21 Ocak 2020 Salı

Davranışsal Finans Nedir

 finansın en temel kabullerinden biri bütün piyasa oyuncularının servetini artırmak istediği ve kararlarını bu yönde aldığıdır yani insanların daha fazla kazanmak veya daha az kaybetmek için rasyonel kararlar alması beklenir fakat realitede ise yatırımcıların duyguları, ruh halleri alınan kararlar üzerinde son derece etkili olabildiği için mantıklı karar alma mekanizması çalışmayabilir. Günümüzde algoritmaların piyasalara hakim olmasının en temel sebeplerinden biri alınan kararlarda duyguların etkisini azaltma çabasıdır. İnsanların aldıkları kararlar ile duyguların etkileşimini inceleyen ekonomi dalı davranışsal finanstır ve yatırımcıların piyasada başarılı olabilmesi için kendilerini bu dalda geliştirmeleri önemlidir.

Demirleme Teorisi


 Hükumet şu adımı atarsa dolar kuru 7 lira olur... Şu önlem alınırsa dolar 4 liranın altına düşer... Sık sık duyduğumuz söylemler neden 7 ama 9 değil? Neden 4 ama 2 değil ? Çünkü  dolar/ Türk Lirasının 7 lira olmasına, 3-4 lira olmasına, 1.5 lira olmasına bir kur değerinden fazla anlamlar yüklemiş durumdayız.

 Günlerdir borsadaki rekor tartışılıyor; borsa 119 bin iken borsadaki tartışmalar başlamamıştı fakat 120.500'deki rekor kırılınca borsada balon mu var yoksa ciddi fırsat mı tartışmaları başladı; peki 120 bin balon da 119 bin değil mi ya da 120 bin fırsat da 119 bin değil mi? Neden şimdi bu konu çok daha popüler ? Çünkü borsanın rekor kırması bize ekstra anlamlar ifade ediyor.


Şu an borsamızdaki şirketlerin fiyat/kazanç oranı 8-9 civarındadır yani borsamızdaki şirketlerin ortalama değeri, ortalama yıllık karlarının 8-9 katıdır. Bununla beraber borsamızdaki en değerli şirket tek başına borsamızın 1/5'i kadar değerli ve bu şirket sektörünün en büyük 5 şirketinden biri bile değil. Borsamızın fiyat/kazanç oranı 8-9 iken bahsettiğim şirketin fiyat/kazanç oranı şu an için 90'ı aşmış durumda ! Peki bu fiyatlama şirketin bilançosuyla açıklanabilir mi? 

20 Ocak 2020 Pazartesi

Margin Debt nedir

 Yazmak istediğim bir makalede link verebilecek bir kaynak bulamadığım için bu konuyu makalemden bağımsız istedim. Margin debt kavramı Amerika'da yaşanan ve dolaylı olarak bütün dünyada hissedilen bütün borsa krizlerinin teknik sebebidir. Örnek vermek gerekirse 1920'lerin sonunda Margin debt ile ilgili regülasyonların zayıflığı (kaldıraç oranı %90 vs.) sebebiyle The Dow'daki (Bugünkü Dow Jones) %25'lik düşüş bir günde yüz binlerce yatırımcı ve dört bin bankanın iflasına yol açtı, bu olay Büyük Buhran'ın teknik başlangıcıdır.

 Margin debt nedir sorusundan önce kaldıraç kavramını açıklamak gerekir. Amerika'da yatırımcılar hisse senetleri alırken aracı kurumlar yatırımcının hisselerini ipotek altına alarak portföyün %50'si(kaldıraç oranını regülasyonlar belirler.) kadar  kredi sunarlar. Daha basit ifadesiyle bir yatırımcı 100 birim ana para ile hisse senedi alırken isterse aracı kurum da hisse senedi almak için yatırımcıya 100 birim daha kredi açar. Hisselerin değeri artarsa dolaylı olarak ipoteğin de değeri artacağı için yatırımcının kredi kapasitesi artar, hisselerin değeri düşünce ise bir noktadan sonra yatırımcı yatırımı üzerindeki tasarrufunu sürdürebilmek için teminat çağrısı ile karşılaşabilir.(Margin Call) Bu şekildeki borçlanmaya margin debt (Marj borcu) denir.

 Margin debt ile borçlanma yatırımcıya çok daha hızlı ve fazla kar edebilme imkanı sunar. Örneğin sıradan bir hisse yatırımında,  yatırım yapılan ürünün %10 prim yapması yatırımcıya %10 kar sağlar iken margin debt limitinin tamamını kullanan bir yatırımcının yatırım yaptığı bir hisse %10 civarı prim yaparken yatırımcının karı %30'lara yaklaşır.( Hisse prim yaptıkça yatırımcının kredi limiti de artacağı için %20 değil.) Bu işlemlerde bir de alınan kredinin faiz maliyeti vardır ama günümüzde Amerika'da faizler çok düşük olduğu için hesaba katmadım.

19 Ocak 2020 Pazar

Merkez Bankası Net Döviz Rezervi Ocak 2019

Merkez Bankası Net Döviz Rezervi Ocak 2019


 Merkez bankasının net döviz rezervleri hakkında internet ortamında net bir veri bulmak zor çünkü her haber kaynağı farklı bir bakış açısıyla haberi sunduğu için Merkez Bankasının net döviz rezervi hakkında bilgi bulmak zorlaşıyor. Bir önceki hafta Merkez Bankası net döviz rezervi 40.0 milyar dolardı.(3 Ocak ) Bu hafta açıklanan son veriye göre Merkez Bankası Net Döviz Rezervi 37.6 milyar dolara düşmüş.(10 Ocak 2019 tarihi  itibariyle Merkez Bankası net döviz rezervi)


 Merkez Bankasının döviz rezervleri ile beraber swap stoku da artık sık sık sorulmaya başladı. İki verinin açıklanma tarihleri uyuşmuyor fakat fikir vermesi açısından merkez bankasının bankalarla dövize karşılık Türk Lirası swap stoku+ Altına karşı Türk Lirası Swap Stoku 14.2 milyar dolardı.( Kasım/2019)




Merkez Bankası net döviz rezervi(Aylara Göre)




Merkez bankasının net döviz rezervlerinin değişimi ise şu şekilde olmuş;


Döviz Tevdiat Hesapları

  Döviz tevdiat hesaplarındaki para miktarı bu hafta 196.1 milyar dolara yükselmiş. (10 Ocak) Geçtiğimiz hafta döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı 194.4 milyar dolar seviyesindeydi.(3 Ocak) Sene başında döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı 166 milyar dolardı.


Döviz Tevdiat Hesapları(Aylara Göre)


10 Ocak 2019- 196.1 milyar dolar
3 Ocak 2019- 194.4 milyar dolar

Aralık 2019- 193.6 milyar dolar
Kasım 2019- 194.5 milyar dolar
Ekim 2019-194 milyar dolar
Eylül 2019-193 milyar dolar
Ağustos 2019-189 milyar dolar
Temmuz 2019-187 milyar dolar
Haziran 2019- 186 milyar dolar
Mayıs 2019-183 milyar dolar
Nisan 2019-180 milyar dolar
Mart 2019-182 milyar dolar
Şubat 2019-170 milyar dolar
Ocak 2019-166 milyar dolar
Aralık 2018-161 milyar dolar
Kasım 2018-158 milyar dolar
Ekim 2018-154 milyar dolar
Eylül 2018-154 milyar dolar



bankalardaki dolar mevduatı 2019
Döviz Tevdiat hesapları Aralık 2019

16 Ocak 2020 Perşembe

2020'de Türkiye Ekonomisi Nasıl Olacak

 2019 yılı sona eriyor. Türkiye ekonomisi 2020 yılına girerken Abd savunma bütçesinin Türkiye'ye yaptırım talep eden maddelerle senatodan geçmesi Türk varlıkları üzerinde baskıya sebep oluyor ve dolaylı olarak 2020 Türkiye ekonomisi üzerinde de belirsizlikleri artırıyor. Abd Türkiye'ye yaptırım uygular mı? Abd, Türkiye'ye yaptırım uygularsa bunun Türk ekonomisine etkisi ne olur? Abd Türkiye'ye yaptırım uygularsa bu yaptırımlarla ne zaman yüzleşiriz? soruları onlarca makaleye sığmayacak belirsizlikler içeriyor o yüzden bu başlıkta o konulara girmiyorum. 2020 yılına girer iken Türkiye ekonomisinin son durumu nasıl özetlemek istedim. 

Merkez Bankası Faiz Kararı

 Bugün saat 14:00'de Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını açıklayacak; piyasanın beklentisi Merkez Bankası'nın faizleri sabit bırakması, bunun yanında 25-100 baz puan arasında faiz indirimi tahmini yapan kurumlar da var. Merkez Bankası'nın karar günü bile alacağı kararın belirsiz olması başlı başına bir sorun ! Günümüzde bütün merkez bankaları alacağı kararlar konusunda piyasa ile son derece güçlü iletişim halindeler, şu an FED, ECB, BOJ gibi merkez bankalarının yıl sonuna kadar yapacağı her şeyi aşağı yukarı biliyoruz ama Merkez Bankası'nın bugün ne yapacağı hakkında belirsizlik var. 

Kaynak: Forexturkey
 Piyasa beklentisi faiz indirimi olmayacağı veya en fazla %1 indirim olacağı iken Londra swap piyasası aylık faiz %9.3, Bist gecelik faiz ise %10.5 civarında oluştu yani uzmanlar indirim beklemiyorsa da yatırımcılar faiz indirimi bekliyor.

14 Ocak 2020 Salı

Ticaret Savaşları

Faz-1 Anlaşması nedir

 ABD ile Çin arasında ticaret savaşı şimdilik sonlandıran Faz-1 anlaşmasının Çince tercümesi de gelen haberlere göre tamamlanmış; yaklaşık 2,5 aydır sürekli olarak Faz-1 anlaşması ile ilgili olumlu bir haberle karşılaşıyoruz ve anlaşmanın imzalanmasına 1-2 gün kaldığı halde halen kimse anlaşmanın detaylarına vakıf olamadı. Kaynaklar uzun süredir devam eden tercüme krizini Amerika tarafının tercüme anında pozisyonunu kuvvetlendirme çabası iddiasına dayandırıyordu ve sonunda (yaklaşık 15 gündür metin tercüme ediliyor !) tercüme safhası da bitti. Amerika ve Çin ne konuda anlaştı bilemiyoruz ama taraflar uzun zamandan beri muğlak da olsa anlaşma konusunda kamuoyu ile bilgi paylaşımı yapıyorlar. ABD ve Çin yetkililerinin şimdiye kadar anlaşmada yer alacağını ifade ettiği maddeler şunlar;

 ABD,  15 Aralık 2019 itibariyle Çin'den ithal edilen 250 milyar dolarlık ürüne daha ek vergi uygulaması başlatacaktı ama Faz-1 anlaşması ile bu vergiler yürürlüğe girmedi yine daha önceden Abd'nin Çin'den ithal ettiği 120 milyar dolarlık ürüne uyguladığı %15'lik vergi %7.5'e indirilir iken 260 milyar dolarlık ürüne uygulanan %25'lik vergi uygulanmaya devam edecek. ABD ve Çin arasında devam edecek (Faz-2) görüşmelerin seyrine göre 260 milyar dolarlık ürüne uygulanan ek vergi tekrardan gözden geçirilecek. Çin'in ABD ürünlerine uyguladığı ek vergiler ile ilgili şu ana kadar sızdırılmış bir bilgi yok ama Çin de muhtemelen benzer bir uygulamaya gitmiştir. Kısacası ABD-Çin ve dolaylı olarak dünya ekonomisine zarar veren vergiler yerli yerinde duruyor ama en azından belirsizlik azaldı diyebiliriz. (Tam olarak Ortadan kalkmadı.)

Borsa yorumları

 Borsa İstanbul uzun süre sonra tekrardan 120 bin puanı aşarak tarihi rekoru olan 121.532 seviyesine yaklaştı. Borsa İstanbul en son 120 bin puanı 2018 yılının başında aşmıştı ve rekor kırmıştı. Yaklaşık 24 ay sonra Borsa İstanbul tekrardan rekora yaklaştı. Borsa İstanbul son günlerde çok güçlü şekilde yukarıya doğru gidiyor bunun sebebi uzun süredir var olan küresel borsa rallisine Borsa İstanbul'un yetişmesidir diyebiliriz.

 2019 zaten küresel borsalar için iyi geçmekteydi ama Kasım ayının başında ABD ile Çin arasında ticaret anlaşması imzalandı haberi ile beraber borsalarda aşırı iyimserlik mevcut ki bu iyimserliğin potansiyel olarak en olumlu etkileyebileceği borsaların başında olan Borsa İstanbul bu ralliye Jeopolitik engellerden dolayı eşlik edemiyordu.

 Kasım ayının başında küresel borsa rallisi başladı diyebiliriz (Abd ile Çin arasında Faz-1 anlaşması imzalanacak haberi ile) fakat haber ardından bütün dünya borsalarındaki iyimserlik bize yansımadı çünkü Barış Pınarı Operasyonu risklerimizi artırmıştı(Ekim ortası); Barış Pınarı Operasyonu sonrası borsalarımızda hareketlilik oldu ama hemen arkasından Amerikalı senatörlerden Türkiye'ye karşı yaptırım uygulanacağına dair güçlü demeçler geldi, ardından Abd savunma bütçesinde Türkiye'ye yaptırım içeren maddeler yer aldı; Abd yaptırımları belirsizliği sona ermeden Libya sorunu başladı ve piyasada Libya olayının fiyatlaması gerçekleşmeden bir haftadan kısa sürede Abd ile İran savaşın eşiğine geldiler ki körfezde artan gerginliğin dünyada en fazla olumsuz etkileyeceği ülkelerden biri Türkiye idi. Kısacası dünyada borsalar ralli yapar iken biz art arda jeopolitik riskler ile uğraşıyorduk.

 İran- ABD gerginliği başladığı gibi hızlıca sona erdi; Libya'daki sorun da çok hızlı şekilde sona erdi diyebiliriz.-Şimdilik- ABD yaptırımları konusunda bir iyileşme yok ama Türk varlıklarını olumsuz etkileyen son Bütçe tasarısı mevcut duruma bir değişiklik getirmedi diyebiliriz.(Bu konuda başka bir yazı yazacağım.) Jeopolitik riskler zayıflayınca şu an için cazip duran borsalarımıza talep gelmeye başladı.

13 Ocak 2020 Pazartesi

Büyük Buhran

 Büyük Buhran; modern tarihin en büyük ekonomik krizidir,1929'da başlayan kriz İkinci Dünya Savaşı'na kadar devam etmiş ve İkinci Dünya Savaşı'nın da en önemli ekonomik sebebi olmuştur.


Büyük Buhran'ın Nedenleri


1. Abd'nin alacaklarını altın olarak tahsil etme ısrarı


Birinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra geriye Avrupa'da büyük bir yıkım bırakmıştı, savaştan nispeten az zarar görerek çıkan Abd, dünya üzerinde geriye kalan son sağlam büyük ekonomi idi. Birinci Dünya Savaşı sonrası Abd büyük yara alan Avrupa ve dünya ekonomisinin kreditörü haline geldi, Abd alacaklarını altın olarak tahsil etmek istiyordu fakat dünyada bu ticareti gerçekleştirebilecek altın/ altın üretimi mevcut değildi; bu durum ileride Abd'nin alacaklarını tahsil edememesine yol açacaktı.

 Abd'nin altın ısrarı yüzünden Altın devamlı olarak değer kazanıyordu ve doğal olarak Abd'nin alacaklı olduğu ülkelerin paraları değer kaybeder iken dünyadaki altın kaynaklarını kontrol eden Birleşik Krallık'ın para birimi sterlin aşırı değer kazanıyordu bu durum yıllar içinde Avrupa ekonomilerinin rekabet gücünü eritti ve Avrupa ekonomilerinin yıldan yıla daha sıkıntılı hale gelmesine yol açtı, bunun da doğal sonucu olarak dünyadaki bütün yatırımcılar(altınları ile beraber) Abd'e yatırım yapmaya başladılar.


büyük buhran
Enflasyona göre düzeltilmiş altın fiyatları


Özetle Abd alacaklılarının tavuklarını kesip onlardan yumurta bekliyordu.

* Son yıllarda dünya ekonomisine damga vuran varlık alım programlarının gerçekleştirilmesinin en önemli sebebi dönemin Fed Başkanı B. Bernanke'nin 1929 Bunalımı'nda yapılan hataların tekrarlanmamasını istemesiydi; Büyük Buhran'da üretim vardı, tüketim de vardı ama ticaret için para yoktu, B. Bernanke bu çelişkiye düşmemek için gereken neyse yaptı.

2. Abd Başkanı Hoover


 Abd Başkanı Hoover Büyük Buhran başladığında sorunun ciddiyetini anlamaktan uzaktı ve kriz dönülmez seviyeye yükselinceye kadar kamunun soruna müdahale etmemesi konusunda ısrarcı oldu.(Bırakınız yapsınlar/Laissez faire)  oysa ki İskandinav ülkelerinde sosyal demokrasiler krizin ilk yıllarında kamu desteği ile krizi atlatmayı başarmışlardı. Abd'de de kamunun ekonomiye müdahale etmeme tabusu olmasaydı 1929 Buhranı o kadar da ağır olmayabilirdi.


 büyük buhran sonuçları
Herbert C. Hoover

 3. Bankacılık veya borsa regülasyonlarının oluşmuş olmaması

 Bugün dünya ekonomilerinin sağlığı için bankalara, borsalara getirilmiş olan kuralların neredeyse tamamı Büyük Bunalım tecrübesinden alınan derslerdir. Büyük Bunalım öncesi bu kuralların olmaması çok büyük sorunlara yol açmıştı. Abd'de kriz sonrası binlerce banka iflas etmiş, borsalarda inanılmaz hatalar yapılmıştı.

2020 Ekonomik kriz yılı mı

Giriş notu: Bu paylaşımda 2020 ekonomik kriz senaryolar ile doğrudan veya dolaylı olan makaleler bulunmaktadır ve makaleler genelde küresel ekonomi ile alakalıdır. 2020'de Türkiye ekonomisinin nasıl olabileceği ile alakalı makaleler şu linktedir.(2020 Türkiye ekonomisi)


(13.01.20)


 Daha önce bu yazıda 2020 yılına dair güçlü bir iyimserlik olduğunu ve bu iyimserliği bozabilecek faktörlerin neler olduğunu yazacağımı ifade etmiştim. Bu makalenin altındaki yazıda makul bir sebep olmadığı halde piyasadaki güçlü iyimserliği, onun altındaki makalede ise dünyada normalleşmenin artık çok daha zor olduğunu yazmıştım. Bu yazı ise borsaların neden 2020 yılına dair olumlu beklentileri bozabileceği hakkındadır.

  Borsalardan bahsedilince ilk akla gelen soru şudur; borsalar da balon var mı? Eski Fed Başkanı Alan Greenspan'in bu soruya çok güzel bir cevabı vardır: ''Patlayıncaya kadar varlık balonlarının varlığını bilemezsiniz.''  Varlık fiyatları birçok değişken ile beraber fiyatlandığı için ve balon olarak tabir edilen fiyatlamalar çok geniş zamana yayılabildiği için balon ile aşırı değerlenme arasındaki farkı ayırt etmek çok zordur ama geçmiş zamandaki balonlardan varlık fiyatları hangi seviyelere ulaşınca balon olarak yorumlanabileceği hakkında fikir sahibi olabiliriz.

2020 ekonomik krizi

 Geçmiş balonlar bize bir varlığın veya varlık sınıfının popüler olduktan sonra 3 kat prim yapması durumunda dikkatli olunması gerektiğini ve bu prim 5 kata çıktığında ciddi bir risk ortaya çıktığını ifade ediyor. Bir varlığın balon fiyatlama ile 5 katın üzerine çıkması pek mümkün olmuyor. Dünya borsalarının göstergesi olan Abd borsalarına gelince Dot-Com balonu dahil Abd tarihinde 2008'den beri devam eden ralliye denk soluksuz bir yükseliş yok ve artış artık arkasında makul bir hikaye yoksa riskli diyebileceğimiz seviyelere yaklaşmış.

2020 küresel krizi


 Tarihteki en değerli 20 şirketin 15 tanesi 2019 yılında listeye girmiştir. Geriye kalan 5 şirket ise ya en ünlü balonlar ile özdeşleşmiştir veya tamamen kuralsızlık ile bu değere ulaşmıştır.

10 Ocak 2020 Cuma

Ekonomik Krizde Neye Yatırım Yapılır

2020'de neye yatırım yapmalı



Giriş Notu: Bu paylaşımı aslında geçen aylarda 2020'e dair küresel resesyon beklentilerinin güçlendiği dönem ''Ekonomik krizde neye yatırım yapılır'' sorusunun çok sık sorulmaya başlaması sebebiyle  yazmıştım; geçmiş krizlerdeki yatırımcı davranışları ve uygun zamanlama ile doğru yatırımların krizleri nasıl fırsata çevirdiğini örneklemeye çalışmıştım. Konu hakkındaki makale bu başlığın sonundadır. Sitemin istatistiklerini inceleyince görüyorum ki bu paylaşım sadece krizde neye yatırım yapılır sorusunun cevabını araştıranlara değil ''2020'de neye yatırım yapmalı'' sorusuna cevap arayanlara da ulaşıyor, bu sebeple bu sorunun cevabını arayanların da dikkat etmesi gereken gelişmeler ile yazıyı ara sıra güncelliyorum.

(10.01.20)

Altın tekrar yükselir mi

 Gram altın dünden beri %5 civarında değer kaybetti yine ons altında %2-3 civarında düşüş yaşandı. Geçtiğimiz Cuma günü Kasım Süleymani suikastı ile başlayan ve İran'ın Abd üslerine saldırmasıyla zirve yapan savaş korkusu doğal olarak altının prim yapmasını sağlamıştı.Cuma'dan düne kadar ons altın 1.530 dolardan 1.600 doların üzerine yükseldi hatta Cuma gününden önce artacak gerginlikle prim yapması beklenebilecek bazı hisselerde anormal hareketlilikler yaşanmıştı yani Süleymani suikastından haberdar olan bazı yatırımcılar mevcuttu (İnsider) altının Cuma gününden önce yaptığı primin de artacak gerginlik ile alakası olabilir.


2020'de neye yatırım yapmalı
Locheed Martin Hisseleri
 Birden bire ortaya çıkan savaş korkusu ile altının çok güçlü prim yapması normal ve savaş korkusu sona erince de normalleşme gerçekleşti altının bu süreçte ralliye başladığı noktaya dönmesi normal. Teknik olarak da altına dair kötümserliği ifade eden seviye 1540 civarındaki destektir.

 Altın; Amerika - İran gerginliği öncesi de olumlu bir görünüm sergiliyordu ve bu durumda belirgin bir değişiklik olduğunu sanmıyorum. Altını olumlu etkileyen faktörleri sıralarsak;

8 Ocak 2020 Çarşamba

Türk Akımı Ve Abd-Rusya Enerji Rekabeti


Türk Akımı projesinin bugün açılışı yapılacak. Proje faaliyete geçtiğinde yıllık 30 milyar metreküp civarında doğal gazın Türkiye'ye ve Avrupa'ya taşınması planlanıyor, Türk Akımı ile taşınacak doğal gazın yarısı Türkiye'nin kullanımına açılacak iken diğer yarısı Avrupa'ya iletilecek. Peki Türk Akımının Türkiye'ye faydaları ve zararları nelerdir?

İran Abd gerilimi

 İran ABD gerilimi bir üst safhaya yükseldi. İran dün Kasım Süleymani'nin intikamı adını verdiği operasyon ile Irak'ta Süleymani suikastında rol almış iki Amerika üssüne balistik füze saldırısı düzenledi. Dünkü saldırılar gerginliği çok daha üst safhalara tırmandırabileceği gibi azaltabilir de ve bu konuda belirleyici faktör Trump'ın aklı selimi olacak !

 Dün İran'ın balistik füze saldırıları gerçekleşmeden önce Twitter'da bile İran'ın balistik füzelerinde ilginç bir hareketlilik olduğu haberi dolaşıyordu. Twitter'a kadar düşmüş haberlerin Amerika istihbaratına ulaşmaması mümkün değil yine İran'dan ateşlenen füzelerin Abd üslerine çok sınırlı zarar vermesi ve açıklamalara göre hiçbir Amerikalı askerin bu saldırılarda ölmemesi İran'ın saldırılarda başarı amaçlamamış olma ihtimalini düşündürüyor. İran, Kasım Süleymani gibi çok üst düzey bir İranlının öldürülmesine cevap vermese çok büyük kamuoyu baskısı altında kalacaktı ama haber değeri yüksek, sonucu ise zayıf bir saldırı ile Trump'a en azından cevap vermeme şansı bıraktı.

1 Ocak 2020 Çarşamba

VARLIK ALIM PROGRAMLARI

Varlık Alım Programları


 Öncelikle neden varlık alım programları merkez bankalarının ana politikası haline geldi sorusu için şu paylaşımı okumanızı tavsiye ederim.-Her Şeyin balonu- 




 Küresel ekonomi 2008'de tarihinin en büyük risklerinden biri ile karşılaştı;(-2008 Krizi-) mevcut sistem belki Büyük Buhran dahil en büyük tehdit ile karşı karşıya kalmıştı, bu süreçte ekonomik krizler konusunda dünyadaki en yetkin kişilerden biri olan Ben Bernanke'nin kaderin cilvesi olarak Fed Başkanı olması ise belki de bir ekonomik felaket yaşanmasını engelledi. Ben Bernanke'ye göre geçmişteki birçok krizin sebebi likiditenin ticari faaliyetleri gerçekleşmesine yeterli olamamasıydı; yani üretim ve tüketim talebi var iken bunu sağlayacak likiditenin olmamasıydı ve dünyanın bir daha böyle bir krize girmemesi için ''piyasanın ihtiyacı'' kadar likiditeyi sağlamaya kararlıydı; bu çözüm ile Fed öncülüğünde bütün dünyada varlık alım programları tarihte görülmemiş bir likidite bolluğuna sebep oldu.