22 Eylül 2020 Salı

2020 Abd Seçimleri

 2020 Abd seçimlerinde kaos çıkar mı


 2020 ABD seçimlerine 45 günden daha az bir süre kaldı ve seçimlerde kaos ihtimali günden güne artıyor. Piyasalar kaos ihtimalini çok güçlü şekilde fiyatlamıyor olsa da Trump başkanlığı kaybedip Beyaz Saray'ı terk etmezse ne olur? Başkanlık seçiminde çıkabilecek bir karmaşaya Pentagon'un yaklaşımı ne olur gibi en uç sorular bile sorulmaya başladı.

 Yeniden hatırlamak gerekirse 2020 Abd seçimleri 3 Kasım günü gerçekleşecek ama birçok eyalette bundan çok sonra bile mektupla oylar kabul edilebiliyor. (25 Kasım'a kadar mektupla oyu kabul eden eyaletler var.) Seçimle ilgili önemli sorunlardan biri mektup oyların zamanında yerine ulaşamaması ihtimali; birçok seçmen zamanında oylarını mektupla gönderecek olsa bile Trump yönetiminin tercihli olarak zayıf bıraktığı posta servisi bu oyları zamanında taşıyamaması ihtimali mevcut çünkü 3 Kasım seçimlerinde on milyonlarca seçmenin  (80-150 milyon gibi rakamlar konuşuluyor.) salgın sebebiyle oylarını mektup yoluyla kullanması bekleniyor.

 Mektupla kullanılan oylar zamanında yerine ulaşsa bile bunun sayımı ayrıca bir sorun teşkil edecek, birçok eyalette mektup yoluyla gelen oylar normal sandıklardan sonra açılıyor. Bu durum 3 Kasım günü çok ciddi şekilde değişebilecek bir seçim sonucu ile karşılaşma ihtimalini ortaya koyacak çünkü mektupla oy kullanma tercihi demokratlar arasında cumhuriyetçilere göre çok daha fazla ve anketlerin zayıf aday gösterdiği Trump, seçimi ancak ''Mektupla gelen oylarda yapılacak hileler sebebiyle kaybedebileceğini'' ifade ediyor.

 Sayımların gecikmesi, normal itiraz sürecinin yetersiz kalması ( 8 Aralık) ve yeni başkanı seçecek olan kurulun tamamlanmamış itiraz sürecinde karar alması (14 Aralık) riskini ortaya çıkarıyor. Normal şartlar altında başkan adaylarının iyi niyetli yaklaşımından söz edebilsek bazı sorunların oluşturduğu riskler azalır ama Trump ABD'deki oyların %30-50'sini oluşturacak mektup oyların meşruiyetini sorguluyor.

 Bahsettiğim süreçlerde yaşanabilecek sorunlar sebebiyle her türlü aksaklık seçimin mahkemeye taşınmasına sebebiyet verebilir ki geçmişte bunun örneği var. 2020 ABD seçimleri bahsettiğim kaotik şartlar sebebiyle sağlıklı olarak tamamlanamazsa taraflar olayı ABD Anayasa Mahkemesi olarak tanımlayabileceğimiz Supreme Court'a taşıyacak ve görev süresi ömür boyu olan Supreme Court üyelerinden biri geçen hafta öldü. Bir önceki seçimde seçime kısa bir süre kala Obama'nın Supreme Court'a üye atamasını ''Seçime kısa süre kalması'' sebebiyle engelleyen cumhuriyetçi senato 2020 seçimleri öncesi farklı bir tercihte bulunacağının işaretlerini veriyor. ABD'de Supreme Court'a daha önce seçilen üyelerin beşi cumhuriyetçiler, dördü ise demokratlar tarafından seçilmişti ve Trump yüksek mahkemeye bir atama daha yaparsa mahkemedeki denge uzun yıllar boyunca cumhuriyetçiler lehine bozulacak. İfade ettiğim gibi 2020 Abd seçimleri mahkemede sonuçlanacaksa yakın zamanda uygulanmış olan içtihatların bu seçim öncesi bozulması ayrıca tartışma konusu olacak.

  2020 ABD seçimleri Amerika'da kaotik bir sürece evrilirse devir teslimin gerçekleşmesi gereken Ocak ayında bile yeni başkanın kim olduğu tartışmaları devam edebilecek. ABD yasaları hiçbir koşulda Trump'ın Ocak ayından sonra başkanlığa vekalet etmesine izin vermiyor ve başkanlık sürüncemede kalırsa başkana vekalet edecek kişi Temsilciler Meclisi Başkanı olacak (Şu an Nancy Pelosi... Aslında başkanlık seçimi öncesi Temsilciler Meclisi Başkanı da yenilenecek olsa da değişim beklenmiyor.) ve başka biri olsa çok mümkün görülmese de Trump'ın bu süreçte sorun çıkarması ciddi ciddi değerlendiriliyor yani Trump seçimi kazanmazsa veya süreç sürüncemede kalırsa başkanlığı devretmede sorun çıkarır mı sorusu sorulmaya başladı... Pentagon askerlerin seçime müdahil olmayacağını ve başkan illegal bir emir verirse uymayacağını şimdiden belirtti ama sorun şu ki muhtemel kaos başkanın kim olduğu ile alakalı... Ordu kimin illegal emrine uymayacak? Başkanın kim olduğu tartışma konusu olursa ''İllegal emir '' tanımı muğlaklaşacak...Trump sürekli olarak 2020 Abd seçimlerinde hile yapılırsa sonucu kabul etmeyebileceğini dile getiriyor ve en azından bizim bildiğimiz tarihte hiç olmadığı kadar kutuplanmış ABD'de her iki partinin taraftarlarının büyük kısmı yenilgiyi sadece ''Hile'' ihtimali ile mümkün görüyor. Seçim sonuçları her senaryoda halkın yaklaşık yarısını tarafından büyük bir ''Komplo'' olarak yorumlanabilir. Özetle tarihin en ilginç ABD seçimleri yaklaşıyor ve aklıselim galip gelmezse ciddi bir ABD'de güçlü bir kaos ile karşı karşıya kalabiliriz. Piyasaların bu kaosu fiyatladığını pek düşünmüyorum.


Twitter adresim Yusuf Yüksel



(31.08.20)

2020 ABD seçimlerinde piyasaların tercihi kim olabilir


 2020 ABD seçimleri için neredeyse iki aya yakın bir süre kaldı. Anketler Trump ile Biden arasında 5-10 puan fark gösteriyor; anketlerde Trump yükselişe geçmiş olsa da kararsız seçmenin azalmış olması Trump'ın şansını zora sokuyor. Amerika seçimlerinde mevcut başkanların ikinci dönemi kazanmaması çok da karşılaştığımız bir durum değil ama en iyimser anketler bile Trump'ın oyunu %44 gösteriyor, Trump 2016 seçimlerini %46 oyla kazandığı için aradaki fark çok büyük değil ama yine hatırlatmak gerekiyor ki Trump'ın 2016 galibiyeti zaten çok istisnai bir galibiyetti.

2020 amerika seçimleri

 Yine 2016 seçimlerinde Trump'ın kazanmasına yol açan en önemli sebeplerden biri demokratlarda seçime katılımının düşük olmasıydı özellikle Afro-Amerikanlar, siyahi kökenli başkan sonrası seçime aynı şekilde rağbet göstermemişti ama Trump'ın kişiliği 2020 Amerika seçimlerine ''doğal'' sebeplerle düşük katılım ihtimalini zayıflatıyor. Trump'ın kaybetme ihtimali henüz fiyatlanmadı ve piyasaların en azından kısa vadede Biden'ı tercih etmeyeceğini tahmin etmek zor değil.

2020 Abd seçimlerinde piyasaların tercihi



 Öncelikle şunu ifade etmekte fayda var; demokratlar ile cumhuriyetçilerin ekonomi politikaları açısından kıyaslanınca geçmişte demokratların ABD'i yönettiği dönemler daha tercih edilebilir diyebiliriz ama Trump, ABD tarihinde en piyasa dostu başkanlardan biri olduğu için 2020 ABD seçimlerinde piyasaların tercih ettiği başkan adayıdır.

2020 ABD seçimleri

 Trump'ın ekonomi politikaları eleştirilebilir; ben Trump'ın son derece popülist bir başkan olduğuna inanıyorum örneğin 2018'de ABD'de ekonomi zaten rayında iken vergi indirimi neden yapıldı? Bu indirimin sonucu olarak ABD'nin uzun yıllar gelişmekte olan ülkeler gibi performans göstereceği ifade ediliyordu (%3-5 büyüme) ama birkaç çeyrek dışında böyle bir durum ile karşılaşmadık, realist bakış açısıyla bu kaynak israfıdır ama piyasalar daha çok bu tür hamlelerin kısa vadeli sonuçlarıyla ilgileniyor ki o da son derece olumluydu.


  Bunun dışında nasıl ki bizim halkımız nezdinde ekonominin durumunun göstergesi dolar kurudur; benzer şekilde ABD'de borsalar halk gözünde ekonominin göstergesidir ve ABD'de hiçbir dönemde olmadığı kadar Trump borsalara oynuyor, borsaları yükselmek için demeçler veriyor/kararlar alıyor ki böyle bir başkanı her yatırımcı sever.

 Biden'a gelince vaatleri piyasaları son derece rahatsız edecek cinsten... Adayların vaatlerini yazmak uzun ve sıkıcı olacağından özetlemek gerekirse Biden başta üst gelir grubuna olmak üzere daha çok vergi vaat ediyor, teknoloji kartellerin ile ilgili düzenlemeler dile getiriyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse bir tarafta üst gelir grubuna vergi vaat eden Biden varken diğer tarafta hiç alakasız bir konudan aynı kesime vergi indirimi vaat eden Trump var. (Ayrıntı için:ABD'de sermaye kazancı vergisi düşürülebilir) İdealist bir bakış açısıyla Biden'ın tutumu desteklenebilir; sadece birkaç ayda Jeff Bezos, Elon Musk gibi insanlar servetlerini yüz milyar dolara yakın arttı ve bu kesimin elini cebine atmasını istemek son derece doğal. Trump başta olduğu müddetçe ülkedeki zenginlerin pastada payını daha çok artırmasından azıcık bile rahatsızlık duyacağını sanmıyorum yeter ki borsalar yukarı gitsin ama Biden'a da Robin Hood rolü hiç ama hiç yakışmıyor. ABD'de ve daha sonra dünyada fakirden alıp zengine verme adeti Biden ABD Başkan Yardımcısı iken başladı ve o dönem de alınan kararların sonucunun bugünkü yaşıyor olduğumuz durum olacağı biliniyordu, ben Biden'ın bu duruma yetkisi varken güçlü bir itirazına şahit olmadım.(Ayrıntısı için Linke tıklayabilirsiniz)

 Piyasaların Biden'dan rahatsız olduğu bir diğer konu ABD'de teknoloji devlerine Biden'ın tutumu hatta daha geniş çerçeveden bakarsak demokratların tutumu diyebiliriz. Demokratlar ABD'deki Apple, Facebook, Amazon ve benzeri teknoloji devlerinden pek hoşnut değiller, bu şirketlere yeni vergiler uygulamak ve kartel pozisyonları ile ilgili düzenleme yapmak istiyorlar. Bahsettiğimiz şirketler şu an 2020 borsa rallisinin sürükleyicisi şirketler ve bu şirketlerle uğraşmak piyasaların görünümünü riske ediyor.(2020 Borsa rallisi ve teknoloji şirketleri)


 Amerikalı teknoloji devlerinin kartel haline geldikleri iddia edilebilir ve bu durum ABD'de yasal değil. Demokratların başkan adayı belirleme sürecinin başında güçlü aday adaylarından Elizabeth Warren bahsettiğim şirketlere yüzyılın ortasında J. D. Rockefeller'in Standard Oil şirketine açılan kartel davası gibi bir dava açmayı bile ciddi ciddi vaat etmişti ki Standard Oil de en az günümüz devleri gibi uzaktan bakılınca dokunulmazdı. (John Davison Rockefeller ve Standard Oil) Şu an piyasalarda en popüler yatırım eğilimi teknoloji devlerine yatırım yapmak iken bu devleri dürtmek doğal olarak piyasaları da rahatsız edecek.




2020 ABD seçimlerinin Türkiye'ye etkisi



 2020 ABD seçimleri Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Trump'ın Türkiye'ye karşı yaklaşımı son derece olumlu ve ABD ile Türkiye'nin daha da büyük sorunlar yaşamasının önündeki en önemli engel Başkan Trump ki ironik olarak kendisi tarihte Türkiye'ye en fazla zarar vermiş olan başkan olarak da geçebilir. Biden'ın Türkiye'ye karşı tutumunun daha olumsuz olmaması sürpriz olur. 

2020 ABD seçimlerinde kriz çıkar mı



 2020 Abd seçimleri yakın tarihin en tartışmalı ABD seçimlerinden biri olmaya da aday. İfade ettiğim gibi anketler Trump'a pek şans vermiyor ama Trump ise sürekli olarak ''hilesiz'' bir seçimde seçimi kaybetmesinin imkansız olduğunu dile getiriyor. Seçimlerin doğası gereği zaten bir adayın kendini zayıf aday olarak lanse etmesi beklenemez ama Trump seçim propagandasını ABD'de onlarca yıldır uygulanıyor olan mektupla oy vermenin şaibeli oluşu üzerine kurmuş durumda. Küresel pandemi sebebiyle 2020 ABD seçimlerinde mektupla oy kullanmanın daha da yaygınlaşması bekleniyor ve mektupla oy verme işlemi ABD'de daha çok demokratların yoğun olduğu bölgelerde tercih ediliyor bu sebeple bu konuda çıkarılabilecek bir pürüz demokratların aleyhine olacak.

 Şu an ABD'de kongre ekonomiye ikinci destek paketini görüşüyor; tarafların anlaşamamasının en önemli sebeplerinden biri ABD posta servisine verilmesi teklif edilen yeni fonlama. Trump, kurumu zayıflatarak insanların zamanında oy pusulalarına ulaşmasını engellemeye çalışıyor ve Trump'ın mektupla oy kullanmayı engelleme çabası bununla sınırlı kalacak mı tartışılır, bu da Abd'de 3 Kasım seçimleri sona erdikten sonra bile belirsizliğin devam etmesi ihtimalini ortaya çıkarıyor ki muhtemel kaosun dünya piyasalarına da zarar vereceğini öngörmek zor değil.

 Trump'ın seçimi kaybederse bunu kabul etmemesi ihtimali son zamanlarda dillendirilmeye başlayan bir ihtimal ve ABD'de başkanlık devrinin seçimden birkaç ay sonra gerçekleşmesi kuralı sebebiyle ABD'de Kasım'dan sonra bir kaos ile karşılaşma ihtimalinin varlığından söz edebiliriz.



(30.01.20)



Gelir adaletsizliği ve 2020 Abd Seçimleri



 İddia şirketleri 2020 Abd seçimleri için Demokrat Parti  başkan adayı olarak en fazla Bernie Sanders'a şans vermeye başladılar. Bu başlıktaki en son yazıda Bernie Sanders'ın 2020 Amerika seçimlerinde en güçlü aday olmadığını ama en kilit aday olduğunu ifade etmiştim fakat gelinen noktada Sanders en güçlü aday olmaya doğru da gidiyor. Demokrat partinin adayı için şimdilik Sanders ismi ön plana çıksa da önümüz ay itibariyle başlayacak ön seçimler belirleyici olacak fakat ön plana çıkan adaylar arasında Sanders - Warren ikilisinin politik görüşlerindeki yakınlık oyların konsolide olma ihtimalini ve bu iki adaydan daha popüler olan Sanders'ın şansını artıyor.

 Normal şartlar altında birçok açıdan Trump ve Sanders'ın geçmiş başkanlar ile kıyaslayınca son derece müstesna kişilikler ve bir dünya dezavantaja sahipler ama biri aşırı sağ, diğeri aşırı solda olan iki aday da aslında farklı kesimlerde aynı damara dokunuyorlar. Sanders, ironik şekilde (fazlasıyla yaşlı) gençlerin daha adil Amerika isteğini temsil ederken Trump da yine ironik şekilde (yaşlılar ''normal'' kişilere oy vermeye son derece meyillidirler.) yaşlıların Amerika'nın daha adil bir ülke olduğu zamanlara olan özleminden nemalanıyor.(Make Amerika Great again)

 Trump veya Sanders 2020 Abd seçimlerinde başkan olabilecek mi bilinmez ama Amerika'daki dip dalganın Amerika'da ve dolaylı olarak dünyada daha adil bir düzen talebi siyasetçilerin görmezden gelmeye devam edemeyeceği bir olguya dönüşüyor. Peki Abd'de neden gittikçe kuvvetlenen bir gelir adaletsizliği tepkisi var?

(Not: Bu yazıyı başka bir konu için yazmıştım ama gerekliliği sebebiyle bazı rötuşlarla buraya taşıdım.)

Amerika'da gelir dağılımı adaletsizliği

 Ben Abd'deki gelir adaletsizliğini yazacağım ama Amerika'nın dünyanın herhangi bir yerinden tek farkı istatistikler ülkesi olması sebebiyle efendilerin modern kölelerden, köle olduklarını gizleyememesidir yoksa dünyanın her yerinde resim aşağı yukarı Amerika gibidir.

 Öncelikle konuya farklı noktalardan girip sonra gelir adaletsizliğine geçeceğim. Dünya borsalarının değeri şu an için 88 trilyon doları aşmış.


 Bu sitede onlarca makalede borsalar ile küresel likidite arasındaki bağı açıklamaya çalıştım o yüzden bu yazıda yeniden borsalar ile küresel likidite arasındaki çok çok güçlü bağı tekrardan açıklamaya çalışmayacağım fakat itirazı olan olursa kendisini veri bombardımanına tutabilirim; rahatlıkla söyleyebiliriz ki günümüzde borsaların prim yapmasını etkileyen en güçlü faktör küresel likidite yani büyük merkez bankaları öncülüğünde merkez bankalarının 2008'den beri bastığı 15-20 trilyon dolardır.( Kabaca 15 trilyon dolar rezerv para birimleri, kabaca 20 trilyon dolar toplam artış.) 


 Bütün dünya borsaları 2008'den beri parti yapıyor, bu güzel ama Abd'deki durum çok daha iyi durumda... Mart 2008'den beri Abd borsalarının göstergesi olan S&P 500, dünya borsalarının göstergeleri arasında kabul edilen MSCI World ETF'ine göre (Abd varlıklarından arındırılmış şekilde) 6.77 kat daha fazla prim yapmış ki bu tarihi rekor ve on yıldır artan/ artmaya devam eden bir rekor yani borsalar akıl almaz şekilde prim yapıyor ve bunun kaymağını ABD borsaları yiyor. Borsalar neden akıl almaz şekilde prim yaptığına gelince 2008 krizini basitçe hatırlamak gerekiyor.

 Paylaşımda gereksiz ayrıntılara yer vermemek için bazı noktaları atlıyorum ama 2008 Krizinde toplumun belki %99'unun herhangi bir payı yok. 2008'e yol açan insanlar toplumun %1'i bile değildi ama 2008 Krizi kapitalizmin gördüğü en büyük tehlikeydi ve trilyonlarca dolar servet kaybına, 10 milyon Amerikalının işini, servetini kaybetmesine yol açtı. 2008'e hiç girmeyeceğim ve 2008 Krizi'ni çok sade olarak anlattığımı düşündüğüm şu linki bırakacağım. Okumanızı kuvvetle tavsiye ediyorum çünkü orada yazanlar bu makaleye de dayanak olacak. (-2008 Ekonomik krizi-) 

 Finansal kriz ortaya çıktığında Fed ve diğer büyük merkez bankaları onlarca yıldır gerçekleştirdikleri gibi soruna politika faizleriyle müdahale edemediler .(Fed neden 2008'e müdahale edemedi ve bir sonraki resesyona müdahale edemeyecek) Faiz politikaları çaresiz kalınca bir gün sona erecek iddiasıyla büyük merkez bankaları para basmaya başladı ve günümüzde görüldüğü gibi para basma hiçbir zaman sonlanmadı ve toplum küçücük faydalar uğruna çok büyük zararları göze almaya devam ettikçe de devam edecek. Yazının başında bahsettiğim küresel likiditenin anormal şekilde artmasının sebebi budur yani Fed önderliğinde büyük merkez bankaları toplum yararı için para basıyor ! Tabii ki bu basılan paraların bir dünya yan etkileri de var mesela nedir bu yan etkiler? On yılda küresel borçluluğun %65 artması gibi... 2008'de küresel toplam borç 150 trilyon dolar iken şu an 260 trilyon doları aşmış durumda... Uzun bir giriş oldu ama konuma dönersem 2020 Abd seçimleri için marjinal adayların ön plana çıkmasını sağlayan en temel faktör gelir adaletsizliğidir.


Abd'de gelir adaletsizliği


 2008 Krizi ile ilgili verdiğim linkte değinmiştim; 2008 Krizi Abd'de sayılı insanın sorumsuzluğu, suistimali sebebiyle ortaya çıkmıştı ve bahsettiğim sorumsuzluktan nemalanan zenginler iken toplumun çok geniş kesimi ciddi zararlar görmüştü.( Biz %99'uz Hareketi) 2008'deki suistimaller sebebiyle kimse cezalandırılmadı ve Fed önderliğinde başlayan görülmemiş teşvikler ile problemler ötelendi, kriz sona erdi.

 Günümüzden geriye bakınca ise 2008 yılı toplumdaki gelir adaletinin bozulması konusunda da çok önemli bir eşik olmuş. 2008'den beri Amerika'daki servette zenginlerin payı çok belirgin şekilde artmış yani krize sebep olanlar cezalandırılmamış hatta ödüllendirilmiş desek hatalı mı olur bilemiyorum.


 Yazının başında ifade etmiştim Fed önderliğinde büyük merkez bankaları 15-20 trilyon dolar para bastılar ki bu rakam 2008 öncesine göre küresel likiditenin 3-5 katına çıkması anlamına gelir fakat bu para enflasyon patlamasına sebep olmak bir yana enflasyonun ortaya çıkmasına bile sebep olamadı ! Çünkü para reel ekonomiye değil finansal varlıklara, özellikle de borsalara aktı. Basitleştirirsek zenginler akıl almaz hatalar yaptı; Fed, bu hataları örtmek için akıl almaz şekilde para bastı ve para borsalar üzerinden(yazının başında nedenini ifade etmiştim.) zenginlerin cebine girdi. Finansal kriz öncesi Abd'de borsa+ yatırım fonlarının  kabaca %90'nı en zengin %10'a ait iken bu oran %93'ün üstüne çıktı. Bu arada borsalar ise 4 kat prim yaptı !




 En zengin %10 ile geriye %90'ı karşılaştırsam da aslında en zengin %10'nun da içinde %1 toplumun %90'ı ile kıyasalanabilecek noktaya gelmiş ve bu durum refah içindeki Amerika halkını bile bezdirmiş durumda. Dünyadaki durumu sizin tahayyül sınırlarınıza bırakıyorum.



2020 amerika seçimleri

 Bu verdiğim veriler içinde en iğrenç kısım ise şudur: Bahsettiğim gibi toplumun çok çok küçük bir kısmı servetin akıl almaz bir kısmına sahip iken bu iğrenç düzenin devam ettirilmesi için devamlı olarak finansal şartlar gevşetiliyor.(Para basma vs.) (Finansal şartlar neden sürekli olarak gevşetiliyor) ve bunun yükünü neredeyse tamamı fakirlerin/orta sınıfın omuzlarında... Toplam servetin %36,2'sine sahip %90, toplam borçluluğun ise %72'isinin yükümlüsüdür. Bu veriler geriden gelen veriler olması sebebiyle makas şu an çok daha açıktır.


2020 Amerika seçimleri

''Bu taksimi kurt yapmaz, Kuzulara şah olsa...''

  Abd'de ve dünyada küçük bir azınlık ihtiyaç duyduğu refahın binlerce katı refah içinde iken toplumda yeterince refah içinde olmadığını düşünen çok geniş bir kitle mevcut ve kişisel fikrim bu düzene karşı tepki artık durdurulamaz seviyededir. Çok uzak bir gelecekte çoğunluk kontrolü ele alacaktır ama bunun çok ciddi şekilde de bedeli olacaktır.

10 yorum:

  1. Hocam mrb yine güzel bir yazı olmuş ..
    Farklı yönleri konuları ele almissnz ..
    Birde (1) 2020 ekonomik kriz hakkında ne dsnuyosnz böylede bir yazınız var guncelledginiz ..
    Adres gosterr gbi sürekli 2020 denmesi aslında olmuyacagini göstermez mi ?
    (2) ABD seçimlerinde seçim arefesinde böle bişi olur mu ..
    Biz bile seçim Türkiye olarakarefesinde bazı olacak olayları baskilayabilen bı ülkeyiz ABD bunu yapamiyacak guctemi
    (3) yoksa medya finans v.s gbi karteller toplumlar üzerinde algı yaratıp (1seyi 100defa söylersen olurmuş) bazı varlıklarla yoneltip buradanda vole vuralım düşüncesindemiler ..
    Cevaplarsanız çok sevinirim buraya da yazabilirsiniz mailede atabilirsnz ..
    Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi analizleriniz i merak ediyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kısaca cevap vermek gerekirse;

      1. Tarihte sadece iki defa Fed'in gevşemesi sonrası resesyon gerçekleşmeden tekrar şıkılaşma yaşanmış; bunlardan sadece bir tanesi resesyonu ertelemiş diyebiliriz. Bütün işaretler resesyon öncesi gibi ama bu resesyon mu bence henüz net değil. Şartların bugünkü gibi olmasıyla resesyonlar arasında genelde 1-1.5 sene fark oluyor yani resesyon öncesi görünümü mevcut ama resesyon 2020'de mi 2021'e mi sarkar net değil. Fed'in önlemlerinin etkisini henüz göremedik.

      2. Trump da elinden gelen her şeyi yapıyor ama yeterli olacak mı göreceğiz. Trump Düne kadar Çin'e rajon kesiyordu ama gördüğünüz gibi şu an görünümü iyileştirmek için kedi oldu.

      3.Medya genelde hep optimistir çünkü talep budur. Geçmişten günümüze krizler hep bağıra bağıra gelmiş ama medya sağ olsun insanlar hep hazırlıksız yakalanmış.

      Sil
    2. 1.soru yanıtınıza göre 1.1.5 yıl varsa resesyon işaretine seçim sonrası .. patlar bu olay ..
      Seçimden önce kimseye bişi caktirmiyor olabilirler mi ..
      En nihayetinde para basacaklarda bundan kesinlikle eminim ..
      Ya basmazlar bollasmazlar ise dünyada nasi bi girdabın içinde oluruz onu şeyy edemedim ..

      Sil
    3. Basarlarsa da çocuklarımız o girdaba içine düşer !

      Sil
  2. Erkan öz var YouTube da .. onun anlattıkları ve konuştukları sizin yazılarınızla nerdeyse paralel nitelikte ..
    Oda 2020ye işret ediyor ..
    Sağlıklı somut veriler ve örnekler işliyor videolarında ..
    O yüzden hayatımda ekonomi olarak 2inssani takip ediyorum ..
    Siz ve Erkan öz ..
    Sizleri dinleyip gelecek projeksiyonumuzu sekillendryrz ..
    İnşallah yanilmiyor ve yaniltilmiyorzdr..
    İyi çalışmalar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. eşekkür ederim. Kendisini takip etmiyorum ama kesinlikle edeceğim.

      Sil
  3. Yusuf hocam gelecek krizin en büyük göstergesi olarak ta 3verinin üzerinde duruyor özellikle
    1- 10y-2y tahvillerin ters düz olması
    2- bankaların kendi aralarında borçlandığı libor faizin tavan yapıp kendi aralarında borç vermeyisi kii yanılmıyorsam Fed bu yüzden repo olayına başladı nakit sıkışıklığı ndan
    3 ise gideri gelirinden çok fazla olan zombi şirketler
    Ford
    Tesla
    Boeing
    General motors
    Deutsche ve commerzbank
    Vee süregelen şirket evlilikleri

    YanıtlayınSil
  4. Steve Eisman'ın kısa pozisyon aldığı belli başlı şirketler Deutschebank (Avrupa bankalarının içler acısı durumda olduğunu söylüyor)
    Tesla
    ABD'deki Emlak şirket Zillow

    Long pozisyon aldığı çok güvendiği şirket ise Motorola Solutions.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Motorola ne alaka diyecektim de yeni gördüm; şaşırdım da...

      Sil