27 Mart 2020 Cuma

Fed para basıyor mu

Fed sınırsız para basacak


 Geçtiğimiz günlerde Fed'ten büyük bir adım geldi. Fed, sınırsız varlık alabileceğini/ para basabileceğini ifade etti ve tarihte görülmemiş bir önlem duyurdu. Dünden beri piyasalarda az da olsa toparlanma var ama Fed'in attığı adımın şu an için çok da büyük bir anlamı olduğunu sanmıyorum. Bu bugünlerde edindiğim bir fikir de değil.

 Öncelikle konuyu gereksiz ayrıntıya boğmamak için varlık alımları nedir sorusu için tekrardan link bırakıyorum;  okumadıysanız okumanız gerekli. (Varlık alım programı nedir)

 Fed'in dün aldığı tek karar sınırsız tahvil alımı değildi, en fazla dikkat çeken ve bence dün aldığı kararlar arasında sorun çözümü açısından en az etkili karar sınırsız varlık alımı idi ve bu kararı ayrı ayrı değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum. Öncelikle sınırsız tahvil alımı kararından başlarsak bu kararın da Abd ve dünyaya  etkileri farklı başlıklar altında inceleyebiliriz.

 Fed'in para basma kararının Abd için önemi


 Varlık alım programları 2008 Krizi sonrası çok işlevsel bir hamleydi; finansal sistem tıkanmıştı ve reel ekonomiyi boğuyordu Fed, tıkanmış olan finansal sistemi o güne göre çok güçlü teşvikler ile kurtarınca reel sektörde öyle böyle canlandı fakat şu an finansal bir kriz yaşamıyoruz. Bu kesinlikle önemli bir ayrıntı, finansal sistemdeki tıkanıklık belki yılların birikimi ama kriz Covid-19 salgınının uzantısı yani metafor yapsak Covid-19 pozitif bir insanın ateşini dindirmek kişiyi ne kadar sağlıklı hale getirebilirse sadece finansal piyasalardaki sorunları çözmek şu an içinde olduğumuz krizde o kadar etkili bir çözümdür. Ateş yükselirse problem derinleşir ama ateş sorununu çözmek sorunu çözme adına bir adım değildir.

 Fed şu an varlık alım programları ile bankalara istediğiniz kadar para var, maliyetleri yok seviyeye çektim, çekeceğim istediğiniz gibi piyasalara para saçın diyor ! Peki bankalar likiditesizlikten dolayı mı insanlara kredi vermiyor? Hayır. Bankalar %10-30 arası daralmadan bahsedilen bir ortamda yatırımcılara borç verme riskinden kaçınıyorlar ki Fed'in GAZilyon dolar likiditesi de bütün bu sorunlardan önce olduğu gibi belli bankalarda toplanıp işlevsiz kalacağı konusunda şüphem yok. (Abd'de likidite sorunu)

 Bir banka borcun geri dönüşü konusunda şüphe yaşıyorsa ki saygın kurum/ kişilerin %10-30 hatta %50 daralmadan söz ettiği ortamda bu haklı bir endişedir bankalar haklı olarak kredi vermekten çekiniyorlar. Üstelik varlık alımları mevcut sorunda ciddi bir paradoks da oluşturuyor. Bir tarafta riskler artıyor, bunun gereği paranın maliyetinin artmasıdır yani normal şartlar altında (anormal şartların doruğundayız) faizler yükselmelidir ki bankalar risklere karşı önlem alsın ama varlık alım programları  Finansal koşulları gevşetmeyi(faizleri mümkün olan en alt seviyelere çekmeyi) amaçlar.

dolar neden düşmüyor 2020

26 Mart 2020 Perşembe

Büyük Buhran

 Büyük Buhran; modern tarihin en büyük ekonomik krizidir,1929'da başlayan kriz İkinci Dünya Savaşı'na kadar devam etmiş ve İkinci Dünya Savaşı'nın da en önemli ekonomik sebebi olmuştur.


Büyük Buhran'ın Nedenleri


1. Abd'nin alacaklarını altın olarak tahsil etme ısrarı


Günümüzde başta Fed olmak üzere büyük merkez bankaları kriz dönemlerinde likiditeyi akıl almaz şekilde artırmaktadır; bunun en önemli sebeplerinden biri Büyük Buhran tecrübesidir. Birinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra geriye Avrupa'da büyük bir yıkım bırakmıştı, savaştan nispeten az zarar görerek çıkan Abd, dünya üzerinde geriye kalan son sağlam büyük ekonomiydi. Birinci Dünya Savaşı sonrası Abd büyük yara alan Avrupa ve dünya ekonomisinin kreditörü haline geldi, Abd alacaklarını altın olarak tahsil etmek istiyordu fakat dünyada bu ticareti gerçekleştirebilecek altın/ altın üretimi mevcut değildi; bu durum ileride Abd'nin alacaklarını tahsil edememesine yol açacaktı.

 Abd'nin altın ısrarı yüzünden Altın devamlı olarak değer kazanıyordu ve doğal olarak Abd'nin alacaklı olduğu ülkelerin paraları değer kaybeder iken dünyadaki altın kaynaklarını kontrol eden Birleşik Krallık'ın para birimi sterlin aşırı değer kazanıyordu bu durum yıllar içinde Avrupa ekonomilerinin rekabet gücünü eritti ve Avrupa ekonomilerinin yıldan yıla daha sıkıntılı hale gelmesine yol açtı, bunun da doğal sonucu olarak dünyadaki bütün yatırımcılar(altınları ile beraber) Abd'e yatırım yapmaya başladılar.


büyük buhran
Enflasyona göre düzeltilmiş altın fiyatları


Özetle Abd alacaklılarının tavuklarını kesip onlardan yumurta bekliyordu.

* Son yıllarda dünya ekonomisine damga vuran varlık alım programlarının gerçekleştirilmesinin en önemli sebebi dönemin Fed Başkanı B. Bernanke'nin 1929 Bunalımı'nda yapılan hataların tekrarlanmamasını istemesiydi; Büyük Buhran'da üretim vardı, tüketim de vardı ama ticaret için para yoktu, B. Bernanke bu çelişkiye düşmemek için gereken neyse yaptı.


2. Abd Başkanı Hoover


 Abd Başkanı Hoover Büyük Buhran başladığında sorunun ciddiyetini anlamaktan uzaktı ve kriz dönülmez seviyeye yükselinceye kadar kamunun soruna müdahale etmemesi konusunda ısrarcı oldu.(Bırakınız yapsınlar/Laissez faire)  oysa ki İskandinav ülkelerinde sosyal demokrasiler krizin ilk yıllarında kamu desteği ile krizi atlatmayı başarmışlardı. Abd'de de kamunun ekonomiye müdahale etmeme tabusu olmasaydı 1929 Buhranı o kadar da ağır olmayabilirdi.


 büyük buhran sonuçları
Herbert C. Hoover

 3. Bankacılık veya borsa regülasyonlarının oluşmuş olmaması


 Bugün dünya ekonomilerinin sağlığı için bankalara, borsalara getirilmiş olan kuralların neredeyse tamamı Büyük Bunalım tecrübesinden alınan derslerdir. Büyük Bunalım öncesi bu kuralların olmaması çok büyük sorunlara yol açmıştı. Abd'de kriz sonrası binlerce banka iflas etmiş, borsalarda inanılmaz hatalar yapılmıştı. Mesela günümüzde hisse yatırımcısı ancak sermayesi kadar kredi ile yatırım yapabilirken(%50) Büyük Buhran öncesi bu rakam %90'dı. Büyük Buhran, teknik olarak Kara Perşembe ile başladı.(24 Ekim 1929/Borsa yaklaşık%11 düşüş) ardından Kara Pazartesi (Borsalar ~%12 düştü.) ve Kara Salı (Borsalar ~%11 düştü.) ile yaşandı.(28/29 Ekim 1929) Bu isüreçte günde Abd'de 4.000 tane banka battı ve yüz binlerce yatırımcı iflas etti.(Margin Debt nedir)

25 Mart 2020 Çarşamba

Modern Para Teorisi nedir

 Modern para teorisi bu günlerde çok daha fazla konuşulmaya başlandı. Kapitalizm çöküyor mu sorusunun da sorulmaya başladığı bu günlerde dile getirilemiyor olsa da en azından gelişmiş ekonomiler yeni sistem Modern para politikası olabilir. (Bence olacak.) Covid-19 Büyük Buhran'da yaşananları bir iki haftaya sığdırdığı için sistemdeki değişiklik tartışılamadı bile..

 Modern Para Teorisi nedir sorusuna cevap vermek zor çünkü teorisyenler bize net bir sistemden çok muğlaklıklarla dolu ve sürekli olarak değişen bir teori sunuyor. Modern para politikası bir deneysel veriden çok varsayımdır. Düne kadar hor görülen bir sistemin birden bire benimsenmesi kesinlikle hem politikacılar hem de ekonomistler açısından kolay olmayacak fakat şu an Modern para politikası bir tercih mi tartışılır çünkü Covid-19 sebebiyle yaşanan ani çöküş uzun yıllardır askıya alınmış klasik politikaları hatta yakın zamana kadar marjinal olan olağanüstü politikaları(Varlık alımları) bile yetersiz bıraktı.

 Modern para teorisi deyince akla gelmesi gereken ilk kişi teorisyenleri değil, bu sistemi dünyaya tanıtan politikacı olan Bernie Sanders olabilir. Sanders'ın geçmişte uçuk olarak yaftalanan fikirleri şu an rakipleri tarafından adı konulmadan sahiplenilmiş durumda. Bernie gerçekten bir gün Amerika'ya başkan olacak mı bilinmez ama fikirleri iktidara gelmiş durumda.





Modern Para Teorisi nedir


 Modern para teorisi, egemen paraya sahip ve rezerv para sahibi ülkelerin bütçe açığı, cari açık gibi durumlar sebebiyle kendilerinin sınırlandırmaması gerektiğini savunur. Modern para teorisine göre ifade ettiğim şartları sağlayan ülkeler harcama yapmak için vergi veya borçlanmaya gerek duymamalıdır. Teoriye göre bütçe açığı artsa bile harcamalar ülkedeki bütün üretim faktörleri kullanılana kadar enflasyona sebep olmaz. Modern para politikasına göre egemen rezerv para sahibi ülkelerin batması mümkün değildir. Yani özetin özeti ekonomiye ilgi duyunca hemen sorarız ya ''Neden para basıp borçlarımızı ödemiyoruz?'' Modern para teorisi der ki çok yanlış yapıyoruz; basalım.

 Bahsettiğim durum şurada görsel olarak sunulmuş.


20 Mart 2020 Cuma

Petrol fiyatları neden yükseliyor

 Petrol fiyatlar geçen hafta tarihi düşüşten sonra dün de tarihi bir yükseliş gerçekleştirdi. Analizciler halen Brent petrolde 20 doların altını dillendiriyor olsa da petrol fiyatları bugün de yükselerek +30 dolar seviyesine geri döndü.

brent petrol yorumları güncel


 Petrol fiyatlarındaki artışın sebebi Abd başkanı Trump'ın petrol fiyatları ile alakalı yaptığı açıklamalar oldu. Abd 30 milyon varil petrol alarak stratejik rezervlerini artırmaya başladı yine Başkan Trump, Suudi Arabistan ile Rusya arasında ara buluculuk yapmaya çalışacağını ifade etti.

 Suudi Arabistan'ın günlük petrol ihracatını 10 milyon varilin üstüne çıkarmayı planladığı ortada Abd'nin petrol rezervlerini artırması petrol fiyatları için yeterli fayda sağlamaz; Abd'nin piyasadan çektiği miktarı Suudi Arabistan sadece birkaç günde piyasaya tekrardan arz edecek. Daha önemlisi Trump ara bulucu olmak istiyor ama kendisi bu olayın artık dışında olmadığının da farkında yani Trump masaya ara bulucu değil taraf olarak oturmak zorundadır.

 Öncelikle şuradan başlamak lazım; Trump petrol konusunda çok rahat değil. Bilindiği gibi Trump normal liderlerle kıyaslanabilecek bir lider değil daha yaklaşık bir sene önce Trump OPEC ülkelerini İran yaptırımları sürecinde petrolde arz sorunu çıkmaması için üretim artırmaya ikna etmişti ama aynı Trump daha sonra İran'ın en önemli petrol ithalatçılarına muafiyet sağlayıp Abd'deki üretimin hızla artmasını teşvik etmişti, kısacası Trump, İran yaptırımları sürecinde Abd ile birlikte hareket eden ülkelere sağlam kazık atmıştı. Bunu şu sebeple anlatıyorum Abd dünyanın en büyük petrol üreticisi haline gelmiş olsa da Abd ekonomisinde petrol fiyatlarının artışının sağlayacağı fayda düşüşünün sağlayacağı faydaları aşamıyor yani Abd/Trump'ın petrol fiyatları konusundaki tavrı net olarak fiyatları aşağıya çekmektir ama gelinen noktada petrol fiyatları konjonktürün de etkisiyle fazlasıyla düştü ve ciddi problemleri tetikleyecek noktalara yaklaştı.

17 Mart 2020 Salı

Türkiye'de emlak balonu var mı

 Türkiye'de emlak balonu olup olmadığına dair daha önce bir yazı yazmıştım. 2019 yılı Aralık ayı konut fiyat endeksinin de açıklanması sebebiyle yazıyı güncelleme istedim. Öncelikle Türkiye'de emlak balonu var mı sorusundan önce teknik olarak emlak balonu nedir sorusuna cevap vermek lazım.


Emlak Balonu nedir


  Bir ülkede emlak fiyatlarının beş senelik bir periyotta %50, üç senelik periyotta ise %35 değer kazanması sonrası emlak fiyatlarının hızlı bir şekilde değer kaybetmesi emlak balonu kavramının bilimsel tanımıdır. Konut fiyat endeksi verilerini Merkez Bankası yayınlıyor ve Merkez Bankası 2010 öncesi verileri siteden kaldırmış başka bir kaynaktan ulaşılabilir mi bilmiyorum. 2010 sonrası konut fiyat endeksi verilerine bakınca günümüze kadar her beş senede konut fiyatlar en az %50 artmış yani teknik olarak şişmiş diyebileceğimiz bir konut piyasası var ve bu şişkinlik dramatik bir değer kaybı ile sonlanırsa bunu emlak balonu olarak yorumlayabiliriz ama aynı verilerdeki ayrıntılara dikkat edince ise Türkiye'de konut balonundan bahsetme zorlaşıyor.


türkiye'de emlak balonu var mı

 

Türkiye'de Konut Balonu Var mı


Konut balonları teknik olarak beş yılda %50, 3 yılda %35 gibi bir artışı ifade ederken bizde on yılda konut fiyatları ~%150 artmış ki bu çok büyük bir rakam ama dünyada konut balonu ile anılmış fiyatlamalar enflasyon sorununu bizim gibi yaşamış ülkelerde pek görülmemiş. Bizim konut piyasamız nominal olarak (gündelik hayatta muhatap olduğumuz fiyatlar) çok primli olsa da reel olarak çok da ''şişik'' seviyelerde değil.

13 Mart 2020 Cuma

2008 EKONOMİK KRİZİ

Türkiye ve dünya ekonomisi için etkileri halen çok ciddi şekilde süren ekonomik krizdir. Mortgage Krizi olarak anılsa da aslında 2008 Krizi; emlak krizi değil, finansal bir krizdir.

  Belki sonuçları Büyük Buhran(1929 Krizi) kadar ağır olmamıştır ama oluşturduğu risk ile dünya ekonomisini Büyük Buhran'dan bile daha fazla tehdit etmiştir.

  2008 Krizi sonrası Abd'de 10 trilyon dolardan daha fazla  servet yok oldu, 10 milyona yakın Amerikalı işsiz kaldı, devletin bankacılık sistemi ve sermaye sahiplerini zarar etmeden bu işten sıyırması, Abd'de ciddi sosyal patlama yarattı.(Biz %99'uz Hareketi) 2008 Krizi'nin ana sebebi olan bankalar ciddi bedeller ödememiştir. (Dünyadaki toplam hasar ile ilgili kaynak bulamadım.)

9 Mart 2020 Pazartesi

Petrol üreticileri fiyat savaşına girdi

 Suudi Arabistan'da tansiyon son derece yüksek. Kral Selman'ın öldüğü iddia edilirken Kralın kardeşi, eski veliaht prens ve kralın yeğeni eski iç işleri bakanı gözaltına alındı. Kral öldü iddiaları dolaşırken bir yandan da Suudi Arabistan bütün dünyadaki petrol üreticilerine ders vermeye niyetlendi diyebiliriz. Sondan başlayayım; Petrol üreticileri arasındaki bir kavga en çok bize yarar, daha önce sık sık ifade etmiştim tekrarlayayım; petrol fiyatlarındaki düşüşlerden pozitif etkilenmesi beklenecek ilk iki ülkeden bir Türkiye'dir ve şu an petrolde 20-25 dolar seviyeleri ifade edilmeye başladı yani bizim açımızdan son derece olumlu bir süreç söz konusu olabilir. Normal şartlar altında petrolün doğal bir şekilde değer kaybetmesinin bize faydası kadar zararı da olur çünkü petrolü zayıflatan faktörler farklı kanallardan bizi de olumsuz etkiler, şu an olduğu gibi arz-talep dengesi dışında düşüşler ise bizi son derece olumlu etkiler fakat petrolün varili gerçekten 20-25 dolar seviyelerinde kalırsa bu defa da bu durumdan en fazla zarar görebilecek ülkelerden biri de biz olabiliriz.




  Geçtiğimiz Cuma günü OPEC+ ülkeleri (Opec ve Başta Rusya olmak üzere ortak ülkeler) petrol üretiminde kısıntı konusunda anlaşmaya varamadılar ve Brent petrol fiyatı bir günde %8'den fazla değer kaybederek yaklaşık 45 dolar oldu. Hafta sonu piyasa daha da karıştı. Petrolde arz kısıntısı isteyen Suudi Arabistan muhatap ülkelerden istediğini alamayınca üretimini artırdı ve yakın vadede petrol üretimini tam kapasiteye yükseltebilir daha net ifade etmek gerekirse Suudi Arabistan şu an OPEC ülkeleriyle aralarındaki kesinti vaadi sebebiyle 9.7 milyon olan petrol üretimini öncelikle 10 milyon varilin üzerine daha sonra ise tam kapasitesi olan 12 milyon varile çıkaracak. Bir taraftan talep şoku yaşanırken diğer taraftan arz patlaması ile karşılaşma ihtimalimiz ortaya çıktı.

 Son gelişmelerden sonra haftasonu açık olan körfez ülkelerinin borsaları çok büyük satışlara maruz kaldı. Kuveyt'te satışlar çift haneye ulaşınca işlemler durduruldu, çoğu ülkede satışlar %5'i aştı.


suudi arabistan ekonomisi 2020

8 Mart 2020 Pazar

Japonya Ekonomisi Neden Resesyondan Çıkamıyor?

Japanification


 Japonlaşma anlamına gelen bir kelime olan ''Japanification'' ekonomi litaratüründe ise deflasyon tuzağına düşme anlamına gelir. 1980'li yıllarda Japon ekonomisi dünyanın parlayan yıldızı idi, bütün veriler doksanlı yıllarda Japonya'nın dünyanın en büyük ekonomisi olacağını gösteriyordu, Japonya'nın yeni milenyumda dünyanın yeni süper gücü olması bekleniyordu. Doksanlı yıllarda ekonomi ile ilgili yayınlarda en popüler konulardan biri Japonya'nın muhteşem ekonomik yükselişi ve bu durumun muhtemel siyasi, diplomatik, kültürel vb. sonuçlarıydı. 

 1990'lı yıllarda günümüze benzer (Ticaret savaşlar) bir küresel konjonktür mevcuttu; doksanlı yıllarda Fed günümüze göre son derece muhafazakar bir merkez bankası idi; diğer tarafta devrin diğer büyük merkez bankaları ise(Fransa, İngiltere, Japonya, Batı Almanya) Fed'i muhafazakar yapısını suistimal ediyorlardı çok basitçe ifade edersek 1980-85 arası Abd ekonomisi hem ciddi şekilde cari açık veriyordu hem de ekonominin genel görünümü zayıftı, buna rağmen Abd doları endeksi(DXY) bu süreçte %50 civarında değer kazanmıştı. Abd'li şirketler bu durum sebebiyle devamlı olarak rekabet gücü kaybediyorlardı ve duruma hükumetin müdahalesi için kampanya başlattılar, kampanyalar sebebiyle Abd'de korumacılık kanunları çıkarıldı. Abd'deki korumacı tavır sonrası devrin büyük merkez bankaları bir nevi fair-play anlaşması olarak yorumlayabileceğimiz Plaza Anlaşmasını imzaladılar.

VARLIK ALIM PROGRAMLARI

Varlık Alım Programları


 Öncelikle neden varlık alım programları merkez bankalarının ana müdahale aracı haline geldi sorusu için şu paylaşımı okumanızı tavsiye ederim.-Her Şeyin balonu- 




 Küresel ekonomi 2008'de tarihin en büyük risklerinden biri ile karşılaştı(-2008 Krizi-) Kapitalist sistem  Büyük Buhran dahil en büyük tehdit ile karşı karşıya kalmıştı, bu süreçte ekonomik krizler konusunda dünyadaki en yetkin kişilerden biri olan Ben Bernanke'nin kaderin cilvesi olarak Fed Başkanı olması ise belki de bir ekonomik felaket yaşanmasını engelledi. Ben Bernanke'ye göre geçmişteki birçok krizin sebebi likiditenin eksikliğiydi yani üretim ve tüketim talebi var iken bunu sağlayacak likiditenin yetersiz kalmasıydı ve dünyanın bir daha böyle bir krize girmemesi için ''piyasanın ihtiyacı'' kadar likiditeyi sağlamaya kararlıydı; bu çözüm ile Fed öncülüğünde bütün dünyada varlık alım programları tarihte görülmemiş bir likidite bolluğuna sebep oldu.

6 Mart 2020 Cuma

Her Şeyin Balonu

 Önümüzdeki yıllarda büyük bir ekonomik kriz yaşanma ihtimalinden bahsediliyor ve bu krize şimdiden ''Her Şeyin Balonu'' ismi verildi ve önlem alınmazsa bu kriz tarihin en büyük krizi olabilir. Yakın tarihte yaşadığımız küresel ekonomik krizler şunlardı.

1974-  Birinci Petrol Krizi
1979-  İkinci Petrol Krizi
1987-  Kara Pazartesi
1997-  Asya Mali Krizi/ Dot Com Krizi
2009- Finansal Kriz


  Görüldüğü gibi son 30 senede her krizin ardından yaklaşık 10. senede diğer kriz başlamış. 

Bütün krizler aşağı yukarı aynı şekilde ortaya çıktı.

- Kriz için yeterli süre geçti. (10 yıl)
- Dünyada işler çok iyi gitmeye başladı.
- Rekorlar kırıldı.
- Çok hızlı şekilde kötüye gidiş.
- Boom...

 Bugün de global ölçekte büyük riskler mevcut ve son küresel krizin 10. senesi dolmuş durumda. Bu paylaşım bir ekonomik krizi çıkaracak sebeplerden çok bir kriz durumunda dünyanın ne yapacağı ya da yapamayacağı hakkında...

  Öncelikle bir krizde dünyanın ne yapacağına Fed'in muhtemel politikaları üzerinden cevap aramak gerekir; Dünya'da 5 adet çok güçlü merkez bankası var. Bunlar Abd, Avrupa, Çin, Japonya, İngiltere merkez bankalarıdır. Bu beş merkez bankasından Çin Merkez Bankasının etkisi politikaları yüzünden daha lokal;  İngiltere Merkez Bankası nispeten küçük, Japon Merkez Bankası ise kendi ülkesinin problemlerini bile çözmekte yetersiz kalıyor;  geriye kalan İki büyük merkez bankası, Fed ve Ecb.

  Avrupa Merkez Bankası birçok ayrı ulusun çıkarlarını temsil ettiği için nispeten pasif kalmak zorunda kalıyor o yüzden küresel anlamda en güçlü ve küresel trend oluşturan merkez bankası çok uzun yıllardan beri Abd Merkez Bankası.(Fed)

Son 30 yılda Fed'in krizlerle nasıl baş ettiğine bakalım.


 Abd ve benzeri ekonomiler krizlerden para politikasını gevşeterek  çıkarlar.

2 Mart 2020 Pazartesi

İllere Göre Konut Fiyat Endeksi Aralık 2019

İllere Göre Konut Fiyat Endeksi Aralık 2019





Merkez Bankası Aralık Ayı konut fiyat endeksi verisini açıkladı. Açıklamaya göre konut fiyatları bir önceki aya göre %1.41, son bir yılda ise %9,92 nominal olarak değer kazanır iken reel olarak ise %1,71 değer kaybetti.


Konut fiyat endeksi


Aralık 2019: %9,92
Kasım 2019: %7.19
Ekim 2019: %6.74
Eylül 2019 : %6,32 
Ağustos 2019: %4,00
Temmuz 2019: %3,59
Haziran 2019 : %1.72
Mayıs 2019: %1.54
Nisan  2019: %2,75
Mart 2019: %3,45
Şubat 2019: %3,81
Ocak 2019: %3,60





konut fiyat endeksi 2020
Konut fiyat endeksi(yıllık)




Konut fiyatları aylık değişim

Aralık 2019 : %1,41
Kasım 2019: %1,09
Ekim 2019: %0.77
Eylül 2019: %0.84
Ağustos 2019 : %0,59
Temmuz 2019: %1,92
Haziran 2019 : %0,74
Mayıs 2019: %0,49
Nisan  2019: %0,66
Mart 2019: %0,40
Şubat 2019: %0,96
Ocak 2019: %0,21



konut fiyat endeksi Ocak 2020
Konut fiyat endeksi (aylık)






Konut fiyatları reel değer değişimi

Aralık 2019: -%1,71
Kasım 2019: -%3,05
Ekim 2019: -%1.67
Eylül 2019: -%2.69
Ağustos 2019: -%9,57
Temmuz 2019: -%11.24
Haziran 2019: -%12.10
Mayıs 2019: -%14.44
Nisan 2019: -%14.02
Mart 2019: -%13.58
Şubat 2019: -%13.26


reel konut fiyat endeksi 2020
Konut fiyatlarında reel değişim




Not: Nominal değer değişimi bizim günlük hayatta muhatap olduğumuz fiyatlardaki değişimlerdir, reel değer değişimi ise nominal değerlerin enflasyon etkisinden arındırılmış halidir.

Bankalardaki Dövizlerin Karşılığı Var Mı

 Son zamanlarda sosyal medyada Türk Lirasına karşı olumsuz beklentiler ile beraber bankalarda döviz mevduatların karşılığı Türk Lirası olmadığına dair paylaşımlar yapılıyor öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki böyle bir şey yoktur ve gerçekten bankalarda Türk Lirasının likiditesinde ciddi bir azalma gerçekleşirse bu durumun Türk Lirasının değerini olumsuz etkilemesi değil aksine son derece olumlu etkilemesi beklenir.

Bazı paylaşımlarda ise döviz hesaplarındaki paranın bankalarda fiziksel banknot karşılığı olmadığı ifade edilir, bu ifade doğru ama eksiktir; bankalarda sadece dövizlerin değil, Türk Lirasının fiziksel karşılığı bulunmaz ve bir sorun işareti değildir. Banka hesaplarındaki paralarımız banka kasalarında çekime hazır bekliyor olsaydı bu durum bankanın varlığını sürdürebilme kabiliyeti ile alakalı soruları beraberinde getirirdi.

2020 Abd Seçimleri

(30.01.20)

Ön not: Geçmiş bir yazı ama gereklilik sebebiyle başa çektim.


Bernie Sanders 2020 Abd Seçimlerinde neden ön plana çıktı



 İddia şirketleri 2020 Abd seçimleri için Demokrat Parti  başkan adayı olarak en fazla Bernie Sanders'a şans vermeye başladılar. Bu başlıktaki en son yazıda Bernie Sanders'ın 2020 Amerika seçimlerinde en güçlü aday olmadığını ama en kilit aday olduğunu ifade etmiştim fakat gelinen noktada Sanders en güçlü aday olmaya doğru da gidiyor. Demokrat partinin adayı için şimdilik Sanders ismi ön plana çıksa da önümüz ay itibariyle başlayacak ön seçimler belirleyici olacak fakat ön plana çıkan adaylar arasında Sanders - Warren ikilisinin politik görüşlerindeki yakınlık oyların konsolide olma ihtimalini ve bu iki adaydan daha popüler olan Sanders'ın şansını artıyor.

 Normal şartlar altında birçok açıdan Trump ve Sanders'ın geçmiş başkanlar ile kıyaslayınca son derece müstesna kişilikler ve bir dünya dezavantaja sahipler ama biri aşırı sağ, diğeri aşırı solda olan iki aday da aslında farklı kesimlerde aynı damara dokunuyorlar. Sanders, ironik şekilde (fazlasıyla yaşlı) gençlerin daha adil Amerika isteğini temsil ederken Trump da yine ironik şekilde (yaşlılar ''normal'' kişilere oy vermeye son derece meyillidirler.) yaşlıların Amerika'nın daha adil bir ülke olduğu zamanlara olan özleminden nemalanıyor.(Make Amerika Great again)

 Trump veya Sanders 2020 Abd seçimlerinde başkan olabilecek mi bilinmez ama Amerika'daki dip dalganın Amerika'da ve dolaylı olarak dünyada daha adil bir düzen talebi siyasetçilerin görmezden gelmeye devam edemeyeceği bir olguya dönüşüyor. Peki Abd'de neden gittikçe kuvvetlenen bir gelir adaletsizliği tepkisi var?

(Not: Bu yazıyı başka bir konu için yazmıştım ama gerekliliği sebebiyle bazı rötuşlarla buraya taşıdım.)

Amerika'da gelir dağılımı adaletsizliği

 Ben Abd'deki gelir adaletsizliğini yazacağım ama Amerika'nın dünyanın herhangi bir yerinden tek farkı istatistikler ülkesi olması sebebiyle efendilerin modern kölelerden, köle olduklarını gizleyememesidir yoksa dünyanın her yerinde resim aşağı yukarı Amerika gibidir.

 Öncelikle konuya farklı noktalardan girip sonra gelir adaletsizliğine geçeceğim. Dünya borsalarının değeri şu an için 88 trilyon doları aşmış.