16 Eylül 2020 Çarşamba

Endonezya Hükumeti Robicon'un üzerinde dans ediyor

 Roma İmparatorluğu döneminde bir komutan asker kimliği ve ordusu ile başkent Roma'ya giremezdi o yüzden Roma şehrinin sınırı olan Rubicon Nehri komutanlar için sınır kabul edilirdi. Rubicon'u geçen bir komutan kararından vazgeçse bile cezalandırılacağını bildiği için ''Rubicon'u geçmek'' yüzlerce yıldır bütün dünyada geri dönülmez bir yola girmek anlamına gelen bir deyim haline gelmiştir. Bugünlerde Endonezya yönetimi sürekli olarak merkez bankacılığı kurallarının sınırlarını aşıyor; piyasaların yeterli tepki vermemesinden mi rahatsız oluyor bilemiyorum ama tepki gelmeyince sınırlar daha da aşılıyor. 

 En başından başlarsak Endonezya Merkez Bankası küresel salgının etkileri görülmeye başlaması ile birlikte hükumetin aldığı bir kararla ''Birincil'' piyasadan hükumet tahvili almaya başladı. Merkez bankalarının devlet tahvili alması günümüzde sıradanlaşmış bir uygulamaya dönmüş olsa da birincil piyasadan tahvil almak ile ikincil piyasadan tahvil almak arasında dünya kadar fark var. Piyasaları yönlendirmek sorumluluğu olan merkez bankalarının birincil piyasadan işlem yapması hakemin sahaya girip maça müdahale etmesi gibi bir işlem. Büyük çerçeveden bakınca hakem bir takımın kaybetmesine karar vermişse zaten bunu yapar ama piyasalara doğrudan müdahale etmek ileride suistimallerin önünü açmaktır fakat koşullara bakınca geçtiğimiz Mart ayında anormal bir dönemdeydik ve birçok anormallik yaşanırken Endonezya Merkez Bankası'nın ilginç kararları çok göze batmadı.


 Konu dışı: 2008'den beri merkez bankalarının yaptığı birçok şey kanuni sınırlarını aşan şeyler ama hükumetlerin görev sahasında olan şeylere müdahale etmemesi sonucu son on iki yılda merkez bankaları bütün sorunların çözüm mekanizması gibi saçma bir konuma itildiler buna rağmen kanuni sınırlar kağıt üzerinde korunuyor. Örneğin Fed kredi verdi, tahvil aldı ve benzeri birçok işlemi basitçe açıklıyoruz fakat bunların çoğu kanunların izin verdiği sınırlara çekilmek için kurulan çeşitli mekanizmalar üzerinden gerçekleşiyor yani ''Yeni Normal'' haline gelmiş birçok tuhaflık kağıt üzerinde halen istisnai bir yöntem muamelesi görüyor.




 Geçen bahar mevsiminde FED ile yapılan 60 milyar dolarlık repo anlaşmasının piyasalara verdiği güvenle ilk şokun ardından Endonezya rupiahı yaza kadar güçlendi ama daha sonra Endonezya Merkez Bankası ve hükumeti yeniden sınırları zorlayan bir karara imza attı. Endonezya hükumetinin 40 milyar dolar büyüklüğündeki mali borç finansman programının 27 milyar dolarlık kısmı (~398 trilyon rupiah) Endonezya Merkez Bankası tarafından ''Yük paylaşımı'' planıyla üstlenildi. (Borcun parasallaştılması)

 Borç parasallaştırılması: Borcun parasallaştırılması hükumetin borçlarının merkez bankası tarafından basılan para ile ödenmesine verilen isimdir.


 Piyasaları rahatsız eden bu kararlardan sonra şimdi de Endonezya Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ciddi tehdit altında. Endonezya hükumeti Para politikası kuruluna iki tane bakanın alınmasına dair bir karar çalışması yapıyor; bu da yeterli bulunmamış ki bir de Endonezya Merkez Bankası'nı denetleyecek bir kurumun kurulması değerlendiriliyor özetle Endonezya Merkez Bankası'nın bağımsızlığı devre dışı bırakılmak isteniyor. Endonezya Merkez Bankası zaten sınırları zorlamışken Endonezya hükumeti daha neyin peşinde de böyle bir yola başvuruyor araştırmadım.

 Yukarıda bahsettiğim Endonezya Merkez Bankası'nın birincil piyasadan tahvil alması 2022 yılına kadar geçici bir önlem olması kararlaştırılmıştı; Endonezya Merkez Bankası'nın yük paylaşımı altında hükumetin borçlarını üstlenmesi tek defalık bir önlem olarak kararlaştırılmıştı ama bu sınırlamaların kaldırılması ve ''gerekli'' durumlarda bu yöntemlerin kullanılabilmesine dair yasa çalışmaları yapılıyor. Özetle diyebilirim ki Endonezya hükumeti merkez bankası bağımsızlığını önemsemeyen ve merkez bankasının imkanlarını çok daha geniş kapsamlı kullanmayı amaçlayan yasalar üzerinde çalışıyor.

 Piyasaların tepkisine gelince en azından dolar/rupiah kuru üzerinde bir baskıdan söz edebiliriz ama kurun hareketleri emsal para birimlerinden çok da farklı değil yani piyasa şimdilik Endonezya hükumetine sert bir tepki göstermiş değil.

endonezya ekonomisi 2020



Endonezya merkez bankacılığında devrim mi yapıyor


 Yukarıda basitçe yorumladığım durumu klasik bakış açısı ile incelersek Endonezya hükumeti bir merkez bankasına yapılmaması gereken her şeyi yapıyor dersem bence hatalı olmaz ama Endonezya Merkez Bankası'nın bağımsızlığını rafa kaldırma dışında yapılanlara bakılınca bunlar gerçekten yanlış mı diye yeniden sorgulamak gerekiyor ya da soruyu tersten sorayım dünyadaki diğer merkez bankaları Endonezya Merkez Bankası'ndan farklı bir şey mi yapıyor? Mesela ikincil piyasadan yapılan işlemlerle piyasa diye bir şey bırakmamak doğru da birincil piyasadan işlem yapmak mı yanlış veya dünyada bütçesi merkez bankası tarafından fonlanmayan kaç tane ülke var? Kağıt üzerinde bakınca yanlışlar silsilesi olarak duran birçok işlem gerçekten de tamamen hata mı sorgulanabilir. 

 Endonezya Merkez Bankası'nın yaptıkları kitaba göre yanlış ama diğer yol (Önce Kredi (Varlık alım programları), sonra insanların cebine para koyma (Helikopter para), sonra ? ) da sanki eninde sonunda ayrı yere varabiliyor en azından dünyadaki örnekler şimdilik bunu gösteriyor ama soruyu değiştirelim bugün 2008 yılına Bernanke olarak dönsek yine aynı yola girecek miyiz? Endonezya Merkez Bankası'nın yaklaşımı (Merkez bankası bağımsızlığına müdahale hariç) belki de tamamen hatalı değildir. Bu durumun ahlaki rizikosu yok mu? Kesinlikle var ama yine diğer yol da çok saygın değil. Geçenlerde Bernie Sanders (Kendisi iktidara fazlasıyla uzak olsa da fikirleri ( Aslında ortada net bir fikir bile yok.) şu an iktidardadır: modern para teorisi ) 2020 krizinde ABD'de 467 tane insanın servetinin 800 milyar dolar artarken 150 milyon insanın finansal sorunlar çektiğini ve 30 milyon insanın gıda teminin de bile sorun yaşadığına dair bir tweet paylaştı. Bu durum da birilerinin aklına acaba borcumu ödemesem ne olur sorusunu sokmak kadar ahlaki riziko barındırmıyor mu?

Ahlaki Riziko: Ahlaki riziko, alınan kararların insanları yanlışa yönlendirmesine verilen isimdir örneğin insanları borcunu silerseniz ileride insanları borç ödememeye teşvik edebilirsiniz.

 Yukarıdaki hikayede önemli bir sorun var mesela aşağıdaki videoda Endonezya Merkez Bankası'nı kim oynuyor sorusunu sorarsam İngilizce bilmeyenler bile bence hemen tespit edecek.


 Endonezya ekonomisini küçümsemiyorum ama yine tekrar edeceğim merkez bankasının bağımsızlığına ortadan kaldırmanın hiçbir mantıklı yanı yok onu es geçiyorum ama Endonezya yönetiminin aldığı diğer kararlar çok da hatalı olmayabilir. Birçok suistimalin kapısı açılmış olsa da Endonezya örneği birçok ülkeyi problemlere daha net çözüm üretmeye teşvik edebilir ve tabii ki bu ''deney'' Endonezya'ya çok pahalıya da patlayabilir.

 Bu yazıyı okuyanlar muhtemelen şimdi şu soruyu düşünüyor olabilirler; doğrusu, yanlışı ile biz de bu türlü bir yola girebilir miyiz?

endonezya ekonomisi 2021

  Endonezya şu an yaptığı şeyleri bundan 20 yıl önce yapmayı çok da kolay aklına getiremezdi veya bunun muhtemel bedeli çok ağır olurdu ama 2000 sonrası bizim gibi ekonomilerde bile enflasyon sorunu büyük ölçüde ortadan kalktı. Bundan 20 yıl öncesi dört haneli enflasyon ile uğraşan birçok emsal ülkede (Brezilya) şu an enflasyon kontrol altında hatta deflasyon riskinden bile ara sıra söz ediliyor. Enflasyon sorunu kalıcı olarak çözülmeden bizim de bütün dünyada olduğu gibi finansman şartlarını çok ciddi şekilde gevşetmemiz (Büyük bir bedele sebebiyet vermeden) çok zor.

Bazı noktaları makaleyi uzatmamak için atladım, okumadıysanız  yazıyı şu makale ile birlikte değerlendirmenizi tavsiye ederim: -Borç jübilesi-






Twitter: Yusuf Yüksel

5 yorum:

  1. Öncelikle bu güzel paylaşım için teşekkürler. Sizi biraz geç kesfettim ama yine de eski yazılarınızı okuyorum umarım daha fazlasını da okurum. Merak ettiğim bir soru var, merkez bankaları alanen faizleri 0'lara cekebiliyorsa neden yıllarca insanlara yüksek faizden borç verildi ve neden insanlar yıllarca bu yüksek faiz oranları altında ezildi? Fed 2008 den sonra isterse hiç faiz artırmayabilirdi mesela neden bu yapılmadı ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fed ve diğer merkez bankaları finansal şartları gevşetirken piyasada hareketlilik sağlayamadıkları için faizler sıfırda... Aksi senaryoda enflasyon buna izin vermezdi. "Para arzı nedir" diye bir paylaşım yapmıştım muhtemelen sorunuzun ayrıntılı cevabı olabilir.

      Sil
    2. Bir daha okudum da şurada sorduğunuz soruya cevap vermişim.

      https://www.yusufyuksel.com/2020/03/dolar-neden-dusmuyor.html

      Sil
    3. Sorumun cevabını aldım şimdi çok teşekkürler.

      Sil