24 Kasım 2020 Salı

Aktif rasyosu nedir

 BDDK bugün aldığı kararla aktif rasyosu uygulamasının 31 Aralık itibariyle uygulamadan kaldırılacağını açıkladı. Uzun süredir aktif rasyo uygulamasının kaldırılacağı söylentileri mevcuttu ve bugün alınan kararla söylentiler doğru çıktı.

Aktif rasyo nedir

23 Kasım 2020 Pazartesi

2020 Türkiye Ekonomisi

Türk varlıkları uzun süredir ''Normalleşme'' söyleminin etkisinde, iki hafta önce Merkez Bankası Başkanı Uysal'ın görevden alınması ve ardından gelen ekonomi yönetiminde değişim sonrası ekonomi politikalarında ciddi yenilik mesajları veriliyor. Bu değişim mesajlarına yatırımcıların verdiği tepkiler ise çok uç noktalarda yorumu yapabiliriz. 


 Son iki haftada neredeyse bütün saygın kurumların Türk varlıkları açısından olumlu raporlarına şahit olduk ki Türk varlıklarına karşı bu kadar fazla sayıda olumlu raporun kısa bir sürede yayınlanmasına en son ne zaman şahit olduğumuzu hatırlamıyorum bile... 2020 yılı Türkiye için sıcak para açısından olumlu bir yıl olmuyor hatta emsalimiz ülkeler için olumlu dönemlerde bile Türkiye'den sıcak para çıkışlarını görmüştük, borsanın bir önceki rekor döneminde bile yerliler alırken yabancılar bunu çıkış için fırsat olarak değerlendiriyordu fakat bu bakış açısına rağmen son bir haftada 2017 yılından beri en güçlü yabancı ilgisine şahit olduk; geçen hafta açıklanan veride (Bir önceki haftanın verisi) 1 milyar dolara yakın yabancı girişi gördük ve Türk varlıklarındaki geçen hafta gördüğümüz fiyatlamalar bu ilginin devam etmiş olabileceğini gösteriyor. @507 bu rakama swapların dahil olmadığını ve swaplar dahil edilince çok daha büyük bir rakamla karşı karşıya olduğumuzu ifade ediyor.(Tahminen 5 milyar dolardan söz ediyor olabiliriz.


 Konu dışı ama eklemek de fayda olduğunu düşünüyorum; bir yatırımcı piyasanın bir konudaki yazdığı hikayeye inanmıyorsa bile piyasanın inancını önemsemesi önemli olabilir. Somut ifade etmek gerekirse bütün kurumlar Türk varlıkları açısından olumlu bir hikaye yazarken yerliler bu hikayeye pek de inanmadı. Aynı hafta içinde son birkaç yıldaki en büyük yabancı girişi ile döviz tevdiat hesaplarında yeni rekora şahitlik ettik. Piyasadaki güçlü beklentiler bazen çok ciddi şekilde yanılmıyor mu? Tabii ki yanılıyor fakat bu çok sık da olan bir şey değil. (Kendini gerçekleştiren kehanet) Yarın dolar/tl 8.5'e dönerse bile bu gerçek değişmeyecek.


Türkiye'nin döviz rezervleri

20 Kasım 2020 Cuma

Neye yatırım yapmalı

Ekonomik krizde neye yatırım yapılır


Giriş Notu: Bu yazıyı 2018'de ekonomik krizde neye yatırım yapılır , resesyondan neye yatırım yapılır gibi soruların sıklıkla sorulması üzerine 2008 özelinde geçmiş krizlerde yatırımcıların neye yatırım yaptığı, geçmişte kriz dönemlerinde piyasaları etkileyen dinamiklerin ne olduğu konuları hakkında yazmıştım. 2020'de krizin başlaması ile ekonomik krizde neye yatırım yapılır sorusu geçmişte kalan bir konudan çok güncel bir konuya dönüştü ve daha çok güncel olarak piyasalarda neler oluyor sorusuna cevap arayanların ulaştığı bir yazıya dönüştü. Ben de bu yazıda güncel olarak piyasada gerçekleşen gelişmeleri paylaşıyorum. 

Bu paylaşımda neler var:




  • TCMB beklenen kararını verdi
  • TCMB'den önemli karar
  • Türkiye normalleşme gündemine geri mi dönüyor
  • Biden ABD'nin yeni başkanı olmaya son derece yakın
  • Deflasyon senaryoları ve altın fiyatları
  • Türk Lirasında Ayrışma, Avrupa'da önemli karar


(20.11.20)

TCMB faiz kararı

Merkez Bankası beklenen faiz kararını verdi. Merkez Bankası uzun zamandır beklentiler doğrultusunda bir faiz artırımı yapacağını ima etmesine rağmen karar anına kadar piyasada ''şüpheler'' tamamen ortadan kalmamıştı fakat Merkez Bankası beklentiler doğrultusunda 475 puan faiz artırımı gerçekleştirdi. Karar sonrası dünya borsaları için çok da iyi bir gün geçmiyor olduğu halde Bist rekor kırdı ki normal şartlar altında faiz artışlarının borsayı  olumsuz etkilemesi beklenir ama dün tam aksi bir senaryo gördük. Borsada artış bugün de devam ediyor yine faiz artışı uzun zamandır satın alınan bir beklenti olduğu halde karar sonrası Türk Lirasında güçlü bir değerlenme gördük özetle piyasa Merkez Bankası'nın kararını beğendi.


 Merkez Bankası'nın piyasayı bu kadar fazla memnun eden kararına gelince ifade ettiğim gibi TCMB 475 baz puan faiz artışı yaptı; bu olayı değerlendirirken iki farklı pencereden bakmak doğru olabilir. TCMB bazı yatırımcılara 475 baz puan faiz artışı yaptı dersek hatalı olmaz çünkü birçok yatırımcı doğal olarak ağırlıklı ortalama fonlama nedir, geç likidite nedir bilmez veya bilmek istemez benim takip ettiğim birçok kaynakta Türkiye'de politika faizi %10,25'te gösteriliyordu ama politika faizinin Türkiye'de piyasa şartlarını pek yansıtmadığı belirtilmiyordu ki belirtilmesi de bizim için çok olumlu bir referans olur mu tartışılır. Bahsettiğim kaynaklardan beslenen birçok yatırımcı için alınan karar realitede olandan çok çok daha büyük bir faiz artışı...Üstelik kanıtlayamam ama okuduğum bazı rapor/analizlerdeki cehalet şovları sebebiyle eminim ki Türkiye'de politika faizinin bir süredir piyasa şartlarını yansıtmadığından habersiz saygın, büyük kurumlar da var. (Subjektif fikir)

19 Kasım 2020 Perşembe

Merkez Bankası Net Döviz Rezervi Kasım 2020

Merkez Bankası Net Döviz Rezervi Kasım 2020


  Bir önceki hafta Merkez Bankası net döviz rezervi 19.6 milyar dolardı.(6 Kasım ) Bu hafta açıklanan son veriye göre Merkez Bankası Net Döviz Rezervi 16,4 milyar dolara düşmüş.( 13 Kasım 2020 tarihi  itibariyle Merkez Bankası net döviz rezervi)


 Merkez Bankasının döviz rezervleri ile beraber swap stoku da artık sık sık sorulmaya başladı. İki verinin açıklanma tarihleri uyuşmuyor fakat fikir vermesi açısından Eylül ayında merkez bankasının toplam swap yükümlülüğü 62,9 milyar dolardı. (
Merkez Bankası swap işlemleri ne anlama geliyor)



Merkez Bankası net döviz rezervi(Aylara Göre)




Merkez bankasının net döviz rezervlerinin değişimi ise şu şekilde olmuş;


13 Kasım 2020 Cuma

Reflasyon nedir

  2020 yılının sonuna yaklaştık; kurumlar 2021 yılı beklentilerini, tahminlerine yayınlamaya başladılar. Birçok kurumun 2021 yılı senaryolarında ''Reflasyon'' kavramı ile karşılaşıyoruz.


 Reflasyon nedir


  Reflasyon, deflasyon dönemi sonrası enflasyonun makul düzeye geri dönmesine verilen isimdir, bir ekonominin zayıflaması sonrası normal ivmesine dönme aşaması da yine bu isimle anılır. Daha basit ifadeyle saygın kurumlar 2021 yılının toparlanma yılı olmasını bekliyor.


 IMF geçen ay yayınladığı raporda 2020 yılında dünya ekonomisinin %4,4 daralmasını beklendiğini ifade ederken 2021 yılında dünya ekonomisinin %5,2 büyümesini beklendiğini belirtmişti. Saygın kurumlar 2021 yılında ABD'nin %3, Avrupa'nın %5, Çin'in %8 büyümesi gibi tahminlerde bulunuyorlar.


Reflasyon dönemi piyasalar


 Ekonomik toparlanmanın yaşadığı bir dönemde olması beklenebilecek en önemli gelişmelerden biri enflasyonda iyileşmedir; enflasyon beklentilerindeki iyileşme tahvilleri olumsuz etkiler. ( Uzun vadeli faizlerde daha belirgin olmak üzere faizler yükselir.) ABD on yıllık tahvillerinin getirisi yeniden %1'lere yaklaştı.(ABD tahvilleri ölçüt olarak kullanılır.)


reflasyon ne demek


 Normal şartlar altında reflasyon senaryolarının borsalar için de olumlu olmasını beklerdik çünkü hem enflasyon hem de reel ekonomilerde iyileşme borsalar için olumludur fakat bu iyileşme ekonomilere verilen teşviklerin gerekliliğini sorgulatabilmektedir ve  piyasaların teşviklere bağımlılığı son yıllarda aşırı derecede arttığı için ekonomilerdeki iyileşmenin borsaları olumsuz etkilemesi gibi bir tuhaflıkla karşılaşılabiliyor. Daha somut ifade etmek gerekirse  2018 yılı 2008 krizi sonrası dünyada reel ekonominin en güçlü olduğu yıldı fakat teşviklerde zayıflama beklentisi sebebiyle 2018 yılı dünya borsalarında 2008 sonrası en büyük geri çekilmesinin yaşandığı sene olmuştu. 2019 yılı ise tam aksine reel ekonomilerin 2008'den beri en zayıf olduğu yıllardan biri olmuştu fakat 2008'de %40'tan fazla değer kaybeden borsaların 2009'daki düzeltmesinden sonra dünya borsalarının en fazla değer kazandığı yıl teşvik beklentileri sebebiyle 2019 olmuştu. Özetle ekonomik toparlanma normal şartlar altında borsalar için olumludur ama günümüzde bu durumu genellemek zor.

 Reflasyon dönemleri emtialar için de olumlu bir dönemdir; ekonomilerin çarklarının hızlanması emtiaları olumlu etkiler. Altının tüketimi ekonomik hareketlilik ile biraz daha az etkileşim halindedir fakat enflasyon yükselmesi altını destekleyen bir faktördür fakat borsalar için bahsettiğim çelişki diğer birçok varlık türünde de görülmektedir.

12 Kasım 2020 Perşembe

Trump başkanlığı devretmeyebilir mi

  ABD seçimleri sona erdi ama tartışmalar sona ermedi; mevcut başkan Trump müstesna bir kişilik olduğu için ilk günlerde ABD başkanlığını devretmemek için dile getirdiği iddialar çok ciddiye alınmamıştı; yine ilk günler Trump'ın iddialarına son derece mesafeli olan cumhuriyetçiler son zamanlarda Trump'ın söylemelerini net şekilde sahiplenmeye başladı. Bu durum da ABD'de başkanlık devir sürecinin çok barışçıl olmayabileceği ihtimalini akla getiriyor.


 Geçenlerde ABD Dış İşleri Bakanı Pompeo'ya Biden ekibiyle görüşüp görüşmediği, süreçteki gecikmenin ulusal güvenlik açısından risk oluşturup oluşturmadığı soruldu. Bu soruya Pompeo; Trump'ın ikinci dönem başkanlığına geçişin pürüzsüz olacağı cevabını verdi.




Trump'ın itirazları karşılık bulabilir mi


 Öncelikle şunu ifade etmem gerekiyor; seçimlerden sonra Trump birçok eyalette birçok şeye itiraz etti. Trump'ın en önemli itirazı mektup aracılığı ile oy kullanmaya fakat Trump bu itirazları herhangi bir hukuki çerçeveye sokma çabası içinde de değil. Trump, En başından beri mektup aracılığıyla oy kullanmayı illegal olarak tanımlayıp (Biraz kerameti kendinden menkul) buna itirazlarını dile getiriyor. 2020 ABD seçimlerinde yaklaşık 65,5 milyon oy mektup aracılığıyla kullanıldı. Seçimde kullanılan oy sayısının 150 milyon civarında olduğunu düşününce çok büyük bir rakamdan bahsediyoruz ve mektup oylarına itiraz seçim sonuçlarına etki edebilecek bir dinamik fakat mektup aracılığıyla oy kullanmak 2020 seçimleri ile ortaya çıkmış bir olgu değil, ABD'de geçmişten beri mektup aracılığıyla oy kullanılıyordu. 2020 seçimlerinde hem katılımın ciddi şekilde artması hem de Covid-19 sebebiyle insanların mektup aracılığıyla oy kullanma eğiliminin artması çok büyük bir rakam görmemize sebebiyet verdi. Toparlamak gerekirse Trump'ın mektup aracılığıyla oy kullanmaya olan itirazının hiçbir karşılığı yok diyebilirim fakat Trump, mektup oyları kategorik olarak illegal olarak tanımlamakla beraber mektup oyların kullanılması, sayılması ile ilgili alınmış bazı kararlara da itirazı var ve bu itirazlar da seçim sonuçları etkileyebilir.

11 Kasım 2020 Çarşamba

Türkiye'nin kredi notu ne demektir

(12.09.20)

Türkiye'nin kredi notu ne demektir


Moody's Türkiye'nin kredi notunu B1'den B2'e düşürdü ve görünümü de negatif bıraktı. Moody's'in kararı sonrası Türkiye'nin kredi notu yatırım yapılabilir seviyenin beş kademe altına düştü. Moody's karar açıklamasında rekabetçi kur söylemi ve TCMB'nin rezervlerine değinmiş. Moody's Türkiye'nin kredi notu görünümü de negatif bıraktı. Kredi notu görünümü daha sonra gelebilecek kararlar ile ilgili işarettir.


Türkiye'nin kredi notu son durum


 Moody's not indirimi kararı sonrası üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu arasında Türkiye'yi en düşük notla değerlendiren kurum oldu. S&P'nin Türkiye kredi notu B+ ile Moody's'in bir kademe üzerinde iken Fitch'in Türkiye kredi notu BB- ile Moody's değerlendirmesine göre iki kademe yukarıda. Son durumda Fitch Türkiye'nin kredi notunu spekülatif seviyede bulundururken Moody's ve S&P çok spekülatif seviyede tutmuş oluyor.

  Normalde üç büyük kredi derecelendirme kuruluşunun ülke kredi notları aynı veya bir kademi farklı olur bu sebeple Moody's kararı ayrıca olumsuz oldu. Üç büyük kredi derecelendirme kuruluşundan Fitch genelde Türkiye'ye bir tık daha olumlu yaklaşırken S&P ise biraz daha olumsuz değerlendirir. Moody's ise iki derecelendirme kuruluşuna göre daha ortada dururdu ama çok uzun zamandan beri ilk defa Moody's Türkiye kredi notunu S&P'nin altına düşürdü.



türkiye'nin kredi notu kaç
Türkiye'nin kredi notu ne demektir


Türkiye'nin kredi notu nedir



 Kredi derecelendirme kuruluşları ülkelerin, şirketlerin, kurumların yükümlülüklerini zamanında ve tam olarak yerine getirip getiremeyeceğini değerlendiren kuruluşlardır; dünyada onlarca kredi derecelendirme kuruluşu vardır ama bunlardan Fitch, S&P ve Moody's ise diğerlerine göre daha fazla itibar görürler. Her kurum değerlendirmesini kendi hesabına göre yapar. Kredi derecelendirme kuruluşları gerçekleştirdikleri değerlendirmeler sebebiyle piyasaya çok güçlü şekilde etki edebiliyor olsalar da bir denetlenme mekanizmasına bağlı değillerdir.

BDDK Swap işlemleri Kararı

 BDDK yabancıların kısa vadede Türk Lirası lehine pozisyon almasını zorlaştırdığı karar gevşetildi. Alınan kararla vadesi 7 güne kadar olan TL satım işlemlerinin (swap, opsiyon vs.) limiti öz kaynakların %2'sinden %5'e; vadesi 30 güne kadar olan TL satım işlemlerinin limiti %5'den %10'a; vadesi 1 yıla kadar olan TL satım işlemlerinin limiti %20'den %30'e yükseltildi. Karar ile yabancıların TL lehine kısa vadeli pozisyon alması kolaylaştı ki bunun etkisini kurda görüyoruz.

 BDDK'nın yabancıların Türk Lirası borçlanmasını zorlaştırdığı kararlar geçen sene birçok önemli fiyatlamayı beraberinde getirdi. Londra'da yaşanan ilginç olaylar Türk insanına ''Swap'' kavramını öğretmişti. BDDK'nın yabancıların Türk Lirasına ulaşmasını neden zorlaştırdığı ile ilgili daha önce yazı yazmıştım o makeleyi yazının sonuna link bıraktım. ( O karar da yakın zamanda gevşetilmişti.)


 BDDK yabancıların Türk Lirası aleyhine pozisyon almasını zorlaştıran kararlarla birlikte 2020'nin başından beri BDDK'nın yabancıların Türk Lirası lehine bile olsa kısa vadeli pozisyon almalarını engelleyen bir kararı mevcuttu. Karar ilk açıklandığında Londra'da TL bolluğu görülmüş ve TL yanılmıyorsam ilk defa negatif faize sahip olmuştu. Yabancıların TL lehine pozisyon almasını zorlaştıran karar da son üç ayda ikinci defadır gevşetiliyor.


 BDDK yabancıların kısa vadede Türk Lirasındaki değerlenmelerden yararlanmasını zorlaştırarak yabancıları daha uzun vadeli yatırım yapmaya ya da Türk varlıklarından uzaklaşmaya teşvik etmişti yani bir nevi sıcak paranın istenmediği ilan edilmişti. Şimdi bu karar bir tık gevşetildi.

 BDDK'nın yabancıların TL lehine pozisyon almasını zorlaştırması sebebiyle yaşanan bir diğer önemli sorun ise yerli bankaların TL pozisyonlarını hedge etmekte daha fazla zorlanmalarıydı. Türkiye'de bankalar 10-20 yıllık krediler bile verebilmektedir ama uzun vadeli tahvil ya da mevduat bu kredilere göre son derece az bulunmaktadır, bu sebeple de bankalar TL pozisyonlarını da uzun vadeli hedge ederken bahsettiğim gibi vadeli TL alım işlemlerinden yararlanmaktadır fakat alınan karar bu işlemlere zarar vermişti; özellikle özel bankaların azalan uzun vadeli kredi verme eğiliminde bu olayın payı olabilir.


 Bu olayın bizim açımızdan olumlu olmayacak yanı ise bilindiği üzere Türkiye'de yabancı para krediler azalma eğiliminde iken mevduatlarda yabancı paranın payı artmaktadır. Bu durum sebebiyle bankaların elinde döviz bolluğuna sebebiyet vermektedir; bankalar genelde bu dövizleri TCMB ile takaslayıp (SWAP) gelen döviz karşılığı elde etikleri Türk Lirasını da kredilerde kullanmaktadır; bu dövizler ise Merkez Bankası'na geçmektedir ki bankaların aksine Merkez Bankası'nın döviz ihtiyacı güçlü fakat alınan kararla yerli bankaların ellerindeki dövizleri değerlendirmek için seçenekleri  artmıştır diyebiliriz.


 Toparlamak gerekirse alınan karara BDDK'nın yabancıları yeniden Türkiye'ye davet etmesi yorumu yapılabilir. 

Ekleme:  -BDDK yabancıların TL borçlanmasını neden zorlaştırıyor-






Twitter: Yusuf Yüksel

10 Kasım 2020 Salı

2020 Ekonomik krizi

Giriş notu: Bu paylaşımda 2020 ekonomik kriz senaryolar ile doğrudan veya dolaylı olan makaleler bulunmaktadır ve makaleler genelde küresel ekonomi ile alakalıdır. 

2020 Ekonomik Krizi sona mı eriyor


  Dün Pfizer çok önemli bir aşı açıklaması yaptı. Şirketin açıklamasına göre geliştirdikleri bir Covid-19 aşısı 2020 yılı sona ermeden hazır olacak ve otoriteler onaylarsa yıl sona ermeden şirket aşıyı dağıtmaya başlayacak.


 Covid-19 aşısı için son aşamaya gelen birçok şirketten aslında yakın zamanda benzer haberler bekleniyor fakat Pfizer'in aşısının piyasaları ekstra memnun etmesinin sebebi şirketin geliştirdikleri aşının %90 etkinliğe sahip olduğunu ifade etmesi oldu. Şu an devam ediyor olan Covid-19 aşılarının kabaca %60-70 etkinliğe sahip olması bekleniyordu ve aşı haberlerinde ısrarla bu önemli ayrıntı atlanıyor olsa da aslında %60-70 etkinliğe sahip aşılarla küresel salgının gelecek sene bile kontrol altına alınması çok da kolay olmayacaktı fakat %90 etkinlikte bir aşı ile bu senaryo değişebilir.


 Son zamanlarda küresel salgının boyutu 2020 yılının başında ülkeleri karantinaya zorlayan seviyelerin çok üzerinde; 2020 ekonomik krizi hali hazırda dünya ekonomisine büyük zarar vermiş durumda ve dünya ekonomisinin kriz önceki seviyesine dönmesi 2022'de ancak olacak, Çin dışındaki dünyada ise muhtemelen 2023 yılına yakın kriz önceki seviyemize döneceğiz; salgının yeniden dünya ekonomilerine durdurması durumunda bahsettiğim ağır fatura çok daha fazla büyüyecek ve ülkelerin yeniden karantina baskısı altında kaldığı şu dönemde bir aşı hikayesinin ortaya çıkması son derece olumlu oldu.


Pfizer'in aşısı salgını sona erdirebilir mi


 Pfizer'in aşısı gerçekten %90 etkinliğe sahipse Covid-19 sorunu hayatımızdan çıkabilir, şu an dünyada çözülmüş olduğunu kabul ettiğimiz birçok hastalığın aşılarının da etkinliği %90'lar civarında ama bulunan aşının küresel salgını 2021'de tamamen ortadan kaldırıp kaldıramayacağı tartışmaya açık. Öncelikle şirketin kapasitesi gelecek sene sadece 1 milyar dozun biraz üzerinde üretim yapmaya yeterli ve bu sınırlı kaynaktan bütün dünya ülkeleri yararlanamayacak; sadece Pfizer'in aşısı değil, diğer önemli çalışmaların da başarılı olması durumunda bu aşılara öncelikle gelişmiş ülkeler ulaşacak. (Aslında hali hazırda ulaştı da diyebiliriz. Yakın zamanda hazır olabilecek aşıların yarısını dünya nüfusunun %10-15'ine sahip gelişmiş ülkeler sipariş etti bile...) Bu durum dünyada planlı bir dağıtımla daha fazla risk altında olan insanları aşılayarak günlük hayattaki kısıtlamaların daha hızlı azaltılması imkanını ortadan kaldırıyor. Bu arada ekleme yapayım Pfizer'in aşısının 3 hafta arayla 2 doz yapılması gerekiyor yani önemli bir kapasite artışı gerçekleşmezse Pfizer'in aşısı en etkin şartlarda bile sadece 500 milyon civarındaki insana bir seneliğine koruma vaat ediyor.

6 Kasım 2020 Cuma

2020 Abd Seçimleri

 (06.11.20)


 2020 ABD seçimleri bugün net bir sonuca ulaşabilir. Bu yazı yazıldığında Biden'ın başkanlık seçimini kazanma ihtimali bayağı yükselmişti. Seçim sonuçlarının netleşmediği eyaletlerden Nevada'da sonuçların Trump lehine dönme ihtimali bayağı zayıftı ve Biden'ın Nevada'yı alması başkanlık için yetiyordu. Georgia'da mektup oyların sayımı ile Biden çok güçlü bir ivme ile farkı kapatıyordu ve bu yazı yazıldığında Biden Georgia'da öne geçti. Georgia'da açılan oyların kabaca %70'inin Biden'a yazıldığını hesaba katınca Biden'ın kalan yaklaşık 50 bin oyda önemli bir fark yakalaması ihtimali güçlü. Yine Pennsylvania'da sayılacak 200 bin oy var ve mektup oylarda çok çok güçlü bir demokrat ivmesi varken oylar arasındaki fark 20 binin altına düştü. Biden'ın iki eyaleti de alma ihtimali güçlü görünüyor. Bunun dışında North Carolina'da da mektup oylarda Biden fark kapatıyordu ama Biden'ın North Carolina'da da kazanması kolay görünmüyor.


abd seçimleri borsayı nasıl etkiler



2020 ABD seçimleri Türkiye'yi nasıl etkiler


 ABD seçimleri Türk varlıklarını olumlu etkilemiyor; dolar küresel olarak son zamanlardaki en düşük seviyelerine gerilerken Türkiye-Amerika ilişkilerinin kötüleşmesi tedirginliği TL üzerinde baskıya sebebiyet veriyor.


abd seçimlerinde dolar ne olur



 ABD'de hiçbir kişi/kurumun Türkiye tezlerine yaklaşımı Trump kadar olumlu değil diyebiliriz ve Trump'ın seçimleri büyük ihtimal kaybetmiş olması çözülmemiş birçok sorunun var olduğu Türkiye-Abd ilişkilerinde gerilim ihtimalini ortaya koyuyor. Dolar endeksi son bir aydaki dibine gerilerken TL dolara karşı tarihi düşük seviyesini test etti.


2020 Amerika seçimleri doları nasıl etkiler

4 Kasım 2020 Çarşamba

Reel efektif döviz kuru endeksi ne demektir

Reel efektif döviz kuru nedir


 Reel efektif döviz kuru Türk Lirasının değerini takip için başvurulabilecek en değerli verilerden biridir. Doların gerçek değeri için nasıl DXY takip edilirse Türk Lirasının reel değeri için reel efektif döviz kuru endeksi takip edilir. Reel efektif döviz kurunu Türk Lirası endeksi olarak kabul edebiliriz.

 Basitçe ifade etmek gerekirse reel efektif döviz kuru bize Türk Lirasının belli para birimlerine göre gerçek değerini ifade eder örnekle açıklamak gerekirse biz Türk Lirasının değerini ifade ederken genelde Türk Lirasının dolara karşı nominal değerini kıstas alıyoruz ama bu çok doğru bir değerlendirme değil çünkü belirttiğim gibi dolar da sabit bir değer değil. Mesela bu yazı yazılırken dolar endeksi 103'ün üzerindeydi ve son bir yılda dolar endeksindeki oynaklık %10 civarında. (94.6-103.8) Yani dolar mı değerleniyor yoksa TL mi değer kaybediyor sorusunun cevabı sürekli olarak değişir ki bu sadece bir döviz kuru ! Türk lirasının etkileşim halinde olduğu onlarca para birimi var.


2 Kasım 2020 Pazartesi

Para nasıl basılır

 Bu yazı bir okurun talebi üzerine yazılmıştır.  Para basma kavramı 2008 sonrası çok daha fazla karşılaştığımız ve ekonomi analizlerinin ortasına yerleşen bir kavram ama aynı zamanda fazlasıyla yanlış anlaşılan ve günümüzde inanılmaz seviyede yanlış yorumlanan bir kavrama da dönüşmüş olabilir.


 2008'den beri merkez bankalarının giderek artan seviyede para basmasına şahit oluyoruz fakat yazılarımda sürekli olarak dile getirdiğim gibi merkez bankalarının para basma işlemi senelerdir istenen sonucu verememektedir ve bahsettiğim sınırlı etki de gün geçtikçe azalmaktadır çünkü parayı basma yetkisi merkez bankaları olsa da paranın ekonomilere girmesini sağlayan ana kanal bankalardır ve bankalar kredi vermek istemezse merkez bankalarının para basması bir anlamı olmamaktadır.


 Merkez bankaları ekonomilerde sorunlar yaşandıkça bunu para basarak ve böylece bankaların finansman sağlama imkanlarını kolaylaştırarak sorunları çözmek istiyor fakat bankalar ise doğal olarak maliyetleri azalsa bile bir kriz anında kredi saçmak istemiyorlar ve bu sebeple de merkez bankaların devasa desteklerinin ekonomilere dönüşü son derece kısıtlı oluyor. Rakamlarla ifade edeyim.


Para nasıl basılır


 Paranın ilk kaynağı merkez bankalarıdır. Merkez Bankası 100 birim parayı ipotekli olarak bankalar aracılığıyla piyasaya sürdüğünü düşünelim daha basit ifadesiyle merkez bankası bankalar arcılığı ile 100 birim değerinde piyasadan devlet tahvili gibi varlıkları alıp piyasaya 100 birim para sürer. Bahsettiğim paranın doğrudan vadeli mevduata gittiğini ve bahsettiğim vadede zorunlu karşılıkların %10 olduğunu varsayalım. Merkez bankasının 100 birim parasının 10 birimi zorunlu karşılık olarak merkez bankasına geri döndü ve 90 birim krediye dönüştü fakat bu kredi bir yerde de mevduat oldu/olacak yani kredi alan kişi/kurum bu para ile bir şeyler alacak ve bir şekilde bu para mevduata geri dönecek. Bu kredinin de tamamının bir mevduat hesabına girdiğini varsayalım ve bu durumda 9 birim para zorunlu karşılık olarak merkez bankasına dönecek ve 81 birim para kredi olarak verilebilecek ve bu döngü böylece devam edecek. Alttaki tabloda zorunlu karşılığın %10 olduğu senaryoda 100 birim paranın piyasada ne kadar kaydi paraya dönüşebileceğini basitçe ifade etmeye çalıştım. Tabloda da gördüğünüz gibi parayı ilk basan merkez bankası olsa da tabloda da gördüğünüz gibi basılan paranın asıl etkilerini ortaya çıkaran dinamik bankalardır. Bankalar basılan parayı krediye döndürmez ise merkez bankalarının müdahaleleri istenen sonucu vermez/veremez.


para basmak ne demek


 Görüldüğü gibi para basma işlemi iyi şartlar altında altın yumurtlayan tavuk gibi sürekli olarak ekonomiyi destekleyen bir dinamiğe dönüşebilir fakat bahsettiğim bu işlem ciddi riskleri barındırdığı için risklerin bedelini ödeyecek bir kurumun aracı olması sistemin sağlığı için önemli bir faktördür. Bu ilişkinin faydasını, zararını bir hatta birkaç yazıya sığdıramam o yüzden atlayacağım.