29 Ekim 2020 Perşembe

Altın fiyatları ne olur

 ABD seçimlerine çok kısa bir süre kaldığı şu günlerde Amerika seçimleri sonrası altın fiyatları ne olur sorusu da sık sık sorulmakta. Anketler, bahisler, haberler Amerika seçimlerini Biden'ın kazanacağını gösteriyor. Öncelikle şunu hatırlatmak gerekiyor; dünyada seçim anketleri son yıllarda dikkat çekici başarısızlıklar sergilediler. Anketler; Brexit Referandumu, 2016 ABD Seçimleri gibi çok önemli olayların sonucunu bilmekte zayıf kalmıştı fakat ekleme de yapmak lazım bahsettiğim seçimlerde anketler yanılmış olsa da her iki oylamada da anketler ile sonuç arasındaki tutarsızlık hata payı ile açıklanabilecek seviyedeydi, 2020 Amerika seçimlerinde anketler Biden ile Trump arasında çok ciddi bir fark gösteriyor, anketlerin 1-2 puan yanılması ile 5-10 puan yanılmasını aynı kefeye koymak zor.


 Bu yazı ABD seçimleri yazısı değil fakat 2016 seçimlerinde demokratların (Özellikle siyahi Amerikalıların) çoğunluk olduğu bir çok bölgede seçime katılımın azalması sonuçlar üzerinde etkili olmuştu, seçime günler kala ABD'de kullanılan erken oylar ve mektup oyların sayısı 70 milyonu aştı ki bu rakam geçen seçimde kullanılan toplam oyun neredeyse yarısı ! ABD'de seçime katılım bu kadar yüksek iken Trump'ın azınlık oyla (Trump'ın çoğunluk oyu almasına neredeyse hiç ihtimal verilmiyor.) tekrar başkan olması son derece zor olacak. 2020 seçimlerinde Trump'ın kazanma şansı fazlasıyla küçümsenmiş diyebiliriz fakat Trump seçimi kazanırsa muhtemelen 2016'a göre çok daha kıl payı diyebileceğimiz bir zafer kazanacak. Ben altın fiyatlarını Biden politikaları üzerinden değerlendirdim fakat ifade ettiğim gibi daha düşük bir ihtimal olsa da  anketler yine ciddi şekilde yanılıyor olabilir.


Biden başkan olursa altın fiyatları ne olur


 Biden sonrası altın fiyatları ne olur sorusuna cevap vermeden önce her senaryoda altın fiyatları açısından olumlu olmayacak en önemli gelişme Covid-19 için bir aşı olabilir. Covid-19 aşılarının içinde bulunduğumuz dönemde hazır olması bekleniyordu ama beklentiler karşılık bulmadı, diğer taraftan muhtemel bir Covid-19 aşısının ortaya çıkması sonrası salgının gelişimi ve dolaylı olarak piyasalar ile alakalı çok sayıda senaryo olsa da (Covid-19 aşısının ekonomik etkileri) muhtemel bir aşının altın fiyatlarını olumsuz etkilemesi güçlü bir beklenti ama altın ve piyasalar için önemli soru daha sonra ne olacak sorusudur diyebiliriz.


 Altın daha yükselir mi


  Altın fiyatları daha yükselir mi sorusuna cevap verebilmek için öncelikle altın fiyatları neden yükselir sorusuna cevap vermek gerekiyor olabilir. Konu altın ise altın fiyatları neden yükselmiyor sorusu da önem arz ediyor.


  Son yıllarda altın fiyatları ile küresel likidite, merkez bankalarının bilançoları (Bastıkları para) arasında hatalı olduğunu iddia edebileceğim bir etkileşim sadece Türkiye'de değil, dünyada da genel kabul haline gelmiş durumda. Merkez bankaları para bastıkça altın yukarı gider inancı güçlü fakat altın fiyatlarının uzun süreli trendine bakınca altın fiyatları 2020 öncesi rekorunu 2011'de kırmış ki küresel likidite 2018'e kadar artmaya devam etti ! Basılan para 2018'de 2011'i katlamıştı... 2018'e bakıyoruz; altın fiyatları uzun süre sonra yeniden toparlanmaya başlamıştı ama aynı 2018 uzun yıllar sonra küresel likiditenin ilk defa azaldığı yıl olmuştu... Argümanları artırabilirim ama özetle basılan para ile altın fiyatları arasında genel kabulün aksine çok da güçlü bir bağdan söz etmek zor ve bu sebeple de dünyada para basılmaya devam ettikçe altın fiyatları yukarı gidecek fikrini yeniden değerlendirmek gerekiyor olabilir.


altın fiyatları ne olur 2020
FED bilançosu



 Altın fiyatları basılan paralar ile değil ama basılan paraların doğal sonucu olan reel/nominal getirilerle güçlü bağ içinde görülüyor. Daha önce ekonomik krizler ile alakalı yazdığım şu yazıda ABD'de sürekli olarak artan borç yükü sebebiyle faizlerin dolaylı olarak getirilerin yukarıya pek gidemediğini açıklamaya çalışmıştım; 2020 yılı borçluluğun çok abartılı şekilde arttığı bir sene oluyor. (Ekonomik krizler)


altın fiyatları yükselir mi 2020
ABD'de krizlerden hemen önce toplam borçluluğun milli hasılaya oranı (Krizlerin başladığı tarih ve verilerin yayınlanma tarihi sebebiyle tarihlerde biraz oynama olabilir.)



 Daha önemlisi ise şu an borçlanmanın geldiği nokta üzerinden karar vermek için erken de olabilir. Geçmişe dönelim 2008 krizi döneminde ekonomileri desteklemek için FED önderliğinde varlık alım programları başlamıştı. (Varlık alım programları) 2008 perspektifinde ilk varlık alım programı son derece büyük görünüyordu. (QE1) 600-800 milyar dolarlıklık bir program o günün şartlarında son derece sınırları zorlayıcı, büyük bir destek olarak yorumlanmıştı fakat 2010'da QE1 ile FED'in bilançosuna kattığı varlıkların büyüklüğü 2.1 trilyonu görmüştü ve bu bile yetersiz kalmıştı. Daha sonra QE2, QE3 ile FED'in bilançosu 2014'e kadar büyümeye devam etti, 2014'te görülen zirve 2008'in kabaca altı katıydı. Krizin sona erdiğini ifade edebileceğimiz 2010/2011'deki zirvenin ise iki katından fazlaydı. (2019'daki FED operasyonlarına QE4 diyenler de var; tartışmaya açık ve konum olmadığı için değinmedim.)


 2020'e dönersek destekler ne kadar sürecek? Ne büyüklükte olacak soruları son derece önemli.  Küresel salgında beklenmeyen gelişmeler olmazsa 2021 yılı telafi yılı olması bekleniyor ama unutmamak gerekir; para politikası refah üretmez; şu an verilen devasa destekler ilerideki refahımızdan ödünç alınıyor ve ileride o günün refahı için yine desteklerden söz edilme ihtimali bence yüksek. Tekrar etmek gerekirse 2011'de de kriz sona ermişti ama kriz sonrası da ekonomiler kriz dönemi kadar desteğe ihtiyaç duymuştu.


 Fazlasıyla uzun bir giriş oldu ama Biden dönemine gelince öncelikle şunu ifade etmek gerekiyor; 2020'de devletler artık 2008'de olduğu gibi varlık alım programlarıyla ekonomileri destekleyemiyor. Günümüzde ekonomiler desteklenecekse bu daha çok insanların cebine para koyarak oluyor. ABD'de Biden veya demokratlar halka para dağıtma konusunda demokratlara göre çok daha istekli görünüyor bunun da altın üzerinde son derece olumlu etkisinden söz edebiliriz.


 İnsanların cebine para koymanın önemli sonuçlarından biri insanların yatırım yapma eğiliminin güçlü şekilde desteklenmesidir diyebiliriz; 2020'nin anormalliklerinden biri küçük yatırımcıların çok daha fazla yatırım yapma eğilimine sahip olmasıdır buna ilaveten piyasalardaki trendlerde küçük yatırımcıların tercihlerinin geçmişe göre görülmedik şekilde daha etkili yani özetle insanların cebine para koyuluyorsa bu para piyasalara akıyor ki altının da bundan faydalandığını görüyoruz.


 Bir diğer önemli nokta ise 2020 öncesi merkez bankalarının varlık alımları etkinlik konusunda da ciddi sınırlılıkları ortaya çıkmıştı; hatırlarsanız krizin başında FED bilançosunu sınırsız şekilde genişletebileceğini ifade etmişti ama piyasa bu açıklamayı ciddiye bile almamıştı çünkü ''Para basma işlemi'' kriz öncesinde bile geçmişte olduğu gibi etkin değildi. İnsanların cebine para koymak ise son derece etkin sonuçlar doğruyor ki bunun en önemli sonuçlarından biri enflasyon oluyor. Altının tarih boyunca en önemli misyonu insanları enflasyondan korumak olmuştur.  (FED'in trilyonlarca dolar bastı, dolar neden düşmüyor


 Biden yönetiminin diğer önemli vaatlerinden biri ise Yeşil ekonomi ! Biden son yıllarda ABD'nin petrol piyasasında gücünü artıran kayaç petrolü/gazı yatırımlarını azaltmayı, federal bölgelerde engellemeyi vaat ediyor bunun yerine ise yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmayı vaat ediyor.( Konu dışı ama kaya petrolü/gazı yatırımları şu an ciddi iflasları da beraberinde getirdi.) Bu türlü bir yönelimin doğal sonucu da daha fazla enflasyon olacak.


 Toparlayayım; Biden bize daha fazla enflasyon vaat ediyor ama öte yandan şartlar ise borçluluğun ekonomiler üzerinde çok daha büyük bir yük olabileceğini gösteriyor ki bu senaryoda FED'in veya merkez bankalarının bu duruma müdahalesi ne olacak çok önemli bir soruya dönüşüyor çünkü artan enflasyon ortamında merkez bankalarının buna faiz silahı ile müdahale etmesi ile borç yükünün buna izin vermemesi senaryoları arasında bir kıyaslama yapınca bu senaryoların en fazla fark oluşturduğu varlık türü altın olabilir.




Twitter: Yusuf Yüksel


(24.09.20)


Altın fiyatları ve FED'in ortalama enflasyon hedefi

 Yatırımcıların Türk Lirasına odaklandığı şu günlerde altın büyük bir düşüş yaşıyor. Yakın zamana kadar 2.000 doları zorlayan ons altın bu yazı yazılırken 1.850 dolar civarına gerilemişti. Altın neden büyük düşüş yaşadı sorusuna cevap vermek gerekirse;


  • Altını pozitif etkileyen beklentilerin  zayıflaması

 Geçen hafta FED'in yeni ortalama enflasyon hedefinin son zamanlarda alınan en radikal kararlardan biri olduğuna dair birkaç yazı yazmıştım; bu kararın doğal sonucu daha az reel/nominal getiri ve daha çok enflasyondur ki bu durumdan en fazla fayda sağlaması beklenen varlık altın olabilirdi. FED Başkanı Powell'ın Jackson Hole toplantısı sonrası altında bir yükseliş eğilimi gördük ama daha sonra gelen açıklamalar sonrası FED'in radikal ortalama enflasyon hedefi kararının gerçekten piyasa realitesine bir yenilik katıp katmadığı tartışılmaya başladı ki son durumda belirsizliklerle beraber FED'in aldığı kararın piyasalar için çok da önemli olmadığı fiyatlanıyor. (FED'in ortalama enflasyon hedeflemesi kararı) Bu da altın için olumsuz oldu.

 Altını hatta daha geniş çerçevede piyasaları olumsuz etkileyen bir diğer önemli gelişme ise ABD'de demokrat ve cumhuriyetçiler coronavirüs salgını için ikinci destek paketinde anlaşamamaları oldu. Şu an ABD borsaları düşüşe geçince çok sürpriz ! olarak taraflar yeniden görüşmeye başlamış olsalar da iki tarafın anlaşması çok olası değil. Kişisel fikrim demokratlar bundan nemalanıyorlar da çünkü hem  Trump'ın seçim öncesi alelade ifadesiyle insanların cebine para koymasını engelliyorlar hem de bunun siyasi yükünü cumhuriyetçilere yüklüyor olabilirler; bu tarafı beni çok da ilgilendirmez ama ABD'de destek paketinin henüz çıkmaması piyasaları son derece fazla etkiliyor; özellikle de altını...

 Daha önce konu hakkında yazılar yazmıştım ama tekrarlamak istiyorum; şu an tarihi bir krizde olsak da Amerikalıların çok büyük bir kısmı bu kriz sebebiyle gelir kaybına uğramadı hatta gelirleri arttı. Alttaki grafik Amerikalıların kişisel reel gelirlerini gösteriyor, krizle beraber gelirlerde çok ciddi bir artış var.

altın daha yükselir mi


 Bu değirmenin suyu nereden geliyor derseniz yukarıda bahsettiğim devlet transferlerinden geliyor. Kamunun hane halkına sağladığı bu desteklerle Robinhood fenomeni ortaya çıktı, görmeye alışık olduğumuzun aksine piyasalarda trendlerde küçük yatırımcının etkisi arttı, krizin ortasında harcamalar arttı vs... Bu transferler olmasaydı üstteki grafik şu hale dönecekti.



  İki resmi karşılaştırırsanız gördüğünüz gibi Amerikalılar kıtlık içinde bolluk yaşamış ama bahsettiğim kıtlık geçti mi henüz belli değil ve halen desteğe ihtiyaçları var. Altın açısından bu olayı değerlendirirsek ABD'de halkın cebine para konulunca piyasalara para akıyor bu altın için olumlu, insanlar harcama yapıyor ve enflasyonu destekliyor bu altın için olumlu, enflasyon beklentileri ile dolar zayıflıyor bu altın için olumlu.... Uzatabilirim ama özetle ABD'de transferler altın fiyatlarını destekliyor.

  • Doların güçlenmesi

 Altının şu an zayıflamasının bir diğer önemli sebebi doların güçlenmesidir. Eylül başında dolar endeksi 91.75'e kadar gerileyip yaklaşık üç yıldır süren güçlü dolar hikayesinin başladığı Mart 2018'deki seviyeye geri dönmüştü. Şu an 94.5 seviyelerine kadar geri döndü. Dolardaki güçlenme risk iştahındaki zayıflamadan kaynaklanıyor aslında uzun süredir risk iştahı ile dolar endeksi arasında ters korelasyon görüyoruz ve kritik eşik 94-96 seviyeleri olabilir en azından risk iştahındaki güçlenme bu seviyelerin aşağı yönlü kırılmasıyla başlamıştı diyebilirim. Dünyadaki riskler nedir diye sorarsanız en başta sayabileceklerimiz küresel salgında ikinci dalga senaryoları, Abd seçimleri, Abd-Çin gerginliği gibi konu başlıkları ve bu risklerin hepsinin merkezinde ABD var ve mantıken bu risklerin doları olumsuz etkilemesi beklenebilir hatta bu durum tamamen ihtimal dışıdır diyemeyiz fakat dünyadaki bir risk küresel ekonomiyi tehdit ederse/etme ihtimali ortaya çıkarsa muhtemel sonuç dolara hücum oluyor. Yükselen Çin, dünyanın yeni para birimi ve benzeri senaryolar çok rağbet görse de bütün dünyada halen likidite dolardan sağlanıyor ve riskin merkezin ABD olsa bile (2008'deki gibi...) insanlar yükümlülüklerini yerine getirememe korkusuyla dolara yöneliyorlar, bu sebeple de ''Dolar likiditesi'' kriz dönemlerinde bir fenomen olarak karşımıza çıkıyor. Normalde kriz senaryolarının belirsizliklerin altını pozitif etkilemesi klasik bir yatırımcı eğilimidir ama geçen Mart ayında yaşadığımız gibi kriz dönemlerinde altın bile en azından ilk şok anında pozitif ayrışamamıştı. 

Şunu da eklemek isterim, şimdilik dolar likiditesinde bir sıkışıklıktan söz etmek zor. Hatırlatmak gerekirse Mart ayında dolar likiditesi ciddi sorunlara sebebiyet verince ( Dolar endeksi 105 seviyesine yaklaşmıştı.) FED'in aldığı en etkili önlemlerden biri merkez bankaları ile swap/takas hatları kurmak olmuştu. Mayıs ayında FED'in likidite swaplarının büyüklüğü yarım trilyon dolara yaklaşmışken şu an bu rakam 35 milyar doların bile altına düştü.

 Bu yazı altının neden düştüğü ile alakalı bir giriş yazısı oldu, altın fiyatları ne olabileceğine dair senaryolar ile ilgili ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum.

15 yorum:

  1. bu konu da bir yazı dizisi bekliyoruz hocam emeğinize sağlık teşekkürler.

    YanıtlayınSil
  2. Eed bencede eksik oldu bu konuyu detayı ile anlatmanız gerek .. bekliyoruz hatta çoğu kişi altın para arzı v.ss bekliyor

    YanıtlayınSil
  3. Peki bu kadar basılan para nereye akacak. Cepte durmayacağınıa göre işin sonunda basılan paranın bir kısmı ya borsaya, ya altına yada mevduata gitmek zorunda. Basılan para o kadar fazlaki basılan paranın %10u bile bu saydığım bölgelere kayması fiyatları %100 artırması gerekiyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence basılan paraların bir kısmı zaten riskli varlıklara gitti. Sonrası da biriken borçlara gidecek. 2008 yılından daha borçlu artık dünya. Ve bu virüs krizi borçluluğu düşürmek için yaratıldı kuzen 🤗

      Sil
    2. Haklısınız ama yazıda da ifade ettiğim gibi bu konuda bazı itirazlarım var.

      - Büyük bir para basıldı ama bunun bir kısmı gerçekten işe yarayacak kanallarla piyasaya sürüldü bir kısmı da bir şeyler yapıyor görülmeye yarayan ama aslında piyasa şartlarına hiçbir etkisi olmayan para. (FED'in sınırsız para basma vaadi gibi... kağıt üzerinde büyük ama realitede hiçbir anlamı olmayan adım.)

      - Basılan para varlıklara akıyor ama görünüm 2008 gibi değil.

      Sil
  4. yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz hocam, yine güzel noktalara değinmişsiniz. Bu virüsün bir şekilde son bulması durumunda basılan paralardan altın da nasibini alacaktır illaki. Sonrasında altında yukarı yönlü bir hareket muhtemel gibi duruyor. Bu haftalık kapanışında 1,740 dolar üzeri olması olumlu oldu.

    YanıtlayınSil
  5. Merhaba. Gayet guzel bir yazi. Devamini bekliyoruz. ozelliklede dolar, altin ve gumus gibi diger emtialar arasindaki korelsayona deginirseniz mukkemmel olur. Cunku, altin artarken gumus yerinde sayiyor nedense. Ayrica, dolar icin milkshake teorisine nasil bakiyorsunuz? Eger basilan para enflasyon olusturmuyorsa, deflasyona dogru bir gidis olur mu kisa vadede?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Milkshake teorisini ilk defa sizden duydum ama konu hakkında çok fazla bir bilgi yok, Youtube'ta bir video var ama henüz izlemediğim için konuyu bilmiyorum.

      Sil
  6. Bu yazının devamında yıllık olarak altın arzı ve talebindeki değişimlerden bahsedebilir misiniz? Konu hakkında bilgi sahibiyseniz veya araştırıp bulabilirseniz geçmiş yılların verilerini de öğrenmek isterim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar. Makalelerde konu hakkında sınırlı bilgi var, daha geniş bilgiyi toparlarsam ekleme yaparım. Saygılar.

      Sil
  7. Hocam, ons altının anlık fiyatı nasil belirleniyor? Yani, 467.1 usd'den 467.2 usd'ye bunu çıkaran kim?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bunu çıkarıp indiren alıcı ve satıcılar. Alıcılar arttıkça fiyat yukarı, azaldıkça aşağıya gider.

      Sil