30 Aralık 2019 Pazartesi

İllere Göre Konut Fiyat Endeksi Ekim 2019

İllere Göre Konut Fiyat Endeksi Ekim 2019





Merkez Bankası Ekim Ayı konut fiyat endeksi verisini açıkladı. Açıklamaya göre konut fiyatları bir önceki aya göre 0.77, son bir yılda ise %6,74 nominal olarak değer kazanır iken reel olarak ise %1,67 değer kaybetti. Konut fiyatları güçlü bir ivme ile reel olarak da değer kazanmak üzere.


Konut fiyat endeksi


Ekim 2019     : %6.74 Eylül 2019     : %6,32 
Ağustos 2019 : %4,00
Temmuz 2019: %3,59
Haziran 2019 : %1.72
Mayıs 2019    : %1.54
Nisan  2019    : %2,75
Mart 2019      : %3,45
Şubat 2019     : %3,81
Ocak 2019     : %3,60
Aralık 2018    : %4,48
Kasım 2018   : %6,28
Ekim 2018     : %6,17
Eylül 2018     : %6,31



konut fiyat endeksi 2019
Konut Fiyat Endeksi Ekim 2019




Konut fiyatları aylık değişim


Ekim 2019      : %0.77 Eylül 2019      : %0.84
Ağustos 2019 : %0,59
Temmuz 2019: %1,92
Haziran 2019 : %0,74
Mayıs 2019    : %0,49
Nisan  2019    : %0,66
Mart 2019      : %0,40
Şubat 2019     : %0,96
Ocak 2019     : %0,21
Aralık 2018    : -%1,12
Kasım 2018   : %0,67
Ekim 2018     : %0,67
Eylül 2018     : -%0,85

ekim 2019 konut fiyat endeksi
Konut fiyat Endeksi Ekim 2019(Aylık)






Konut fiyatları reel değer değişimi


Ekim 2019     : -%1.67 Eylül 2019     : -%2.69
Ağustos 2019 : -%9,57
Temmuz 2019: -%11.24
Haziran 2019 : -%12.10
Mayıs 2019    : -%14.44
Nisan 2019    : -%14.02
Mart 2019     : -%13.58
Şubat 2019    : -%13.26

reel konut fiyat endeksi 2019
Reel Konut fiyat endeksi(Ekim 2019)




Not: Nominal değer değişimi bizim günlük hayatta muhatap olduğumuz fiyatlardaki değişimlerdir, reel değer değişimi ise nominal değerlerin enflasyon etkisinden arındırılmış halidir.

Türkiye Libya'ya Neden Asker Gönderecek

 Libya hükumetinin Türkiye'den resmi olarak yardım talep etmesi sonrası hükumet önümüzdeki günlerde Libya'ya asker gönderme tezkeresini meclise getirecek, 2 Ocak günü meclis Libya tezkeresi için olağanüstü toplanacak. Tezkere haberiyle Türk varlıkları baskı altında kaldı.


Libya'daki son durum 


 Libya'nın devrik Lideri Muammer Kaddafi yıllar boyunca orduyu kendisine karşı bir kalkışma gerçekleştirmesinden çekindiği için zayıf tutmuştu ve 2011'de Arap Baharı'nın Libya'ya sıçraması ve yerel aşiretlerin Kaddafi'den desteğini çekmesiyle Kaddafi otoritesini kaybetmişti. Batılı ülkelerin isyancıları desteklemesiyle de isyan kolayca başarılı olmuş ve Kaddafi devrilmişti. M. Kaddafi sonrası Ulusal Mutabakat Hükumeti kuruldu ve uluslararası kamuoyu tarafından tanındı fakat devrim sonrası gerçekleşen anlaşma ile ülkenin resmi yasama organı haline gelen Tobruk Temsilciler Meclisi General Hafter'in etkisi ile Ulusal Mutabakat Hükumetinin bakanlarını onaylamadı ve süreç tıkandı; 2016'da Ulusal Mutabakat Hükumeti  kuruldu.

General Hafter Kimdir


libya'da son durum
 General Hafter, Kaddafi'nin darbesine destek veren eski bir Libya askeridir. Kaddafi'ye verdiği destek sonrası Libya'da Genelkurmay Başkanlığı görevine kadar yükseldi. Libya-Çad savaşında Fransa destekli Çad'a esir düştü. Kaddafi'nin kendisine rakip olabileceği şüphesi sebebiyle ateşkes sonrası  Hafter'in iadesi talep etmedi ve ikilinin araları bu olayla bozuldu. Hafter ve diğer esir askerler Abd'e iltica ettiler ve daha sonra Hafter'in adı Kaddafi'ye  düzenlenmeye çalışılan bir darbe ile anıldı. 2011'de Kaddafi'nin devrilmesi sonrası Libya'ya dönüp yeni yönetimde rol almak istemişti ama desteklediği başkan suikast ile öldürülünce Libya'yı tekrar terk etti. Libya'yı terk ettikten sonra bazı askerlerin onu Libya'ya tekrar Genelkurmay Başkanı olarak davet etmesi üzerine Libya'ya döndü ve Tobruk Temsilciler Meclisi üzerinden hükumetin kurulmasını engelledi daha sonra ise kendini yasal Hükumet başkanı ilan ettirdi.

Zorunlu Karşılıklar Nedir

 Zorunlu Karşılıklar Nedir


 Zorunlu karşılık ( Munzam Karşılık ); mevduat toplama hakkına sahip bankaların toplandıkları mevduatlara karşılık merkez bankasında tutmak zorunda oldukları mevduatların oranıdır. Merkez Bankaları para politikalarını uygular iken politika faizinden sonra en etkin kullandıkları politika aracı zorunlu karşılıklardır.

 Zorunlu karşılık oranlarının artması piyasadaki likiditenin azalmasına sağlayacağı için bir nevi faiz artırımı etkisi yapması beklenir; zorunlu karşılıkların azaltılmasının etkisi ise tam olarak  tersidir. Basitçe örnek vermek gerekirse piyasada 100 birim mevduat toplanmışsa ve zorunlu karşılık oranı %10 ise piyasadaki mevduatın %10'u merkez Bankası'na geçmiş demektir, Merkez Bankası bu oranı %20'e çıkarırsa doğal olarak piyasada dolaşan likidite biraz daha azalacaktır ve bir faiz artırımının etkisi ne ise benzer etkilerin piyasada görülmesi beklenir.

 Merkez Bankası döviz rezervlerinin çok büyük kısmı merkez bankası zorunlu karşılıkları ile sağlanır, merkez bankası döviz rezervlerinin miktarı da piyasaya etki eden çok önemli bir faktör olduğu ve dolaylı olarak para politikasını etkilediği için merkez bankası kararları bir çok değişkeni aynı anda değerlendirmeyi gerektirir. -Rezerv Opsiyon Mekanizması-

20 Aralık 2019 Cuma

BDDK Swap işlemleri Kararı

 Türkiye'de başta BDDK olmak üzere yerli kurumlar Geçen seneden (Mart'ta doruğa ulaşmıştı/ Londra Swap olayları) beri yabancıların Türk Lirasına karşı spekülatif/manipülatif pozisyon almalarını engellemek için yabancıların elindeki Türk Lirası likiditesinin düşük olmasını sağlıyorlar. Süreci şurada basitçe açıklamaya çalışmıştım, tekrar etmemek için Link veriyorum. -Link- Bu yazından önce verdiğim linki okursanız konu daha anlaşılır olabilir. 

 BDDK halen yabancıların swap ile Türk Lirasına ulaşmasını kısıtlıyor; şu an yabancıların swap ile vadesi üç aya kadar olan Türk Lirasına ulaşmaması için ciddi kısıtlama var iken ancak bir seneden uzun vadeli swaplarda kısıtlama kalkıyor. Bunun dışında dün BDDK yabancıların swapta Türk Lirası verip kısa süreli döviz almasını çok ciddi şekilde kısıtlayan bir karar aldı yani BDDK yabancıların yedi güne kadar Türk Lirası lehine pozisyon almasını da ciddi şekilde zorlaştırmak istiyor. 

BDKK Türk Lirası Likiditesini Kısıtlaması

 Türk Lirasının üzerinde yüksek dış borçluluk, zayıf döviz rezervi kaynaklı baskı mevcuttur fakat bu doğal baskının dışında geçen sene Türk Lirasının çok fazla değer kaybetmesinde spekülatörlerin de önemli katkısı vardı ve geçen yazdan başlamak üzere alınan önlemlerle bu faktör bazı olumsuz etkilere de yol açması pahasına zayıflatıldı.


 Bizim kur olarak takip ettiğimiz rakamlar aslında piyasadaki Türk Lirası-Döviz arz talep dengesini ifade eder ve Merkez Bankası'nın görevlerinden biri bu dengeyi yönetmektir. Piyasada dövize olan talep artınca doğal olarak Türk Lirası değer kaybeder ve piyasanın ihtiyaç duyduğu dövizi sağlayacak son merci Merkez Bankası'dır. Merkez Bankası bir taraftan piyasanın döviz talebini karşılar iken diğer yandan Merkez Bankası'nın döviz rezervindeki değişiklikler de kendi başına piyasadaki döviz talebini etkileyen önemli bir faktördür daha açık ifadeyle Merkez Bankası piyasanın döviz talebini karşılar iken rezervlerini ciddi şekilde zayıflatırsa bu durumun dövize talebi daha da artırması ve bir kısır döngü oluşturması beklenir yani Merkez Bankası  piyasanın döviz talebini karşılarken  döviz rezervini de çok fazla zayıflatmamalıdır.

18 Aralık 2019 Çarşamba

Caatsa Yaptırımları Nedir

 Caatsa; Abd'nin düşmanlarıyla yaptırımlar yoluyla mücadele etme yasasının kısaltılmış adıdır. Türkiye'nin Suriye Operasyonu sonrası tekrardan farklı yaptırımlar ile beraber gündeme gelmiştir.


Donald Trump Caatsa Yaptırımlarını önleyebilir mi



  Donald Trump'ın isterse bile Türkiye'ye yaptırımları engelleyemeyeceği iddiası da bazı medya organlarında dile getirilmektedir, bu bilgi tamamen hatalıdır; Donald Trump kendi başına Türkiye'ye yaptırım uygulamayı engelleyebilir.




  • Türkiye'ye  Caatsa yasası kapsamında yaptırımlar uygulanacaksa bunun yürürlüğe girmesi Abd Başkanının imzası ile gerçekleşecektir ki başkanın imza süreci ile ilgili hiçbir sınırlama yoktur yani Donald Trump isterse Türkiye'ye karşı uygulanacak yaptırımları sümen altı edebilir.

  • Abd Başkanının yasal olarak yaptırımları altı ay (180 gün) erteleme hakkı mevcuttur ki Türkiye-Abd arasında bir uzlaşma olacaksa bu sürecin işleme ihtimali yüksektir.

  • Caatsa yaptırımları uygulanmaya başlarsa bile başkanın nispeten önemsiz yaptırımları seçme olanağı vardır; bu da müzakereler için ekstra bir süre demektir.

16 Aralık 2019 Pazartesi

2008 EKONOMİK KRİZİ

Türkiye ve dünya ekonomisi için etkileri halen çok ciddi şekilde süren ekonomik krizdir. Mortgage Krizi olarak anılsa da aslında 2008 Krizi; emlak krizi değil, finansal bir krizdir.

  Belki sonuçları Büyük Buhran(1929 Krizi) kadar ağır olmamıştır ama oluşturduğu risk ile dünya ekonomisini Büyük Buhran'dan bile daha fazla tehdit etmiştir.

  2008 Krizi sonrası Abd'de 10 trilyon dolardan daha fazla  servet yok oldu, 10 milyona yakın Abd'li işsiz kaldı, devletin bankacılık sistemi ve sermaye sahiplerini zarar etmeden bu işten sıyırması, Abd'de ciddi sosyal patlama yarattı.(Biz %99'uz Hareketi) 2008 Krizi'nin ana sebebi olan bankalar ciddi bedeller ödememiştir. (Dünyadaki toplam hasar ile ilgili kaynak bulamadım.)

4 Aralık 2019 Çarşamba

Çin Ekonomisi

 Çin'in artan borcu, Zayıflayan büyüme ivmesi


 Çin, seksenli yıllara doğru liderleri Mao ölene kadar küresel ekonomi ile etkileşimi en düşük seviyede tuttu. Mao öldükten sonra yerine geçen liderler bazen doğru bazen eleştiriye son derece açık yöntemler ile Çin ekonomisini küresel ekonomiye entegre etmeye çalıştılar ve bu çalışmaların sonucu 2001 yılında Çin, Dünya Ticaret örgütüne katıldı. Çin'in yüksek potansiyeli ve başarılı kalkınma projeleri sebebiyle Çin ekonomisi 1980'den 2008'e kadar çift haneli büyüme ortalaması yakaladı ve dünya ekonomisinin yükselen yıldızı oldu.


çin ekonomisi 2020
Çin ekonomisinin yıllara göre büyüme oranı

 2008'de küresel krizin etkileri ve zayıflayan potansiyel (Orta gelir tuzağı) ve biriken yapısal problemler sebebiyle Çin ekonomisinin büyüme ivmesi zaman geçtikçe zayıfladı ve Günümüzde Çin ekonomisi sıradan bir gelişmekte olan ülkeden çok uzakta olmayan rakamlar ile büyüyor. Diğer taraftan 2008 yılı borçlanma konusunda da Çin için milat oldu.

 2008 yılına kadar da Çin'in borçluluk rakamları emsal ülkelere göre yüksekti fakat değişim anormal değildi.(Milli hasılaya oranla) 2008 sonrası Çin ekonomisi zayıfladıkça yönetim ekonomisi finansal şartları gevşeterek (Borçlanmayı teşvik ederek) desteklemeye çabaladı fakat istenen sonuç elde edilemedi fakat devamlı olarak teşvik edilen borçlanma ise belli periyotlar ile daha fazla teşvik ihtiyacı doğurdu.

 2008'de Çin'de toplam borçluluğun milli hasılaya oranı %166 iken bu rakam 2019'un üçüncü çeyreğinde %310'a yükseldi. Bu rakam rezerv para birimine sahip olmayan ülkeler için son derece yüksek.


çin ekonomisi 2020
Çin'de borçluluk 2019
Çin'de finansal şartların gevşetilmesi büyüme konusunda istenilen sonuçları sağlayamamasının yanında Çin ekonomisi üzerinde artan borç yükü sorunlara sebep olmaya başladı. Çin'de son altı ayda iki banka kurtarıldı, yılın ilk dokuz ayında 900'e yakın yerel yönetim temerrüde düştü; geçen sene bu rakam 100 bile değildi. (Çin'de yerel yönetimlerin iflasa sürüklenmesi ayrı bir makale konusu) Çin yönetimi sorunlu krediler için çok düşük rakamlar açıklasa da UBS geçtiğimiz günlerde Çin'deki sorunlu kredilerin oranının en azından çift hanede olduğu tahmin etti. Çin'in abartılı şekilde artan ve artmak da zorunda olan(yapısal sorunlar) borçları yakın zamanda Çin ve dünya ekonomisi için büyük bir risk olarak kabul görmese de bu sorunun eninde sonunda dünya ve Çin için büyük sorunlara sebep olacağını tahmin ediyorum. 

 Çin yönetimi mevcut paradokstan çıkmak için ne yapıyor sorusuna gelince sorunu daha da derinleştirmek dışında hiçbir şey yapamıyor. Mevcut başkan Xi Jinping, 2012'de yapısal sorunları çözme vaadiyle başa geçmişti hatta 2008 sonrası zayıflayan büyüme ivmesi biraz da Başkan Jinping'in yapısal sorunları çözme politikaları ile alakalıydı. Jinping, mevcut sorunu çözmek için çok güçlü kararlar da aldı (Bir yol Bir kuşak Projesi) fakat Abd'nin başına Trump gelince ve ardından başlayan ticaret savaşları sebebiyle Çin'in ekonomisi çok daha hızlı zayıfladı ve Jinping yönetimi yapısal sorunları çözmek bir yana çok daha derinleştirecek kararlar almaya başladı.

  Abd Başkanı Trump'ın seçim öncesi Çin ile anlaşmaya daha fazla istekli olduğu son günlerde gözden kaçmıyor ve Çin'in de bu zaaftan yararlanmak istediği de net olarak görülüyor fakat anlaşma olmazsa ve ticaret belirsizliği devam ederse Trump kadar Çin ekonomisi de zarar görecek o yüzden Çin'in de makul bir anlaşmaya hayır demeyeceğini tahmin ediyorum. Gerçekten bir makul anlaşma için ise geçmişe gidip bazı hataları en başta önlemek gerekiyor.

Çin'in Borçları Türkiye'yi neden ilgilendiriyor


  •  Çin ekonomisi Abd ile beraber dünyanın en dinamik iki ekonomisinden biri ve Çin'deki zayıflama dolaylı olarak küresel ekonomiyi de etkiliyor. Küresel ekonomideki zayıflamalar ise en fazla bizim gibi gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkiliyor.

  • Çin ekonomisi şu an deflasyon riski ile karşı karşıya ve Çin'in attığı adımlar yuanı gerektiği gibi olumsuz etkilemiyor.(Yuanın değer kaybetmesinin hikayesi şu an için farklı) fakat genel anlamda Çin'in devamlı olarak para arzını artırması, finansal şartları gevşetmesi yuanı devamlı olarak hak ettiği seviyeden daha ucuz alıp-satılmasını sağlıyor. Bu durum da Türk ihracatçısını olumsuz etkiliyor ve Türk Lirası üzerinde baskıya sebep oluyor hatta Türkiye, Çin için bir dış pazar olduğu için Çin'in malları ucuzladıkça ithalat açısından da olumsuz bir durum yaşıyoruz. Geçen sene Türk Lirası çok büyük değer kaybına uğradı ve doğal olarak ihracatımız bu durumdan olumlu etkilendiği için ihracat konusunda son zamanlarda gelişen dezavantajlı durum çok dikkat çekmiyor ama gelişmeler daha farklı olsaydı ihracatta çok daha iyi bir rakamlar görebildik. Yuan, uzun zamandır değer kaybedip Türk lirası ve benzeri para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor; bununla ihracatımız da euronun, ithalatımızda ise doların ağırlığı daha yüksek ve geçen sene euro/dolar paritesi için 1.4 gibi seviyelerden söz ediliyor iken şu an parite 1.1'de ve çok ciddi bir iyileşmede beklenmiyor. Pariteler normal şartlar altında ihracatımız açısından kesinlikle olumlu seviyelerde değil.

  • Çin'in borç sorunun dolaylı uzantısı olan yuanın adil olmayan bir kurdan işlem görmesi Abd özelinde bütün ülkelerin tepkisini çekiyor ve Abd ile Çin'in anlaşamamasının en temel sebeplerinden biri bu durumdur. İki ülke arasındaki gerginlik de en fazla bizim gibi risk iştahından beslenen ülkeleri olumsuz etkiliyor.

 Bazı noktaları tekrara düşmemek için ısrarla atladım. Şu yazıyı da okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.-Ticaret savaşları-

Bunun Dışında Çin'deki kredilerin aktığı mecralar için-Çin emlak balonu-



Twitter: Yusuf Yüksel 





(4.12.19)

Çin Ekonomisinde gıda enflasyonu sorunu ve deflasyon riski


Çin artan gıda fiyatları sebebiyle sorun yaşıyor ve bu sorun küresel bir soruna da dönüşebilir. Çin'de görülen Afrika humması/domuz ateşi hastalığının etkisi Çin ekonomisi sınırlarını aşmaya başladı ve henüz kontrol altına alınamadı. Tysonfoods CEO'su: ''Afrika Humması küresel protein endüstrisini görülmemiş şekilde etkileyebilir.'' açıklaması yaptı. Türkiye'de domuz ürünlerinin tüketimi neredeyse hiç olmadığı için problem ülkemizde yakından takip edilmiyor fakat sorun artık domuz dışındaki ürünleri de etkilemeye başladı.

 Çin yönetimi sorunun kontrol altına alındığını ifade etti ve önümüzdeki Bahar-Yaz  aylarında domuz popülasyonunun tekrardan artacağını ifade etti fakat açıklamanın doğru olup olmadığını bilmek mümkün değil; Çinliler neredeyse bir yıldır sürekli olarak sorunun kontrol altına alındığını iddia ediyorlar.

 Afrika humması yayılmaya başlamadan önce dünyada 700 milyon civarında domuz vardı ve bunların 400 milyonu Çin'de yaşıyordu; sadece Çin'de hastalık sebebiyle ölen/itlaf edilen hayvan sayısı 200 milyonu aştı yani dünyadaki domuz popülasyonunun neredeyse %25-30'u yok oldu. Hastalık Çin'den Doğu Asya ülkelerine yayılmıştı ki bunların çoğu Çin'de sorunlar yaşanmaya başlaması sonrası Çin'e domuz eti ithal eden ülkelerdi fakat şu an problem çevre ülkelerde de artıyor hatta son zamanlarda hastalık Avrupa'da da görülmeye başladı. Konu dışı fakat hastalık Güney Kore'ye Çin'den değil Kuzey Kore'den sıçramış ki bu çok kötü; Kuzey Kore'den toplum zaten kıtlık şartları altında yaşıyor ve halkın tahminen protein tüketiminin %80'i domuz eti. Kuzey Kore'de hastalık ne seviyede hiçbir bilgi yok fakat ciddi bir kırım yaşanmışsa bu Kuzey Kore'deki insanlar için zor olan beslenme şartlarının çok daha kötü gelmiş olabileceği anlamına geliyor.


Çin'de domuz eti fiyatları son bir yılda ikiye katlandı (%101) ve bu durum doğal olarak diğer ürünlere olan talebi de artırıyor. Son bir yılda Çin'de domuz eti dışı hayvansal gıdalarda da %20-30 arası fiyat artışları mevcut ve bu artışlar artık sadece Çin ile sınırlı da değil. Dünyada da domuz eti fiyatları %30'lar civarında, et fiyatları ise çift haneli arttı. Türkiye, kırmızı et ithalatçısı bir ülke olduğu için sorun uzun süre daha çözülemez ise bizi de etkilemeye başlayacak.

çin ekonomisi 2020
Resim yazısı ekle

 Çin'de Afrika ateşi hastalığı yönetimin ifade ettiği gibi kontrol altına alınabilir ama bu durum da Çin ekonomisi için ayrıca sorunlu.

Çin Ekonomisi 2020'de deflasyona sürüklenebilir


Çin'in karşı karşıya olduğu bir diğer sorun ise deflasyon riski ve bu sorunda Çin ekonomisi ile sınırlı kalmayabilir. Çin'deki muhtemel deflasyon riskinin Türkiye'ye etkileri ise tartışmaya açık.

Çin'de enflasyon %3.8 seviyesine geriledi; bu enflasyonun %2.43'ü doğrudan domuz eti kaynaklı, %0.41'lik katkı ise domuz dışı diğer hayvansal ürünler kaynaklı yani Afrika Humması sorunu olmazsa Çin'de de enflasyon son derece düşük ve doğal olarak bu rakamlar Çin ekonomisi 2020'de daha da yavaşlayabileceğini işaret ediyor. Çin'de tüketici fiyatları düşük iken görünüm enflasyonun daha da zayıflayabileceği yönünde Çin'de üfe de aylardır zayıflıyor.



çin ekonomisi 2020
Çin Üfe


 Çin ekonomisinin deflasyona sürüklenmesinin bize etkisi muğlaktır çünkü;

  • Çin dünyanın üretim üssü haline gelmiş olan bir ülke, Çin'deki düşük enflasyon Çin ekonomisi ile sınırlı kalmayıp dünyaya yayılıyor. Ticaret savaşları konusunda bu olaya birkaç defa değinmiştim; Çin'in ekonomi modeli ticaret ortaklarını net şekilde suistimal etmeye odaklı fakat Çin'in ticari partnerleri uzun yıllar bu durumdan fayda gördükleri için bu olaya itiraz etmediler. 2000 sonrası bütün dünyada Fed öncülüğünde büyük merkez bankalarının son derece gevşek para politikaları uyguladıkları halde bu durumun enflasyonda olumsuz senaryolara sebep olmamasının en önemli sebeplerinden biri Çin'den dünyaya yayılan ucuz mallardı fakat bugün ise tam aksine bütün dünyada enflasyon istenen seviyenin çok altında ve Çin'de de enflasyonun zayıflaması bu sorunu güçlendirecek. Dünyadaki zayıf enflasyon bir taraftan zaten zayıf kalması beklenen ekonomiler hakkında beklentileri kötüleştirir ki bu bizim için olumlu değil. Diğer taraftan deflasyonist baskı büyük merkez bankaları üzerinde daha gevşek politikalar uygulanması için baskı oluşturur ki bu bizim için olumsuzdur.

  • Çin'deki düşük enflasyon Çin mallarını daha rekabetçi hale getirecektir bu bizim hem ithalatımızı(iç pazar) hem de ihracatımızı olumsuz etkiler. Türk Lirası zaten rekabetçi bir seviyede olması dışında çok olumlu bir konjonktürde değil;(Eur/Usd 1.10 civarlarında; Yuan +7 seviyesinde)
 Çin bu sorunu çözmek için büyük ihtimal hep yaptığı gibi finansal şartları daha da gevşetecektir ki bunun Çin'e, Dünyaya, Türkiye'ye muhtemel etkileri için yazının devamını okumanızı tavsiye ederim.


Çin Ekonomisi 2020'de nasıl olacak


 Çin ekonomisi 2020 için olumlu sinyaller vermiyor. Çin, ticaret savaşları, Hong Kong olayları gibi ekonomik olduğu kadar jeopolitik sorunlar ile uğraşırken bir yandan da yılların birikimi yapısal problemler ile yüzleşiyor. 2020, Çin için zor bir yıl olacak ve bu durum bizi de doğrudan veya dolaylı olarak etkileyecek.