9 Mayıs 2020 Cumartesi

Para arzı nedir

 En basit tanımıyla para arzı ekonomik döngüde dolaşan paradır. ''M'' harfi ile gösterilir. Para arzı ekonomideki en temel unsurdur. Para arzı birkaç farklı şekilde ölçülür.


Para arzı tanımları


1- Dar para arzı


M0 para arzı


 Piyasadaki kağıt ve madeni paraların toplamından bankaların kasalarındaki paranın düşülmesi ile ortaya çıkan miktarı ifade eder.  Para arzı ile ilgili yanlış algıların merkezindeki kavramdır diyebiliriz. Merkez Bankası ''Gizlice'' para basıyor gibi iddialar hep dolaşımdaki paraların yeni veya çok olması ile temellendirilir. Basitçe açıklamak gerekirse;

  • Para arzında  (Sadece Türkiye değil, dünyada da aynı) dolaşımdaki paranın ağırlığı son derece azdır. Mesela Şu an dolaşımdaki para arzı (Banknot+madeni para- bankalardaki nakit) 200 milyar TL iken M1 para arzı ~1 trilyon lira, M3 para arzı ~3 trilyon liradır.
  • Merkez bankaları için para üretmek bir tuşla gerçekleştirilen bir işlemdir; bir merkez bankası şaibeli bir iş yapacaksa (Teknik olarak çok gereksiz ve zor.) banknot üretmek tercih etmesi en az mantıklı olandır.

 Merkez Bankası zaman zaman dolaşımdaki parayı gerçekten de anormal seviyede artırır ki gerekli olan budur. Özellikle bayram önceleri, uzun tatil önceleri ve benzeri dönemlerde banknotlara olan ihtiyaç artar ve bunu da karşılamak merkez bankaların sorumluluğudur. Bazen de konu tam tersi şekilde ele alınır; konuya hakim olmayan insanlar bankalarda paramızın karşılığı olmadığını çok riskli bir durum olarak ifade eder ama gerçekte ise bankalardaki para kasada banknot olarak bizi bekliyor olsa bu bankanın sağlığı açısından çok daha riskli bir durumu işaret eder. İnsanlar bankalardaki paralarını banknot olarak isterlerse bunu temin etmek Merkez Bankası'nın görevidir.


Emisyon Hacmindeki değişiklikler


 Emisyon hacmi Merkez Bankası tarafından piyasaya sağlanan banknotların toplam tutarıdır.

para arzı nedir
Dolaşımdaki para


 Üstteki grafikteki çıkıntılar genelde bayram öncelerini işaret eder; daha kısa süreli grafiklerde maaş günleri benzer hareketlilikler görülür. Genelde yaz ayları ve Şubat ayında emisyon hacmi artar yine Cuma günleri emisyon hacmi artar.

 Merkez Bankası piyasanın nakit ihtiyacının arttığı dönemler dolaşımdaki parayı artırıp sonra politikalarına göre uygun seviyelere geri çeker. Şu an gerçekleşiyor olan artış ise para arzındaki belirgin artış ve toplum psikolojisi ile alakalıdır. İnsanlarda etkileşimden kaçınma ihtiyacı bankalardan yüklü şekilde para çekme (ATM'lerin para verme kapasitelerini artırması !) ihtiyacını beraberinde getiriyor ve tarihte görülmemiş olağanüstü bir dönem yaşıyoruz; bayramda değiliz ama tam bir tatil olmasa da belki de Türkiye tarihinde işlere en uzun süre ara verilen dönemdeyiz ve tatilde banknotu cazip kılan bütün dinamikler çok daha güçlü şekilde nakit ihtiyacı ortaya koyuyor.

 Piyasadaki banknotların(Emisyon) artmasının olumlu veya olumsuz birçok sonucu vardır mesela düşük değerli banknotların artması harcama eğilimini, yüksek değerli paraların ise tasarruf eğilimini olumlu etkilediğine dair çalışmalar vardır. Nakit işlemlerde vergi kaybı daha yüksektir vs. 

M1 para arzı


 M0 para arzına vadesiz Türk Lirası ve döviz mevduatlarındaki para miktarını ekleyerek elde edilen miktardır. Harcamaya hazır para miktarını ifade eder diyebiliriz.


para arzı
M1 para arzı


2-Geniş Tanımlı Para arzı


M2 Para arzı


  M2 para arzı; M1 para arzı ve vadeli mevduatların (Türk Lirası+Döviz) toplamıdır.

para arzını etkileyen faktörler
M2 para arzı


M3 para arzı


 M3 para arzı; M2 para arzı ve para fonları,menkul kıymetler,repo toplamıdır. En geniş tanımıyla piyasada ne kadar para veya paraya hızla dönüştürülebilir değer var olduğunu gösterir.

para arzı nedir
M3 para arzı


Para arzı enflasyon ilişkisi



 Geçmişte para arzı ile enflasyon kavramları neredeyse aynı kabul edilirdi hatta çoğu zaman bir birine karıştırılırdı ama son yıllarda şartların aşırı derecede zorlanması sebebiyle bu ilişkinin en azından geçmişte alıştığımız şekilde sürmediğini görüyoruz.

Fisher Denklemi


 Para arzının enflasyon ile aynı faktör olarak görülmesinin bilimsel temeli Fisher Denklemidir.

M*V=P*Q

M= Dolanımdaki para
V= Paranın dolanım hızı
P= Fiyatların genel düzeyi
Q= Mal ve hizmetlerin miktarı

 Normalde piyasadaki mal ve hizmetlerin miktarı(Q) kısa sürede artmaz.(Bugün büyük bir atılım gelse yaklaşık 1 sene sonra üretim başlar.) Paranın dolanım hızı(V) kısa süre içinde değişebilen bir olgu değildir; bunu etkileyen en önemli faktör insanları tercihleridir. Bugünden yarına insanların harcama davranışları değişmez sonuç olarak da M=P gibi yaklaşık bir değere ulaşıyoruz yani ne kadar para arzı o kadar enflasyon...

 Günümüzde ise bu formül çalışmıyor. En ünlü örnekten başlarsak 2008'de FED'in bilançosu 800 milyar dolardı, bu rakam bugün 7 trilyon dolara yaklaşmakta yani para arzı=enflasyon genel kabulü işlerse Abd'de 2008'den beri kümülatif(2008'deki fiyat ile 2020'deki fiyat) %30 civarında olan enflasyonun %900 civarında olması gerekirdi ama insanlar talep etmiyorken para basılırsa enflasyon artmaz, paranın hızı zayıflar ve para bir yerlerde takılı kalır.



 Para formüldeki Q'ü maksimize etmek için basılır yani bir yerlerde üretim kapasitesi varsa bu kapasite aktif olsun, üretebilecek olanlar üretsin diye para arzı ile üretim teşvik edilir ama bir üründe üretim artış kapasitesi var iken diğer üründe yoktur ve yaygın kullanımı ile basılan para bir üründe enflasyon başka üründe ise üretim artışı sonucunu getirir. Merkez bankalarının görevi optimum faydayı sağlamaktır.

 Türkiye'ye gelince şu an Türkiye'de bir kaynak ihtiyacı mevcut ve para basmanın (Miktar ve iletişim önemli) sonucu enflasyon kesin bir ihtimal değildir. İnsanlarda harcama eğilimi yoksa, para bir yerlerde takılıyorsa alelade ifadesiyle ne kadar para basılırsa basılsın enflasyon ortaya çıkmaz ama yarın işler düzelince paranın dolanım hızı yine insanların tercihleriyle belirleneceği için bu defada bu eğilimi baltalamak gerekebilir (Faiz artışları  vs.) yani bugün eğer para arzı ile bir fayda sağlanacaksa bunun riskleri ve faydası beraber değerlendirilmelidir ve denge korunmalıdır. Kişisel fikrim iyi bir iletişim ile normalleşme ile geri çekilme planı piyasaya inandırılır ise para arzı artışı mevcut koşullarda iyi bir tercih olabilir. Faiz konusu ile beraber para arzı değerlendirmek daha doğru olabilir ama yazı fazlasıyla uzar o yüzden video bırakıyorum.











Twitter adresim Yusuf Yüksel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme