21 Ocak 2020 Salı

Davranışsal Finans Nedir

 finansın en temel kabullerinden biri bütün piyasa oyuncularının servetini artırmak istediği ve kararlarını bu yönde aldığıdır yani insanların daha fazla kazanmak veya daha az kaybetmek için rasyonel kararlar alması beklenir fakat realitede ise yatırımcıların duyguları, ruh halleri alınan kararlar üzerinde son derece etkili olabildiği için mantıklı karar alma mekanizması çalışmayabilir. Günümüzde algoritmaların piyasalara hakim olmasının en temel sebeplerinden biri alınan kararlarda duyguların etkisini azaltma çabasıdır. İnsanların aldıkları kararlar ile duyguların etkileşimini inceleyen ekonomi dalı davranışsal finanstır ve yatırımcıların piyasada başarılı olabilmesi için kendilerini bu dalda geliştirmeleri önemlidir.

Demirleme Teorisi


 Hükumet şu adımı atarsa dolar kuru 7 lira olur... Şu önlem alınırsa dolar 4 liranın altına düşer... Sık sık duyduğumuz söylemler neden 7 ama 9 değil? Neden 4 ama 2 değil ? Çünkü  dolar/ Türk Lirasının 7 lira olmasına, 3-4 lira olmasına, 1.5 lira olmasına bir kur değerinden fazla anlamlar yüklemiş durumdayız.

 Günlerdir borsadaki rekor tartışılıyor; borsa 119 bin iken borsadaki tartışmalar başlamamıştı fakat 120.500'deki rekor kırılınca borsada balon mu var yoksa ciddi fırsat mı tartışmaları başladı; peki 120 bin balon da 119 bin değil mi ya da 120 bin fırsat da 119 bin değil mi? Neden şimdi bu konu çok daha popüler ? Çünkü borsanın rekor kırması bize ekstra anlamlar ifade ediyor.


Şu an borsamızdaki şirketlerin fiyat/kazanç oranı 8-9 civarındadır yani borsamızdaki şirketlerin ortalama değeri, ortalama yıllık karlarının 8-9 katıdır. Bununla beraber borsamızdaki en değerli şirket tek başına borsamızın 1/5'i kadar değerli ve bu şirket sektörünün en büyük 5 şirketinden biri bile değil. Borsamızın fiyat/kazanç oranı 8-9 iken bahsettiğim şirketin fiyat/kazanç oranı şu an için 90'ı aşmış durumda ! Peki bu fiyatlama şirketin bilançosuyla açıklanabilir mi? 


Bir varlığın fiyatı, değeri oluşturan birleşenler üzerinden incelenmelidir. En yaygın hatalı yatırım davranışlarından biri fiyatları referans alıp sadece buna göre yatırım yapmaktır. Bir varlığın fiyatını referans alarak tahminde bulunmaya demirleme etkisi denir. Davranışsal finans konusundan çalışmalarıyla ünlü Kahneman ve Tversky belirsizlik altında verilen kararların demirleme etkisi ile ilişkisini bilimsel olarak açıklamıştır.  

Kahneman ve Tversky, demirleme etkisi deneyinde denek gruplarına 1-100 arasındaki rakamları gösteren bir çarkın etrafında sorular sormuştur. Sorulardan önce çark çevrilmiş ve deneklere dönen çarkın gösterdiği rakam referans alınarak sorular sorulmuş daha sonra ise net tahminler istenmiştir; deney sonunda görülmüştür ki çarkın gösterdiği rakamın sorular ve cevaplar ile hiçbir alakası olmamasına rağmen cevaplar üzerinde çarkın gösterdiği rakamın etkisi bulunmaktadır yani deneklerin konudan tamamen bağımsız bir rakamı ilk başta referans alması daha sonraki fikirleri de etkilemiştir.

 Daha basit ifade edilirse çark çevrilmiş ve 50'i göstermiş olsun; deneklere bir resim gösterilip bu resimde 50'den fazla mı yoksa az mı insan olduğu sorulur. Daha sonra ise aynı gruba net olarak resimde kaç insan olduğu sorulur; denek grubu çark 50'i gösterir iken bu soruya ortalama 60 cevabı verirken çark 30'u gösterince 40 cevabı vermiş yani konu hakkında fikir yürütürken konudan tamamen bağımsız ilk referans rakamı daha sonraki fikirleri de etkilemiş.


 Bir şey hakkında edindiğimiz ilk bilgi bundan sonraki bütün bilgileri, algılamamızı şartlandıracaktır. Finans açısından baktığımızda bir varlık hakkındaki ilk fiyatlar, ilk bilgiler bundan sonraki her bilgi için ön yargı görevi görecektir, bunun bilincinde olunmalıdır. (Dolar gördüğü yeri unutmaz, konut asla değer yitirmez vs.) Değerinin çok üzerindeki bir ürün %20-30 değer kaybedince demirleme etkisi sebebiyle bazı yatırımcılar için cazip hale gelebilmektedir veya tam aksine çok ucuz bir varlık uzun süre zayıf performans gösterdiği için zayıf bir değerlenme ile cazibesini kaybedebilmektedir. Bunlar hep demirleme etkisinin sonuçlarıdır.

  İş yerleri demirleme etkisini pazarlama hilesi olarak da kullanır.(Bunun bilimsel bir ismi de var, hatırlayan varsa yorumdan bana bilgi verirse düzeltirim.) Bir ürün alırken fiyat/kalite baz alınarak kararlar verilir örneğin bir ürünün kalitelisi 100 lira ise daha az kalitelisi 80 lira olmalıdır ve fiyat ya da kalite faktörlerinden biri ağır basıp satın alıp almama veya hangi ürünün satın alınacağı tercihini etkileyecektir. İş yerleri demirleme etkisinden yararlanmak için iki ürünün yanına daha pahallı ve daha kalitesiz üçüncü bir ürün yerleştirirler ve bu ürünün sebep olduğu demirleme etkisi ile satılmak amacıyla reyonda bulunan ürünler tüketiciye daha ucuz ve kaliteli olarak görünür.


 Bir telefon ortalama ne kadar eder? Sorusunun cevabı enflasyon ve alım gücünün dışında son 10-15 yılda ne kadar değiştiğinin farkında mısınız? Bunun sebebi başarılı çalışmalar ile telefonun ederinin çok daha yukarılara demirlenmesidir. Buna benzer onlarca üründe örnekler gösterilebilir. 

 Sonuç olarak demirleme etkisi son derece hatalı yatırım kararlarının en temel sebepleri arasındadır ve yatırımcılar yatırımlarını fiyatlara bakarak değil fiyatları oluşturan faktörlere bakarak vermelidirler.




Beklenti Teorisi


 İnsanlar ekonomik kararlarını kazanç veya kayıp ihtimalini değerlendirerek alırlar; normalde birim kazancın sağlayacağı haz ile birim kaybın sebep olacağı acı eşit olması gerekir iken Nobel ödüllü Daniel Kahneman'ın beklenti teorisi insanların kazanmaya ve kaybetmeye aynı duygusal tepkileri vermediğini açıklar. Sonuçta bir değişim olmadığı halde 50 lira kaybedip sonra bulmanın sağladığı haz, 50 lira bulup sonra kaybetmenin sebep olduğu acıdan zayıftır; bu örnek ve bir çok deney göstermiştir ki insanlarda kaybetmeme eğilimi, kazanma isteğine göre daha güçlüdür. 

daniel kahneman
Beklenti Teorisi

 İnsanların kazanma ve kaybetmeye eşit duygusal tepki vermemesi risk iştahlarını da etkiler. İnsanlara ''500 lira kazanmak'' ile ''yazı tura sonucuna göre ''Hiç kazanmamak veya 1000 lira kazanmak'' seçenekleri sunulduğunda çoğunluk birinci şıkkı seçmektedir fakat insanlara ''500 lira kaybetmek'' ile yazı tura sonucuna göre ''Hiç kaybetmemek veya 1000 lira kaybetmek'' seçenekleri sunulunca ise çoğunluk ikinci şıkkı seçmektedir. Başka bir faktör yok iken tam aksi senaryo daha rasyonel iken insanlar daha çok kazanmak için risk almamaya, kaybetmemek için ise risk almaya meyillidir. 

 Yatırımcılar için çok çok önemli olan zarar-kes (Stop-Loss) seviyelerine uyulmamasının en önemli sebeplerinden biri zararı realize etmekten kaçınma davranışıdır fakat Beklenti Teorisi'nin bir başka bulgusu az az kaybetmenin verdiği acının bir kerede kaybetmenin verdiği acıdan az olmasıdır. Kazanma konusuna gelince ise yine tam aksine bir kerede kazanmanın verdiği haz, az az kazanmanın verdiği hazza göre zayıftır; bu sebeple insanlar özel sektör daha fazla gelir vaat etse bile kamuda (Sürekli/güvenli gelir) çalışmayı tercih ederler.

*Devam Edecek*


Twitter: Yusuf Yüksel 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder