21 Ağustos 2020 Cuma

Hollanda Hastalığı nedir

 Hollanda Hastalığı (Dutch disease), yetmişli yıllarda Hollanda ekonomisinin yaşadığı tuhaflığa verilen isimdir daha sonra bir kavrama dönüşmüştür. 1960'lı yıllarda Hollanda'da bulunan petrol ve doğalgaz rezervleri 1970'li yıllarda üretime başlamıştır; Hollanda'nın kağıt üzerinde şanslı realitede ise şansızlığı ise bu dönemin büyük petrol krizlerine denk gelmesidir. Yetmişli yıllarda yaşanan büyük petrol krizleri sebebiyle petrol fiyatları anormal şekilde artmıştır, Hollanda'nın bulduğu petrol ve doğalgazın bu süreci yumuşatması beklenecek iken aksine bulunan yeni kaynaklar Hollanda ekonomisini daha zorlu bir duruma sokmuştur. Hollanda ile özdeşlemiş bir olay olsa da Hollanda hastalığı aynı dönemde Norveç, İngiltere gibi ülkelerde de görülmüştür. 




Hollanda Hastalığı neden ortaya çıktı


 Petrol, enerji fiyatlarının baz alındığı emtia olması (üretilen her şeyin içinde enerjinin payı var) ve yine lojistikteki önemi sebebiyle yeryüzünde üretilen her şeyin fiyatlanmasında petrolün etkisi vardır dersek hatalı olmaz. Hollanda'da yaşanan duruma gelince yukarıdaki grafikte gördüğünüz gibi petrol krizleri ile yetmişli yıllarda enerji/petrol fiyatları akıl almaz şekilde artmaya başlar ve bu dönemde petrol/doğalgaz bulan Hollanda bundan fayda göremez çünkü petrol krizleri görmeye alışık olduğumuz krizlerin aksine arz krizine (Talep değil) sebep olur ve petrole ulaşmak konusunda daha az sorun yaşayan Hollanda dünyadaki üretim düşüşü sorunundan soyutlanamaz bunun üstüne abartılı şekilde prim yapan petrol fiyatları sebebiyle diğer petrol üreticisi ülkeler gibi Hollanda'nın da yerel para birimi sürekli olarak değerlenir yani günün sonunda sürekli olarak gücünü kaybeden reel sektör varken bir de güçlenen kur ile ülkenin ihracat ürünleri rekabet gücünü kaybeder ki önemli bir ihracat ülkesi olan Hollanda'da bu büyük bir soruna dönüşür. 


 Daha sonra ise ülkede bütün sektörlerde sorun yaşanırken yeni yeni filizlenen enerji sektörü yatırıma açık bir durumda beklemeye başlar ve doğal olarak da bütün yatırımlar bu sektöre akar. Bu durum da ülkenin sektöre bağımlılığını artırır ve sektördeki gelişmeler  ülke ekonomisi için daha önemli hale gelir. Hollanda hastalığı, Hollanda ile özdeşleşmiş olsa da ifade etmeye çalıştığım gibi aslında bir denk gelme durumundan söz ediyoruz. Hollanda hastalığı olarak bahsettiğimiz soruna en uygun örnek muhtemelen Venezuela'dır.

 Venezuela yakın zamana kadar dünyada refah artışı konusunda çok dikkat çekici bir pozisyondaydı, bunun ana sebebi petrol fiyatlarındaki artıştı.(Tarihi rekor dönemi) 2008 Krizi ve daha önemlisi Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Abd ve batının Rusya'yı petrol üzerinden cezalandırması sonrası tarihi rekor seviyeleri gören petrol fiyatları devasa bir çöküş yaşadı. Petroldeki devasa düşüşün en kötü yanı ise en olumsuz beklentilerin bile uzağında gerçekleşmiş olmasıydı ve hiçbir petrol üreticisi ülke buna hazır değildi ki petrol gelirlerini fazlasıyla hor/verimsiz harcayan ve her geçen gün petrol/doğalgaz gelirlerine daha da bağımlı hale gelen Venezuela bu olaydan son derece ağır etkilendi. Bunun yanında Venezuela'nın ABD ile ilişkilerde kopuş yaşaması bugünkü yaşanan insani dramın sebebi oldu çünkü ABD ile yaşanan kopuş Venezuela'nın diğer petrol üreticileri gibi IMF'ten destek almasının yolunu kesti (ABD, IMF kararlarında son derece önemli etkiye sahip/aslında karar verici konumda.) daha önemlisi Venezuela'nın petrol üretiminde ABD'nin etkisi son derece büyüktü. ( İhtiyaç duyulan kimyasallar, Venezuela'nın petrol rafinerileri ABD'de, en büyük pazar vs.)


Türkiye, Hollanda hastalığına yakalanır mı


 Türkiye'de doğalgaz bulundu iddiası ile beraber hemen bir Hollanda Hastalığı muhabbeti ortaya çıktı. Bulunan doğalgaz rezervi ne kadar değerli? Hangi maliyetle doğalgaz üretilebilecek ? Rezervler ekonomik olarak verimli mi? Ne zaman üretim başlayacak? Bu konuda henüz net bilgi yok. TL daha az rekabetçi olsa doğal olarak ihracat bundan etkilenir ama bizim ihracatımızda en önemli nokta düşük kur değil, pazara göre konumumuzdur. (Avrupa) Yarın Dolar TL reel olarak 1.5 seviyelerindeki gücüne dönerse ihracatımızda telafi edilemeyecek bir düşüş olacağını sanmıyorum. Türkiye'nin bugün yaşadığı birçok sorun dolar/TL 1.5 seviyesindeyken biriktirildi ama bu şartların tekrarında Türkiye'nin enerji faturası iyileşirse aynı sonuçlar ortaya çıkar mı tartışılır yani ifade etmeye çalıştığım şey henüz bulunan doğalgaz konusunda muhtemel senaryolar hakkında bile çok az fikir edinebiliyoruz. Sırf doğalgaz bulundu diye Hollanda hastalığından bahsetmek bence biraz fazla zorlamadır.

Venezuela nasıl bu hale geldi








Twitter: Yusuf Yüksel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme