak ki adamlar kudurmuslar gbi repo fiyatlamasinin üzerinde talep istediler .. fedde mecburen limiti artırdı herhalde .. bu ne kadar sürecek nereye kadar elinde sonunda yetsede yetmesede piyasaya Qe ye gecicekler .. o zaman 1450 de olan onsu bakalım nolcak
    2020 gram hedefim 320 TL ..
    Sizin salt subjektif düşünceniz tam olarak nedir hocam bu konu hakkında ..
    Ve sizin önümüzdeki resesyon kaygısı yla tasarruf lariniz nelerdir Yusuf hocam

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben kesinlikle uzun vadede altına karşı olumsuz değilim. Beklentim en az sizinkinden bir tık yukarı ama kısa vadede altına karşı olumsuz fiyatlamalar güçlenebilir. Kenarda para tutacaksam altın tutarım. (1-2 yıl beklemeyi göze alıp)

      Sil
    2. 2020'den geliyorum altın 400 e dayandı ,2021 hedef 500 tl

      Sil
  8. Yarım kiloyu toprağa gömdüm hocam bizde bekliyoruz .d.d
    Saygılar
    Sevgililer

    YanıtlayınSil
  9. Borsadaki şirketlerin gerçekte yaptıkları iş üzerinden kârlariyla..

    Borsadaki hisse değeri çok fena ayristi
    Ve her olumlu olumsuz haber borsayı hep yukarı taşıyor..
    Trumpun ve piyasanın bu durumda bu pozisyonda düşünceleri uyuşuyor..
    Biri seçime gidiyor digeride para üzerinden para kazanıyor..

    Asıl şişmeyi balonu kendileri şuan yapıyorlar.. seçime kadarrr bu saadet zinciri ..
    seçimden sonra bu deve bu yükü çekmez ...

    Ama bir paniğe bakar seçimden öncede olabilir..
    Herseyi değiştirmek ve amerikan rüyasını Amerikalılara yaşatmak için tek bir panik tek bir iğne tek bir kivilcim ..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Borsaların realiteden kopması da ekonomiler için risk.

      Sil
  10. Hocam powell dün trumpla konuşmuş ..
    Bence artq herşey açık açık yapılıyor..

    Çin ile ABD anlasimicak
    Faiz indirimi ve parasal genişleme istiyor Trump..

    Lakin Fed yani aslında sahipleri tamda çini büyütmek istiyorlar.. artq yeni dünyanın yükselişi Çin'den olmasını istiyorlar..
    FED'in sahipleriyle Amerika savaşta ..

    Amerika para baş genisle diyor lakin çini büyütmek isteyen FED'in babaları asla bu istediklerini tam manasıyla vermiycek Amerikaya..

    Buda dünyada dahada fazla öngerememezlik daha fazla risk daha fazla yatırım erteleme büyüme düşüklüğü v.ss v.ss

    Bu didişme bitmez uzun bı zaman sürer ..

    Bu durumda da tabiki değerine değer katicak olan altının taaa kendisidir ..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. En azından şunu diyebilirim ki en az bir jenerasyon(25 yıl) Çin'in bugünden daha güçlü bir ülke olamayacağını tahmin ediyorum.

      Sil
  11. Bende tam zıttıni düşünüyorum ..

    Ve bu konuşmamızı panoya kopyalıyorum ..

    Salt Amerika düşüncesinden siyrilmaliyiz .. tel tel dökülüyorlar görmüyor musunuz..

    Hangi ülkede olursa olsun bir beldede bir köyde dahi orayı popülist başkanlar yönettiyorsa orda o işin suyu çıkmış demektir

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim Çin'in yükselişinin sona erdiği fikrim Abd veye batıdan bağımsız. Çin efsanevi bir yükseliş gerçekleştirdi fakat bunun en temel sebebi daha önce geçmişte potansiyellerinin çok gerisinde kalmış olmalarıydı ama eski ivmeye geri dönemiyorlar ki bunun için çok ciddi yapısal değişiklikler gerekir.

      Çin'i doksanların Japonya'sına benzetiyorum.

      Sil
  12. Dünyada hiçbir ülkede olmayan mükemmel bir üretme gücü var ..
    Tm su konuda hakveriyorum küresel de bı yavaşlama var ondan dolayı dünya kuculurken çin uretse ne olur.. herkes birlikte kuculuo . .

    Ama bunu birde herkesin büyüdüğü üretmeye başladığında düşünelim herkese. Ticaret fazlası vere vere üretiyorlar..
    Amerika o yüzden çöküyor ensesine oda biliyor çin durdurulamazsa kendisinin duracağını ..

    Mükemmel ucuz iş gücü müthiş bilgi kopyalamasi hız zaman v.ss ..
    Durdurulamaz durmayacak ..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bu konu ile ilgili birkaç yazı yazmıştım. Çin'in üretme gücü çok yüksek ama yüksek kalite üretmiyor ve yüksek katma değer üretmeyen üretim orta gelirden fazlasını vaat etmez ki Çin orta gelirin üst seviyelerinde.

      Sorun şu ki Çin çok hızlı büyüdü ve yapısal olarak kişisel fikrim sürdürülemez bir kısır döngü oluşturdu. Aslında dün sizinle konuşurken konu hakkında yazı yazıyordum şu an paylaştım.

      Sil
  13. Bide Yusuf bey ..
    Dünyada bir karınca varsa veya arı varsa o çindir

    Dünyada bir Ağustos böceği kaplumbağa varsa oda Amerika dir..

    Amerika zenginliği refahı bolluğu fazlasıyla yaşadı ..

    İngiltere Fransa Almanya gbi ..

    Şimdi döngü değişiyor .. iyi mülahazara etmek gerekir yaşadığımız dünyayı ..

    Ve nedense herkeste Amerika bişi olmaz düşüncesi hakim ..
    Sizde bunlardan bu düşünce kalıbından cikamiyosunuz ..

    Tüm yazılarınızı beğeniyle okumama rağmen ..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben Abd'e diğer gelişmiş ülkelere göre nispeten olumlu bakıyorum çünkü halen bilimi ve yeniliği elinde tutuyor. Dünyadaki en inovatif şirketler halen Abd'den çıkıyor yine dünyada en kaliteli eğitim halen Abd'de yani avatajlı ama Çin'in yükselişinin sona erdiği düşüncem Abd'den tamamen bağımsız. Ticaret savaşları olmazsa veya daha geniş ifadeyle hiçbir olumsuz faktörün tetiklemesi olmasa da Çin'in çok çok büyük yapısal değişimlere gitmeden efsanevi yükselişini artık sürdüremeyeceği kanısındayım.

      Sil
  14. Soner Yalçın'ın bugünkü yazısını bi okumanızı tavsiye ederim ..

    Sizede kaynak olur yazilarinizda

    YanıtlayınSil
  15. Yusuf bey elimde TL nakit var krizden TL olarak çok zarar gördüm esim ev alarak yatırım yapmamızı söylüyor ben çekiniyorum sizce nasıl yatırım yapmalıyım

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar.

      Bu sorunun cevabı sizin finansal deneyimize, piyasayı takip etme olanağınıza, tercihlerinize vb. birçok faktöre göre değişir. Konut alacaksanız,açıkçası konutu yatırım olarak değerlendirmek ayrıca karmaşık bir konu.

      Sil
  16. Yusuf bey devlet tahvilinde 200bin civarinda yatirimimiz var sunat ayinda vadesi geliyor sizce bozdurup yastik alti altin almakmi mantikli olur yoksa tahvilde devam etmelimiyiz fikrinizi paylasirsaniz seviniriz

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Daha net bir soru olsa anladığım kadarıyla çerçeve çizebilirim ama al-sat tavsiyesi vermek tercih ettiğim bir şey değil. Saygılar.

      Sil
  17. Hocam, konuta yatırım yapanlar, manipülasyona kanıyorlar gibi geliyor. Sizin fikrinizi merak ediyorum. Yani 2013'te hatırlarsanız konut kredileri dip yapmıştı, aylık 0.62 seviyesine kadar inmiş, buna karşılık, metrekare konut fiyatları da döviz bazında tarihi zirveyi görmüştü.
    Şu anda konut fiyatları dipten döndü ve mesela Bağdat Caddesinde yeni konut arzının da çok yavaşlaması ile son 10 ayda % 30 civarı artış oldu.
    Sizce inşaat sektörü bu kadar kötü durumdayken, konut fiyatlarının bu tür bir artış içine girmesi (belirli lokasyonlarda) toplum olarak hafızamızın zayıflığı ile mi alakalı?
    Biraz da finans bilgimizin, "faiz düşük, döviz de 7.20'de 5.20'ye düşmüştü" şu anda kredi oranları düşük, ev alalım bari.
    Mesela şu düşünülmüyor, kredi oranları düşürülene kadar konut sektörü resmen yaşam destek ünitesine bağlıydı.
    Tekrar kredi faiz oranları artarsa, fiyatlar daha da keskin düşebilir düşüncesindeyim.
    Size yatırım tavsiyesi soranlara bu konuda bir yazı yazarsınız belki.
    "Kredi oranlarının konut fiyatlarıyla ters korelasyonu ve kredi oranlarının bu seviyede ve daha düşük seviyede kalmaması ihtimalinin konut sektörüne olası etkileri" aklıma gelen bir yazı konusu.
    Konut sektörü kredi oranlarına eskisinden de hassas durumda ve bunu tehlikeli görüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şu an konuta olan talep yatırımdan çok ertelenmiş ihtiyaç kaynaklı gibi duruyor; konut fiyatları dipten döndü ama seçici olunmazsa halen cazip değil. Konutta son durum nedir şu an emin değilim konut satış ve fiyatlarını önemli bir değişken(mb faizi) olmadan gözlemlemek lazım.

      Sil
    2. Hocam ertelenmiş talep gözleminiz çok yerinde, bu hususu gözden kaçırdığıma şaşırdım, özellikle Bağdat Caddesi gibi gözde lokasyonların her zaman alıcısı olur, ve Cadde'de gerçekten ertelenmiş bir talep vardı, şu anda faiz oranlarının cazibesinin-Marmaray'ın ve yeni arzın çok azalması artış için iyi bir ivme sağladı. Gerçekten bütün faktörleri göz önüne alarak analiz yapmak çok önemli. Ertelenmiş talebin olmadığı yerlerde, hala hareket yok, bu da gözleminizi destekliyor.

      Sil
  18. Benim şuan 100.000 tl sermayem var . Bu sermayeyle 6-9 ay sürede en çok hangi yolla kazanırım. Altın veya dolar anlık kurundan düşme ihtimalindeki düşünceniz nedir? Siz olsanız hangi yolla bu parayı kazança dönüştürürdünüz? Şimdiden teşekkür ederim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazdığım bütün yazılarda az-çok bu sorunun cevabını vermeye çalışıyorum ama sizde takdir edersiniz ki doğrudan cevap vermek çok tercih edilrn bir yol değil. Ben bu soruya bir cevap veririm ama. iki gün sonra bu cevabı tamamen değiştirecek bir gelişme olmayacağının garantisi yok ve düzeltme tapmak istersem bunu sağlayabileğim bir iletişim kanalımız.

      Soru şu şekilde olsa "Şu vadeye kadar belirleyici gelişmeler ne?" anladığım kadarıyla cevap veririm.

      Sil
    2. Şahsi fikrinizde olsa paylaşmanızı dilerim. Peki ya bu 2 hafta içinde belirleyici gelişmeler neler? Süreçte öneriniz nedir?

      Sil
    3. Yorumla açıklamak biraz zor. Twitter'dan iletişime geçebiliriz.

      Sil
  19. yatırım denince hep altın, döviz, borsa, mevduat, tahvil konuşuluyor ben en iyi parayı kaldıraçlı mortgage ile emlak konut yatırımında geri aldım son 5 yıl ve son 2 durgunluk yılında.. Farklı bakış açısı gerekiyor kanımcaben 100000 peşin koyunca bankalar bana 400000 yani peşinatımın 4 katı 10 yıl vadeli 0,79 aylık faizli kredi açıyor KKDF filan yok. Konutu %20 ucuza alabiliyorum alın dolar ve hisse senetlerinde 100000 tl varsa o kadar.. birde kira alıyorum yılda yarıtırımın yüzde 6 sı kadar tutuyor Türkiyede ev fiyatının 200 aylık kira eşiti oluyor buda ayda % yarım demektir..ev fiyatları ortalama yüzde 12 nominal artış alıyor türkiyede.. Mortgage la aldığım ev %100 fiyatı arttığı zaman peşinat param değil bankadan aldığı tüm kredi dahil bedel %100 artmış oluyor. Bu meyanda aldığım evlerden 2 tanesinde ROI sermaye geri dönüş hesapladım bu durumda peşinatlarım ve aylık mortgage ödemelerim eksi kira gelirlerim..ve nihai ev fiyatı getirisi o günkü rayiç satış fiyatı ortasını aldım.. 2017 2018 arası mortgage ile aldığım evlerde %148 2014 te aldığım evde %258 nakite getiri almışım.. bankalar nominal yıllık yüzde 25 verince herkes mevduata koşmuştu :) Ben yüzde 50 den fazla aldım. bu arada peşin ev asla önermiyorum çünkü orada mortgage kaldıracı çalışmıyor zira.. sorular varsa kanalıma beklerim..selamlar bol kazançlar .. https://www.youtube.com/channel/UCHExW8VqaE0a3W0kwSe_BXg?view_as=subscriber

    YanıtlayınSil
  20. Aslında en güzel ve herşeyi açıklayan kısım burası

    Fed'in ve diğer büyük merkez bankalarının yıllardır gerçekleştirdikleri hiçbir teşviki geri alamadıklarını hesaba katınca Fed'in repo operasyonlarının gerçek bir QE'e dönüşmesi de bir ihtimal.


    O ya lı yor larrr..
    Bu çok nettt

    YanıtlayınSil
  21. Qe' geliyorrrrrrr ..

    Hazır olun hiper enflasyona ..
    Altın alın alınız aldiriniz tutun tutunuz tutturunuz..

    Fed bile eli kolu bağlı piyasanın istediğini vericekkk..

    Dünya şuan bir krizi yaşamaya hazır değil ötele babam modunda ..

    Petrol tahviller altın borsa herşey satılıyor değer kaybediyor..

    Mart ortasi Qe' demezse fedddd bak o zaman görün piyasa napicak mahvedicekler herşeyi iyice satacaklar ..

    Önemli bir ihtiyaç varsa şuan alinmali 100olan 200olcak .. maaşlar gelirler artan fiyat balonları na yetisemeyip geriden geldihi için yine ezilen orta işçi sınıfı yani siz biz olcak ..

    Lütfen bundan sonraki yazılarınızı artq. İnsanları bu duruma hazırlayın hocam ..

    Kamuya yazıp kamuyu bilgilendirip biraz daha atak tavsiyeler bekliyorum sizden ..

    Sağlıcakla margin debt :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Para arzı artacaktır ama enflasyon zor ! Qe'lerin 2008'in tekrarı şekilde fiyatlamakar doğuracağı konusunda şüphelerim var.

      Sil
    2. Görürsünüz .. bugün rasgele bir telefon ev yada araba fiyatlarını bugünün rakamıyla referans alın..

      Yine böyle bı başlık actiginizda bubyazinizi alintilicam ..

      Kiii zaten siz daha geçen hafta Fed korona virüs etkisini bekler verilere bakarlı konusuodunuz ..

      Bende brklencek bişi kalmadı Qe' grliyyor diye konuşurken konustugumuzun akşamı Fed 50 indirdi haftayada indirecek ..

      Siz FED'in ağzına açıklamalarına bakiosujlnux ... Adamlar ise göstere göstere milleti kandıra kandıra iş yapiolsr .. faiz artıran Fed bir anda dönüp faiz indirmeye başladı hatirlsyinnn ..

      Bence iyi yalın bir yazicisiniz lakin soru cevap kısmında yazdiklariniz ile çok celisiosunuz ..

      Siz enflasyonist bir ortam olmucak diyln bu başlık altında yorumlarımızı okuyanlar çok geç değil yazın fiyatların altında ezildigini sizde hayatınızda hissediceksiniz ...

      Net yaziosunuz ama fulu konusuosunuz ..

      Sil
    3. Kavramlar ile ilgili sorunlar yaşıyoruz. Şimdi QE enflasyonist olmaz olsa olumlu bile olur ama bu dünyada böyledir. Türkiye'nin enflasyon dinamikleri çok çok daha farklı. Türkiye'yi değerlendireceksek durum tabii ki çok flu çünkü senaryolara göre resim anormal seviyede değişebilir. Fed büyük ihtimal QE yapacak ama bu 2008'deki gibi bize fon yağmuru olarak mı dönecek yoksa o kadar da büyük olmayan bir QE mi? İki senaryoya göre bizde enflasyon senaryoları tamamen zıt o yüzden sadece QE geliyor çok iyi ya da kriz geliyor çok kötü Türkiye'de pek tutmaz gibi düşünüyorum. Gelen program son derece belirleyici.

      Bir de likidite problemi var ki oraya hiç girmiyorum.

      Sil
    4. Tm hocam dedignz gbi olsun ..

      Hayatınızdaki yansimalarda görüşmek üzere

      Sil
  22. Yusuf hocam merhaba öncelikle yazılarınızla bizi aydınlattığınız için teşekkürler. sıkı bir takipçiniz olduk. uzun vade de 1 veya 2 yıl hatta 3 yıl beklemek şartıyla enflasyona karşı paramızı korumak için gram altın mı yoksa döviz mi mantıklı teşekkürler. cevabınız yatırım tavsiyesi değildir :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok net senaryolarda bile riski azaltmak hep daha iyidir o yüzden tek ürün yerine yatırımları dağıtmak sizin dahadaha huzurlu yatmanızı sağlar.

      Soruya gelince cevap resesyon beklentisine göre değişir. Siz resesyon bekliyor musunuz ? Ne zanan için bekliyorsunuz?

      Sil
    2. Öncelikle de selamlar.

      Sil
  23. Hocam cevap için teşekkür ederim. çok net senaryolar da bile tek ürün yerine yatırımları dağıtmak bizim daha huzurlu yatmamızı sağlardan ne anlayalım. yani döviz ve gram altın mı yoksa buna eklenecek başka yatırımlarda mevcut olmalı mı yani gayrimenkul borsa gibi ? evet 2020 yılın da resesyon olacağını düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bu sorunun cevabı kişiye göre değişir. Devamlı olarak ekranın önünde olabilmek ya da olamamak; sabır vb. faktörler ele alınmadan sizin için en karlı olabilecek yatırım nedir bu sorunun cevabı zor.

      Bunun ötesinde amaç sadece serveti korumak ise bir varlık yerine bir sepete yatırım yapılırsa kardan bir miktar feragat edilir ama kesin bir getiri sağlanması beklenir.

      Mesela en sık yapılan yatırım altın/dolardır çünkü bir birleriyle ters korelasyon içindedirler veya bir birine uç senaryolarda prim yapmaları beklenir.

      Sil
  24. Hocam cevabınızı bekliyorum ?

    YanıtlayınSil
  25. çok teşekkür ederim Yusuf hocam saygılar.

    YanıtlayınSil
  26. Öncelikle Merhabalar Yusuf bey;

    Benim de inandığım bir resesyon ihtimali var. Bu durumda para arzında artış ihtimali ve merkez bankasının faiz indirme refleksi ağır basar kanaatindeyim.

    Bir de merkez bankasının ihtiyaç kredilerindeki patlama nedeniyle, ithalatı kısma gerekçeli, kredilerde kısıtlayıcı düzenlemelere başvurma ihtimali konuşuluyor.

    Tüm bu ihtimaller doğrultusunda TL bazında borçlanma için en uygun zaman aralığına yönelik bir öngörünüz var mıdır?

    Kişisel kanaatim; en geç 2021 yılında, ülkeye para girişini saglamada faiz artırımına gitme zorunluluğunun doğacak olmasıdır. Bu nedenle öyle bir zamanda borçlanmalı ki faiz oranlarındaki ve enflasyondaki dalgalanmaları lehte çevirebilmeli.

    Böyle bir zaman diliminin yakın dönemde var olacağını düşünmekteyim fakat öngörüde yetersiz kalıyorum. Sizin bir öngörünüz var mıdır, hangi gelişmeleri alamet olarak baz almalıyız?


    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de faizlerin inmesini beklemek yanlış olmaz ama bunun hakkında net öngörüde bulunabilmek için öncelikle büyük merkez bankalarının net şekilde kararlarını öğrenmemiz lazım.

      Sil
  27. Selam margin debt :)
    Siz yeninyazinizi yayinlamisken Fed faizi sıfıra artı parasal genişleme Qe' başladı hayirlsii olsun ..

    O kadar kojustugunuz olmaz bekler felan dediğiniz olay tamda bugün gerçekleşti ..

    Dediğim gbi bazen yazmak algıları olanları bitenleri perdeleyebilir sizde tamda bu oldu ..

    Mükemmel bir konu arastrma yazicisniz müthiş şekilde istifade ettim çokta bilgilendim lakin siz dünya konjukturunde olup bitenleri bir kitap bir roman gbi giriş gelişme sonuc olarak degerleriosunuz .. çünkü perdelisinz ..

    Giriş oldu gelişmeden Fed sonuç yaptı..

    Şimdi altın zamaniii az biraz bekletyin

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Araba piyasası da uçmuş durumda 20 bine aldığım araba 30 bine satışta internette bu daha ne kadar devam eder daha daha artar mı sizce satıp altına mı yatırım yapmalıyım yoksa araba dursun mu köşede uzun vadede hangisi daha karlı :)

      Sil
    2. Araba piyasası ile ilgili bir yazı yazmıştım. Merkez bankası zorunlu karşılık kararı olarak aratırsanız bulabilirsiniz. Bunun yanında ben piyasadaki önemli gelişmeleri paylaşıyorum. Tavsiye vermiyorum.

      Sil
  28. SP ve Dow future düşüyor ters teptiii :))
    Salak Fed yine panik yaptırdı ..

    Abi dünya adamların ağzının icind bakio ama yonetemiyolar artq Fed itibari kalmadı küresel cokus coming soon ..

    Mardin debt :)

    YanıtlayınSil
  29. Merhabalar. Şu dönemde dip yapan köklü hisselere yatırım yapmak hakkında düşünceniz nedir? Her zaman olduğu gibi bu krizi fırsata çeviririz mantığı ne kadar işler? Senaryo ve bu işin mantığını açıklarsanız sevinirim. Ayrıca 2019da gram altın 320 lira beklentisi olan arkadaşı tebrik ederim :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişte yaşanmış olayları yargılamak kolay ama yaşayınca aynı şekilde değerlendirmenin çok da kolay olmadığını görüyoruz. Kategorik olarak dip aramak bana mantıklı gelmiyor ve dipten mal almanın profesyoneller için bile bilgiden çok şansa bağlı olduğuna inanolıyorum. Ben fırsatların her zaman olduğuna, olacağına inanıyorum o yüzden benim için sermayemi korumak her zaman daha önemli.

      Sil
  30. Hocam başlığı güzel atmışsınız, yalnız çok fazla bilgisi olmayan küçük yatırımcı için, 2020 mart-nisan-mayıs ayları için hangi enstrümanlara yatırım yapmasının, ellerindeki birikimin değerini en iyi nasıl koruyabilecekleri kısmı net değil. Kısacası birikimimizin değerini koruyabilmesi için yatırım tavsiyeniz nedir? net olarak.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Ben insanlara tavsiye vermiyorum yatırım yaparken neye dikkat edilmesi gerektiğini paylaşıyorum. insanlara tavsiye vermek belli kurallar içinde devletin izin verdiği bir olay.

      Sil
  31. Hocam peki sınırsız para ortamında özellikle Türkiye için bankalardan yüksek kar bekler miyiz covid salgını sona erdikten sonra?Piyasanın kalbi Banka hisseleri sağlam mıdır?Tavsiye olarak değil bu konuda bir yorum yapabilir misiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Covid-19'un etkileri bence çok daha bilinmez; beklentiler çok sınırlı veri ve gerçekleşme ile ifade ediliyor. Bekleyip görmez lazım.

      Sil
  32. Hocam şu an neye yatırım yapmalıyım

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu soruya takdir edersiniz ki cevap vermek zor. Ben dikkat edilmesi gereken noktaları belirtiyorum; çıkarım yapmak okuyucuya kalmış.

      Sil
  33. Sayın hocam şuan en mantıklı yatırım sizce hangisi altın mı euro mu dolar mı sizden cevap bekleyecem üstadlarımdan 🤔

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Bu türlü sorulara takdir edersiniz ki cevap vermek zor.

      Sil
  34. Yanıtlar
    1. Ben bir şey alayım mı sorusuna cevap vermiyorum. Ben önemli gelişmeleri yazıyorum; sonuç çıkması gerekirse çıkarmak okuyucuya kalmış.

      Sil
  35. Teşekkürler uzun yazı olmuş ama okudum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Paylaşım sık sık güncelleniyor o yüzden yeni okuyucular için biraz uzun olabilir kusura bakmayın.

      Sil
  36. Sayın hocam yazınızı büyük bir keyifle okudum.. birkaç kez daha okuyup ince dallarına kadar özümsemek gerekiyor.Çok teşekkür ediyorum. Size genel bir soru sormak istiyorum.. Resesyon durumu küçük ekonomiye sahip ülkeleri mi yoksa ekonomisi ileri ülkeleri mi daha çok etkiler?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. bu sorunun cevabı hangi kriz ve hangi vadede sorularına göre değişebilir diye düşünüyorum.

      Öncelikle her krizde küçük veya gelişmemiş ekonomiler öncelikle olumsuz ayrışırlar ama örneğin 2008 gibi şartların ortaya çıkması sonrası orta-uzun vadede kayıplar fazlasıyla bahsettiğim ülkeler için telafi edilmişti. İçinde bulunduğumuz şartlarda aynı senaryo aynı iyimserlikte gerçekleşmeyebilir.

      Sil
  37. Yanıtınız için çok teşekkür ederim.. Bizi iyi günler beklemiyor.. onu anlıyorum!

    YanıtlayınSil
  38. hocam bir sorum olacak fed faiz artımında bulunacağını duyursa, aynı zamanda tcmb tl cinsinden tahvil alımını azaltsa dolar yine de yükselir mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış anlamıyorsam kabaca hangisi ağır basar diye soruyorsunuz; kişisel fikrim FED'in faiz artırımları günümüz koşullarında hep daha ağır basar ama ayrıntılar da önemli tabii ki.

      Sil
  39. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
  40. Borsa İstanbul’da işlem göre hangi hisselere yatırım yapardınız Nedenleri ile açıklar mısınız. Ayrıca yaptığınız bu yatırımdan uzun vadeli ve kısa vadeli beklentilerinizi söyler misiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Borsalar için çok iyimser bir dönemin yakın gelecekte ortaya çıkacağını tahmin ediyoruml ama BİST'e gelince şu an gerçekleşen durumu anlamakta zorlanıyorum ve istisnai bazı hisseler dışında BİST-30 dışında yatırım yapmayı tercih etmem.

      Sil
    2. hocam ben bankacılık ve sigortacılık programı öğrencisiyim ve bu konu hakkında araştırma ödevim var bana daha detaylı bir şekilde yardımcı olursanız çok sevinirim

      Sil
    3. Hatice Hanım geniş başka bir zamanda olsa elimden geldiği kadar yardım ederdim ama bu dönemde bu üniversiteler uzaktan eğitim yaptığı için birçok öğrenci benzer sorular soruyor. Bütün zamanımı sadece bu türlü sorulara cevap vermeye ayırsam yine yeterli olmayacak o yüzden uzaktan eğitim süreci sona erene kadar dersler hakkında gelen sorulara cevap vermeme kararı aldım. Yardımcı olamadığım için özür dilerim.

      Sil
  41. Borsa istanbulda işlem göre 3 hisseden hangi hisselere yatırım yapardınız nedenler ile açıklar mısınız ayrıca yaptığınız bu yatırımdan uzun vadeli ve kısa vadeli beklentileriniz nedir

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Soru biraz karmaşık olmuş ama ben hisse adı yazan biri değilim. Başka bir konuda araya karışmamışsa blogumda şimdiye kadar hiçbir hissenin adının geçtiğini sanmıyorum.

      Sil
  42. Yusuf Bey merhaba, ilgiyle yazilarinizi takip ediyorum.
    Altin grami 414 tl'lerde. acil ihtiyac olmayan tl birikimimizi bir an once altina donusturmeli miyim yoksa, dusme egilimi olur mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Ben bu sorulara prensip olarak cevap vermiyorum bir de şunu eklemem gerekiyor; bu sorunun cevabı kişiliğinize, finansal okur yazarlığınıza , kar beklentinize, müdahale imkanınıza(mesai) ve sayamayacağım birçok faktöre göre değişir. Bunları bilmeden de cevap vermek bana ağır vicdani rahatsızlık veriyor.

      Sil
    2. Hakli bir yaklasim, anliyorum sizi.Sadece yukselme trendinin tahmini ne kadar surebilecegi hakkinda tavsiye verebilmeniz cok iyi olurdu.

      Sil
    3. Trendi soruyorsanız son günlerde takip etmedim tekrardan bakmam gerekiyor fakat yükselme trendinin destekleri muhtemelen 1.800 doların bile altında. trend şu an çok güçlü.

      Sil
  43. Hocam merhabalar, Ekim ayıyla birlikte bankaların sendikasyon ödemeleri geliyor malumunuz. TCMB'nin yayınladığına göre toplam kredi borcu sene sonuna kadar 12 Milyar $. Aşağı yukarı 8 Milyar $'ı bankaların. Bankalar bunu nasıl döndürür? Yüzde kaçını öderler? Bu ödemelerin TL'ye etkisi ne olur sizce?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Sorduğunuz sorunun cevabını bilmiyorum, bilenin de olduğunu pek sanmıyorum çünkü bu olayın bir tarafında bankaların hedefleri var diğer tarafında ise piyasa şartları var ve bu şartlar bankaların hedeflerini de etkiliyor. Sendikasyonlar ne kadar düşük oranlar döndürülür ise doğal olarak TL de o kadar baskı altında kalıyor. Sendikasyonlar makuliyetten uzak maliyetle çevrilirse o da makro ekonomik görünüme zarar verebilecek bir durum.

      Bir de sadece bankaların değil özel sektörün de ödemeleri bu mevsimde nispeten yüksek... TL'deki hareket bu durumdan tamamen bağımsız değil.

      Sil
  44. Kıymetli hocam öncelikle bilgiler için teşekkür ederim. yorumlarda dikkat ettim hiç kimse yatırım fonları hakkında sormamış. Tefaş fonları da denilen bu yatırım sonlarını ben yeni keşfettim. İyi bir yatırım aracı olduğunu düşünüyorum. Genel anlamda bir değerlendirmenizi arz ederim. Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim. Yazmak istediğim bazı konularda bir makaleyi dolduracak kadar bilgi sunmakta zorlanıyorum ama dikkat çekici bir ayrıntı yakalarsam yazmaktan mutluluk duyacağım bir konu. saygılar.

      Sil
  45. Merhaba Yusuf bey,
    Türkiye'nin 200 baz puan faiz artırımından sonra negatif faiz bölgesinden çıkacagından bahsetmişsiniz.Ancak Tuik verilerinin çok gerçekçi olmadıgını da biliyoruz.Konuyu siyasete çekmek istemiyorum ancak yatırımlarını vadeli mevduatta değerlendirenlerin gerçekten enflasyondan arındırılmış faiz kazancından söz edebilmek için çok daha yüksek bir faiz artırımı gerekmez mi?Vadeli mevduat yatırımcısının bu durumun farkında olmaması realiteyi değiştirir mi?Piyasalar faiz artışının miktarına tepki verirken bu konu nerede duruyor?Gerçekten bilmediğimden,öğrenmek için soruyorum.Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız, Çoğu insan enflasyon = Döviz kurları fikrinde ve doğal olarak döviz kuru mevduattan daha cazip olmadığı müddetçe TL'e yeterli dönüş olmuyor.

      Sil