8 Ocak 2020 Çarşamba

İran Abd gerilimi

 İran ABD gerilimi bir üst safhaya yükseldi. İran dün Kasım Süleymani'nin intikamı adını verdiği operasyon ile Irak'ta Süleymani suikastında rol almış iki Amerika üssüne balistik füze saldırısı düzenledi. Dünkü saldırılar gerginliği çok daha üst safhalara tırmandırabileceği gibi azaltabilir de ve bu konuda belirleyici faktör Trump'ın aklı selimi olacak !

 Dün İran'ın balistik füze saldırıları gerçekleşmeden önce Twitter'da bile İran'ın balistik füzelerinde ilginç bir hareketlilik olduğu haberi dolaşıyordu. Twitter'a kadar düşmüş haberlerin Amerika istihbaratına ulaşmaması mümkün değil yine İran'dan ateşlenen füzelerin Abd üslerine çok sınırlı zarar vermesi ve açıklamalara göre hiçbir Amerikalı askerin bu saldırılarda ölmemesi İran'ın saldırılarda başarı amaçlamamış olma ihtimalini düşündürüyor. İran, Kasım Süleymani gibi çok üst düzey bir İranlının öldürülmesine cevap vermese çok büyük kamuoyu baskısı altında kalacaktı ama haber değeri yüksek, sonucu ise zayıf bir saldırı ile Trump'a en azından cevap vermeme şansı bıraktı.


 Trump gerçekten bir savaş istiyorsa istediğini aldı ama geçen Cuma'dan beri İran'a karşı gerçekleştirilen eylemler sadece seçim çalışması için yaptıysa Trump kucağında bomba buldu diyebiliriz çünkü Amerika, İran'a karşı çok ağır bir hamle gerçekleştirmezse (Pompeo bir misillemeye olursa cevap olarak saldırılacak 52 hedef belirlendi açıklaması yapmıştı.) Trump son bir haftadan itibarını artırarak çıkmış olmayacak hatta o süreç Trump'ın seçilme ihtimaline büyük ihtimal zarar bile verebilir.  

 Dün saldırılar başlayınca Trump'ın oval ofiste halka hitap edeceği haberi servis edilmişti ki bu türlü açıklamalarda savaş ilanı ihtimali bile kuvvetlidir ama İran saldırılarının güçlü bir sonuç almadığı bilgisi sonrası bu konuşma iptal edildi ve Trump'tan yapıcı diyebileceğimiz bir tweet geldi. İran tarafı da (Devrim Muhafızları hariç) saldırıların devamının gelmeyeceğini net şekilde belirten açıklamalar ile topu Trump'ın kucağına bıraktı yani Trump, politik olarak zarar görme pahasına saldırıları küçümseyip cevap vermeyebilir ve piyasada aşırı seviyelere yükselen riskten kaçış zayıflar veya savaş ihtimalini bile güçlendirebilecek açıklamalar yapabilir. Normal şartlar altında bir savaşın Trump'ın tekrar seçilme ihtimalini yükseltmesi bir ihtimal ama ilk tepki sonrası savaşın saçma sapan bir sebeple ortaya çıkmış olması sebebiyle tepkiler de Trump'a yönelecektir yine  dünkü yazımda da belirttiğim gibi muhtemel bir savaşın Amerika/ dünya ekonomisine bedeli çok ağır olabilir ki Amerikalılar bu durumun da olumsuz etkilerinden büyük ihtimal Trump'ı sorumlu tutacaklardır.

 Piyasa gece çok daha olumsuz gelişmelerin yaşanabileceğini fiyatladı ama saatler sonrası bile ağır bir söylem veya eylem ortaya çıkmayınca kar satışı gerçekleştirip beklemeye geçti. ABD ne yapacak sorusu için Amerikalı insiderların (İçeriden bilgi ile işlem yapan yatırımcılar) ne yaptığını takip etmek faydalı olabilir. 


iran abd gerilimi



 Piyasada Süleymani suikastı öncesi bu olaydan haberdar olan yatırımcılar vardı ve İran Abd gerginliği ile olumlu veya olumsuz anlamda güçlü şekilde ilişkilendirilebilecek hisse hareketleri Trump'ın kararı hakkında fikir sahibi olmamızı sağlayabilir fakat bugün gibi hareketli bir günde spekülasyon ile insider işlemi arasındaki farkı da anlamak çok zor.

(07.01.20)

İran Abd Geriliminin Türkiye ve Dünya Ekonomisine Etkileri 


Dün İran Abd gerilimi hakkında kısa bir giriş yazısı yazmıştım. Bu yazı ise olayın ekonomik sonuçları hakkında olacak.

 Öncelikle bu olay 2020 Türkiye ve dünya ekonomisi hakkındaki bütün beklentileri tekrar değerlendirme gereğini ortaya koyuyor. 2020'deki beklentileri ifade ederken Trump'ın seçilme ihtimalinin zayıflamasının muhtemel sonuçlarını da hesaba katmamız gerekiyor; Geçen Cuma gününden beri başlayan İran-Abd gerginliği ile ilgili dünya kadar senaryo yazıldı fakat en tatmin edici senaryo saldırının Trump'ın seçim çalışması olmasıdır ve tekrar seçilmek için savaşı bile göze almış bir Abd başkanı (Aslında bu senaryoyu ilk defa izliyoruz diyemeyiz.) ekonomik olarak en büyük belirsizliklerden biridir.

 Ortadoğu'da artan gerginliğe dönersek bu olayın en fazla tehdit ettiği ülkelerden biri Türkiye'dir hatta gerginliğin en fazla zarar verebileceği ülkeler sıraya koyulursa Türkiye'yi  en başlara koyarım çünkü;


  • İran Abd gerilimi küresel risk iştahını zayıflatıyor ve bu Türk ekonomisinin aleyhinedir. Gerginliğin yaşadığı bölgeye yakınlığımız bizim ekstradan olumsuz etkilenmemize sebep olabilir.
  • Daha önce de ifade ettiğim gibi petrol fiyatlarının artışı saygın ekonomiler arasında en fazla Türkiye ve Hindistan'ı tehdit eder. Rakamlar ile ifade etmek gerekirse iki sene önce Türkiye'nin cari açığı 70-80 milyar dolardı; çok ciddi fedakarlıklar ile bu rakamı 15 milyar dolar seviyesine gerilettik.(Yıl sonu beklentisi) İran Abd gerginliği devam ederse petrol fiyatlarının en başta 80 dolara yükselmesi beklenir.(80 dolar civarında küresel arz çok güçlü şekilde artıyor o yüzden çok daha olumsuz senaryolar gerçekleşmediği sürece (savaş !) 80 doların üstü pek mümkün değil.) Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış Türkiye'ye kabaca 5 milyar dolar ek fatura olarak dönüyor yani İran Abd gerginliği petrol fiyatlarını yukarı taşırsa bu olay bize kabaca 10 milyar dolar ek cari açık+ bozulan enflasyon/büyüme beklentisi olarak dönecek.
  •  İran Abd gerilimi bizim sadece kısa vadeli enerji maliyetleri beklentilerimizi değil, orta-uzun vadeli beklentileri de olumsuz etkiliyor. Abd'de kaya petrolü/gazı keşifleri sonrası çok kısa sürede Abd dünyanın en büyük enerji üreticisi olmuştu hatta Abd artık net petrol ihracatçısıdır. Bu gelişme sebebiyle petrol fiyatlarının uzun yıllar dünya ekonomisi için zorlayıcı olmayacağı bekleniyordu. Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden Libya ve Venezuela'nın petrol arzı sorun yaşıyor iken Abd dünyaya OPEC'in petrol arzının kabaca %10'nunu sağlayan İran'a ambargo uygulamayı dayatabiliyor hatta bu ambargo sonrası bile OPEC petrol kısıntıları için bir araya gelebiliyor ! Muhtemel bir Ortadoğu gerginliğinde petrol fiyatlarının  ekonomiler üzerinde etkisi bu kadar zayıf kalmaz.



  •  Abd ve İran ile çok karmaşık siyasi ilişkilerimiz var ve gerginlik bize belki bazı avantajlar sağlayabilecek olsa da (Bu şartlar altında Abd senatosunun CAATSA yaptırımları konusunda ısrarı daha ılımlı bir hal alabilir.) bizi tercihe ve bu tercihin bedeline sürükleyebilecektir üstelik masanın bir tarafında Trump gibi bir insan var! Bildiğiniz gibi Trump yakın zamanda bütün dünyaya İran'a petrol ambargosu uygulamak konusunda baskı yaptı; baskısından sonuç da aldı fakat hiçbir ülkenin mevcut ambargodan doğan zararını da karşılamadı. Örnek vermek gerekirse Abd Başkanları arasında Trump öncesi olumsuz yönden çok müstesna bir yeri olan Bush bile Irak, Afganistan savaşı sebebiyle ekonomik sorun yaşayan ülkelerin zararlarının karşılanmasını sağlamıştı.
  •  Türkiye, İran pazarında en güçlü ülkelerden biri; İran, Türkiye'nin en ucuz enerji ithal ettiği ülkelerdendir bu sebeple İran'ın gördüğü zararların Türkiye'ye doğrudan olumsuz etkisi var.

Abd İran geriliminin ortaya çıkardığı küresel riskler


 İran, ne ekonomik ne de askeri yönden Abd ile boy ölçüşebilecek bir ülke değil hatta İran için ekonomik, askeri, siyasi gücüne göre Ortadoğu'da fazlasıyla aktif bir ülkedir diyebiliriz. Abd ve İran arasındaki güç dengesi İran'ın fazlasıyla aleyhine olsa da İran'ın içine sıkıştırılmış olduğu cendere İran'ı çok daha agresif hamleler yapmaya teşvik ediyor. Abd ve birçok ülke Rehine Krizi'nden beri(1979) İran'a güçlü yaptırımlar uyguluyor ama geçmişte hiçbir dönem İran'a karşı yaptırımlar son zamanlardaki kadar artmamıştı üstelik ifade ettiğim gibi İran'ın petrolü/doğal gazı geçmişteki gibi dünya için olmazsa olmaz bir kaynak değil o yüzden İran'ın baskılardan kurtulması geçmişe göre çok zor. İran genel anlamda Abd veya Abd ile birlikte hareket edebilecek olan ülkelere karşı zayıf olsa da İran'ın devamlı olarak masa sürdüğü Hürmüz Boğazı kartı var. Hürmüz kartı İran'ın en zayıf karnı olan ekonomisini en güçlü kozuna çevirebiliyor.


Hürmüz Boğazı Neden Çok Önemli


 Ortadoğu Petrollerinin neredeyse yarısı, Dünya petrollerinin 1/5'i Hürmüz Boğazı'ndan geçer yine dünyadaki LNG'nin %70'ten fazlası Hürmüz Boğazı'nı kullanarak dünyaya açılıyor. İran kendi karasuları içinde olduğu için Hürmüz Boğazı üzerinde hak iddia ediyor ve dünyayı sık sık boğazı kapatmak ile tehdit ediyor. Bölge ülkeleri ve dünya zaten tartışmalı olan bu iddiayı kabul etmiyorlar.

iran abd gerilimi
Hürmüz Boğazı

  İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin anlamı yeni bir petrol krizidir böyle bir senaryoda Abd ve Abd'e destek olabilecek birçok ülke olsa bile İran'ı engellemek zor çünkü Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelebilecek bir saldırı için çok elverişli ve dar bir bölge, bunun dışında İran'ın Basra Körfezindeki petrol sevkiyatını engelleme isteği ortaya çıkarsa sadece Hürmüz Boğazı değil bütün körfez risk altına giriyor İran'ın Basra kıyısı kabaca 1000 km.dir.

 Geçtiğimiz yıl İran ile Suudi Arabistan arasında artan tansiyon sebebiyle İran, Arabistan'ın gemilerine etki edebildiği güçler ile Kızıldeniz'de saldırmıştı ! Yani İran gerçekten bir petrol krizi çıkarmak isterse bunu engellemek bayağı zor olur. İran Abd gerginliğinin bir gün bir savaşa sebebiyet vermesi durumunda sık sık ifade edilen Abd'nin İran'a kara gücü kullanmadan saldırabileceği senaryosu bu yüzden çok mantıklı değildir; Abd, İran'a saldırırsa Hürmüz Boğazı/Basra Körfezi risk altına girecektir ve bu bölgeyi korumak için on binlerce kilometre karelik alan kontrol edilmek zorundadır. İran'dan Hürmüz veya Basra Körfezine yönelecek bir tehditte İran bölgede hakimiyet kuramazsa bile bir petrol krizi senaryosu güçlenir çünkü gemicilikte en önemli maliyetlerin başında sigorta gelir ve saldırı riski olan bir bölgeye gidecek gemi, mürettebat bulunsa bile taşımacılığın sigortası petrol fiyatlarını olmadık seviyelere yükseltecektir. 

 Dünya petrol piyasasında Basra Körfezi'nin ifade ettiği önem  %20'lik paydan yüksektir çünkü körfez sadece arz ile değil, üretim istikrarıyla da ön plana çıkar. Konum olmadığı için şu an kontrol etme gereği duymadım ama yakın zamana kadar Suudi Arabistan'da üretilen petrolün ortalama maliyeti 20 doların altındaydı, bu ucuzlukta/rekabet gücünde petrolün yerini doldurmak çok mümkün değildir.

Petrol Krizi Başlarsa ne olur


  İran'ın en zayıf karnı neden en güçlü kozuna dönüşebilir sorusuna gelince bahsettiğim gibi İran çok ağır bir ekonomik kriz yaşıyor ve gerçekten bir savaş yaşanırsa İran bu günlerini de yad edebilir fakat diğer taraftan bir petrol krizine ekonomik olarak çözüm üretebilecek bir ülke dünyada yok. Günümüzde dünya ekonomisinin en büyük sorunu enflasyonun bir türlü ortaya çıkamamasıdır fakat petrol fiyatlarının +100 dolarlara hareket etmesi durumunda bu sorun çözülür. Dünyada enflasyon maliyet yönlü (petrol fiyatları)  ortaya çıkarsa enflasyon büyümeyi de desteklemeyecektir hatta resesyon riski çok daha kuvvetlenecektir, Günümüzde dünyanın büyük merkez bankalarının çoğu çok düşük hatta negatif politikası uygulamaktadır; en güçlü görünen Fed bile faizleri %2'lerin üzerinde tutamıyor iken enflasyon kaynaklı faiz artırımları ihtiyacı çok sağlam bir borç krizini beraberinde getirebilir özetle bir petrol krizi bir nevi küresel stagflasyona yol açabilir.(net olarak yaşanmazsa da benzer şartlar ortaya çıkar.)

 İran Abd gerginliği kağıt üzerinde bahsettiğim gibi çok ağır kriz senaryolarını akla getirse de bu türlü bir senaryonun yaşanabilir olmasına az da olsa ihtimal vermiyorum; ben Trump gibi yöneticilerin bile sadece şovenizm temelli popülarite için ülkesini, dünyayı riske atacağına pek inanmıyorum. İran gerginliğinden Üçüncü Dünya Savaşı çıkaran senaryolar okuyorum ki buna hiç ama hiç mantık üretemiyorum. Çok basitçe ifade etsem Hürmüz Körfezi kapatılsın;

-Dünya ekonomisi daralır; Dünyada ekonomisi küresel büyümeye en duyarlı ülke hangisi?
- Petrol küresel enflasyonu çoşturacak ki bu da borçlu ülke/kişi/kurumları çok büyük sıkıntıya sokacak. Bu konuda en fazla sorun yaşayacak ülke hangisi?
- Hürmüz Boğazı'nı kapatma gerçekten gerçekleşirse sorunun ülkesi için varlık problemi oluşturma riski olan küresel güç kim?


iran abd gerginliği
Çin'in körfezdeki OPEC üyesi ülkelerden petrol ithalatı


 Bu üç sorunun da cevabı Çin...İran Abd gerginliğinden dünya savaşı çıkarılıp Çin'in İran'ın yanına konulmasına anlam veremiyorum. Rusya'yı anmaya bile gerek yok; Rusya'nın dış politikasını özetle Abd ne yapıyorsa tersini yap olarak açıklayabiliriz ama geçmişteki hiçbir olayda Rusya, İran'ın arkasında durmadı. Rusya'nın İran'a hiç destek vermeyişinin en mantıklı sebebi artan gerginlikten faydalanmasıdır diyebiliriz.(Enerji fiyatları yükseliyor; İran, siyasi, askeri vb. birçok yönden Rusya'ya daha fazla bağımlı hale geliyor.)

 Uç senaryoları bırakıp olası senaryolara dönersek aslında son birkaç günde yaşanan olay üzün süredir devam eden ve piyasanın umursamama eğiliminde olduğu olaylar silsilesinin devamı diyebiliriz ve bundan sonra Körfez'deki gelişmeler çok daha fazla ciddiye alınacaktır. Abd'nin İran'a yaptırımlarının başlamasından beri körfezde piyasaları yeterince etkilemeyen çok sayıda gelişme yaşandı ama piyasa artan sorunu görmezlikten geliyordu bence bu hafta itibariyle bu sona erdi.

 Petrol fiyatlarında şu anki artış baskısı devam ederse büyük ihtimal OPEC son arz kısıntısı kararını gözden geçirecektir.

İran Abd geriliminin ekonomik etkileri için -Link-


Twitter: Yusuf Yüksel


(06.01.20)

İran Abd Gerilimi


 Abd ile İran arasındaki gerginlik yakın zamanda görülmemiş noktalara yükseldi. Abd'nin geçen Cuma İran Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvetleri Komutanı Kasım Süleymani'yi  öldürmesi sonrası dün de Yemen ve Irak'ta üst düzey İranlılara saldırılar gerçekleşti.  Dün Irak'ta Abd elçiliği ve üslerine zayıf saldırılar gerçekleşmiş olsa da İran tarafından henüz etkili bir misilleme gerçekleşmiş değil. İran tarafından etkili bir hamle gelmediği halde Abd/Trump, İran'ı muhtemel bir misilleme yapması durumunda daha ağır bir misilleme ile (52 hedefe saldırı) karşılık vermekle  tehdit etti.

İran Abd gerilimi savaşa sebebiyet verir mi


 İran Abd gerilimi sonrası körfezde savaş senaryoları bile değerlendirilmeye başladı çünkü bir tarafta başkanlık seçiminde geriye düşmüş ve gerginlikle desteğini yükselten Trump var üstelik Trump'ın hamlesinin şu an devam etmekte olan azil sürecinden de bağımsız olmadığını ifade edebiliriz. Normal şartlar altında Trump'ın azil süreci bu hafta senatonun gündemine gelecekti; senatonun Trump'ı azletmesi beklenmiyordu ama süreç Trump'ın toplumda onaylanma oranına, yeniden başkan olma şansına zarar veriyordu. Diğer taraftan İran devrimden beri ambargo altında olsa da geçmişte hiçbir zaman son zamanlarda olduğu kadar ağır yaptırımlar altında kalmamıştı o yüzden İran'ın da elindeki sınırlı kozlar ile şartları değiştirme hamlesi beklenebilir. Özetle savaş ap ayrı bir  olay olsa da İran Abd gerilimi geçmişe göre çok daha fazla risk barındırıyor.

Abd neden Kasım Süleymani'yi hedef aldı


 Kasım Süleymani, Ortadoğu'da İran'ın iki numaralı ismiydi ve Ortadoğu'da gayri resmi olarak İran tarafından gerçekleştirilen her türlü olayın arkasındaki isimdi fakat bu suikast için yeterli bir sebeptir demek zor çünkü Süleymani son birkaç sene de ne yaptıysa halen aynı şeyleri yapıyordu ve kendisinin ölmesi İran'ın politikaları üzerinde belirleyici bir değişikliğe sebep olmayacak. Trump/Abd'e yakın kaynaklarda gördüğüm en gerçek olabilecek sebepler şunlar;

1. İran, Irak'ta Darbe Planlıyor İddiası:

 Irak'ta bir süredir devam eden olayları kendi lehine çevirmek isteyen birçok güç odağı mevcut ve İran da gerçekten bu ülkelerden biri olabilir fakat Irak'taki kaostan darbe ile kendine yakın bir yönetim oluşturma suçlaması sadece İran'a karşı yapılmıyor; benzer iddialar Abd, BAE vs. için de var.

2. Irak'ta Abd Büyük Elçiliğini İşgal Girişimi Çok Daha Farklı Bir Amaç İçindi İddiası:


 Kasım Süleymani öldürülmeden kısa bir süre önce Irak'ta Abd Büyük Elçiliğine işgal girişimi yaşandı ve Abd bu girişim için İran'ı sorumlu tuttu hatta Trump girişim sonrası Kasım Süleymani'ye gerçekleştirilecek olan suikastın işaretini vermişti. Bu olaydan İran gerçekten sorumlu olabilir çünkü Irak'taki huzursuzluk Abd'e karşı birikmiş bir öfkeden kaynaklanmıyor ve öfkenin Abd kurumlarına yönelmesi çok mantıklı değil. Abd Büyük Elçiliği işgal girişimi sonrası binaya asılan Hizbullah (İran'ın Lübnan'daki proxy gücü) bayrakları ise girişimin sahipleri hakkında fikir veriyordu tabii her zaman olduğu gibi bu olayın ters bayrak operasyonu olması ihtimali bir kenarda mevcut. Trump yanlısı basında elçilik saldırısının 79'da İran Devrimi sonrası yaşananlara benzer bir amacın varlığı istahbarat kaynaklarına dayandırılarak dillendiriliyor.

Rehine Krizi

 1979'ta İran Şahı devrimin artık durdurulamayacağını fark ettiğinde tedavi bahanesiyle İran'ı terk etti ve Abd'e gitti. Abd, İran'daki devrimin geri döndürülemez olduğu biraz geç idrak etti diyebiliriz ve İran'ın taleplerine karşılık Şahı İran'a iade etmedi.(Aslında hukuken de mümkün değildi.) Yeni İran yönetimi devrik şahı Abd'den geri alamayacağını anlayınca Tahran'da gerçekleşen bir gösteride uluslararası hukukun dayattığı kurallara rağmen Tahran Büyük Elçiliğinin işgaline ve içerideki Amerikalıların rehin alınmasına izin verdi. (İran yönetiminin olaydaki payı bundan çok daha fazla da olabilir.)

 Yeni yönetim mevcut durumu avantaja çevirmek için Rehineler ile Devrik Şah arasında mübadele teklifinde bulundu ama Başkan Carter yönetimi bu teklifi çok net şekilde reddetti ve sorun 444 gün boyunca devam etti. Abd'de İran karşıtlığı zirve yapar iken (Nuke Iran !) Başkan Carter sorunu bir türlü çözemedi hatta bir kurtarma operasyonu girişiminde bulunup olayın üstüne 8 Abd askerinin ölümüne sebep oldu. Devrik İran Şahı Pehlevi ilerleyen zamanlarda hastalığından öldü ve İran Abd geriliminin devam etmesi için herhangi bir sebep kalmadı fakat buna rağmen Başkan Carter sorunu çözemedi ki seçimde başkanlığı kaybetmesinin en büyük sebebi de bu becerisizlik oldu.

 Rehine Krizi Başkan Carter'ın başkanlığına mal olsa da Carter görev süresi bitmeden sorunu çözdü ve başkanlığı Reagan'a devredeceği gün Amerikalı rehineler serbest kalacaktı. Carter, rehinelerin serbest kalacağı açıklamasını kendisi yapmak istiyordu. Devir teslim konuşmasında Carter konuşmasını haber gelsin diye uzattıkça uzattı ama Carter sözü Reagan'a verinceye kadar İran rehineleri serbest bırakmadı, Reagan söze başlar başlamaz ise rehineler serbest bırakıldı ve Reagan konuşmasına bu olayın haberiyle başladı. İran da Carter'a son gölünü atmış oldu.

  Abd seçimleri öncesi bu senaryo bir miktar inandırıcı ama Amerika'nın Kasım Süleymani saldırısı için en makul senaryo ise Trump'ın seçim öncesi durumu lehine çevirme çabasıdır diyebiliriz. 

 Bu aralar Abd Başkanı Trump'ın azil soruşturması meclise gelecekti, senatonun Trump'ı azletmesi veya Trump'ın istifası kesinlikle beklenmiyor fakat azil süreci Trump'ın tekrar seçilmesi ihtimalini olumsuz etkiliyor.


iran abd gerilimi
Anketlerde azil süreci(27 Aralık- 3 Ocak)

 Azil süreci Trump'ın cumhuriyetçiler arasında popülaritesini artırdı fakat Amerika'da kutuplaşmaya da sebebiyet verdi daha önemlisi Abd'de seçim sonuçlarını güçlü şekilde etkileyen sallantıda eyaletler var, basitçe ifade edersek Abd'de başkan seçilmek için daha fazla oy almak değil(Trump %48 ile başkan oldu) daha fazla eyalette seçilmek gerekir. Abd'de birçok eyalette sonuçlar aşağı yukarı nettir ve başkanın kim olacağını sallantıdaki eyaletler belirler ve bu eyaletlerde oy tercihi değişebilen insanlar... Bu kritik oylar azil sürecinde Trump'tan kopmaya başladı. Başkan Trump şu an Abd tarihinde en düşük onaylanma oranı ile başkan olmuş isim ve önümüzde kalan bir yıldan kısa sürede bir değişiklik olmazsa kendi rekorunu kırmaya çabalayacak.

 Trump'ın seçimlerde desteğini artırmak için bulduğu yol İran'a yüklenmek olabilir çünkü üstte bahsettiğim Rehine Krizi dönemi halkın önemli bir kısmı İran'a nükleer bomba atılmasını isteyecek kadar İran karşıtı hale gelmişti ve bu damar halen güçlü. Anketler ile açıklamak gerekirse Trump'ın başkanlık ihtimalinin değişimini daha hızlı görebileceğimiz iddia oranlarına göre Trump'ın başkan olma ihtimali iki gün öncesine göre %2 arttı fakat halen üç önemli Demokrat adayına göre Trump'ın başkanlığına daha düşük şans veriliyor. Trump, Clinton'a karşı da zayıf aday olarak başkan oldu fakat Trump, Florida gibi başkanlık seçiminde son derece önemli bir eyaleti kazanınca bile(Florida'yı alanlar gelende başkan olur.) halen başkanlığı garantileyememişti.


abd iran gerginliği
Trump'ın başkanlık şansı


 Üstteki grafkte görüldüğü gibi Trump'ın başkanlık ihtimali konusunda iddia şirketlerinin bakışı işe anketler arasında uyumsuzluk var fakat bu uyumsuzluk genelde uzun süre sürmez ve genelde İddia oranları biraz daha hızlı hareket eder. İran Abd gerginliği Trump'a yeterli olmasa bile şimdiden 2 puan kazandırmış diyebiliriz fakat bu hamle Trump'ın seçilme ihtimaline kesinlikle katkı verdi demek için henüz erken.

 Amerika'da dış politika başkanlık seçiminde son derece etkili ve Trump'ın İran hamlesi halkta yeterli kabul görmeyen Trump'ın dış politikalarına desteği artırabilir fakat İran Abd gerilimi henüz küresel ekonomiye güçlü şekilde etki etmedi ve Abd seçimlerinde sonuçlara etki eden en güçlü faktör ekonomi politikaları iken ikinci sırada dış politika geliyor. Trump'ın ekonomi politikaları beğenildiği halde desteklenme oranı zayıf ve İran Abd gerilimi Abd ve dünya ekonomisine ciddi şekilde temas edebilecek riskler taşıyor.(Bu konuda ayrı bir yazı yazacağım.)


iran abd gerginliği

 

3 yorum:

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsimsiz görünüyorsunuz ve paylaşım sadece linkten oluştuğu için güvenliğinden emin olamadım. Kusura bakmayın.

      Sil
  2. zemini siyah yapabilir misiniz çok gözlri yoruyor beyaz.yazılarınız begenerek okuyorum tesekkürler.

    YanıtlaSil