22 Ağustos 2019 Perşembe

Rezerv Opsiyon Mekanizması Nedir

Rezerv Opsiyon Mekanizması Nedir

  
Rezerv opsiyon mekanizmasını(Rom) anlamak için öncelikle zorunlu karşılık kavramının anlaşılması gerekir; mevduat toplama hakkı olan bankalar topladıkları mevduatın bir kısmını merkez bankalarında bulundurmak zorundadırlar. Haberlerde sık sık duyduğumuz Merkez Bankası döviz rezervi(brüt) ifadesindeki rezervin çok önemli bir kısmı bankaların merkez bankalarının kullanımına sunmak zorunda oldukları zorunlu karşılıklardır.

 Merkez Bankaları zorunlu karşılık oranlarını kendileri belirler basitçe ifade edersek zorunlu karşılık oranı artırıldıkça piyasadaki likidite azalacağı için doğal olarak enflasyonun düşmesi, yerel para biriminin değer kazanması, ekonomik hareketliliğin yavaşlaması, ekonomik büyümenin yavaşlaması vb. etkiler beklenir yani bir nevi faiz artırma etkisi ortaya çıkar , zorunlu karşılık oranlarında indirim ise piyasada faiz indirimine denk etki oluşturur.Kısacası zorunlu karşılıklar oranlarını değiştirme bir nevi faiz oranlarını değiştirmeden faiz kararı etkisi ortaya çıkarır.Etkili bir para politikası aracıdır.



Rezerv opsiyon Mekanizması ise basitçe bankaların merkez bankalarında bulundurmak zorunda oldukları zorunlu karşılıkların belli kıstaslarla döviz veya altın olarak bulundurma hakkıdır; Türk Lirası nispeten riskli bir varlık olduğu için bankalar genelde zorunlu karşılıkları döviz veya altın olarak Merkez Bankası'nda bulundurmak isterler, ROM sayesinde bankalar Türk Lirası risklerinden kaçınırken Merkez Bankası ise rezervlerini güçlendirir.


rezerv opsiyon mekanizması nedir
Rezerv opsiyon mekanizması nedir


  Merkez Bankası piyasada sıkıntı yaşanan günlerde rezerv opsiyon mekanizmasını kullanarak piyasayı yönlendirmeye çalışır; örneğin bu makalenin yazıldığı gün(09.05.2019) piyasada güçlü bir döviz atağı yaşanıyor, Merkez Bankası Rezerv satmak istemiyor çünkü hem rezervler çok güçlü değil hem de bu hamlenin negatif etkileri de mevcut.(Döviz satmanın sebep olacağı negatif algı) Merkez Bankası, Rezerv opsiyon mekanizmasında  değişikliğe giderek zorunlu karşılıkların döviz olarak Merkez Bankası'nda tutulma olanağını azalttı böylece bankalar döviz satmak zorunda kaldılar,(Türk Lirası desteklendi.) diğer yandan bankalar döviz satarken ellerindeki Türk Lirasının bir kısmını da zorunlu karşılık olarak Merkez Bankası'na verecekleri için piyasada Türk Lirası azalacak ve bu durum da Türk Lirası'nın değerine olumlu yansıyacaktır.

 Bu makale bugün gelen çok sayıda soru için hızla yazıldı; hızlıca yazınca konuyu yeterince açık ifade edip etmediğimden emin olamıyorum. Konunun açık olmayan bir yanı varsa yorumlardan sorarsanız ve ben de biliyorsam açıklarım.


Twitter: Yusuf Yüksel

8 Ağustos 2019 Perşembe

TÜRK LİRASI NEDEN DEĞERLENİYOR

 Dün dolar/Türk Lirası kuru 5.5'in altına düştü ve bugün de bu seviye gelişmekte olan ülke para birimlerinin zor bir gün yaşıyor olmasına rağmen korunuyor. Şu an gelişmekte olan ülke para birimleri arasında Çin'in dolar/yuan kurunu 7.0'ın üzerinde sabitlemesinden olumsuz etkilenmeyen tek gelişmekte olan ülke para birimi Türk Lirasıdır. Son günlerde Türk Lirası neden değerleniyor sorusu sık sık sorulmaya başladı.Maddeler halinde yazmak istedim.

-Konu Dışı-

 Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum ne yazık ki ülkemizde insanlar siyasi görüşünden bağımsız her şeyi kendi içinde tutarsız komplo teorileri ile açıklamaya son derece yatkın... Dolar yükseliyorsa bunu dış güçler yapıyor ama bir süre sonra bize saldırmaktan niye vazgeçiyorlar bilemiyoruz, dolar düşünce de bu defa bunu hükumet yapıyor ama bu güne kadar bunu neden yapmamış onu da bilemiyoruz, kişisel tavsiyem sizin politik düşüncelerinize hitap edip ekonomik olarak hatalı yönlendiren isimlere karşı dikkatli olmanızdır.


-Konu Dışı-

1 Ağustos 2019 Perşembe

Güney Kore-Japonya Ticaret Savaşı

 Uzun zamandan beri Abd-Çin arasındaki ticaret savaşı gündemi sonrası yeni bir ticaret savaşı da Uzak Doğu Asya'da başladı. Daha önce şu linkte -Güney Kore efsanesi sona mı eriyor- Güney Kore ekonomisinin günden güne kötüye gittiğini, mevcut sorunları çözme vaadi ile yönetime gelen mevcut Başkan Moon Jae-İn sonrası Güney Kore ekonomisindeki zayıflama daha da kuvvetlendiğini açıklamaya çalışmıştım. Mevcut yapısal sorunlarını çözemeyen Güney Kore yönetimi bir süredir Kuzey Kore'nin iş gücünden yararlanma vb. ilginç yöntemler ile ekonomik sorunlar ile mücadele etmeye çalışıyordu, en son  ''Müflis Tüccar eski defterleri karıştırır.'' mantığı ile Japonya'nın geçmişte Kore halkına karşı işlediği ağır suçlardan dolayı Japon şirketlere bedel ödetme kararı Japonya ile Güney Kore arasında diplomatik/ekonomik krize sebep oldu.