29 Nisan 2020 Çarşamba

TCMB swap işlemleri

 TCMB swap işlemleri son zamanlarda çok daha fazla dikkat çeken bir konu hem yerli hem de yabancı basında yer buluyor. 2019 öncesi TCMB swap işlemleri dikkate değer bir büyüklükte değildi ama günümüzde TCMB swap işlemleri en fazla merak edilen hakkında spekülasyon yapılan konularından bir haline geldi diyebiliriz. Bu yazı yazıldığında TCMB'nin döviz karşılığı TL swap işlemleri toplam stoku (Altın dahil) 30 milyar doların üzerine çıkmış durumda (Mart 2020 itibariyle) bugün güncellenecek olmakla beraber TCMB'nin net rezervi ise 25 milyar dolar seviyesinde olabilir.(Veri henüz açıklanmadı, analitik bilançodan yaklaşık değer.)

Not: Swap nedir sorusu için videoyu izleyebilirsiniz.




 Bu görünüm tabii ki olumsuz bir durum ama TCMB swap işlemlerini biraz daha yakıdan takip etmek durumun ne kadar kötü olduğunu anlama konusunda yardımcı olabilir; içinde bulunduğumuz durum bazı mecralarda eksik anlatılıyor olabilir.

 Bazı genel kavramlara değinerek başlarsak TCMB piyasaya müdahale ederken net rezerv, brüt rezerv ayrımı yapmıyor. TCMB swap işlemlerinin hepsini aynı kefeye koymamak lazım mesela TCMB'nin Katar ve Çin ile yaptığı uzun vadeli swap anlaşmaları bizim tarafımız talep ettiği müddetçe devam ettirilecek görünümü sergileyen daha çok politik anlaşmalardır. (Büyüklüğü 6 milyar dolar)


 döviz karşılığı türk lirası swap piyasası tcmb



Merkez Bankaları döviz satarak yerel para birimini destekleyebilir mi



TCMB swap işlemleri ile Merkez Bankası döviz satışı iddialar birlikte değerlendirilen iki konu. Merkez Bankası'nın piyasaya döviz sürüp ( Bankalar vb. farklı kanalları kullanması sonucu değiştirmez.) döviz baskısını azaltmak istemesi döviz üzerinde en az iki kat ekstra baskı oluşturur örneğin Merkez Bankası piyasaya 1 birim döviz sürüyorsa piyasadan da bir birim döviz karşılığı TL çekilmiş olduğu anlamına gelir yani MB'nin döviz alım satım işlemleri banka, şirketler gibi sonuç doğurmaz. MB döviz kurunu düşürmek için piyasaya ne kadar fazla döviz sürerse aynı miktarda TL azalacağı için faizlerin yükselmesi beklenir ve sonuç olarak döviz satarak döviz yükümlülükleri olanlara ne kadar fazla destek sağlanırsa o miktarda yük TL yükümlülerinin üzerine bindirilir. Basitçe ifade etmek gerekirse Dolar/TL 3 lira olsun ama ekonomi %10-15 daralsın ister miyiz? Sanmıyorum... Toparlamak gerekirse piyasada 1 birim ürün, 1 birim para var ise parayı artırmak ürün fiyatlarının artması (Enflasyon) ile sonuçlanabileceği için cazip olmadığı gibi parayı azaltmak da likidite sorununa sebep olabileceği için (Arz ve talep var ama işlemin gerçekleşeceği para yetersiz.) cazip değildir. 

28 Nisan 2020 Salı

Merkez Bankası para basacak mı

Ön not: Sık sık link verme gereği duyduğum için yazıyı daha önce yazdığım başlıktan ayırdım ve bazı küçük eklemeler, güncellemeler yaptım.


Merkez Bankası para Basacak mı



 Son zamanlarda Merkez Bankası'nın aldığı kararlar sonrası Merkez Bankası para mı basıyor sorusu yeniden tartışılıyor.  Bir süredir ekonomi gündeminin en sıcak konularından biri Merkez Bankası para basacak mı veya basmalı mı sorusu ve gelişmeler yerli, yabancı herkesi yakından ilgilendiriyor.Yazının fazla uzamaması için öncelikle basitçe para basmanın neden sorun oluşturduğuna dair şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. (Karşılıksız para basmak)

 Covid-19 salgını hem Türkiye hem de dünya ekonomisini ciddi şekilde zorluyor. Birçok kurum şu an yaşanan krizin tarihin en büyük krizi olabileceğini ifade ediyor. Amerika şimdiden +4  trilyon dolar destek paketi, 4 trilyon dolar finansman açıkladı. Japonya'daki destekler trilyon doları aşarken Avrupa'da da trilyonlarca dolara ulaşan destek paketlerine şahit oluyoruz. Gelişmiş ülke ekonomileri büyük bir durgunluğa girecek iken bu devasa paketleri hazine kaynakları ile karşılamayacaklar,(Modern para teorisi) yükü merkez bankalarının üzerine bırakacaklar. Mesela Fed'in bilançosu(bastığı para diyebiliriz.) şimdiden trilyonlarca dolar artmış durumda.


merkez bankası para mı basıyor
Fed bilançosu

  Gelişmiş ülkelerin aldığı önlemlerin yeterliliği sorgulanırken gelişmekte olan ülkelerin mevcut krizle nasıl mücadele edeceği merak ediliyor. Gelişmiş ülkelerde yükümlülükler yerel para birimi cinsi o yüzden pratikte çok ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilecek olsa da teorik olarak borç sorununu çözülebilir (Hazine borçları üstlenir>merkez bankası hazineye borç verir> merkez bankası hazineye verdiği borcu siler.) fakat söz konusu gelişmekte olan ülkeler olursa bu sorun çok daha zorlu çünkü gelişmekte olan ülkelerin borçları yerel para cinsi değildir ve merkez bankaları piyasaya para pompaladıkça yerel para birimi değer kaybedeceği için borcun miktarının azalmaması gibi bir durum ile karşılaşılabilir. 

 Yazının başında verdiğim linkte ayrıntılı ifade etmiştim, burada özetleyeyim; normal şartlar altında piyasadaki likidite  artmazsa yerel para birimi ne kadar değer kaybederse ekonomik faaliyetler yerel para birimi ile gerçekleştiği için döviz üzerinde baskı artar fakat likidite artırılırsa yerel para biriminde değer kaybı ivmesi kuvvetlenebilir; üstelik çok geniş kapsamlı sorunlar da( enflasyon vs.) artar. Bunun dışında para basmak bumerang gibi para basma ihtiyacını doğuran sebepleri besler yani para bir kere basılmaya başladı mı hep daha fazlası gerekir.


merkez bankası para mı basıyor

 Türkiye özelinde sorunu incelersek 2019 büyüme verileri henüz net şekilde bilinmediği için Türkiye ve emsal ülkelerin 2018 yılına ait dış borcun milli hasılaya oranı verisini üstte paylaştım. Türkiye bu konuda en sıkıntılı ülkelerden biri ama diğer gelişmekte olan ülkelerin durumu da çok farklı değil.


24 Nisan 2020 Cuma

Paul Volcker kimdir

Paul Volcker Kimdir


  Paul Volcker hakkında çok sınırlı yerli yayın olması sebebiyle rahatsız olduğum ve hakkında en azından bir tane de benim yazım olmasını istediğim son 50 yılın en büyük merkez bankası başkanıdır. Uzun yıllar boyunca ekonomik gelişim için büyük bir ayak bağı haline gelmiş olan altın karşılığı para basma olayının sona ermesi üzerinde büyük etkisi olmuş (Fikir babası) ama bu olayın sonucu ''Pandora'nın Kutusu'' açılmıştır. Altın standardının sona ermesi bütün dünyada finansal bir kaos başlatmıştı ve bütün dünyada finansal şartlar hızlıca gevşeyerek enflasyon dalgasına sebep olmuştu ardından bu kaos 73 yılındaki büyük petrol krizine sebep olarak (Petrol krizini İsrail- Arap savaşı ile başlatmak hatalı bir yorumdur diye düşünüyorum.) bir tarafta enflasyon şoku diğer tarafta ise arz krizine sebep olmuştur. Bire bir aynı demek zor ama 2020 yılında yaşadığımız karışık durum ile benzerlik kurabileceğimiz en uygun kriz 1973 Petrol Krizi olabilir.

 73-79 Petrol krizleri birçok ülkede enflasyonu kontrol altına alınamaz bir olgu haline getirmişti o dönem de dünya ekonomisinde trend olan politikalar Abd'den başlıyordu ve Amerika'da enflasyon sorunu çözülemiyordu. Paul Volcker öncesi Fed Başkanı olan W. Miller daha sonra dünyanın birçok yerinde denenecek olan enflasyon ile mücadele etmeyerek enflasyonu yenme ekolünün öncülerindendi. Enflasyonu yenmek için faizleri düşük tutmayı öneriyordu (Arz artırılarak enflasyon dengeleme) ve bu dönemde Abd yönetimi ise halkı ikna ederek (zam yapmayın) veya kıtlıklara sebebiyet veren fiyat kontrolleri ile enflasyonu ortadan kaldırmayı umuyordu tabii ki bu politikalar başarısız oldu.


Paul Volcker kimdir
Paul Volcker


 W. Miller'ın kredibilitesi olmayan politikaları enflasyon sorununu çözmek için yetersizdi ve o dönem New York Fed'in başında olan Paul Volcker'a Fed başkanlığı teklif edildi ve kendisi enflasyon ile mücadele etmeden Abd ekonomisini düzelmeyeceği belirterek ancak bağımsız şekilde bunu gerçekleştirmesi koşuluyla görevi kabul etti.

21 Nisan 2020 Salı

Petrole nasıl yatırım yapılır

 İçinde bulunduğumuz petrol fiyatlarının dip yaptığı şu günlerde petrole nasıl yatırım yapılır sorusu da bayağı popüler oldu. En başta şunu ifade etmem gerektiğini düşünüyorum son günlerde petrol fiyatlarının akıl almaz şekilde düşüş göstermesi sonrası yatırımcılarda petrolden çok rahat para kazanılabileceğine dair bir algı oluştu; kişisel fikrim en azından yeni yatırımcılar için bu düşünce hatalı çünkü petrol piyasasının daha yaygın bilinen yatırım enstrümanlarına göre çok daha karmaşık dinamikleri var.

 Brent petrol nasıl alınır, emtia nasıl alınır gibi sorulara hiç girmeyeceğim zaten internet ortamında her bankanın emtiaları yatırımcılara nasıl sunduğuna dair veri mevcut ve işlem süreci de bankadan bankaya kuvvetle muhtemel değişiyordur.




Petrole nasıl yatırım yapılır


  
Petrole nasıl yatırım yapılır sorusuna anladığım kadarıyla cevap vermek gerekirse ilk başta yatırımcılar petrol kontratı alabilirler. Örnekle açıklamak gerekirse şu an alıcısına üstüne para verildiği iddia edilen WTI ham petrolün varilinin Haziran kontratının 21 doların biraz üzerinde fiyatı mevcut; bunu alan yatırımcın Haziran vadeli varil fiyatı artıp azaldıkça  kontratının değeri azalıp artacak fakat ay sonunda aldığınız petrolü deposuna indirmeyecek yatırımcılar ay sonundan önce kontrattan çıkmalıdırlar dün petrolü üzerine para vererek satan yatırımcılar kuvvetle muhtemel bu ayrıntıyı bilmeyen yatırımcılardı.

19 Nisan 2020 Pazar

Çin Ekonomisi

Çin Ekonomisi 2020 ilk çeyrekte tarihi daralma yaşadı


 Covid-19 Salgınının dünya ekonomisine verdiği zararı ilk olarak salgının başladığı Çin'de görmeye başladık. Çin ekonomisi 2020 ilk çeyreğinde %6,8 daraldı. Bu rakam mevcut büyüme serisinin başladığı 1992'den beri ortalama reel büyümesi %9'un üzerinde olan Çin'de görülen ilk çeyreklik daralma. 2020 yılının başında Çin ekonomisi ile ilgili beklentilerde dile getirilir iken Çin ekonomisi 2020 yılında %6'nın altında büyüme performansı göstermesi ihtimali olumsuz bir durum olarak ifade ediliyordu. IMF'in iyimser olarak yorumlanan 2020 yılı büyüme tahminlerine göre Çin ekonomisi bu sene %1,2 büyüyecek.



çin ekonomisi 2020
Çin ekonomisi reel büyüme

 Çin ekonomisi uzun yıllardır düşük büyüme, yüksek borçluluk sorunu ile karşı karşıya iken 2020 yılı Çin için kırılma yılı olabilir ama Çin kaynaklı en büyük sorun artık ekonomik değil, politik gelişmeler olacak.

 Çin, dünyanın başına sardığı Covid-19 salgını sebebiyle bütün dünyanın hedefi haline geliyor. Salgının en başından beri Çin'in verilerinin güvenirliği tartışılıyordu ama gelinen noktada Çin bile yayınladığı verilerin çok afaki olduğunun farkına varmış olacak ki dün ölümlü vakalar ile ilgili güncellemeye gitti.

 Covid-19 sebebiyle 1 milyon kişide görülen ölüm oranı dünyada ortalama 21 civarında iken bu rakam hastalığa en hazırlıksız yakalanan ülke olan Çin'de sadece 3.



Çin ekonomisi 2020


18 Nisan 2020 Cumartesi

Aktif rasyosu nedir

BDDK özellikle özel bankaları daha fazla kredi vermeye teşvik etmek için bugün yeni bir karar aldı. Aktif rasyosu ismi verilen bir denkleme göre bankalar belli oranlarda kredi vermesi, menkul kıymet alması veya TCMB ile swap(takas) yapmaları isteniyor. Mevduat bankaları için aktif rasyosu 100 iken alabilecekleri menkul kıymet sınırlı olan katılım bankalarının aktif rasyosu 80 olarak belirlendi.

aktif rasyosu nedir
Aktif rasyosu

  İşin teknik tarafı ile ilgili çok bir şey yazmak istemiyorum ama denkleme bakarsanız payda bankalardan çok mevduat sahiplerinin kontrolünde. Denklemin payda kısmından başlarsak BDDK bankaların döviz cinsi mevduatların cazibesini daha da azaltmasını istiyor, geçmişte de bu yönde kararlar alınmıştı ama Türkiye'de döviz cinsi mevduatların cazibesi zaten faizinden gelmiyor o yüzden faizler ne kadar aşağıya çekilirse çekilsin yabancı para mevduatlarında ciddi bir zayıflama yaşanmıyor. Bu sebeple bankaların denklemin payda kısmı üzerinde yapabilecekleri sınırlı. Bankalar TL faizlerinin cazibesini diğer bankalara göre düşürüp aktif rasyosunu yükseltebilirler (Bir nevi küçülme) ama bu bankalar için çok cazip bir yöntem olmayacaktır.

Yabancı MD'ler düşülmemiş, ufak değişiklikler olabilir.


16 Nisan 2020 Perşembe

Dolar neden düşmüyor

 G-7 ülkeleri merkez ve maliye bakanları telekonferansı dün sona erdi. Görüşmede Gelişmekte olan ülkelerin dolar/döviz sıkıntısı için destek kararı alındı. FED'ten destek alamayan ülkeler için IMF üzerinden bir mekanizma oluşturulması kararı alındı.

 Biraz daha basit ifade etmek gerekirse daha önce başka yazılarda ifade etmiştim; dünyadaki dolar yükümlülüğü dolar likiditesinin 7-8 katıdır (Sabit değil, kontrol etmedim ama aşağı yukarı rakam budur.) bu sebeple zorlu zamanlarda yükümlüler kendini güvene almak isteyeceği için dolara talep güçlü şekilde artar ki bu kendi içinde bir kısır döngü oluşturur çünkü insanlar dolar talep ettikçe doların değeri ve maliyeti artar ve bu da daha fazla  kişi/kurumu dolar riskinden kaçınmak için dolar almaya teşvik eder. Dünyada bütün yükümlülerin ihtiyacı kadar dolar var mıdır? Yoktur. Bütün yükümlülerin ihtiyacı kadar dolar likiditesi olması gerekli midir? Hayır. Çözüm insanları/kurumları dolar kıtlığı çıkmayacağına ikna etmektir.

 Fed ve diğer kurumlar piyasalardaki dolar kıtlığı korkusunu teskin etmek için bir süredir kararlar alıyorlar.

  • Fed ile önemli hatta çok da önemli olmayan merkez bankaları arasında swap hattı kuruldu. Fed'in swap hattı kurması çok ciddi dolar talebi olan önemli ülkelerin (Japonya, Avrupa ülkeleri vs.) dolar talebini piyasadan değil doğrudan Fed'ten sağlamasını imkan tanır ve bu da doların üzerindeki talep baskısının artmasını engeller.
  • Fed'in swap hattı kurduğu ülkeler genelde rezerv para sahibi olan ülkeler yani Fed'in verdiği dolara karşı aynı şekilde bütün dünyada kabul gören para birimlerine sahip ülkeler. Swap kanalı kurulmayan ülkelerle de Fed, Abd tahvilleri ile repo imkanı sundu. Basitçe ifade edersek Fed elinde Abd tahvili olan ülkelere tahvillerine karşılık dolar likiditesi imkanı sağlıyor bu yolla hem piyasalar desteklenmiş olup (Dolara ihtiyacı olanların tahvil satması engelleniyor.) hem de dolar üzerindeki stres azalması sağlanacak.

 Fed'in swap önlemleri işe yaradı diyebiliriz uzun zamandır Avrupa ve Japonya'daki dolar talebi zayıflıyor; Dün ECB'nin swap ile aldığı dolar sadece 2,2 milyar dolar iken BOJ'un talebi 27 milyar dolar olmuş. Piyasadaki dolar kıtlığını gösteren verilerden Libor-OİS farkı 140 baz puandan 100 baz puan civarlarına düştü.

dolar neden düşmüyor 2020


Helikopter Para Nedir

Bu paylaşımda neler var:

Makale-1:Helikopter paraya neden ihtiyaç duyuldu.
Makale-2:Helikopter para nedir

Helikopter Para


 Bu yazıyı birkaç ay önce helikopter para yönteminin ilk dillendirilmeye başladığı dönem yazmıştım. Covid-19 salgını ve sonrası helikopter para ekonomi gündeminde çok daha fazla yer tuttuğu için tekrardan ve somut şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşündüm.

 Öncelikle buraya nasıl geldik sorusu bundan sonra olacaklar konusunda da bize yol gösterici olabilir. Şu an gözümüzde bayağı küçülmüş olsa da finansal kriz tarihin en büyük krizi olmasa da finansal sistemin/küresel ekonominin gördüğü en büyük riskti.

Dünya ekonomisi tarihin en büyük riski ile karşı karşıya iken uzun yıllardır sürdürülen klasik merkez bankası politikaları sorun çözebilme kapasitesini kaybetmişti (Ayrıntısı burada) ve bu sebeple birgün sonlanacak vaadi ile varlık alım programları devreye girdi.(Varlık alım programları nedir)

 Finansal krizin Avrupa'daki yansımaları da sona erdikten sonra (2011-2012) varlık alım programları bir nevi sınırsız güce dönüştü. İnsanoğlunun binlerce yıllık ekonomi tecrübesinin ne kadar hatalı olduğunu fark ediyorduk; çok uzun yıllardır ekonomiler çok ciddi sorunlar ile karşılaşıyordu ama alelade tabiriyle para basıp sorunu çözmek gibi şeytanın bile aklına gelmeyecek dahiyane çözüm günümüz ekonomistlerine nasip olmuştu ne yazık ki binlerce yıldır bundan kaçınmanın yollarını aramıştık. (Karşılıksız para basmak) Durumdan memnunduk çünkü kazanıyorduk. Aslında herkes kazanıyordu o yüzden kimse durumdan rahatsız değildi ve bu kazanma ilizyonu altında hak etmeyen birilerinin çok daha fazla kazandığını ve bunun bedelini başkalarına ödettiğini fark edemiyorduk.



helikopter parası



 Şu an dalga geçebiliyoruz ama iki sene önceye kadar küresel ekonominin bizim anlayamadığımız (Alınan önlemlerin o gün şartlarında büyüklüğü sebebiyle birçok veride anomali görülüyordu.) bir şekilde çok verimli hale geldiğini ve geçmişe göre son derece anormal olan gelişmelerin hiçbir risk doğurmadığı ifade ediliyordu ve bu tuhaflığın bir de ismi vardı.''Yeni normal''

 İnsanlık 2011-2018 arasında tarihte görülmemiş bir bolluk yaşıyordu ama realitede ise riskler görülmedik şekilde artarken buna karşın elde edilen refah çok sınırlıydı. 2018'de küresel ekonominin hikayesi normalleşme olmuştu. Bir zamanlar geri alınmak üzere verilen teşviklerin çok küçük bir kısmı 2018'de geri alınacaktı ve bunun da çok ufak bir kısmı sadece Fed/Abd tarafından gerçekleştirilebildi ( Birkaç ayda geri adım atıldı.) Avrupa teşvikleri sadece birkaç ay durdurabilirken(Teşviklerin geri alınması gerçekleşmedi, sadece varlık alım programları birkaç ay durdu.) Japonya'da bir sözlü başlangıç bile ifade edilmedi özetle bir gün sonlandırılmak üzere başlayan varlık alım programları aslında hiçbir zaman sona ermeyecekti aynen şu an biraz duymaya başladığımız ve ileride daha sık duyacağımız sınırlı sayıda insanı kayıran birçok teşvik gibi... 


13 Nisan 2020 Pazartesi

Türkiye IMF ile anlaşmalı mı

Türkiye IMF ile Anlaşmalı mı


 Son günlerde IMF ile anlaşma konusu yeniden ısındı. Bugün Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan net bir şekilde IMF ile anlaşma ihtimalini reddetti. Öncelikle son zamanlarda Türkiye'ye sağlanabilecek dış kaynak konusu çok farklı kanallarda, çok farklı konularla beraber dillendirildiği için birçok konu bir birine karışıyor. FED, IMF ve benzeri kurumlar uzun zamandır küresel likidite kıtlığı yaşanmaması için (Neden dolar kıtlığı yaşanabilir) birçok karar alıyorlar. Bahsettiğim önlemler arasında Fed'in birçok merkez bankası ile doğrudan swap/takas kanalı kurması var yani bunun anlamı birçok merkez bankası dolar kıtlığı yaşanırsa(doların maliyeti ve değeri artar.) doğrudan makul şartlar ile dolara ulaşabilecek şartlara kavuştu. Yine dolar kıtlığı senaryosunda birçok kişi, kurum, ülke her şeyi satıp dolara hücum edebileceği için bir kısır döngü oluşması ihtimali kuvvetlidir o yüzden FED elinde Abd tahvili olan ülkelere repo imkanı açtı. Bunun da anlamı basitçe Abd tahvillerini satmayın bana gönderin ben size tahvilleri nakite çevireyim demektir. Bizim Fed ile bir swap/takas kanalı isteğimiz oldu mu ya da bize teklif geldi mi bilmiyorum ama biz bu kanaldan yararlanamıyoruz. Repo konusundan da elimizde Abd tahvili olmadığı için faydalanamıyoruz.(Abd tahvili stokumuz bayağı az)


Türkiye IMF ile anlaşmalı mı
Türkiye'deki Abd tahvili stoku
 Geriye IMF seçeneği kalıyor.(Duyduğumuz önemli haberler de ana hattıyla seçenekler bunlar.) IMF de Fed gibi dolar veya döviz sorunu yaşayan ülkelere çeşitli kanallardan destekler sunacak ama okuduğum kadarıyla bu imkanlar bizim bildiğimiz stand-by yani destek anlaşmaları gibi bir mekanizma ile sağlanmayacak. IMF, Fed'in imkanların yararlanamayan ülkeler için imkanlar oluşturarak şu an yaşanan küresel sorunların yeni bir boyut kazanmasını engellemek istiyor ve IMF'in kurucu üyelerinden biri olan Türkiye'nin de bu imkanlardan yararlanması son derece doğal bir haktır.

Türkiye IMF ile Stand-by anlaşması yapmalı mı


 Son günlerde konuşulan konulardan bir diğeri ise Türkiye'nin IMF'ten doğrudan destek istemesi senaryosu. Önümüzde belirsiz ve zorlu bir süreç ve sorunların büyümesi durumunda tabii ki Türkiye'nin dış kaynak ihtiyacı güçlenebilir. Böyle bir senaryo da Akla gelebilecek çok fazla alternatif yok.

 Türkiye'ye destek verebilecek kuruluşlar için FED/ABD veya ECB/ Avrupa sayılabilir ama bu senaryolar makul değil, dünyada zorda kalan ülkelere destek için zaten bir mekanizma var( IMF) ve Amerika ya da Avrupalı devletler bir ülkenin doğrudan riskini almayı kendi vatandaşlarına anlatmak da ciddi şekilde zorlanırlar hele ki şu an yaşadığımız gibi kendilerinin de ciddi şekilde kaynak sorunu yaşadıkları bir süreçte... Avrupa için Türkiye ekonomik açıdan belki yabancı bir ülke olarak tanımlanmayabilir ama Avrupa, çok basit konularda bile bir araya gelemeyen bir sistem ve mevcut ortakları için bile ülkeler sınırlı fedakarlıklar yapmıyorlar/yapamıyorlar. Türkiye için bir araya gelebilmeleri gerçekten sürpriz olur. Bazıları Çin'i de bu alternatiflerin içine yerleştiriyor hatta Çin'in çok etik bir süreç  olmasa da zorda kalan ülkelere destek olmaya meyilli olduğunu biliyoruz ama Çin'in ilginç ! şekilde kredi ilişkisi kurduğu ekonomiler ile Türkiye'yi büyüklük olarak kıyaslamak mümkün değil yani kısacası Çin'in Türkiye'ye destek olabilecek veya yaygın kabulle tuzak kurabilecek kapasitesi var demenin mümkün olmadığı düşünüyorum. İşler kötüye giderse geriye kalan tek alternatif de IMF oluyor. 

IMF'nin yeterli kaynağı var mı


7 Nisan 2020 Salı

Hunt kardeşler olayı

 Bugünlerde fiziksel altına olan talebin artması sebebiyle(Contango nedir) Hunt kardeşler olayını yazmak istedim.


Hunt Kardeşler Kimdir


 Tarihteki en ünlü spekülasyon/manipülasyonlardan biri ile anılan Hunt kardeşler 1950-60'lı yıllarda Amerika'nın en zengin 8. iş adamı olan Haroldson Lafayette Hunt'ın çocuklarından Bunker ve Herbert'tir.

 Bunker Hunt'ın babasından ayrı bir petrol şirketi vardı. Bu şirketin Libya'da bulduğu daha sonra kamulaştırılan petrol sahası sebebiyle Bunker Hunt bir dönem dünyanın en büyük servetine ait kişilerden biri olmuştur. Herbert Hunt babasının şirketini yönetiyordu.


büyük gümüş spekülasyonu


Büyük Gümüş Spekülasyonu


  1970'lerin başında Vietnam Savaşı ve daha sonra petrol krizi sebebiyle Hunt Kardeşlerin büyüğü Bunker enflasyondan korunmak için o dönem altın alımı Abd vatandaşlarına yasak olduğu için gümüşe yatırım yapar. Bunker Hunt, 1970-73 yılları arasında onsu 1.5-3 dolara 200 bin ons gümüş alarak gümüş piyasasını tanımaya başlamış. Kardeşler gümüş piyasasının spekülasyonu açık olduğunu ve fiziksel gümüş talebine piyasanın cevap vermekte zorlanacağını fark edip 1974'te dünyadaki Gümüş üretiminin yaklaşık %10'nu kadar bir kontrat alıp fiziksel teslim talep ederler.

  Finansal piyasalarda kurallar realiteye göre işler mesela kullandığımız paraların sadece ~%5'i fiziksel olarak üretilir çünkü bu oran piyasanın ihtiyacını karşılar. Fiziksel olarak paramızı talep edersek tabii ki bu karşılanır ama birileri hem fiziksel paraları toplayıp hem de bunu talep ederse paranın bulunması zorlaşır ki bahsettiğimiz şey üretimi basit banknot değil, ciddi bir süreç isteyen gümüş olursa fiziksel talep manipülasyona açık bir olguya dönüşebilir.

Contango nedir

Contango nedir


 
 Contango; vadeli olarak işlem gören bir emtiada spot fiyatın veya daha yakın döneme ait sözleşme fiyatlarının ileri tarihli sözleşmelerdeki fiyattan daha düşük olduğu durumu ifade eder. Piyasanın contango durumu göstermesi basitçe bir varlığın ileri de değer kazanacağını ifade edebilir ama bununla beraber Contango piyasa teorisi bize piyasanın contango durumda olmasının bazen taşıma ve stoklama maliyetinden kaçınma sebebiyle de gerçekleştiğini ifade eder.

 Daha basitçe ifade edelim elimizde 100 birim fiyatlık bir emtia olsun; bunun altı ay sonraki sözleşmelerde fiyatı 105 lira ise bu durumdan piyasanın bizim elimizdeki emtianın değer kazanacağını beklendiği sonucunu çıkarabiliriz ama konuştuğumuz emtia doğalgaz veya petrol gibi ( Rusya ve Suudi Arabistan anlaşamazsa bu konu yakında bu emtialar için de  tekrar gündeme gelecek.) stoklaması maliyetli bir varlık ise veya altın, gümüş gibi taşıması riskli, maliyetli bir varlık ise fiyat artışı beklentisi yoksa bile vadeli fiyatlar spot fiyatın üstünde olabilir fakat bu durum emtiada değer artışı beklentisini değil maliyetten kaçınmayı ima edebilir yani 100 birim fiyatı olan varlık altın olsun; beklenti altı ay sonra da altının 100 birim değeri olacağı iken kasa maliyeti 6-7 birim ise 100 birim değerde olacağı umulan altına 105 birim ödeme yapmak cazip olabilmektedir. Bu mevzu daha çok petrol, doğalgaz gibi emtiaları yakından ilgilendiren bir mevzu iken son zamanlarda değerli madenleri de ilgilendirmektedir. Alttaki videoda durum görsel olarak daha net olarak anlaşılabilir.

6 Nisan 2020 Pazartesi

VİX endeksi nedir

Vix endeksi geçtiğimiz ay 85'i aşarak tarihi rekorunu kırdı yine endeks geçtiğimiz haftaya kadar 10 gün boyunca 60 değerinin üzerinde kalarak tarihi rekor kırmıştı. Endeksin bu kadar uzun süre yüksek değer göstermesi en son 8 gün ile 2008 Krizi dönemi görülmüştü. Vix endeksi yatırımcılar için bir nevi piyasadaki stresin seviyesini belirten bir indikatördür bu yüzden Vix endeksi, korku endeksi olarak da anılır.

 Vix endeksi/ korku endeksi nedir sorusunu araştıranlar genelde endeksin teknik kısmı ile ilgili değiller o yüzden ben de teknik kısmını açıklamaya çalışmayacağım ama vix endeksi nedir sorusuna cevap verebilmek için öncelikle opsiyon kavramını anlamak gerekir.

 Opsiyon sözleşmeleri net bir zamanda veya net bir zamana kadar belirli bir ürünü alma veya satma hakkını ifade eden sözleşmelerdir. Opsiyon sözleşmeleri yatırımcıların varlıklarını risklerden korumak için en fazla yararlandıkları enstrümanlardan biridir. Opsiyon sözleşmelerini bir ürünü almaya niyet ettiğimizde ödediğimiz kapora parasına benzetebiliriz, bu sözleşmeler belli bir maliyetle (arz-talebe göre maliyet değişir) alım hakkını sözleşme sahibine sunar veya benzer şekilde satma hakkı için de kullanılır.

4 Nisan 2020 Cumartesi

John Davison Rockefeller kimdir

 Abd başkanlık seçimlerinin yaklaşmasıyla seçimin muhtemel ekonomik etkileri hakkında da tahminler yapılmaya başladı. Demokratların güçlü aday adaylarından Elizabeth Warren'ın ekonomik vaatleri dikkat çekiyor, Warren'ın en dikkat çeken söylemi ise çağdaş kartelleri durdurma vaadi ve bu durum da 1950 öncesi Abd'de gerçekleşen dev davaları hatırlatıyor. Abd seçimleri ile ilgili daha sonra ayrı bir paylaşım yapmayı planlıyorum ama giriş olarak tarihin en zengin insanı olarak kabul edilen ve girişimcilik konusunda çok ayrı bir noktada olan John Davison Rockefeller ve tarihin en büyük kartel davası olan Standart oil davasını yazmak istedim.



John D. Rockefeller'in Serveti


 John Davison Rackefeller tarihte ilk defa milyar dolar(1916) sevete ulaşan insandır; Rockefeller'in serveti enflasyon hesabıyla günümüzde yaklaşık 20 milyar dolar ederken bu paranın gücü farklı hesaplamalara göre 350-400 milyar dolardır ki bu rakam onun modern tarihin en zengin insanı olarak kabul görmesini sağlamıştır. Sıradan bir aileden gelen insanın bu kadar ciddi bir servete ulaşması son derece ilgi çekicidir.  Rockefeller gençliğinde 100.000 dolar(günümüzde 2-3 milyon dolara denk) ve 100 yıl yaşamayı hedeflediğini ifade etmiş; birinci hedefine ulaşmış ! ikincisini ise kıl payı kaçırmıştır.(97 yıl)


 John D. Rockefeller Kimdir



  John D. Rockefeller 1839'da sıradan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Dünyada yahudi denince ilk akla gelen insanlardan biri olsa da (Türkiye'de bile Google'da ismi yazılınca ''John D. Rockefeller yahudimi'' araması öneriliyor.) aslında yahudi değildir; yahudilerde dinini saklama görülen/iddia edilen bir özellik olsa da John Davison Rockefeller için böyle bir şey iddia etmek biraz mantıksızdır çünkü zenginlik öncesi sıradan bir insandır ve konum dışı olsa da radikalliğe yakın seviyede bir hristiyandır, zenginlik sonrası da bu net görünümü değişmemiştir. J. D. Rockefeller'in babası etik olmayan işlerle uğraşan ve bu sebeple ailesini devamlı olarak seyahat etmesine sebep olan bir insan iken annesi dindar(Baptist) bir kadındır. Rockefeller annesinin etkisinde büyümüştür.


3 Nisan 2020 Cuma

CDS nedir

CDS Nedir


  Cds(Kredi Temerrüt takası) bir satıcının yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda alıcının hakkını tazmin eden bir varlık türüdür; daha basit ifadeyle cds bir sigorta sözleşmesidir. Türkiye'de fazla önemsenmiyor ve yeterince yakından takip edilmiyor olsa da aslında günümüzde bir ülke varlıklarının fiyatlamasında en etkili göstergelerden biri haline gelmiştir.

   Cds primi, bir tahvilin sigortalanır iken hangi maliyet ile sigortalandığını gösterir; Tükiye'nin Cds primi geçen ay 200'ün altına düşer mi diye tartışılırken dün 600'ün üstüne çıkarak 2008'den beri en yüksek seviyesine çıktı. Türkiye CDS priminin kabaca 600 olması (5 yıllık) Türk tahvillerinin(5 yıllık) sigortalanma maliyetinin %6 olduğu anlamına gelir. Yaygın olarak hayatımızda bir ürünün sigorta maliyeti alıcı üzerinde iken finansal piyasalarda tam aksine yük satıcıya yüklenir. Bir ülkenin Cds primi ne kadar yüksek ise yatırımcıların gözünde ülke algısı o kadar olumsuzdur, Cds primi her vade için farklı değerde olsa da yaygın olarak bir ülke hakkında fikir edinebilmek için beş yıllık Cds primi takip edilir.


cds nedir


2 Nisan 2020 Perşembe

Yüksek getirili tahviller

 Brent petrol bugün %35 prim yaptı ve ardından düzeltme geldi. Abd Başkanı Trump, Rusya ve Suudi Arabistan arasında anlaşma sağlandığını ifade etti ama iki ülkeden bu yönde bir açıklama yok. Trump iki ülkenin 15 milyon varil üretim azaltacağını ifade etti ki bu açıklamanın inandırıcılığı şüpheli...  Bahsedilen rakam Rusya ve Arabistan'ın toplam üretim kapasitesinin neredeyse yarısı ! Petrol fiyatlarında düşüş en fazla bizi olumlu etkiler ama petrol fiyatları sebebiyle iflasların yaşanması bizi de olumsuz etkileyebilir o yüzden petrolde bir miktar iyileşme bizim açımızdan da olumlu olabilir. Petrol fiyatlarındaki düşüş bizi neden olumsuz etkileyebilir sorusuna gelince;


 Yüksek getirili Tahvil ne demektir


 Yüksek getirili tahviller( high yield bonds) veya  çöp tahviller(junk bonds) üç büyük kredi derecelendirme kurumuna göre yatırım yapılabilir seviyenin altında kredi notu olan tahvillere verilen isimdir. Geçmişte adlarından da anlaşılabileceği çok fazla talep görmeyen bu varlıklar günümüzde negatif getirili tahvillerin 15-20 trilyon dolar civarında bir büyüklüğe ulaşması sebebiyle talep görüyordu. Dünyada makul getiriye sahip varlık türleri hızla azaldığı için en muhafazakar fonlar bile nispeten riskli olan bu tahvil türlerine yatırım yapmak zorunda kalmaktadırlar basit bir örnek için 2018'de Moody's Abd'deki emeklilik fonlarının çok büyük sıkıntıda olduklarını ve 2020'de Fed faizleri %4'leri aştıktan sonra bu şirketlerin rahatlayacağını ifade etmişti (Rakamları yanlış hatırlıyor olabilirim.) ve tabii ki böyle bir olay hiç gerçekleşmedi. Emeklilik fonları, sigorta şirketleri vb. sürekli varlıklarını artırmaz zorunda olan birçok yatırım şirketi çaresiz yüksek riskli ve yüksek getirili tahvillere yönelmez zorundadırlar.

Dolar Endeksi(DXY) nedir

Dolar endeksi nedir


Dolar endeksi, geçen hafta uzun süreden sonra 100 seviyesini aşıp geri dönmüştü. Dolar likiditesi üzerindeki stres zayıfladığı halde dxy bugün tekrardan 100'ün üstüne çıktı. DXY endeksi, Bretton Woods anlaşmasının sona erdirilmesi/karşılıklı para basma sisteminin sona ermesi (Mart/1973) sonrası ülke para birimi kurlarının karşılaştırılmasına yardımcı olmak için hesaplanmaya başlamıştır. (Paranın karşılığı nedir

 Dolar endeksi bize Abd'nin ticaret ortaklarının para birimlerinden oluşan bir sepete göre doların değerini ifade eder yani doların değerli veya değersiz olduğun kur ile değil de DXY ile takip ederiz.


Dolar endeksi(DXY) nasıl hesaplanır


 Dolar endeksi, Abd'nin ticaret ortaklarının para biriminden oluşan bir sepetin nominal değeri ile doların nominal değerini karşılaştıran bir endekstir. Dolar endeksinde kıyaslama için kullanılan sepetin %57.6'sı euro, % 13,6'sı yen, %11.9'u paund, %9.1'i Kanada doları, %4,2'si İsveç kronu, %3.6'sı İsviçre frankından oluşur. Çin yuanının serbest piyasa koşulları altında fiyatlanması Çin yönetimi tarafından engellendiği için yuan dolar endeksi hesaplamasına eklenmemiştir. (Abd'nin en büyük ticaret ortağı olmasına rağmen)

Dolar likiditesi

 Öncelikle kısa bir özet geçmek gerekirse daha önce defalarca kriz dönemlerinde finansal piyasaları etkileyen en önemli faktörlerden birinin dolar likiditesi olduğunu ve bu konuda yaşanabilecek sıkıntıların bütün varlıkları ve ekonomileri doğrudan etkileyen bir dinamik olduğunu ifade etmiştim. 

 Basitçe ifade etmek gerekirse Fed'in bilançosu Abd ve dünyadaki dolar talebini karşılayacak düzeydedir fakat yatırımcıların panikle dolara yönelmesi doların değerlenmesi ve likiditenin yeterliliği konusunda şüpheleri beraberinde getirir; bunun doğal sonucu ise dolara olan talebin daha da artması olur ve bu tam anlamıyla bir kısır döngü oluşturur. Özetle şunu söyleyebiliriz Abd ve dünyada anormal bir panik ortaya çıkmadığı müddetçe dolar likiditesi konusunda bir sorun yaşanmaması için Fed gerekli olan her şeyi yaptı ve yapacak ama bir panikte de Fed'in de yapacağı bir şey kalmaz.


  Son veriler bize dolarda stresin zayıflamış olabileceğini gösteriyor. Abd özelinde bakarsan dünyayı saran salgından önce bile Abd'de dolar likiditesi sorun teşkil ediyordu; Fed bu sorunu çözmek için onlarca milyar dolarlık gecelik repo ihaleleri başlatmıştı ki daha sonra bu ihalelerin büyüklüğü gecelik 150 milyar doları bile aştı fakat Fed'in aldığı önlemler sebebiyle dün gecelik repo ihalesine teklif bile gelmemiş. Bu durumu Abd'de likidite üzerindeki baskının zayıflamış olduğu şeklinde yorumlayabiliriz.

dolar likiditesi 2020