24 Haziran 2020 Çarşamba

25 Haziran 2020 PPK toplantısı

 Yarın Merkez Bankası PPK toplantısı gerçekleşecek. Piyasa beklentisi TCMB'nin politika faizini %8.25'ten %8 veya 7.75'e düşürmesi; TCMB'nin bu toplantıyı pas geçmesini beklendiğini ifade etmiş olan birçok kurum da mevcut ama zaten hali hazırda TCMB ağırlıklı ortalama fonlaması %7,5 seviyelerinde o yüzden TCMB'nin bu toplantıyı pas geçmesi bana sürpriz olur.



25 haziran 2020 para politikası toplantısı

 Merkez Bankası yıl sonunda %7 civarında enflasyon beklendiğini işaret etmişti. ( Yukarı yönlü risklerin de arttığını belirtmişti.) TCMB beklenti anketinde enflasyon beklentisi %9 civarında iken mevcut enflasyon %11'dir. Mevduatlardaki %15'lik stopajı da değerlendirince iyimser senaryolarda bile TCMB negatif reel faiz vaat ediyor veya çok az bir alanı var. Emsal ülkelere baktığımızda birçok ülkede faizler tarihi diplerde ve emsal ülkelerde de faiz indirimi eğilimi devam ediyor ama Türkiye'nin risk algısı (CDS) benzer ülkelere göre daha yüksek iken reel faizi belirgin şekilde emsal ülkelere göre daha düşük.


25 haziran 2020 merkez bankası faiz kararı


 Daha geniş çerçeveden bakınca gelişmekte olan ülkelere yönelik iyimserlikte daha çok Çin kaynaklı olsa da zayıflamış durumda. Mayıs ayının sonunda gelişmekte olan ülkelerde para kaçışı durmuştu hatta önemli bir para girişi olmuştu fakat iki haftadır gelişmekte olan piyasalardan tekrar para çıkışı oluyor yani gelişmekte olan ülkeler gelişmiş ülkeler gibi para birimlerinin cazibesini düşürme konusunda çok rahat bir ortamda değiller.





Faiz indirimleri ve enflasyon


 TCMB geçtiğimiz günlerde kredi artışı oranı ile ilgili hesaplamasında değişikliğe gitti. Kur etkisinden arındırılmış kredi artış oranı %20'e yaklaşmış. (Eski hesaplar %30 civarında.)

Not: Tek başına ayrıntılı bir konu olduğu için açıklamaya çalışarak konuyu uzatmadım ama kredi artışı bir nevi para basma etkisi doğurur.




 Para arzında ciddi artış var.




 Türk Lirasında ciddi bir değer kaybı var; kamu borçlanması hızlandı özetle enflasyonda artışı tetikleyebilecek birçok faktör ortaya çıktı ama diğer taraftan;


  • Petrol fiyatları (Enflasyon üzerinde çok büyük önem sahibi) son derece destekleyici.
  • Krizin şok şekilde ortaya çıkması(Üretici hazırlıksız yakalandı.) sebebiyle stoklarda daha ucuz maliyetle üretilmiş malların etkisi mevcut.
  • Kapasite kullanım oranında artış var ama halen çok düşük seviyede (Başka bir yazıda ayrıntılı olarak anlatmaya çalışmıştım.tüketimde talep artışlarının üretim kapasitesi var ise talep enflasyona sebep olmaması beklenir./Yazıyı paylaşımın sonuna ekledim.) Sadece bizde değil, bütün dünyada aynı durum olduğu için küresel enflasyon da destekleyici.

  Enflasyon Türkiye ekonomisinin kronik sorunudur, şu an enflasyonu baskılayacak dönemsel şartlar olsa da alınan önlemlerin ilerleyen zamanlarda enflasyon konusunda sorun çıkarması olasıdır. 2020 krizi için alınan önlemlerin sadece enflasyon değil daha başka birçok konuda ileride sorun oluşturma ihtimali var bu yüzden dünyadaki birçok merkez bankası verilen desteklerin, teşviklerin sona erdirileceği döneme piyasaları hazırlıyor, bizde de verilen teşviklerin dönemsel olduğu mesajının güçlü şekilde piyasa ile paylaşılması olumlu olur.

 Yaşanılan krizin büyüklüğü sebebiyle enflasyon şu an için öncelikli sorun değil fakat Türkiye'de enflasyon ve dolaylı olarak kur krizleri sorunların derinleşmesinde ciddi bir pay sahibidir. 2019'da enflasyonda iyileşme sağlandı ama zayıf ekonomik aktivite döneminde enflasyonun zayıflaması normaldir ki 2019'da küresel şartlar da bizi son derece fazla desteklemişti. Enflasyon mücadele süreçlerinde sorununun çözülüp çözülmediği ardından gelen normalleşme sürecinde anlaşılır ama Türkiye'de bu süreç Covid-19 salgını ile sekteye uğradı. Enflasyon ile mücadele fiyatlar konusunda başarılı olsa bile insanların akıllarında yüksek enflasyon algısı kırılmazsa enflasyon sorunu nükseder. Türkiye'ye odaklanırsak geçen sene fiyatların yükselişi zayıflamıştı ve doğal olarak ekonomik aktivite zayıflamıştı ama bu durumun normal ekonomik şartlarda da devam edip etmeyeceği tartışılır, ben toplumdaki yüksek enflasyon algısının halen çok güçlü olduğuna inanıyorum; insanlar yüksek enflasyon beklentisi ile ürünlerde imkan bulursa fahiş zamlar yapabildiğini gözlemliyorum. 

 Geçtiğimiz çeyrek Türkiye'de tarihi bir ekonomik yavaşlama yaşandı ama o dönemde bile talep sorunu yaşamayan gıda fiyatlarında tuhaf rakamlar gördük yine talep sorunu yaşamayan ikinci el otomobil piyasası bu konuda iyi bir örnek.

 Toparlamak gerekirse ileride yeniden zorluklar ile karşılaşmamak için Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinin sonuna gelmiş olması gerektiğine inanıyorum.





Twitter adresim Yusuf Yüksel 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme